T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/121
KARAR NO: 2025/283
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/11/2024
ESAS NO: 2024/79
KARAR NO: 2024/988
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/02/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:10/02/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2024 tarih ve 2024/79 Esas 2024/988 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacı müvekkilinin, davalı şirket hesabına, müvekkili tarafından ödenen avansın tahsili istemiyle takip başlatıldığını, davalı tarafından takibe süresi içiresinde itiraz edildiğini, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, itiraz sonrası davalı ile arabuluculuk görüşmesi yapıldığını ancak anlaşıma sağlanamadığını, müvekkilinin takip konusu ödeme dekontu nedeniyle davalıdan alacaklı olduğunu, ancak ödenen avansın karşılığının müvekkiline ödenmediğini, davalının borçlu olması nedeniyle itirazın iptaline, takibin devamına, davalı hakkında icra inkar tazminatına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:
Davacının başlatılan takip ve ika edilen davadaki döviz cinsi alacağı kabul etmediklerini, davacı tarafın iddiasının 4.500 USD olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının alacak iddiasında bulunduğu döviz cinsi paraya ilişkin olarak aynen ödeme kaydında bulunmadığını, keza bu hususun davacıya karşı yapılacak ödemenin döviz cinsi olarak yapılmasını zorunlu kılmayacağını, Türk Lirası olarak ifa edebilme seçeneği sunacağını, gerek başlatılan takipte gerekse davada aynen ödemeye ilişkin herhangi bir kaydın olmadığını, döviz cinsi ödeme yapılmasının TBK' ya aykırılık oluşturacağını, davacı tarafın her ne kadar takibin ve davanın dayanağı belge olarak dekontu ileri sürmüş ise de, navlun avansından bahsetmekteyse de söz konusu sözleşmenin varlığını ispatlayacak delilleri sunmadığını, tüm bu nedenlerle takibin iptaline, davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Somut davada, davacı vekili tarafından,avans olarak gönderilen 4500 USD'nin karşılığının müvekkiline teslim edilmemesi nedeniyle davalıya gönderilen paranın davalıdan tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı şirket yetkilisi tarafından ise, gönderilen para karşılığında mal teslim edildiği iddia edilmemiş olup yalnızca alacak iddiasında bulunulan miktar paranın döviz cinsi olarak ödenmesini gerektirecek bir durum bulunmadığı ileri sürmüştür.TBK'nın 125/3 maddesinde, ''sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler'' hükmü gözetildiğinde,mal teslim edildiği iddia ve ispat olunmadığı da gözetildiğinde davacının navlun avans açıklamasıyla göndermiş olduğu 4500 USD'yi davalıdan talep edebilecektir.Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi uyarınca konusu para olan borç ülke parasıyla ödenir. Ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacaklı ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahiptir. (Yargıtay 9.HD'nin 2020/9125-2021/6983 EK sayılı kararları bu yöndedir.)Davacı tarafından takip talebinde tercih hakkı kullanılmış ve 4500 USD'nin fiili ödeme tarihindeki TL karşılığının ödenmesinin talep ettiği görüldüğünden davanın kısmen kabulü ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaliyle takibin 4.500-USD üzerinden devamına,takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne dair dosyaya belge sunulmadığı görülmekle faiz isteminin reddine,davalı takibe itirazında haksız olduğundan itirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarı olan 4.500-USD' nin %20' si olan (takip tarihindeki kur esas alınmak suretiyle 1USD=29,07-TL) 26.163,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir. İcra inkar tazminatı hesabında emsal nitelikteki Yargıtay 19 Hukuk Dairesi'nin 2012/11766 E. 2012/14589 Karar sayılı ilamı doğrultusunda döviz üzerinden talep edilen alacağın takip tarihindeki “Türk Lirası” karşılığı üzerinden hükmedileceği gözetilmiştir. Ayrıca emsal nitelikteki Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2023/3573 E. 2024/1388 Karar sayılı ilamı ve Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 2020/6387 E. 2022/3774 Karar sayılı ilamı doğrultusunda kabul edilen döviz alacaklarının dava tarihindeki kur üzerinden TL karşılığı üzerinden davacı yararına maktu vekalet ücreti taktir edilmiştir.1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaliyle takibin 4.500-USD üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-İtirazın kısmen iptaline karar verilen asıl alacak miktarı olan 4.500-USD' nin %20' si olan (takip tarihindeki kur esas alınmak suretiyle 1USD=29,07-TL) 26.163,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davacı tarafın Kayseri Genel İcra Dairesi'nin...no'lu dosya ile ilamsız takip başlattığını ilamsız takibe karış yasal süresi dahilinde borca, takibe ve diğer tüm ferilerine karşı taraflarınca itiraz edildiğini, gelinen nokta itibariyle davacı tarafından davanın ika edildiğini, davacı tarafın geçici hukuki himaye talebiyle ika ettikleri davada ihtiyati haciz kararı alındığını, ancak söz konusu ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olmadığını, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için alacağın muaccel olması gerektiğini, muaccel olmayan alacakları hakkında ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gereken şartların sağlanmadığını, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için hakiminde bu yönde bir alacağın varlığına ilişkin kanaat uyandırması gerekeceğini, mahkemece esas hakkında davanın kabulüne karar verildiğini, davacı tarafından ika edilen davada ödemeye ilişkin olarak kur bakımından bir tespitte bulunulmadığını, davacı tarafın başlattığı takip ve ika ettiği dava uyarınca söz konusu alacağını ancak kesin delillerle ispatlayabilecek ve bu kesin delilin ise senet olacağını, davacı tarafın her ne kadar takibin ve davanın dayanağını belge olarak ödeme dekontu ileri sürdüğü navlun avansından bahsetmekteyse de söz konusu sözleşmenin varlığını ispatlayacak delileri sunmadığını, mahkemeye ibraz etmediğini, taraflar arasında herhangi bir sözleşme olmamasına rağmen mahkemece bu hususun hiç dikkate alınmadığını, mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme de bulunulduğunu, bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulduğunu, tüm bu nedenlerle tehiri icra talepli istinaf dilekçelerini sunduklarını, eksik incelemeye dayanan hatalı ve hukuka aykırı olan yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, davanın tüm talepler yönünden reddi şeklinde hüküm kurulmasını, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına talep etmiştir.
Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; resen görülecek sair nedenlerden ötürü davalı tarafın haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddini, yerel mahkemenin hukuka ve hakkaniyete uygun kararının onanmasını, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına ve dosyaya ilgili Ziraat Bankası Şubesinden gönderilen cevabi yazı ve eklerinin içeriğine, mahkemenin hükme esas aldığı rapor ve delilleri takdirinde, vakıa ve hukuki değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı taraf vekilince yapılan istinaf itirazlarının tümünün yerinde olmadığı görülmüştür.
Bu itibarla; yerel mahkemece verilen kararda yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul,yasa ve dosya kapsamı yönlerinden herhangi bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu,bu nedenlerle usul ve yasaya uygun mahkeme kararına karşı davalı vekilince yapılan bütün istinaf itirazlarının reddi gerektiği değerlendirilmiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf incelemesine konu kararın usul ve esas yönlerinden hukuka uygun olduğu değerlendirilmekle işbu kararı istinaf eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 08/11/2024 tarih ve 2024/79E - 2024/988K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 10.540,58-TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.636,00-TL' nin mahsubu ile bakiye eksik kalan 7.904,58-TL' nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 05/02/2025