T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1367
KARAR NO: 2026/1353
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/05/2026 ARA KARAR
ESAS NO: 2026/396
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit,istirdat
KARAR TARİHİ: 19/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 19/06/2026
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde:
"...Müvekkil şirket, ... merkezli bir şirket olup ...'da ... ve ... olmak üzere otel ve konaklama tesisi faaliyet göstermektedir. ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan "İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik" ile yangın güvenliği kapsamında itfaiye raporu alınması gereken iş yerlerine yönelik yeni bir düzenleme getirilmiştir. Geçici 9. Madde uyarınca;
"...Bu Yönetmelik kapsamında itfaiye raporu alınması gereken ve 27/11/2007 tarihli ve 2007/12937 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğin geçici 4 üncü maddesi gereğince, malzeme temini için süreç gerektiren eksikliklerin giderilmesi için süre verilmiş olan konaklama yerlerinde, yetkili idarelerce denetim yapılır ve bu denetimler sonucunda, Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğe uygunluğu gösterir itfaiye raporunun ibraz edilememesi halinde ek 3 üncü madde kapsamında bu iş yerleri 31/5/2026 tarihine kadar derhal faaliyetten men edilir. Bu madde kapsamında verilen süre, itfaiye raporunun tanzimi için aykırılıkların ya da noksanlıkların giderilmesini teminen yapı içinde yapılacak imalat ve tadilatlar için kullandırılır ve bu süre içinde faaliyetin icrasına müsaade edilmez. Süre sonunda itfaiye raporu ibraz edilemeyen iş yerleri, işyeri açma ve çalışma ruhsatı iptal edilerek kapatılır..."
belirtilerek yapı ve malzeme teminine ilişkin imalat ve tadilatların tamamlanması ile itfaiye raporunun alınması gerektiği, alınmadığı takdirde itfaiye raporu ibraz etmeyen iş yerlerinin, iş yeri açma ve çalışma ruhsatları iptal edileceği belirtilmektedir.
Müvekkil şirket anılan Yönetmeliğin 9. Maddesinde öngörülen yükümlülüğü yerine getirmek amacıyla, davalı taraf ile iki adet “... Sözleşmesi” akdetmiştir. (EK-1: ...Sözleşmesi) Anılan sözleşmeler uyarınca; müvekkile ait otellerden ... oteline teslim edilmek üzere 20 adet, ... oteline teslim edilmek üzere 31 adet olmak üzere toplam 51 adet yangına dayanıklı ... kapı ve bunlara ait sızdırmazlık aksesuarlarının siparişi verilmiştir. Söz konusu malların bedeline karşılık olarak müvekkilce davalı şirkete 303.400,00 TL peşinat ödenmiştir. (EK-2: Peşinata ilişkin banka ödeme dekontu) Ödenen peşinatın haricinde müvekkil tarafından her biri 275.000 TL bedelli ve ...Bank ...Şubesinden tahsil edilmek üzere 4 adet çek verilmiştir. (EK-3: Davalı tarafa verilen çeklerin fotokopisi)
Müvekkil tarafından davalıya verilen çekler;
10.03.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 275.000,00 TL bedelli çek
10.04.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 275.000,00 TL bedelli çek
11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı,275.000,00 TL bedelli çek
10.06.2026 keşide tarihli, ... numaralı 275.000,00 TL bedelli çek şeklindedir.
Taraflar arasında yapılan iki adet Sözleşme uyarınca, sözleşme konusu kapı ve aksesuarların teslim ve montaj tarihi...olarak kararlaştırılmıştır. Buna rağmen, belirtilen tarihte ve sonrasında davalı tarafından herhangi bir teslimat gerçekleştirilmemiştir.
Sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinde sözleşme konusu ürünlerin teslim edilmemesi üzerine, davacı müvekkil tarafından davalıya karşı Ankara 30.Noterliği'nin ... tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar çekilerek zamanında teslim edilmeyen ürünlerin 3 gün içerisinde teslimi, aksi takdirde yukarıda belirtilen çeklerin iadesi ihtar edilmiştir. (EK-4: Ankara 30.Noterliği'nin ...tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi) Anılan ihtarname, davalı tarafa 06.04.2026 tarihinde tebliğ olunmasına karşın söz konusu ürünlerin teslimatı yapılmamış ve bedelsiz kalan çekler de iade edilmemiştir. Müvekkil tarafından Ankara 30.Noterliği'nin ...tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya karşı ikinci ihtar çekilerek sözleşme kapsamında teslim edilmeyen ürünlerin derhal teslimi ile montajının yapılması ihtar edilmiştir. (EK-5:Ankara 30.Noterliği'nin ... tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi) İşbu ihtarname davalı tarafından 26.04.2026 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen ürünlerin teslimi yapılmamış ve bu ihtarlara hiçbir yanıt verilmemiştir. Ayrıca müvekkil şirket davalı şirketi defalarca aramış olmasına rağmen hiçbir aramasına yanıt verilmemiştir. Somut olayda, davalı tarafın Sözleşme’ye aykırı davranarak ürünlerin teslimatını süresinde gerçekleştirmemesi nedeniyle, davalıya verilen yukarıda belirtilen dört adet çek bedelsiz kalmıştır.
Davalı tarafça 10.03.2026 keşide tarihli... numaralı çek ile 10.04.2026 keşide tarihli, ... numaralı çekler tahsil edilmiştir. Henüz tahsil edilmeyen 11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı çek ile 10.06.2026 keşide tarihli, ... numaralı çekler açısından ise karşı tarafça takibe konması konusunda haklı endişelerimiz vardır.
Bu çerçevede, senet bedelinin tahsili halinde Türk Borçlar Kanunu m.77 ve devamı hükümleri uyarınca davalı taraf lehine sebepsiz zenginleşme meydana gelecektir. Zira müvekkil, mevcut olmayan bir borç nedeniyle ödeme yapmak zorunda kalmış ve malvarlığında bu oranda azalma gerçekleşmiş; davalı ise malları teslim etmemesine rağmen hem tahsil ettiği çekler hem de tahsil kabiliyeti bulunan diğer çekler yönünden sebepsiz zenginleşme içindedir.
Öncelikle tüm çekler bakımından çek bedelinin tahsilinin ve üçüncü kişilere devrinin önlenmesi üzere ihtiyati tedbir talebimiz bulunmaktadır. Sözleşme nedeniyle, davalıya ödenen 303.400,00 TL peşinat, 10.03.2026 keşide tarihli, ... numaralı çek ve 10.04.2026 keşide tarihli, ... numaralı çeke ilişkin istirdat talebimiz bulunmaktadır. Henüz ödenmeyen 11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 10.06.2026 keşide tarihli, ... numaralı çeklere ilişkin menfi tespit talebimiz bulunmaktadır.
Tarafımızca dava şartı zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olup davalı taraf arabuluculuk toplantısında usulüne uygun çağrıldığı halde toplantıya katılmamıştır. Arabuluculuk süreci anlaşamama ile sonuçlanmıştır. (EK-6: Arabuluculuk Anlaşamama Son Tutanağı)
Yapılan araştırmalar neticesinde, davalı şirketin birçok firmadan kapı imalatı yapma vaadiyle çek aldığı, bu çekleri tahsil ettiği, ancak buna rağmen hiçbir şekilde ürün teslimi gerçekleştirmediği öğrenilmiştir. Öte yandan, İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca 31.05.2026 tarihine kadar müvekkil şirketin otellerindeki kapıların yönetmeliğe uygun bir şekilde temin ve montaj edilmesi gerekmektedir. Bu tarihe kadar kapıların değiştirilmemesi ve gerekli itfaiye raporunun alınamaması halinde müvekkil şirketin ruhsatının iptali söz konusu olacak ve bu durum şirketin faaliyetlerinin durdurulmasına kadar varabilecektir. Bu nedenle müvekkil şirket, telafisi güç ve hatta imkânsız zararlarla karşı karşıya kalacaktır.
Nitekim davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle, ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı ... Başkanlığı tarafından ...tarihinde yangın kapılarının eksikliği gerekçesiyle müvekkil şirket hakkında tutanak tutulmuştur (EK-7: İtfaiye Önlem Tespit Tutanağı). Bu tutanak doğrultusunda müvekkil şirket hakkında ayrıca idari para cezası uygulanması da söz konusu olacaktır.
Müvekkil şirket, ruhsat iptali tehlikesi ile karşı karşıya olup, uğrayacağı zararlar yalnızca işletmenin kapanması ile sınırlı kalmayacak; personel giderleri, kira ve diğer işletme maliyetleri nedeniyle artarak devam edecektir. Bu kapsamda müvekkilin doğmuş ve doğacak maddi ve manevi zararlarına ilişkin talep ve dava haklarımız saklıdır.
