Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-3-21 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 16-35/596-264
Karar Tarihi : 27.10.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Adem BİRCAN,
Şükran KODALAK
B. RAPORTÖRLER: Recep GÜNDÜZ, Çiğdem Gizem OKKAOĞLU,
Mesut MORGÜL
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Re’sen
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILANLAR : - Karma Yem Pazarında Faaliyet Gösteren Teşebbüsler
(1) E. DOSYA KONUSU: KDV oranında yapılan indirimin yem satış fiyatlarına
yansıtılmaması suretiyle 4054 sayılı Kanun’un ihlal edilip edilmediğinin tespiti.
(2) F. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulunun 30.03.2016 tarih ve 16-12/201-M sayılı
kararıyla, KDV oranında yapılan indirimin yem satış fiyatlarına yansıtılmaması suretiyle
4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) ihlal edilip
edilmediğinin tespiti amacıyla aynı Kanun’un 40. maddesinin birinci fıkrası uyarınca
önaraştırma başlatılmış, ilgili karar uyarınca düzenlenen ve Kurul’un 25.08.2016 tarih ve
16-29/488-Mİ sayılı kararı çerçevesinde yapılan ek çalışmayı da içeren 10.10.2016 tarih
ve 2016-3-21/ÖA sayılı Önaraştırma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) G. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; yem teslimine ilişkin KDV indirimi ve
istisnasını sağlayan düzenlemelerin ardından yaşanan fiyat artışları kapsamında,
haklarında önaraştırma yürütülen yem fabrika ve üreticileri arasında 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal eder nitelikte bir anlaşma bulgusuna ulaşılamadığı, Türkiye
yem pazarının arz ve talep özelliklerinin, uyumlu eylemin varlığını ve devamını
kolaylaştıran nitelikler ile örtüşmediği, ülkemizdeki farklı coğrafi bölgelerde olduğu gibi
aynı bölgedeki farklı iller arasında da yem grupları itibarıyla önemli fiyat farklılıklarına
rastlandığı, bu nedenle yem üretimi alanında faaliyet gösteren teşebbüsler hakkında
soruşturma açılmasına gerek olmadığı belirtilmiştir.
16-35/596-264
2/21
İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar
H.1.1. Karma Yem Piyasası ve İşleyişine İlişkin Genel Bilgiler1
(4) Yem, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanununda;
‘hayvanların ağız yoluyla beslenmesi amacıyla kullanılan işlenmiş, kısmen işlenmiş
veya işlenmemiş, yem katkı maddeleri dâhil her tür madde veya ürün olarak
tanımlanmaktadır. Yem sektörü ürünleri, kaba yem ve karma yem olarak iki ana gruba
ayrılmaktadır. Yem; birim ağırlığında hazmedilebilir besin maddeleri az ve selüloz oranı
yüksek ise kaba yem, tersi durumda ise karma yem olarak adlandırılır. Kaba yem
ülkemizde genel olarak çayır ve meralardan üretilen yeşil yemler, konserve sebze
meyve atıkları ve fabrika üretim atıkları olup geviş getiren hayvanların fizyolojisine
uygun ve karma yem sindirimini kolaylaştıran yemlerdir. Karma yem ise hayvanların çok
miktarda ve nitelikli ürün verebilmelerini sağlayan organik ve inorganik maddelerin
fabrika şartlarında belirli standartlara uygun olarak karıştırılması ile elde edilir2.
(5) Hayvanların beslenmesinde kaba ve karma yemin dengelenmesi, hayvansal ürünlerin
verim ve kalitesini artırmaktadır. Hayvansal rasyon, hayvanın özellikleri ve yetiştirilme
amacı göz önünde bulundurularak belirlenen bir günlük besin maddesi ihtiyacının içerik
ve miktarına ilişkin hesaplanan orandır. Hayvanın bu oran dikkate alınarak beslenmesi,
en doğru ve sağlıklı beslenme şekli olarak değerlendirilmektedir.
(6) Karma yemler, küçükbaş ve büyükbaş hayvanlar, kanatlı ve diğer kümes hayvanları, su
ürünleri, kürk hayvanları ve ev hayvanlarına uygun olarak üretilmektedir. Büyükbaş ve
küçükbaş hayvanlar için üretilen karma yemlerde tahıllar, yağlı tohum küspeleri,
hayvansal kökenli proteinler, değirmen artıkları (buğday kırığı, razmol, kepek, pirinç
kepeği), bira fabrika atıkları, selektör altı bakliyat (mercimek, bakla vb. kırıkları) ile katkı
maddeleri (vitaminler, mineraller, melas, tuz, mermer tozu, kireç taşı, ilaçlar)
kullanılmaktadır. Kanatlı hayvan yemleri üretiminde ise; tahıllar (arpa, buğday, çavdar),
yağlı tohum küspeleri (ayçiçeği küspesi, pamuk tohumu, soya, yerfıstığı ve fındık
küspeleri), hayvansal kökenli proteinler, enerji kaynakları (bitkisel yağlar) ile katkı
maddeleri kullanılmaktadır. Son yıllarda artmakta olan karma yem üretimi, bu süreçte
girdi olarak kullanılan bitkisel ürünlerin Türkiye’de yetiştirilmiyor olması nedeniyle
ithalata bağımlı durumdadır. Yem sanayinin ithal ettiği başlıca ürünler ise, soya
fasulyesi, mısır, soya küspesi, ayçiçeği tohumu küspesi, koza tohumu küspesi, etanol
artıkları (DDGS), balık unu, vitamin ve mineral gibi yem katkı maddeleridir. Mısır ve
mısır kepeği, arpa, soya, ayçiçeği küspesi gibi temel girdiler ve vitamin, mineral vb. yem
katkı ürünleri ithalatı 2011 yılında 1,88 milyar ABD Doları değere ulaşmıştır.
1 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı (GTHB), TÜRKİYE YEM SANAYİCİLERİ BİRLİĞİ (YEMBİR),
ERKOÇ YEM SANAYİ ve TİCARET LTD. ŞTİ. (ERKOÇ), İPEK YEM ve GIDA SANAYİ TİCARET A.Ş.
(İPEK), BALCILAR YEM SANAYİ ve TİCARET LTD.ŞTİ. (BALCILAR), TARİŞ YEMTA YEM
HAYVANCILIK SANAYİ ve TİCARET A.Ş. (TARİŞ), MATLI YEM SANAYİ ve TİCARET A.Ş. (MATLI),
ABALIOĞLU YEM-SOYA ve TEKSTİL SANAYİ A.Ş.’den (ABALIOĞLU) gelen bilgilerden ve
adresindeki İTO Sektör Raporu’ndan yararlanılmıştır. Erişim
Tarihi: 05.08.2016.
2 Kararın sonraki bölümlerinde incelemenin konusu ile uyumlu biçimde, “yem” ile “karma yem” birbirlerinin
yerine geçecek biçimde, aynı anlamda kullanılmıştır.
16-35/596-264
3/21
(7) Karma yem girdilerinde en önemli maliyet kalemi hammaddedir. Hammadde fiyatları;
dönemsel kuraklık, spekülatif hareketler ve ithalata bağımlılık nedeniyle dönemden
döneme farklılık arz etmektedir. Karma yem üretiminde kullanılan hammaddenin %50-
60’ı ithal edildiğinden, döviz kuru da karma yem fiyatının belirlenmesinde önemli bir
unsurdur. 2015 yılında ve 2016 yıllarından döviz kurunda meydana gelen yüksek
dalgalanmalar yem fiyatları üzerinde ciddi etkiler göstermiştir. Son dönemde işgücü
maliyetlerindeki artış da yem maliyetinde artışa neden olmuştur.
