(5271 S. K. m. 231, 266, 280) (5237 S. K. m. 51, 53, 158)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Sanık Ş..T... Hakkında Dolandırıcılık Suçundan verilen Mahkumiyet Kararına Yönelik Sanığın İstinaf Talebi Yönünden;
Sanık hakkında mahkumiyetine karar verilen Dolandırıcılık suçuna yönelik olarak sanığın süresi içerisinde 26.09.2019 tarihinde süre tutum dilekçesi verdikten sonra 30.09.2019 havale tarihli dilekçesi ile "Mahkemeniz nezdinde görülen davada 8 yıl hapis cezası aldım. Verilen bu cezanın onaylanmasını ve tarafıma müddetnamenin tebliği edilmesini talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunarak CMK nun 266/1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunda bulunmaktan vazgeçtiği, 25.11.2019 tarihli dilekçesi ile 7 günlük süre geçtikten sonra yeniden istinaf talebinde bulunduğu, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre (Örneğin Yargıtay 10 Ceza Dairesinin 17.10.2019 tarih 2019/3845-6464 esas karar sayılı içtihadı) vazgeçmeden vazgeçme mümkün olmadığından bu sanıkla ilgili istinaf başvurusunun CMK nun 266/1 maddesi gereğince İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Sanık A..D.. Hakkında Verilen Beraat Kararına Yönelik C. Savcısının Suçun Oluştuğuna Dair İstinaf Talebi Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşıldığından İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
3-Sanık A..A.. Hakkında Verilen Mahkumiyete Yönelik Olarak Sanık ve Müdafinin İstinaf Başvurusunun İncelenmesi Sonucu;
a)Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş ancak, aşağıda gerekçesi açıklanacağı üzere sanık E..A.. hakkında TCK nun 39. Maddesinin uygulanması nedeniyle TCK nun 158/3-1. Cümlesinin uygulanmaması yerinde ise de; mahkemece eylemin 3 kişi tarafından birlikte gerçekleştirildiği kabul olunmasına rağmen sanık hakkında TCK nun 158/3-1.cümlesine göre cezasından arttırım yapılmasının düşünülmemesi ve ayrıca sanığın denetim süresi içerisinde yeniden suç işlemesi nedeniyle Sivas 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/138 esas ve 2017/130 karar sayılı ilamı ile ilgili hükmün açıklanması için ihbarda bulunulmaması kararın kesinleşmesinden sonra her zaman gözetilebileceği eleştiri konusu yapılarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
b)Sanık hakkında hükmedilen ceza miktarına göre kaçma ihtimalinin bulunması dikkate alınarak, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı anlaşıldığından sanığın TUTUKLULUK HALİNİN CMK NUN 100 VE DEVAMI MADDELERİ UYARINCA DEVAMINA, Söz konusu tutukluluk halinin devamına ilişkin karara karşı Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi nezdinde itirazın açık olduğunun sanığa ihtarına(ihtarat yapılamadı),
4-Sanık E..A.. hakkında Dolandırıcılık Suçundan Verilen Mahkumiyete Yönelik Olarak Sanık Tarafından Yapılan İstinaf Başvurusunun İncelenmesi Sonucu;
İddia, savunma, katılan beyanları, Katılanların oğlu B.. Aydın hakkında tanzim edilen engelli sağlık kurulu raporları ve tıbbi belgeler, TC Ziraat Bankası cevabi yazıları, tapu senedi, dekontlar, vergi tahsil alındıları, Cumhuriyet Savcısı'nın esas hakkındaki mütalaası ve tüm dosya kapsamına göre;
Karı koca olan katılanlar A.. ve Ö..'in 17/02/2019 tarihinde vefat eden müşterek çocukları B..'ın suç tarihi itibariyle yaklaşık 15 yıldır beynindeki lezyon nedeniyle tedavi gördüğü ve 1 yıldır da bu hastalığı nedeniyle yatağa bağımlı halde yaşadığı, katılanların çocuklarının tedavisi ile yoğun şekilde ilgilenmelerine rağmen B..'ın hastalığının iyileşmeyerek ilerlediği, katılanların bu hususta çaresiz kaldıkları, katılanların 30 yıldır komşuları olan sanık A..'ın B..'ın sözkonusu hastalığını katılan Ö..'den öğrendiği ve katılan Ö..'e "kendisinin de bir müddet önce iki büklüm ve yatalak olduğunu, alternatif tıp tedavileri uygulayan ve İstanbul'da bulunan ARTİN isimli bir papazın kendisini ayağa kaldırdığını, bu kişinin kesinlikle tedavide başarılı olacağını, ancak bu tedavinin masaflarının yaklaşık 200.000,00-250.000,00 TL civarında tutacağını" beyan ettiği, akabinde katılan Ö..'in sanık A..'ı ikametine götürerek eşi A.. ile de görüştürdüğü, sanık A..'ın katılanları kendisini Artin olarak tanıtan sanık Ş.. ile telefonda görüştürdüğü, katılanların çocuklarının hastalığı sebebiyle içinde bulundukları çaresizlik nedeniyle sanıklara güvendikleri ve bu şekilde kandırılan katılanların sanıklarca uygulanacak sözde tedaviyi kabul ettikleri ve tedavi sürecinde sanıkların yönlendirmesi ile çocuklarının tıbbi tedavisini devam ettirmedikleri, bu tedavi için farklı tarihlerde olmak üzere sanıklar A.. ve Ş..'e verilmek üzere elden 200.000,00 TL para verdikleri, sanıklara verdikleri bu paraları dosya kapsamında bulunan banka kayıtları ve tapu senedinden anlaşılacağı üzere 20/09/2017 ve 09/10/2017 tarihlerinde Ziraat Bankası'ndan çektikleri bireysel krediler ve 28/09/2017 tarihinde Klavuz Mahallesi 1737 ada 1 nolu parselde bulunan evlerini katılan A..'un kızkardeşi K.. A..'a satmak suretiyle elde ettikleri, katılanlar ile sanık Ş.. arasında sözde tedavi hususunda birden çok kez telefon görüşmesi yapıldığı, ancak tarafların yüz yüze hiç görüşmedikleri;