Tüm ihtarlara rağmen davalıdan herhangi bir yanıt alınamaması ve sözleşme konusu kapıların süresi içerisinde teslim edilmemesi nedeniyle müvekkil şirket, taraflar arasındaki sözleşmeyi feshetmek durumunda bırakılmıştır. Ayrıca müvekkil şirket zararın daha fazla büyümemesi adına işi başka bir firmaya vermek ve yeniden ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Bu nedenle öncelikle yukarıda belirtilen dört adet çekin icra konusu yapılmaması, protesto ettirilmemesi, ciro edilmemesi, tahsile verilmemesi için üzerine teminatsız olarak İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA karar verilmesini talep ederiz.
Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, davalı tarafın taraflar arasında yapılan Sözleşmelere aykırı davranarak sözleşme konusu malları süresinde teslim etmemesi nedeniyle çekler bedelsiz kalmıştır. Müvekkil tarafından davalıya ödenen peşinat ve tahsil edilen çekler bakımından istirdat davası, bedelsiz kaldığı ve müvekkilin davalı tarafa borcunun bulunmadığının tespiti amacıyla ödenmeyen çekler bakımından menfi tespit davası açarak Mahkemenize başvurma zorunluluğumuz doğmuştur.
HUKUKİ DELİLLER: ...Sözleşmesi, dava konusu çeklere ilişkin fotokopi, Ankara 30.Noterliği'nin...tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi, Ankara 30. Noterliği'nin ...tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi, İtfaiye Önlem Tespit Tutanağı, dekont, arabuluculuk son tutanağı, keşif, imza incelemesi, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, ve sair tüm deliller.
HUKUKİ SEBEPLER: Türk Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, İcra ve İflas Kanunu m. 72 ve ilgili mevzuat.
SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle,
Öncelikle; 10.03.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 10.04.2026 keşide tarihli, ... numaralı,11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 10.06.2026 keşide tarihli, ... numaralı çeklerin icra konusu yapılmaması, protesto ettirilmemesi, ciro edilmemesi, tahsile verilememesi için üzerine teminatsız olarak İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,
Davalı tarafça tahsil edilen, 10.03.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 10.04.2026 keşide tarihli, ... numaralı çekler ile müvekkil tarafından ödenen 303.400,00 TL peşinat olmak üzere toplam 853.400,00 TÜRK LİRASININ TİCARİ FAİZİ İLE DAVALIDAN İSTİRDADINA,
Henüz tahsil edilmeyen 11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 10.06.2026 keşide tarihli, ... çekler bakımından MÜVEKKİLİMİN BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
Tüm çeklerin müvekkile İADESİNE,..." talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkeme 04/05/2026 tarihli gerekçeli ara kararı ile;
"...Somut olayda; Davacı keşidecinin, davalının sözleşme gereği edimini ifa etmediği iddiasıyla, davaya konu çeklere ilişkin ödeme yasağı/takibin önlenmesi, devrin önlenmesi kararı verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür. Somut olay, bahse konu yasa maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde; tedbir konusu çekin kambiyo senedi niteliğinde olması, ticari hayattaki tedavül kabiliyeti ve ticari senetlere güven ilkesi çerçevesinde iyiniyetli üçüncü kişilerin hak kaybına sebebiyet vermemek maksadıyla, talep konusu çekin iyiniyetli üçüncü kişilere devir ve temliki neticesi bu kişilerin senette mündemiç hak sahipliğine zarar verilmemesi gerektiği yönündeki ilke ve esaslar, aleyhine tedbir kararı verilmesi istenen karşı tarafın yetkili hamil olup olmadığının tespiti bakımından yargılama gerektiği bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle mevcut kapsamda davacının yaklaşık ispat şartını sağlayamadığı kabul edilmiştir. Ayrıca keşideci tarafından açılacak menfi tespit davasında dahi başlatılan takiplerin durdurulmasına yönelik tedbir kararı verilemeyeceği açıktır. Çek zayi nedeniyle açılacak iptal davalarının da keşideci tarafından açılamayacağı gözetildiğinde; keşidecinin talebe konu çeklere ilişkin ödeme yasağı / takibin durdurulması kararı verilmesi talebi uygun görülmemiştir. Her ne kadar ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafça çekle ilgili davalı tarafın edimini ifa etmediği iddia edilmiş ise de bu iddianın defter inceleme vs delillerin ikamesi sonrasında yargılama ile tespit edilebileceği, dolayısıyla yaklaşık ispatın sağlanamadığı, ticari hayatın güven ihtiyacı ile sebepten mücerretlik ilkeleri gözetilmekle çeklere ilişkin ödeme yasağı/ciro edilmesinin önlenmesi/takibe konulmasının önlenmesi kararı verilmesine ilişkin tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir
KARAR: Yukarıda açıklandığı üzere ;
1-İhtiyati tedbir talebinin REDDİNE,
2-Kararın talep halinde taraflara tebliğine,,
,,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu ara karara karşı ,ihtiyati tedbir talep eden davacı şirket vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde;
"...Yukarıda esas numarası belirtilen mahkemeniz dosyası kapsamında 29.04.2026 tarihli dilekçemiz ile 11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı 275.000,00 TL bedelli çek ile 10.06.2026 keşide tarihli, ... numaralı 275.000,00 TL bedelli çeklerin icra konusu yapılmaması, protesto ettirilmemesi, ciro edilmemesi, tahsile verilememesi için üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin talebimiz ilk derece mahkemesine sunulmuştur.