(8) Türkiye yem endüstrisinde yem bitkileri üretim alanı artış hızının yavaşlığı, üreticilerin
mali yetersizliklerinden ötürü kaba yeme yönelmesiyle hayvanların karma yem ile
beslenememesi, yem üreticilerinin AR-GE alanındaki eksiklikleri, üretici ve tüketicilerin
kuvvetli örgüt çatıları altında bir araya gelememesi gibi nedenler yem sektörünün
gelişmesini yavaşlatmıştır. Ancak son yıllarda karma yem üretiminde önemli gelişmeler
kaydedilmiştir. Devlet destekleri ile önemli yatırımlar yapılmış, üretim hacminde artış
gözlenmiş ve kalite standartları yükselmiştir. 2000 yılında 6,66 milyon ton olan karma
yem üretimi, 2011 yılında 13,16 milyon tona yükselmiştir. Ancak hayvansal üretimin
genellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerce yapılıyor olması, bu firmaların karma yem
maliyetlerini karşılamakta yaşadığı güçlükten ötürü verimin düşmesine neden
olmaktadır.
H.1.2. Yem Teslimi Konusunda Yapılan KDV Düzenlemeleri
(9) Karma yem tüketimi yaygınlaştırılarak hayvansal üretim verimliliğinin artırılması, yem
alım-satımının ve hayvancılık sektörüne ilişkin faaliyetlerin kayıt altına alınabilmesi ve
küçük ve orta ölçekli işletmelerin karlılıklarının artırılması amacıyla 01.01.2016 tarihinde
29580 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2015/8353 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla
yem teslimi üzerinden alınan %8 oranındaki KDV, %1’e indirilmiştir. Bu düzenlemenin
sonrasında 10.02.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6663 sayılı ‘’Gelir Vergisi
Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’’ ile 25.10.1984 tarih
ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13. maddesinin birinci fıkrasına eklenen
(ı) bendi3 gereğince maddede belirtilen yem çeşitleri vergiden istisna tutulmuştur.
Dolayısıyla söz konusu yem çeşitlerinin teslimi üzerinden alınan %8 oranındaki KDV’nin
01.01.2016 tarihinden sonra %1’e indirildiği, 10.02.2016 tarihi itibarıyla da tamamen
kaldırıldığı görülmektedir.
3 Madde 13: “Aşağıdaki teslim ve hizmetler vergiden müstesnadır… ı): Gıda, Tarım ve Hayvancılık
Bakanlığı tarafından tescil edilen gübreler ve gübre üreticilerine bu ürünlerin içeriğinde bulunan
hammaddelerin teslimi ile küspe (Türk Gümrük Tarife Cetvelinin 2303.10 tarife pozisyon numarasında
sınıflandırılan nişastacılık artıkları ve benzeri artıklar ile 2303.30.00.00.00 gümrük tarife istatistik pozisyon
numarasında sınıflandırılan biracılık ve damıtık içki sanayinin posa ve artıkları hariç), tam yağlı soya
(fullfat), kepek, razmol, balık unu, et unu, kemik unu, kan unu, tapyoka (manyok), sorgum ve her türlü
fenni karma yemler (kedi-köpek mamaları hariç), saman, yem şalgamı, hayvan pancarı, kök yemler, kuru
ot, yonca, fiğ, korunga, hasıl ve slajlık mısır, üçgül, yemlik lahana, yem bezelyesi ve benzeri hayvan
yemleri (yeşil ve kuru kaba yemler ve bunların pellet şeklinde veya mevsimsel ihtiyaçlara göre bir
bağlayıcı kullanılarak veya kullanılmadan işlem görmüş olanları dâhil) teslimi”
16-35/596-264
4/21
H.1.3. İlgili Ürün Pazarı
(10) İçeriğine ve kalitesine göre onlarca karma yem çeşidi bulunmakla birlikte, piyasadaki
karma yem dört ana gruba ayrılmaktadır: süt yemi, besi yemi, etlik piliç yemi ve yumurta
yemi. Hayvansal üretimde hangi yemin kullanılacağı hayvanların cinsine ve yetiştirilme
amacına göre belirlendiğinden, talep ikamesi bakımından değerlendirildiğinde yem satın
alan teşebbüsler için bu dört yem çeşidinin birbirine ikame olamayacağı
değerlendirilmektedir. Ancak bu dört çeşit karma yemin hammaddeleri büyük oranda
benzerlik gösterdiğinden ve üretim tesislerinde yüksek maliyetlere katlanmaya gerek
kalmadan üretilen yem tipi değiştirilebileceğinden, yem üreten teşebbüsler için arz
ikamesinden söz etmek mümkündür. Bu nedenle ilgili ürün pazarı “karma yem pazarı”
olarak belirlenmiştir.
H.1.4. İlgili Coğrafi Pazar
(11) Yem üretim pazarındaki rekabetçi parametreler yöresel ve ulusal seviyede değişikler
gösterebilmekle birlikte, kararın sonucuna etki etmeyeceğinden kesin bir ilgili coğrafi
pazar tanımı yapılmamıştır.
H.2. Önaraştırma Kapsamında Yapılan Yerinde İncelemeler
(12) Önaraştırma kapsamında Türkiye’nin dört farklı coğrafi bölgesinde MATLI, ABALIOĞLU,
TARİŞ, BALCILAR, İPEK, ERKOÇ ve YEMBİR’de yerinde incelemeler yapılmıştır.
Yapılan yerinde incelemelerde teşebbüslerin KDV indirimini ortak bir iradeyle yem
fiyatlarına yansıtmadığını gösterir herhangi bir belge veya bulguya rastlanmamıştır. Söz
konusu yerinde incelemelerin akabinde teşebbüslerden, KDV indiriminin karma yem
fiyatlarına etkileri ve bu etkilerin gerekçelerine ilişkin görüşleri hakkında bilgi talep
edilmiştir.
(13) İPEK’te (Gaziantep) 28.07.2016 tarihinde yapılan yerinde incelemeler sırasında talep
edilen bilgilere istinaden gelen cevabi yazıda aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
‘‘…KDV'deki düşüş fiyatlara yansıtılmıştır ve bu indirimin fiyatlara etkisi yaklaşık 2
ay süreyle korunabilmiştir. Ancak, özellikle ithalat bağımlı hammaddeler ve kepek
fiyatlarındaki artış ile işçilik maliyetlerindeki artış 2.aydan itibaren maliyetlere
yansıtıldıkça yem fiyatları eskiden olduğu gibi yukarı doğru seyretmeye devam
etmiştir. Dolayısıyla her ne kadar yem fiyatlarında KDV indirimi olsa bile yem
hammaddelerindeki artış etkisi sürmektedir.’’
(14) ERKOÇ’ta (İzmir) 28.07.2016 tarihinde yapılan yerinde incelemeler sırasında talep
edilen bilgilere istinaden gelen cevabi yazıda aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
‘‘…2016 yılında karma yemin KDV oranlarında meydana gelen değişiklik yem
fabrikaları açısından bir anlam ifade etmemektedir. Zira toptan satış yapmamız
dolayısıyla (faturasız iş yapan yem fabrikaları) hariç hiçbir yem fabrikası yem
maliyetlerini hesaplarken veya fiyatlarını belirlerken KDV konularını dikkate almaz.
2016 yılının ilk ayında yem fiyatları hammadde fiyatlarındaki artışlar nedeniyle
yükselmiş, nisan ayında bir miktar gerilemiş, mayıs ayında tekrar yükselişe
geçmiştir.’’
16-35/596-264
5/21
(15) BALCILAR’da (Konya) 28.07.2016 tarihinde yapılan yerinde incelemeler sırasında talep
edilen bilgilere istinaden gelen cevabi yazıda aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
‘‘…Hammaddelerdeki fiyat artışları dolar kuru artışından dolayı zam yapılmak
zorunda kalınmıştır. 2015 Ocak ayı itibari ile işçilik ücretlerindeki artışın da
maliyete etkisi olmuştur. Dolar kurunun artması enerji maliyetlerimizi, yakıt
giderlerimizi, nakliye giderlerimizi artırmıştır. 01.01.2016'dan sonra KDV
miktarlarınca fiyatlar düşürülmüştür. Yemlerdeki KDV aşağı düşürüldükten sonra
Ocak ayı içerisinde yemlerimize herhangi bir zam yapılmamıştır. Yemlere yapılan
söz konusu zam 2. ayın satışlarında gözlemlenmektedir. Zam gerekçesi olarak:
hammadde fiyatlarındaki TL. bazlı artışlar, hammaddelerin fiyatlarındaki KDV
yansımasından artanlar, döviz kurlarının artışı zammı tetiklemiştir.’’
