Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Sarıoğlan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 30/01/2019 tarih ve 2019/16 Esas sayılı iddianamesiyle özetle:" sanığın müştekinin evini işgal ederek kullanılmasını engellemek suretiyle Hakkı Olmayan Yere Tecavüz Etme suçunu işlediği iddia edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 154/1, 53 ve CMK'nın 325. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
SAVUNMA
Sanık M.. K...'nın 23/05/2019 tarihli celsede mahkememiz huzurunda alınan savunmasında; davaya konu yer bize babamızdan miras kaldı, ancak ağabeyim A..K... tapusunu üstüne aldı, ağabeyim öldükten sonra orası yengem H.. K... ve bize kaldı, hepimiz hissedarız, kız kardeşlerim hisselerini bana veriyor, H.. K... 5 yıldır hiç gelmedi, ev yıkık dökük haldeydi, yaklaşık 80000,00 TL masraf yaparak orayı kullanılabilir hale getirdim, istediği zaman gelip oturabilir, biz zaten 40 - 50 sene birlikte yaşadık, karşı taraf şikayetten vazgeçerse kabul ederim, karşı tarafın hiç bir maddi zararı yoktur, karşı tarafın maddi zararı varsa gidermek istemem, tarla istiyorsa tarla verelim, Kocaeli/İznik'te ki evi veriyoruz kabul etmiyor, diğer kız kardeşlerimde bana verdiler ancak aramızda resmi bir şey yok, ben ev yıkılıyor diye tadilatını yaptırdım, ağabeyimin hatırası kalsın diye bende 9 ay burada kalacağım, İznik'ten eşyalarımızı ağabeyim ölmeden önce beraber getirdik, benim orada oturduğumdan haberi var, ağabeyimin zamanında beraber oturduk, ağabeyim ölünce biz rahatsız etmeyelim diye ve emekli olmadığım için Ankara'ya gitmiştik ancak 5 senedir evde oturulmadığı ve bakım yapılmadığı için bende bakım yaptırıp oturmak istedim, dedi.
Sanığın önceki savunması okundu çelişki üzerine soruldu: hazırlık aşamasında 25000,00TL dememin sebebi daha o zamanlar ilk başlarıydı daha sonra toplamda 80000,00 TL harcama yapıldı dediği,
Sanık M.. K...'nın 28/06/2019 tarihli celsede mahkememiz huzurunda alınan savunmasında: ben savunma dilekçemi verdim, beraatime karar verilmesini talep ediyorum, yengem H.. K... abim A..K... öldükten sonra sizinle hiç bir ilişkim kalmadı demiştir, A..K...'nın malı A..'nin benim malım benim demiştir, davaya konu yerde hala ben oturmaktayım, ben savunma dilekçemi verdim, aynen tekrar ederim dediği,
Sanık M.. K...'nın 25/09/2019 tarihli celsede mahkememiz huzurunda alınan savunmasında: bilirkişi raporuna diyeceğim bir şey yoktur, evet ben evde oturuyorum, bilirkişi raporuna beyanda bulunmak için süre talep etmiyorum, ben A..K...'nın hissedarıyım, H.. K...'nın hissesi olduğu kadar benimde hissem vardır halende evde oturuyorum, herhangi bir zarar gideriminde bulunmadım, ancak ben eve masraf yaptım 80000,00 - 100000,00 TL dediği,
KATILAN BEYANI:
Katılan H.. K...'nın Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesince alınan beyanında; Benim hazırlık aşamasında verdiğim ifademde doğru ve geçerlidir. Benim Kayseri Gömürgen de evim vardır, ben kayseri merkezde oturuyorum, ancak yazları Gömürgen deki evime giderim, bu ev ölen eşimle bana aittir, bu evde kimsenin hakkı yoktur, sanık benim eşimin kardeşidir, olay tarihinde benden habersiz eve girmiş oturmuş, kendi evi gibi kullanmış, köydekiler bana haber verdi. Hala da oturmaktadır, evime zarar vermiş, evdeki zarar ne kadar bilmiyorum ancak daha sonra evdeki zararı esas mahkemesine avukatım aracılığıyla dilekçeyle bildireceğim, sanıktan şikayetçiyim, suçtan doğmuş maddi zararım vardır, davaya katılmak istiyorum dediği,