Yine sözde tedavi sürecinde sanık A..'ın oğlu sanık E..'ın da katılanların ikametine giderek katılan A..'a "babam sizin işler için şuan da İstanbul'da Artin'in yanında, beni emaneti almaya gönderdi, anacığım sizin işler için ben de ara sıra Artin'e yardım etmek için İstanbul'a gidiyorum, çoluk çocuğumdan ayrı kalıyorum, fedakarlık yapıyorum, bütün bunları B..'ın iyileşmesi için yapıyorum" şeklinde beyanda bulunarak sanıklar A.. ve Ş..'e götürmek üzere katılandan 5.000 TL aldığı, bu kapsamda sanık Ş.. (Artin) tarafından hazırlandığını söyleyerek B..'a içirmeleri için katılanlara okunmuş su da getirdiğinden bahisle sanık TCK nun 37. Maddesi uyarınca asli fail kabul edilmiş ise de; katılanların ve diğer sanıklar A.. ve Ş..'in beyanlarında sanığın suçta, katılanların ikna edilme sürecinde rol almadığı, katılanların sanıklar tarafından ikna edilmesinden sonra evlerine gelip okunmuş su getirmesi ve parayı alıp babası olan sanık A..'a götürmesi şeklindeki bu eyleminin TCK nun 39/2-c maddesinde belirtilen suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunmak suretiyle dolandırıcılığa yardım etme suçunu oluşturduğu, sanıkların katılanların zararlarını gidermedikleri, mahkemece sanıkların birlikte suç işlediklerinin kabul edilmesine rağmen diğer sanıklardan daha az ceza verilmesi istinaf edenin sıfatı nazara alınarak aleyhe değerlendirilmeden sanık hakkındaki hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek;
"Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK'nun 158/1-a-b maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın kastının yoğunluğuna göre TAKDİREN VE TEŞDİDEN 4 YIL HAPİS VE 500 TAM GÜN KARŞILIĞI ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
"Sanığın eylemi yardım etme kapsamında kaldığından sanığa verilen cezadan TCK nun 39/2-c maddesi delaletiyle 39/1 maddesi uyarınca yarı oranda indirim yapılarak SANIĞIN 2 YIL HAPİS VE 250 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA"
Sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında verilen cezanın 5237 Sayılı TCK'nun 62.maddesi gereğince İNDİRİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
Sanığın ekonomik durumu ve diğer şahsi halleri dikkate alınarak 5237 Sayılı TCK’nun 52/2.maddesi gereğince 1 tam gün karşılığı takdir edilen (20,00) TL’nin belirlenen 500 tam sonuç gün ile çarpılması suretiyle (250x20=5.000,00 TL) sanığın NETİCETEN 2 YIL HAPİS VE 5.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın ekonomik durumu ve şahsi halleri dikkate alınarak sanık hakkında verilen adli para cezasının 5237 Sayılı TCK’nun 52/4.maddesi gereğince birer ay ara ile takdiren 24 eşit taksitte sanıktan tahsiline, taksitlerden birisinin süresinde ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının bir defada tahsiline,
Sanığın katılanların zararlarını gidermemesi ve suçtan sonraki tutum ve davranışları nazara alınarak tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından sanık hakkında CMK nun 231/5 ve TCK nun 51. Maddelerinin uygulanmasına takdiren YER OLMADIĞINA,
Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan duruma göre sanık hakkında hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 Sayılı TCK'nun 53.maddesinin 1 ve 2.fıkraları ile 3.fıkrasının 1.cümlesinin UYGULANMASINA,"
İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
5-Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
6- Kararın sanıklar ve müdafiilerine dairemizce tebliğine,
Sanıklar ve katılanların yokluğunda, sanıklar Ş..T..., E..A.. ve A..D.. yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1-a-g maddesi uyarınca KESİN olarak, Sanık A..A.. hakkında verilen esastan red kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanık A.. ve müdafii yönünden kararın tebliğ tarihinden itibaren, on beş gün içerisinde, Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere 03/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)