T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/1471
KARAR NO: 2025/1682
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/05/2025
ESAS NO: 2023/120
KARAR NO: 2025/442
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025
İSTİNAF KARAR
YAZIM TARİHİ: 02/10/2025
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/05/2025 tarih ve 2023/120 E - 2025/442 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un sac alım satım ticareti ile uğraşan tacir olduğunu, işlerini damadı ... vasıtası ile yürüttüğünü, damadı vasıtası ile davalı firmadan ...Ltd. Şti.'ne satmak amacıyla 11/04/2022 tarihli ve ...fatura numarası ile 0,70 mm kalınlıkta olan ... kaplama ... olarak adlandırılan iki büyük rulo şeklinde ve toplamda 16.540 kg sac satın aldığını, bu satım akdine ilişkin olarak ... tarafından dilekçe ekinde sundukları faturanın müvekkili adına düzenlendiğini, faturanın bedeli olan 30.154,07-USD + KDV karşılığı olan 444.706,19-TL'nin müvekkili tarafından davalı firmaya ödendiğini, müvekkilinin bu ürünleri ...Ltd. Şti.'ne satmak için davalı şirketten satın almış olduğundan, rulo sacların bu şirkete teslimi için davalı şirkete ayrıca talimat da verdiğini, davalı şirketin de 10.060 kg ve 6.480 kg'dan oluşan iki adet ruloyu doğrudan ...Ltd. Şti.'ne teslim ettiğini, bu hususlara ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir ihtilaf da bulunmadığını, davalı şirketin, dosyaya sunulan whatsapp kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ayıbın varlığını kabul ettiğini ancak ayıplı malı iade almak dışında müvekkilinin damadına kabul edilemeyecek ve çözüm önerisi de sayılamayacak bir takım tekliflerde bulunduğunu, önerilerin müvekkili ve dava dışı üçüncü şahıs olan ve ayıplı malı satın alan ...Ltd. Şti. tarafından kabul görmediğini, bir çok şifahi görüşme ve yazışmaya rağmen ayıplı malı iade almayan ve bedelini de ödemeye yanaşmayan davalı şirket ... aleyhinde, müvekkilince ayıplı mal karşılığı olacak şekilde 23/09/2022 tarih ve ... numaralı iade faturası kesildiğini ve kendilerine bu faturanın tebliğ edildiğini, davalı şirketin anılan iade faturasını hiçbir haklı gerekçe olmaksızın iade ettiğini, bunun üzerine anılan iade faturası dayanak gösterilerek müvekkili tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasıyla takip başlatıldığını, davalı şirket tarafından ayıp ihbarının zamanında yapılmadığı, bu nedenle borçlarının bulunmadığı, satılan emtianın ikinci el olduğu gibi gerçeklerle uzaktan yakından alakası bulunmayan gerekçelerle haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine itiraz edildiğini ve takip de icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı olmak üzere davanın kabulü ile davalı şirketin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli itiraz sebebiyle davalı şirket aleyhinde % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, dava masraf ve giderleri ile vekillik ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 0,70 mm kalınlıkta Dx52+AS kaplama 6.547 kg ve 0,70 mm kalınlıkta Dx51+AS kaplama 10.070 kg'lik iki rulo olmak üzere toplam 16.617 kg'lik ... satın almak üzere müvekkilinden fiyat teklifi talep ettiğini, müvekkili tarafından 08/04/2022 tarihli ve ... numaralı sipariş teklif formu düzenlendiğini, talep edilen ürünler için davacıya 30.154,07-USD'lik teklifte bulunulduğunu, davacının teklifi kabul ederek 08/04/2022 tarihinde 30.200,00-USD'lik ödeme gerçekleştirdiğini ve ürün satışının tamamlandığını, satış sonrasında davacı adına 11/04/2022 tarihli ve ...numaralı fatura düzenlendiğini ve ürünün teslim edildiğini, davacı ürünün satışı ve tesliminin üzerinden 5 aydan fazla süre geçtikten sonra Kayseri 12. Noterliği'nin ...tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili adına düzenlenmiş olan 23/09/2022 tarihli, ...irsaliye numaralı ve ... numaralı 15.542,70-USD tutarlı iade faturasını müvekkiline gönderdiğini, davacı tarafından başlatılan icra takibine itiraz etmeleri üzerine takibin durdurulduğunu, davacıya satılan 70 mm kalınlıkta Dx52+AS kaplama 6.547 kg ve 0,70 mm kalınlıkta Dx51+AS kaplama 10.070 kg'lik iki rulo olmak üzere toplam 16.617 kg'lik ...ta herhangi bir ayıp yahut kusurun bulunmadığını, satışı yapılan davaya konu ürünlerin ikinci el olduğunu ve davacı tarafından bu durumun bilindiğini, her