İşbu talebimiz hakkında Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.05.2026 tarihli ara kararı uyarınca;
"...Her ne kadar ihtiyati tedbir talebinde bulunan tarafça çekle ilgili davalı tarafın edimini ifa etmediği iddia edilmiş ise de bu iddianın defter inceleme vs delillerin ikamesi sonrasında yargılama ile tespit edilebileceği, dolayısıyla yaklaşık ispatın sağlanamadığı, ticari hayatın güven ihtiyacı ile sebepten mücerretlik ilkeleri gözetilmekle çeklere ilişkin ödeme yasağı/ciro edilmesinin önlenmesi/takibe konulmasının önlenmesi kararı verilmesine ilişkin tedbir talebinin reddine." karar verilmiştir. İşbu karara karşın tarafımızca birtakım yeni delillerin de ortaya çıkmasıyla işbu delillerin talep dilekçemiz ekinde sunulması suretiyle 07.05.2026 tarihinde yeniden ilk derece mahkemesine müracaat edilmiş olup anılan talebimiz 07.05.2026 tarihli ara karar ile;
"...Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin 04/05/2026 tarihinde değerlendirildiği, istinaf açık
şekilde karar verildiği görülerek 07/05/2026 tarihli mükerrer ihtiyati tedbir talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." belirtilerek karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar tesis edilmiştir. (Bu esnada, ihtiyati tedbir talebimiz reddedildiğinden 11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı,275.000,00 TL bedelli çek de davalı tarafından tahsil edilmiştir. EK-1: Ödeme dekontu) Anılan kararlar haksız ve hukuka aykırı olup yasal süresi içerisinde "ihtiyati tedbir talebinin reddi" kararına karşı itirazlarımızı sunma ve yapılacak istinaf incelemesi neticesinde işbu kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebimizin kabul edilmesini talep etme zaruretimiz hasıl olmuştur. Öncelikle işbu davanın ve ihtiyati tedbir talebinin haklılığının anlaşılması bakımından olaya ilişkin birtakım bilgilerin verilmesi gerekmektedir.
OLAY ÖZETİ
Müvekkil şirket ile davalı taraf ile iki adet “... Sözleşmesi” akdetmiştir. Anılan sözleşmeler uyarınca; toplam 51 adet yangına dayanıklı lake kapı ve bunlara ait sızdırmazlık aksesuarlarının siparişi verilmiştir. Söz konusu malların bedeline karşılık olarak müvekkilce davalı şirkete 303.400,00 TL peşinat ile her biri 275.000 TL bedelli ve ...Bank ...Şubesinden tahsil edilmek üzere 4 adet çek verilmiştir.
Müvekkil tarafından davalıya verilen çekler;
10.03.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 275.000,00 TL bedelli çek
10.04.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 275.000,00 TL bedelli çek
11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı,275.000,00 TL bedelli çek
10.06.2026 keşide tarihli, ... numaralı 275.000,00 TL bedelli çek
şeklindedir.
