T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1898
KARAR NO: 2024/2082
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 13/05/2024
ESAS NO: 2022/720
KARAR NO: 2024/507
DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 25/10/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davalı taraflardan...plaka sayılı aracı satın aldığını, internet üzerinden görüşülerek anlaşılan araç için müvekkilinin davalıların adresine gittiğini ve bu aracı satın aldığını, davalıların araçta hiç bir sorun olmadığını müvekkiline garanti ettiklerini, bunun üzerine Kayseri 11. Noterliği'nin ... tarih ve ...yevmiye nolu araç satış sözleşmesi devir işleminin yapıldığını ve ücretinin ödendiğini, ancak hemen akabinde araçta sorunlar ve ayıplar olduğunun ortaya çıktığını, araç alındıktan 1 gün sonra bu nedenle müvekkili şirket sahibinin aracı sanayiye götürdüğünde araçta kusurlar ve ayıplar olduğunun ortaya çıktığını, aracın yağ kaçırdığının, enjektöründe akıntı meydana geldiğinın ve yürüyen aksamlarında sorun olduğunun ortaya çıktığını, müvekkilinin derhal taraflarla irtibata geçtiğini, davalı tarafın müvekkiline zararının karşılanacağını bildirmesine rağmen bu yönde herhangi bir ödeme yapmadıklarını, müvekkilinin daha fazla zarar etmemek için aracı tamir ettirdiğini, ... Oto Servisi'nde yapılan kontrol işlemlerinden sonra aracın motorunda ve yürüyen aksamında sorunlar tespit edildiğini, amortisör, salıncak, balata, eksantirik zinciri, krank kasnağı, amortisör takozu, enjeöktör bagası, ısıtma bujisi, sibop lifteri, pompa enjektör revizyonu, fren diski, yağ pompa dişlisi, sibop horozu, yağ filtresi, yakıt filtresi, hava filtresi, conta ve sıvı conta değişimi, turbo revizyonu, ön kapak conta değişimi, keçe krank değişimi, karter tapası, yağ pompası, rot balans, kayış, şarz dinamo kasnağı, ve sairin değişmek, revizyon görmek, tamir edilmek suretiyle yaptırmak ve tüm bunların işçilik masrafını karşılamak zorunda kaldığını belirterek 16.852,47-TL'ndan 13.492,47-TL'nın 31/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 3.360,00-TL'nın ise 08/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın diğer davalı ...'ün iş yerinde sigortalı çalışan olduğunu, bu nedenle Kayseri 11. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ... tarihli araç satış sözleşmesinde görüleceği üzere davalı ...'nın iş sahibi davalı ...'ün adına vekaleten satış yaptığını, kaldı ki; davalılar adına mahkemeden talep edilen Kayseri Vergi Dairesi'nden gelen müzkkere cevabında da ...'ün vergi mükellefi olduğunun açıkça görüldüğünü, bu nedenle satış için temsile yetkili olan davalı ...nın işbu davada herhangi bir hukuki sorumluluğunun bulunmadığını, davacının aracı satın alırken araçta turboda yağlama olduğu, turbo ve enjekör bakımının gerektiğinin belirtildiğini, aracı alırken bu sıkıntılardan haberi olan davacının kötüniyetli davranarak aracın ayıplı ve kusurlu olduğu iddiası ile haksız kazanç sağlamak adına müvekkillerinden 16.582,47-TL para talep ettiğini, davacının sunduğu faturadaki aracın normal bakımı olan fren balataları ve fren diskleri, yağ, mazot ve hava filtreleri, amortisör ve benzeri parça kalemlerini ayıp dahilindeymiş gibi lanse ettiğini, yani aracın rutin bakımlarına dahil olan her şeyi ayıba sokarak kötüniyetli davrandığını, davacının aracı alırken yaptırdığı ekspertiz incelemesinin neticesinde düzenlenen ekspertiz raporunda açıkça araçta turboda yağlama olduğu, turbo ve enjekör bakımının gerektiğinin yazdığını, davacının 12/10/2021 tarihinde aldığı 13.492,47-TL'lık faturada amortisör ön doblo sol ve sağ parçalarının yapıldığının görüldüğünü, yine davanın aynı yerden aldığı 08/03/2022 tarihli faturada tekraren amortisör ön doblo sol ve sağ parçalarının yapıldığının görüldüğünü, yani ayıplı mal adı altında yaptırdığı parçayı belki de ikinci kez yaptırmadan yaptırmış gibi gösterip bu davaya konu ettiğini, ayrıca 08/03/2022 tarihinde aldığı faturada belirtilen debriyaj setinin ayıplı mal adı altında davaya konu edilmesinin mümkün olmadığını, çünkü davacının elamanları tarafından bu aracın iş sahasında kullanıldığını, davacı çalışanlarının aracı ne şekilde ve nasıl kullandığının bilinemediğini, davanın haksız ve hukuki mesnetten uzak olduğunu belirterek açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Dosyada yer