T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2185
KARAR NO: 2024/2339
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/09/2024
NUMARASI: 2021/936 E. 2024/756 K.
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/11/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 21/11/2024
KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/09/2024 tarih ve 2021/936 E - 2024/756 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ait kafe-restoran işletmesinde 13/01/2021 tarihinde gerçekleşen hava muhalefeti nedeniyle kuvvetli rüsgaz nedeniyle ciddi anlamda zarar meydana geldiğini, işyerinin davalı sigorta şirketince... nolu poliçe ile sigortalandığını, sigorta poliçesi ile işyerinde meydana gelecek zararların teminat altına alındığını, hava muhalefeti nedeniyle işyerindeki pergole ve tentenin kullanılamaz hale geldiğini, açılır kapanır cam sistemleri, masalar, sandalyeler, alçı, boya, dekorasyon, elektrik, kamera sistemi vs zarar uğradığını, aynı gün sigorta şirketine ihbarda bulunulmuş ise de olaydan sonra 21/01/2021 tarihinde işyerine gelindiğini, sigorta şirketince 3 şirketten teklif alınıp değerlendirildikten sonra dönüş yapılacağının belirtildiğini ancak dönüş yapılmadığını, sürecin uzaması nedeniyle işyerindeki mobilyaların kar ve yağmurdan zarar gördüğünü ve hırsızlık olayı gerçekleştiğini, Kayseri CBS tarafından soruşturma başlatıldığını, bu nedenlerle davacının uğradığı zararların tazmini için şimdilik 10.000,00-TL 'nin 13/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, dinlenen tanık beyanları, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davacının iş yerinde meydana gelen ve davacıya kusur izafesi mümkün olmayan fırtına neticesi davalı tarafından poliçe kapsamında teminat altına alınan iş yeri demirbaş eşyasının ve dekorasyon malzemesinin zarar gördüğü, bu zarar neticesinde davalının poliçe kapsamında davalının ödeme yükümlülüğü bulunduğu, toplam poliçe limitinin demirbaş eşya bakımından 400.000,00-TL, dekorasyon malzemesi bakamından 250.000,00-TL olmak üzere toplam 650.000,00-TL olduğu, davalı tarafından dava tarihinden önce 25.700,00-TL ödeme yapıldığı ve fakat davacının bakiye zararı bulunduğu, bu zararın benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda 77.500,00-TL olduğu, davacının sunduğu ıslah dilekçesi ile bu tutar üzerinden alacağının hüküm altına alınmasını talep ettiği ve talebinin yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Davanın kabulü ile; 77.500,00-TL maddi tazminatın kısmi ödeme tarihi olan 19/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek (taleple bağlı kalınarak) reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacının ıslah talebi zamanaşımına uğramış olup, süresinde yapmış oldukları zamanaşımı itirazlarının da mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, davacının ıslah talebi zamanaşımına uğradığını, görev kamu düzenine ilişkin olmakla, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekmekte iken esasa girilmek suretiyle karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taleplerinin müvekkili şirket tarafından poliçe özel ve genel şartları doğrultusunda incelenmek suretiyle ekspertiz raporu doğrultusunda poliçe teminat kapsamında bulunan 25.700,00.-TL 19.04.2021 tarihinde sigortalıya ödenmiş olup, müvekkili şirketin bu ödeme ile tüm sorumluluğunu yerine getirmiş bulunmasına karşın yerel mahkeme tarafından hatalı bilirkişi raporuna itibar edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişilerin olayın gerçekleşme yani hasar tarihindeki fiyatlamaları değil de (kesin ve hukuki delil niteliğine haiz ekpertiz raporunu bu anlamda dikkate almayıp) hesaplama tarihine göre zarar kalemi hesaplamasının sigorta mevzuatının fahiş değerlendirme hatası ürünü olup, TTK'nun amir hükümlerine de aykırılık teşkil ettiği gibi davacının da sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, bilirkişilerin "tenteyi" poliçe teminat kapsamında bulunmamasına karşın tenteyi de zarar hesaplamasına dahil etmiş olmakla, yapılan bu hesaplama da usul ve yasaya aykırı bulunmasına karşın, mahkeme tarafından rapora itirazlarının dikkate dahi alınmadığını, bilirkişilerin bilimsellikten çok varsayımlarla hareket etmiş olduğu, hesaplamalarda bile poliçe özel ve genel şartları doğrultusunda bariz hatalarla dolu ve davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikteki iş bu raporunun taraflarınca kabulünün mümkün bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun her iki tarafın itirazlarını karşılar nitelikte olması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından hükmedilen faiz başlangıç tarihinin de hatalı olup kararın bu bakımdan bozmayı gerektirdiğini, yerel mahkeme tarafından ıslah edilen tutarın tamamına kısmi ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.09.2024 tarihli, 2021/936 E. 2024/756 K. Sayılı dosyasın verilen usul ve yasaya aykırı kabul kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın müvekkili şirket bakımından usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların tamamının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, istinaf başvurusunun reddi gerektiğini savunmuştur.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava sigorta poliçesine dayalı açılmış tazmina/alacak davasıdır.