Anılan çeklerden ilk iki çek (10.03.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 275.000,00 TL bedelli çek ve 10.04.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 275.000,00 TL bedelli çek,11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı,275.000,00 TL bedelli çek) davalı tarafından tahsil edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan iki adet Sözleşme uyarınca, sözleşme konusu kapı ve aksesuarların teslim ve montaj tarihi ... olarak kararlaştırılmıştır. Buna rağmen, belirtilen tarihte ve sonrasında davalı tarafından herhangi bir teslimat gerçekleştirilmemiştir. Sözleşmede kararlaştırılan teslim tarihinde sözleşme konusu ürünlerin teslim edilmemesi üzerine, davacı müvekkil tarafından davalıya karşı Ankara 30.Noterliği'nin ... tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Ankara 30.Noterliği'nin ... tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya karşı ikinci ihtar çekilerek sözleşme kapsamında teslim edilmeyen ürünlerin derhal teslimi ile montajının yapılması ihtar edilmiştir. Anılan ihtarnameler davalıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen ürünlerin teslimi yapılmamış ve bu ihtarlara hiçbir yanıt verilmemiştir. Ayrıca müvekkil şirket davalı şirketi defalarca aramış olmasına rağmen hiçbir aramasına yanıt verilmemiştir. Ayrıca davalı taraf arabuluculuk toplantısına usulüne uygun çağrıldığı halde toplantıya katılmamıştır. Yapılan araştırmalar neticesinde davalının birçok firmadan çek alıp malları teslim etmediği sonradan öğrenilmiştir. Davalı tarafın Sözleşme’ye aykırı davranarak ürünlerin teslimatını süresinde gerçekleştirmemesi nedeniyle, davalıya verilen yukarıda belirtilen dört adet çek bedelsiz kalmıştır.
Davalı tarafça; 10.03.2026 keşide tarihli... numaralı 275.000,00 TL bedelli çek ile 10.04.2026 keşide tarihli, ... numaralı 275.000,00 TL bedelli çek, 11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı,275.000,00 TL bedelli çek olmak üzere toplam 825.000,00 TL değerindeki çekler tahsil edilmiştir. Henüz tahsil edilmeyen 10.06.2026 keşide tarihli, ... numaralı 275.000,00 TL bedelli çek açısından ise karşı tarafça takibe konması konusunda haklı endişelerimiz vardır. (Nitekim işbu dava açıldıktan sonra ihtiyati tedbir talebimiz reddedildiğinden ve çekler üzerine ihtiyati tedbir konulmadığından 11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı,275.000,00 TL bedelli çek de davalı tarafından tahsil edilmiştir.) Tarafımızca işbu dava açılmış ve akabinde ihtiyati tedbir talebimiz sunulmuştur. Bunun üzerine ilk derece mahkemesi tarafından yaklaşık ispat şartının sağlanmadığından bahisle talebimiz reddedilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARINA KARŞI İTİRAZLARIMIZ
DAVALI TARAFIN SÖZLEŞMEDEN DOĞAN TESLİM VE MONTAJ YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜ YERİNE GETİRMEDİĞİ DOSYA KAPSAMINDA MEVCUT DELİLLERLE SABİTTİR. 6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU UYARINCA, İHTİYATİ TEDBİR YARGILAMASINDA ARANAN YAKLAŞIK İSPAT ŞARTI HUZURDAKİ DAVADA SAĞLANMIŞTIR. BUNA KARŞIN İLK DERECE MAHKEMESİ TARAFINDAN YAKLAŞIK İSPATIN SAĞLANMADIĞINDAN BAHİSLE İHTİYATİ TEDBİR TALEBİMİZ REDDEDİLMİŞTİR.
Yukarıda belirtildiği üzere, müvekkil şirket ile davalı şirket arasında yapılan iki adet “... Sözleşmesi” akdedilmiştir. Anılan sözleşmeler uyarınca, davalı şirket müvekkil şirkete toplam 51 adet yangına dayanıklı lake kapı ve bunlara ait sızdırmazlık aksesuarlarının teslim ve montajını üstlenmiş, müvekkil ise söz konusu malların bedeline karşılık olarak davalı şirkete 303.400,00 TL peşinat ile her biri 275.000 TL bedelli ve ...Bank ...Şubesinden tahsil edilmek üzere 4 adet çek vermiştir. Bu çeklerden 10.03.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 275.000,00 TL bedelli çek ve 10.04.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 275.000,00 TL bedelli çek, 11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı,275.000,00 TL bedelli çek tahsil edilmiştir. Sözleşme konusu malların teslim ve montaj tarihi sözleşmede ...şeklinde kararlaştırılmasına karşın, davalı taraf yukarıda da ifade edildiği şekilde teslimat ve montaj yapmamış, müvekkilin aramalarına ve ihtarnamelerine cevap vermemiş, arabuluculuk toplantısına dahi katılmamıştır.