alan dava dilekçesi ve ekleri incelenmekle; "...Bu açıklamalar karşısında somut olayın değerlendirilmesine gelince; davaya konu aracın satış işlemlerinden önce...Firması'na götürülüp kontrol edildiği taraflar arasında ihtilaflı değildir. ... Firması'nın 05/01/2023 tarihli cevabi yazısı ekindeki araç değerlendirme raporu incelendiğinde "... Turboda yağlama vardır. Turbo enjektör bakımı gereklidir. Motor güç yüzdesinin ise %68 olduğu" yazdığı görülmektedir. Benimsenen 26/04/2024 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre uyuşmazlık konusu aracın emsal modellerine göre davacı tarafından daha düşük bedelle satın alındığı, raporda Ocak 2021 tarihinde ... model ... marka 140.000 km kullanılmışlık düzeyine sahip bir aracın piyasa rayiç değerinin ortalama 95.000,00-TL -100.000,00-TL civarında olduğunun tespit edildiği, dosyada mevcut ekspertiz raporu incelendiğinde, aracın turbo ve enjektörlerinde sorun olduğu bilgisinin açıkça belirtildiği, motor güç yüzdesinin %68 olduğu, araçlarda ortalama motor yüzdelerinin %85 oranında olması gerektiği, bu oranın altında verilere sahip motorlarda performans düşüklüğü ile birlikte bakım sürecinin başlamasınin kaçınılmaz olduğu, kaporta aksamında 2 parça değişen ve 4 parça onarım (boyalı) geçiren parça olduğu, araç yaşı, kullanılmışlık düzeyi ve aracın bir yük nakli yapılan bir araç olduğu göz önüne alındığında bahse konu tip araçlarda yıpranmaların daha yoğun yaşandığı ve söz konusu durumun ekspertiz raporunun sonuçlarına yansıdığı, özellikle turbo ve enjektör bakımlarının gerekli olduğu verisinin; o aracın bilinmeyen bir zaman da her an için yolda kalabileceğini gösterdiği, davacının gerek ekspertiz raporu sonuçları gerekse whatsapp yazışmalarına göre aracı almadan evvel aracın mevcut durumundan haberdar olduğu, her ne kadar dava dilekçesinde araçta hiç kusur olmadığı iddia edilmişse de söz konusu iddiayı destekleyici hiçbir delilin dava dosyasına sunulmadığı, aksine noter satış sözleşmesinde aracı hali hazır durumu ile görüp beğenerek satışının gerçekleştiği, buna göre satıma konu aracın ayıplı olmadığı,... (... yeni) plaka sayılı araçta meydana gelen arızaların, ayıp kapsamında olmadığı, satış sözleşmesi sonrası meydana gelen arızaların tamamı aracın yaşından, yük nakli amaçlı kullanılan araçların yaşlanma ömrünün, binek tipi araçlara kıyasla daha hızlı gerçekleştiği ve kullanılmışlık düzeyini gösteren kilometresinden kaynaklanmakta olduğu, diğer etken de kullanım ömrü boyunca yük nakli amaçlı kullanılmasının vermiş olduğu araç üzerinde bulunan mekanik aksamlardaki malzeme yorguluğu olduğu, davacının, dava konusu... (... yeni) plaka sayılı araç onarımı ile ilgili delil olarak dayandığı iki ayrı faturanın içeriklerinde yazılı olan yedek parça, malzeme ve işçilik giderlerinin iki fatura açısından karşılaştırıldığında aracın ekspertiz raporunda ortaya konulan mevcut halinden kaynaklanan motor üst ve enjektör bakımları ile alt yürüyüş takımlarında, fren mekanizmalarında, rot balans bakımları gibi mevcut arızalar haricinde aracın yaşı ve kullanılmışlık düzeyi itibari ile yıpranan parçaların değişiminin ve bakımının yapıldığı, söz konusu değişimi ve bakımı yapılan parçalar ayıp kapsamlı olmayıp aracın yaşına ve kilometresine göre normal araç bakımı için yapılması gereken parça değişimi ve bakım hizmeti olduğu, davacı tarafından delil olarak dayanılan 23/09/2022 tarihli fatura değerlendirildiğinde dava açılışından sonra da kısaca satış sözleşmesinden 19 ay sonra da alım esnasındakine benzer bakımları yaptırmak zorunda kaldığı, özetle 19 aylık kullanım sonrasında dahi araç üzerinde daha önce değişimi ve yenilemesi yapılan parçaların kullanıma bağlı olarak bir kez daha onarıma ihtiyaç duyar hale geldiğinin bir göstergesi olduğu, ... (... yeni) plaka sayılı aracın davacı tarafından satın alındığı tarihteki mevcut veya gizli ayıbı olmadığından, mal veya hizmet bedelinin tespit edilemeyeceği, davacının...