T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2184
KARAR NO: 2024/2387
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 27/06/2024
ESAS NO: 2023/1114
KARAR NO: 2024/691
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit -İstirdat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2024
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 29/11/2024
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/06/2024 tarih ve 2023/1114 Esas - 2024/691 sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... 'nun borçlusu olduğu Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ...esas nolu icra dosyasında 45.000,00 TL alacağa yıllık reeskont faizi yerine aylık reeskont faizi ile uygulanması sonucu toplam dosya borcu üzerinden fazla ödenen bedeller düştükten sonra fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak şartıyla fazla ödenen 70.000,00 TL'nin istirdadına, borçlunun kötü niyetli olması nedeniyle görünen borcunun %20'si oranında kötü niyet tazminatı ödemesine, vekalet ücreti ve mahkeme masraflarının davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davada usule, zamanaşımına ve hukuki yarar yokluğuna ilişkin itirazlarını sunduğu, müvekkilinin alacaklı olduğu dosya kambiyo ilamına dayanmakta olup kambiyoya karşı faiz itirazının ancak dava ile itirazının mümkün oldunu, kaldı ki borçlu yan tarafından daha önce yine aynı icra takibi ve olay ile ilgili bir dava açıldığını, fakat açılmış olan Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi 2017/24 Esas numaralı dosyasından feragat edildiğini, davadan feragat halinde, feragat edilen hak ileride tekrar dava konusu yapılamaz ve yapılır ise mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilir. Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/12284 E. Ve 2018/6018 K. Sayılı kararında açıkça şu ifadeler zikredilmiştir . " Davadan feragat davalının rızasına (muvafakatına) bağlı olmadığı halde, davacının davasını geri alabilmesi için davalının rızası şarttır. Davadan feragat halinde, feragat edilen hak ileride tekrar dava konusu yapılamaz ve yapılır ise mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilir. " Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi 2017/24 esas numaralı dosyasından da davacı taraf daha önce borca ve faizlere itiraz konulu bir dava açtığını, ilgili davadan feragat ettiğini, aynı konu ve olaylar yeniden bir dava konusu edilemeyeceği hususunun gayet açık olması müessesi göz önünde bulundurulduğunda açıkça görülmektedir ki huzurda bulunan bu davanın başkaca herhangi bir inceleme yapılmadan reddedilmesi gerektiğini, feragat hususuna dair itiraz ve talepleri saklı kalmak kaydıyla, zamanaşımı hususuna ve davacı yanın sunmuş oldukları tüm hususlara karşı itirazlarını sundukları, açılmış olan dava ve şikayet yapılması gereken zamanda yapılmadığını ve zamanaşımına uğradığını, bu yönden de davacı yanın şikayet ve davasının hukuka uygun olmadığını, davacının dayanak sunduğu ve borçlu tarafından açılan davada ortada bir hesap hatası değil, usulüne uygun şekilde itiraz edilmemiş ve kesinleşmiş bir faiz oranı söz konusu olduğunu, bu minvalde işlem tesisini kabul etmediklerini, alacak kalemlerinin güncellenmesi yoluyla usulüne uygun olmayan faiz itirazı düzeltilemeyeceğini, iş bu durum usul ve yasaya aykırı olduğunu, faize usulüne uygun ve yetkili yere itiraz yapılmadan İcra Müdürlüğünün resen işlem yapmasının mümkün olmadığını, taraflar arasında sözlü olarak anlaşılmış bir faiz oran ve vadesi olduğunu, müvekkilinin senet vade tarihinde senet bedelinin döviz karşılığı yahut alım