T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2523
KARAR NO: 2024/2600
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/04/2024
ESAS NO: 2023/316
KARAR NO: 2024/379
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Alım Satım)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:25/12/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:30/12/2024
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2024 tarih ve 2023/316 Esas 2024/379 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı şirket ile takip alacaklısı şirket asında ticarete dayalı mal alışverişi yapıldığı, bu sebeple aralarında bir ticari ilişki kurulduğunu, bu ilişki nedeniyle, davalı firma lehine takibe konu edilen emre yazılı senetlerin davacı müvekkili firma yetkilisi tarafından düzenlenerek davalı/alacaklı firma yetkilisine teslim edildiğini, müvekkili firmanın bonoya bağlı borcunun ödenmediğinden bahisle aleyhinde takip yapıldığını, şirket adresine çıkartılan tebligatın 21. maddeye istinaden tebliğ edildiğini, ancak yapılan ptt sorgusunda tebligatın yapılmış olduğuna dair herhangi bir kayıt bilgisinin tespit edilemediğini, bu sebeple her ne kadar açılan takip kesinleşmiş gibi işlem yapılmış ise de; yasal bir takip bulunmadığını, takibin usule uygun olarak kesinleşmesinin de söz konusu olmadığını, takip dosyasının kesinleştiği kabul olunarak davacı/borçlu firma adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın 11/06/2018 tarihinde haczedilip/yakalanarak açık otoparka alındığını, bu süreçte de takip dosyasında usuli eksiklik yapıldığını, yakalama avansının işlemden sonra dosyaya yatırıldığını, haczolunan ve yakalanan aracın uzun süre boyunca açık otoparkta tutulduğunu, daha önce yargılama yapılan kayseri 1. asliye ticaret mahkemesi 2021/514 e. sayılı dosyasına sunulan ödeme makbuzlarının davalı/alacaklıya ibraz olunarak uzlaşma ortamı arandığını, herhangi bir sonuç alınamadığını, davalı firmanın, takibe konu edilen bonoların bir kısmı için ödememe protestosu gönderdiğini, davacı/borçlu müvekkili firma tarafından davaya konu icra takibine esas kambiyo senetleri için ekli ödeme belgeleri ile ödeme yapılarak bonolardan kaynaklı borcun kapatıldığını, davalı/alacaklı firma bu ödemeleri dikkate almaksızın senetleri takibe koyarak kötü niyetli bir hareket sergilediğini, davacı firmaya ait aracın haczedilmesinin usule aykırı şekilde olduğunu, senedin dayanak sebebi olarak “nakden” denilmiş ise de, davalı firma ile müvekkili firma arasında nakit alışverişine dayanak olacak iş konusunun bulunmadığını, bu sebeple senetlerin konusu “mal alım satımı” olduğunu, buna ilişkin kesilmiş çok sayıda davalı faturalarının mevcut olduğunu, takibe konu alacak ödeme nedeniyle ortadan kalkmış olmakla, takibin yasal şartlarının mevcut olmadığını, takibin iptaline ve davacı/boçlu firmanın davalı/alacaklı firmaya borçlu olmadığına dair karar verilmesini talep etmek gerektiğini, dilekçede izah olunan vakıalar ve yargılama sırasında mahkemece tespit edilecek diğer nedenlerle; Mahkemece yapılacak yargılama sonucunda icra takip dosyasından vaki hacizler nedeniyle uğranılan zararların tazminine ilişkin tüm yasal haklarının saklı kalmak üzere; davacı/boçlu şirketin, davalı/alacaklı şirkete takibe konu kambiyo senetleri nedeniyle borcu bulunmadığını beyanla kapatılan Kayseri 6. İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyadan yapılan takibinin iptalini, davalı/alacaklı şirketin takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan %20 oranından az olmamak üzere takdir olunacak tazminatın davalı/alacaklıya yükletilmesini,
yargılama yüklerinin ve vekâlet ücretinin davalı/alacaklı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:
Davacı tarafın davaya konu söz konusu icra dosyasına ilişkin Menfi tespit davasını ilk olarak Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/46 esas sayılı dosyasında açtığını, söz konusu dosyanın yapılan yargılama sırasında 21/03/2019 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, 31/03/2019 tarihinde davacı tarafça yenilendiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/514 esasını aldığını ve 14/10/2020 tarihinde davanın takipsiz bırakılması sonucu tekrardan işlemden kaldırıldığını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince; 15/10/2021 tarihinde yeniden yenilendiği 6102 sayılı Kanun'un 4/2 maddesine göre basit yargılama usulünen geçerli olduğu HMK'nın 150 ve 324. Maddeleri uyarınca dava 1 kez takipsiz bırakılabileceği" gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davacı taraf karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğunu ve istinaf söz konusu başvuruyu esastan reddedildiğini, davaya konu icra dosyası için davacı tarafça önceden dava açıldığını ve kesinleşmiş ilamın mevcut olduğunu, karşı tarafın her ne kadar dava açsa da açtıkları davayı takip etmediklerini, ancak borçlunun müvekkilini zarara uğratmak ve borcunu ödememek amacıyla yeniden dava açtığını, bu sebeple söz konusu davaya, derdestlik yönünden de itiraz etme zorunlulukları doğduğunu, davacı taraf dilekçesinde; müvekkili şirket arasında ticaret olduğu, ticaret nedeniyle de takibe konu borca ilişkin ödeme yapıldığını ve de buna rağmen borca