T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/1112
KARAR NO: 2026/1275
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/03/2026
ESAS NO: 2025/60
KARAR NO: 2026/275
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:11/06/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:12/06/2026
Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/03/2026 tarih ve 2025/60 Esas 2026/275 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " müvekkili şirketin davalı şirketin 06/09/2023 tarihli sipariş emriyle 248.304,384-USD tutarında ürün sipariş ettiğini, ürünleri teslim almasına rağmen ödemeyi noksan yaptığını, faturalar, USD ekstresi, avans hesap ekstresi ve USD sipariş sözleşmesinden anlaşıldığı üzere davalının 16.626,21-USD tutarında cari döviz borcu olduğunu, taraflar arasındaki sipariş formunda “Mal bedelinin döviz cinsinden olması halinde fatura tarihindeki ... Döviz Alış Kuru esas alınacaktır” ibaresinin bulunduğunu, fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki kur farkı nedeniyle müvekkilinin cari döviz alacağının doğduğunu, davalının Ankara 6. Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasında borca ve yetkiye itiraz ettiğini, Kayseri Genel İcra Dairesi ... esas sayılı icra takibine de itiraz ettiğini, dava şartı arabuluculukta 500.000,00-TL ödeme teklif edip sonra caydığını belirterek haksız itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE MAHKEMESİ DOSYASINA SUNDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETE:
" Davalının Kayseri Genel İcra Dairesi ...esas sayılı icra takibine karşı yaptığı borca itirazının yerinde olduğunu, eksik harç için davacı vekiline kesin süre verilmesi gerektiğini, harç ikmal edilmezse davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak taraflar arasındaki satım ilişkisinin ... yılında teklif formu ile başladığını, anlaşmanın Türk Lirası üzerinden yapıldığını, davacının gönderdiği USD formlarının hatalı olduğunu, şirket yetkililerinin mailleri ile TL olarak düzeltildiğini, teklif formlarının ve mutabakatın TL üzerinden olduğunu, davacının kur farkı talep ederek haksız icra takibi başlattığını, kötü niyetli hareket ettiğini, basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ve ilgili tebliğ gereğince sözleşmelerin döviz cinsinden yapılamayacağını, halen devam eden sözleşmelerde bedellerin TL olarak yeniden belirlenmesi zorunluluğu olduğunu, fiili ödeme gününe dair anlaşma da olmadığını, Yargıtay içtihatları uyarınca kur farkı talebinin haksız olduğunu, davacının haksız icra takibine karşı itirazın yerinde olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu ve faturaların her iki taraf ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 06/09/2023 tarih, ... sipariş numaralı sipariş mektubu düzenlendiği ve bu sipariş mektubuna istinaden düzenlenen faturaların TL cinsinden düzenlense de sipariş mektubunda mal bedellerinin USD kur karşılıklarının yazılı olduğu, fatura altında USD alış kurlarının açıkça belirtildiği buna göre bu sipariş mektubuna konu ticari ilişkinin USD cinsinden olduğu, davalı tarafça taraflar arasındaki ticari ilişkinin Türk Lirası üzerinden olduğu iddia edilmiş ve buna ilişkin teklif formu ve mail yazışmaları sunulmuş olsa da dosya kapsamının incelenmesinde ... nolu siparişin ek maliyet bedellerine ilişkin teklif formu ve buna ilişkin faturaya yönelik anlaşmanın TL cinsinden olduğu ve buna ilişkin düzenlenen faturanın da TL cinsinden düzenlendiği ve faturada değerleme kurunun da bulunmadığı, bilirkişi tarafından değerleme kuru bulunmayan bu fatura ve diğer faturaların TL cinsinden kabul edilerek, sipariş formu USD olan ve değerleme kuru olan faturaların ise USD olarak kabulüne göre yapmış olduğu hesaplamanın yerinde olduğu buna göre davacının USD cinsi faturalardan kaynaklı 17.780,84 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği, mahkememizce yapılan bu tespit ve hesaplamanın yerine bulunduğu bu nedenle davalıya yemin delilinin hatırlatıldığı ancak davalı tarafın yemin deliline dayanmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, davalı tarafça dava tarihinden sonra ödeme yapılmış olduğu görülmekle bu ödeme infaz aşamasında dikkate alınacağından Davanın kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 16.626,21-USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar devlet bankalarınca USD cinsi yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranından faiz işletilmesine, dava tarihinden sonra ödendiği tespit edilen 2.574,92-USD kur karşılığı 103.760,68-TL'nin infaz aşamasında dikkate alınmasına karar verilmiştir. Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nun 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir. Takibe konu edilen alacak taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlenen faturanın içeriğinden, taraflar arasındaki icra takibinden, incelenen ticari defter ve kayıtlardan tespiti ve hesabı mümkün olduğundan ve davacının davalıdan alacaklı olduğu da sabit olduğundan alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle itirazın iptaline karar verilen 16.626,21 USD'nin takip tarihindeki kur karşılığının takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.