Davacı dava dilekçesi incelendiğinde davalı sigorta şirketinden taleplerinin:
1-İlçede 13.01.2021 tarihinde meydana gelen fırtına sonucu iş yerinde bulunan pergola ve tente kullanılmaz hale gelmesinden giotin diye tabir edilen açılır kapanır cam sistemi ile iş yerindeki masa ve sandalyelerin, alçı, boya, dekorasyon, elektrik ve kamera sisteminin kullanılmaz hale gelmesinden yine söz kopusu iş yerinin dış kaplaması, kombisi, duvar kağıtları, işyerinin çatısı, bahçe peyzajı ve mobilyalarının zarara uğramasından kaynaklı
2-Sigorta şirketinin süreci uzattığını bu süreçte iş yerindeki mobilyaların tümü kar ve yağmurdan dolayı da zarar gördüğünü, En son söz konusu işyerinde gerçekleşen hırsızlık olayı yaşandığını buna göre ... (.B 2666MT/S DDR42x1TB 7.2K; ... İ5 10400 8 GB | TB Ubuntu;
... 16 Kanal NVR POKA Sata; ..., NVR için güvenlik HDD(2 adet); ...2 MP 2,8-8mm 1P Kamera(6 adet);
21,5“... HDMI 1920*1080 Ekran; 27”...755Ekran; CAT6 UTP 23 AWG Kablo 110 Mt; ... Pel2 adet); 446 NYM yanmaz kablo 110 Mt;
...Ses Cihazı; 40”... Led Panel gibi ürünler çalındığını beyan ederek zarar giderim talebinde bulunduğu görülmüştür.
Davacı tarafça sunulan 26.04.2022 tarihli dilekçesi incelendiğinde; Davaya konu olayda kendisine ait işyerinde hava Muhalefeti ve hırsızlık olayları sonucu dava dilekçemizde belirttiğimiz nedenlerden dolayı zarar meydana geldiğinden bahisle talepte bulunduklarını beyan ettiği görülmüştür.
Davalı yapılan ekspertiz çalışması sonucu alçı sıva boya işlemleri için 4.500,00 TL, duvar kağıdı yenilenmesi işlemleri için 5.000,00 TL, panel onarımı için 1.500,00 TL, platform onarımı için 3.500,00 TL, elektrik tesisatının onarımı için 4.000,00 TL, İşletme içerisindeki moloz atımı için (duvar kağıdı, suntalam zemin kaplama vb.) takdiren 1.000,00 TL, demirbaşların onarımı ve temizlenmesi işlemleri için takdiren 7.500,00 TL olmak üzere toplam 25.700 TL zarar bedeli hesaplandığını bu meblağın davacıya 19.04.2021 tarihinde ödendiğini bina malikine ait olduğu tespit edilen tente hasarı, metal aksamların( bahçe bölümünde tente altındaki yerler) dış cephe kaplamasına ait hasarlar ile çatı onarımına ait hasarların poliçe kapsamında değerlendirilemeyeceği, zemin kaplamalarda hasar bulunmadığı sahne tadilatının, işletmenin kapalı kısmında yer almakta olduğundan hasar bulunmadığı, alçıpanların sigortalı tarafından yaptırılmadığından bahisle bu taleplerin reddine karar verildiği görülmüştür.
Taraflar arasında davacının iş yerinde fırtına sonucu meydana gelen alçı sıva boya zararları, duvar kağıdı yenilenmesi, panel onarımı, platform onarımı, elektrik tesisatının onarımı, işletme içerisindeki moloz atımı için (duvar kağıdı, suntalam zemin kaplama vb.) demirbaşların onarımı ve temizlenmesi işlemlerinin poliçe kapsamında teminat altına alındığına dair bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık tarafların kabulünde olan hasarlar için sigorta şirketince ödenen meblağın piyasa rayiç bedellerine uygun olup olmadığı ile davalı tarafça reddedilen zarar taleplerinin sigorta poliçesi kapsamında teminat altına alınıp alınmadığına ilişkindir.