DELİLLER:
1-Tanık Beyanları;
Tanık Vahap ÖZER'in mahkememiz huzurunda alınan beyanında: davaya konu yeri A..K... yaptıdı, ben onu biliyorum, M.. K... ile ortakmı değilmi bilmiyorum, ikisinin kardeş olduğunu biliyorum, şu an evde M.. K... oturuyor, A..K... öldükten sonra pek gelen gien olmadı, M.. K... 2-3 senedir gelip gidiyor, tamirat yaptırdı, başka gelen giden yok, benim bütün bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim vardır dediği,
Tanık Ahmet ÖZER'in mahkememiz huzurunda alınan beyanında: ben Ankara'daydım, A..K... beni çağırdı o evin boyasını ve sıvasını yaptım, o evi A..K...'nın yaptırdığını biliyorum çünkü ben paramı ondan aldım, şuan orada M.. K... eşiyle birlikte oturuyor, başka gelen giden yok, benim bütün bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim vardır, dediği,
Tanık Fatma K...'nın mahkememiz huzurunda alınan beyanında; davaya konu yer babamdan bize miras kaldı sonrasında ağabeyim A..K... tapusunu üzerine aldı ancak ev yeni yapılırken babam 30 kadar koyunu vardı onu sattı parasını verdi, M.. K... da eşinin kolunda olan bileziği verdi, ölün abimde para kattı ancak biz kız evlatlar olarak para katmadık ev o şekilde yapıldı, ağabeyim öldükten sonra yaklaşık 10 sene oturdu, gitti geldi, ancak son 5 yıldır hiç bakmamış oturmamış, elektrikçi geldi, 5 yıldır burası hiç açılmıyordu dedi, şuan evde oturan sanık M.. K...'dır H.. K... illa evin anahtırını istiyor, kardeşim M.. K... yaklaşık 70.000,00 - 80.000,00 TL para harcadı katılanda gelsin otursun, A..K...'nın çoluğu çocuğu yoktu, anne baba da yok, bizimde hakkımız var ancak biz iki oğlana kalsın dedik o zamanda sahip çıkmadık, benim bütün bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur dediği,
Tanık Fatma OĞUZ'un Körfez 2. Asliye Ceza Mahkemesince alınan beyanında: Babamdan kalma köyde bir arsa vardı. Kardeşlerim M.. K... ve A..K... bu arsanın üzerine babaları ile birlikte ev yaptılar. Tapu ise kardeşim A.. adına çıkmıştı. Burayı kardeşim M..'te kullanınca vefat eden kardeşim A..'nin eşi H.. şikayette bulundu. Bu yer gerçekte her iki kardeşin birlikte yaptığı bir yerdir. 5-6 yıldır kullanılmadığı için harabe haldeydi. Tamiratını sanık kardeşim M.. K... yaptı. Bilgim ve görgüm bundan ibarettir dediği anlaşılmıştır.
2-Uzlaşmama Raporu
3-Yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu
4-Tapu Kaydı ve Dosya içerisinde bulunan tüm belge ve tutanaklar
İLK DERECE MAHKEMESİNİN DELİLLERİ DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇESİ:
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde , davaya konu yerin katılanın eşinin üzerine kayıtlı olduğu , katılanın eşi A..K...'nın vefat ettiği, sanığın A..K...'nın mirasçısı olduğu, aynı evde katılanın da hak sahibi olduğu , sanığın davaya konu evi eşiyle birlikte kullandığı, evin tamamında tasarruf ettiği bilirkişi raporundan, tanık, katılan beyanı, keşif tutanağı ve sanık ikrarından anlaşılmıştır.