iki sac rulosunun da davacı tarafından seçildiğini ve seçilen ürünlerin müvekkili tarafından davacıya ayıpsız şekilde 11/04/2022 tarihinde teslim edildiğini belirterek davanın davacı adına hareket ettiğini iddia eden ... isimli şahsa ve ürünün tesliminin yapıldığı belirtilen üçüncü kişi ...Ltd. Şti.'ne ihbarına, davanın pasif husumet nedeni ile öncelikle usulden reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, Kötü niyetli icra takibi nedeniyle davacı aleyhine takibe esas alacak tutarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... Somut olayda, dava konusu malların inceleme veya incelettirmek suretiyle ayıplı olduğunun ortaya çıkarılmasının mümkün olması nedeniyle davacı alıcının malın tesliminden itibaren 8 gün içinde ayıp ihbarında bulunmadığı bellidir. Yine davacı tarafından satıma konu bu malları teslim aldıktan yaklaşık 5 aydan fazla süre geçtikten sonra Kayseri 12. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı adına düzenlediği 23/09/2022 tarihli, ...irsaliye numaralı ve ... numaralı 15.542,70-USD tutarlı iade faturasını davalıya gönderdiği görülmektedir. 6098 sayılı TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uyarınca satıma konu malları inceleyip en geç 8 gün içinde ayıp ihbarında bulunması gerekirken , bu süreyi geçirmiş olduğu anlaşılmakla, davacının malları mevcut haliyle kabul etmiş olup davalının bir sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/13800 Esas ve 2018/79 Karar sayılı, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin 2022/413 Esas ve 2025/588 Karar sayılı ve İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 2021/1497 Esas ve 2025/867 Karar sayılı karar ilamları). İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu gösterir delil olmaması nedeniyle kötüniyet tazminatının yasal koşullarının bulunmadığı göz önüne alınmış ve davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil ..., sac alım satım ticareti ile uğraşan tacir olduğunu, işlerini damadı ... vasıtası ile yürüttüğünü, damadı vasıtası ile davalı firmadan ... Ltd.Şti.'ne satmak amacıyla 11.04.2022 tarih ve ...fatura numarası ile 0,70mm kalınlıkta olan DX51AS kaplama ...olarak adlandırılan iki büyük rulo şeklinde ve toplamda 16.540 kg sac satın aldığını, bu satım akdine ilişkin olarak ... tarafından ekte sunduğumuz fatura müvekkil adına düzenlendiğini, faturanın bedeli ise müvekkilce ödendiğini, müvekkil bu ürünleri ... Ltd.Şti.ne satmak için davalı şirketten satın aldığını ve satın aldığı bu ürünlerin bu şirkete doğrudan teslimini sağladığını, daha açık ifadeyle bu emtia müvekkile değil ... isimli üçüncü şahsa teslim edildiğini, bu hususlara ilişkin olarak taraflar arasında herhangi bir ihtilaf da bulunmadığını, kendi üretiminde kullanmak amacıyla bu ürünleri müvekkilden satın alan ... Ltd.Şti. önce 6.480 kglık ruloyu üretimde kullanmaya başladığını, anılan bu ruloya ilişkin herhangi bir problem de gündeme gelmediğini, sıra ikinci ruloya geldiğinde bu rulonun faturada belirtilen nitelikleri taşımadığı, kalınlık farkı olduğu, ayrıca iç yerlerinde ciddi anlamda oksitlenme ve paslanmaların mevcut olduğu bu şirketçe tespit edildiğini ve durum müvekkil adına hareket eden ve tüm işlemleri takip eden müvekkilin damadı ...'a bildirildiğini, durumu öğrenen ... ise dosya kapsamına sunduğumuz Whatsapp yazışmalarından da anlaşılacağı üzere ruloda belirlenen gizli ayıpları belgeleyen görüntü ve video kayıtlarını davalı şirket yetkililerine göndermiştir. Bu iş ve işlemlere ilişkin yazışmalar ve kayıtlar dosya kapsamında olduğunu, başlangıçta problemi çözmeyi teklif eden ve iade almayı kabul eden davalı şirket yetkilileri sonrasında "uğraştırmayın bizi 100-150 Dolar indirim yapalım bu şekilde kullansın gitsinler" diyerek bir süre müvekkili oyalamış, müvekkilin indirim talebini kabul etmemesi üzerine ise görüş değiştirerek ayıplı malı iade almayı reddettiğini, bunun üzerine müvekkilce davalı şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını, davalı şirket mezkur bu takibe itiraz ettiğini, itiraz üzerine ise eldeki bu dava ikame olduğunu, yerel mahkemece tanıklar dinlendiğini, keşif yapıldığını, tüm deliller toplandığını, gerekçesini karar yerinde kabul etmesine rağmen kendi içerisinde çelişerek, müvekkilin davalı şirkete satıma konu malları inceleyip