T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/1124
KARAR NO: 2026/1245
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/02/2026
NUMARASI: 2024/956 E. - 2026/186 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 10/06/2026
KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/02/2026 tarih ve 2024/956 E - 2026/186 K kararına karşı süresi içinde davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;"Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...”, “...” marka ağır vasıta araçlarının yetkili servisi olarak bakım onarım işi yaptığını, davalı şirkete verilen hizmetlerden dolayı ticari ilişki olduğunu, söz konusu ilişki kapsamında davalıya faturalar düzenlendiğini ve cari hesap alacağı oluştuğunu, davalı tarafça borçların zamanında ödenmediğini, cari hesaptan doğan ve defterlere kayıtlı faturalı alacaklara ilişkin Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmesinin olumsuz sonuçlandığını bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ile davacı arasında uzun yıllara sari ticari ilişki olduğunu, cari hesap borcunu vadesinde ödediğini, davalı şirkete ait ... model aracın motor arızası ve onarımı için davacıya teslim edildiğini ve aracın bakımlarının yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, davacı şirket tarafından 7.10.2024 tarihinde aracın bakımlarının yapıldığını ve işin faturasının kesildiğini, fatura tutarının 706.507,66 TL olduğunu, bu faturanın vadesi ile ilgili olarak davacı ile sorunlar yaşandığını, ödeme konusunda uzlaşmaya varılmaya çalışılırken bakımı yapılan aracın davalıya teslim edilmediğini, daha sonra davacı taraf haksız ve mesnetsiz şekilde icra takibi başlattığını, aracın teslim edilmemesi nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının cari hesaptan kaynaklanan hiçbir borcu olmadığını, taraflar arasında faturaların ödenmesi konusunda teamül oluştuğunu, fatura bedellerinin sürekli olarak 60 gün vade ile ödendiğini, bu hususun ticari teamül haline geldiğini, davacının başlatmış olduğu takip tarihi itibariyle borcun muaccel olmadığını, davacının rehin hakkı sahibi olmamasına rağmen aracı teslim etmeyerek davalıyı zarara uğrattığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına " talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkeme kararında; "...Somut olayda, taraf defterleri incelenmiştir. Anılan bilirkişi raporları uyarınca her iki tarafın ticari defter kayıtlarında da cari hesaba konu faturaların kayıtlı olduğu ve davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 1.020.942,33 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, takip tarihinden sonra bir takım ödemelerin bulunduğu ve dava tarihi itibariyle 791.675,91 TL alacaklı olduğu bu hususun her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtlarla sabit olduğu ve davacının bu miktar asıl alacak yönünden itirazın iptali istemi ile dava açtığı, dava tarihinden sonra davalının davacıya 791.675,91 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça fatura bedellerinin 60 gün vade ile ödenmesi yönünde taraflar arasında ticari teamül bulunduğu iddia edilmiş olup dosya kapsamı itibariyle bu hususu ispata elverişli delil ibraz edilmediği dikkate alınarak mahkememizce davalı taraf bu hususu ispat yükü altında olduğundan davalı tarafa yemin delilinin hatırlatıldığı davalı tarafın yemin deliline başvurduğu ve davacı tarafça usulüne uygun yemin eda edildiği anlaşılmakla davalının 60 gün vade yönündeki ticari teamül idddiasına itibar edilmeyerek ve davadan sonra davalı tarafından yapılan 791.675,91 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği dikkate alınarak davanın kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasında davalı borçlunun 791.675,91-TL asıl alacak tutarı yönünden yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına, davalının dava tarihinden sonra yapmış olduğu 791.675,91-TL'lik ödemenin icra müdürlüğünce infazda dikkate alınmasına, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca asıl alacak miktarının %20'si tutarında, (158.335,18-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,..." şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı taraf ile müvekkili şirket arasında yıllara sarih bir ticari ilişkinin mevcut olup müvekkilinin, ... marka aracının tadilat ve tamirat işlerini davacı nezdinde yaptırdığını ve işbu hizmet karşılığı çıkan ücretleri vadeler halinde ödediğini, somut olayda, müvekkilinin yine kendilerine ait aracı davacının bünyesinde yaptırmak istediğini ve bunun sonucu olarak da müvekkiline 1.020. 942,33-TL fatura kesildiğini, müvekkilinin ise, faturaya itiraz etmediğini, defterlerine işlediğini ve vadesi geldiğinde ödeyeceğini bildirdiğini, ancak davalı tarafın sırf kötü niyetle, henüz faturanın ödeme vadesi gelmemiş olmasına rağmen anılan fatura alacağını Kayseri Genel İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğunu, müvekkili şirketin ise, taraflar arasındaki ticari teamül neticesi oluşan vadenin henüz dolmamış olması ve bu nedenle alacağın muaccel hale gelmemiş olması nedeniyle borca itiraz ettiğini, akabinde itirazın iptali dosyası açıldığını, ancak hem itirazın iptali davası açılmadan, hem de davanın açılması ile birlikte müvekkilinin, vadesi gelen alacaklarını ödediğini ve davacı tarafa hiçbir borcu kalmadığını, müvekkili ile davacı arasında faturaların ödenmesi konusunda ticari teamülün oluşmuş olup yerel mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, açılan davanın, fatura bedelinin ödenmiş olması nedeniyle konusuz kalmış olmasına rağmen davanın kabulü kararı verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş olmasının da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurularının kabulü ile Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/956 Esas sayılı dosyası ile verilen kararın kaldırılmasına, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde; Davalı-borçlunun istinafa yönelik itirazlarının reddi ile usul-yasa, hak-hakkaniyete uygun olarak tesis edilen Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/956 esas, 2026/186 karar sayılı kararının onanmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dava, tarafları arasındaki eser sözleşmesi gereği davacı satıcının cari hesaptan kaynaklı bakiye alacağının tahsili amacıyla davalı alıcı aleyhine başlattığı takibe vaki itirazın iptalidir. Davanın dayandığı temel ilişki eser sözleşmesidir.
Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine 28.10.2024 tarihinde 1.020.942,11 TL asıl alacak ile 11.412,17 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.032.354,28 TL üzerinden ilamsız takip başlatıldığı takip dayanağı olarak " faturalardan doğan cari hesap alacağı 1.020.942,11 TL" olarak gösterildiği davalı tarafça takibe dayanak yapılan cari hesap alacağındaki meblağların henüz vadesi gelmediğinden muaccel olmadığı belirtilerek takibe konu 1.020.942,11 TL tutarındaki asıl alacağa, 11.412,17 TL tutarındaki işlemiş faiz alacağına, takip dayanağına, vade farklarına, işlemiş faize, geçmiş gün faizine, vekalet ücretine vs. alacak kalemlerinden kaynaklanan feriler ile masraflara itiraz edildiği görülmüştür.
Davalı, davacı arasında uzun yıllara sari ticari ilişki olduğunu,davacı taraf ile yapılan işler için düzenlenen fatura bedellerinin sürekli olarak 60 gün vade ile ödendiğini ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin en başından beri bu şekilde geliştiğini cari hesap borcunu vadesinde ödediğini, davalı şirkete ait ... model aracın motor arızası ve onarımı için davacıya teslim edildiğini ve aracın bakımlarının yapılması hususunda anlaşmaya varıldığını, davacı şirket tarafından 7.10.2024 tarihinde aracın bakımlarının yapıldığını ve işin faturasının kesildiğini, fatura tutarının 706.507,66 TL olduğunu, bu faturanın ödeme vadesi ile ilgili birtakım problemler yaşandığını; ödeme konusunda bir uzlaşmaya varılmaya çalışılırken davacı tarafından müvekkile ait olan ve bakımı yapılan aracın kendilerine teslim edilmediğini, bunun üzerine Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığına Hizmet Sebebiyle Güveni Kötüye Kullanma suçundan dolayı suç duyurusunda bulunduklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalıya ait ... model aracın 07.10.2024 tarihinde tamir edildiği bu araca ait onarım tutarının 706.507,66 TL olduğu aracın onarım bedelinin takip tarihi itibariyle ödenmediği, aracın davacı tarafça 19.12.2024 tarihinde davalıya teslim edildiği, davalı ve davacı tarafın şirketin ticari kayıtlarına göre aracın onarıldığı 07.10.2024 tarihi itibariyle davalının davacıya 1.124.700,47 TL, takip tarihi itibariyle 1.020.942,33 TL dava tarihi itibariyle 791.675,91 TL borcunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında davacı tarafından davalıya ait araçların bakım ve onarımının yapıldığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık taraflar arasında bakım ve onarım yapılan araçlara ilişkin olarak düzenlenen faturaların ödenmesi için taraflar arasında 60 günlük vade kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda ispat külfeti davalı şirkette olup davalı şirket davacı ile aralarında ödeme yapılması hususunda 60 günlük vade belirlendiğini yazılı kesin deliller ile ispat külfeti altındadır. Davalı dosyaya bu yönde yazılı kesin deliller sunmamış olup davacının mahkeme huzurunda usulüne uygun şekilde yemin eda ettiği görülmüştür. Davacı 1.020.942,33 TL takibe konu etmiş ise de takip tarihi sonrası fakat dava tarihi öncesi yapılan ödemeleri düşerek 791.675,91 TL üzerinden eldeki davayı açmıştır. Davalının bu miktarda davacıya borçlu olduğu dosya kapsamındaki delillerle sabit olup dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınacağı hususu birlikte değerlendirildiğinde mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun görülmüştür.
Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı olup faturaya dayanmaktadır. Taraflar arasında yapılan işin miktar ve tutarına bir itiraz bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık esasen vadeye ilişkin olup davalı borcunu bilmektedir. Bu anlamda somut olayda takibe konu alacak yargılamayı gerektirmeyip likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi yerinde görülmüştür.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davalının yukarıda yazılı istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/02/2026 tarih ve 2024/956 E - 2026/186 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli olan 54.079,38-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 13.519,85 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 40.559,53 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/06/2026