gücü ile hali hazırda dosya kapak hesabı üzerinde de bir uyum olup tek tarafın zarara uğratılmasından bahsedilmesi vs de söz konusu olmadığını, yine davacı tarafın açmış olduğu 2. Faize itiraz davası da Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/315 esas sayılı dosyası ile reddedilmiş ve red kararı kesinleştiğini, zira ilgili dosyadan dolayı icra dosyası üzerine zaten tedbir verildiğini ancak davanın kesinleşmiş olması nedeniyle tedbir kararı yine mahkeme kararı ile kaldırıldığını, Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karar istinaf ile Bölge Adliye Mahkemesi huzuruna da çıkarıldığını, norm denetiminden de geçerek kesinleştiğini, davacının iş bu dava dilekçesinde yer alan tüm itiraz ve beyanları hem ilk derece Mahkemesi hem istinaf mahkemesine de yapıldığını kabul görmediğini, iş bu sebeplerle aynı nedenlere dayanılarak davanın nevinin ne olduğu anlaşılmayan bir dava açılmış olmasını kabul etmediklerini, mahkeme tarafından verilip kesinleşen bir kararın yine aynı sebep ve itirazlarla aynı neviden bir mahkemede kullanılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, iş bu sebeplerle de huzurda açılan davayı kabul etmediklerini, bundan bir önceki son açılan 1. İcra Hukuk mahkemesinde açılan davada davacının şikayet konusu icra müdürlüğünün ödeme yapılmaması talebinin reddi ise de İcra Müdürlüğünün yapmış olduğu işlem tamamen usul ve yasaya uygun bir işlem olduğunu, İcra Müdürünün konusu kambiyo olan bir takipte kendiliğinden faiz düzeltimi yapması mümkün olmadığı gibi yapılsa dahi yapılan işlem yok hükmünde sayılması gerektiğini, müvekkili haciz tarihi itibariyle de 2. Sırada yer almakta iş bu sebeplerle de 2019/455 satış sayılı dosya sıra cetveli gereği 2. Sırada yer almakta ve satış bedelinin 2. sıraya isabet eden kısmını tam ve eksiksiz olarak hak ettiğini, genel icra müdürlüğü... esas sayılı dosyasında kesinleşen sıra cetveli doğrultusunda ödeme 20120/165537 esas sayılı dosyalarına aktarıldığını, başvuru yapılan tüm davaların müvekkili lehine sonuçlandığını, temmerüde düşmesi davanın açılmasına sebebiyet vermesi yahut icra inkar tazminatına hükmedilmesini gerektirecek bir likit alacak da söz konusu olmadığını, icra Müdürlüğü işlemlerine karşı başvurulan tüm yargı kararları müvekkili lehine işlemiş olduğundan, yargılama gideri vekalet ücreti ve icra inkar tazminatına da hükmedilemeyeceğini belirterek açılan davanın usulden reddini, aksi halde esastan reddini talep etmişlerdir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "...Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... E sayılı takip dosyasının incelenmesinde , takibin dayanağının 45.000,00 TL bedelli bono olduğu takibin işlemiş faiz ve komisyon eklenmek suretiyle toplam tutarının 46.867,50 TL olduğu, takip tarihinden tahsil tarihine kadar %10,50 oranında reeskont faizi talep edildiği görülmüştür.
Bilindiği gibi, yapılan icra takiplerinde, alacaklı, elindeki takip dayanağı belgeye (senede, protokole, ilâma vb.) göre; borçlunun temerrüde düştüğü tarihten (örneğin; elindeki senedin vade tarihinden, elindeki ilâmda faiz hakkında ayrıca hüküm bulunmuyorsa, ilam tarihinden) itibaren, takip tarihine kadar “işlemiş faiz” isterken, ayrıca takip tarihinden itibaren de, (takip konusu borç ödeninceye kadar) “işleyecek faiz” talebinde bulunabilir.
Yargıtay 12. HD. 02.04.2007 T. 3750 E., 6317 K. Sayılı ilamında belirtiği üzere icra müdürünün takip tarihinde yürürlükte olan faiz oranının daha sonra değişmesi halinde, kendiliğinden yeni faiz oranını göz önünde bulundurarak faizi hesaplaması gerekir.