en geç 8 gün içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, görüleceği üzere yerel mahkeme bir tarafta eğer satıcı ayıbını bildiği ya da bilmesi gerektiği bir emtiayı alıcıya sevk etmiş ise ve bu ayıp gizli ayıp niteliğinde ise satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluk söz konusu olacak ve satıcı ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacağını kabul etmiş olmasına rağmen davanın ret gerekçesinde bu durumu görmezden gelerek sanki ayıp gizli ayıp değilmiş gibi 8 gün içerisinde ihbarda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiğini, kararın somut olayda dava konusu malların inceleme veya incelettirmek suretiyle ayıplı olduğunun ortaya çıkarılmasının mümkün olması nedeniyle davacı alıcının malın tesliminden itibaren 8 gün içinde ayıp ihbarında bulunmadığı belli olduğunu, yine davacı tarafından satıma konu bu malları teslim aldıktan yaklaşık 5 aydan fazla süre geçtikten sonra iade faturası düzenlediği görüldüğünü, gerekçeleri, toplanan deliller ve olayın oluşuyla taban tabana zıt, gerçek durumla ilgisi bulunmayan gerekçeler olduğunu, satıma konu emtia rulo halinde 10 tonluk ... olduğunu, normal şartlar altında tuzlu suyla teması ya da imalat esnasında hatalı şekilde imal edilmemiş olmadıkça paslanmaya dayanıklı ve kesinlikle hatalı ve ayıplı olması son derece zor bir emtia olduğunu, dosyadan yaptırılan uzman bilirkişi raporunda da bu durum açıkça zikredildiğini, dava konusu malların incelemesi veya incelettirilmesi basit ve kolay bir iş olmadığını, bunun yapılabilmesi ancak özel işlemlere tabidir. Özel makinalarda sac açılıp dilimlenmedikçe kullanılamayacağını, normal şartlar altında ayıplı olması son derece zor olan bu emtianın rulosunun açılması ancak kullanılmaya başlanmasıyla mümkün olduğunu, malı satın alan ve bu dava bakımından üçüncü şahıs pozisyonunda olan ...'in malı kullanmak üzere açmasıyla birlikte ayıp ortaya çıkmış ve müvekkil durumu ancak o zaman öğrendiğini ve derhal hiç zaman geçirmeden durum davalıya bildirildiğini, mahkemenin 8 gün içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gerekçesi hukuki olmaktan çok uzak olduğunu, zira açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır şeklindeki mahkeme gerekçesine rağmen makine ile açılarak ayıbın tespit edilebileceği ancak mümkünken sanki ayıp aleni imiş gibi kabul edip davanın reddine karar verilmiş olması, anlaşılabilir ve kabul edilebilir bir durum olmadığını, yerel mahkemenin gerekçesinde belirttiği Yargıtay kararlarının da mezkur bu davaya uygulanabilme kabiliyeti bulunmadığını, bu itibarla yerel mahkemece verilen karar kendi içerisinde çelişen, tamamen hukuka ve dosya kapsamına aykırı bir karar niteliğindedir ve kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemenin redde dair kararının kaldırılmasını ve davamızın kabulü ile % 20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmolunmasına, istinaf masraf ve giderleriyle vekillik ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddilaarının aksine, kabul anlamına gelmemek kaydı ile satışa konu ... rulolarında alıcıyı iğfal etmek adına saklanmış bir ayıp söz konusu olmadığı gibi davacı tarafça yargılama süresince bu yönde bir iddiada bulunulmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli iddialarının aksine basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacı, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, işbu nedenle ilk derece mahkemesi kararı son derece yerinde olduğunu, davacının hukuki ve somut dayanaktan yoksun kötü niyetli istinaf başvurusunun reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Dava, ticari satımdan kaynaklı ayıplı mal satışı nedeniyle ödenen bedelin tahsili kapsamında başlatılan ilamsız icra takibinde vaki itirazın İİK'nun 67/1. maddesi uyarınca iptali talebine ilişkindir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacı tacirin TTK'nın 23/1-c.maddesi kapsamında ayıplı mal satışına ilişkin yasal süresinde muayene ve ihbar külfetini yerine getirmediğinin tespiti ile davanın reddine ilişkin kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: YUKARIDA AÇIKLANAN NEDENLERLE;
1- KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 12/05/2025 tarih ve 2023/120 E - 2025/442 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/10/2025