T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1833
KARAR NO: 2024/2004
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/07/2024
NUMARASI: 2023/488 E. 2024/735 K.
DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 17/10/2024
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/07/2024 tarih ve 2023/488 E - 2024/735 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalının müvekkili kooperatifin üyesi olup kooperatiften ferdileştirme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin tasfiye sürecine girememiş olup 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, taşınmaz temin üyelerden kesin maliyet alınmadığı anlaşıldığını, kesin maliyet bedeli ödemeyen üyelere davalar açıldığını, davaların yerel mahkemede kabulüne karar verildiğini ancak Yargıtayca lehlerine verilen kararların bozulduğunu, kooperatif tasfiye edilene kadar üyenin aidat ödemek yükümlülüğünün bulunduğunu, davadan önce arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak davalı ile anlaşılamadığını, Kayseri ili Melikgazi ilçesi ... mahallesi ... Ada ... Parsel C Blok Bağımsız Bölüm No:...de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine "davalıdır şerhi" konulmasını, davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL aidat alacağının ve 100,00 TL ara ödeme alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve
belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı kooperatif aidat ve ara (ek) ödeme alacağını talep edebileceği, benimsenen kooperatif aidat ve ara (ek) ödeme alacağının en geç dava tarihinde (ıslah ile artırılan tutar yönünden ıslah tarihinde) muaccel olmasına rağmen, davacının talebi doğrultusunda 203.182,00-TL alacağının taleple bağlılık kuralı gereği ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ancak davacı kooperatifin genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından hükmedilen meblağa yıllık %18 oranında faiz işletilmesine yönelik davacı isteminin reddi ile hükmedilen meblağa yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. Davanın kabulü ile 207.662,00-TL'nin davacının talebi ile bağlı kalınarak ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 06.05.2023 tarihinde, davacı tarafından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100 TL aidat, 100 TL ara ödeme alacağı olmak üzere toplam 200 TL üzerinden alacak davası açıldığını, 26.02.2024 tarihinde de mahkemeye hesaplamaya ilişkin bilirkişi raporu sunulduğunu, sunulan bilirkişi raporuna istinaden, davacı tarafın 22.04.2024 tarihinde mahkemeye sunduğunu ıslah dilekçesi ile dava değerini, 207.666,00 TL'ye çıkardığını,17.05.2024 tarihinde ise mahkemeye ıslah talebine karşı beyanlarını sunduklarını, müvekkilinin davacı kooperatife ilişkin bütün borçlarını ödediğini ve bağımsız tapusunu aldığını, bu nedenle olmayan bir borcun ıslah yoluyla arttırıma gidilmesinin hukuksuz olduğunu, davacı kooperatifin 31.12.2012 tarihli genel kurul kararında da görüleceği üzere borç ödenmeden ferdi tapu alınmasının mümkün olmadığını, ancak bu genel kurul kararı doğrultusunda hesaplanan tüm borcunu tapu tarihinde davacıya ödeyerek ferdi tapusunu alan müvekkilinin borcunun kalmadığı davacı tarafından da bilindiğini, yani müvekkilinin tüm borcunu ödediğini, ,ferdi tapusunu aldığını, davacı kooperatifin aidatı belirleyen taraf olduğunu, müvekkilinden hangi miktar aidat alması gerektiğini bilmemesinin düşünülemeyeceğini, kendi muhasebe sistemlerinde hangi üyenin ne kadar aidat borcu olduğunun açık olduğunu, yani belirsiz alacak davası açamayacağını, bu davanın ise belirsiz alacak davası olarak açılmış olmakla ıslah tarihinde zamanaşımına uğradığını, davacının dava dilekçesinde, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik gibi ifadeler kullanarak aslında kısmi dava açtığını, alacak miktarının belirli olduğunu, bu nedenle de belirsiz alacak davası gibi sonradan ıslah edilemeyeceğini, Yargıtay'ın kararlarında da fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla gibi ifadeler kullanılarak açılan davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, bu nedenle de talep dışındaki alacaklar için zamanaşımı süresinin işlediğini, dolayısı ile alacakların bir kısmının zamanaşımına uğradığı için istenebilir olmaktan çıktığını, 26.