-Yargılama giderine ilişkin değerlendirmede; Yabancı para borcu ile ilgili alacaklarda talep edilen yabancı paranın dava tarihindeki efektif döviz kuru karşılığı Türk Lirası üzerinden, karar tarihindeki tarifeye göre vekalet ücreti ile nisbi karar ve ilam harcının hesaplanması gerekmektedir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/12/2022 tarihli, 2021/8284 E., 2022/9092 K., Yargıtay 11.HD'nin 12/05/2022 tarih ve 2020/6387 E. - 2022/3774 K) Bu kapsamda hesaplama yapılmıştır. 1-Davanın kabulü ile; davalının Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin 16.626,21-USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar devlet bankalarınca USD cinsi yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranından faiz işletilmesine, dava tarihinden sonra ödendiği tespit edilen 2.574,92-USD kur karşılığı 103.760,68-TL'nin infaz aşamasında dikkate alınmasına,2-İİK 67. maddesi dikkate alınarak asıl alacak miktarının %20' si oranında icra inkar tazminatının (asıl alacak miktarının takip tarihindeki USD'nin ...efektif satış kuru üzerinden belirlenen TL karşılığı üzerinden olmak üzere hesaplanan) (115.724,74 TL) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; davalı şirket ve müvekkili şirketin tarafları olduğu satım ilişkisinin ... tarihinde teklif formu iletilmesi ile başladığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında anlaşmanın Türk Lirası olarak sağlandığını, dava davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak kur farkı alacağının bulunduğu iddia ettiğinin ortada olduğunu, ticari ilişkilerde kur farkı talep edilebilmesi için tarafların sözleşme ile açıkça kur farkı ödeneceğinin belirlenmiş olması ya da aralarında bu konuda bir mutabakat bulunmasının gerektiğini, her ne kadar dosyada yer alan ilk sipariş mektubunun döviz üzerinden düzenlenmiş olsa da tek başına sipariş mektubunun döviz üzerinden düzenlenesinin kur farkı talep edilebilmesi için yeterli olmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporları arasındaki farkların uyuşmazlığın hukuki yorumunun farklı olabileceğini, yani davacının açık, net ve kesin bir döviz ve buna bağlı kur farkı alacağı olmadığını ortaya koyduğunu, davacı tarafın iddialarından birinin müvekkili şirketlerinin her ticari ilişki için düzenlendiği sipariş mektubunda yer alan mal bedelinin döviz cinsinden olması halinde fatura tarihindeki ... döviz alış kuru esas alınacaktır ifadesinin kur farkı talep edilebileceği anlamına geldiği yönünde olduğunu, tüm bu nedenlerle tehiri icralı olarak kabulü ile açılmış veya açılacak olan icra takibinin yargılama sonuna kadar durdurulması için tehiri icra kararı verilmesini, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde tüm yönüyle bozularak ortadan kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın ve tüm taleplerinin kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; yerel mahkeme ilamının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan davalının dayanaksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etimştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, kur farkı faturasından kaynaklı alacağına yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine yöneliktir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere, konusunda uzman bilirkişiden aldırılan hüküm kurmaya ve denetime elverişli nitelikte olduğu görülen rapordaki tespit ve değerlendirmelere, Yargıtay'ın bu konudaki uygulamalarında; taraflar arasında yapılan sipariş sözleşmelerinde mal bedelinin döviz üzerinden kararlaştırılması halinde faturaların VUK gereği TL üzerinden düzenlenmesi gerektiğinden yabancı para borcunun vade ya da fiili ödeme günündeki rayice göre TL üzerinden ödenmesinin istenebileceğinin kabul edilmiş olmasına (Y.19 HD. 2011/10616 Esas 2012/3453Karar, Y.19 HD. 2014/9196 Esas 2014/14267 Karar), somut olayda uyuşmazlık konusu faturaların hem davacı hem davalı taraf defterlerinde kayıtlı olmasına, davaya konu sipariş teklif formunda mal bedelinin döviz cinsinden olması halinde fatura tarihindeki... bankası döviz alış kurunun esas alınacağının düzenlenmiş olmasına, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalı yanın yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN istinafa konu edilen 26/03/2026 tarih ve 2025/60E - 2026/275K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davalının istinafı yönünden; Alınması gerekli olan 40.471,97-TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 10.117,99-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 30.353,98-TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve davalının yaptığı istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 6100 sayılı HMK'nın 361/1 Mad. uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 11/06/2026