Bu kapsamda davalı şirketin müvekkil şirket tarafından sözleşme kapsamında kendisine teslim edilen çeklerden ikisini tahsil etmesine karşın teslim ve montaj yükümlülüğünü yerine getirmediğini gösteren birçok delil sunulmuştur. Yaklaşık ispat şartının sağlandığını gösterir deliller aşağıdaki şekildedir;
Müvekkil şirket tarafından Ankara 30.Noterliği'nin ... tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Ankara 30.Noterliği'nin ...tarihli ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya karşı ikinci ihtar çekilerek sözleşme kapsamında teslim edilmeyen ürünlerin derhal teslimi ile montajının yapılmasına ilişkin ihtarnameler dava dilekçemiz ekinde sunulmuştur.
Davalı şirketin sözleşme konusu malları teslim etmediğini gösterir ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı... Başkanlığı ... Müdürlüğü tarafından ... tarihinde müvekkil şirket hakkında düzenlenen itfaiye önlem tespit tutanağında açıkça müvekkil şirkete ait otelde bulunan kapıların yangına dayanıklı kapılarla değişmesi gerektiğine ilişkin tutanak dava dilekçemiz ekinde sunulmuştur. İşbu tutanak 17.04.2026 tarihinde dahi müvekkil şirketin otelinde bulunan kapıların eski kapılar olduğunu, sözleşme konusu malların takılmadığını ve teslim edilmediğini tek başına göstermektedir.
07.05.2026 tarihli talep dilekçemiz ekinde, müvekkil ile davalı taraf arasında bir takım Whatsapp görüşmeleri sunulmuştur. Sunulan yazışmalarda, malların teslim ve montaj tarihi ... olarak kararlaştırılmasına rağmen rağmen, belirtilen tarihte ve sonrasında davalı tarafından herhangi bir teslimat gerçekleştirilmediğini davalı şirket yetkilisi açıkça ikrar ve beyan etmiştir. Sunulan yazışmalardan görüleceği üzere, davalı taraf müvekkil şirket yetkilisine, 24 Nisan 2026 tarihinde,
"Size özel yapılan kapılar bunlar... ...da bizim teslim ettiğimiz oteller de var. ... teslim olmayacak otel kalmayacak"
şeklinde mesaj göndermiştir. Dolayısıyla davalı taraf, sözleşme konusu malları sözleşmede belirtilen teslim ve montaj tarihi olarak belirtilen ... tarihinden yaklaşık 25 gün geçmesine rağmen hala müvekkile teslim etmediğini AÇIKÇA BEYAN ETMİŞTİR. Bu durum, çeklerin bedelsiz kaldığını ve haksız biçimde davalı tarafından tahsil edildiğini/edilme riskinin bulunduğunu gösteren ispat niteliği kuvvetli bir delildir.
İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik uyarınca 31.05.2026 tarihine kadar müvekkil şirketin otellerindeki kapıların yönetmeliğe uygun bir şekilde temin ve montaj edilmesi gerekmektedir. Tam burada, müvekkil şirket, şirkete ait ... otelde bulunan kapıların yönetmeliğe uygun bir şekilde temin ve montaj edilmesi amacıyla davalı şirket ile anlaşmış ve yangına dayanıklı kapı siparişi vermiştir. Ancak davalı tarafından söz konusu mallar sözleşmede belirtilen ... ve sonrasında teslim ve montaj edilmemiştir. Müvekkil şirket, montajı gerçekleştirilmeyen kapı ve aksesuarlara ilişkin olarak otel ruhsat iptali ile karşı karşıya kaldığından başka bir firma ile (dava dışı ...Ltd Şti.) anlaşmak ve bu kapsamda yeniden sipariş vererek ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Müvekkil şirketin dava dışı üçüncü şahıs firma ile yapmak zorunda kaldığı sözleşme 07.05.2026 tarihli dilekçemiz ekinde sunulmuştur. Yine işbu dilekçemiz ekinde dava dışı ...Ltd Şti. Tarafından müvekkil şirkete teslim ve montajı yapılan kapılara ilişkin görseller sunulmuştur. (EK-2: Dava dışı şirket tarafından teslim ve montajı yapılan kapılara ilişkin görüntüler) Davalı şirket, eğer sözleşme konusu kapıların teslim ve montajını yapmış olsaydı, müvekkil şirketin aynı konuda tekrardan farklı bir şirket ile anlaşmak ve ikinci kez ödeme yapmak zorunda kalmayacağı izahtan varestedir. Bu husus ve sunulan sözleşme, davalı şirketin kapıları teslim etmediğini dolayısıyla çeklerin bedelsiz kaldığına ilişkin yaklaşık ispat şartını sağlamaktadır.