(16) TARİŞ’te (İzmir) 28.07.2016 tarihinde yapılan yerinde incelemeler sırasında talep edilen
bilgilere istinaden gelen cevabi yazıda aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
‘‘…Şirket politikamız gereği üretimde kullanılan hammaddelerde öncelikli tercihimiz
yerli hammaddelerden yanadır. Ancak yeterli miktarda yerli hammadde tedarikinde
sorun yaşandığında ya da yerli üretim hammadde bulunamadığı gibi zorunlu
durumlarda ithal hammadde kullanılmaktadır. Girdi maliyetlerimiz yerli üretimi
tercih etmemiz nedeniyle iklim koşulları, ürünün rekolte durumu ve piyasa
şartlarına bağlı olarak değişmekle birlikte ürünün hasat edildiği dönemlerde (arpa,
buğday, mısır vb.) hammadde fiyatları düşmekte, hasat sezonunun sona ererek
ürünün tüccar tarafından stoklandığı dönemlerde hammadde fiyatları artış
göstermektedir. Yine hammadde fiyatları özellikle döviz kurlarından çok ciddi
oranda etkilenmektedir. Kurun yukarı yönlü hareketinde ithal hammaddelerde
olduğu gibi yerli hammaddelerde de muadil ürünün fiyatının artmasından dolayı
artış görülmektedir. 2015-2016 döneminde girdi maliyetlerimiz mevsimsel fiyat
düşüşleri haricinde sürekli olarak gerek iklim ve rekolte gerekse kur baskısı
karşısında yukarı yönlü artış göstermiştir. Hammadde fiyatlarındaki artışlar maliyet
artışını getirmiş ve maliyet baskısı karşısında yem satış fiyatlarımız artış
göstermiştir.’’
(17) MATLI’da (Konya ve Samsun) 28.07.2016 tarihinde yapılan yerinde incelemeler
sırasında talep edilen bilgilere istinaden gelen cevabi yazıda aşağıdaki ifadelere yer
verilmiştir:
‘‘…Yemdeki KDV oranı %8'den %1’e düşürüldükten sonra, eşzamanlı olarak
bayilerimize kestiğimiz yem faturalarındaki KDV oranı %8'den %1’e düşürülmüştür.
Akabinde %1'den %0'a düşünce de aynı şekilde eşzamanlı olarak bayilerimize
kestiğimiz faturalardaki KDV oranı %1'den %0'a düşürülmüştür. KDV'deki indirimin
son tüketici tarafından da hızlı bir şekilde duyulması için de üretilen her 20 çuval
yemden 1 çuvalına " MÜJDE! KDV % 8'den %1’e DÜŞTÜ " etiketleri dikilmiştir. Bu
sayede son tüketicinin bilinçlenmesi sağlanmıştır. KDV oranı uygulamamız kanuna
uygun olarak devam etmiş ve 21 Ocak 2016'da yapılan zam sonrasında Mart 2016
döneminde üst üste 2 defa da indirim uygulanmıştır. Hammadde ve döviz kur
fiyatlarındaki değişim bunda etkili olmuştur. Hammadde yurt dışı tedariki ile
yapılmış ise döviz kuru etkileşimi çok daha fazla gerçekleşmektedir. Özetle, KDV
oranında mevzuat neyse, eşzamanlı olarak uygulanmış ve satış fiyat listelerimiz
girdi maliyetlerine göre aşağı/yukarı yönlü şekillenmiştir.’’
16-35/596-264
6/21
(18) ABALIOĞLU’nda (Samsun) 28.07.2016 tarihinde yapılan yerinde incelemeler sırasında
talep edilen bilgilere istinaden gelen cevabi yazıda aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
‘‘…Hammadde fiyatları mevsimsel olarak hasat zamanı ve ürünün arz-talep
dengesine bağlı olarak genelde yaz aylarında gerilemekte; kış aylarında ve
hasattan önceki dönemde yükselmektedir. Rusya ve Ukrayna bölgesinden ithal
edilen hammaddelerin nakliye maliyetleri kış dönemindeki sert hava şartlarına
bağlı olarak artmaktadır. Bu durum içerideki hammadde fiyatlarını da
arttırmaktadır. 01.01.2016 tarihinde KDV oranı %8'den %1'e indirilince firma olarak
KDV hariç fiyatlarımız değiştirmeksizin satış yapmaya devam etmiş bulunuyoruz.
Firmamız için KDV bir maliyet unsuru değildir. Bu sebeple aylık ciromuz KDV
düşüşü kadar azalmıştır. Yem ve yem hammaddelerindeki KDV oranlarında
yaşanan 01 Ocak 2016 tarihindeki düşüşten önce fiyat listelerimiz en son
26.10.2015 ve 19.11.2015 tarihlerinde toplam yaklaşık (…..) oranında indirim
yapılmıştır. Bu dönemde ortalama dolar kuru 2,85 seviyelerindedir. Yaklaşık (…..)
zam yapılan 29.01.2016 tarihinden yaklaşık 10 gün önceki dolar kuru 3,05 olup %7
artışa denk gelmektedir. Samsun Bafra fabrikamız ağırlıklı ithal hammadde
kullanıp, iç piyasadaki hammadde fiyatları da dövize bağlı artmaktadır. Şubat 2016
'dan sonra kurda oluşan düşme sonucunda 01.03.2016 ve 14.03.2016 tarihlerinde
fiyat listelerimiz yaklaşık (…..) geri gelmiştir.’’
(19) YEMBİR ile 01.08.2016 tarihinde Ankara’da yapılan görüşmede talep edilen bilgilere
istinaden gelen cevabi yazıda aşağıdaki ifadelere yer verilmiştir:
“…Mısır, arpa ve kepeklerin özellikle büyük-küçükbaş hayvan karma yemleri
rasyonunda kullanım Oranları %50-70 arasındadır. Hububatlar ve bunların yan
ürünlerinin fiyatları yem fiyatlarını önemli ölçüde etkilemektedir. Kepeklerdeki fiyat
artış nedenleri sorgulandığında ise bu fiyat artışının doğal ve spekülatif nedenlerle
olduğu gözlenmiştir. Spekülatif artışların KDV indirimini yansıtmamak şeklinde
gerçekleştiği öğrenilmiştir. Doğal nedenlerin ise, mevsimsel etkenler yanında un
ihracatının durması ve iç piyasadaki karma yem üretim artışı ile beraber kepeğe
olan talebin artması, ithal edilmek istenilen kepeklerin olumsuz hava koşulları
nedeniyle gelememesi şeklinde olduğu anlaşılmaktadır. Mısır, arpa gibi
hububatlardaki fiyat artışları da mevsimsel etkenler yanında TMO tarafından
açıklanan yüksek satış fiyatlarının etkisiyle oluşmuştur. Karma yem sanayisi
mensupları KDV indirimi ile birlikte KDV dahil yem satış fiyatlarını derhal (…..)
arasında indirmiştir. Ancak yem fiyatları yem hammadde fiyatlarına bağlı
olduğundan, yem hammadde fiyatlarında artış olması yem fiyatlarının tekrar
artmasına neden olmaktadır.’’
16-35/596-264
7/21
H.3. Değerlendirme
(20) KDV düzenlemesi sonrasında fiyatlarda yaşanan değişimler, ancak rakip teşebbüsler
arasında bir anlaşma, uyumlu eylem veya karar dâhilinde gerçekleştiği sürece rekabet
hukukunun ilgi alanına girecektir. Bu nedenle, KDV indiriminin nihai fiyatlara
yansımadığı ve hatta fiyatlarda artış yaşandığı iddiasının, 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Kanun’un mezkûr maddesinin
ilk fıkrasında “Belirli bir mal ve hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak
rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran
yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve
teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.” hükmü
bulunmaktadır. Kararın önceki bölümlerinde yer verildiği üzere, dosya kapsamında
yapılan denetim ve yerinde incelemelerde de rakipler arası anlaşmaya temel teşkil
edecek bilgi ve bulgulara ulaşılmamıştır.