(...yeni) plaka sayılı araç noter satış sözleşmesinde aracı hali hazır durumu ile beğenerek aldığının yazılı olmasına göre faturalarda yazılı parçaların değiştirilmeden önce ve faturalarda yazılı bakımın yapılmasından önce mevcut hali ile aracın çalışmasına engel olmadığı, aracın alım-satım sonrası şehirlerarası yola çıkmış olmasından da anlaşılacağı üzere, her ne kadar yolda arıza yapmışsa da bu durum eksper raporu ile davacının bilgisi dahilinde almış olduğu edinimin risklerinden biri olduğu, yine hayat tecrübelerine göre trafik kazaları sonrası hasarlı araçlarında dahi mevcut hali ile alım satışlarının yapılabildiği, dava konusu ... (... yeni) plaka sayılı aracın noter satışı sonrası davacının delil olarak sunduğu faturalarda yazılı değiştirilmiş olan parça ve bakım onarım işlemlerinin, aracın çalışmasına engel olmamasına rağmen aracın yaşı ve kilometresi nedeniyle gerçekleştirildiği, satım konusu aracın yaşı ve kilometresi dolayısıyla kullanım amacına göre zaman içerisinde kullanımından dolayı yıpranmış olupta değiştirilmesi gereken parçalar ve yapılması gereken bakım dışında, aracın satımı sırasında mevcut açık veya gizli ayıpların olmadığı, bu nedenle davacının davalılardan araç onarım ücreti isteyemeyeceği, yine celp olunan SGK kayıtlarından satıcı davalı ...'ün çalışanı olan davalı ...'nın ...'e vekaleten noter satış sözleşmesini imzaladığı dikkate alındığında bu davalıya bir sorumluluk isnadının da mümkün olmadığı anlaşılmakla sonuç olarak davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.
Davacı vekili, süresinde işbu kararı istinaf etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, ayıplı araç satışından kaynaklı zarar tazmini talebine ilişkindir.
16.852,47 TL alacak miktarı üzerinden dava açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın reddine kararı verildiği görülmüştür. Davacı işbu kararı istinaf etttiğinden istinaf edilen karar miktarının/dava değerinin 16.852,47 TL olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar” başlığını taşıyan 341. maddesinin 2. fıkrasında açıkça; “Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.” 4. Fıkrasında :"(4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." şeklinde düzenlenmiştir.
...tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ''istinaf yoluna başvurulabilen kararlar'' kenar başlığını taşıyan 341. maddesinin 2-3-4. fıkralarında değişiklik yapılarak "binbeşyüz" Türk Lirası ibaresi "üçbin" Türk Lirası olarak değiştirilmiş, yine 6763 sayılı Kanunun 47. maddesinde kanunun yayımı tarihi ile yürürlüğe gireceği aynı Kanunun "Parasal sınırların artırılması" başlıklı ek 1. maddesinde;"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz.
(2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır." hükmü getirilmiştir.
Mahkemece 13/05/2024 tarihinde nihai karar verilmiş olup, hükmün verildiği tarih itibariyle kesinlik (İstinaf edilebilme) sınırı 28.250,00 TL’dir.
Davacı tarafından istinaf kanun yoluna konu edilen karara ilişkin dava değerinin/reddedilen karar miktarının ise 16.852,47 TL'ye ilişkin olduğu görülmüş olup HMK 341/2-4 maddesi gereğince hükmün verildiği tarih itibariyle miktar veya değeri 28.250,00 (yirmisekizbinikiyüzelli) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar kesin olduğundan ve istinaf yoluna başvurulamayacağından mahkemece her ne kadar ilgili istinaf başvuru dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmemiş ise de; aynı Kanun hükme ve 352. madde hükmü uyarınca, istinaf başvuru dilekçesinin miktar itibariyle kesin olan bir karara ilişkin olması sebebiyle davacının istinaf dilekçesinin/başvurusunun HMK 352/1-b maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HMK 352/1-b maddesine göre kesin olan kararların istinafı halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk dairesince ön incelemede öncelikle gerekli karar verilir.
Açıklanan nedenlerle davacının istinaf ettiği karara ilişkin dava değerinin/miktarının kesinlik (istinaf edilebilme) sınırının altında olması nedeniyle kesin sayılan kararla ilgili işbu istinaf dilekçesinin/talebinin HMK 341/2-4 ve HMK 352/1-b maddeleri gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinafa konu dava değerinin/reddedilen karar miktarının karar tarihi itibari ile kesinlik (istinaf edilebilme) sınırı kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2-4 ve 352/1-b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacının peşin yatırdığı 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf posta/yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvuru harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359.maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024