T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2026/804
KARAR NO: 2026/936
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 12/02/2026
ESAS NO: 2024/1005
KARAR NO: 2026/161
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:06/05/2026
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/02/2026 tarih ve 2024/1005 Esas 2026/161 Karar sayılı ilamına karşı ,davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili kooperatif ile davalı arasında Kayseri ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ...-...-...-... parsel ile ... ada ... parsel numaralı arsaların (kat karşılığı inşaat sözleşmesine aracılık edilmesi konusunda) %50 kat karşılığı anlaşması için hizmet bedeli olarak 150.000 TL ödenmesi konusunda anlaşma yapıldığını, davalıya 150.000 TL ödeme yapıldığını, davalı tarafça daha sonra 150.000 TL tutarında daha avans istendiğini ve davacı tarafça bu tutarın da ödendiğini; toplam ödemenin 300.000 TL olduğunu; taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre anlaşma sağlanamadığı takdirde ödenen bedelin geri iade edileceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin yerine getirilmediğini, davalının iade etmesi gereken bedeli iade etmediğini, davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı her ne kadar borcunun olmadığını belirtse de sözleşme ve davalının avansı aldığına ilişkin imzalı belgenin dosyaya sunulduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:
Davacı talebinin haksız ve kabul edilemez olduğunu, davalının 09.06.2023 tarihinde 150.000-TL gönderildiğini, bu tutarın sözleşmenin gereklerinin yerine getirilmesi için gönderildiğini; ikinci ödemenin 21.07.2023 tarihinde 150.000 TL olarak gönderildiğini, bu ödemenin iade sözleşmesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını; davalının gönderdiği bedelin sözleşmenin yerine getirildiğinin ispatı olduğunu; davalının haksız sebepsiz zenginleşmesi olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "... davacı iş sahibi kooperatif, davalı aracı şirket ile arasında, müteahhit ile KKİS imzalanması maksadıyla, aracılık sözleşmesi yapılması için anlaşıldığını, ancak sözleşmedeki sürelere rağmen KKİS imzalanmadığını ve aracılık işleminin ifa edilmediğini, bu nedenle ödediği bedellerin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereği iadesini, bu hususta başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf, sözleşmenin ifa edildiğini, nitekim davacının sözleşmede belirtilen peşin bedel dışında 2. ödemeyi de yaptığını dolayısıyla bu ödemenin ifayı gösteren bir emare olduğunu beyan etmiş, ödeme izahında da hizmet bedeli yazdığını ifade etmiştir. Davalı davayı kabul etmemiş ayrıca faiz hususunda temerrüt oluşmadığını ve işlemiş faizin istenemeyeceğini savunmuştur. Somut olayda taraflar arasında adi yazılı aracılık sözleşmesinin mevcudiyeti çekişme konusu değildir. Çekişme, sözleşmenin ifa edilip edilmediği, davacının sebepsiz zenginleşme iddiası, 2. gönderilen 150.000,00-TL paranın niteliği, bu paranın gönderilmiş olmasının ifanın kabulü mahiyetinde olup olmadığı, bu bedellerin iadesinin istenip istenemeyeceği ve istenecek ise faiz başlangıç tarihleridir. Sözleşme metni incelendiğinde, KKİS imzalanmasına aracılık edileceği, 150.000TL'nin ödeneceği, nihai ifa tarihi olan 27/06/2023 tarihine kadar sözleşme ifa edilmez ise bu paranın 10/07/2023 tarihinde iade edileceği konusunda anlaşılmıştır. Sözleşmenin ifa edildiği hususunda ispat yükü davalıdadır. İspat ise KKİS'nin varlığı ile olacaktır. Davalı taraf imzalanmış bir KKİS ibraz edememiştir. Ayrıca davalının ifa durumunda fatura keseceği de belirtilmiş ancak fatura kesilmediği de görülmüştür. Delil dilekçesi ekinde yer alan animasyon resimler ve kooperatif ile bir şirket unvanının yer aldığı tabela altında çekilmiş şahıs fotoğrafları ifanın varlığına delil değildir. Bu bakımdan davalı taraf sözleşmenin ifasına dair vakıaları HMK 190 