(21) Öte yandan 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bir anlaşmanın
varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep
dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu
veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem
içinde olduklarına karine teşkil eder.” hükmüne yer verilerek uyumlu eylem karinesi
düzenlenmiştir. Bu bakımdan KDV düzenlemesi sonrasında yem pazarında rakipler
arasında doğrudan bir anlaşmayı işaret eden bulgular olmasa da, söz konusu pazardaki
fiyatlama davranışları daha temkinli bir yaklaşımla uyumlu eylem çerçevesinde
değerlendirilecektir.
(22) Bu çerçevede, KDV indirimi sonrasında yem pazarında fiyat değişimlerinin, arz talep
dengelerinin ya da teşebbüs faaliyetlerinin rekabetin kısıtlandığı pazarlar ile benzeşip
benzeşmediği incelenecektir. Aksi ispatlanabilir adi karine niteliğinde olan uyumlu eylem
karinesinin bağlandığı “rekabetin bozulduğu piyasalara benzerlik göstermek” kriterinin
geniş yorumlanması oligopolistik bağımlılık veya bilinçli paralellik gibi belli iktisadi temeli
olan ve kabul edilebilir teşebbüs davranışlarının yasak kapsamında değerlendirilmesi
gibi hatalara yol açabilecektir. Tekrarlanan oyun modelleri karşılıklı bağımlılığın ortaya
çıkmasını zorlaştıran kimi koşulların varlığı halinde bile, paralel davranışların ortaya
çıkabileceğini göstermiştir. Hal böyleyken tek başına paralel davranışın firmalar
arasındaki gizli anlaşmayı ispatlama gücü azalmıştır. Bu nedenle, Amerika Birleşik
Devletleri ve mehaz mevzuat niteliğindeki Avrupa Birliği uygulamasında olduğu gibi
Rekabet Kurulu içtihadında da paralel davranışın yanı sıra “ek faktörlerin”, firmalar
arasında bir bağlantı olduğuna dair delillerin ve piyasa yapısının bu davranışlara
uygunluğunun ortaya konması gerekmektedir. Bu durum yapısalcı yaklaşım
çerçevesinde arz ve talep yönlü özellikler bakımından analiz gerektirmektedir. Bu
çerçevede, öncelikle karma yem pazarının yapısı, arz ve talep özellikleri yönüyle
uyumlu eylemlere elverişlilik bakımından incelenecektir.
16-35/596-264
8/21
H.3.1. Yem Pazarının Paralel Davranışların Ortaya Çıkmasını Kolaylaştıran Pazar
Koşulları Bakımından Analizi
H.3.1.1. Arz Yönlü Pazar Özellikleri
(23) Firmalar arası koordinasyonun ortaya çıkmasını kolaylaştıran önemli faktörlerden biri
pazardaki yoğunlaşma oranıdır. Bir pazarda faaliyet gösteren firma sayısı azaldıkça,
firmalar arası koordinasyon ihtimalinin artacağı varsayılır. Yoğunlaşma derecesi
arttıkça, oligopolistik bağımlılık sonucu ortaya çıkan refah kaybı düzeyi de artacaktır. Az
sayıda sağlayıcının davranışlarını koordine etmelerinin daha kolay olmasının yanı sıra,
bu tür pazarlarda koordinasyondan sapanların belirlenmesi de kolaydır. Sağlayıcıların
sayısı arttıkça firmalar arasındaki kolektif çıkar bilincinin de azalacağı varsayılmaktadır.
(24) Ülkemizde yem üretimi alanında faaliyet gösteren firma sayısı oldukça fazla olup, yıllar
itibarıyla bu sayının daha da arttığı görülmektedir. Örneğin 1999 yılında 396 olan fabrika
sayısı 2010 yılında 465’e, 2015 yılında 521’e çıkmıştır. Yine 1999 yılında 6.046.106 ton
olan yıllık yem üretimi, 2010 yılında 11.167.530 tona, 2015 yılında 20.104.983 tona
çıkmıştır4.
(25) Dolayısıyla ülkemizdeki fabrika sayısı dikkate alındığında, pazarın oligopolistik bir
yapıdan çok tam rekabetçi yapıya yakınlık arz ettiği görülmektedir. Yem üretimi de son
beş yıl içinde artan talep ile birlikte önemli ölçüde artış göstermiş ve yaklaşık iki katına
çıkmıştır. Çok sayıda firma olmasına karşın, üretim miktarları ve kapasiteleri itibarıyla
piyasayı domine eden ve fiyatlar üzerinde etki gücüne sahip teşebbüslerin olup olmadığı
veya mevcut küçük rakiplerin karşı bir rekabet gücü oluşturup oluşturmadığı hususları
da önem arz etmektedir. Teorik olarak pazardaki küçük sağlayıcılar, aşırı kapasiteye
sahip olmaları halinde; büyük firmalar tarafından gerçekleştirilen fiyat artışlarına
üretimlerini artırarak cevap verebilirler. Böylelikle fiyatlarını koordine eden firmaların
fiyat artışından kaynaklı kazançları düşecektir.
(26) Bu analizi yapabilmek adına kapasite kullanım oranlarına göre fabrika sayıları
incelenmiştir. Buna göre, pazarın yaklaşık olarak %50’lik kısmını 1-10 ton arası üretim
kapasitesine sahip teşebbüslerin oluşturduğu görülmektedir. 20 tona kadar kapasiteye
sahip teşebbüs oranı %80’dir. Fabrikaların sadece %5’lik kesimi 50 ton üzeri kapasiteye
sahiptir5. Bu durum ülkedeki yem üretim pazarının oldukça önemli bir yönünü ortaya
koymaktadır. Yem sektörü talep yapısı ile uyumlu biçimde ülkenin çok çeşitli yerlerine
dağılmış irili ufaklı çok sayıda üreticiden oluşmaktadır. Yem üretiminde en yüksek payı
sırasıyla Ege (%34,83), Marmara (%24,75) ve İç Anadolu (%16,51)6 bölgeleri alsa da,
tüm bölgelerde yem talebi ile orantılı şekilde üretim yapan irili ufaklı çok sayıda fabrika
bulunmaktadır. Dolayısıyla, büyük üreticilerin fiyat liderliği yapması gibi bir iktisadi realite
gündeme gelse de bu kadar oyuncunun bulunduğu bir pazarda fiyatların birlikte tespiti
teorik olarak daha güç gözükmektedir.
4 GTHB’dan gelen bilgiler.
5 GTHB’den gelen bilgiler.
6 GTHB’den gelen bilgiler.
16-35/596-264
9/21
(27) Pazarın bu niteliği bir başka hususa daha işaret etmektedir. Teorik olarak, sağlayıcı ve
üreticilerin homojen özellik göstermelerinin koordinasyonu kolaylaştıran faktörlerden biri
olduğu değerlendirilmektedir. Pazar payları, kapasiteleri ve maliyet yapıları (toplam
maliyet düzeyi ve maliyetlerin sabit ve değişken maliyetler arasındaki dağılımı) benzer
olan firmaların, koordinasyonun şartları konusunda uzlaşmaya varmaları daha kolaydır.
Bu açıdan bakıldığında, yem pazarının farklı bir görünüm arz ettiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen bilgilerden de görüldüğü üzere, fabrikaların kapasiteleri önemli
ölçüde farklılık göstermektedir. Bu kapasite farklılığı başta ithalata dayalı üretim nedeni
ile firmaların ithalat hacimlerini ve dolayısıyla maliyet yapılarını da önemli ölçüde
etkilemektedir. Büyük miktarlı girdi alımında yapılan iskontolar ve kambiyo riskini
azaltabilecek finansal imkânlar büyük kapasite ile üretim yapan yem üreticileri
bakımından bir avantaj sağlarken, bu fabrikaların üretim ve maliyet yapılarını sektörün
çoğunluğunu oluşturan küçük ölçekli firmaların maliyet yapılarından ayrıştırmaktadır. Bu
farklı maliyet yapıları nedeniyle çok sayıda oyuncunun üzerinde anlaşacağı ve karı
ençoklayacak fiyatı belirleme ya da fiyatlar bakımından uyumlu eylem gerçekleştirme
ihtimali güçleşmektedir.