Davalı ekspertiz raporuna göre teminat kapsamı içerisinde diğer alan zarar bedeli karşılığı davalıya 19.04.2021 tarihinde 25.700 TL ödeme yaptığını davacının talep ettiği zarar tutarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece bilirkişiler marifetiyle iş yerinde yapılan keşif sonucu 05.03.2024 tarihli bilirkişi raporu aldırılmış olup rapor incelendiğinde; davacının dava dilekçesinde belirttiği 13.01.2021 tarihinde meydana gelen fırtına sonucu iş yerinde bulunan pergola ve tente kullanılmaz hale gelmesinden giotin diye tabir edilen açılır kapanır cam sistemi ile iş yerindeki masa ve sandalyelerin, alçı, boya, dekorasyon, elektrik ve kamera sisteminin kullanılmaz hale gelmesinden yine söz kopusu iş yerinin dış kaplaması, kombisi, duvar kağıtları, işyerinin çatısı, bahçe peyzajı ve mobilyalarının zarara uğramasından kaynaklı toplam 103.200 TL zararın olduğu bu zararın poliçe kapsamında karşılanması gerektiği davacı tarafından dava tarihinden önce yapılan 25.700 t lik ödeme dikkate alındığında davacının talep edebileceği zarar miktarının 77.500 TL olduğunun belirtildiği hırsızlık olayı ile ilgili bir değerlendirmenin yapılmadığı görülmüştür.
Davacı 06.03.2024 tarihli dilekçe ile raporda hırsızlık olayı ile ilgili bir değerlendirmenin yapılmadığını yine raporda belirlenen hasar bedellerinin piyasa rayiçlerinin çok altında olduğunu belirterek itiraz ettiği mahkemece 09.05.2024 tarihli oturumda davacının itirazının reddine karar verilerek davacıya davasını ıslah etmesi için bir haftalık kesin süre verildiği verilen kesin süre üzerine davacı tarafça 09.05. 2024 tarihinde dava değerinin fazlaya ilişkin ve ek dava haklı saklı kalmak üzere 77.500 TL olarak ıslah edildiği görülmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu "davacının iş yerinde meydana gelen ve davacıya kusur izafesi mümkün olmayan fırtına neticesi davalı tarafından poliçe kapsamında teminat altına alınan iş yeri demirbaş eşyasının ve dekorasyon malzemesinin zarar gördüğü bu zarar neticesinde davalının poliçe kapsamında davalının ödeme yükümlülüğü bulunduğu belirtilerek davanın kabulüyle 77.500 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği karara karşı yalnızca davalı sigorta şirketi tarafınca istinaf yasa yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Davacının ıslah talebi, mahkemenin gerekçesi ve karara karşı yalnızca davalı şirketçe istinaf yasa yoluna baş vurulduğu dikkate alındığında eldeki davada davaya konu hasarın 13.01.2021 tarihinde fırtına sonucu iş yerinden meydana gelen hasar olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle eldeki davada davacının dava dilekçesinde belirtiği Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/26142 soruşturma numaralı dosyasına konu olan hırsızlık olayı sonucu meydana gelen hasar ile ilgili davacı tarafça bedel artırım dilekçesinde talepte bulunulmadığı gibi mahkemece de olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiştir.
Mahkemece fırtına olayı sonucu davacının iş yerinde meydana gelen hasar ile ilgili karar verildiği görülmüş olup bu doğrultuda istinaf incelemesi yapılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesinin 1 inci fıkrasına göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklının, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değer belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilmesi mümkündür.
Buna göre;
Belirsiz alacak davasında zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için değil, tüm dava için kesilir. 6100 sayılı HMK hükümleri gereğince davacının iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın, davanın başında belirtmiş olduğu alacak talebini HMK 107/1. maddesi hükmüne göre bilirkişi raporu ile tam ve kesin olarak belirlendiği anda artırması mümkündür. HMK 107/2. maddesi gereğince yapılacak bu artırım bir ıslah olmadığı gibi, bu artırım nedeniyle zamanaşımının da gerçekleştiğinden söz edilemez.
Somut olayda, fırtına sonucu hasarın 13.01.2021 tarihinde meydana geldiği, davalı tarafından davacıya 19/04/2021 tarihinde 25.700 TL olarak ödeme yapıldığı, davacı tarafından 28.12.2021 tarihli dava dilekçesiyle uğradığı maddi zararın bilirkişi incelemesi ile belirli hale getirilmesi kaydıyla talepte bulunduğu, davalı tarafça ödeme yapılması ve dava açılamasıyla birlikte zamanaşımının TBK.154/2 gereği kesildiği, davacı vekilince işbu davanın belirsiz alacak davası olarak 28.12.2021 tarihinde açıldığı,davacı tarafından talep edilen miktarın artırıldığına ilişkin dilekçenin 09.05.2024 tarihinde dosyaya sunulduğu, işbu dilekçenin bedel artırım dilekçesi mahiyetinde olduğu, davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olması sebebiyle dava tarihi itibariyle zamanaşımının tüm dava için kesildiği ve davanın zamanaşımına uğramadığı görülmüştür.
Buna göre ilk derece mahkemesince davanın niteliği ile dosya içeriği nazara alınarak toplanan deliller ve ulaşılan sonuç çerçevesinde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davalının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/09/2024 tarih ve 2021/936 E - 2024/756 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 5.294,02-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 1.323,60 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 3.970,42 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle H.M.K'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024