yönelik bonoları haksız olarak icra takibine koyulduğunu iddiasıyla iş bu davayı ikinci kez ikame ettiğini, ancak davacının talep ve beyanlarının hiçbir haklı yanının bulunmadığını, davacı tarafın ödemediği kambiyo senetlerine yönelik taraflarınca usulüne uygun olarak icra takibi başlatıldığını, davacı/borçlu usulüne uygun tebliğ edilen icra takibine itiraz etmediğini ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin alacağını alması için usulüne uygun haciz ve diğer işlemlerin yürütüldüğünü, müvekkilinin alacağını tahsil edebilmesi için adına kayıtlı araca haciz işlemi uygulandığını, davacı tarafın söz konusu aracın yediemine çekildiği satış işleminin yapılmadan yedieminde bekletilerek zararının doğduğu iddiası hukuki mesnetten yoksun bir iddia olduğunu, ayrıca davacının, takibe konu kambiyo senetlerinin ticari ilişkiye dayandığını ve buna yönelik ödeme yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, her şeyden önce kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, takibe koyulan bonoları ödemediğini, borçtan kurtulmak amacıyla ödendiğinin iddia edildiğini, bu bonolara yönelik herhangi bir ödemede mevcut olmadığını, yukarıda izah edilen ve re'sen gözetilecek nedenler üzerine davacı tarafça müvekkilinin zarara uğratma ve alacağından mahrum bırakma amacıyla ikinci kez ikame edilen davanın reddini, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... davacı ve davalı taraf, kambiyo ilişkisine dayanak teşkil eden mal alış verişine dair aralarındaki temel ilişkiyi kabul etmişler, davalı tarafından davacıya sözleşmeye konu malların teslim edildiği, takip konusu senetlerin bedelsiz olmadığı davacı tarafça ikrar edilmiş ve fakat davacı tarafından senet bedellerinin ödendiğine dair ödeme iddiasında bulunmakla, ödeme hususunda ispat yükü davacı üzerinde olup, ödediğini iddia ettiği/savunduğu miktar göz önüne alındığında yazılı ve kesin delille ispat etmesi gerekmiş, fakat davalının bu konuda yazılı ve kesin delil ibraz etmediği, açıkça yemin deliline dayandığı, davalı şirket temsilcisinin de önceki dava dosyası kapsamında usulüne uygun olarak yemini eda ettiği, bu suretle davacının ödeme iddiasını/savunmasını kesin delillerle ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine...." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Mahkemece dosya içerisinde mevcut belgeler ve alınan rapor dikkate alınmayarak istinafa konu karar verildiğini, verilen kararın kaldırılması gerektiğini, alınan raporda davacı şirket yetkilisi tarafından sahte olduğu belirtilen evrakın düşülmesi halinde dahi yapılan ödemenin 74.520 TL değerinde olduğunu dolayısıyla davacı şirketin taraflar arasındaki cari hesapta ve her iki taraf defterlerinde kayıtlı belgeler olduğunu taraflar arasındaki alışveriş içerisinde davacının fazladan ödeme yapmış olduğunu tespit edilen ve 13.846,51 TL lik kısmı kadarından borçlu olmadığının ifade edildiğini, gerçekte teslim edilen kıymetli evrakın bugün halen iade edilmediğinin dikkate alındığında davacı şirketin davalı şirketle yapmış olduğu ve davalı şirket defter ve belgelerine yansıyan toplam alışveriş miktarının 60.655,49 TL olmasına rağmen davacı şirket tarafından yapılan ödeme miktarının ise bundan daha fazla 74.520 TL olduğunu incelenen defterler belgeler üzerinden bilirkişi tarafından tespit edildiğini, tüm bu belge ve tespitlerin dikkate alınmayarak istinafa konu hukuka açıkça aykırı kararın verilmesi, ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ilişkin kesin bir gerekçe olduğunu, mahkemece yazılı ve kesin delil ibraz edilmediği değerlendirilmesi ile verilen kararın yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle dosyanın dairece incelenmesi sonucu yerel mahkeme tarafından verilen davanın reddine dair kararın kaldırılarak, dosyanın esası hakkında dairece karar verilmesini, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemesine iadesini, kararın kaldırılması ile dosyanın başkaca ilk derece mahkemesine gönderilmesine ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, menfi tespit tespit istemine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya kapsamında mevcut delillere,tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, mahkemenin Dairemiz incelemesinden geçerek kesinleşen 2021/514E - 2022/895 K.sayılı dosyasındaki tespit ve değerlendirmelere, davaya konu icra takibinin cari hesaba dayalı olmayıp senetten dolayı başlatılmış olmasına, davalının savunmasını yazılı delillerle ispat etmesinin gerekmesine, mahkemenin raporları/ delilleri takdirinde, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davacı taraf vekilince yukarıda yazılı istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.
Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davacı vekilince yapılan bütün istinaf itirazlarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf incelemesine konu kararın usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle işbu kararı istinaf eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 18/04/2024 tarih ve 2023/316E - 2024/379K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
4-Davacıdan alınması gerekli olan istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/12/2024