(28) Kaldı ki teşebbüslerin kapasite kullanım oranlarına bakıldığında, özellikle son yıllarda bu
oranların %95’lerin üzerine çıktığı görülmektedir. Bu durum rekabete aykırı anlaşma ve
uyumlu eylem suretiyle tüketici refahını en çok etkileyen ve fiyatların yükselmesine
neden olan arzın kısılması eyleminin de söz konusu olmadığını göstermektedir.
(29) Pazarın arz yönlü özellikleri bakımından değinilmesi gereken son bir nokta üretilen
ürünün homojen nitelik arz etmemesidir. Yem çeşitleri, yem üretiminde kullanılan
bileşimler ve tüketicilerin farklı gereksinimlerini karşılamaları açısından önemli
değişiklikler göstermektedir.
(30) Bu değerlendirmeler ışığında, rakip teşebbüsler arasında uyumlu eylemi kolaylaştıracak
ve literatürde öne çıkan arz yönlü özellikler ile yem pazarının yapısının uyuşmadığı
değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, ilerleyen bölümlerde pazarın talep yönlü
özellikleri ve fiyat hareketleri incelenecektir.
H.3.1.2. Talep Yönlü Pazar Özellikleri
(31) Talebin sabit kaldığı ya da çok yavaş arttığı pazarlarda firmalar ancak diğer firmaların
pazar payını elde ederek büyüyebilirler. Bu nedenle teorik olarak olgun ve doymuş bir
pazarın, firmalar arası koordinasyon riskini artıracağı varsayılmaktadır. Rakipler, oluşan
yeni talepten pay kapmaya çalışacaklarından, belirgin bir şekilde büyüyen pazar ve
talep, firmaların rekabetçi davranışlara girişme eğilimlerini artıracaktır. Bu kapsamda ele
alındığında da yem pazarının farklı bir nitelik arz ettiği görülmektedir. Ülkemizde nüfus
ile orantılı biçimde hayvansal üretime ilişkin talep artmakta ve gıda güvenliği açısından
bu alandaki üretim daha kritik hale gelmektedir. Nitekim bu durum yem pazarındaki
talebe de yansımış durumdadır. Son beş yıla bakıldığında yem üretimi 11 milyon tondan
20 milyon tona ulaşarak yaklaşık iki katına çıkmıştır. Benzer şekilde bu alanda faaliyet
gösteren fabrika sayısında da ciddi artışlar yaşanmıştır. Fabrikaların kapasite kullanım
oranlarının da %95 seviyelerinin üzerinde seyrettiği düşünülürse, pazarın talep
bakımından dinamik bir pazar olduğu dolayısıyla sabit bir talepten bahsedilemeyeceği
değerlendirilmektedir.
16-35/596-264
10/21
(32) Talep açısından ele alındığında uyumlu eylemi kolaylaştıracak bir diğer unsur da
pazardaki talebin esnekliğinin düşük olmasıdır. Böyle bir durumda, fiyatta meydana
gelen bir artış toplam hasılatı artıracaktır. Her ne kadar yem talebinin esnekliğini
hesaplayan bir veri ya da çalışma olmasa da teorik olarak, sağlayıcılar ile alıcılar
arasında uzun dönemli sözleşmelerin varlığı alıcıların sağlayıcılara olan bağımlılığını
artıran ve dolayısıyla talep esnekliğini azaltan bir unsur olarak kabul edilmektedir.
Bununla birlikte, pazarda ölçek ekonomisine bağlı üretim yapan süt ve hayvan üreticileri
yem ihtiyaçlarını önemli ölçüde kendi yem üretim tesisleri aracılığıyla karşılamaktadırlar.
Bu üreticiler dışında kalan üreticiler, ülkemizde hayvancılığın yapısı ile uyumlu biçimde,
küçük ölçekte üretim gerçekleştiren teşebbüslerdir. Bu nedenle yem fabrikalarının
karşılaştığı talep yapısında siparişler sık ve sipariş hacimleri küçüktür. Böyle bir talep
yapısı içerisinde fiyatların koordinasyonu uzun vadeli sözleşmelere dayalı pazarlara
göre daha zordur.
(33) Yapılan değerlendirmeler ışığında, yem pazarının arz yönlü özellikler itibarıyla olduğu
gibi talep yönlü özellikler bakımından da literatürde uyumlu eylem davranışlarının
gerçekleştirilmesini kolaylaştıracak şablon ile örtüşmediği değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte yapısalcı yaklaşım çerçevesinde yapılan bu analiz uyumlu eylemin
varlığı bakımından mutlak bir sonuç vermemektedir. Özellikle KDV düzenlemelerinin
hemen öncesi ve sonrasındaki fiyat hareketlerinin de daha yakından analiz edilmesi
gerekmektedir. Kararın sonraki bölümlerinde karma yem pazarındaki fiyat gelişmeleri
ülkemiz ve coğrafi bölgeleri genelinde analiz edilerek uyumlu eylem şüphesi bu
boyutuyla da değerlendirilecektir.
H.3.2. Yem Pazarındaki Fiyat Hareketleri
(34) Hayvan yetiştiriciliği maliyetleri içerisinde ortalama %60-70 ile en fazla pay beslenme-
yemlenme maliyetlerine aittir. Ülkemizdeki mera alanlarının gerek alan ve gerekse yağış
itibarıyla yetersizliği hayvan yetiştiriciliği bakımından yemleri daha da elzem kılmaktadır.
Ne var ki yem sektörünün de en önemli karakteristik özelliği, girdi olarak kullanılan
bitkisel ürünlerin Türkiye’de yeterince yetiştirilmemesi nedeniyle ithalata bağımlı
olmasıdır. Yem sanayinin ithal ettiği başlıca ürünler, soya fasulyesi, mısır, soya küspesi,
ayçiçeği tohumu küspesi, koza tohumu küspesi, etanol artıkları (DDGS), balık unu,
vitamin ve mineral gibi yem katkı maddeleridir. Karma yem üretiminde kullanılan söz
konusu ithal hammaddeler toplam hammaddenin %50-60’ını oluşturmaktadır.
(35) Karma yem pazarında hammadde, hazır yem ve katkı maddeleri ihracat ve ithalatına
ilişkin veriler içerisinde hazır yem oldukça küçük bir oranı teşkil etmektedir. Yem
hammaddesindeki yüksek ithalat (2015 yılında 8.713 kg karşılığı 3.699 ABD Doları7),
hammadde fiyatlarının dönemsel kuraklık, spekülatif hareketler dışında yurtdışı fiyat
artışları ve döviz kurundaki hareketlere bağlı olarak da değişmesini gündeme
getirmektedir. Nitekim artan talep ile birlikte değerlendirildiğinde, yüksek ithalat oranı ve
kambiyo riski ülkemizde karma yem gruplarında düzenli biçimde fiyat artışı
yaşanmasına yol açmaktadır. Aşağıdaki grafikte de yer verildiği üzere, yem gruplarında,
bazı istisnai yıllar dışında, yem fiyatları sürekli artış göstermektedir.
7 YEMBİR’den gelen bilgiler.
16-35/596-264
11/21
Grafik 1: Yem Fiyatlarının Yıllara Göre Seyri (TL/Kg)
0,41
0,49
0,57 0,55 0,54
0,63
0,76 0,77 0,77
0,92
0,98
1,14
1,22 1,29 1,29
0,32 0,39
0,45 0,45 0,46
0,53
0,66 0,66 0,66
0,75
0,82
0,98
1,04
1,09
1,07
0,19 0,24
0,31 0,30 0,31
0,39
0,47 0,43 0,47
0,58 0,64
0,71 0,74
0,77
0,78
0,20 0,25
0,32 0,31 0,32
0,40
0,49 0,44
0,49
0,61 0,70
0,74 0,79
0,83 0,84
0,00
0,10
0,20
0,30
0,40
0,50
0,60
0,70
0,80
0,90
1,00
1,10
1,20
1,30
1,40
2 0 0 2 2 0 0 3 2 0 0 4 2 0 0 5 2 0 0 6 2 0 0 7 2 0 0 8 2 0 0 9 2 0 1 0 2 0 1 1 2 0 1 2 2 0 1 3 2 0 1 4 2 0 1 5 2 0 1 6
Etlik Piliç Yemi Yumurta Yemi Sığır Besi Yemi Sığır Süt Yemi
Kaynak: GTHB’den Gelen Bilgiler
(36) Esasen hayvan yetiştiriciliği üzerindeki stratejik etkisi ve son dönemde özellikle et
fiyatları başta olmak üzere hayvansal ürünlerde yaşanan fiyat artışları göz önüne
alındığında, yem fiyatlarındaki artış daha fazla dikkat çekmeye başlamıştır. Bu durum
incelemenin esaslı noktasını oluşturan KDV indirimi çalışmalarını gündeme getirmiştir.
