T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2664
KARAR NO: 2025/83
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30/10/2024
NUMARASI: 2022/303 E. 2024/983 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/01/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 15/01/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/10/2024 tarih ve 2022/303 E - 2024/983 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 11.04.2017 tarihinde karıştığı ölümlü trafik kazası sonrasında müvekkilinin bir takım maddi ve manevi tazminatlar ödemeye mahkum edildiğini, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe nolu genişletilmiş (sınırsız) poliçe kapsamında sigortalandığını, söz konusu kazanın poliçe dönemi içerisinde meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonrası sonrası kazada ölen kazazedeler ... ve ...'ün ailelerinin manevi tazminat istemiyle Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/32 esas sayılı dosyası ile tazminat davası açtıklarını, dosyanın karara çıktığını, müvekkilinin kusuru oranında tazminat bedelleri ile yargılama gideri ve vekalet ücretleri yönünden tamamıyla sorumlu tutarak karar verildiğini ve alacağın Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasıyla icraya konu edildiğini, müvekkilinin ödemenin bir kısmını alacaklı vekilinin hesabına, geri kalanının ise icra dairesine yatırarak borcun tamamını kapattığını, icra dosyası kayıtlarında görüleceği üzere mahkemeden doğan harçların da müvekkiline borç olarak tahsil edildiğini, ödemeyi yapan müvekkilinin rücu isteminin sigorta şirketine gönderilen ihtarname ile istenildiğini ancak bir sonuç alınamadığını, son olarak 22.222,00-TL ve 17.777,60-TL olmak üzere 2 parça halinde şirket tarafından müvekkiline para ödemesi yapıldığını ancak müvekkilinin yaptığı toplam ödemenin 240.397,82-TL olduğunu, ayrıca Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi ilamından doğan harçlar da bulunduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalınan şimdilik 1.000,00-TL'nin sigortapoliçesi kapsamında ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 11/04/2017 tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile dava dışı ...şirketi adına kayıtlı olan ... plakalı araç arasında trafik kazası olduğu, kaza neticesinde ... plakalı midibüste yolcu olarak bulunan ...'nın vefat ettiği, mirasçıların açtığı davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/32 Esas, 2020/205 Karar sayılı kararı ile davacının toplamda 90.000,00-TL manevi tazminat ödemesine karar verildiği, kararı hak sahiplerinin icraya koyduğu, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takibi ile davacının icra dosyasına 12/03/2021 tarihinde 40.000,00-TL, 15/03/2021 tarihinde ise 174.883,09-TL olmak üzere toplam 214.883,09-TL ödeme yaptığı, yapmış olduğu bu ödemeden davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğundan bahisle eldeki davayı açtığı,Davacıya ait ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı sigorta şirketi nezdinde Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, manevi tazminat taleplerinin teminata dahil olduğu düzenlenmiş olup poliçede aynen "manevi tazminat talepleri teminata dahildir, kasko poliçesi ... Sigorta A.Ş tarafından düzenlenen araçlarda oluşacak manevi tazminat talepleri muafiyet uygulanmadan tazmin edilecektir" şeklinde bu hususun belirtildiği, poliçenin her hangi bir limit içermediği, davalı sigorta şirketinin davacıya 30/05/2023 tarihinde 22.222,40-TL ve 17.777,60-TL olmak üzere toplam 40.000,00-TL ödeme yaptığı, bakiye 174.883,09-TL'nin davacıya ödenmediği, icra dosyasından yapılan 15/03/2021 tarihli dosya hesabı raporuna göre davacının dosyaya ödeme yaptığı, bu tutardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu, ödeme tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü, dolayısıyla bu tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiği, taraflar tacir olup kasko poliçesine konu araç da ticari olduğundan hükmedilen tazminata ticari avans faizi uygulanmasına dair aşağıdaki hükmün tesisi uygun görülmüştür. Davanın kabulü ile, 174.883,46-TL rücuen tazminatın ödeme tarihi olan 15/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... Katılım Sigorta A.Ş vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacıların şirketlerine İMM sigortalı olan ... araç ile ... tarihinde meydana gelen kazada mağdurlara ödedikleri manevi tazminatı ve ferilerini rücuen talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından istinaf nispi harcı karara uygun olarak 2.987,00-tl üzerinden yatırıldığını, davacı tarafın Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/32 ESAS Sayılı dosyasında yargılama sürecinde davayı taraflarına ihbar külfetini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin davacının ödemiş olduğu ferilerden ve faizden sorumlu tutulmaması gerektiğini, bidayet mahkemesi tarafından zamanaşımı define ilişkin beyanlarının dinlenmeden yasa ve usule aykırı karar verildiğini, davacının rücuya dair taleplerinin zamanaşına