Mahkememizce faizin yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde hesaplanması amacıyla bilirkişiye tevdii edilmiş olup, dava konusu alacak için avans faizinin uygulanması gerektiği, değişen oranlarda avans faizinin hesaplanması sonucunda dava tarihi itibariyle davacının 68.163,91 TL ödemesi bulunduğu icra dosyası kapsamında herhangi bir borcu olmadığı anlaşılmakla menfi tespit isteminin kabulü ile istirdata dönüşen 68.163,91 TL'nin iadesine karar verilmiş, iadeye ise ödeme tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz uygulanmış...." gerekçesiyle Davacının davasının kısmen kabulü ile; Kayseri Genel İcra Dairesinin ...E sayılı takip dosyasında dava tarihi itibariyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, 3-İİK 72/5 uyarınca takibin davacı yönünden derhal durdurulması amacıyla Kayseri Genel İcra Dairesine müzekkere yazılmasına, 4-Davacı tarafından fazla ödenen 68.163,91 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağı 20/06/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 5-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,.... karar verilmiştir.
İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Öncelikle açılan davada usule, zamanaşımına ve hukuki yarar yokluğuna ilişkin itirazları sunduklarını, müvekkilinin alacaklı olduğu dosyanın kambiyo ilamına dayanmakta olup kambiyoya karşı faiz itirazının ancak dava ile itirazı mümkün olduğunu, kaldı ki borçlu yan tarafından daha önce yine aynı icra takibi ve olay ile ilgili bir dava açıldığını, fakat açılmış olan Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi 2017/24 Esas numaralı dosyasından feragat edildiğini, mahkemenin de malumu olduğu üzere davadan feragat halinde, feragat edilen hakkın ileride tekrar dava konusu yapılamaz ve yapılır ise mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verileceğini, nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2015/12284 E. Ve 2018/6018 K. sayılı kararında görüldüğü üzere ve Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi 2017/24 esas numaralı dosyasından da görüleceği üzere davacı taraf daha önce borca ve faizlere itiraz konulu bir dava açmış olup, ilgili davadan feragat ettiğini, mahkemece ilgili dosyanın celbi istenip, incelendiği takdirde de bu husus tartışmasız surette somutluk kazanacağını, aynı konu ve olayların yeniden bir dava konusu edilemeyeceği hususunun gayet açık olmasının müessesi göz önünde bulundurulduğunda açıkça görülmektedir ki huzurda bulunan bu davanın başkaca herhangi bir inceleme yapılmadan reddedilmesi gerektiğini, feragat hususuna dair itiraz ve talepleri saklı kalmak kaydıyla, zamanaşımı hususuna ve davacı yanın sunmuş oldukları tüm hususlara karşı itirazları sunduklarını, nitekim açılmış olan dava ve şikayet yapılması gereken zamanda yapılmadığını ve zamanaşımına uğradığını, bu yönden de davacı yanın şikayet ve davasının hukuka uygun olmadığının hususunun açık olduğunu, davacının dayanak sunduğu ve borçlu tarafından açılan davada faizle ilgili hesap hatalarına herzaman itiraz hakkı olduğuna dair beyan ve iddialarının da dinlenemeyeceğini, ortada bir hesap hatası değil, usulüne uygun şekilde itiraz edilmediğini ve kesinleşmiş bir faiz oranı söz konusu olduğunu, bu minvalde işlem tesisini kabul etmediklerini, alacak kalemlerinin güncellenmesi yoluyla usulüne uygun olmayan faiz itirazı düzeltilemeyeceğini, bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, faize usulüne uygun ve yetkili yere itiraz yapılmadan İcra Müdürlüğünün resen işlem yapmasının mümkün olmadığını, kaldı ki taraflar arasında sözlü olarak anlaşılmış bir faiz oran ve vadesi de olduğunu, zira müvekkilinin senet vade tarihinde senet bedelinin döviz karşılığı yahut alım gücü ile hali hazırda dosya kapak hesabı üzerinde de bir uyum olup tek tarafın zarara uğratılmasından bahsedilmesinin vs de söz konusu olmadığını, yetki, görev ve araştırma sınırının eşit olan bir mahkeme tarafından verilip kesinleşen bir kararın yine aynı sebep ve itirazlarla aynı neviden bir mahkemede kullanılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Genel İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasında kesinleşen sıra cetveli doğrultusunda ödeme 20120/165537 esas sayılı dosyamıza da aktarıldığını, İcra müdürlüğü tarafından kesinleşen mahkeme ilamlarına uygun hareket etmek dışında bir işlem tesis edilmediğini, artık bu yargılama konusu hakkında kesinleşen 3 ayrı hüküm, kesinleşmek üzere olan ise 1 hüküm olmasına rağmen açılan bu davanın haksız yersiz ve hakkın kötüye kullanımı niteliğinde olduğunu, istinaf dilekçesinde arz ve izah edilen nedenler ve mahkemece resen gözetilecek hususlar nedeniyle hukuki ve somut gerçekten uzak olan iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde verilen hükmü kabul etmediklerini, istinafen kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinafa cevap dilekçesinde açıkladığı ve dosyanın yüce heyetce resen incelenmesi sonucunda ortaya çıkacak nedenler dikkate alınarak; davalının istinaf başvurusunun esastan reddi ile usul ve esas bakımından hukuka uygun Kayseri 1.Asliye Ticaret mahkemesinin 27.06.2024 tarihli 2024 / 1114 Esas 2024 / 691 Karar sayılı kararının aynen kabülüne (onanmasına) karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.Davacı, takip sonrasındaki faiz tutarı ve oranına itiraz ederek faiz nedeniyle fazla yapılmış olan ödeme yönünden menfi tespit ve istirdat talep etmiştir.
Davalı yanca bonoya dayalı başlatılan takibe karşı icra hukuk mahkemesinde borca itiraz davası açıldığı, karar verildiği, eldeki davanın bu karardan sonra açıldığı görülmüştür. Fakat icra hukuk mahkemesi dar yetkili mahkeme olup, bono borçlusu tarafından bonoya dayalı takibe karşı menfi tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan, davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde değildir.
Takip dayanağı bono kambiyo senedi vasfında olduğuna göre alacağa 4489 Sayılı Kanunla değişik 3095 Sayılı Kanun'un 2/2. maddesinde öngörülen ticari işlerdeki temerrüt faizi olan değişen oranlarda avans faizi oranlarının uygulanması gerekir. Nitekim takip talebinde değişen oranlarda reeskont avans faiz talep edildiği göülmüştür. Ancak Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasında; takip talebinde istenen faiz oranının cinsinin belirtilmesi ya da istenen faiz oranının o tarihte uygulanan yasal veya ticari faiz oranlarından birine denk gelmesi durumunda o cins faiz oranının istendiğinin kabulü gerekeceği, ödeme emrine yasal sürede itiraz edilmemiş olsa bile faizin istenen faiz türüne göre ve değişen oranlarda hesaplanması gerekeceği, ancak takipte talep edilen ve itiraz edilmeyerek kesinleşen işleyecek faizin türünün gösterilmemesi ve oranının yasal ya da ticari faiz oranlarından birine denk gelmemesi halinde aynı sonuca varılamayacağı, bu durumda, itiraz edilmeyerek kesinleşen oran üzerinden faizin hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.
Dava konusu bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte uygulanacak faiz oranlarının ve faiz tutarının belirlenebilmesi için yeni bir bilirkişiden rapor alınarak değişen oranlarda avans faizinin belirlendiği, buna göre yapılan hesaplama sonucu davalıya fazla ödeme yapıldığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verildiği anlaşılmakla bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle borçlu olmadığının tespiti talep edilen miktar üzerinde vekalet ücreti ve harca hükmedildiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
İcra mahkemesince verilen kararın takip hukukuna ilişkin olduğu konusunda uyuşmazlık olmamakla birlikte faizin fazla hesaplanması nedeniyle açılan davanın da esasa ilişkin menfi tespit davası niteliğinde olmadığı, hukuk kurallarının somut olaya doğru uygulandığı ve yargılama evrelerinde kamu düzenine aykırılık oluşturacak başkaca bir ihlal de bulunmadığı gözetildiğinde, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 27/06/2024 tarih ve 2023/1114 E. - 2024/691 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 23.740,62 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 5.935,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.805,46 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 27/11/2024