Özellikle sektör temsilcilerinden gelen taleplerin yemde uygulanmakta olan %8’lik
KDV’nin %1’e indirilmesi üzerine yoğunlaştığı görülmektedir.
(37) Artan taleplerin hükümet programında yer bulması üzerine 01.01.2016 tarihinde 29580
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 2015/8353 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yem
teslimi üzerinden alınan %8 oranındaki KDV %1’e indirilmiş ve ardından 10.02.2016
tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6663 sayılı ‘’Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı
Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’’ ile 10.02.2016 tarihi itibarıyla da
tamamen kaldırılmıştır. Ne var ki, bu indirim ve istisna sonrası dönemde vergi indiriminin
tüketicilere yansımadığı yönünde şikâyetler olmuş; sektörde önemli bir tartışma konusu
haline gelmiştir.
(38) Daha önce de ifade edildiği üzere, konuya ilişkin 4054 sayılı Kanun kapsamında
yapılacak değerlendirme, KDV indiriminin fiyatlara yansıtılıp yansıtılmadığından ziyade
fiyatların teşebbüsler arası anlaşma veya uyumlu eylemler sonucunda belirlenip
belirlenmediğine odaklanmaktadır. Bununla birlikte, yem üretiminin en önemli maliyet
ayağını oluşturan girdi fiyatlarındaki değişim de şüphesiz analizin önemli bir unsuru
olacaktır. Bu çerçevede YEMBİR’den alınan yem üretiminde kullanılan girdilerin yıllar
içerisinde fiyat değişimlerine ilişkin kapsamlı çalışmada 2010 yılından 2016 yılı Haziran
dönemine kadar yem üretiminde kullanılan hammaddelerin ve kaba yemlerin KDV ve
nakliye hariç satış fiyatları tespit edilmiştir. Bu çalışma uyarınca, tüm hammadde ve
kaba yemlerin Aralık 2015 fiyatları baz alındığında Haziran 2016 fiyatlarında meydana
gelen değişimler incelendiğinde, ham yağ dışındaki tüm girdilerde önemli ölçüde fiyat
artışları gözlemlenmiş, mısır (%19), soya (%22), kepek (%29) ve küspede (soya
küspesi %27 ve kanola küspesi %23) bu artış %20’leri aşmıştır8.
8 YEMBİR’den gelen bilgiler kullanılmıştır.
16-35/596-264
12/21
(39) Bu artışın ifade ettiği en önemli husus, yem fiyatlarında bir fiyat artışı gözlemlense bile
girdi fiyatları göz önüne alındığında teşebbüsler için olası bir haklı gerekçeden
bahsedilebileceğidir. Nitekim aşağıda grafiklerde yem gruplarının her biri için üretiminde
en fazla kullanılan girdi ile bu yem gruplarının fiyatları arasındaki korelasyona9 yer
verilmiştir. Aşağıdaki korelasyon grafiklerinden görüldüğü üzere, etlik piliç yemi
dışındaki tüm yem gruplarında yem fiyatları ile temel girdi fiyatları arasındaki korelasyon
0,7’den büyük olup, etlik piliç yeminde de bu değer 0,7’ye yakındır.
Grafik 2: Yumurta Yemi Fiyatı (TL/Ton) ile Mısır Fiyatı (TL/Ton) Korelasyonu
y = 0,5531x + 141,95
R² = 0,6406
500
525
550
575
600
625
650
675
700
725
750
775
800
825
650 700 750 800 850 900 950 1000 1050 1100 1150 1200
M
ıs
ır
F
iy
at
ı
Yumurta Yemi fiyatı
Kor(x,y)=0,800
Kaynak: GTHB ve YEMBİR’den gelen bilgiler kullanılarak hazırlanmıştır.
Grafik 3: Besi Yemi Fiyatı (TL/Ton) ile Yemlik Buğday Fiyatı (TL/Ton) Korelasyonu
Kaynak: GTHB ve YEMBİR’den gelen bilgiler kullanılarak hazırlanmıştır.
9 Korelasyon katsayısının +1’e yakın olması çok güçlü pozitif doğrusal ilişki olduğunu işaret eder. Teorik
olarak söz konusu katsayısı değeri r’nin mutlak değer olarak 0.7’den büyük olması doğrusal ilişkinin güçlü
olduğu şeklinde bir yorum yapılmasına olanak vermektedir.
16-35/596-264
13/21
Grafik 4: Süt Yemi Fiyatı (TL/Ton) ile Soya Küspesi Fiyatı (TL/Ton) Korelasyonu
Kaynak: GTHB ve YEMBİR’den gelen bilgiler kullanılarak hazırlanmıştır.
Grafik 5: Etlik Piliç Yemi Fiyatı (TL/Ton) ile Yemlik Buğday (TL/Ton) Fiyatı Korelasyonu
Kaynak: GTHB ve YEMBİR’den gelen bilgiler kullanılarak hazırlanmıştır.
(40) Öte yandan, GTHB tarafından yapılan ve önaraştırma kapsamında sunulan
çalışmalarda, KDV indirimi sonrasında Ocak 2016 döneminde yem çeşitlerinin fabrika
çıkış ve bayi satış fiyatlarında düşüş gözlemlendiği belirtilmektedir. GTBH tarafından
KDV indiriminin fiyatlara yansımadığı yönünde şikâyetler üzerine yürütülen çalışmalarda
20 ayrı ilde yer alan çok sayıda fabrika ve bayiden yem satış fiyatları talep edilmiştir.
Aşağıdaki tabloda söz konusu çalışmanın bulgularına yer verilmiştir.
16-35/596-264
14/21
Tablo 1: Aralık 2015 – Şubat 2016 Döneminde Yem Çeşitlerine göre Fabrika Çıkış Fiyatları (TL/Ton)
Fabrika Bayi
Yem Ara.15 Oca.16 Şub.16
Ar-
Oc
Fark
%
Oca-Şub
Fark %
Ara-
Şub
Fark
Ara.15 Oca.16 Şub.16
Ara-
Oca
Fark
%
Oca-
Şub
Fark
%
Ara-
Şub
Fark
%
Etlik Piliç
Yemi (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Yumurta
Yemi (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ortalama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Süt Yemi (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Besi Yemi (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ortalama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: GTHB’den Gelen Bilgiler
(41) GTHB’nin inceleme sonuçlarını ortaya koyan tabloya göre Aralık 2015 - Ocak 2016
kıyaslamasında kanatlı yemlerinin (etlik piliç yemi, yumurta yemi) fabrika fiyatlarında
%(…..) civarında ve büyükbaş yemlerinin (süt yemi, besi yemi) fabrika çıkış fiyatlarında
%(…..) oranında bir düşüş görülmektedir. Aynı dönem için benzer bir değerlendirmeyi
bayi fiyatları için de yapmak mümkündür. Aralık 2015 - Ocak 2016 kıyaslamasında
kanatlı yemlerinin (etlik piliç yemi, yumurta yemi) bayii fiyatlarında %(…..) civarında ve
büyükbaş yemlerinin (süt yemi, besi yemi) bayi fiyatlarında %(…..) oranında bir düşüş
görülmüştür. Bununla birlikte GTHB’nin incelemesinde de ortaya konulduğu üzere,
yemde KDV’nin kaldırılmasının ardından Ocak 2016 - Şubat 2016 döneminde kanatlı
yemlerinin (etlik piliç yemi, yumurta yemi) fabrika çıkış fiyatlarında %(…..) civarında ve
büyükbaş yemlerinin (süt yemi, besi yemi) fabrika çıkış fiyatlarında %(…..) oranında bir
artış görülmüştür. Benzer bir artış eğilimin bayi fiyatları bakımından da geçerli olduğu
görülmektedir.