uğradığını, davacının rücu zamanaşımı olan 2 yıllık süre geçtikten sonra huzurdaki davayı ikame ettiğini, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, işbu sebeple bidayet mahkemesi kararını istinaf etme zaruretinin hasıl olduğunu, Dava konusu ihtiyari mali mesuliyet poliçesinin özel şartlarında 50.000,00-TL tutarında muafiyet şartı bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından düzenlenen İMM poliçesi davacı ...yı koruma örtüsü altına aldığını, Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/32 E. Sayılı kararında da davacının toplam sorumluluğunun 90.000 Tl olarak tespit edildiğini, İMM poliçesinde ise 50.000 TL muafiyet şartıNIN mevcut olup bu rakam düşüldüğünden müvekkilİ şirketin sorumluluk sınırınIN 40.000 TL olduğunu, işbu tutarın davacı tarafın müvekkili şirkete başvurması sonucu davacı tarafa ödendiğini, İMM poliçesinde mevcut muafiyet şartının sigortalı davacı ile müvekkili şirket arasında poliçenin / sözleşmenin tanzim edilmesi sırasında sözleşme serbestisi kapsamında kaldığını, yerel mahkeme tarafından işbu poliçe özel şartı nazara alınmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, poliçeye eklenen, sözleşmenin taraflarının özgür iradesi ile ve sözleşme serbestisi kapsamında geçerli olan özel şartın ne İMM genel şartlarına ne de TTK ilgili hükümlerine aykırı olduğuna ilişkin herhangi bir madde, düzenleme yahut içtihatın mevcut olmadığını, bir dayanak gösterilmeksizin keyfi olarak verilen kararın dairemiz tarafından kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın bidayet mahkemesince talep edilmiş olan başvuru evraklarını mahkemeye sunmamış olmasının dahi davanın taraflarına bildirilmediğinin göstergesiolduğunu, davacının taleplerini ispat edememiş olup davanın reddi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından ticari avans faize hükmedilmesinin yasa ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasına, poliçeye eklenen özel şartın sözleşme serbestisi kapsamında haklı olmasının, zamanaşımı def'ilerinin kabulü ile, yapılan ödemelerin nazara alınması ve diğer itirazlarında da haklı olunması sebebiyle müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekâletin de davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.Uyuşmazlık belirsiz alacak olarak açılan davalarda dava açıldıktan sonra yargılama esnasında arttırılan alacak miktarları bakımından zaman aşımı sürelerinin işleyip işlemeyeceği noktasında toplanmaktadır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değer belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilmesi mümkündür. Davacı, dava dilekçesiyle davasını belirsiz alacak davası olarak açtığını belirtmişse de davacı dava dışı 3. kişilere 240.397,82 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını belirtip ödediği bedeli 240.397,82 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Bu nedenle alacak belirli bulunduğundan, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması mümkün değildir. Ancak davanın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılmış olması, dava dilekçesinden, davacının belirli olan alacağının bir kısmını dava ettiğinin açıkça anlaşılması, davacı yanca yapılan ıslahla davanın tam dava haline getirilip harcının da ikmal edilmesi hususları hep bir arada gözetildiğinde davanın kısmi dava olarak açıldığının ve akabinde ıslahla tam davaya dönüştürüldüğünün kabulü gerekir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, 25.04.2022 tarih, 2021/6122 Esas, 2022/3370 Karar)Davacı dava dilekçesiyle 1000 TL değer göstermek suretiyle zararın tazmini için belirsiz alacak davası açmış, akabinde 06.05.2024 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 174.883,46 TL olarak ıslah etmiş ıslah dilekçesinin davalı vekiline 09.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği davalı vekilince ıslah ile artırılan meblağa yönelik her hangi bir zaman aşımı definde bulunulmadığı görülmüştür.6102 sayılı TTK'nun 1420- (1) Sigorta sözleşmesinden doğan bütün istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yıl ve 1482 nci madde hükmü saklı kalmak üzere, sigorta tazminatına ve sigorta bedeline ilişkin istemler her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar
6102 sayılı TTK 'nun 1482. Maddesinde (1) Sigortacıya yöneltilecek tazminat istemleri, sigorta konusu olaydan itibaren on yılda zamanaşımına uğrar." şeklinde düzenlemeler yer almaktadır.Kaza tarihi 11.04.2017 tarihi olup eldeki dava 07.04.2022 tarihinde açılmıştır. Davacı tarafça dava dışı kişilere Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/32 Esas, 2020/205 Karar sayılı kararı dayanak yapılarak başlatılan takipten dolayı 12/03/2021 tarihinde 40.000,00-TL, 15/03/2021 tarihinde ise 174.883,09-TL olmak üzere toplam 214.883,09-TL ödeme yaptığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere huzurdaki dava kısmi dava olup, bu nedenle zamanaşımı sadece dava dilekçesiyle talep edilen tutar bakımından kesilecek, dava dilekçesinde talep edilmeyen alacak bakımından ise işlemeye devam edecektir.