Tarafların davaya konu yerde el birliği mülkiyeti ile hak sahibi olduğu, ortaklardan birinin diğer ortağın tasarruf etmesini engellemesi veya taşınmazın tamamını kullanması halinde TCK.nun 154/1. madde ve fıkrasındaki suçun oluşacağı fiili taksim olmadığı katılanın da hak sahibi olduğu, sanığın taşınmazın tamamını kullanarak tecavüz ettiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılarak cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNNİ HÜKMÜ:
Sanığın TCK nun 154/1, 62, 50/1-a, 52/2 maddeleri uyarınca sonuç olarak 5 ay hapisten çevrili 3.000,00 TL APC ve 80,00 TL APC.
İSTİNAF BAŞVURUSU:
Sanık 26/09/2019 havale tarihli gerekçeli istinaf dilekçesinde özetle; "Suça konu evde kendisinin de hisse sahibi olduğunu ve katılanın bu evden kullanılmasını engellemediğini, verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak beraatine karar verilmesini talep ederek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Her ne kadar mahkemenin gerekçesinde; "tarafların davaya konu yerde el birliği mülkiyeti ile hak sahibi olduğu, ortaklardan birinin diğer ortağın tasarruf etmesini engellemesi veya taşınmazın tamamını kullanması halinde TCK.nun 154/1. madde ve fıkrasındaki suçun oluşacağı, fiili taksim olmadığı, katılanın da hak sahibi olduğu, sanığın taşınmazın tamamını kullanarak tecavüz ettiği anlaşılmakla sanığın üzerine atılı suçu işlediği kanaatine varılarak" cezalandırılması yoluna gidilmiş ve sanık soruşturma evresinde vermiş olduğu beyanında suça konu yer ile ilgili dava açıldığını ve suça konu yerin ağabeyine verildiğini beyan etmiş, bu yönde bir dava var ise sonucunun beklenilmesi gerekmekte ise de, UYAP üzerinden yapılan incelemede taraflar arasında sadece Sarıoğlan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/47 esas ve 2016/200 karar sayılı ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu dosyaya konulan UYAP raporundan anlaşılmakla bu yönde bozma yapılmamıştır.
Dosyada mevcut tapu kaydı ve Sarıoğlan Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/47 esas ve 2016/200 karar sayılı ortaklığın giderilmesine dair kararı dikkate alındığında, katılan ve sanığın içinde ev ve ahır bulunan taşınmazda elbirliği ile mülkiyet hakkına sahip oldukları, fiili taksimin yapılmadığı, sanığın baştan itibaren tüm savunmalarında, kendisinin katılanın eve gelip oturmaması nedeniyle evin tadilatını yaptırıp yazları oturduğunu beyan edip, katılanın da gelip evde oturabileceğini beyan ettiği, dinlenen tüm tanık ve katılanın beyanlarında, evin katılan taraf tarafından kullanılmak istenip de kullanımının sanığın engellediğine dair bir beyanlarının ve iddialarının bulunmadığı, sanığın evin tamamını kullanması ise eve fiili olarak girildiğinde doğal olarak her tarafının kullanılacağı, kaldı ki taşınmazda yıkık ahırın da bulunduğu ve burasının sanık tarafından kullanılmadığı, katılanın bu yeri her zaman kullanabileceği nazara alındığında, atılı suçun yasal unsurları oluşmadığından sanığın CMK nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;)
1-Sanık M.. K...'nın üzerine atılı Hakkı Olmayan Yere Tecavüz suçundan mahkumiyetine ilişkin Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/20 Esas, 2019/244 Karar sayılı hükmünün kaldırılarak, sanığın üzerine atılı Hakkı Olmayan Yere Tecavüz suçunda atılı eylemin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle CMK 223/2-a maddesi uyarınca sanığın BERAATİNE, CMK 280/1-a ve 303/1-a maddelerine istinaden hükümdeki hukuka aykırılığın bu şekilde düzeltilmesine,
2-Yargılama giderlerinin hazine üzerine bırakılmasına, mahkemenin kararında düzeltilen bu hususlar dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakla, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca istinafa konu karardaki hukuka aykırılığın bu şekilde DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına, bir örneğinin sanık, katılan ve vekiline tebliğine,
Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanık ve katılan ile vekili yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren on beş gün içerisinde, hükme karşı, hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere olmak üzere, 20/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)