(42) Öte yandan, GTHB’nin söz konusu çalışmasının yanı sıra Türkiye’nin 7 coğrafi
bölgesine yayılmış 80’in üzerindeki teşebbüsten dört yem grubunda en çok sattıkları
ürüne ilişkin fiyat bilgisi derlenmiştir. Bakanlık çalışması ile kıyaslandığında KDV
muafiyeti sonrasındaki fiyatları daha geniş bir zaman diliminde incelemeyi amaçlayan
bu çalışma kapsamında derlenen ortalama ülke fiyatı rakamlarına aşağıdaki tabloda yer
verilmiştir.
Tablo 2: Haziran 2015 - Haziran 2016 Dönemi Fabrika Çıkış Fiyatları (TL/Ton)
Etlik Piliç Yumurta Yemi Besi Yemi Süt Yemi
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
May.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.15 (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.16 (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.16 (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.16 (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.16 (…..) (…..) (…..) (…..)
May.16 (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.16 (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden Gelen Bilgiler
16-35/596-264
15/21
(43) Yapılan çalışmada elde edilen ortalama yem fiyatları, Aralık 2015 – Şubat 2016 dönemi
için GTHB’nin çalışmasında yer alan ortalama yem fiyatlarına yakın olmakla birlikte,
rassal örneklemeden kaynaklanabilecek bir takım nedenlerle iki çalışmada ulaşılan fiyat
ortalamaları arasında farklılıklar bulunmaktadır. Buna göre dosya kapsamında yapılan
hesaplamalar, GTHB’nin çalışmasından farklı olarak Aralık 2015 – Şubat 2016
döneminde kanatlı yemlerinin (etlik piliç yemi, yumurta yemi) fabrika çıkış fiyatlarında
%(…..); büyükbaş yemlerinin (süt yemi, besi yemi) fabrika çıkış fiyatlarında %(…..)
oranında artış olduğunu göstermektedir. Şubat 2016 dönemi sonrasında da fabrika çıkış
fiyatlarında dalgalanmalar görülmekle birlikte, Aralık 2015 ile kıyaslandığında Haziran
2016 döneminde etlik piliç yeminde %(…..), yumurta yeminde %(…..), besi yeminde
%(…..) ve süt yeminde %(…..) nispetinde bir artışın yaşandığı görülmektedir.
(44) Esasen, 2016 yılının ilk iki ayı istisna tutulduğunda, her iki çalışma da Şubat 2016
sonrasında yaşanan fiyat artışları neticesinde KDV indiriminin fiyatlara tam olarak
yansıtılmaması gibi bir sonuç ortaya çıktığını göstermektedir.
(45) Bakanlık tarafından KDV oranlarının düşmesinin yem fiyatlarına yansımamasının en
temel nedeni olarak girdi ve döviz artışından kaynaklanan maliyet artışları
gösterilmektedir. Bir çuval yemin maliyetinde hammadde giderleri %65-70; diğer
maliyet kalemleri olan işçilik, ambalaj, fire, nakliye ve işletme giderlerinin ise %30-35
arasında olduğuna dikkat çeken GTHB hammaddelerde döviz artışı ve arz sıkıntıları
nedeniyle yaşanan fiyat artışlarının KDV’den beklenen faydaya önemli ölçüde engel
olduğu değerlendirmesini yapmıştır. GTHB, özellikle büyükbaş yemlerinde yüksek
oranda kullanılan kepek fiyatında Rusya krizi nedeniyle Şubat ayından itibaren %25-
30’lara varan artış yaşandığına dikkat çekmiştir. Öte yandan önaraştırma kapsamında
raportörlerce yapılan yerinde incelemelerde teşebbüsler tarafından dile getirilen bir
hususun GTHB tarafından da ifade edildiği görülmektedir: Karma yem rasyonlarında yer
alan bazı hammaddelerde (DDGS, melas, premiks) KDV oranı %18 olarak
uygulanmaya devam etmektedir. Bu durum özellikle küçük ölçekli teşebbüsleri KDV
alıcısı haline getirmekte ve finansman maliyetlerini artırmaktadır. Maliyet artışları
bakımından son olarak belirtilmesi gereken husus 2016 yılında asgari ücretin artmasıyla
işçilik giderlerinin yem maliyetini yükseltmesidir.
(46) Yukarıda da yer verildiği üzere, gerek GTHB ve gerekse sektörde faaliyet gösteren
teşebbüsler döviz fiyatlarındaki artışa özel bir önem atfetmektedirler. Aşağıdaki serpme
grafiklerde, girdi maliyetlerinin önemli bir kısmını oluşturan hammadde ithalatının
genellikle dolar üzerinden yapıldığı dikkate alınarak döviz kurundaki artış ile dört yem
grubundaki fiyat seyri arasındaki ilişki gösterilmiştir. Görüldüğü üzere yem çeşitlerinin
fiyatları ile döviz kuru arasında doğrusal olmayan ve azalarak artan bir ilişki
bulunmaktadır. Bir başka ifade ile döviz kurunun daha düşük seviyelerindeki artışlar
yem fiyatlarına daha hızlı yansımakta ancak döviz kuru artmaya devam ettikçe yemin
talep esnekliği gibi nedenlerden ötürü kurdaki artışın yem fiyatlarına yansıması
azalmaktadır.
16-35/596-264
16/21
Grafik 6: Döviz Kuru ile Yem Fiyatları Arasındaki İlişki
(47) Yem gruplarında yaşanan fiyat artışlarında maliyet artışlarının önemli bir rol oynadığı
tespitinin ardından uyumlu eylem iddiaları çerçevesinde yanıtı aranması gereken soru,
söz konusu fiyat artışlarının fabrikaların fiyatlarında bir yakınsamaya yol açıp
açmadığıdır. Kararın önceki bölümlerinde belirtildiği üzere ülkemizde her bölgeye
yayılmış 500’ün üzerinde yem fabrikası bulunmaktadır. Bu durum firma bazında bir fiyat
incelemesini, en azından önaraştırma aşamasında mümkün kılmamaktadır. Bununla
birlikte GTHB’nin her bölgeden topladığı fiyat veri setinden ve ek inceleme süresi
içerisinde raportörlerce derlenen verilerden hareketle iki aşamalı bir test
uygulanabilecektir: Öncelikle Türkiye fiyatları bölgesel bazda değerlendirilecek ve farklı
yem türleri bakımından ülkemizin farklı coğrafi bölgelerinde fiyatların yakınsayıp
yakınsamadığı, fiyatlar bakımından bir uyumlu eylemden bahsedilip bahsedilemeyeceği
incelenecektir. Ardından yem fabrikalarının küçük ölçekli olmaları ve bölgesel bazda
satış yapmaları göz önüne alınarak aynı bölge içinde farklı illerdeki fiyatlar kendi
içlerinde kıyaslanacaktır.
16-35/596-264
17/21
(48) Dosya kapsamında GTHB verileri kullanılarak oluşturulan çalışmadan, gerek küçükbaş
(etlik piliç yemi ve yumurta yemi) gerekse büyükbaş hayvan yemlerinde (süt ve besi
yemi) fiyat trendlerinde artış yönünde bir benzeşme görülse de fiyat seviyelerinin
bölgeler arasında önemli farklılıklar gösterdiği gözlemlenmektedir. Örneğin etlik piliç
yemi Aralık 2015 - Şubat 2016 döneminde Marmara Bölgesi’nde (…..) TL/Kg aralığında
seyrederken, aynı dönemde Ege Bölgesi’nde (…..) TL/Kg, Akdeniz Bölgesinde (…..)