Dava açıldığı tarih itibariyle zaman aşımı gerçekleşmemiş olup davalının ıslahla artırılan meblağa yönelik süresinde zaman aşımı dediğinde bulunmadığı görülmekle davalının bu yöndeki istinaf yerini nedeni yerinde görülmemiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Sigortanın kapsamı başlıklı A.1.maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarar uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği, hükmüne yer verilmiştir.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın Sigorta Teminatının Kapsamı başlıklı 1.maddesinde ise; bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacının, zorunlu mali sorumluluk sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Davacı taraf ...'nın kullanmış olduğu ... plakalı ... Şasi numaralı aracın Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında ... SİGORTA A.Ş. tarafından ... poliçe numarası 26.09.2016 tarihinde tanzim edildiği, poliçe vadesinin 26.09.2016 - 26.09.2017 tarihleri arasında olduğu ve belirtilen kaza tarihi olan 11.04.2017 tarihi kapsadığı tespit edilmiştir.
... nolu konu Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi üzerinde yapılan incelemede: İhtiyari Mali Mesuliyet teminatının Limitsiz olduğu, İHTİYARİ MALİ MESULİYET KLOZU'nda ise " ... S;GORTA A.Ş. İşbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Kanunu ile umumi hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve poliçede teminat kapsamında olmak şartı ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) hadleri ile varsa Kara TAşıtları Kasko Sigortası kapsamında yer alan İhtiyari Mali Sorumluluk teminatı limitlerinin üzerinde kalan kısmını ekli genel şartlar çerçevesinde sigorta ücret ve teferruatının ödenmesi koşulu ile temin eder. Sigortalının Kasko Sigorta poliçesinin bulunmaması veya varsa Kasko Sigorta poliçesinin Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Mesuliyet teminat limitinin 50.000 TL altında olması halinde, işbu poliçe Trafik Sigortası teminat limitlerine ilaveten kombine 50.000 TL Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Mesuliyet limiti üzerinden geçerli olacaktır. Manevi tazminat talepleri teminata dahildir.
Kasko poliçesi ... Sigorta A.Ş. Tarafından düzenlenen araçlarda oluşacak manevi tazminat talepleri muafiyet uygulanmadan tanzim edilecektir." maddesi bulunduğu görülmüştür.Davalı tarafça düzenlenen poliçedeki muafiyet şartının açık ve anlaşılır bir dille yazılmadığı, sigorta ettireni yanıltıcı mahiyette olduğu bu anlamda haksız şart niteliğinde olduğu sabittir. Zira Kasko sigortacısı tarafından karşılanacak bir zarar için ayrıca ihtiyari mali mesuliyet sigortası düzenleneceği düşünülemez. İhtiyari mali mesuliyet sigortasının Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasını aşan kısım için düzenleneceği ortadadır.
Somut olayda, davalı davacıya zarar veren aracın sadece ihtiyari mali mesuliyet ZMM ve İMSS sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle davalının ZMSS limitini aşan kısımdan temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. (Yargıtay 4. HD Esas No: 2022/9410
Karar No: 2023/3897)
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, bu tür sözleşmelerin 6102 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi hükmü uyarınca, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın, mutlak ticari işlerden olduğu ve ticari nitelikte faiz istenebileceği sabittir. (Yargıtay 11. H.D Esas No: 2024/5433 Karar No: 2024/7065)
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 30/10/2024 tarih ve 2022/303 E - 2024/983 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 11.946,29-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 2.987,00 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 8.959,29 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 15/01/2025