Müvekkil şirket tarafından çekilen ihtarnamelere ilişkin davalı şirket tarafından hiçbir cevap verilmemiş, montajın veya teslimin yapıldığı iddia edilmemiştir. Ayrıca dava dilekçemiz ekinde sunulan arabuluculuk son tutanağından da anlaşıldığı üzere, davalı şirket yetkilisi arabuluculuk toplantısına dahi katılmamıştır. Kaldı ki, yukarıda belirtildiği ve sunulan whatsapp yazışmalarında açık olduğu üzere davalı şirket yetkilisi teslim ve montajı gerçekleştirmediğini ikrar ve beyan etmiştir. Bu hususlar da yaklaşık ispat şartını halihazırda karşılamaktadır.
Yukarıda belirtildiği üzere işbu deliller, diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararı verilmesi için aranan yaklaşık ispat şartını sağlamaktadır. Buna karşın, ilk derece mahkemesi tarafından yeterli incelemede bulunulmaksızın ve delillerimiz incelenmeksizin yaklaşık ispat şartı sağlanmadığından ihtiyati tedbir talebimizin reddine karar verilmiştir. Oysa yukarıda ayrıntılı olarak arz ve izah olunan deliller birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati tedbir bakımından aranan yaklaşık ispat şartının fazlasıyla sağlandığı açıktır. Bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından verilen ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılarak taleibmizin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir.
İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMEMESİ HÂLİNDE, MÜVEKKİL ŞİRKETİN ALACAĞINA ULAŞMASI TELAFİSİ GÜÇ HATTA İMKÂNSIZ HÂLE GELECEĞİNDEN, SAYIN MAHKEME TARAFINDAN DOSYA KAPSAMINDA BULUNAN DELİLLER GÖZETİLEREK İVEDİLİKLE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİ GEREKMEKTEDİR.
Yukarıda ifade edildiği üzere davalı şirket, taraflar arasında akdedilen sözleşmeden doğan yükümlülüklere aykırı davranmasına rağmen, davacı müvekkil şirketten bugüne kadar 303.400,00 TL peşinat ile birlikte; 10.03.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 275.000,00 TL bedelli çek, 10.04.2026 keşide tarihli, ... numaralı, 275.000,00 TL bedelli çek olmak ve 11.05.2026 keşide tarihli, ... numaralı,275.000,00 TL bedelli çek üzere toplam 1.128.400,00 TL tahsil etmiş, buna karşın sözleşme konusu malların teslimini gerçekleştirmemiştir.
Dosya kapsamında ... Bankasına yazılan müzekkereye cevaben Banka'nın ... tarihli cevabi yazısında; ... numaralı çek 10.03.2026 tarihinde ... A.Ş. ...Şubesine ibraz edilerek takastan ödendiği, ...numaralı çek 10.04.2026 tarihinde Bankaya ... ANONİM ŞİRKETİ(VKN:...) tarafından ibraz edilerek ödendiği bildirilmiştir. Davalı taraf, teslim etmeyi taahhüt ettiği ancak bugüne kadar teslim etmediği ürünlere karşılık aldığı çeklerden ikisini kötü niyetli şekilde üçüncü kişilere ciro etmiştir. Bu durumda, henüz tahsil edilmemiş olan ... ve ... numaralı çekleri de ciro ederek müvekkilin zararını artıracağı ve haksız menfaat sağlayacağı açıktır.
Ayrıca davalının ifa yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle müvekkil şirket, ilgili Yönetmelik uyarınca 31 Mayıs tarihine kadar yangına dayanıklı kapıların temin ve montajının yapılmaması halinde ruhsat iptali riski ile karşı karşıya kalmıştır. Bu sebeple müvekkil, dava dışı başka bir şirket ile anlaşmak ve anılan şirkete ayrıca 485.000,00 TL peşinat ödemek zorunda kalmıştır. Dolayısıyla müvekkilin bugüne kadarki toplam zararı 1.613.400,00 TL’ye ulaşmış olup, buna rağmen davalı tarafından herhangi bir mal teslimi yapılmamıştır. Sayın Mahkeme’nin de takdir edeceği üzere, bu durum hakkaniyetle bağdaşmamakta ve özellikle mevcut ekonomik koşullarda ... otel işletmeciliği yapan müvekkil şirket açısından ağır bir mağduriyet yaratmaktadır.
İhtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde, 10.06.2026 tarihli 275.000,00 TL bedelli çekin tahsil edileceği ve müvekkilin zararının daha da artacağı açıktır. Zira tarafımızca davalı firmanın farklı şirketlere de benzer şekilde taahhütlerini yerine getirmediği öğrenilmiştir.
Bu nedenle, ortaya çıkan ve dosyaya sunulan yeni deliller doğrultusunda, telafisi güç zararların önüne geçilmesi amacıyla ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekmektedir.
Müvekkilim çekin ticari hayatta bir ödeme aracı olduğunun elbette ki farkındadır. İhtiyati tedbir istemekle çek bedellerine ilişkin paranın yok sayılmasını değil, yargılama sonucunu beklerken ağır ticari yük altına girmekten kurtulmak istemektedir. İhtiyati tedbir bu manada bir süreliğine de olsa taciri devlet yargısına güvenmesine vesile olmaktadır. Aksi takdirde daha önce de belirttiğimiz gibi bugün kapanma tehdidi altında olan müvekkile ait şirket, ilerleyen zamanda konkordato talep etmek veya iflasla karşı karşıya kalmak durumunda kalacaktır. Böylelikle hem yargıya iş yükü oluşacak hem de ülke ekonomisine yük olacaktır. Önleyici hukuk tam da bu anlamda devreye girmektedir. Çeklerin ticari hayattaki dolaşımının korunması gözetilirken, somut olay bakımından müvekkil nezdinde telafisi güç ve ağır zararların ortaya çıkacağı açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, yaklaşık ispat şartı sağlanan huzurdaki dosya kapsamında müvekkil şirketin telafisi güç zararların doğmasını önlemek amacıyla, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/396 Esas sayılı dosyası kapsamında usul ve yasaya aykırı olarak verilmiş olan 04.05.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının istinaf incelemesi neticesinde KALDIRILMASINI ve henüz tahsil edilmeyen 10.06.2026 keşide tarihli, ... numaralı 275.000,00 TL bedelli çekin icra takibine konu edilmemesi, protesto edilmemesi, üçüncü kişilere ciro edilmemesi ve tahsile verilmemesi amacıyla, söz konusu çekler üzerine teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ederiz.
SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle ve sayın Mahkeme tarafından resen tespit edilecek hususlar doğrultusunda,
İstinaf talebimizin kabulü ile İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARININ KALDIRILMASINA,
10.06.2026 keşide tarihli, ... numaralı 275.000,00 TL bedelli çekin icra konusu yapılmaması, protesto ettirilmemesi, ciro edilmemesi, tahsile verilememesi için üzerine ihtiyati tedbir talebimizin kabulüne İVEDİLİKLE karar verilmesini " ileri sürmüş ve talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenlenmiştir.
Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından,istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri hakkında inceleme yapılmıştır.
İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilmiş ve istinaf edilmiş olan 04/05/2026 tarihli gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; Davacı vekilince, işbu taraflar arasındaki kapı alım-satımına ilişkin sözleşmeler kapsamında karşı taraf satıcıya verdiğini iddia ettiği çeklerden dolayı,sözleşmeye konu malın teslim edilmediği iddiasından bahisle " 10.06.2026 keşide tarihli, ... numaralı 275.000,00 TL bedelli çekin icra konusu yapılmaması, protesto ettirilmemesi, ciro edilmemesi, tahsile verilememesi için üzerine ihtiyati tedbir konulmasına dair İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini talep etmişse de,çekin kural olarak bir ödeme vasıtası olduğu da birlikte dikkate alındığında sözkonusu tedbir talebinin kabulü için gerek HMK 389. vd. Maddeleri gerekse İİK 72/2 md gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların, bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulunmadığı anlaşıldığından sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de istinaf edilen gerekçeli ara kararı ile söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan, istinaf edilen ara kararda usul, yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu, bu nedenlerle, ihtiyati tedbir talep eden davacı şirket vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 2026/396 Esas sayılı 04/05/2026 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle ihtiyati tedbir talep eden davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davacı şirketten alınması gereken istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-istinaf eden davacı şirket tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,
4-İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 19/06/2026