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda yalnızca kooperatifin alması gereken aidat listesinin dört işlemden toplama işlemi yoluyla toplandığı ve rapor sunulduğunu, oysa ki bilirkişi raporunda alınması gereken- alınan =bakiye borç işlemi yapılması gerekmekte iken bunun yapılmadığını, yine müvekkilinin Ferdi tapu almakla borcunun kalmadığı beyanları yönünde davacı evrakları bilirkişi tarafından incelenmediğini, oysa ki bakması gereken müvekkilinin 31.12.2012 itibarıyla hesapları kapatarak tapuyu alması ve kooperatif bünyesindeki tüm yükümlülüğünü giderip gidermediği olduğunu, bu bağlamda alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yerel mahkemede eksik inceleme yaparak bilirkişi raporuna istinaden verilen ıslah dilekçesi doğrultusunda karar verdiğini, bu kararın da hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/488 E.-2024/735 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak/yerel mahkemeye gönderilerek talepleri doğrultusunda inceleme yaptırılarak neticeten davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Emsal nitelikteki başkaca bir dosyada istinaf incelemesine gidildiğini, istinaf mahkemesi tarafından TBK 100 vd. Maddelerine atıf yapıldığını, 28.02.2011 tarihinde çıkartılan maliyet hesabı ile geçmiş aidat borçlarının davalıdan tahsil edildiğini, bu sebeple 28.02.2011 tarihinden dava tarihine kadarki aidat miktarının bilirkişi marifetiyle hesaplanmasını, davacı müvekkilin mükerrer tahsilat isteyip istemediği hususlarının aydınlatılması hususuna karar verildiğini, söz konusu husus emsal kabul edilerek eldeki dosyada da bilirkişi marifetiyle hesaplandığını, istinaf mahkemesinin emsal nitelikteki dosyada vermiş olduğu kaldırma kararı uyarınca hesaplama yapıldığını, davalılar tapusunu teslim aldığı tarihe kadarki aidat borcunu ödediğini, davalının tapusun teslim aldığı dönemde müvekkili kooperatifin 1600'den fazla üyesi bulunduğunu, davalının tapusuna kavuştuğu dönemin diğer tüm üyeler gibi aidat borcunu ödediğini, ancak, yalnızca kendi yaptığı ödemelerle değil, davalı, 1600 üyenin yaptığı ödemelerle konutuna kavuştuğunu, davalıdan tapusunu teslim aldıktan sonra geçici maliyet ismiyle ödeme alındığını, bu ödeme alındıktan sonra davalıya ibraname verildiğini, emsal nitelikteki başkaca dosyada mahkemece tanzim edilen kaldırma kararında, ibraname verdikten önceki döneme ilişkin talepte bulundukları için bu dönemin hesaplanmaması gerektiği, tapusunu teslim aldıktan sonraki döneme ilişkin aidat hesabı yapılması gerektiği yönünde hüküm tesis edildiğini, bu doğrultuda söz konusu dosyada da aynı sebeple kaldırma kararı verilmemesi için, mahkeme kararının emsal karar kabul edilerek değerlendirme yapıldığını, dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, dosya kapsamında yeniden inceleme hesaplama yapıldığını, mahkemece verilen emsal nitelikteki başkaca bir dosyada verilen kaldırma kararı uyarınca yapılan hesaplama sonrasında davalıya tapusunu teslim aldığı tarihe kadar aidat borcunun hesaplandığını, davalının fazla ödemesi hesaplandığını, dava tarihine kadarki aidat borcu hesaplandığını, fazla ödenen tutar TBK 100 vd. Maddeleri gereği mahsup edildiğini ve müvekkili kooperatifin davalıdan alacağı olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, davalının üye olmadığı yönündeki iddialarının kabul etmediklerini, emsal nitelikteki başka birçok davalarının istinaf incelemesi nihayetinde kesinleştiğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece,Davanın KABULÜ ile 207.662,00-TL'nin davacının talebi ile bağlı kalınarak ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Hükmedilen alacağı yıllık %18 oranında faiz işletilmesine ilişkin davacı isteminin reddine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.
Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D 2011/933 Esas 2011/936 Karar)
Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.
Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD 2016/7545 Esas 2019/5329 Karar)
Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği sabittir.
Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2021/871 Esas 2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi 2017/391 Esas 2020/1615 Karar)Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir. Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D Esas No: 2023/4418 Karar No: 2024/375)
Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı Kooperatifin somut olarak hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan ek rapor da alınıp oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.(Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar; 2023/3162 Esas 2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)
Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 uyarınca kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;
2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 09/07/2024 tarih ve 2023/488 E - 2024/735 K sayılı kararın KALDIRILMASINA,
3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine ,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.