maddesi gereğince ispat edemediği görülmüştür. Davacının sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklı alacak ve sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talepleri incelendiğinde; sözleşme metninde -yukarıda izah edildiği üzere- davalının ifa tarihi açıkça 10/07/2023 şeklinde belirtilmiştir. Bu tarih, davalının ifa etmemesi nedeniyle temerrüte düştüğü tarihtir. Bu bakımdan peşin olarak sözleşme gereği ödenen 150.000,00-TL bedele 10/07/2023 tarihinden itibaren faiz işletilerek takip tarihine kadar; 22.709,59-TL işlemiş faiz alacağının varlığı kabul edilmiştir. Sebepsiz zenginleşme gereği iade talebi sözleşme ayakta olduğundan yerinde görülmemiştir. Davacı 2. olarak 150.000,00TL hizmet bedeli adı altında bir parayı da 21.07.2023 tarihinde davalıya gönderilmiştir. {Davalı bu bedelin gönderilmesinin ifayı ispat ettiğini beyan etse de bu hususun kabulü mümkün değildir. İspat için KKİS ibrazı gerekir. Nitekim davalın sözleşmedeki edimi KKİS imzalanmasını sağlamaktır.} Bu gönderilen bedel ifa gerçekleşmediğinden sebepsiz zenginleşme bakımından istenebilir kabul edilmiş ve gönderim tarihi olan 21/07/2023 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir ve takip tarihine kadar 22.265,75 TL işlemiş faiz hesaplanmıştır. Neticede ifa ispat edilemediğinden davacının ilk gönderdiği bedelin sözleşme gereği davacıya iadesi gerektiği; 2. gönderilen bedelin ise sebepsiz zenginleşme gereği davacıya iadesi gerektiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak miktarı likit olduğundan ve sair kanuni şartlar da sağlandığından icra inkar tazminatının kabulüne karar vermek gerekmiş, hüküm tesis edilmiştir. 1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, -150.000,00-TL asıl alacak, 22.709,59-TL işlemiş faiz ile 150.000,00-TL asıl alacak, 22.265,75-TL işlemiş faiz üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacının icra inkar tazminatının kabulü ile, asıl alacağın (300.000,00-TL) %20'si tutarında olmak üzere 60.000,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; mahkemece tesis edilen hükmün eksik incelemeye dayalı olduğunu, sunulan delillerin hatalı değerlendirilmesi ve hukuki dinlenilme hakkının açıkça ihlali neticesinde kurulduğunu, tanıklarının dinlenmeden hüküm kurulduğunu, çelişkili davranış yasağının davacının iade tarihinden sonra yaptığı ikinci ödemenin ifanın en büyük delil olduğunu, ... inşaat sözleşmesi ve proje sunumlarının ifayı ispatlar nitelikte olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faizin türü ve başlangıç tarihlerine ilişkin itirazlarının olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını davanın hukuka aykırı olması hasebiyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda;
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; davcının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarına, davalının cevap dilekçesindeki savunmalarına, toplanan delillere, konusunda uzman bilirkişiden aldırılan bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere, davalının davacı ile aralarındaki sözleşmeden doğan edimini ifa ettiğini yasal delillerle ispatlayamamış olmasına, ilk derece mahkemenin somut olaya yönelik kanıtları takdirinde ve hukuki ilişkiyi nitelendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, istinaf edilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere göre davalı taraf vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı vekilinin söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 12/02/2026 tarih ve 2024/1005E. - 2026/161K. sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden Davalıdan alınması gereken 23.565,26-TL istinaf karar harcından peşin alınan 5.892-TL nin mahsubu ile eksik kalan 17.673,26 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve yaptığı istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, HMK'nın 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 30/04/2026