TL/Kg düzeyinde seyrettiği görülmektedir. Etlik piliç yeminde Doğu ve Güneydoğu
Anadolu Bölgeleri’nin fiyat bakımından olduğu gibi trend bakımından da diğer
bölgelerden ayrıldığı görülmektedir. Doğu Anadolu’da etlik piliç yemi 2015 sonunda
(…..) TL/Kg dan (…..)’ye çıkarken aynı dönemde Güneydoğu Anadolu’da (…..)’den
(…..) TL/Kg’a yükselmiştir. Benzer durum yumurta yemi için de geçerlidir.
(49) Büyükbaş hayvan yemlerine (süt yemi ve besi yemi) bakıldığında ise fiyat değişimleri
bölgeler arasında daha dar bir bantta seyretse de bu grupta da bölgeler arasında fiyat
farklılıkları bulunmaktadır. Örneğin Ege Bölgesi’nde Aralık 2015’te (…..) TL/Kg olan süt
yemi Ocak ayında (…..)’e düşmüş ve ardından Şubat ayında yeniden (…..) TL/Kg
seviyesine çıkmıştır. Aynı dönemde süt yemi fiyatlarının İç Anadolu Bölgesinde (…..);
(…..); (…..) TL/Kg; Marmara Bölgesi’nde (…..); (…..); (…..) TL/Kg; Güneydoğu Anadolu
Bölgesi’nde ise (…..); (…..); (…..) TL/Kg şeklinde seyrettiği görülmektedir. Süt yemi ile
benzer bir trendin besi yemi için de geçerli olduğu gözlemlenmektedir.
(50) Yukarıda GTHB verilerinden hareketle yapılan analize benzer bir analiz, raportörler
tarafından 80’i aşkın teşebbüsten derlenen verilerle yenilenmiştir. Farklı bölgelerdeki
fiyatları daha geniş bir zaman dilimi içerisinde (Ocak 2015- Haziran 2016) analiz eden
bu çalışma da yukarıdaki çalışmadakine benzer bir sonucu ortaya koymaktadır. Her bir
yem türünde farklı bölgeler arasında ciddi farklar görüldüğü gibi bu fiyatlar aynı bölgede
aylar içinde de ciddi dalgalanmalar göstermektedir.
16-35/596-264
18/21
Tablo 3: Bölgeler İtibarıyla Etlik ve Besi Yemi Fiyatları (TL/Ton)
ETLIK PILIÇ
İç Anadolu Karadeniz Marmara Akdeniz Ege Güneydoğu
Doğu
Anadolu
Türkiye
Ort.
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
BESI YEMI
İç Anadolu Karadeniz Marmara Akdeniz Ege Güneydoğu
Doğu
Anadolu
Türkiye
Ort.
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden Gelen Bilgiler
16-35/596-264
19/21
Tablo 4: Bölgeler İtibarıyla Yumurta ve Süt Yemi Fiyatları (TL/Ton)
YUMURTA YEMI
İç Anadolu Karadeniz Marmara Akdeniz Ege Güneydoğu
Doğu
Anadolu
Türkiye
Ort.
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
SÜT YEMI
İç Anadolu Karadeniz Marmara Akdeniz Ege Güneydoğu
Doğu
Anadolu
Türkiye
Ort.
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.16 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kaynak: Teşebbüslerden Gelen Bilgiler
(51) Genel olarak bakıldığında, gerek küçükbaş gerekse büyükbaş hayvan yemlerinde
bölgeler arası farklı fiyatların var olduğu, ancak özellikle süt ve besi yemi başta olmak
üzere bölgelerin önemli bir bölümünde Ocak 2016 döneminden sonra fiyatlarda artış
yaşandığı gözlemlenmektedir. Yukarıda ayrıntıları ile ortaya konulduğu üzere, girdi
maliyetlerindeki yüksek sayılabilecek artış ile birlikte ele alındığında söz konusu fiyat
artışları haklı bir gerekçe ile izah edilebilir artışlar olarak görülmektedir. Kaldı ki, bu fiyat
artışlarına rağmen yine de bölgeler arasında farklı fiyatlar varlığını sürdürmektedir.
Bölgeler arası fiyat farklılığına rağmen, yem fabrikalarının kahir ekseriyetinin küçük
ölçekli üretim yapan firmalar olması ve bu fabrikaların pazarlama hinterlantlarının üretim
merkezlerine yakın yem tüketicilerini kapsaması nedeniyle bölgeler içindeki fiyat
seviyelerinin de analiz edilmesi elzemdir. Aşağıda yer alan tablo, GTHB’den gelen
bilgilerden hareketle oluşturulmuş olup, Aralık 2015 ile Şubat 2016 döneminde bölgeler
içinde farklı illerdeki küçükbaş ve büyükbaş hayvan yemlerinin kg başına ortalama
fiyatlarını göstermektedir.
16-35/596-264
20/21
Tablo 5: Farklı Bölge/İllerdeki Küçükbaş ve Büyükbaş Hayvan Yemlerinin Ortalama Fiyatları (TL/Kg)
Etlik Piliç Yemi Yumurta Yemi Süt Yemi Besi Yemi
Ara.15 Oca.16 Şub.16 Ara.15 Oca.16 Şub.16 Ara.15 Oca.16 Şub.16 Ara.15 Oca.16 Şub.16
Akdeniz
Bölgesi
Adana (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Burdur (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Hatay (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Isparta (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
K.Maraş (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mersin (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ortalama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Doğu
Anadolu
Bölgesi
Ağrı (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ardahan (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Bingöl (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Erzincan (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Erzurum (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Iğdır (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kars (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Malatya (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Muş (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ortalama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ege
Bölgesi
Aydın (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Denizli (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Afyon (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İzmir (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kütahya (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Manisa (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Muğla (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Uşak (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ortalama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Güneydoğu
Anadolu
Bölgesi
Adıyaman (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Diyarbakır (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Gaziantep (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mardin (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Siirt (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şanlıurfa (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şırnak (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ortalama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
İç Anadolu
Bölgesi
Aksaray (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ankara (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Çankırı (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eskişehir (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Karaman (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kayseri (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kırşehir (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Konya (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nevşehir (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Niğde (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Yozgat (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ortalama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Karadeniz
Bölgesi
Amasya (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Artvin (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Bartın (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Bolu (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Çorum (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Karabük (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kastamonu (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ordu (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Samsun (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Sinop (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Zonguldak (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ortalama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Marmara
Bölgesi
Balıkesir (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Bilecik (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Bursa (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Çanakkale (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Edirne (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
16-35/596-264
21/21
İstanbul (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kırklareli (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kocaeli (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Sakarya (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tekirdağ (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Yalova (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ortalama (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(52) Tablo 5’te dikkat çeken en önemli husus farklı bölgelerde olduğu gibi aynı bölge içindeki
farklı illerde de fiyatlar arasında bir benzerliğin görülmemesi ve hatta önemli fiyat
farklılıklarının görülmesidir. Öyle ki bazı bölgelerde farklı illerde aynı yem türüne ilişkin
fiyatlar %20 oranında farklılaşmaktadır. Bu durumun fiyat rekabetinden olduğu kadar
yemin hayvansal üretimin farklı ihtiyaçlarına göre şekillenen heterojen bir ürün
olmasından kaynaklandığı değerlendirilmektedir.
(53) Yukarıda yer verilen bilgiler ışığında, 2015/8353 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ve
10.2.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6663 sayılı ‘’Gelir Vergisi Kanunu İle
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’’ ile KDV istisnasının tanındığı yem
sektöründe 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde yapılan incelemede herhangi
bir anlaşma ya da uyumlu eylem bulgusuna ulaşılamadığı, pazarın arz ve talep
özellikleri bakımından uyumlu eylemi kolaylaştıran nitelikler ile örtüşmediği, son
dönemdeki fiyat artışları ile girdi maliyetleri arasında ciddi bir korelasyon olduğu ve
gerek bölgeler gerekse aynı bölge içinde farklı iller arasında önemli fiyat farklılıklarının
gözlemlenmesinin herhangi bir uyumlu eylem iddiasını geçersiz kıldığı kanaatine
ulaşılmıştır.
I. SONUÇ
(54) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmamasına OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy