Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-3-76 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 07-60/713-245
Karar Tarihi : 24.7.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN, Süreyya
ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN
B. RAPORTÖRLER: Hilmi BOLATOĞLU, O. Tan ÇATALCALI, Aytül TOKATLI, Nazlı
UĞURLU
C. ŞİKAYET EDENLER:
1. Ziver KESKİN, Vişneli Köyü Muhtarı
Vişneli Köyü Kemalpaşa/İzmir
2. Manisa Ziraat Odası Başkanlığı
Şehitler Mah. Mehmetçik Cad. No:18 Manisa
3. A. Şeref ERGUN, Bağyurdu Yaş Sebze ve Meyve Pazarlama
Kooperatif Başkanı
Şehit Er Bekir Varol Cad. No:3 Bağyurdu Kemalpaşa/İzmir
(19 şikayetçinin gizlilik talebi vardır)
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
1. Alara Tarım Ürünleri San. ve Tic. A. Ş.
Hasanköy 1. km Gürsu/Bursa
2. Cena Dış Tic. ve Tarım Ürünleri San. A. Ş.
Dokuz Eylül Meydanı Hüdaverdi İş Merkezi No:3 Kat.6 D:11
Basmane-Konak/İzmir
3. Çelikoğlu Otomotiv Kom. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.
Badınca Köyü Alaşehir / Manisa
4. Sultan Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.
Cumhuriyet Bulvarı No:118/4 Elçin Apt. Pasaport/İzmir
5. Er-şah Gıda İth. İhr. Ve Tic. Ltd. Şti.
Ilıca Mah. Alaşehir Denizli Karayolu Üzeri No.1
Alaşehir/Manisa
6. Pia Frucht Gıda Lojistik ve Dış Tic. Ltd. Şti
07-60/713-245
2
A.C.S. Karşısı Yenitaşkent Beldesi Anadolu Mh.
Homurlu/Mersin
7. Dönüş İthalat İhracat ve Tic. A.Ş.
Soda Sanayi Yolu Üzeri Kazanlı Mersin
8. Yavuzlar Gıda Mad. İth. İhr. ve Paz. Ltd. Şti.
Yeni Yalova Yolu Buttim İş Merkezi Kat:23 No:1677 Bursa
9. Paşam Tarım Turizm Gıda Sanayi Pazarlama Ltd. Şti.
Köprübaşı Mevkii Gülbudak Soğukhava Tesisleri Eğirdir/Isparta
10. Andiç Gıda Tekstil Makine Taşıma Ltd. Şti.
Baraj Mah. Baraj İlköğretim Okulu Yanı 5828. Sok. No:1 Antalya
11. Köklü Tarım Nakliye Petrol Ürünleri Gıda San. Tic. Ltd. Şti.
Köklü Soğukhava Tesisleri Sanayi Çarşısı D.Ş.L. Eğirdir/Isparta
12. Ana Meyve Tarım Ticaret Ltd. Şti.
Serpil Köyü Eğirdir/Isparta
13. Gök İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.
Yayla Mah. 1. Cad. No:28 Eğirdir/Isparta
14. Başer Tarım Gıda San. ve Tic. Pazarlama A.Ş.
Köprübaşı Mevkii Belediye Eski Soğuk Hava Deposu
Eğirdir/Isparta
15. Lara Dış Ticaret Ltd. Şti.
Toptancı Hali No:565 Antalya
16. Barış Deniz Uluslararası Tarım Tic. İth. İhr. San. A.Ş.
Sinan Mh. Antalya Cd. Aksekili Sk. No:9 Altınova/Antalya
17. Antalya Dış Tic. ve San. Ltd. Şti
Zerdalilik Mahallesi Burhanettin Onat Caddesi No:96/2 Antalya
E. DOSYA KONUSU: Kiraz alımı ve ihracatı yapan firmaların üretilen kirazların
alım fiyatlarını ve diğer koşulları belirlemek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettikleri iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Kiraz ihracatı yapan bazı firmaların 22.5.2006 tarihinde Ege
İhracatçı Birlikleri’nde bir toplantı yaptıkları ve toplantıda 2006 yılında üretilen
kirazların alım fiyatını ve diğer koşulları anlaşarak belirledikleri ve bu eylemlerinden
dolayı kiraz üreticilerinin mağdur olduğu iddia edilmiştir.
G. DOSYA EVRELERİ
Kurum kayıtlarına giren muhtelif başvurular üzerine hazırlanan 23.6.2006 tarih, 2006-
3-76/İİ-05-AİÇ sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu’nun 29.6.2006 tarih ve 06-
07-60/713-245
3
46 sayılı toplantısında görüşülmüş ve 4054 sayılı Kanun çerçevesinde bir soruşturma
açılmasına gerek olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, Kanun’un 40/1. maddesi
uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Söz konusu karar uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 31.7.2006,
2006-3-76/ÖA-06-OTÇ sayılı Önaraştırma Raporu Kurul’un 3.8.2006 tarihli
toplantısında görüşülmüş, kiraz ihracatçısı bazı firmaların kiraz alım pazarında
rekabeti engellemeye yönelik davranışları olduğuna ilişkin bulgulara ulaşıldığından,
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin tespiti amacıyla Kurul
tarafından 06-57/728-M sayı ile Alara Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Cena Dış Tic.
ve Tarım Ürünleri San. A. Ş., Çelikoğlu Otomotiv Kom. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd.
Şti., Sultan Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti., Er-şah Gıda İth. İhr. ve Tic.
Ltd. Şti., Pia Frucht Gıda Lojistik ve Dış Tic. Ltd. Şti, Dönüş İthalat İhracat ve Tic.
A.Ş., Yavuzlar Gıda Mad. İth. İhr. ve Paz. Ltd. Şti., Paşam Tarım Turizm Gıda Sanayi
Pazarlama Ltd. Şti., Andiç Gıda Tekstil Makine Taşıma Ltd. Şti., Köklü Tarım Nakliye
Petrol Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti., Ana Meyve Tarım Ticaret Ltd. Şti., Gök
İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti., Başer Tarım Gıda San. ve Tic. Pazarlama A.Ş.,
Lara Dış Ticaret Ltd. Şti., Barış Deniz Uluslararası Tarım Ticaret İthalat İhracat
Sanayi A.Ş. ile Antalya Dış Tic. ve San. Ltd. Şti. hakkında, 4054 sayılı Kanun’un 41.
maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
Kanun'un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca taraflara soruşturma açıldığına dair
bildirimde bulunularak 30 gün içinde ilk yazılı savunmalarının gönderilmesi
istenmiştir. Andiç Gıda Tekstil Makine Taşıma Ltd. Şti hariç olmak üzere tarafların ilk
yazılı savunmaları Kurum kayıtlarına süresi içinde intikal etmiştir.
Soruşturma sonucunda hazırlanan 2.2.2007, tarih ve S.R/07-02 sayılı Soruşturma
Raporu Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Başkanlıkça tüm Kurul
Üyeleri ve ilgili taraflara tebliğ olunarak aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince
taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir. Soruşturma
muhatabı teşebbüslerden Alara Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Barış Deniz
Uluslararası Tarım Ticaret İthalat İhracat Sanayi A.Ş. ve Sultan Tarım Ürünleri Gıda
Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’nin temsilcileri tarafından Kanun’un 45. maddesi uyarınca ek
süre talep edilmiş, Rekabet Kurulu tarafından bahse konu teşebbüsler için birer kat
ek süre verilmiş ve ilgili teşebbüslerin savunmaları Kurum kayıtlarına 9.4.2007
tarihinde intikal etmiştir. Dönüş İthalat İhracat ve Tic. A.Ş., Er-şah Gıda İth. İhr. ve
Tic. Ltd. Şti ve Gök İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. ise bu süre içerisinde
savunmalarını göndermemiştir. Diğer teşebbüslerin ikinci yazılı savunmaları Kurum'a
süresi içinde intikal etmiştir.
Soruşturma Heyeti’nin hazırladığı 24.4.2007 tarihli "Ek Yazılı Görüş", Kanun'un 45.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tüm Kurul Üyeleri ve taraflara tebliğ edilmiştir.
Alara Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. ve Barış Deniz Uluslararası Tarım Ticaret
İthalat İhracat Sanayi A.Ş. temsilcileri tarafından Kanun’un 45. maddesi uyarınca Ek
Yazılı Görüş’e karşı savunma yapmak için ek süre talep edilmiş, Rekabet Kurulu
tarafından bahse konu teşebbüsler için on gün ek süre verilmiştir. Tarafların ek
görüşe karşı cevapları yasal süresi içinde Rekabet Kurumu'na intikal etmiştir.
Rekabet Kurulu'nun 13.6.2007 tarih ve 07-51 sayılı toplantısında, yürütülen
soruşturma ile ilgili olarak 24.7.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmasına
07-60/713-245
4
karar verilmiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun'un 46. maddesinin
ikinci fıkrası uyarınca ilgililere gönderilmiştir.
24.7.2007 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmıştır.
Rekabet Kurulu 24.7.2007 tarihinde 07-60/713-245 sayılı nihai kararını vermiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Rapor’da;
1. Alara Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Cena Dış Tic. ve Tarım Ürünleri San.
A.Ş., Çelikoğlu Otomotiv Kom. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., Sultan Tarım
Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti., Er-şah Gıda İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti., Pia
Frucht Gıda Lojistik ve Dış Tic. Ltd. Şti., Dönüş İthalat İhracat ve Tic. A.Ş.,
Yavuzlar Gıda Mad. İth. İhr. ve Paz. Ltd. Şti., Paşam Tarım Turizm Gıda
Sanayi Pazarlama Ltd. Şti., Andiç Gıda Tekstil Makine Taşıma Ltd. Şti., Köklü
Tarım Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti., Ana Meyve Tarım
Ticaret Ltd. Şti., Başer Tarım Gıda San. ve Tic. Pazarlama A.Ş., Lara Dış
Ticaret Ltd. Şti., Barış Deniz Uluslararası Tarım Ticaret İthalat İhracat San.
A.Ş.’nin 22.05.2006 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan toplantıda
tutanak altına alınan kartel anlaşmasına katılarak 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesini ihlal ettikleri,
2. Söz konusu anlaşmaya 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca muafiyet
tanınamayacağı,
3. Yukarıda madde 1’de adı geçen teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 16.
maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmalarının gerektiği,
4. Gök İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Antalya Dış Tic. ve San. Ltd.
Şti.’nin anılan kartel anlaşmasına katıldığına dair yeterli ve inandırıcı kanıt
bulunamadığından anılan şirketler hakkında bir işlem yapılmasına gerek
olmadığı ve bu nedenle soruşturma dışına çıkarılmalarının gerektiği
ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Türkiye’de 24 farklı kiraz çeşidi bulunmaktadır. Ancak farklı kiraz çeşitleri içinden
“0900 Ziraat” tipi kiraz; ebat, kalite, dayanıklılık, tat ve aroma yönünden diğer kiraz
türlerinden ayrılmaktadır. Bu özellikleri nedeniyle ihracatın çok büyük bir kısmını
“0900 Ziraat” tipi kiraz oluşturmakta ve ihraçlık kiraz nitelemesini karşılamaktadır.
Nitekim ihraçlık kiraz ürününe ilişkin alınan 17.6.2004 tarih ve 04-42/519-126 sayılı
Kurul kararında da ilgili ürün pazarı benzer şekilde tanımlanmıştır.
Bu açıklamalar çerçevesinde ilgili ürün pazarı “0900 Ziraat tipi ihraçlık kiraz pazarı”
olarak belirlenmiştir.
07-60/713-245
5
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Teşebbüslerin faaliyet gösterdikleri alanın rekabet koşullarının yeterli derecede
homojen ve özellikle komşu bölgelerden hissedilir derecede farklı olması, ilgili coğrafi
pazarın tespitinde büyük bir önem taşımakta ve coğrafi pazar açısından belirleyici
olmaktadır. İlgili taraflarca yapıldığı iddia edilen anlaşmada İzmir, Çanakkale, Denizli
ve Manisa bölgeleri erkenci kirazlarından bahsedilmektedir. Buna ek olarak, ihraç
edilen kirazın belirli bir derecede soğutulması, nakledilmesi ve depolanması
gerektiğinden üreticiler ürünlerini alternatif pazarlara taşıyamamaktadır. Diğer
yandan, söz konusu ürün iç pazarda çok sınırlı miktarda tüketildiğinden iç piyasa
aktörlerinin pazara girişi de sınırlı kalmaktadır. Bu değerlendirmeler ışığında, ilgili
coğrafi pazarlar ayrı ayrı olmak üzere “İzmir, Çanakkale, Denizli ve Manisa illeri”
olarak belirlenmiştir.
I.2. Haklarında Soruşturma Yürütülen Taraflar
I.2.1. Alara Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş (Alara)
Alara, 1992 yılında kurulmuş ve merkezi Bursa’da bulunan bir aile şirketidir. Şirketin
20.9.2005 tarihinde yapılan 2004 yılı olağan genel kurul toplantısı 6.10.2005 tarihli
Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanmıştır. Alara’nın 20.9.2005 tarihli olağan genel
kurul toplantısı esas alınarak hazırlanmış mevcut ortaklık yapısına Tablo 1’de yer
verilmektedir.
Tablo 1: Alara'nın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Yavuz Taner 290.000 56,86
Kerim Taner 213.999 41,96
Fatma Ayşen Taner 3.000 0,59
Aysel Karabulut 3.000 0,59
Aynur Çakıcı 1 0,00
Toplam 510.000 100,00
I.2.2. Cena Dış Tic. Ve Tarım Ürünleri San. A. Ş. (Cena)
Merkezi İzmir’de bulunan şirketin 16.6.2005 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde
yayınlanan sermaye artırımı sonrasında oluşan ortaklık yapısına Tablo 2’de yer
verilmektedir.
Tablo 2: Cena'nın Ortaklık Yapısı
Hissedar Sermaye (YTL) Oran (%)
Cengiz Balık 425.000 52,00
Nazmi Sağlam 294.000 36,00
Süleyman Balık 48.000 6,00
Mithat Sağlam 25.000 3,00
Tülay Balık 28.000 3,00
Toplam 100 100,00
I.2.3. Çelikoğlu Otomotiv Kom. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. (Çelikoğlu)
07-60/713-245
6
Merkezi Manisa’da bulunan Çelikoğlu şirketinin 6.5.2005 tarihli Ticaret Sicili
Gazetesi’nde yayınlanan sermaye artırımı sonrasında oluşan ortaklık yapısına Tablo
3’te yer verilmektedir.
Tablo 3: Çelikoğlu’nun Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Mustafa Çelik 13.350 33,50
Süleyman Çelik 13.350 33,50
Yüksel Çelik 13.300 33,00
Toplam 510.000 100,00
I.2.4. Sultan Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (Sultan)
Merkezi İzmir olan şirketin 3.5.2006 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanan
sermaye artırımı sonrasında oluşan ortaklık yapısına Tablo 4’te yer verilmektedir.
Tablo 4: Sultan’ın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Adnan Görümlü 400 80,00
Hüsnü Görümlü 100 20,00
Toplam 500 100,00
I.2.5. Pia Frucht Gıda LoIistik ve Dış Tic. Ltd. Şti. (Pia)
Merkezi Mersin olan şirketin ortakları Salih Taşkın ve Nicole Zegler’dir. 6617 sayılı
Ticaret Sicili Gazetesi’nde tescil ettirilen 24.7.2006 tarihli ortaklar kurulu kararına
göre Baqir Ali Sheikh şirket müdürü tayin edilmiştir.
I.2.6. Dönüş İthalat İhracat ve Tic. A.Ş. (Dönüş)
Mersin Ticaret Siciline kayıtlı bulunan Dönüş’ün ortaklık yapısına Tablo:5’te yer
verilmektedir.
Tablo 5: Dönüş'ün Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Hüseyin Olgun 32.564 20,35
Halil Olgun 31.744 19,84
Satılmış Olgun 31.744 19,84
Hayati Olgun 31.744 19,84
Muzaffer Çankaya 204 0,13
Hasan Olgun 32.000 20,00
Toplam 160.000 100,00
I.2.7. Yavuzlar Gıda Mad. İth. İhr. ve Paz. Ltd. Şti. (Yavuzlar)
Merkezi Bursa’da bulunan ve 1987 yılında kurulan şirketin 16.12.2003 tarihli Ticaret
Sicili Gazetesi’nde yer alan ortaklık yapısına Tablo 6’da yer verilmektedir. Şirketin
müdürü olan Mustafa Ulusoy aynı zamanda Uludağ Yaş Sebze ve Meyve
İhracatçıları Birliği Başkanıdır.
07-60/713-245
7
Tablo 6: Yavuzlar'ın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Ahmet Yavuz 8.750 50,00
Halil Yavuz 8.750 50,00
Toplam 17.500 100,00
I.2.8. Paşam Tarım Turizm Gıda Sanayi Pazarlama Ltd. Şti. (Paşam)
Paşam şirketinin ortakları Mustafa Emil Üstün, Tufan Ünal ve Halil Bozdoğan’dır.
6495 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde tescil ettirilmiş hisse dağılımına göre oluşan
Paşam’ın mevcut ortaklık yapısı aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
Tablo 7: Paşam’ın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Mustafa Emil Üstün 89 74,17
Tufan Ünal 30 25,00
Halil Bozdoğan 1 0,83
Toplam 120 100,00
I.2.9. Andiç Gıda Tekstil Makine Taşıma Ltd. Şti. (Andiç)
Antalya merkezli şirketin ortakları Kenan Güner ve Yeter Güner’dir. Şirketin mevcut
ortaklık yapısı Tablo 8’de gösterilmektedir:
Tablo 8: Andiç’in Ortaklık Yapısı
Hissedar Ortaklık Payı (%)
Yeter Güner 90,00
Kenan Güner 10,00
Toplam 100,00
I.2.10. Köklü Tarım Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (Köklü)
Isparta merkezli şirketin ortakları Abidin Köklü, Kadir Köklü, Emine Köklü ve Ayşe
Köklü’dür. 20.10.2004 tarih, 6161 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’ne göre Köklü’nün
ortaklık yapısı Tablo 9’da yer almaktadır:
Tablo 9: Köklü’nün Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Abidin Köklü 50 50,00
Kadir Köklü 30 30,00
Emine Köklü 10 10,00
Ayşe Köklü 10 10,00
Toplam 100 100,00
I.2.11. Ana Meyve Tarım Ticaret Ltd. Şti. (Ana)
Isparta merkezli şirketin 23.1.2003 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanan
sermaye artırımı kararına göre oluşan ortaklık yapısına Tablo 10’da yer verilmiştir.
Tablo 10: Ana şirketinin Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
07-60/713-245
8
Mustafa Erdoğan 400 25,00
İsa Erdoğan 400 25,00
İbrahim Erdoğan 400 25,00
Necati Erdoğan 400 25,00
Toplam 1.600 100,00
I.2.12. Gök İthalat İhracat Sanayi Ltd. Şti. (Gök)
Ankara merkezli şirketin 20.10.2004 tarihli Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanan
ortaklık yapısına Tablo 11’de yer verilmektedir.
Tablo 11: Gök'ün ortaklık yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Erkan Atrek 665 33,25
İlker Gök 665 33,25
Veli Gök 670 33,50
Toplam 2.000 100,00
I.2.13. Başer Gıda San. ve Tic. Pazarlama A.Ş. (Başer )
Merkezi Antalya olan şirketin 2006 yılı genel kurul toplantısı tescili 21 Nisan 2006
tarihli 6540 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanmıştır. Başer’in ortaklık yapısına
Tablo 12’de yer verilmiştir.
Tablo 12: Başer’in Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Mehmet Bestelci 2.000 20,00
Cengiz Erdoğan 2.000 20,00
Bayram Doktur 2.000 20,00
M.Vedat Ergüder 2.000 20,00
Atıf Baş 2.000 20,00
Toplam 10.000 100,00
I.2.14. Lara Dış Ticaret Ltd. Şti. (Lara)
Şirketin ortaklık yapısı bilgilerine aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 13: Lara'nın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
İsmail Duman 80 33,33
Hakan Köleoğlu 160 66.67
Toplam 240 100
I.2.15. Barış Deniz Uluslararası Tarım Ticaret İthalat İhracat Sanayi A.Ş. (Barış)
Merkezi Antalya olan şirketin 2004 yılı genel kurul toplantısı tescili 12.4.2005 tarihli
Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlanmıştır. Şirketin ortaklık yapısına Tablo 14’te yer
verilmektedir.
Tablo 14: Barış’ın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
07-60/713-245
9
Barış Deniz 1.994.375 99,72
İlhan Deniz 1.250 0,06
İsmail Murat Ertürk 1.000 0,05
Anna Deniz 1.000 0,05
Aycan Leblebici 1.000 0,05
Armağan Deniz 1.375 0,06
Toplam 2.000.000 100,00
I.2.16. Antalya Dış Tic. Ve San. Ltd. Şti. (Antalya Ltd.)
Ticaret Sicili’ne 20.6.2002 tarihinde tescil edilen şirketin merkezi Antalya’dadır.
Şirketin ortakları Ercan Boztepe ve Gülşen Boztepe’dir. 6.10.2003 tarih, 5922 sayılı
Ticaret Sicili Gazetesi’nde tescil ettirildiği haliyle şirketin ortaklık yapısı aşağıdaki
tabloda yer almaktadır.
Tablo 15: Antalya Ltd.’nin Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Ercan Boztepe 6750 90,00
Gülşen Boztepe 750 10,00
Toplam 7.500 100,00
I.2.17. Er-Şah Gıda İthalat İhracat ve Ticaret Ltd. Şti. (Er-şah)
22.3.2006 tarih, 6528 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde tescil edildiği üzere Merkezi
Manisa’da bulunan Er-şah’ın şirket müdürü Emel Buldak’tır. 2.8.2002 tarih, 5605
sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde ise şirketin sermaye yapısı aşağıdaki tabloda yer
alan şekliyle tescil edilmiştir:
Tablo 16: Er-şah'ın Ortaklık Yapısı
Hissedar Hisse Sayısı Oran (%)
Şahin Buldak 18000 90,90
Yasemin Buldak 1800 9,09
Ergün Buldak 200 1,01
Toplam 19.800 100,00
I.3. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller
İlk inceleme, tarafların yazılı savunmaları ve soruşturma sürecinde 4054 sayılı
Kanun'un 14, 15 ve 44. maddeleri uyarınca gerçekleştirilen yerinde inceleme ve bilgi
isteme süreçleri sonucunda elde edilen bulgular aşağıda sunulmuştur.
I.3.1. Elde Edilen Bilgi ve Belgeler Çerçevesinde Olayların Gelişimi
Yapılan görüşmeler ve elde edilen bilgi ve belgelerden, kiraz ihracatçısı firmaların
2006 yılında ilk olarak Stepak ünvanlı ambalaj firması tarafından düzenlenen 8 Nisan
2006 tarihli toplantıda bir araya geldikleri anlaşılmaktadır. Raportörlerce Alara’da
yapılan yerinde inceleme sırasında Stepak tarafından Alara’nın en büyük ortağı
Yavuz Taner adına gönderilmiş bir davetiye metni elde edilmiş olup, bu davetiyeden
toplantının “Kiraz Yetiştiriciliğinde Eurepgap İyi Tarım Uygulamalarının Türkiye’deki
Durumu” konulu “5. Geleneksel Bilgilendirme Konferansı” olduğu, anlaşılmaktadır.
Kendisi ile Raportörlerce yapılan görüşmede Yavuzlar şirketi müdürü Mustafa Ulusoy
07-60/713-245
10
tarafından söz konusu toplantıda kirazda ilaçlama ile ilgili araştırmalar yapılması
yönünde karar alındığı ifade edilmiştir.
Söz konusu toplantıyı takiben, kiraz ihracatçısı bazı teşebbüsler, 5.5.2006 tarihinde
Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan bir başka toplantıda bir araya geldikleri mevcut
bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu toplantı Ege İhracatçı Birlikleri tarafından
koordine edilmiş, katılım formları 18.4.2006 tarihinde ilgili teşebbüslere gönderilmiştir.
Toplantıya katılım davetinde toplantının amacı aşağıdaki gibi açıklanmaktadır:
“Bazı ihracatçı firmaların önerisi üzerine, ilgili İhracatçı Birlikleri Başkanlarının
görüş birliği sağlanarak, Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim
Kurulu, ülkemizin önemli ihraç ürünlerinden olan ve idrak tarihine çok az bir
süre kalmış bulunan KİRAZ ile ilgili olarak, şu ana kadarki gelişmeler dahilinde
ülkemiz üretimi, ihracatta ilaç kalıntısı başta olmak üzere karşılaşılabilecek
sorunlar ve çözüm önerileri, rakiplerimizin durumu gibi konularda
değerlendirmeler yapmak, bilgi alışverişinde bulunmak amacıyla, Türkiye
genelinde potansiyel arz eden kiraz ihracatçısı firmaların üst düzey
yetkililerinin katılımıyla 5 Mayıs 2006 Cuma günü saat 15.00 – 18.00 arasında
İzmir’de Birliklerimiz binasında (Atatürk Caddesi 1. Kordon No:382
Alsancak/İzmir) bir toplantı düzenlenmesi … kararlaştırmıştır.”
Söz konusu toplantıya katılan teşebbüsler ve yetkililerine Tablo 22’de yer
verilmektedir1;
Tablo 17: 5.5.2006 tarihli toplantıya katılanların listesi
Şirket Unvanı Katılımcı
Ali Baqir Scheik Pia
Fatma Ünker
Dönüş Ömer Şefik
Yavuzlar Ahmet Yavuz
Sultan Adnan Görümlü
Antalya Ltd. Uğur Toprak
Arif Güney Alara
Kerim Taner
Cena Cengiz Balık
Er-şah Şahin Buldak
Çelikoğlu Süleyman Çelik
Narpak Narenciye Paketleme ve Dış Ticaret A.Ş Deniz Deletioğlu
5.5.2006 tarihli toplantıda 4054 sayılı Kanun’a aykırı herhangi bir tutanak veya
anlaşma imzalandığına ilişkin bir kanıt bulunamamıştır. Söz konusu toplantı talebinin
kimden geldiğine yönelik soruya Ege İhracatçı Birlikleri’nden verilen yanıtta, talebin
Ege Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliği yönetim kurulu üyeliği de yapan Cengiz
Balık’tan geldiği belirtilmiştir. Toplantıda, uluslararası pazarlardaki sorunlar,
Türkiye’deki üretim kalitesi, bahçe ziraatındaki iyi tarım uygulamaları, ihracatçılar için
önemli bir risk oluşturan pestisit, kirazda ana hastalık ve zararlılar için genel/fenolojik
ilaçlama programı, Türkiye’de akredite bir laboratuarın kurulması, Eurepgap
sertifikası ile üreticilerin aydınlatılması gibi konuların konuşulduğu, bunun yanında,
1 Antalya Ltd. adına toplantıya katıldığına dair imza atan Uğur Toprak’ın toplantının başlamasından bir süre sonra
Ege İhracatçı Birliği Başkanı Mustafa Türkmenoğlu tarafından yetkisiz olduğu gerekçesiyle toplantıdan çıkartıldığı
anlaşılmıştır.
07-60/713-245
11
ileri bir tarihte bir başka toplantı daha yapılması konusunda görüş birliğine varıldığı
anlaşılmaktadır.
22.5.2006 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri’nde bazı kiraz ihracatçılarının katılımıyla
yeni bir toplantı düzenlenmiştir. Toplantı için bazı kiraz ihracatçısı firmalara
gönderilen davetiyelerde toplantının amacı
“Üretimi ve ihracatı bakımından ülkemizin önemli ürünleri arasında yer alan
KİRAZ ile ilgili olarak, yeni sezon üretimi, rakiplerimizin ve alıcı pazarlarının
durumu, ihracatta karşılaşılabilecek olası sorunlar hakkında değerlendirmeler
yapmak ve karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmak …”
şeklinde açıklanmıştır.
5.5.2006 tarihli toplantı çağrısının Ege İhracatçı Birliklerinin Yönetim Kurulu’ndan
gelmesine karşın, 22.5.2006 tarihli toplantıya ilişkin çağrının kim tarafından
yapıldığına ilişkin herhangi bir bilgi mevcut değildir. 22.5.2006 tarihli toplantıya
kimlerin katıldığı, toplantıda imzalanmış olan tutanak metninde görülmektedir. Söz
konusu tutanakta imzaları bulunan teşebbüs yetkililerine Tablo 18’de yer
verilmektedir:
Tablo 18: 22.5.2006 tarihli toplantıya katılanların listesi
Şirket Unvanı Katılımcı Görevi
Er-şah Şahin Buldak Ortak
Çelikoğlu Süleyman Çelik Ortak
Paşam Ömer Bozdağ Yetkili
Andiç Kenan Güner Ortak
Sultan Adnan Görümlü Ortak
Yavuzlar Ahmet Yavuz Ortak
Cena Cengiz Balık Ortak
Pia Ali Baqir Scheik Müdür
Dönüş Ömer Şefik Yetkili
Alara Arif Güney Dış Ticaret Koordinatörü
Söz konusu tutanak, Kurumumuza yapılan başvuru ve ihbarların eklerinde ve
basında çıkan haberlerde yer almış, aynı belge Kurum uzmanlarınca Alara’da yapılan
yerinde incelemede de bulunmuştur. Ege İhracatçı Birlikleri’ne ait binada 22.5.2006
tarihinde yapılan toplantıda düzenlendiği anlaşılan söz konusu tutanak aşağıdaki
gibidir:
“Tutanak
Kiraz ihracatçısı firmaların talebi üzerine, 22.05.2006 tarihinde Türkiye geneli
potansiyel arz eden kiraz ihracatçısı firmaların katılımıyla Ege İhracatçı
Birlikleri’nde yapılan toplantıda, erkenci kiraz üretim bölgelerinden (İzmir-
Kemalpaşa, Manisa, Denizli, Çanakkale) alınacak Salihli cinsi kirazın;
1. 31.5.2006 Çarşamba gününden önce üreticiden alım yapılmaması,
2. Üretici alım fiyatlarının başlangıç maksimum(en fazla) 2,5-YTL/kg
olması ve bu fiyatın üzerine hiçbir şekilde çıkılmaması
hususunda alınan karara firmamız olarak beyan ve taahhüt ederiz.
07-60/713-245
12
Not: Söz konusu toplantıya katılmamış olan LARA TARIM, BAŞER TARIM,
BARIŞ TARIM, ANTALYA TARIM, VELİ GÖK, ABİDİN KÖKLÜ, ANA MEYVE
firmaları yetkilileri ile konu telefonda görüşülmüş ve yukarıda belirtilen şartlara
uyacaklarını beyan ve taahhüt etmişlerdir.
Bu toplantıda Yavuzlar Ltd. Ahmet Yavuz komite başkanı olarak seçilmiştir.
Er-Şah Gıda Şahin Buldak imza
Çelikoğlu Süleyman Çelik imza
Paşam Tarım Ömer Bozdağ imza
Andiç Gıda Kenan Güner imza
Sultan Tarım Adnan Görümlü imza
Yavuzlar Ahmet Yavuz imza
Cena Dış Ticaret Cengiz Balık imza
Pia Ltd. Şti. Ali Baqir Scheik imza
Dönüş A.Ş. Ömer Şefik imza
Alara Dış Ticaret Arif Güney imza”
Bu belgeden, kiraz ihracatçısı bazı teşebbüslerin 2006 yılı sezonunda yapılacak olan
kiraz alımlarına 31 Mayıs tarihinden sonra başlanması ve alınacak kirazlar için en
fazla 2.5 YTL/kg ödenmesi hususlarında anlaşarak bir alım karteli oluşturdukları
anlaşılmaktadır. Söz konusu belgede 10 kiraz ihracatçısının imzası bulunurken 7
firmanın da alınan kararlara uyacağı yönünde taahhütte bulunduğu bilgisi yer
almaktadır. Ayrıca söz konusu kararların uygulanmasını sağlamak için Ahmet
Yavuz’un (Yavuzlar şirketi ortağı) koordinatör olarak görevlendirildiği belirtilmiştir.
22.5.2006 tarihli toplantıdan 31.5.2006 tarihine kadar geçen sürede teşebbüslerin
alınan kararlara ilişkin görüşlerinin ne olduğunun net bir şekilde görülmesi açısından
teşebbüslerde yapılan yerinde incelemelerde Alara’da bulunan, iki ayrı yazışmanın
incelenmesinde yarar vardır. Söz konusu yazışmalardan ilki Alara’nın Dış Ticaret
Koordinatörü Arif Güney’den Alara şirketinin Genel Müdürü Kerim Taner’e 24.5.2006
tarihinde gönderilen e-posta ve buna cevaben Kerim Taner tarafından 25.5.2006
tarihinde Arif Güney’e gönderilen e-postadan oluşmaktadır. Bu yazışma aşağıdaki
gibidir:
24.5.2006 tarihli e-posta:
Kerim Bey,
İzmir toplantı tutanağını size gönderiyorum. 4. toplantıyı da Afyon öncesi 23
Haziran’da Denizli’de yapmayı kararlaştırdık. İnşallah hiç kimse programı
delmeden devam eder. Özellikle başlangıçta sorun çıkmaz inşallah. Şimdilik
herkes uyuyor. Yapılan anlaşma sadece 0900 kirazını kapsamakta. Kısa sap
serbest. Ancak firmalar sonradan aranarak kısa sapı da almamalarına yönelik
ikna edildiler. Bu koordinasyonu Ahmet Yavuz yürütüyor. Şu anda her şey
düzgün gidiyor. Bakacağız. Belki biz özel mallara yönelik gizli operasyonlar
yapmak isteyebiliriz. Ama nasıl bir yöntem uygulayacağız henüz karar
vermedim.
Diğer bir konu da (……) sabah SMS attı. Dönüş’ün 31.5’te 26 + Napolyon
indireceğini yazmış. Burada kasıt kısa sap mı acaba bilmiyorum. Salihli olarak
yapamaz. Önceden program vermiş olabilir. Onlarda aynı anlaşmaya uyarak
31.05’te alıma başlayacaklar.
07-60/713-245
13
25.5.2006 tarihli yanıt:
Dönüş’ünki kısa sap ya da önceden verilmiş program olabilir.
Gizli operasyon anlaşmaya uymaz. Duyulur ve bir daha ihracatçılarla aynı
masaya oturmamıza imkan olmaz. Bana verdiğin programa göre durum
normal gözüküyor. Geç başlamamız bizi (……..) ve (…)’de […………]
zorlamasına rağmen ilk hafta için müşterilerle ortak bir çözüm bula[acağız].
Burada zaten sorumluluk sadece bizde değil. Özellikle Kaliforniya’nın durumu
ve İspanya da önemli rol oynuyor.
Tüm ihracatçılar plana uyar, yeterli ürün çıkar, Avrupa’da da diğer ürünler bol
olursa (ki rekor üretim bekleniyor) Haziran başındaki sıkışıklığı anlaşmaya
uyarak ancak tavan fiyatla özel ürünler alarak aşabiliriz. 2500 fiyat Avrupa’dan
gelen haberler sonrası hemen yüksek kalabilir. Pazardaki problemli
Yunanistan ürünleri kiraz baz fiyatını 1 Eurolara oturttu. İyi kaliteli kiraz bu baz
fiyatın üzerine yapılacak fiyat yapacak Pazarda fiyatlar geçen senenin %30
altında.
Afyon başlayınca zaten sıkışıklıktan bolluğa geçiş olacak. Benim derdim Afyon
malını satabilecek strateji geliştirmek. Temmuzda herkes tatile gidecek ve
geçen seneki darlık yaşanacak. Afyon’da geçen seneden fazla mal varsa ve
geç başlayacaksa pazar geçen seneye göre daha da çok sıkışacak. Sele
dağıtmamak için kavga ettiğimiz senelere geri dönebiliriz.
24.5.2006 tarihli e-posta incelendiğinde ihracatçı teşebbüslerin 24.5.2006 tarihine
kadar 3 defa bir araya geldikleri anlaşılmaktadır. Söz konusu buluşmaların, daha
önce de belirtildiği gibi, 8.4.2006 tarihli Stepak toplantısı, 5.5.2006 tarihinde Ege
İhracatçı Birlikleri’nde yapılan toplantı ve 22.5.2006 tarihinde yine Ege İhracatçı
Birlikleri’nde yapılan ikinci toplantı olduğu kanaati oluşmuştur. Ayrıca dördüncü bir
toplantının da Afyon bölgesinde yetişen kirazların alımı öncesinde 23 Haziran’da
Denizli’de yapılmasının planlandığı anlaşılmaktadır. Bu e-postada, 24.5.2006 tarihi
itibarıyla bütün teşebbüslerin 22.5.2006 tarihli kartel anlaşmasına uydukları
belirtilmektedir. E-posta’nın tarihinin 24.5.2006 olduğu göz önüne alındığında, söz
konusu uyumun alım tarihinden önce alım yapılmamasına ilişkin olduğu
anlaşılmaktadır. Kerim Taner’in 25.5.2006 tarihli e-postasında geçen “Geç
başlamamız bizi (………...) ve (…)’de […………] ] zorlamasına rağmen ilk hafta için
müşterilerle ortak bir çözüm bula[acağız].” ifadesinden, 31 Mayıs’ın alımlara
başlamak için geç bir tarih olduğu anlaşılmaktadır. Zira bu tarihten sonra alım
yapmaya başlanması Kerim Taner tarafından “geç başlamak” olarak nitelendirilmiş,
bunun ihracatı geciktireceği ve hatta Alara’nın en büyük müşterilerinden (………...)
ve (…)’de […………] ile sorun yaratacağı da dile getirilmiştir.
Ayrıca, Alara’nın anlaşmada imzası olmasına karşın gizli bir operasyonla anlaşmaya
aykırı davranmak istediği ancak, bunu gerçekleştirmediği görülmektedir. Bu durum,
31.5.2006 tarihinden önce yapılacak alımlarda kiraz ürününde pestisit kalıntısı
olacağı yönündeki savunmaları temelsiz bırakmaktadır. Kerim Taner’in “…haziran
başındaki sıkışıklığı anlaşmaya uyarak, ancak tavan fiyatla özel ürünler alarak
aşabiliriz … ” şeklindeki ifadesinden ise anlaşmada yer verilen fiyatın teşebbüslerce
tavan fiyat olarak algılandığı, 31 Mayıs tarihinin belirlenmesinin Haziran’da
yaşanacak sıkışıklığı aşmak için seçildiği, Alara’nın anlaşmaya uymak için azami
çaba gösterdiği ve anlaşmanın diğer bir alım bölgesi olan Afyon’daki kiraz üreticileri
için de genişletilmek istendiği anlaşılmaktadır.
07-60/713-245
14
İkinci yazışma 28.5.2006 tarihinde Arif Güney’den Kerim Taner’e gönderilen e-
postadan ve Kerim Taner’den Arif Güney’e 29.5.2006 tarihinde gönderilen e-
postadan oluşmaktadır. Anılan yazışma aşağıdaki gibidir:
28.5.2006 tarihli e-posta:
Kerim Bey Merhaba,
İzmir’de su ana kadar tüm Avrupa ihracatçıları kararlara uyup beklemedeler.
Herkes çarşambayı bekliyor. Rusya’ya alanlar bu sene biraz hızlı ve saçma
sapan çalışıyorlar. Onlar birkaç gündür kısa sap ve 0900 alımı yapıyorlar.
Fiyatları da çok yüksek tutuyorlardı. Bu da Avrupa’cıları biraz korkuttu. Bugün
pazar günü olduğu için sezonun 0900 ve kısa sap olarak ilk bol çıktığı gün.
Rusçular kısa sapı 1,5 – 2,5 arasında aldılar. 0900 ‘ü de 2,5 – 4,5 arası yerine
göre değişken olmak üzere fiyat verip aldılar. Tahmin ediyorum ki çarşambaya
kadar istenilen noktalara gelecek.
Diğer bilgi, bu yıl (………) de tekrar sahnede olacak. Sanıyorum biraz daha
güçlü bir iş yapmak üzere deneme yapacak. Eğirdir’de (……..)’ün tesisini
kiralamışlar. Belki alım işini (…..) onun adına yapacak. (…..) kendisi ihracat
yapmayacak. Ayrıca kesin olmamakla birlikte aldığım duyumlara göre Ahmet
Yavuz ile anlaşmışlar. Yavuzlar da Sultanhisar paketlemede (……)’e fason
mal yapacakmış. Bunu da dün öğrendim. Ahmet Yavuz ile görüştüğümde
direkt olarak soramadım ama kendisi bu konuda renk vermiyor.
Yalnız bir konu da var ki bu yıl ortak kararlar gereği fiyatların 2 – 2,5
seviyesinden açılması birçok ihracatçının iştahını kabartmıştır. İşe girmeyecek
olanlar dahi başlama niyetindedirler. Psikolojik olarak fiyat herkese uygun
geliyor. Çünkü Avrupa satış fiyatlarını geçen yılki seviyeden baz alıyorlar.
Bakalım işlerin süreç içerisindeki seyri nasıl olacak hep birlikte göreceğiz.”
29.5.2006 tarihli cevap:
Kiraz pazarının reaksiyonu Türkiye’den ihraç edilecek kiraz miktarı, diğer
çekirdekli ürünlerin miktarı ve diğer kiraz üretici ülkelerinin arzıyla belli olacak.
10–15 günlük dönem her şeyi belli eder. İlk hafta 2,5 cazibe oluşturabilir.
Ancak pazarda 10 gün içinde oluşacak fiyatla mukayese sonrası cazibesini ne
kadar sürdürür?
Yukarıda yer verilen yazışma incelendiğinde, tüm teşebbüslerin anlaşmaya uymaya
çaba gösterdikleri, anlaşmanın Avrupa’ya ihracat yapacak olan teşebbüsleri
kapsadığı, 31 Mayıs tarihi yaklaştıkça anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin anlaşmaya
olan güvenlerinin azaldığı hususları dikkat çekmektedir. Ayrıca ilgili teşebbüs
yetkililerinin birbirleriyle devamlı surette temas halinde oldukları ve kiraz üreticilerine
ödenmesi kararlaştırılan 2,5 YTL/kg’nin diğer ihracatçı teşebbüsler tarafından düşük
bir fiyat olarak algılanması nedeniyle piyasaya yeni oyuncuların girebileceğinin
değerlendirildiği görülmektedir.
Raportölerce yapılan incelemelerde, soruşturma muhatabı bazı teşebbüslerin 2006
sezonu kiraz alımlarına 31 Mayıs tarihinde ve azami 2,5 YTL/kg fiyatla başlamaları
nedeniyle kiraz üreticilerinin bu duruma tepki gösterdiği, bu durumun görüşülmesi
amacıyla 2.6.2006 tarihinde İzmir Hilton Oteli’nde kiraz ihracatçısı bazı firmaların
temsilcileriyle yerel yöneticiler ve üretici temsilcilerinin bir araya geldiği bir toplantı
düzenlendiği tespit edilmiştir. Söz konusu toplantıya katılmış olan Yiğitler Köyü Tarım
07-60/713-245
15
Danışmanı Aynur Günsan’dan alınan bilgiye göre, üreticiler ve ihracatçılar arasında
çıkan gerginliğe çözüm bulmak amacıyla İzmir Hilton Oteli’nde 2 Haziran 2006’da
üreticilerin doğrudan katılmadığı bir toplantı düzenlendiği, toplantıya üreticileri
temsilen Bağyurdu Belediye Başkanı Rıdvan Üreten, Yiğitler Köyü Muhtarı Refik Yay,
Vahit Topbaş, Yiğitler Köyü Tarım Danışmanı Aynur Günsan, A. Şeref Ergun,
Armutlu Belediye Başkanı Hüseyin Küçükoğlu, Ören Belediye Başkan Vekili ve Ören
Sulama Kooperatif Başkanı Hüseyin Yavuz, İğdecik Belediye Başkanı Halil İbrahim
Bayır ve Kemalpaşa Belediye Başkanı Yakup Karaosmanoğlu’nun ihracatçı
teşebbüsleri temsilen ise Arif Güney (Alara), Ahmet Yavuz (Yavuzlar), Adnan
Görümlü (Sultan), Hakan Köleoğlu (Lara), Hüseyin Çelik (Çelikoğlu)’in katıldığı
anlaşılmaktadır. Aynur Günsan haricinde şikayetçilerden ve soruşturma muhatabı
teşebbüslerden bazıları da, Hilton toplantısında kiraz alım fiyatlarının düşüklüğünün
nedenleri üzerine konuşulduğunu dile getirmişlerdir.
Üretici temsilcileri ve yerel yöneticilerle söz konusu teşebbüs yetkilileri arasında
yapılan toplantı sonrasında ilgili teşebbüslerin kartel anlaşmasında belirtilen fiyattan
daha yüksek seviyelerde alımlar yapmaya başladıkları görülmektedir.
I.3.2. Kiraz İhracatı İle İlgili Düzenlemeler
Ülkemizde yaş meyve ve sebze, bakliyat, bitkisel yağlar, pamuk ile kuru ve
kurutulmuş meyvelerin ihracatına ilişkin olarak çeşitli düzenlemeler mevcuttur.
31.12.2003 tarihli ve 25333 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Dış Ticarette Teknik
Düzenlemeler ve Standardizasyon Yönetmeliği (Standardizasyon Yönetmeliği)
ihracat ve ithalata konu mallardan gerekli görülenlerin ilişkili oldukları standarda veya
teknik düzenlemeye uygunluğunun veya kalitesinin değerlendirilmesi ve
belgelendirilmesini konu almaktadır. Söz konusu yönetmelik ekinde yer alan 70
tarımsal ürün, ihracatta zorunlu standart denetimine tabidir. Kiraz da bu kapsamda
yer alan bir ürün olduğundan ihracat sırasında Dış Ticarette Standardizasyon
Denetmenleri tarafından denetlenmektedir. Bahse konu Yönetmeliğin ilgili maddesi
aşağıdaki gibidir:
“Madde 8- Ekli liste kapsamındaki maddelerden ihtiyaç duyulanların
yetiştirildikleri bölge ve çeşidin özelliklerine göre ulaşım durumu da göz önüne
alınarak, vardığı yerdeki pazar isteklerini karşılayacak olgunlukta ihraç
edilebilmelerini sağlamak için, gerekli görülen yerlerde kesim, toplama ve ihraç
tarihlerini belirlemek üzere Müsteşarlıkça tespit edilecek ilgililerden oluşan bir
komisyon kurmaya Müsteşarlık yetkilidir. İhracatçı firmalar komisyon
kararlarına uymakla yükümlüdürler.”
Bu düzenleme uyarınca kesim tarihi belirleme yetkisi Dış Ticaret Müsteşarlığınca,
tespit edilecek ilgililerden oluşan bir komisyona verilebilmektedir. Kesim/toplama ve
ihraç tarihini belirleyecek bir komisyon kurulmasını ilgili sektörde faaliyette bulunan
firmalar, ilgili ihracatçı birlikleri ve ihracata konu ürünlerin kalite ve standardizasyon
denetimlerini yaparak uygunluk belgesi düzenleyen Dış Ticaret Müsteşarlığı Bölge
Müdürlükleri talep edebilmektedir.
Komisyonlar her yıl önceki yılların ortalama hasat tarihinden 15 gün önce ilgili
bölgede incelemelere başlamaktadır. Eğer ilgili ürün, standardında belirlenen
olgunluk seviyesine erişmemiş durumda ise tetkiklere üçer gün arayla devam
07-60/713-245
16
edilerek, kesim ve toplama tarihleri belirlenmekte, belirlenen kesim/toplama tarihi en
geç üç gün önceden ilan edilerek ihraç tarihi de belirtilmektedir. Komisyon kararlarına
ihracatçı firmalar tarafından uyulması zorunludur. Kesim ve toplama tarihleri her yıl
yeniden belirlenmektedir. Kesim tarihinin belirlenmesindeki amaç ürünün pazar
isteklerini karşılayacak niteliğe uygunluğunun tespitidir. Bu özellikler daha çok ürünün
büyüklüğü, rengi ve şeker oranıdır. Yapılan tüm kontroller sonucunda ihracatçılar
tarafından ihraç edilmek istenilen mallar standartlara uygun bulunduğu takdirde,
gümrüklere ibraz edilmek üzere, "Dış Ticarette Standardizasyon Denetmenleri Grup
Başkanlığı" tarafından, ihracatçıya "Kontrol Belgesi" verilmektedir. 1930'lu yıllarda
başlatılan bu uygulamanın amacı, geleneksel tarım ürünlerimizin dış ülkelerdeki
itibarını muhafaza etmek ve istikrarlı pazarlar yaratmaktır.
Dış Ticaret Müsteşarlığı’ndan gelen ve Kurum kayıtlarına 27.11.2006 tarih, 8005 sayı
ile giren yazıda, 2006 yılı öncesinde ve 2006 yılı içerisinde Dış Ticaret
Müsteşarlığı’na bir komisyon kurulması yönünde bir talep gelmediği belirtilmektedir.
Kiraz ihracatını etkileyen bir diğer konu ise, ihracatçıların ihracat yapılan ülkelerde
tabi oldukları kalite standartlarıdır. Bu standartların en önemlisi “Eurepgap”tir.
Eurepgap, büyük perakendeciler arasında yapılmış bir protokol olup tarımsal
ürünlerde aranan minimum standartları içermektedir. Avrupa Birliği’nde faaliyet
gösteren büyük perakendeciler, satacakları ürünlerin Eurepgap’e uygun olmasını
istemektedirler. Eurepgap dışında AB’nin Ortak Tarım Politikası içerisinde meyve ve
sebzeler için kalite standartları ve bu standartların yanı sıra paketleme, etiketleme ve
çevre ile ilgili düzenlemeler de mevcuttur.
Yaş meyve ve sebze ihracatçıları, ihracatçı birlikleri ve ziraat odalarının dile getirdiği
üzere yaş meyve ve sebze ihracatında karşılaşılan en büyük sorun, “pestisit kalıntısı”
diye adlandırılan, ürünlerin üzerindeki ilaç kalıntılarıdır. Tarımsal ürünlerin üretimi,
işlenmesi, depolanması, taşınması ve dağıtılması sırasında hastalık, zararlı, yabancı
ot ve mikroorganizmaların kontrolü, uzaklaştırılması, imha edilmesi, önlenmesi
amacıyla kimyasal maddeler kullanılmaktadır. Gıdada, tarım ürünlerinde veya
bitkilerde, toprakta, suda veya diğer çevresel bileşenlerde, kullanımına izin verilen bu
kimyasal ürünlere pestisit denilmektedir. Pestisitler ürüne zarar veren her türlü
organizma ve virüslerden korunmak için en etkili yol olmasına rağmen yanlış kullanım
nedeniyle ürün üzerinde ilaç kalıntısı kalabilmektedir. İlaç kalıntısı ürünü tüketenlerin
sağlığı açısından zararlı etkilere yol açabilir. Kalıntının insan sağlığı üzerindeki
olumsuz etkilerine yönelik riskten korunmak için Avrupa Birliği’ne üye ülkeler
ürünlerde kullanılan her ilaç türü için ürün bazında kabul edilebilir en fazla kalıntı
seviyesini belirlemişlerdir2. Türkiye’de ise 2004/242 sayılı “Gıdalarda Maksimum Bitki
Koruma Ürünleri Kalıntı Limitleri Tebliği”, Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği
çerçevesinde çıkarılmıştır. Tebliğ’in amacı tahıllarda, meyve ve sebzeler dahil bitkisel
ve hayvansal orijinli belirli ürünlerde bulunmasına izin verilen maksimum bitki koruma
2 79/895/EEC “Meyve ve sebzelerin içinde ve üstündeki maksimum kalıntı limitlerinin belirlenmesi”, 90/642/EEC
“Meyve ve sebzeler dahil bitkisel orijinli belirli ürünlerin içinde ve üstündeki maksimum kalıntı limitlerinin
belirlenmesi”, 86/362/EEC “Tahıllar içinde ve üstündeki maksimum kalıntı limitlerinin belirlenmesi” ve 86/363/EEC
“Hayvansal orijinli gıdaların içinde ve üstündeki maksimum kalıntı limitlerinin belirlenmesi” Konsey Direktifleri ile
bu direktiflerin değişikliklerini içeren en son 2002/76/EEC, 86/362/EEC ve 90/642/EEC “tahılların ve meyve ve
sebze dahil belirli bitkisel orijinli ürünlerin içinde ve üstündeki maksimum (metsulfuron methyl) kalıntı limitlerinin
belirlenmesi” direktiflerinin ikinci ekinde değişiklik yapan Komisyon Direktifi dahil olmak üzere, 36 direktif
bulunmaktadır.
07-60/713-245
17
ürünleri kalıntı limitlerini belirlemektir. Hem AB’de hem de Türkiye’de kiraz sert
çekirdekli meyveler başlığı altında belirli limitlere tabi tutulmuştur.
İhraç yapılan ülkelerde özellikle son zamanlarda ilaç kalıntısına karşı duyarlılık
artmıştır. İhracatçılar fiili ihracattan önce pestisit problemi ile karşı karşıya kalmamak
için yurtdışında akredite olmuş laboratuarlarda ürünleri kontrol ettirmekte ve ürün
üzerindeki kalıntı, limitlerin aşağısında ise ihracatını gerçekleştirmektedir. Pestisit
kalıntısı riskinin belirleyicisi, ürüne atılan ilaçlara ilişkin belirlenen kullanım süreleridir.
Pestisit probleminin ortaya çıkmaması için üreticilerin ilacı kullandıktan sonra, ilaç
üstünde belirtilen süreler geçmeden önce hasat yapmaması gerekir.
Avrupa Birliği’nin ortak tarım politikası çerçevesinde Avrupa Topluluğunun kurucu
anlaşmasına dayanarak, bazı sebze ve meyvelerin giriş fiyatını (entry price)
belirlemek üzere, standart ithalat değerlerini düzenlemek için (EC) 1196/2006 sayılı
Komisyon Regülasyonu 7.8.2006 tarihinde güncellenmiştir. Bu regülasyon
çerçevesinde, kiraz için Türkiye’den ithalat giriş fiyatı 8.8.2006 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere 215,8 €/100kg olarak belirlenmiştir. Giriş fiyatı, AB’ye tarım
ürünlerinin girişinde uygulanan bir çeşit ithalat taban fiyatıdır. Söz konusu
Regülasyon’da kiraz için ithalat giriş fiyatı belirlenen ülkeler arasında Türkiye’nin, en
düşük giriş fiyatı uygulanan ülke konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Türkiye’ye
uygulanan ve 8.8.2006 tarihinden itibaren geçerli olacak giriş fiyatı kilogram başına
YTL karşılığı yaklaşık olarak 4,06 YTL/kg’dir3.
I.4. Savunmalar ve Bunların Değerlendirilmesi
I.4.1. Usule Yönelik Savunmaların Değerlendirilmesi
I.4.1.1. Ortak Savunma: Savunma hakkının kısıtlandığı iddiası
Savunmalarda özetle, soruşturma bildirim yazılarında suçlamalara gerekçe olan her
türlü bilgi ve belgenin gönderilmediği, bu durumun 4054 sayılı Kanuna ve 4982 sayılı
Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’na aykırı olduğu iddia edilmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 43. maddesi uyarınca soruşturma açılmasına karar verilmesi
halinde karar 15 gün içinde ilgili taraflara bildirilmekte olup, bildirim yazısıyla birlikte
iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi de gönderilmektedir. Madde
düzenlemesinde her türlü bilgi ve belgeden bilinçli olarak söz edilmemiş, “yeterli bilgi”
gönderilmesi öngörülmüştür. Diğer yandan 44. maddenin ikinci fıkrasında ise,
tarafların sözlü savunma hakkını kullanma taleplerine kadar Kurum bünyesinde
kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş olan her
türlü delilin bir nüshasının kendilerine verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. İki
düzenleme arasındaki denge, delillerin karartılması ihtimali çerçevesinde
kurulmalıdır. Zira, soruşturmanın açılması anında delillerin toplanması henüz
tamamlanmadığından delillerin karartılması olasılığı bulunmaktadır. Nitekim bilgi
edinme hakkıyla ilgili olarak da 4982 sayılı Kanun’un 19. maddesi istisnalar getirmiş
olup maddenin (c) ve (d) bentleri bu durumu teyit eder niteliktedir. Ayrıca, 4054 sayılı
Kanun’un 44. maddesinin son fıkrası Kurul’un tarafları bilgilendirmediği ve savunma
hakkı vermediği konuları kararlarına dayanak yapamayacağını belirtmektedir. Bu
nedenle savunma hakkının kısıtlandığı ileri sürülemez.
3 Dönüşüm oranı merkez Bankası’nın 8.8.2006 tarihli Euro satış fiyatı olan 1.8815 YTL.
07-60/713-245
18
Diğer yandan, Danıştay 13. Dairesinin 24.5.2006 tarih, 2006/891 E. sayılı kararında,
önaraştırma raporunun taraflara gönderilip gönderilmeyeceğine, her dosya
kapsamında ayrıca yapılacak bir inceleme sonucunda durumun özelliklerine göre
soruşturma heyetince karar verilmesi gerektiği ifade edilmektedir.
Sonuç olarak, taraflara gönderilen bildirim yazısında, önaraştırma raporunda yer
verilen iddia ve bulgulara da en geniş ölçüde yer verilmiş olduğu dikkate alındığında,
taraflara iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi ve belge gönderilmiş olup
tarafların savunma haklarının kısıtlanması söz konusu değildir.
I.4.1.2. Ayrık Savunmalar
I.4.1.2.1. Alara: Soruşturma raporunda ticari sırların ifşa edildiği savunması
Savunmada özetle Arif Güney ve Kerim Taner arasındaki yazışmalarda yer alan
Alara’nın müşterileri, iş yöntemleri ve planlamaları, stratejik ortakları ve diğer
ihracatçı firmalar hakkında beyanatlarının alenileştirildiği ve ticari sırların ifşa edildiği
iddia edilmiştir.
Teşebbüsün savunmasında Komisyon’un 139/2004 sayılı Duyurusu’ndan
bahsedilerek burada yer alan ticari sırlarla ilgili kriterler şu şekilde sıralanmıştır:
“Belgenin ihlalle doğrudan ilgili olup olmadığı, ispat gücü, ispat açısından belgenin
açıklanıp açıklanmamasının kaçınılmaz olduğu, belgede yer alan bilgilerin hassasiyet
derecesi, ihlalin ciddiyeti.”
Öncelikle belirtmek gerekir ki, ilgili Komisyon Duyurusunun sayısı 139/2004 değil
2005/C 325/07’dir. 139/2004 Yoğunlaşmalara İlişkin Tüzük olup söz konusu duyuru
bu Tüzüğün uygulanmasını da içermektedir.
İkinci olarak, bu kriterler ticari sırları da içeren “Gizli Bilgi” kavramı için geçerlidir. Gizli
bilgi ve ticari sırların nasıl belirlendiği de söz konusu duyuruda açıklanmaktadır.
Bunun için tarafların gizlilik talebi olmalı ve bu talep Komisyon tarafından kabul
edilmelidir. Dolayısıyla tarafların gizli olduğunu iddia ettiği her bilgi gizlilik koruması
kazanmamaktadır.
Olayımızdaki iddia konusu belgelerde ticari sır olarak nitelendirilmesi gereken
bilgilerin neler olduğu dile getirilmeden ve üstelik bu konuda daha önceden bildirilmiş
bir gizlilik talebi de yok iken bu belgelere afaki olarak ticari sır denmesi mümkün
değildir. Belgede yer alan müşteri bilgileri kiraz ihracatı yapılan en tanınmış
perakendecilerin isimleridir. Bu perakendecilerin Alara ile bağlantılı oldukları bilgisi
sektörde yaygın olarak bilinen, aleniyeti olan bir bilgidir. Öte yandan, söz konusu
belgelerde asıl olarak ticari sır niteliğindeki bilgilerden değil, kartel anlaşmasının
kapsamı, içeriği, teşebbüslerin anlaşmaya uyumları ve yapılması planlanan 4.
toplantıdan bahsedilmektedir. Kartel anlaşmasına temsil ettiği teşebbüs adına imza
atan bir kişi ile temsil ettiği teşebbüsün en yetkili kişisi arasında geçen bir e-postanın
açıklanması, kartel anlaşmasının ortaya çıkarılması bakımından gereklidir.
07-60/713-245
19
I.4.1.2.2. Barış: Önaraştırma döneminin 32 gün sürdüğü savunması
4054 sayılı Kanun’un 40. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verildiği
takdirde Kurul Başkanı, meslek personeli uzmanlardan bir ya da birkaçını raportör
olarak görevlendirir. Bu hükümden anlaşıldığı üzere raportörleri Kurul değil Başkan
görevlendirmektedir. Kanunda, Başkan’ın bu görevlendirmeleri Kurul’un kararıyla
aynı gün yapacağına dair bir hüküm yoktur. Kurul Başkanı, ilgili mesleki kademelerle
koordinasyon içinde kendisine ait takdir hakkını kullanarak gerekli görevlendirmeleri
yapar. Dolayısıyla, Önaraştırma süresi Kurul’un önaraştırma açılması yönünde aldığı
karar ile değil, raportörlerin görevlendirilmesi ile başlamaktadır.
Olayımızda, Önaraştırma açılmasına ilişkin 29.6.2006 tarihli Kurul Kararı’ndan 4 gün
sonra 3.7.2006 tarihinde raportörler görevlendirilmişlerdir. Bu sebeple süreç 3.7.2006
tarihinde başlamıştır. Önaraştırma Raporu ise 31.7.2006 tarihinde, yani raportörlerin
görevlendirilmesinden 28 gün sonra hazırlanarak teslim edilmiştir.
Sonuç olarak 4054 sayılı Kanun’da belirlenen sürenin aşılması gibi bir durum söz
konusu değildir.
I.4.2. Esasa Yönelik Savunmaların Değerlendirilmesi
I.4.2.1. Ortak Savunmalar
I.4.2.1.1. Teşebbüslerin 2006 yılı ortalama kiraz alım fiyatlarının anlaşmada
belirlenen 2,5 YTL/kg’nin çok üzerinde olduğu iddiası
Soruşturmaya konu kartel anlaşmasının kiraz alım piyasası üzerindeki etkisi
raportörler tarafından günlük alımlar bazında incelenmiş ve günlük alımlardaki
ortalama alım fiyatı tespit edilmiştir. Bu analiz sonucunda, teşebbüslerin kartel
anlaşmasına 31.5.2006 ve 1.6.2006 tarihlerinde uydukları, 2.6.2006 tarihinde ise
anlaşmanın fiyatlar üzerindeki baskılayıcı etkisinin devam ettiği, 3.6.2006 tarihinden
sonra ise anlaşmanın fiilen sona erdiği tespit edilmiştir.
Bu nedenle 2006 yılı ürün sezonuna ait tüm alımlara ilişkin ortalama alım fiyatının 2,5
YTL/kg’nin üzerinde gerçekleşmiş olması, anlaşmanın 31.5.2006 ve 1.6.2006
tarihlerinde uygulanmış olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. 2006 sezonu ortalama
alım fiyatlarının 2,5 YTL/kg’nin üzerine çıkması, anlaşmanın bozulmasından sonra
fiyatların rekabetçi seviyeye çıkması ile ilgilidir. Bu durum, rekabetçi piyasa
koşullarında gerçekleşmesi beklenen fiyatların anlaşmada kararlaştırılan 2,5
YTL/kg’nin üzerinde olduğuna da işaret etmektedir.
I.4.2.1.2. Anlaşmada imzası bulunmayan teşebbüslerin 22.5.2006 tarihli
toplantı sırasında telefonla aranmadıkları, telefonla aranmış olsalar da bunun
rekabet ihlaline kanıt oluşturmayacağı iddiası
4054 sayılı Kanun’da, Medeni Hukuk ve Borçlar Hukuku mevzuatında kullanılan
“sözleşme” ya da “akit” terimleri yerine “anlaşma” terimi bilinçli olarak kullanılmıştır.
Kanun’un 4. maddesinin gerekçesi de dikkate alınırsa, anlaşmada Medeni Hukuk’un
geçerlilik koşullarına uyma ölçütünün aranmadığı açıktır. 4054 sayılı Kanun’a aykırı
07-60/713-245
20
olan bir anlaşmaya teşebbüsün yetkilileri dışında başka bir çalışanının imza atması
ya da anlaşmanın yazılı değil sözlü olarak yapılması Rekabet Hukuku bakımından
herhangi bir fark yaratmamaktadır.
Ayrıca, soruşturmaya konu kartel anlaşmasında imzası yer almayan, ancak alınan
kararlara uyacakları yönünde taahhütte bulundukları belirtilen teşebbüslerin bu
anlaşmaya taraf olup olmadıklarının tespiti sadece anlaşmada adlarının yer alması ile
belirlenmemiştir. Bu teşebbüslerin anlaşmada yer alan kararlara uyup uymadıkları
incelenmiş ve kararlara uyumu tespit edilenler anlaşmanın tarafı olarak
nitelendirilmiştir. Bu sebeple her ne kadar 22.5.2006 tarihli toplantı sırasında telefonla
aranmadıklarını söyleyen teşebbüsler bulunmakta ise de bu teşebbüslerin bazılarının
anlaşmada yer alan kararlara uydukları görülmektedir. Ayrıca toplantıda yer alan
teşebbüs yetkililerinin ifadelerinde, tutanakta adı geçen firmaların arandıkları,
toplantıda alınan kararların kendilerine iletildiği ve kendilerinin de toplantıda alınan
kararlara uyacakları yönünde taahhütte bulundukları hususları yer almaktadır. Bu
savunmayı ileri süren teşebbüslerin isimlerinin ilgili tutanakta yer alması, tutanakta
imzası bulunan kişilerin ifadeleri ve bu teşebbüslerin piyasa davranışlarına ilişkin
yapılan analizler birleştirildiğinde, anılan teşebbüslerin rekabet ihlaline taraf oldukları
anlaşılmaktadır.
I.4.2.1.3. Soruşturmaya konu kartel anlaşmasının yetkisiz kişilerce
imzalandığı ya da hiç imzalanmadığı iddiası
Savunma gönderen teşebbüslerden Paşam ve Pia, anlaşmayı imzalayan Ömer
Bozdağ ve Ali Baqir Scheick’in şirketlerini temsile yetkili olmadığını, Ana, Başer,
Antalya Ltd, Barış, Lara, Köklü ve Gök ise anlaşmayı imzalamadıklarını ileri sürerek
sorumlu tutulamayacaklarını iddia etmektedirler.
Konu ile ilgili olarak Alara şirketi Genel Müdürü Kerim Taner ve Alara Dış Ticaret
Koordinatörü Arif Güney ile yapılan görüşmelere ilişkin tutanaklarda
“… Taahhütte bulunan firmalar toplantı esnasında arandı. 1. ve 2. maddeler
yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı kendilerine aktarıldı…”
Andiç şirketi ortağı Kenan Güner ile yapılan görüşmede ise
“ … Toplantı sırasında alınan iki kararı toplantıya katılmayan ihracatçı
firmalardan ulaşabildiklerimize telefonla ilettik. Kendileri de bu kararlara
mutabık olduklarını belirtti …”
şeklinde ifadelerin kullanıldığı görülmektedir.
4054 sayılı Kanun’da, Medeni Hukuk ve Borçlar Hukuku mevzuatında kullanılan
“sözleşme” ya da “akit” terimleri yerine “anlaşma” terimi bilinçli olarak kullanılmıştır.
Kanun’un 4. maddesinin gerekçesi de dikkate alınırsa, anlaşmada Medeni Hukuk’un
geçerlilik koşullarına uyma ölçütünün aranmadığı açıktır.
Rekabet Kurulu; 26.11.1998 tarih ve 93/750-159 sayılı Adıyaman LPG Kararında:
07-60/713-245
21
“Rekabet Hukuku açısından anlaşmalarda şekil şartının aranmadığı,
dolayısıyla Gaziantep Tilmen Oteli’nde yapılan toplantıya katılan şahısların
ilgili firmaları temsile yetkili olmadığı ve adı geçen anlaşmada imzalarının
bulunmadığı yönündeki savunmaların 4054 sayılı Kanun’a aykırı bir
anlaşmanın varlığını ortadan kaldırmadığı”;
18.1.2005 tarih ve 05-06/52-21 sayılı Ankara Ekmek Kararında
“..Rekabet Hukuku bağlamında rekabet ihlaline hükmedebilmek için rekabet
ihlalinin teşebbüslerin şirketi temsile yetkili kişilerinin eylemleri veya yazılı
kararları sonucu oluşması gibi bir gereklilik söz konusu değildir. Kanunlara
aykırı anlaşmalar yapan teşebbüsler tarafından böyle bir anlaşmanın yetkili
kişilerce imzalanmaması nedeniyle geçersiz olduğu ve kendilerini
bağlamayacağını öne sürmeleri anlamsızdır. Esas itibarıyla, teşebbüsler bir
bütün olarak yetkili veya yetkisiz tüm personelinin rekabete aykırı
eylemlerinden sorumludurlar. Dolayısıyla, yukarıda sayılan marketler adına
atılan imzaların yetkisiz kişilerce atılmış olması marketleri 4054 sayılı Kanun
bağlamında sorumluluktan kurtarmamaktadır”
tespitlerinde bulunmuştur.
4054 sayılı Kanun’a aykırı olan bir anlaşmaya ilgili teşebbüsün yetkilisi dışında başka
bir çalışanın imza atması ya da anlaşmanın yazılı değil sözlü olarak yapılması
Rekabet Hukuku bakımından herhangi bir fark yaratmamaktadır. Diğer taraftan,
anlaşmaya uyacağı konusunda taahhütte bulunduğu belirtilen teşebbüslerin
anlaşmaya gösterdikleri uyum soruşturma raporunda ayrıntılı olarak
değerlendirilmiştir.
I.4.2.1.4. Anlaşma içerisinde olan firmaların fiyatlarının ve alım tarihlerinin
benzerlik göstermediği, benzerliklerin o güne ait piyasa şartlarından
kaynaklandığı iddiası
Soruşturma konusu anlaşmada 31 Mayıs 2006 tarihinden önce alımlara
başlanmaması yönünde karar alınmıştır. Bu kararın uygulanmasında önemli olan
husus, ilgili tüm teşebbüslerin aynı anda alım yapmaya başlamış olmaları değil, 31
Mayıs tarihinden önce alım yapmamış olmalarıdır. 31 Mayıs sonrası dönemde
alımlara başlama günlerinin ve alım yapılan tarihlerin benzerlik göstermemesi kartel
anlaşmasında yer alan alım tarihi ile ilgili karara uyulmadığı anlamına gelmemektedir.
Öte yandan, söz konusu anlaşma kiraz alımlarında tavan fiyatı belirleyecek şekilde
düzenlenmiştir. Teşebbüsler belirlenen tavan fiyatın üzerine çıkılmaması yönünde bir
irade uyuşması oluşturmuşlardır. Bu nedenle, anlaşmada belirlenen tavan fiyat
seviyesinin altında kalan fiyat değişikliklerinin anlaşmaya uyulmadığını göstermesi
mümkün değildir. Dolayısıyla, üzerinde durulması gereken nokta, firmaların alım
fiyatlarının birbirinden farklılaşıp farklılaşmadığı değil, anlaşmada belirlenen 2,5
YTL/kg seviyesinin üzerine çıkıp çıkmadığıdır. Bu açıdan bakıldığında teşebbüslerin
anlaşmaya uyumlu davrandıkları görülmektedir.
07-60/713-245
22
I.4.2.1.5. Tarım İl Müdürlüğü’nün 15 Mayıs tarihli ilanına göre pestisit riski
31 Mayıs tarihinde ortadan kalkmaktadır iddiası
Söz konusu ilanda Kemalpaşa İlçesi’ndeki kiraz üreticileri “Kiraz Sineği”ne karşı bir
ilaçlama yapılması ve sonrasında ilacın etki süresi geçmeden hasat yapılmaması
konusunda uyarılmaktadır.
“Kiraz Sineği” için kullanılabilecek pek çok ilaç ve her bir ilaca ilişkin farklı bir süre
bulunmaktadır. Her ilacın farklı etki süresi olması sebebiyle pestisit riskinin olmadığı
31 Mayıs gibi tek bir tarih ortaya çıkmamaktadır. İsteyen üretici ürününü etkileyen
faktörlere göre (kiraz bahçesinin bulunduğu rakım, daha önce yaptığı ilaçlamalar,
yöreye özgü iklim koşulları gibi) farklı ilaçlar kullanabilmektedir. Kiraz sineğine yönelik
kullanılabilecek ilaçların etki süreleri birbirinden farklı olup 7 ile 21 gün arasında
değişmekte, buna bağlı olarak hasada başlama süresi de farklılaşmaktadır. Örneğin,
15 Mayıs tarihinde 7 günlük etki süresi olan “Bromo EC-40” ticari isimli bir ilaç atılırsa,
üretici 22 Mayıs’ta hasat yapabilirken; 21 günlük etki süresine sahip “Anthio-33” isimli
ilacı kullanan üretici ancak 5 Haziran’da hasat yapabilecektir.
Savunmalarda, kiraz sineğine karşı en sık kullanılan ilaçların Diazinon ve
Thiaciopride etken maddeleri içerenler olduğu iddia edilmektedir. Bu etken
maddelerden Diazinon 15 ile 21 gün arasında, Thiaciopride ise 14 günlük bir etki
süresine sahiptir. Kiraz sineği başlangıç tarihi olarak belirtilen 15 Mayıs’da bu ilaçlar
kullanıldığında Thiaciopride için 29 Mayıs, Diazinon için 5 Haziran’a kadar bekleme
süresi ortaya çıkmaktadır. Bu da göstermektedir ki İzmir Kemalpaşa bölgesiyle sınırlı
olmak üzere, pestisit riskinin ortadan kalktığı tarih, teşebbüslere göre dahi 29 Mayıs
ve 5 Haziran arasında değişmektedir. Teşebbüslerin 31 Mayıs’ı ısrarla pestisit
riskinin tamamen ortadan kalktığı bir tarih olarak benimsedikleri göz önüne
alındığında bu iddianın gerçekle bağdaşmadığı, tek ve mutlak bir tarih belirlemenin
doğru olmadığı anlaşılmaktadır. Zira, İzmir/Kemalpaşa bölgesinde 5 Haziran’a kadar,
pestisitli ürün bulunma olasılığı mevcuttur.
Bununla birlikte, İlçe Tarım Müdürlüğü ilanı Kemalpaşa İlçesi’ndeki kiraz üreticilerine
yönelik olup kartel anlaşmasında yer alan Denizli, Çanakkale ve Manisa’daki kiraz
üreticileri için bir anlam ifade etmemektedir. Teşebbüslerin alım tablolarından da
anlaşıldığı üzere, Çanakkale, Manisa, Denizli ve İzmir’de alımlar farklı tarihlerde
başlamaktadır. Pestisit riskini ortadan kaldıran bir tarihi tek bir alım bölgesi için dahi
belirlemek mümkün değilken dört farklı alım bölgesini de kapsayan bir tarihin
belirlenemeyeceği açıktır.
Tüm teşebbüsler, bir teşebbüsün ihraç ettiği ürünlerde ilaç kalıntısına rastlanılması
durumunda bundan bütün ihracatçıların etkileneceğini dile getirmişlerdir. Bu durumda
31 Mayıs 2006 tarihi pestisit riskinin ortadan kalktığına inanılan tek tarih ise
piyasadaki tüm ihracatçıların da bu anlaşmadan haberdar edilmesi beklenmelidir.
Ancak, anlaşmanın ilgili tutanakta adı geçen 17 teşebbüs dışında kalan firmalara da
iletildiğine dair bir kanıt bulunamamıştır. Oysa, pestisit kalıntısı gibi ihracata yönelik
risklerin aşılmasını hedefleyen yasal düzenlemeler mevcut olup bu konularda yetkili
kamu otoritesi Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığıdır. Dış Ticaret Müsteşarlığından
gelen ve Kurum kayıtlarına 27.11.2006 tarih, 8005 sayı ile giren yazıda, 2006 yılı
öncesinde Dış Ticaret Müsteşarlığına kiraz için kesim, toplama ve ihraç tarihini
07-60/713-245
23
belirlemek için bir komisyon kurulması yönünde bir talep gelmediği ve 2006 yılı
içerisinde de böyle bir talepte bulunulmadığı belirtilmektedir.
I.4.2.1.6. Pestisit ve olgunlaşma ile ilgili öne sürülen diğer savunmalar:
Teşebbüsler, kirazda pestisit kalıntısı sorununun çözümü için, hasat zamanlarının
farklı olması nedeniyle, riskin kesin olarak ortadan kalktığı bir tarihin seçilmesi
gerektiğini, üreticiler tarafından tam olgunlaşmamış meyvelerin erken toplanması
nedeniyle kalitesi nispeten düşük olan bu ürünlerin alıcı sayısının azlığına ve fiyat
olumsuzluğuna yol açtığını, AB ve ABD’ye ihracat yapılabilmesi için üründe pestisit
kalıntısının olmaması gerektiğini öne sürmektedirler. Teşebbüsler, savunmalarında
bu hususu kanıtlamak için Freshfel Press Review’larda yer alan pestisit ile ilgili bazı
haberler ve Alara’ya ulaşan bir yazı gösterilmektedir.
Bu savunmaya dayanak olarak gösterilen haberler genel olarak yaş meyve ve sebze
başlığı altında özellikle ıspanaktaki, üzümdeki, biberdeki, Türk incirindeki, Türk
üzümündeki, armuttaki, domatesteki ve narenciyedeki pestisit riskine ilişkindir.
Savunmaya dayanak olarak gösterilen bu belgelerin hiçbirinde kirazda yaşanan
pestisit sorunundan bahsedilmemektedir.
Diğer taraftan, olgunlaşmamış ve pestisit kalıntısı içeren ürünlerin ihracını önlemek
için izlenmesi gereken yol ilgili teşebbüslerin anlaşarak bir kamu otoritesi gibi
davranması değil, bu konuda yetkili bulunan Dış Ticaret Müsteşarlığına
başvurulmasıdır.
I.4.2.1.7. Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan toplantının ana temasının davet
ve çağrı mektuplarında belirtildiği üzere pestisit sorununa ve Türkiye’deki kiraz
ihracatının iyileştirilmesine yönelik olduğu, amacın rekabeti engelleme veya
kısıtlama olmadığı iddiası
Soruşturmanın konusu, 17 kiraz ihracatçısı teşebbüs tarafından 2006 yılı kiraz alım
piyasasında kiraz alımlarında üreticilere verilecek en yüksek alım fiyatının ve en
erken alım tarihinin belirlenmesi suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal
edilmesidir. Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan toplantının ana temasının pestisit
kalıntısı sorunu olması, ilgili teşebbüslerin bir araya gelerek kartel anlaşması
yaptıkları gerçeğini değiştirmemektedir. Bu noktada üzerinde durulması gereken
husus, söz konusu toplantının görünürdeki hedefi ve amacı değil, toplantı sonunda
ortaya çıkan durumdur.
I.4.2.1.8. Pestisit riski ve olgunlaşma ile ilgili olarak yetkili makamlarca
kesim/toplama tarihi belirlenmediği iddiası
Bu yöndeki savunmalarda kesim/toplama heyetini oluşturma görevinin Dış Ticaret
Müsteşarlığı’na ait olduğu, kirazda kesim/toplama tarihi belirlemeyerek Dış Ticaret
Müsteşarlığı’nın görevini yerine getirmediği söylenmektedir.
Yukarıda da belirtildiği gibi, kesim ve ihraç tarihinin belirlenmesini, ilgili sektörde
faaliyette bulunan firmalar, ilgili ihracatçı birlikleri ve Dış Ticaret Müsteşarlığı Bölge
Müdürlükleri talep edebilmektedir. Dış Ticaret Müsteşarlığının kesim tarihi belirlemesi
için öncelikle ilgililerin bunu talep etmeleri gerektiği açıkça ortadadır. Gerek önceki
07-60/713-245
24
yıllarda ve gerekse de 2006 yılında Dış Ticaret Müsteşarlığına bu yönde bir talep
gelmediği hususu Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından gönderilen resmi yazıda
sabittir. Hal böyle iken, Dış Ticaret Müsteşarlığının görevini yerine getirmediğini iddia
etmek mümkün değildir.
I.4.2.1.9. Soruşturmaya konu kartel anlaşmasında yer alan kararların
bağlayıcı olmadığı, tavsiye niteliğinde olduğu, piyasa koşulları gereği bağlayıcı
kararlar alınmasının mümkün olmadığı iddiası
Tavsiye niteliğindeki fiyatlar hukukumuzda ancak dikey ilişkiler (dağıtım anlaşmaları)
bakımından muafiyete konu olabilmektedir. Yatay seviyede birbirine rakip firmaların
birbirlerine fiyat tavsiye etmeleri ya da bu nitelikte bir fiyat belirlemeleri yasal değildir.
Teşebbüsler, ilgili kartel anlaşmasında belirlenen fiyatın üreticiyi mağdur etmeyecek
ve Türkiye’nin kiraz ihracatı için en uygun başlangıç fiyatı olacak şekilde o dönemde
Avrupa’da oluşan pazar fiyatı ve maliyetler göz önüne alınarak belirlendiğini iddia
etmektedir. Serbest piyasa ekonomisinde fiyatlar arz ve talebe göre piyasada
belirlenmektedir. Serbest rekabetin alternatifi regülasyondur. Eğer yasal bir
regülasyon yok ise, ilgili piyasalarda fiyat ve diğer alım satım şartları piyasada
serbest rekabet şartları çerçevesinde oluşacaktır. Rakip teşebbüslerin fiyatı piyasa
dışında belirlemeye çalışmasının Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan bir durum
olduğu izahtan varestedir.
Son olarak teşebbüsler pazar koşullarının her an değişmesi nedeniyle belirlenen
fiyatın piyasaya herhangi bir etkisinin bulunmadığını, tavsiye niteliğinde alınmış bu
kararın rekabete müdahaleden ziyade ihracatçıları korumaya yönelik alındığı iddia
etmektedirler. Kartel anlaşmaları doğaları gereği anlaşma tarafları lehine sonuçlar
doğurmakta, anlaşma sürecinde diğer piyasa aktörlerinden kartel anlaşmasının
taraflarına refah aktarımı gerçekleşmektedir. Somut olayda da anlaşmaya taraf
teşebbüsler için olumlu sonuçlar doğsa da kiraz üreticilerinin bu anlaşmadan olumsuz
etkilendikleri açıktır.
I.4.2.1.10. Kiraz hasadının ülkemizin farklı bölgelerinde Mayıs ortalarında
başlayıp Temmuz sonuna kadar uzanan yaklaşık 3 aylık bir dönemde yapıldığı,
üç aylık bir kiraz alım süreci içerisinde üç günlük alım hareketlerinin
değerlendirilmesinin sağlıklı bir sonuca ulaşılmasına engel teşkil ettiği iddiası
İlgili piyasada üç günlük alım hareketlerinin değerlendirilmiş olması, kartel
anlaşmasının uygulanma süresi ile ilgili olup anlaşmanın etkisinin sona erdiği
dönemlerdeki alım hareketlerinin de incelenmesine gerek bulunmamaktadır.
Kiraz yetiştiriciliği Türkiye’de çok geniş bir coğrafyada gerçekleşmekte fakat
soruşturma konusu kartel anlaşması ve soruşturmanın sınırlı olduğu coğrafi pazar ise
tüm Türkiye’yi değil sadece İzmir, Çanakkale, Denizli ve Manisa’yı kapsamaktadır.
Bu savunmayı getiren taraflardan biri olan Alara’nın ilk yazılı savunmasında
Türkiye’de kiraz hasat zamanlarına dair şu bilgiler verilmektedir:
“..İzmir’de 25 Mayıs- 25 Haziran, Denizli’de 2 Haziran-20 Haziran,
Çanakkale’de 5 Haziran-5 Temmuz, Afyon’da 20 Haziran-20 Temmuz,
07-60/713-245
25
Adana’da 10 Temmuz- 31 Temmuz, Bursa’da 15 Haziran- 15 Temmuz’dur.
(Yıllara göre alım tarihleri en fazla 5 gün oynamaktadır.)”
Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde her bir coğrafi alanda hasadın yaklaşık olarak 30
gün sürdüğü görülmektedir. Ayrıca teşebbüslerin 2006 yılı alımları incelendiğinde
İzmir ve Manisa’da ortalama olarak 30 gün, Çanakkale ve Denizli’de ortalama 25 gün
alım yapıldığı görülmüştür. Diğer taraftan belirtmek gerekir ki; Rekabet Hukuku’nda
ihlalin varlığı için etkinin süresi önemli değildir. Bu durum ancak ihlalin ağırlığının
tespitinde göz önünde bulundurulabilecek bir husustur.
I.4.2.1.11. 31 Mayıs 2006 tarihinden önce alım yapıldığı iddiası
Söz konusu savunmada bulunan teşebbüsler Cena, Yavuzlar ve Başer’dir. Bu
savunma, 31 Mayıs tarihinden önce de ürünün alım yapılabilecek duruma geldiğini
gösterdiğinden alım tarihi belirleme kararının pestisit ile ilgili haklı gerekçelere
dayanmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Soruşturmaya konu anlaşmanın 22
Mayıs’ta imzalanmış olması nedeniyle daha eski tarihli sınırlı alım faaliyetlerinin
savunma olarak ileri sürülmesi kabul edilemez. Anlaşmadaki alım yapmama kararına
uyulmadığının söylenebilmesi için ilgili ürün pazarını oluşturan 0900 Ziraat tipi kiraz
alımlarının 22 Mayıs - 31 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilmiş olması gereklidir.
Bunun yanı sıra, her ne kadar Başer, bu tarihler arasında gerçekleştirdiği kiraz
alımlarına ait fatura örneklerini savunma olarak göstermiş olsa da anlaşmada yer
alan fiyat kararına piyasada uyum gösterdiğinden dolayı Kanun’u 4. maddesi
çerçevesinde oluşan sorumluluktan kurtulması mümkün değildir.
I.4.2.1.12. Fiyatla ilgili kararın piyasaya herhangi bir etkisi olduğuna dair
nesnel bir değerlendirme yapılmadığı savunması
Bu başlıktaki savunmalarda, 1-2 Haziran’da teşebbüslerin belirlenen fiyat
aralıklarındaki alım oranlarının anlaşmanın varlığını ve uygulanmasını
göstermeyeceği, rekabet ortamının etkilenip etkilenmediğinin araştırılmasının
gerektiği, etki görülmediği takdirde 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci
fıkrasına göre ceza verilemeyeceği iddia edilmektedir.
Günlük alım fiyatları kullanılarak yapılan etki analizlerinde 2,5 YTL/kg seviyesi bir
eşik olarak belirlenmiştir. Zira, soruşturmaya konu kartel anlaşmasında 2,5 YTL/kg
seviyesi tavan fiyat olarak belirlenmektedir. Raportörlerce yapılan analiz alımların ne
kadarının bu seviyenin altından ne kadarının bu seviyeden ve ne kadarının bu
seviyenin üstünden yapıldığını göstermektedir. Anlaşmaya uygun davranış 2,5
YTL/kg seviyesi ve altından yapılan alımları ifade etmektedir. Alım fiyatının
uygulanması ile ilgili analizler dikkatlice okunduğunda teşebbüslerin gün bazında
anlaşma fiyatına uyup uymadıklarının tespit edildiği görülmektedir. Her ne kadar
analizlerin nesnellikten uzak olduğu söylense de raporda 2,5 YTL/kg seviyesi
üstünde kalan alımların varlığı da göz ardı edilmeyerek değerlendirmeye alınmıştır.
Bu sebeple analizin nesnel olmadığı söylenemez.
Teşebbüslerden elde edilen pazar verilerinden alımların başladığı ilk aşamada bazı
teşebbüslerin anlaşmaya uygun hareket ederek piyasayı etkiledikleri ve alım fiyatı
konusunda rekabet halinde olmadıkları anlaşılmaktadır. Etki analizlerinde alım
fiyatlarının ilk günlerde 2,50 YTL/kg seviyesinde seyrettiği tespit edilmiştir. Ancak
07-60/713-245
26
anlaşmanın fiilen sona erdiği 3 Haziran tarihi itibarıyla anlaşmaya taraf teşebbüslerin
alım fiyatları belirgin bir şekilde yükselerek 3 YTL/kg seviyelerine çıkmış ve alımların
bittiği güne kadar yüksek bir seyir izlemiştir.
Etki olmadığı takdirde 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrasına göre ceza
verilemeyeceği düşüncesi isabetsizdir. Bahse konu madde fıkrası şu şekildedir:
“Bu Kanunun 4 üncü ve 6 ncı maddesinde yasaklanmış olan davranışları
gerçekleştirdiği Kurul kararı ile sabit olanlarla bu Kanunun 11 inci maddesinin (b)
bendinde yazılı davranışlarda bulunanlara ikiyüz milyon liradan aşağı olmamak
üzere, ceza verilecek teşebbüs niteliğindeki gerçek ve tüzel kişiler ile teşebbüs
birlikleri ve/veya bu birliklerin üyelerinin bir yıl önceki malî yıl sonunda oluşan ve
Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safî gelirinin yüzde onuna kadar para
cezası verilir.”
Kanun’un 4. maddesinde ise rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını
taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek anlaşmalar yapmak
yasaklanmıştır. Bu nedenle, rekabeti kısıtlama amacı olan, amacı olmasa da bu etkiyi
doğuran veya etki doğurma potansiyeli olan anlaşmalar 16. madde uyarınca
cezalandırılmaktadır. Piyasada etkisi görülmeyen bir anlaşmaya ceza verilemeyeceği
kanısı hatalıdır. Bununla birlikte, anlaşmanın piyasada olumsuz etkiler doğurduğu
hususu soruşturma raporunda ayrıca ortaya konmuş bulunmaktadır.
I.4.2.1.13. Fiyat kararının rekabeti engellemeyi amaçlamadığı savunması
Tarafların konu ile ilgili iddiaları şunlardır:
“İklim koşulları nedeniyle sezon öncesi beklentiler dünyada kiraz rekoltesinin çok
yüksek olacağı yönündedir ve bu perakendecinin ihracatçıya vereceği fiyatın
düşük olmasına yol açmıştır.4 Bu beklenti dış pazarda rekabetçi olabilmek adına
ihracatçı firmaları bir strateji geliştirmeye zorlamıştır. Türk ihraç piyasalarının
koşullarına uymayan yüksek bir fiyat ile pazara girmeye çalışması, Türkiye’nin dış
pazardaki payını daraltacak ve üretici açısından telafisi imkansız zararlar
doğuracaktır. Önemli bir ihracat potansiyeline sahip narenciyede bu durum
yaşanmıştır5.”
Teşebbüslerin bu savunması haklı bir gerekçe yaratıyor gibi görünmekle beraber,
ilgili teşebbüslerin dış pazarda Türkiye’nin rekabet gücünü artırmak gibi ulvi bir
amaçla hareket ettiklerinin kabulü mümkün değildir. Diğer taraftan, oluşturulan
kartelin dış piyasalardaki satımlara yönelik değil yurt içinden yapılan alımlara yönelik
olduğu göz önüne alındığında asıl amacın ihracat politikasının düzenlenmesi değil
üreticiye aktarılacak marjın mümkün olduğunca daraltılması olduğu anlaşılmaktadır.
Kaldı ki, Türkiye’nin ihracat politikaları ve hedefleri konusunda düzenleme yapmak
4Alara’nın Mayıs 2006’nın ilk haftalarında müşterileri ile yaptığı görüşmelere ait proforma öngörü fiyat anlaşması
bu duruma örnek olarak gösterilmiştir. Bu anlaşmada yer alan kiraz alım fiyatlarının YTL cinsinden karşılığı,
ortalama (…) YTL/kg civarı olup teşebbüs promosyon masrafı düşünüldüğünde karlılığının daha da azalacağını
iddia etmektedir.
5 TMMOB Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi tarafından hazırlanan 1.2.2006 tarihli raporda ürünün
alıcı bulamadığı için çürümeye terk edildiği, maliyetinin altında satışlar yapıldığı, üretici fiyatlarının düşmesini
engellemede ihracatın önemli bir role sahip olduğu ancak bu olanağın yeterli ölçüde değerlendirilmediği
belirtilmektedir.
07-60/713-245
27
piyasadaki şirketlerin değil başta Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı olmak üzere,
konu ile ilgili ve yetkili kamu kurumlarındadır.
I.4.2.1.14. Kiraz fiyatlarında anlık iniş çıkışlar görülebildiği savunması
Bu savunmada kirazın ortalama bir aylık bir dönemde hasat edilmesi, ilave bir işleme
tabi tutulmadan derhal tüketiciye sunulması, tüketicinin tüketim eğilimi ve tercihleri
nedeniyle fiyatların gün içinde bile değiştiği, fiyatların sabitlenmesinin arz talep
koşulları, piyasada üretici açısından bir çok alternatif yer alması sebebiyle imkansız
olduğu iddia edilmektedir.
Anlaşmada yer alan fiyat bir tavan fiyatı düzenlemesi şeklindendir. Bu tavan fiyatı
seviyesinin altındaki fiyat dalgalanmaları engellenmemekte, üreticiye verilen fiyatın
bu seviye üzerine çıkması önlenmektedir. Piyasada anlık iniş çıkışlar olsa da
anlaşma nedeniyle dalganın üst sınırı kontrol altına alınmaya çalışılmış, fiyat aralığı
daraltılmıştır. Etki analizleri incelendiğinde anlaşmanın uygulandığı günlerde fiyatların
2,50 YTL/kg altında dalgalandığı görülmektedir. Anlaşmanın bozulduğu dönemden
sonra ise fiyat 3 YTL/kg’nin üzerinde değişken bir seyir izlemiştir.
I.4.2.1.15. Üreticinin anlaşma tarafı teşebbüsler haricinde de ürününü
satabileceği birçok alternatif olduğu savunması
Savunmalarda, kiraz sektöründe faaliyet gösteren ve ihracata yönelik alım yapan 416
firma olduğu, anlaşmayı imzalayan 10 teşebbüs haricinde 406 firmanın da üretici
açısından alternatif oluşturduğu, pazarda haller, zincir mağazalar, aracı tüccarlar,
işleme sanayinde faaliyet gösteren firmalar tarafından da kiraz satın alındığı ifade
edilmektedir.
Gümrük Müsteşarlığı’ndan alınan bilgilere göre 2006 yılında kiraz ihracatı yapan 106
teşebbüs olduğu görülmektedir. Savunmada yer alan 416 rakamının hangi kaynağa
dayandığı anlaşılamamaktadır.
Türkiye’de üretilen 0900 Ziraat tipi kiraz hasat edilir edilmez soğuk su ile şoklandıktan
sonra ihraç edilmektedir. 0900 Ziraat tipi kiraz sanayide kullanılmak için çok pahalı bir
ürün niteliği taşımakta olup sınaî kullanımı son derece sınırlı olan bu üründe bu
türdeki alımların ihracatçılar üzerinde rekabetçi bir baskı oluşturacak derecede güçlü
bir alternatif olduğu savunması kabul edilemez.
İç piyasaya arz edilen kirazdan çok daha kaliteli olan 0900 Ziraat cinsi kiraz, gerek
maliyet ve gerekse yurt dışı piyasalardaki yüksek satış fiyatı bakımından diğer
kirazlardan ayrılmaktadır. Yüksek fiyatı nedeniyle yurt içi piyasaların bu ürüne olan
talebi çok sınırlı olduğundan yurt içi aktörlerin üreticiler için alternatif bir satış kanalı
olduğunu söylemek mümkün değildir.
I.4.2.1.16. Küçük pazar payları ile kartel oluşturabilecek güce sahip
olunmadığı savunması
Yavuzlar’ın % (…-...) Cena’nın da %(…-…) pazar payı ile fiyatları
sabitleyemeyecekleri, kartel oluşturabilecek güce sahip olmadıkları bu teşebbüsler
tarafından iddia edilmektedir.
07-60/713-245
28
Kartel tanımındaki en önemli unsur rakip teşebbüslerin bir araya gelmesidir.
Soruşturmaya konu alım karteli 13 teşebbüsün sorumluluk altında bulunduğu bir
karteldir. Anlaşmada yer alan teşebbüslerin tek tek kapasiteleri bu bakımdan konu ile
ilgisizdir.
I.4.2.1.17. Alara firmasının e-postalarının ve Uludağ Yaş Sebze ve Meyve
İhracatçıları Birliği Başkanı ve Yavuzlar Şirket Müdürü Mustafa Ulusoy’un
açıklamalarının diğer teşebbüsler aleyhine bir kanıt oluşturmadığı savunması
Alara’nın e-postaları kartel belgesi ile beraber değerlendirildiğinde anlam
kazanmaktadır ve kartelin varlığını destekler niteliktedir. Mustafa Ulusoy’un
açıklamaları pestisit riskinin olmadığını belirtmek amacıyla kullanılmıştır. Söz konusu
belge bu amaçla kullanılan tek belge olmayıp yine pestisitle ilgili soruşturma heyetinin
iddialarını destekler nitelikteki pek çok belge ile birlikte kullanılmıştır. Mustafa Ulusoy
uzun zamandır piyasada faaliyet gösteren önemli bir ihracatçı firmanın genel müdürü
ve Uludağ Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliği başkanı olup pestisit riski
konusunda bilgisiz olduğunu ve ifadelerinin kabul edilemeyeceğini ileri sürmek
yanlıştır.
I.4.2.1.18. 2006 yılında olgunlaşmanın mevsimsel nedenlerle 2005 yılına göre
daha geç gerçekleştiği savunması
Dosya kapsamındaki görüşmelerde olgunlaşmanın 31 Mayıs’tan önce gerçekleştiğini
söyleyen üreticiler mevcuttur. Ayrıca tıpkı pestisit kullanımı için farklı zamanlar söz
konusu olduğu gibi, kirazın her bölgede olgunlaşması farklı tarihlerde
gerçekleşmektedir. Bu durumda geç olgunlaşma gerekçesi ile dört farklı ili kapsayan
bir anlaşma yaparak tek bir alım başlangıcı tarihi belirlemek mantıklı değildir.
I.4.2.1.19. Bazı üreticilerin 31 Mayıs’ın doğru bir karar olduğunu söyledikleri
savunması
Görüşme tutanaklarında yer alan bazı üreticilerin 31 Mayıs tarihini olgunlaşma
açısından doğru buldukları hususu bir savunma olarak kabul edilemez. Bazı
üreticilerin 31 Mayıs tarihini kendileri açısından doğru kabul etmeleri bu konuda
düzenleme yapma yetkisinin ilgili teşebbüslere değil Dış Ticaret Müsteşarlığına ait
olduğu gerçeğini değiştirmemektedir.
I.4.2.1.20. İlgili pazarda uyumlu eylemden söz edilmesinin mümkün olmadığı
savunması
Soruşturma bir kartel anlaşmasını konu almakta olup, soruşturma taraflarının uyumlu
eylem içerisinde oldukları yönünde bir değerlendirme yapılmamıştır.
I.4.2.1.21. 0900 Ziraat tipi ihraçlık kirazların dış piyasaya yönelik olması
sebebiyle, bu kirazların alımının iç piyasayı etkilemeyeceği ve 4054 sayılı
Kanun kapsamı dışına çıkıldığı savunması
4054 sayılı Kanun’un kapsamını belirleyen 2. maddesinde ve bu maddenin
gerekçesinde de belirtildiği üzere, 4054 sayılı Kanun Türkiye Cumhuriyeti Sınırları
07-60/713-245
29
dahilindeki piyasaları etkileyen eylemleri kapsamaktadır. Somut olay, Türkiye
Cumhuriyeti Sınırları dahilinde yapılan ihraçlık kiraz alımı ile ilgilidir. Soruşturma
kapsamında 0900 tipi ihraçlık kiraz pazarında alım yapan teşebbüslerin 4054 sayılı
Kanun’a aykırı faaliyetler içerisinde olup olmadıklarının tespiti yapılmış olup bu
teşebbüslerin satış yaptıkları dış piyasalardaki durum konu ile ilgisizdir.
I.4.2.1.22. Andiç ve Paşam’ın alım fiyatı ile ilgili karara uymadıkları
savunması
Andiç ve Paşam’ın alım fiyatı ile ilgili karara uymamış olmaları, bu iki teşebbüsün
soruşturmaya konu kartel anlaşmasını imzalayarak rekabet ihlalinin tarafı oldukları
gerçeğini değiştirmemektedir. Bu nedenle, Andiç ve Paşam’ın anlaşmadaki fiyata
uyum göstermemiş olmaları ancak bir hafifletici neden olarak göz önüne alınmıştır.
I.4.2.1.23. Soruşturma konusu anlaşmanın bir teşebbüs birliği kararı olduğu
savunması
Bu başlıktaki savunmada özetle 5.5.2006 ve 22.5.2006 tarihli toplantıların birbirinin
devamı niteliğinde olduğu, toplantı davetiyelerinin Ege İhracatçı Birlikleri Genel
Sekreteri veya Sekreter Yardımcısı tarafından imzalandığı, toplantıya Ege İhracatçı
Birlikleri ve Ege Yaş Meyve ve Sebze İhracatçı Birliği yönetim kurulu üyesi Cengiz
Balık ve Şahin Buldak’ın katıldığı, 22.5.2006 tarihli toplantının yapılması yönündeki
ortak kararın, Ege Yaş Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliği yönetim kurulu kararı ile
5.5.2006 tarihinde yapılan toplantının sonucunda alındığı iddia edilmektedir.
Soruşturma muhatabı teşebbüsler 2006 yılında Ege İhracatçı Birlikleri’nde iki ayrı
toplantı yapmıştır. Bu toplantılardan ilki, pazar koşullarının konuşulması için Ege
İhracatçı Birlikleri tarafından yapılan çağrı neticesinde gerçekleşmiştir. Soruşturma
konusu kartel belgesinin imzalandığı ikinci toplantı, Ege İhracatçı Birlikleri’nin yönetim
organı tarafından düzenlenmemiştir. 22 Mayıs 2006 tarihli ikinci toplantı, sadece bazı
ihracatçıların talebi üzerine düzenlenen ve resmi niteliği olmayan bir toplantıdır.
Ege İhracatçı Birlikleri 4054 sayılı Kanun anlamında bir teşebbüs birliğidir. Ancak;
hukuki olarak bir teşebbüs birliği kararından söz edebilmek için kararın teşebbüs
birliğinin yetkili organları tarafından alınması gerekmektedir. Bu noktada önemli olan
husus, ilgili organların kararın alındığı konuda yetkili olup olmaması ya da kararların
resmi bir belgeye geçirilip geçirilmemesi değil kararı alan organların teşebbüs birliğini
temsil edebilme yeteneğidir. Soruşturma çerçevesinde elde edilen bilgi ve belgelerde
kararın Ege İhracatçı Birlikleri’nin yasal organları olan yönetim kurulu ya da genel
kurul tarafından alınmış bir karar olduğuna dair bir emare yoktur. Aksine, Ege Yaş
Meyve ve Sebze İhracatçıları Birliklerinin 42 üyesinden sadece yedisi toplantıya
katılmıştır. Toplantıya katılan üç teşebbüs ise zaten Ege İhracatçı Birlikleri’ne üye
değildir.
Rekabet Kurulu’nun 6.9.2002 tarihli, 02-53/685-278 sayılı Kararı’nda yonga levha
ve/veya lif levha pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin Yonga Levha Sanayicileri
Derneği bünyesinde düzenledikleri toplantılarda bir araya gelerek satış ve vade
koşullarını belirlediklerine karar verilmiştir. Ancak söz konusu kararda aylık
toplantıların organizasyonunda Yonga Levha Sanayicileri Derneği’nin sadece yer
temin eden bir işleve sahip olması dolayısıyla, bu derneğe ceza verilmemiştir.
07-60/713-245
30
Sonuç olarak söz konusu kartel anlaşmasında yer alan kararların teşebüs birliği
kararı niteliğine sahip olmadığı, Ege İhracatçı Birlikleri’nin rolünün toplantı mekanı
sağlamaktan ibaret olduğu, ilgili tutanağın toplantıya katılan teşebbüslerin ürünü
olduğu anlaşılmaktadır.
I.4.2.1.24. “0900 Ziraat” tipi ihraçlık kirazda fiyat belirleme gücünün üreticide
olduğu savunması
Savunmada, sezonun ilk ve son ürününe olan talebin fazla olduğu ancak talebin
arzdan fazla olduğu bu dönemlerde alıcıların değil üreticilerin güçlü konumda
bulunduğu iddia edilmektedir.
Sezonun ilk ve son ürününe olan talebin çok yüksek olması, üreticinin güçlü konuma
geldiğini göstermemektedir. 2006 yılı verilerine göre sayısı 106 olan ve ihracatçı
birlikleri bünyesinde organize olabilen ihracatçı teşebbüsler pazarda aynı derecede
organize olamayan binlerce irili ufaklı üreticiden mal almaktadır.
I.4.2.1.25. Monopson gücünün uygulanabilmesi için gerekli şartların
bulunmadığı savunması
Teşebbüsler tarafından monopson gücünün uygulanabilmesi için üç şart sıralanmış
ve bu şartların sağlanmadığı belirtilmiştir:
- Alıcıların piyasadaki alımların büyük bir kısmını yapmaları,
- Alım pazarında giriş engelleri olması
- Arz esnekliğinin katı olması.
Alara ve Barış, anlaşmanın etki gösterdiği sürede çok az alım yaptıklarını,
anlaşmanın etki doğurduğu dönemdeki alımlarının sadece 2006 yılında İzmir
bölgesinde yapılan alımların %(…-…)’ini ve %(…-…)’ini oluşturduğunu, monopson
gücü ölçülürken pazar paylarının alınmasının doğru olmadığını, yoğunlaşma oranına
bakılması gerektiğini dile getirmişlerdir. Ayrıca üreticilerin kirazın dayanıklılığını
artıracak cibralik asit kullanarak hasat süresini 7-10 gün uzattığı ve bu nedenle
ürünün çabuk bozulmadığı da iddia edilmiştir.
Anlaşmaya taraf teşebbüsler ilgili piyasada alımların büyük bir kısmını
yapmaktadırlar. Teşebbüslerin değer bazında 2006 yılı toplam pazar payları
%60,18’dir. Anlaşmaya taraf teşebbüslerden sonra gelen en büyük teşebbüsün pazar
payı ise %%(…-…)’tir.
Kartel anlaşmasının uygulandığı durumda pazardaki 4CR yoğunlaşma oranı %70,60,
HHI indeksi ise 3684 olmaktadır. HHI analizine göre bu rakamın 1800’ün üzerinde
olması, yüksek yoğunlaşma düzeyini ifade etmektedir. Öte yandan, piyasaya uzun
dönemde girişlerin olması muhtemel iken bu girişlerin, ortalama 30 gün süren bir
piyasa için zamanında ve yeterli bir alternatif oluşturmaları mümkün
görünmemektedir. Bu nedenle teşebbüslerin anlaşma yoluyla bir monopson gücü
oluşturdukları söylenebilir.
07-60/713-245
31
Savunmada yapılan iktisadi analizde, arz esnekliğinin katı olmadığı Grafik 1’den yola
çıkılarak kanıtlanmaya çalışılmış ve savunmada arzın dik olmadığı, Grafik 1 ‘deki gibi
dirsekli olduğu iddia edilmiştir. Savunmada yer alan Grafik 1’deki arz eğrisi
ihracatçıların karşılaştıkları arz eğrisi olup fiyat F1 düzeyine indiğinde arzın sonsuz
esnek olduğu iddia edilmektedir. Bu durumun gerekçesi olarak da F1’in altında iç
pazarın ihracatçılarla rekabet eder hale gelmeleri gösterilmektedir. F1 düzeyinin
altındaki fiyattan ise hiç arz olmadığı varsayılmaktadır.
Savunmada fiyatların hasattan sonra belirlendiği varsayımı altında, üreticinin
alternatifi varsa hasattan sonra bile, üreticinin ürününün ne kadarını arz edeceği
konusunda seçenekleri olabileceği, üreticinin bir ‘satmaya razı olma fiyatı’ (F1)
seçeceği, fiyatın üst sınırını ise ihracatçıların talebinin çizeceği iddia edilmektedir.
Grafik 1- Savunmada Yer Alan Arz Eğrisi
Savunmada getirilen iktisadi analizler sadece teorik olup, varsayımları ile beraber
olaya uygulanabilmekten uzaktır. Bu savunma, ürünün hasat edildikten sonra fiyatın
belirlendiği gibi gerçek dışı bir varsayıma dayanmakta olup Grafik 1 gerçeği
yansıtmamaktadır. Çünkü bu eğriye göre, ihracatçının F1 fiyatı altında alım yapması
mümkün değildir ve her şekilde ihracatçı firmaların alım yapabilmesi için, fiyat F1‘de
veya F1’in üzerinde gerçekleşmelidir. Pazarda ihracatçıların alım yapabildikleri
normal durum eğrinin sıfır esnek olduğu kısımdır. İç piyasa alıcılarının fiyat
anlaşması uygulanırken piyasada alım yaptıkları belirtildiği için bu durum da eğrinin
sonsuz elastik olduğu kısım olmalıdır. Piyasanın faaliyet gösterdiği bölüm sıfır
esnekliğe yaklaşmaktadır ve iç piyasa alıcılarının piyasaya girdiği fiyatta eğrinin
sadece esnekliği yükselmektedir. Bununla beraber sonsuz elastik olmamaktadır.
İddia edildiği gibi bir ‘satmaya razı olma fiyatı’ (F1) belirlenmesi halinde, bu seviyenin
altındaki fiyatlarda, ihraçlık alımlar üretici için bir alternatif olmaktan çıkmaktadır.
Ancak, üretici, aynı fiyatı verdikleri sürece ihracatçı ile diğer alternatifler arasında
kayıtsızdır.
Savunmanın buradaki tek dikkate değer iddiası arz eğrisinin sadece üreticilerin
ihracatçılardan başka bir alternatifi bulunmadığında tam inelastik olacağıdır. Fakat iç
F
F2
F1
A
M
07-60/713-245
32
piyasa fiyatlarından çok daha yüksek fiyatlar verebilmeleri nedeniyle alım pazarında
ihracatçıları tam olarak ikame eden bir alternatifleri yoktur. Sadece fiyatlar çok
düştüğünde iç pazar alıcıları da 0900 Ziraat alımlarına katılmaktadır. İhracatçıların iç
piyasa alıcılarından daha yüksek fiyatlardan alım yaptığı düşünüldüğünde, arz
eğrisinde piyasanın oluştuğu bölüm eğrinin inelastik kısmı olmaktadır.
Ayrıca, ihracatçıların karşılaştığı arz eğrisinin savunmada iddia edildiği şekilde
olduğu dikkate alınırsa, alıcılar arasında rekabet olduğu varsayımı altında, fiyatı
belirleyici etken tamamen talep olacak ve piyasa dengesinin F1 veya F1’in üzerinde
gerçekleşmesi gündeme gelecektir. Fakat taraflar anlaşırlarsa, denge sadece ve
sadece F1’de oluşacaktır. Savunmada ileri sürülen ve yukarıda yer verilen Grafik
1’deki gibi bir eğri üreticiyi tamamen güçsüz kılmakta, ihracatçıyı tam güçlü konuma
getirmektedir. Bu da iddianın aksine bir kartel anlaşmasının uygulanmasını çok
kolaylaştıran bir durumdur.
I.4.2.1.26. Aşırı kar olmadığı için monopson gücünün uygulanamayacağı
yönündeki Kurul Kararları’ndan yola çıkarak somut olayda aşırı kar elde
edilmediğinden monopson gücünün olmadığı savunması
Savunmalarda bazı Rekabet Kurulu kararlarına atıfta bulunarak savunma yapılmıştır:
23.3.2000 tarihli, 00-11/109-54 sayılı Rekabet Kurulu kararına konu dosyada
Rekabet Hukuku anlamında bir anlaşmanın varlığına ilişkin verilere rastlanmamıştır.
Bu sebeple söz konusu teşebbüsler arasında bir uyumlu eylemin olup olmadığı
araştırılmıştır. Somut olayda ise bir kartel anlaşması incelenmektedir. Uyumlu eylem
tespitinde piyasa davranışlarından yola çıkılmaktadır. Aşırı karın elde
edilmemesinden dolayı teşebbüslerin fiyatı istedikleri gibi belirleyemedikleri kanaatine
varılan dosyada, monopson gücü olması için aşırı karın olması gerektiği şeklinde bir
yorum yapılmamıştır.
19.9.2002 tarihli, 02-56/699-283 sayılı kararda ise 14 adet tütün alıcısı şirket
hakkında benzer sözleşmeler hazırladıkları ve aynı fiyatları uyguladıkları iddiasıyla
yapılan şikayet, fiyatların birlikte belirlenmediği, ortada rekabetçi bir piyasanın
bulunduğu tespitleri yapılarak Rekabet Kurulunca reddedilmiştir. Somut olayda ise
açık bir anlaşma mevcuttur.
I.4.2.1.27. Rekabet Kurulu’nun 17.6.2004 tarih ve 04-42/519-126 sayılı
kararında ihraçlık kiraz piyasasında kartel kurulması hakkında yaptığı tespitlere
ilişkin savunma:
İlgili kararda, o karara özel bir piyasada o döneme ait şartlar çerçevesinde bir kartel
kurulmasının mümkün görülmediği hususu tespit edilmiştir. Somut olayda ise, birlikte
fiyat tespit edilip edilemeyeceğine yönelik teorik tartışmalar ve ekonomik analizlere
yer bırakmayacak derecede açık bir anlaşma bulunmaktadır. Rekabet hukuku
uygulamalarında az rastlanan bir biçimde yazılı ve imzalı olarak yapılan bu kartel
anlaşmasının bir sorumluluk doğurmayacağı iddiası yersizdir.
07-60/713-245
33
I.4.2.2. Ayrık Savunmalar
I.4.2.2.1. Çelikoğlu
I.4.2.2.1.1. Dış Ticarette Teknik Düzenlemeler ve Standardizasyon
Yönetmeliğinin 8. maddesinde bu tür bir düzenlemeye rastlanmadığı ve kesim
tarihinin belirlenmesi için başvurma mecburiyetinin söz konusu olmadığı
savunması
31.12.2003 tarihli ve 25333 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Dış Ticarette Teknik
Düzenlemeler ve Standardizasyon Yönetmeliği’nin (Standardizasyon Yönetmeliği)
kapsamı ihracat ve ithalata konu mallardan gerekli görülenlerin ilişkili oldukları
standarda veya teknik düzenlemeye uygunluğunun veya kalitesinin değerlendirilmesi
ve belgelendirilmesidir. Söz konusu yönetmelik ekinde yer alan 70 tarımsal ürün,
ihracatta zorunlu standart denetimine tabidir. Kiraz da bu kapsamda yer alan bir ürün
olduğundan ihracat sırasında Dıb ilgili maddesi aşağıdaki gibidir:
“Madde 8- Ekli liste kapsamındaki maddelerden ihtiyaç duyulanların
yetiştirildikleri bölge ve çeşidin özelliklerine göre ulaşım durumu da göz önüne
alınarak, vardığı yerdeki pazar isteklerini karşılayacak olgunlukta ihraç
edilebilmelerini sağlamak için, gerekli görülen yerlerde kesim, toplama ve ihraç
tarihlerini belirlemek üzere Müsteşarlıkça tespit edilecek ilgililerden oluşan bir
komisyon kurmaya Müsteşarlık yetkilidir. İhracatçı firmalar komisyon
kararlarına uymakla yükümlüdürler.”
I.4.2.2.1.2. Dış Ticaret Müsteşarlığı tarafından tarih belirlenmiş olsaydı bu
durumun suç teşkil etmeyeceği savunması
Kesim/toplama tarihlerinin belirlenmesi uygulaması yetkili bir kamu kurumunca
yapılan ve bütün ihracatçıları bağlayan objektif, soyut ve genel bir düzenleme olup
rekabeti kısıtlama etkisi ya da amacı bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu husus bir
savunma unsuru olarak kabul edilemez.
I.4.2.2.2. Andiç
I.4.2.2.2.1. Alım tarihi kararının ihracatçıların yanı sıra üreticileri de olumlu
etkilediği, doğru zamanda yapılan alımlar sonucu ürünün kalitesinin arttığı,
buna bağlı olarak ürünün değerinin de arttığı ve üreticinin bu artıştan olumlu
etkilendiği savunması
Kirazın kalitesini belirleyen unsurlar ürünün rengi, tadı, şeker oranı ve ebatlarıdır. Bu
hususların hepsi kirazın olgunlaşması ile ilgili olup, bunun sezona geç başlanmasına
bağlanması mümkün değildir. Tam tersine, kirazın erken ya da geç hasat edilmesi
kirazın kalitesinden kaybetmesine sebep olmaktadır.
Ayrıca, iddianın aksine, anlaşma gereği alım yapılmaması nedeniyle bazı üreticiler
ürünlerinin bir kısmını iç piyasaya vermek zorunda kalmış, iç piyasaya yönelik alım
yapan firmaların ihracata yönelik alım yapan firmalara göre daha düşük fiyat
vermelerinden dolayı üreticiler bu durumdan olumsuz etkilenmişlerdir.
07-60/713-245
34
I.4.2.2.3. Sultan
I.4.2.2.3.1. İç piyasada 0900 Ziraat tüketilmemesi nedeniyle ilgili coğrafi pazarın
yanlış belirlendiği savunması
İlgili pazar tanımı kiraz ihracatı ile ilgili pazarı değil ihraçlık kiraz alımının yapıldığı ve
dolayısıyla kartel anlaşmasının etkilediği pazarı belirtmektedir. Söz konusu alımlar
Türkiye sınırları içersinde gerçekleşmektedir. Bu sebeple savunmada dış piyasanın
coğrafi pazara katılmadığı ima edilerek ilgili coğrafi pazarın yanlış belirlendiği iddiası
konu ile ilgisizdir.
I.4.2.2.3.2. AB ve ABD’de tarım sektörünün rekabet kuralları uygulamasından
muaf olduğu savunması
A.B. mevzuatında tarım sektörüne rekabet kurallarının nasıl uygulanacağının
belirlenmesi amacıyla 26 No’lu Konsey Tüzüğü çıkartılmıştır. Bu Tüzük’ten anlaşıldığı
üzere, tarım sektörü rekabet hukukunun uygulanmasından muaf değildir. Nitekim, AB
ve ABD tarım sektörlerindeki rekabet ihlallerine ilişkin örnek davalar da incelenmiş
bulunmaktadır.
I.4.2.2.3.3. Teşebbüsler arasındaki bilgi alışverişi niteliğindeki görüşmenin
anlaşma olarak değerlendirildiği savunması
Somut olayda bulgular ilgili teşebbüslerin bir araya gelerek görüşmekten daha ileri
gittiklerini, bir kartel anlaşması imzalayarak 4054 sayılı Kanun’a aykırı hareket
ettiklerini göstermektedir.
I.4.2.2.3.4. Şirket alım fiyatı ile ilgili değerlendirmelerde, tutanakta yer
almayan diğer teşebbüslerin fiyatlarının, miktarlarının ve dış pazar koşullarının
incelenmediği savunması
Bu savunma kapsamında ilgili teşebbüs, aynı üretim bölgesinde aynı gün ve
saatlerde tutanakta yer almayan diğer firmaların da aynı fiyattan alım yaptıklarını
iddia etmekte, bu sebeple 2,50 YTL/kg fiyatının o günkü piyasa koşullarından
kaynaklandığını iddia etmektedir.
Söz konusu kartel anlaşmasına taraf teşebbüslerden bazıları anlaşmadaki fiyat
seviyesine de uyumlu davranmış olup soruşturma raporunda yapılan analizlerde bu
husus açıkça ortaya konmuştur. Durum böyle iken anlaşmadaki fiyata uygun yapılan
alımların gerçek piyasa fiyatını yansıttığı savunmasının kabulü mümkün değildir.
I.4.2.2.3.5. Anlaşmanın sadece 1 gün uygulanmasının amaç ve etkinin
bulunmamasının, söz konusu tutanağın bir anlaşma niteliği taşımadığını
gösterdiği ve tutanakta yer alan soyut beyanların bir anlaşma sayılamayacağı
savunması
Anlaşmadaki beyanların soyut beyan olarak kalmayarak hayata da geçirildiği,
anlaşmanın belli süre uygulandığı hususları dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden
net olarak anlaşılmaktadır.
07-60/713-245
35
I.4.2.2.3.6. Alım karteli olduğu takdirde, fiyatların yükselmeyip düşeceği
savunması
Somut olayda da kartel anlaşması uygulanırken fiyatlar düşük kalmış, anlaşma fiilen
sona erdiğinde fiyatlar yükselmiştir.
I.4.2.2.3.7. Alım fiyatı ile ilgili karara uyulmadığı savunması
Sultan 1 Haziran 2006’da hem İzmir hem de Manisa’da anlaşmada belirlenen fiyata
uyum göstermiştir.
I.4.2.2.4. Cena
I.4.2.2.4.1. 31 Mayıs ile ilgili karara yönelik değerlendirme yapılırken Cena’nın
müstahsilleri ile görüşülmediği için soruşturmanın eksik olduğu savunması
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden ilgili coğrafi pazardaki birçok müstahsille
görüşüldüğü, görüşme yapılacak köylerin belirlenmesinde soruşturmaya taraf
teşebbüslerin yoğun olarak alım yaptığı köylerin özellikle seçildiği, yapılan
görüşmelerde Cena’nın alım yaptığı üreticilerin de bulunduğu görülmektedir.
I.4.2.2.4.2. Cena’nın diğer meyve gruplarında olduğu gibi kirazda da kesim ve
alım tarihini üreticiler ile ortaklaşa belirlediği ancak bu durumun üreticilere
sorulmadığı savunması
Dosya kapsamında, diğer meyve ve sebzelerde kesim tarihinin üreticilerle belirlendiği
iddiasını kanıtlar hiçbir delil bulunmamaktadır. Ayrıca üzüm, incir, narenciye, karpuz
gibi ürünlerde kesim tarihlerinin belirlenmesi Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın
görevlendirdiği kesim heyetleri tarafından yapılmaktadır.
I.4.2.2.4.3. Cena’nın coğrafi pazar dışında kalan yerlerden de alım yaptığı,
Denizli ve Çanakkale’den alım yapmadığı savunması
İlgili coğrafi pazarın tamamından alım yapılıp yapılmadığı ihlalin varlığı açısından
önem arz etmemektedir. Cena İzmir ve Manisa’dan alım yapmıştır.
I.4.2.2.4.4. Şikayet dilekçelerinin Yiğitler Köyü’nden geldiği, Cena’nın bu
bölgeden alım yapmadığı, bu sebeple Cena’nın alım tarihi ile ilgili karara
uyduğunun söylenemeyeceği savunması
Şikayetin yapıldığı köyün ihlalin varlığı açısından hiçbir önemi bulunmamaktadır.
Soruşturmanın kapsamı şikayetin yapıldığı köyle değil, ilgili coğrafi pazarın alanı ile
sınırlıdır.
I.4.2.2.4.5. Hilton Oteli’nde yapılan toplantıya firma yetkilisinin katılmadığı,
diğer firmalar ile uyum içerisinde olunsaydı Hilton toplantısına da katılınmış
olacağı savunması
Cena, diğer firmalar ile Hilton toplantısından önce bir anlaşma akdetmiştir. Hilton
toplantısı olaylar zincirinin bir devamı niteliğindedir. Bu toplantıya Cena tarafından
07-60/713-245
36
katılımda bulunulmamış olması kartel anlaşmasına taraf olunmadığını
göstermemektedir.
I.4.2.2.4.6. Hiçbir kartel anlaşmasının 2-3 günlüğüne yapılmayacağı
savunması
Kartel anlaşmaları için herhangi bir süre şartı söz konusu değildir. Özellikle
soruşturma konusu ürün bakımından açılış fiyatı önemlidir. Uygulama kısa süreli de
olsa kartel anlaşmasının sezon açılış fiyatı üzerindeki baskısı sezonun geri kalanında
ve diğer alım bölgelerinde önemli bir etki yaratmıştır.
I.4.2.2.4.7. 2006 yılı içerisinde firmaların 3 defa bir araya gelerek aralarındaki
iletişimi artırdıkları, bu yolla kartel kurulmasını kolaylaştırdıkları iddiasının
subjektif olduğu, Cena’nın bahsi geçen üç toplantıya katılmadığı savunması
5.5.2006 tarihli toplantı katılım listesinde Cena’nın adı yer almaktadır. Ayrıca
22.5.2006 tarihli toplantı sonrasında imzalanan anlaşma tutanağında Cena
yetkilisinin imzasının yer alması, bu toplantıya da bir teşebbüs temsilcisinin katıldığını
açıkça göstermektedir.
I.4.2.2.4.8. İhracat sezonunun başlaması sırasında ihracatçı firmaların bir araya
gelmelerinin doğal olduğu, kartel kurulmak istense gizli toplantılar yapılacağı
savunması
Gizli toplantılar kartel anlaşmalarının ön şartı değildir. Fakat, söz konusu toplantının
kamuya açık olmadığı da bilinmektedir.
I.4.2.2.5. Yavuzlar
I.4.2.2.5.1. Tutanakta fiyatlar üzerinde anlaşılmaya çalışılsa da bu durumun
kağıt üzerinde kaldığı ve fiyat kararının uygulanmadığı savunması
Bu savunma, aslında yapılan anlaşmanın kabul edilmesi olarak yorumlanmıştır.
Yavuzlar bu savunmada fiyatla ilgili kararın uygulanmadığını iddia etse dahi 31 Mayıs
ve 1 Haziran’da anlaşma fiyatına uyum gösterdiği anlaşılmaktadır.
I.4.2.2.6. Başer
I.4.2.2.6.1. Müstahsilden olumsuz tepki alınmadığı savunması
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden üreticilerin söz konusu anlaşmaya olumsuz
tepki verdiği ve hatta bu nedenle gerginlik oluştuğu, bu gerginliğe çözüm bulmak
amacıyla 2 Haziran 2006 tarihinde İzmir Hilton Oteli’nde bir toplantı düzenlendiği
anlaşılmaktadır.
I.4.2.2.6.2. Alım fiyatı ile ilgili karara uyulmadığı savunması
Teşebbüsün 1 Haziran 2006’daki alımlarının tamamının 2,50 YTL/kg’den yapıldığı,
bu şekilde anlaşmaya uyduğu görülmektedir.
07-60/713-245
37
I.4.2.2.6.3. Piyasa koşullarında bir malın alım ve satım fiyatları belli iken
bunun çok üzerinde bir rakamı tavsiye etmenin rasyonel olmadığı savunması
Soruşturma konusu aslında tam olarak teşebbüsün yaptığı bu savunmanın
gerekçesini ilgilendirmektedir. Piyasada oluşan fiyat serbest rekabet şartlarında değil
bu piyasada yapılan alımların yaklaşık %60’ını gerçekleştiren teşebbüslerin
anlaşması suretiyle yapay olarak piyasaya dayatılan bir fiyattır.
I.4.2.2.6.4. Yurt içi ve dışı bağlantılar neticesinde bir firmanın kendisi için en
uygun zamanda mal alımına başlamasının doğal olduğu savunması
Teşebbüs kiraz alım tarihinin ve fiyatının belirlendiği bir anlaşmaya taraf olmuştur. Bu
nedenle teşebbüsün kendi ihtiyaçları bakımından en uygun bulduğu zamana göre
hareket etmek yerine rakiplerle anlaşma yaparak bir takvim elde etmeye çalışması
Kanun’a aykırıdır.
I.4.2.2.6.5. Başer ile benzer isimlerde başka firmalar olduğu, bu konunun
raporda araştırılmadığı savunması
Dosya içeriğinden 5.5.2006 ve 22.5.2006 tarihli toplantı davetiyelerinin Başer adına
düzenlendiği, yapılan araştırma ve incelemelerde bu teşebbüsün adına yakın olan
başkaca firma adına rastlanamadığı anlaşılmaktadır.
I.4.2.2.7. Alara
I.4.2.2.7.1. Anlaşmanın tekelci kar elde etmeye yönelik olmadığı savunması
Rekolte beklentisinin bir önceki yıla göre önemli oranda yüksek olduğu da göz
önünde bulundurulduğunda 2,50 YTL/kg alım fiyatının amacının müstahsil karlarının
ihracatçıya aktarılması olmadığı teşebbüs tarafından iddia edilmektedir.
Rekabetçi piyasa dengesinin üzerinde kar elde etme amacına ulaşılıp ulaşılmadığı
hususu kartelin varlığını değiştirmemektedir. Bu husus kartelin başarısıyla ilgili bir
durumdur. Diğer taraftan, 3 Haziran 2006’dan sonra fiyatların yükselmesi ve 2006 yılı
ortalama alım fiyatının 2,50 YTL/kg’nin çok üzerine çıkması, anlaşmanın uygulandığı
günlerde rekabetçi seviyenin altında bir alım fiyatı gerçekleştirilerek tekelci kar elde
edildiğine işaret etmektedir.
I.4.2.2.7.2. Üreticilerin maliyetleri son derece düşük olduğu için 2,50 YTL/kg’lik
fiyatın üreticinin zarar etmesine neden olmayacağı savunması
İlk olarak belirlenen fiyatın üreticinin zarar etmesine neden olmayacağı düşüncesi
tamamen rekabet anlayışına aykırıdır. Üreticiye düşen kar marjının rekabet süreci
içerisinde belirlenmesi gerekmektedir ve piyasanın bir seviyesinde faaliyet gösteren
aktörlerinin anlaşarak diğer bir seviyedeki aktörlerin kar marjı hakkında karar alması
kabul edilemez bir durumdur.
07-60/713-245
38
I.4.2.2.7.3. Tarım sektörünün genel itibarıyla gerek AB’de gerekse ABD’de
regüle edildiği, Türkiye’de regülasyon eksikliği bulunduğu savunması
AB ve ABD’de tarım piyasası regüle edilse de, rekabet kurallarının uygulanmasından
muaf değildir.
I.4.2.2.7.4. Sektördeki olumsuzlukların ihracatçıları etkilediği savunması
Savunmada sektöre ilişkin şu noktalara değinilmiştir:
- Tarım sektöründe üretim tüketim zincirinin sorunlu halkalarından birisi giderek
güçlenen perakende sektörüdür. Perakende zincirlerinin bazı davranışları
piyasaların işleyişini bozmakta bundan en olumsuz etkilenen kesim en güçsüz
olan çiftçiler olmaktadır. 0900 ziraat tipi ihraçlık kiraz pazarında sözleşmeli tarım
yapılamadığından, bu durum alıcıların ihtiyaç duydukları ürünleri belirli bir alım
fiyatından temin etmelerini engellemektedir. Bu nedenle dış pazarın gerektirdiği
ihracat politikalarının perakendeciler tarafından yönlendirilmesine imkan
tanımaktadır.
o Perakende sektöründe yaşanan sorunlardan dolayı yapıldığı iddia edilen bir
kartel anlaşması, ihracatçıların korunmasını sağlarken, bir üst pazardaki
üreticilerin üzerine daha da fazla yük binmesine yol açacaktır. Üretici, kartel
anlaşmasının varlığı nedeniyle perakende seviyesindeki rekabetten ihracatçının
payına düşmesi gereken olumsuzluğa da katlanmaktadır.
- Sektördeki üreticiler genellikle kendi arazisini işleyen küçük aile işletmeleri
olduğundan, üretimde etkinlik ve verimlilik yoktur. Üretim her sene artmaktadır.
Türkiye’nin rakibi ülkelerde ise üreticilerin ölçek ekonomilerinin büyüklüğü
ihracatçılar açısından önemli bir avantaj sağlamaktadır. Bu hususlara bağlı olarak
Türkiye aleyhine artan rekabet ülkemiz açısından 0900 Ziraat tipi kiraz pazarında
ihracat yapacak yeni pazarların bulunması giderek zorlaşmaktadır.
o Alara savunmasının 29. sayfasında, üretici maliyetlerinin çok düşük olduğunu
ifade etmiştir. Bu savunmasında ise üretimde etkinlik ve verimlilik olmadığını
belirtmektedir. Bu nedenle iki savunma birbiriyle çelişmektedir. Ayrıca Türkiye’nin
dünya ihracatındaki payı aşağıdaki tablodan da anlaşıldığı üzere yıldan yıla
sürekli bir artış göstermektedir. Türkiye kiraz ihracatında endişe verici bir tablo
söz konusu değildir. Kaldı ki bu tür olumsuzluklara rakiplerin anlaşması yolu ile
çözüm aranması yasal değildir.
Tablo 19: Türkiye’nin Dünya Kiraz Ticaretindeki Payı
2003 2004 2005
Türkiye 77.696.471 118.000.892 93.594.361
Dünya 499.077.574 560.554.227 364.269.063
Yüzde 15,57 21,05 25,69
Kaynak: Dış Ticaret Müsteşarlığı
07-60/713-245
39
I.4.2.2.7.5. Alara Dış Ticaret Koordinatörü Arif Güney’in e-postasının yanlış
yorumlandığı savunması
Arif Güney’in e-postasında özel mallar olarak ifade edilen ürünlerin standartları
yüksek olan bir grup ürünü ifade ettiği, ekstra sınıf tabir edilen bu ürünlerin piyasaya
arzının diğer ürünlerden farklı olduğu, bu özel mallara özgü yapılacak gizli
operasyonun ise 31 Mayıs 2006 tarihinden önce alım yapılması değil, yüksek bir fiyat
ile söz konusu ürünlerin alınması ile alakalı olduğu iddia edilmektedir.
Dosya içeriğinde yer alan söz konusu e-postalar incelendiğinde ortada bir anlaşma
olduğu, bu anlaşmaya uyulduğu, anlaşmanın 0900 Ziraat tipi kiraz için yapıldığı,
anlaşmaya aykırı bir gizli operasyon yapıldığı takdirde bir daha ihracatçılarla anlaşma
zemini sağlanamayacağı, kartel anlaşmasının Haziran başındaki sıkışıklığı aşmak
için yapıldığı hususlarının ifade edildiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan, “Haziran
başındaki sıkışıklığı tavan fiyattan özel mallar alarak aşabiliriz” ifadesi, savunmada
belirtilen ekstra sınıfın da anlaşma kapsamında oluğunu göstermektedir. Anlaşmaya
uyma konusunda kararlı olan Alara’nın, bu ürünleri tavan fiyattan satın almayı
planladığı anlaşılmaktadır. Ayrıca söz konusu e-postalarda 31 Mayıs’ın alımlara
başlamak için geç bir tarih olduğunun dile getirildiği görülmektedir.
I.4.2.2.7.6. İhracatçı firmaların büyüklükleri farklı olsa da maliyet yapılarının
benzer olduğu savunması
Savunmada maliyetlerin içerisindeki en büyük pay %80 ile kiraz alım fiyatı
olduğundan, 22.5.2006 tarihinde yapılan toplantıda firmaların ve üreticilerin maliyet
yapıları göz önünde bulundurularak en uygun başlangıç alım fiyatı olarak
2,50YTL/kg’nin uygun görüldüğü ifade edilmektedir.
Alara savunmasında (….) YTL/kg fiyat düzeyinin firması için başa baş noktasını
oluşturduğunu, bu sebeple üzerinde anlaşılan 2,50YTL/kg’lik kiraz alım fiyatı ile dahi
(…) YTL/kg’lik bir zarar gerçekleştiğini iddia etmektedir. Ancak firmanın 2006 yılı
alımları incelendiğinde %(…-…) YTL/kg arasındaki alımların başa baş noktasından
çok uzak olduğu ve hatta bazı alımların (…)YTL/kg’yi gördüğü, ortalama alım fiyatının
da (…) YTL/kg olarak 2,50 YTL/kg’nin çok üzerinde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Firmaların kar marjlarının düşmesi kartel kurmanın haklı gerekçesini
teşkil edemez. Kar etmeyen firmaların, kar marjlarını yükseltme çabasıyla piyasada
yer alan diğer aktörlerin kar marjlarından yararlanmaya çabalaması verimlilikten uzak
bir davranıştır. “Herkes için uygun ve makul” fiyata kartel kurarak değil rekabetçi
piyasa sürecinde ulaşılması gerekmektedir.
I.4.2.2.7.7. Per se doktrininin AB Komisyonu tarafından tamamı ile
benimsenmediği savunması
Avrupa’da düzenli hat taşımacı birliklerinin fiyat tespiti anlaşmaları yapmasının
4056/86 sayılı Tüzük ile sağlanan grup muafiyeti kapsamında değerlendirildiği ve
Komisyonun AMP & Binon Kararı ile gazete pazarındaki fiyat tespitine yönelik
anlaşmalara bireysel muafiyet verdiği; Rekabet Kurulu’nun ise 24.3.2005 tarih ve 05-
18/201-65 sayılı kararında düzenli hat taşımacılığında fiyat tespitinin rekabet
kurallarının uygulanmasından muaf tutulabileceğini ifade ettiği Alara tarafından ileri
sürülmektedir.
07-60/713-245
40
Rekabet Hukukunun temel kavramlarının yanlış kurgulanmasına ve kullanılmasına
dayanan bu savunmada Alara, dikey nitelikteki dağıtım anlaşmalarındaki rekabet
kısıtlarıyla yatay nitelikteki kartel anlaşmalarını aynı kategoride değerlendirmektedir.
ATAD, AMP & Binon kararında, gazete ve süreli yayınların seçici dağıtım sistemi
içinde yeniden satış fiyatının belirlenmesinin Roma Anlaşmasının 81(1) maddesine
aykırı olduğuna ve sözleşmelerin bu aykırılıktan ancak Komisyonun muafiyet
kararıyla kurtulabileceğine işaret etmiş, Komisyonun pazarın dağıtım açısından
özelliklerini dikkate alarak Roma Anlaşması’nın 81(3) maddesi çerçevesinde bu
düzenlemelere muafiyet tanıyabileceğini belirtmiştir. Soruşturma kapsamındaki
anlaşma ise yatay seviyedeki rakipler arasında imzalanmış bir anlaşmadır. Bu
sebeple, AMP & Binon kararında yer verilen bir dikey ilişkideki fiyat tespiti ile bir
kartel anlaşmasındaki fiyat tespitinin karşılaştırılması yersizdir.
Rekabet Kurulu 24.3.2005 tarih ve 05-18/201-65 sayılı kararı ile, uluslararası düzenli
hat taşımacılığında fiyat tespiti hakkında soruşturma açmamıştır. 1947 tarihli
UNCTAD Konvansiyonu çerçevesinde bir çok ülke bu tür konferans yapılanmalarına
muafiyet tanımış, Komisyon ise 4056/86 sayılı Tüzük ile muafiyet düzenlemesine
gitmiştir. Bu konvansiyonu imzalayan Türkiye, henüz iç hukuk düzenlemesi
yapmamıştır. Diğer yandan, bu tür muafiyet uygulamaları tartışma konusu
olmaktadır. 2003 yılında Komisyon ilgili düzenlemeyi tartışmaya açmış, 2004 yılının
Ekim ayı içinde çıkarılan Beyaz Kitap’ta, düzenli hat konferanslarına muafiyet
tanınması gerekçeleri mevcut pazar koşulları çerçevesinde değerlendirilmiş ve bu
gerekçelerin öneminin azaldığı kanaatine ulaşılmıştır. Komisyonun söz konusu
değerlendirmeleri gelecekte düzenli hat konferanslarına tanınan kapsamlı muafiyetin
kaldırılmasını tavsiye etmiştir. Konunun bu açıdan soruşturma ile doğrudan ilgisi
bulunmamaktadır.
Bu savunmaya örnek olarak gösterilen bir başka olay, T-68/89 ve T-77-78/89 sayılı
birleşik davalardır. Teşebbüs savunmasında Komisyon’un söz konusu kararda fiyat
saptama ve pazar paylaşma anlaşmalarının yazılı delillere dayanması nedeniyle
rekabeti sınırlayıcı amacın çok açık olduğunu bu nedenle rekabet üzerindeki aktüel
veya potansiyel etkilerin incelenmesine gerek olmadığı yönünde karar verdiğini,
ancak Adalet Divanı’nın bu kararı ilgili piyasanın yeterince incelenmediği gerekçesi
ile bozduğunu iddia etmektedir.
Söz konusu Komisyon kararları birlikte hakim durumun kötüye kullanılması ile ilgili ilk
kararlardandır. Adalet Divanı, Komisyon’un yaptığı piyasa incelemesini hakim durum
tespitinin tam olarak yapılmasını sağlayacak nitelikte bulmamış ve Komisyon’un bu
kararını kısmen bozmuştur. Konu somut olayla yakından ilgili değildir.
I.4.2.2.7.8. Rekabet Kurulu’nun 53/384-44 19.2.1998 tarihli kararı:
İlgili kararda uygulamanın 6235 sayılı Kanuna istinaden çıkarılan TMMOB Elektrik
Mühendisleri Odası Teknik Uygulama Sorumluluğu (TUS) Uygulama Esasları
Yönetmeliği’nde yer alan yetkiye dayandığı tespit edilerek soruşturmaya gerek
olmadığına karar verilmiştir. Somut olayda ise böyle bir durum söz konusu değildir.
07-60/713-245
41
I.4.2.2.7.9. Rekabet Kurulu’nun 01.07.2005 tarih ve 05-43/602-15 sayılı Karar’da
muafiyet verildiği savunması
Bu Karar’da ihlalin varlığı tespit edilmiş ve asgari hadden ceza uygulanmıştır. Ancak
pazarın kendine özgü yapısı nedeniyle bu anlaşmanın riskleri azaltabileceği
gerekçesiyle anlaşmaya koşullu muafiyet verilebileceği karara bağlanmıştır.
Olayımızda soruşturmaya konu kartel anlaşmasının muafiyet açısından
değerlendirilmesi sonucunda bireysel muafiyet alamayacağı kanaatine varılmıştır.
I.4.2.2.7.10. Alara tarafından 2,5 YTL/kg ve altı seviyelerden yapılan alımların
piyasayı etkilemediği savunması
Alara’nın üç günlük süre içerisinde (……) kg’lık alım yaptığı, aynı tarihlerde 2004
yılında (……) kg., 2005’de (……) Kg.’lık alım yapıldığı, bu günlerde yapılan alımların
İzmir, Çanakkale, Denizli ve Manisa illerinde alımı yapılan toplam 0900 ziraat tipi
kirazın %(…)’i bile olmadığı, bu nedenle piyasayı etkileme gücü bulunmadığı iddia
edilmektedir. Bu savunmayı haklı çıkarmak için Kurul’un işlenmiş süt alım pazarına
ilişkin 23.3.2000 tarih ve 00-11/109-54 sayılı Kararı örnek gösterilmiştir.
Piyasanın etkilenmesi fiilen rekabetin kısıtlanıp kısıtlanmaması ile ilgili bir durumu
ifade etmektedir. Alım piyasasında belirlenen bir tavan fiyat rakiplerin müstahsilin
ürününe vereceği fiyatın yükselmesini engellemekte, alım fiyatlarını rekabetçi
seviyenin altına çekmektedir. Bir alım karteli alım fiyatının düşmesi için piyasa
talebini kısmak zorundadır. Piyasa talebinin kısılması talep eğrisinin aşağı doğru
kaymasına ve piyasanın rekabetçi miktarın altında bir yerde dengeye gelmesine
neden olacak, rekabetçi fiyatın altında bir fiyat uygulanabilecektir. Somut olayda taraf
savunmasının bu iktisadi gerçek ile örtüştüğü ve piyasada düşük fiyatların oluşması
için talebin kısıldığı bu sebeple geçen senelere nazaran daha az ürün alındığı
görülmektedir.
Savunmada örnek gösterilen Kurul Kararı ise uyumlu eylem ile ilgili bir karardır.
Kararda paralel fiyat hareketlerinin uyumlu eylemden kaynaklanıp
kaynaklanmadığının tespiti için önaraştırma yapılmış ancak uyumlu eylem
unsurlarının sağlanmamamsı nedeniyle soruşturma açılmamıştır. Uyumlu eylemin
unsurlarından bilinçli paralellik gözlenmesi ve rekabetin kısıtlanması, piyasanın
etkilemesi anlamına gelmektedir. Ancak somut olayda bir uyumlu eylem değil bir
anlaşma söz konusudur.
I.4.2.2.7.11. Üreticilerin zarar görmediği savunması
Savunmada, üreticilerin ürünü ihracatçı firmalar yerine daha yüksek fiyat veren iç
piyasa alıcılarına verdikleri, iç piyasaya (…) YTL/kg’den ürün satıldığı, bu fiyatın
üreticilerin maliyeti göz önünde bulundurulduğunda son derece yüksek olduğu,
Türkiye’de kiraz üreticilerinin maliyetlerinin AB ve ABD’deki üreticilere nazaran son
derece düşük olduğu, 2,5 YTL/kg’lik fiyatın üreticinin zarar etmesi sonucunu
doğurmayacağı dile getirilmiştir.
07-60/713-245
42
İç piyasa alımlarının ihracat karşısında tam bir alternatif oluşturabilmesi için alım
miktarının büyüklüğüne bakılması gerekir. Üreticinin mağduriyetinin söz konusu
olmaması için iç piyasa talebinin o dönemki arzı karşılayabilecek kadar yüksek
olması ve iç piyasa için oluşan alım fiyatının ihraçlık kiraz alım fiyatı ile denk olması
gerekir. Halbuki somut olayda iç piyasaya ürün sattığı tespit edilebilen son derece
sınırlı sayıda üretici bulunmakta olup üreticinin kartel anlaşmasından zarar
görmediğini söylemek mümkün değildir.
Alara, üreticilerin maliyetlerini tahmin edebildiğini ifade etmiştir. Bu durumda hangi
fiyattan alım yaptığı takdirde karlı olabileceğine de bireysel olarak karar vermesi
beklenirken rakiplerle anlaşma yoluyla alım fiyatı belirlemeye çalışması izah
edilemez.
I.4.2.2.7.12. Societe Technique Miniera /Maschinenbaum Davası:
Savunmada danışıklı ilişkinin bulunmadığı bir durumda rekabetin etkilenip
etkilenmediğinin tespiti için ortaya çıkması muhtemel rekabet koşullarının ölçüt
alınması gerektiği, soruşturma konusu olayda anlaşma olmasaydı da zaten fiyatların
talep artışına kadar düşük seviyelerde seyredeceği söylenmekte ve 2,5 YTL/kg
fiyatın rekabetçi bir fiyat olduğu iddia edilmektedir.
Örnek olarak gösterilen davada bir dikey ilişki söz konusu olup, dikey kısıtlamaların
değerlendirilmesinde dikey anlaşmanın yapıldığı ilgili pazardaki bütün iktisadi
koşulların dikkate alınması gerektiği ancak bu şekilde böyle bir anlaşmanın rekabet
üzerindeki gerçek etkisinin değerlendirilerek, anlaşmanın ihlal olup olmadığının
belirlenebileceğini vurgulanmıştır. Oysa soruşturma raporunda anlaşmanın yatay
niteliği, amacı ve etkisi açıkça ortaya konmuştur.
Diğer yandan, King teoremini ileri sürerek fiyatların piyasadaki üretim miktarına çok
hassas olduğunu söyleyen teşebbüs, piyasanın dışında belirlenecek fiyatın nasıl
rekabetçi bir fiyat olacağına değinmemektedir. Rekabetçi fiyat ancak ve ancak
piyasada oluşur. Bu sebeple sebebi ve amacı ne olursa olsun bir anlaşma ile piyasa
dışında belirlenen alım fiyatının rekabetçi bir fiyat olduğu ileri sürülemez.
I.4.2.2.7.13. Üreticilerin kirazdan elde ettikleri kazançtan son derece memnun
olduklarını belirttikleri savunması
Raportörlerce dinlenen üreticiler arasından bu yönde bir beyan verene
rastlanmamıştır. Aksine birçok üretici, fiyatların beklentilerinin çok aşağısında
olduğunu ifade etmiş ve teşebbüslerin yaptıkları anlaşmadan dolayı fiyatların çok
düştüğünü, bu yüzden mağdur olduklarını belirtmişlerdir. Üreticilerin elde ettikleri
gelirden memnun oldukları kabul edilse dahi, bu memnuniyet kartel anlaşması ile
alım fiyatı belirlenmesinin haklı gerekçesi olarak ileri sürülemez ve ihlalin varlığını
ortadan kaldırmaz.
I.4.2.2.7.14. Rekabet Kurulu’nun rekabeti kısıtlamayı amaçlayan fakat herhangi
bir etki doğurmayan ihlalleri asgari ceza ile yaptırıma bağladığı ve bu nedenle
kurulun ceza takdir etmesine gerek olmadığı savunması
17.8.2004 tarih ve 04-54/749-186 sayılı Karar: Bu dosyada, Afyon Veteriner
Hekimleri Odası ve Afyon Eczacı Odası’nın aralarında imzaladıkları protokolün,
07-60/713-245
43
veteriner ilaçları pazarında rekabeti kısıtlama amacı taşıması nedeniyle 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesine aykırı olduğuna karar verilmiştir. Gerekçesinin meslek
etiğinin korunması ve haksız rekabetin önlenmesi olarak açıklanması, protokolü 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamı dışına çıkarmamıştır. İhlalin ağırlığının
belirlenmesi ve para cezası miktarının takdirinde soruşturma döneminin başında
taraflara yapılan bildirim üzerine protokolün uygulanmasına son verilmesi ve
tarafların tüm süreç boyunca Soruşturma Heyeti ile işbirliği yapması dikkate
alınmıştır.
18.9.2000 tarih ve 00-35/392-219 sayılı Karar: Bu dosyada teşebbüs birliği kararının
ilgili pazardaki sonuç ve etkilerinin ihlalin varlığı açısından bir önemi bulunmadığı,
teşebbüs birliği kararının yaşama geçirilmiş ve uygulanmış olmasının 4054 sayılı
Kanun'un ihlali açısından bir ağırlaştırıcı sebep olarak dikkate alınabileceği, ancak
piyasalarda etkisi olmasa bile böyle bir kararın varlığının da 4054 sayılı Kanun
kapsamında hukuka aykırı ve yasak olduğu söylenmektedir. Cezanın takdirinde
dikkate alınması gereken bir başka noktanın da Kanun’un 9/3 maddesi kapsamında
taraflara gönderilen görüş yazısına tarafların uydukları konusu olarak görülmüş ve
cezaların takdirinde hafifletici sebep olarak dikkate alınmıştır.
26.4.2001 tarih ve 01-21/191-49 sayılı Karar: Teşebbüs ve teşebbüs birliklerinin
anlaşarak belirledikleri nakliye liste fiyatlarına aynen uymadığı görülmüş, protokolde
ifade edilen müşteri paylaşımına dair hususlarda anlaşmanın devam ettiğine dair bir
bulguya rastlanmamış, gümrük bölgesinin hemen çıkısında ilgili teşebbüs ve
teşebbüs birliklerine mensup elemanların rekabet etme gayreti gözlenmiştir. Kararda
tarafların fiyatı birlikte belirlemelerinin 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesini ihlal ettiği
tespiti yapılmış fakat fiyat listeleri üzerinden farklı indirimler yapılmak suretiyle farklı
fiyatların uygulanması, tarafların ekonomik güçlerinin azlığı ve doğan zararın hafifliği
cezada hafifletici sebepler olarak kabul edilmiştir.
25.7.2002 tarih ve 02-45/530-219 sayılı Karar: Reklamcılar Derneği’nin 1995-2001
döneminde taban fiyat listesi yayınlamasının rekabeti engelleme, bozma ya da
kısıtlama etkisini doğurabilecek nitelikte olması sebebiyle 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesi kapsamında bir eylem olduğu ifade edilmiştir. Uygulamadan zarar görmesi
beklenen reklam verenlerin liste sayesinde reklam bütçelerini önceden tespit
edebildikleri ve arama maliyetinin ortadan kalktığı, bu sebeple listeden zarar
görmedikleri anlaşılmış ancak liste yürürlükte kaldığı müddetçe, fiyatların listenin
belirlediği skala etrafında yoğunlaşarak uyumlu eyleme yol açma ihtimali geçerliliğini
sürdüreceği dikkate alınarak anılan listenin yayınlanması ve bir süre yürürlükte
kalması eyleminin, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesine aykırı olduğu ifade edilerek
asgari hadden para cezası uygulanmıştır.
26.3.2002 tarih ve 02-16/176-70 sayılı Karar: Turgutlu Sarraf ve Kuyumcular
Derneği’nin, altın fiyatının belirli bir seviyenin altına düşmesini önlemeye yönelik
eylem ve işlemlerinin rekabeti sınırlama amacı taşıdığına karar verilmiş, ceza
miktarının takdirinde, alınan kararların piyasa üzerinde önemli bir etki yaratmadığı ve
ilgili piyasanın coğrafi bakımdan küçüklüğü hususları göz önünde bulundurulmuştur.
4.3.1999 tarih ve13/99-40 sayılı Karar: Türkiye Basın İzleme Araştırması
Sözleşmesi’nin bir maddesine dayanılarak gerçekleştirilen uygulamanın 4054 sayılı
Kanun’un 4’üncü maddesinin kapsamında olduğu ve Üniversal Yayıncılık A.S.’nin
07-60/713-245
44
başvurusunun reddi ile gerçeklesen durumun pazara giriş engeli yaratılması
sebebiyle bir rekabet ihlali oluşturduğu belirtilmiştir.
Yukarıdaki bütün kararlarda hafifletici sebepler, olaydan olaya değişmiştir. Somut
olayda, rekabeti sınırlama amacı güden bir anlaşmanın varlığı tespit edilmiş, bu
anlaşmanın kısa sürelide olsa uygulanarak piyasada etki doğurduğu gözlenmiştir. Bu
nedenle, yukarıda yer verilen kararlar somut olay bakımından bir savunma unsuru
teşkil etmemektedir.
I.4.2.2.7.15. Soruşturma açılmayıp ihlale son verilmesi istenen Kurul
kararlarındaki durumun somut olayda da geçerli olduğu savunması
15.9.2005 tarih ve 05-58/858-233 sayılı Karar: Bahse konu kararda şirketin işleyişine
yönelik hazırlanan sözleşmede Rekabet Kuruluna menfi tespit belgesi verilmesi veya
muafiyet tanınması için başvuruda bulunulacağına ve Rekabet Kurulu tarafından
verilecek menfi tespit veya muafiyet kararı neticesinde sözleşmenin taraflar arasında
hüküm ifade edeceğine ilişkin hükümlerin yer aldığı, ayrıca tarafların anlaşmaya
ilişkin olarak Kuruma başvuruda bulundukları göz önüne alınarak soruşturma
açılmasına gerek olmadığına karar verilmiştir. Söz konusu kararla soruşturma
kapsamındaki olay arasında benzerlik bulunmamaktadır.
I.4.2.2.8. Barış
I.4.2.2.8.1. Barış’ın herhangi bir anlaşmaya uyma iradesi bulunmadığı,
soruşturma heyetinin iradenin varlığını 31 Mayıs ve alım fiyatına ilişkin karara
uyulduğu gerekçesiyle ortaya koyduğu, başka ek göstergeler kullanılması
gerektiği savunması
Sorumluluk tespitinde kullanılmış iki gösterge vardır. Bunlardan birincisi kartel
anlaşmasında ilgili teşebbüs isminin yer alıp almaması, ikincisi anlaşmada yer alan
tarih ve/veya fiyat kararına pazar davranışlarıyla uyum gösterip göstermemesidir.
Teşebbüsün başka ek göstergeler ile neyi kastettiği hususu açık değildir. Soruşturma
raporunda Barış için söz konusu iki göstergenin de sağlandığı tespit edilmiştir.
I.4.2.2.8.2. Barış’ın anlaşma fiyatına uyum göstererek anlaşmaya ilişkin irade
beyanını ortaya koyduğu görüşünün, soruşturma raporunun iktisadi
değerlendirme kısmıyla çeliştiği savunması
Teşebbüs savunmasında, soruşturma raporunda anlaşmaya uyma iradesi
bulunmayan küçük teşebbüslerin uygulayacakları farklı fiyatlarla bu tür bir anlaşmayı
bozmasının mümkün olmadığının ifade edildiğini belirterek toplantıya telefonla
katıldığı iddia edilen teşebbüslerin anlaşmaya uyma iradelerinin fiyat ve alım tarihi
dışında diğer unsurlarla da ortaya konulması gerektiği iddia etmiştir.
Anlaşmada adı hiç geçmeyen ve başka bir kaynaktan da katılımı doğrulanamayan bir
teşebbüsün ilgili kartel anlaşmasından sorumlu tutulması mümkün değildir. Kartel
07-60/713-245
45
anlaşmasıyla herhangi bir bağlantısı tespit edilemeyen üçüncü bir teşebbüsün
pazarın yaklaşık %60’ını kontrol eden kartel anlaşmasıyla oluşan fiyatları takip
etmesi mümkündür. Küçük teşebbüslerin, pazarda büyükleri takip edeceği görüşü
temelde doğru olmakla beraber, Barış somut olayda üçüncü kişi kategorisinde
değerlendirilmesi mümkün olmayan bir teşebbüstür. Anlaşmayı imzalamadığı halde
diğer teşebbüs temsilcilerinin beyanına göre uyma taahhüdünde bulunduğu belirtilen
bir teşebbüs ancak ve ancak pazar davranışlarıyla anlaşmaya uyum göstermemiş
olması durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Barış, anlaşmada adı geçen ve pazar
davranışlarıyla da anlaşmaya uygun davranan bir şirket olması nedeniyle yasal
sorumluluk altındadır.
I.4.2.2.9. Dönüş
I.4.2.2.9.1. Serbest piyasa koşulları gereği belirli bir fiyat politikası
belirlenmesinin aynı zamanda ticari ve kişisel özgürlük kapsamında olduğu ve
amaçlarının rekabeti engellemek ya da üretici ve ülkeyi zarara sokmak olmadığı
savunması
Borçlar Kanunu’nda sözleşme serbestisi kavramı ile ifade edilen husus, teşebbüslerin
herhangi bir Kanun’a aykırı olmamak kaydıyla istedikleri şekilde sözleşme
imzalayabilecekleridir. Soruşturma konusu kartel anlaşması 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesine aykırı hükümler taşımaktadır. Bu nedenle sözleşme serbestisi kavramına
dayanarak 4054 sayılı Kanun’u ihlal eden bir anlaşma imzalanabileceğine ilişkin
savunmaya itibar edilemez.
J. GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK
4054 Sayılı Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkrası “belirli bir mal ya da hizmet
piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama
amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran ya da doğurabilecek nitelikte olan
teşebbüsler arası anlaşmaları ve uyumlu eylemleri” yasaklamaktadır.
22.5.2006 tarihinde Ege İhracatçı Birlikleri’nde yapılan anlaşma incelendiğinde iki
konu üzerinde uzlaşıldığı görülmektedir. Bunlardan ilki 2006 sezonu kiraz alımlarına
31 Mayıs’tan sonra başlanması, ikincisi de alımlarda kiraz üreticilerine ödenecek
fiyatın en fazla 2.5 YTL/kg olmasıdır.
J.1. Kiraz Alımlarının Başlangıç Tarihi Olarak 31 Mayıs Tarihinin Belirlenmesi
Anlaşmada yer alan ve alımların 31 Mayıs’tan önce başlamamasını öngören madde
ile hedeflenen husus üreticilere erkenci kiraz için ödenen yüksek ücretlerden
kaçınmak ve üreticileri “malın elde kalması” baskısıyla rekabetçi fiyatın altında mal
vermeye itmektir. Bu durum 2,5 YTL/kg azami fiyat tespiti maddesiyle de uyumlu olup
nihai amaç rekabetçi seviyenin altındaki fiyatlardan alım yapabilmektir. Buna ek
olarak, ilk alım bölgesinde oluşan fiyatlar diğer bölgeler açısından da bir referans
niteliğinde olduğundan söz konusu kartel anlaşması daha sonra olgunlaşan kirazların
fiyatını da etkileme potansiyeline sahiptir. Piyasa parametrelerini etkileme amacı
taşıyan ve bir tür boykot görünümü arz eden bu tür bir uygulama 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan hallerdendir.
07-60/713-245
46
Sonuç olarak:
Pestisit kalıntısı riski nedeniyle hasat tarihinin belirlenmesi için Dış Ticaret
Müsteşarlığı’na başvurulması mümkünken bu yolun seçilmediği,
22 Mayıs 2006 tarihindeki toplantıya üreticileri veya ilgili kurum ve kuruluşları
temsilen hiçbir kişinin davet edilmemiş olduğu,
31 Mayıs tarihinden önce de kiraz alımı yapılabileceğinin bizzat kartel
anlaşmasına taraf teşebbüslerin yetkilileri tarafından belirtilmiş olduğu,
Belirlenen tarihin kiraz alımı için en uygun tarih olduğunu gösteren herhangi bir
bilimsel ve somut rapora rastlanmadığı
hususları sabit görülmüştür.
Yukarıdaki tespitler çerçevesinde ilgili teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesine aykırı biçimde piyasa parametrelerinin piyasa dışında belirlenmesi anlamı
taşıyan bu tür bir kararı toplu halde alarak bir tür alım boykotu uyguladıkları, bu
boykotla fiyatları baskılama ve kartel anlaşmasının stabilitesini sağlama amacı
taşıdıkları kanaatine varılmıştır.
J.2. Kiraz Üreticisine Ödenecek Fiyatın En Fazla 2.5 YTL/kg Olarak Belirlenmesi
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre,
“Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti
engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut
doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve
teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır.”
Soruşturma konusu kartel anlaşmasına taraf olan teşebbüsler, 2006 sezonunda
alacakları ihraçlık kiraz için üreticilere en fazla 2.5 YTL/kg ödeme konusunda
anlaşmışlardır. İlgili teşebbüslerin yetkilileri ile yapılan görüşmelerde ve bu
teşebbüslerin savunmalarında, belirlenen fiyatın başlangıç fiyatı ve o an için uygun
bir fiyat olduğu, her kesimi memnun edecek fiyat olduğu, tavsiye fiyat olduğu,
minimum fiyat olduğu, ürünün Avrupa’da satılmasına olanak sağlayacak fiyat olduğu
gibi çok çeşitli açıklamalar yapılmıştır. Ne var ki, anlaşmaya taraf teşebbüslerin
bahse konu kartel anlaşması ile 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini çok açık ve ağır
bir biçimde ihlal ettikleri tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Aynı seviyede
faaliyet gösteren teşebbüsler arasında akdedilen fiyat anlaşmaları rekabet
hukukunda “en ciddi rekabet ihlalleri” arasında sayılmaktadır. Literatürde “per se”
olarak nitelendirilen bu tür bir ağır ihlale herhangi bir şekilde muafiyet sağlanması ya
da ihlalin önemsizliğine ilişkin bir etkinlik savunmasının dinlenmesi mümkün değildir.
Fakat, anlaşma muafiyet koşulları bakımından da incelenmiştir.
Öte yandan, bir eylemin rekabet ihlali sayılması için mutlak surette piyasada etki
doğurması gerekmemekte, eylemin rekabeti engelleme amacı taşıması ihlalin
gerçekleşmesi için yeterli görülmektedir. Bununla birlikte, ihlalin boyutlarının tespiti
açısından fiyat anlaşmasının uygulanması ve anlaşmanın piyasadaki etkileri de
incelenerek değerlendirilmiştir.
J.3. İktisadi Değerlendirme
07-60/713-245
47
Rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşmalar serbest piyasa
ekonomisinden elde edilmesi beklenilen faydaları azaltarak kaynakların etkinsiz
kullanılmasına ve serbest piyasa sisteminin sağladığı refahın piyasadaki aktörlere
hak etmedikleri oranda dağılmasına yol açar. Diğer bir deyişle, bu tür anlaşmalara
taraf olan teşebbüsler, normal rekabet şartları içinde elde edemeyecekleri karlara
ulaşarak bu ekonomik faaliyetlerle yaratılan refahın çoğunu kendilerine aktarma
olanağına sahip olur ve serbest piyasa ekonomisinin en iyi şekilde işlemesini
engellerler.
Kartel anlaşmalarına taraf olan teşebbüslerin üzerinde anlaştıkları konular genellikle,
fiyat tespiti, pazar paylaşımı, kota, alım/satım koşullarının belirlenmesi ve ihalelere
danışıklı teklif verilmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Kartel anlaşmaları, bir ürünün
satışına ilişkin olabileceği gibi teşebbüsler tarafından hammadde olarak kullanılan ya
da yeniden satılmak üzere alınan bir ürünün alımı için de olabilir. Karteller, esas
olarak teşebbüslerin birleşerek suni bir tekel (monopol/monopson) olmasını
sağlayarak yukarıda belirtilen olumsuz sonuçların doğmasına neden olurlar.
Soruşturma konusu teşebbüsler, 0900 Ziraat tipi ihraçlık kiraz piyasasında fiyat ve
alım/satım şartları konusunda anlaşarak alım pazarında monopson (alım tekeli veya
tek alıcı) gücü elde etmek istemişlerdir. Monopsonistik pazar, bir büyük alıcının
vermiş olduğu alım kararının, alım fiyatlarını etkilediği pazar olarak, monopson gücü
ise, alım fiyatlarını rekabetçi seviyenin altında belirleme gücü olarak tanımlanabilir.
A.B.D. Adalet Bakanlığı’nca yayınlanan Yatay Birleşme/Devralmalar Rehberi”nde
(Horizontal Merger Guideline) ise bu kavram şu şekilde değerlendirilmektedir:
“[Monopsonistik] pazar gücü, bir veya organize olmuş bir grup alıcının ürün
fiyatlarını baskı altına alarak fiyatları rekabetçi seviyenin altına düşürmesini,
dolayısıyla üretilen hammadde miktarının azalmasını da kapsamaktadır.
Alıcılar tarafından alım gücünün [monopson gücü] uygulanması satıcılar
tarafından uygulanan pazar gücünde olduğu gibi olumsuz sonuçlar doğurur.”
Monopson tek bir teşebbüsü ifade etmekte ise de, birden fazla teşebbüs tek bir alıcı
gibi hareket ederek söz konusu monopsonun sahip olduğu güce erişebilir. Sonuç
olarak birlikte hareket ederek monopson gücü elde eden teşebbüslerin piyasa
üzerindeki etkileri genellikle rekabetçi seviyenin altında oluşan alım miktarı ve
fiyatlardır. Bu durum ise kartellerin satış piyasalarında oluşturdukları refah kaybının
alım piyasalarındaki türevidir.
Alıcıların sayısının azlığı, ürünün homojen olup olmaması, kapalı teklifler ve arzın
esnek olmaması şeklinde ifade edilen dört faktör, literatürde, teşebbüslerin bir araya
gelerek monopson gücü elde etmelerine yol açabilecek temel etmenler olarak
gösterilmektedir.
Alıcı sayısının az olması, alım yapan teşebbüslerin bir araya gelerek birbirleriyle
anlaşma maliyetlerini düşürmesi nedeniyle alım kartellerinin kurulmasını
kolaylaştırmaktadır. Türkiye’de 2005 yılında kiraz ihracatı yapan 113, 2006 yılında ise
106 teşebbüs bulunmaktadır. Bu teşebbüslerden 10’u ihraçlık kiraz alımlarında
monopson gücü elde etmek için bir anlaşma imzalamış ve 7’si ise söz konusu
anlaşmaya uyacağını taahhüt etmiştir. Her ne kadar Türkiye çapında faaliyet
07-60/713-245
48
göstreren teşebbüs sayısının fazla olması kartelleşmenin önünde bir engel olarak
gözükse de, ilgili coğrafi pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüs sayısı çok daha azdır.
Buna ilaveten anlaşmaya taraf olan teşebbüslerin ilgili coğrafi pazarlardaki alımların
önemli bir kısmını gerçekleştirmesinden dolayı aynı coğrafi alanda faaliyet gösteren
diğer teşebbüslerin bu tür bir monopsonistik yapıyı bozabilmesi mümkün değildir.
Anlaşmaya taraf teşebbüsler ilgili piyasada alımların büyük bir kısmını
yapmaktadırlar. Teşebbüslerin değer bazında 2006 yılı toplam pazar payları
%60,18’dir. Anlaşmaya taraf teşebbüslerden sonra gelen en büyük teşebbüsün pazar
payı ise %(…-…) ’tir.
Anlaşmanın uygulandığı durumda pazardaki 4CR yoğunlaşma oranı %70,60, HHI ise
3684 olarak gerçekleşmiştir. HHI analizine göre bu rakamın 1800’ün üzerinde olması,
yüksek yoğunlaşma düzeyini ifade etmektedir. Bu nedenle teşebbüslerin anlaşma
yoluyla bir monopson gücüne ulaştıklarını söylemek mümkündür. Diğer taraftan,
anlaşma tarafı teşebbüslerin koordinasyon sorununu çözmek amacıyla Yavuzlar
şirketinin ortağı Ahmet Yavuz’u koordinatör atadıkları görülmektedir. Nitekim Ahmet
Yavuz’un koordinatörlük görevini belli bir zaman için aktif olarak yürüttüğü
anlaşılmaktadır. Dönüş’ün ürün alım sorumlusu Ömer Şefik’in konu ile ilgili ifadesi
dikkat çekicidir:
“Ahmet Yavuz’un başkan seçilmesi çoğunluğun istemesinden dolayıdır. Alım
yaptığımız bölgelerde el altından alım yapıldığı durumda bizler görebildiğimiz
için Ahmet Yavuz bizleri arayıp soruyordu.”
Yavuzlar şirketinin ortağı Ahmet Yavuz da konuyla ilgili olarak şunları ifade etmiştir:
“… Toplantı sırasında beni üreticiler ve ihracatçılar arasında sevilen, güvenilir
ve bu piyasada en eskilerden olmam nedeniyle grubun iletişimiyle
görevlendirdiler. Firmalar, diğer firmalar ve üreticiler ile sıkıntılar
yaşadıklarında sorunu çözmeye çalıştım…”
Ayrıca Alara’ya ait iç yazışma e-postalarında Ahmet Yavuz’un faaliyetleri hakkında
“ ,,, Ancak firmalar sonradan aranarak kısa sapı da almamalarına yönelik ikna
edildiler. Bu koordinasyonu Ahmet Yavuz yürütüyor. Şu anda her şey düzgün
gidiyor. …”
ifadesi kullanılmaktadır. Koordinasyon görevini yerine getirecek bir kişinin
seçilmesiyle, anlaşmanın taraf sayısının fazlalığından kaynaklanan ve aldatma
(cheating) riskini çoğaltarak karteli kararsızlaştıran gelişmelerin önlenmeye çalışıldığı
gözlenmiştir.
Ürün çeşitliliği ne kadar az ise, kartelin kurulması da o derecede kolaylaşmaktadır.
Bunun nedeni ürün çeşitliliğinin, ürünün fiyatlarını ve/veya satıldıkları bölgeyi kontrol
etmeyi zorlaştırmasıdır. Nitekim teşebbüslerin anlaşmasına konu olan ürün “0900
Ziraat tipi ihraçlık kiraz”dır. Söz konusu kiraz türü diğer kiraz türlerinden kalite ve fiyat
yönlerinden ayrılmaktadır. Dolayısıyla, ilgili ürününü diğer kiraz türlerinden farklılaşan
fakat kendi içerisinde neredeyse homojen bir ürün olan 0900 Ziraat tipi kiraz olması
kartelin kurulmasını kolaylaştırıcı bir etkendir.
07-60/713-245
49
Arzın esnekliğinin göreli olarak az olması alıcılara, alımlarını önemli bir oranda
azaltmadan alım fiyatlarını ciddi ölçüde düşürebilme olanağı sağlamaktadır. Ayrıca,
alıcıların alım fiyatı üzerinde aşağı yönde baskı yaratma gücü ne kadar fazla olursa
alım karteli kurma olasılığı da o kadar artmaktadır. Tarım ürünleri arzının belirli ve
sınırlı olması bu ürünlerin arz esnekliğini önemli ölçüde düşürmektedir. Bu nedenle
kiraz arzının esnek olmaması, teşebbüsler tarafından alım karteli kurulmasını
kolaylaştırmaktadır.
Literatürde “Arzın Katı Olması ve Ürünlerin Çabuk Bozulması Durumu” olarak
incelenen teoriye göre, hammadde arzının esnek olmadığı durumlarda arzın kısa
dönem içerisindeki fiyat değişimlerine yanıt verememesi, diğer bir deyişle üretim
sezonu boyunca üretilen miktarın sabit olması nedeniyle arz eğrisi dike yakın
çizilecek ve esnekliği sıfıra yakın olacaktır. Arz eğrisinin bu dik konumu, ürünlerin
çabuk bozulduğu ve stok imkanının olmadığı durumlar için de geçerlilik taşımaktadır.
Alıcıların talebini baskı altına almak için yapılan anlaşmalar kısa vadede yalnızca
dağılım ve fiyat açısından önem taşıyacak ve sağlayıcılar az kazanç elde
ettiklerinden uzun vadede daha az ürün üreteceklerdir.
Yukarıda yer verilen kriterlere ek olarak teşebbüslerin 2006 yılı içinde 3 defa bir
araya gelmiş olmaları aralarındaki iletişimi arttırmış ve kartel kurmalarını
kolaylaştırmıştır. Her ne kadar bu toplantıların farklı amaçlarla düzenlendiği,
toplantılarda farklı konuların konuşulduğu öne sürülse de söz konusu toplantılar
vasıtasıyla teşebbüslerin aralarındaki iletişimin arttığı açıktır.
Tüm bu faktörlerle birlikte değinilmesi gereken bir diğer husus ise kartelin
kararlılığıdır. Kartellerin kararlı bir şekilde faaliyetlerini sürdürebilmeleri iç ve dış
faktörlere bağlıdır. İç faktörler kartelin üyeleri arasında gelişebilecek sorunların, dış
faktörler ise kartelin dışında gelişen olayların kartele etkisi olarak açıklanabilir.
Yukarıda da yer verildiği üzere, kartelin içyapısı, kartel koordinatörünün bulunması,
alıma konu malın homojen olması, arzın esnek olmaması, anlaşma taraflarının bir
arada pazar gücüne sahip ve piyasada görece büyük teşebbüsler olması gibi
faktörler nedeniyle kararlı bir yapıda olduğu görülmektedir. Ancak dış faktörlerin
kartelin kararlılığını olumsuz yönde etkiledikleri bu nedenle de 22.5.2006 tarihinde
yapılan anlaşmanın alımlar başladıktan sonra sadece 2 gün devam ettirilebildiği
anlaşılmaktadır.
Kartelin kararlı bir şekilde faaliyet göstermesini engelleyen dışsal nedenlerden en
önemlisi yurtdışından Türk kirazına olan talebin beklenenin üzerinde
gerçekleşmesidir. Haziran ayında Almanya’da yapılan Dünya Futbol Şampiyonası’na
bağlı talep artışı ile birlikte İtalya ve Rusya’daki kiraz bölgelerini olumsuz etkileyen
hava koşulları Türk kirazına olan talebi arttırmıştır. Dış piyasalarda artan talep alım
piyasasında ihracatçıları daha yüksek fiyattan alım yapmaya zorlamış ve bu nedenle
de 31 Mayıs’tan itibaren 2 gün etkili olan anlaşmada belirlenen 2,5 YTL/kg’lik fiyat
uygulanabilirliğini yitirmiştir. Önemli bir diğer dışsal etken ise teşebbüslerin
uygulamalarından rahatsız olan üreticilerin baskısıdır.
Yukarıda yer verilen açıklamalar ışığında, anlaşma tarafı teşebbüsler arasında bir
alım karteli kurulmasını etkileyen pek çok faktör olduğu, bu faktörlerden bazılarının
07-60/713-245
50
teşebbüslerin alım karteli kurmasını kolaylaştırdığı, ancak dışsal faktörlerin etkin
olması nedeniyle kartel yapısının kısa sürede sona erdiği anlaşılmıştır.
J.4. Anlaşmanın Bireysel Muafiyet Şartları Çerçevesinde Değerlendirilmesi
Bir anlaşmanın Kanun’un 5. maddesiyle sağlanan muafiyetten yararlanması için
aşağıda belirtilen şartların tümünü sağlaması gerekmektedir:
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmenin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicilerin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan
fazla sınırlandırılmaması
Teşebbüsler arasında yapılan anlaşma, üreticilere en fazla 2.5 YTL/kg fiyat
verilmesini ve kiraz alımlarına 31 Mayıs’tan önce başlanmamasını öngörmektedir.
Alımların 31 Mayıs’tan önce başlamamasını sağlayarak üreticilere erkenci kiraz için
ödenen yüksek ücretlerden kaçınmak istemiş ve alınacak kirazlar için en fazla 2.5
YTL/kg ödemeyi kararlaştırmak suretiyle de kiraz alım fiyatını düşük tutmaya
çalışmışlardır.
Fiyat ya da her türlü alım ve satım şartlarının tespiti 4054 sayılı Kanun’un 4.
maddesine aykırı, rekabet hukuku bakımından da hiçbir haklı gerekçeye
dayandırılamayan “per se” yasak eylemlerdendir. Bununla beraber, teşebbüsler
arasında yapılan anlaşmanın Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde muafiyet alabilmesi
için öncelikli olarak “Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni
gelişme ve iyileşmenin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması”
gerekmektedir. Ancak anlaşmada yer alan hükümlerden hiçbiri kirazın üretim veya
dağıtımında yeni gelişme veya iyileşme sağlamaya yönelik değildir. Aksine,
üreticilerden alınacak kiraza rekabetçi fiyatın altında bir fiyat verilmesine neden olan
anlaşma, kiraz üreticilerinin gelirlerini azaltmak suretiyle üreticinin refah kaybına yol
açmaktadır. Ayrıca, kiraz ürününden elde edilen gelirin azalmasıyla birlikte üreticiler,
kiraz yerine diğer ürünleri yetiştirmeye yönelebileceklerinden, ihracatçılar arasında
yapılan anlaşmanın kiraz üretimine herhangi bir yararı olmayacağı gibi aksine zararı
dokunacaktır. Bu nedenle kiraz ihracatçıları arasında akdedilen anlaşmanın
Kanun’un 5. maddesinin (a) bendinde yer alan muafiyet şartını taşımadığı açıktır.
Muafiyet için sağlanması gereken bir diğer koşul ise tüketicilerin anlaşmadan yarar
sağlaması gereğidir ki, ihracata yönelik kiraz alımı yapan firmaların alım karteli
kurmasını sağlayan anlaşma tüketiciye yarar sağlayacak herhangi bir unsur
içermemektedir.
Söz konusu anlaşmanın muafiyet alabilmesi için sağlaması gereken diğer koşullar ise
anlaşma ile birlikte ihraçlık kiraz alım pazarının önemli bir bölümünde rekabetin
ortadan kalkmaması ve anlaşma ile birlikte rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki
amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlandırılmaması gereğidir.
Bahse konu anlaşma ile ilgili pazardaki rekabetin en önemli parametresi olan fiyat
sabitlenmeye ve pazardaki rekabet ortadan tamamen kaldırılmaya çalışılmıştır. Bu
nedenle son iki kriterin de sağlanmadığı açıkça görülmektedir.
07-60/713-245
51
Sonuç olarak, Kanun’un 4. maddesini ağır biçimde ihlal eden söz konusu anlaşmaya
Kanun’un 5. maddesinde yer alan şartları sağlamamasından dolayı muafiyet
tanınamayacağı kanaatine varılmıştır.
J.5. Teşebbüslerin Alım Davranışları ve Anlaşmanın Uygulanması
J.5.1. Anlaşmaya Taraf Teşebbüslerin 31 Mayıs Kararı İle İlgili Davranışları
Fiyatla ilgili kararın pazar üzerindeki etkisine geçmeden önce, ilgili teşebbüslerin
üzerinde anlaştıkları 31 Mayıs’tan önce alım yapılmaması ile ilgili kararın uygulanıp
uygulanmadığı incelenmelidir. Bu inceleme için aşağıdaki tabloda her firmanın İzmir,
Manisa, Çanakkale ve Denizli’de alım yapmaya başladıkları tarihler verilmiştir:
Tablo 20: Teşebbüslerin alım yaptıkları bölgeler ve alıma başlama tarihleri
İZMİR MANİSA DENİZLİ ÇANAKKALE
Alara (……..) (……..) (……..) (……..)
Pia (……..) (……..) (……..) (……..)
Yavuzlar (……..) (……..) (……..) (……..)
Sultan (……..) (……..) (……..) (……..)
Andiç (……..) (……..) (……..) (……..)
Dönüş (……..) (……..) (……..) (……..)
Cena (……..) (……..) - -
Paşam (……..) (……..) - -
Çelikoğlu (……..) (……..) - -
Başer (……..) - (……..) -
Ana (……..) - (……..) -
Köklü (……..) - (……..) -
Gök 2006 sezonunda ihraç ettiği ürünü bu bölgelerden almamıştır.
Lara (……..) - - -
Antalya Ltd. 2006 sezonunda ihraç ettiği ürünü bu bölgelerden almamıştır.
Barış (……..) - - -
Er-şah 2006 sezonunda yaptığı alımlarla ilgili veri elde edilememiştir.
Gök ve Antalya Ltd. hariç olmak üzere tüm teşebbüsler İzmir ve Manisa’daki kiraz
alımlarına ya tam olarak 31 Mayıs’ta ya da daha sonra başlamışlardır. Kartel
anlaşmasında alımlara bu tarihten önce başlanmamasının kararlaştırıldığı göz önüne
alındığında, adı geçen iki teşebbüs dışında tüm teşebbüslerin İzmir ve Manisa’da bu
karara uyum gösterdiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Öte yandan, Denizli ve Çanakkale için aynı değerlendirmeyi yapmak mümkün
değildir. Çanakkale ve Denizli’de üreticilerle yapılan görüşmelerde de ifade edildiği
üzere, bu bölgedeki ürün zaten Haziran ayının ilk haftası olgunlaşmıştır. Bu sebeple
teşebbüslerin 31 Mayıs’tan önce alım yapmama kararının Denizli ve Çanakkale
açısından fiili bir geçerliliği söz konusu değildir.
J.5.2. Anlaşmaya Taraf Teşebbüslerin Tavan Fiyat Kararı İle İlgili Davranışları
Bu bölümdeki analizin gerçekleştirilmesinde, anlaşmaya taraf teşebbüslerin 2006
sezonunda ilk kiraz alımı yaptıkları tarihten başlayarak 1 Temmuz 2006 tarihine
07-60/713-245
52
kadar olan ve soruşturmanın ilgili coğrafi pazarları olan İzmir, Manisa, Çanakkale ve
Denizli illerindeki alım verilerinden yararlanılmıştır. Kullanılan veriler söz konusu
illerde gün bazında her müstahsilden yapılan alım miktarını, tutarını ve birim fiyatını
içermektedir. Anlaşmanın piyasaya etkisini görebilmek amacıyla teşebbüslerden elde
edilen alım verileri, 2 YTL/kg ile 3 YTL/kg arasında incelenmiş, belirlenen aralıklarda
yapılan toplam alımlar her gün ve il için hesaplanmıştır. Anlaşmada azami fiyat 2,5
YTL/kg olarak belirlendiği için tüm alımların 3 YTL/kg üzerinde gerçekleştiği günler
incelemeye katılmamıştır. Ancak fiyatın anlaşmadaki fiyat olan 2,5YTL/kg’ye ne
kadar yaklaştığını görebilmek için 2,5 YTL/kg ve 3 YTL/kg fiyat aralığında
gerçekleşen alımlar da incelemeye katılmıştır. Aralıklara ait toplam alımlar
bulunduktan sonra belirlenen aralıklardaki alımların toplam alım içindeki yüzde
karşılığını ve ilgili günün alım miktarı ile ağırlıklandırılmış ortalama fiyatını6 içeren
özet tablolar oluşturulmuştur.
J.5.2.1. İzmir Bölgesi
J.5.2.1.1. Alara
Alara’nın 2006 sezonunda İzmir’de gerçekleştirdiği alımlar 31 Mayıs ve 28 Haziran
tarihleri arasındadır. Teşebbüs, 31 Mayıs 2006’da yaptığı alımların tamamına
yakınını (%.....) 2,5 YTL/kg fiyat seviyesinde gerçekleştirmiştir.
Alara İzmir’de, 1 Haziran 2006’da alım yapmamış ve 2 Haziran 2006 günü yaptığı
alımlarda fiyatların ağırlıklandırılmış ortalaması (.…)YTL/kg olmuş, alımların %
(….)’sının 2,50 YTL/kg düzeyinin üzerinde gerçekleşmiştir. 3 Haziran 2006’dan sonra
anlaşmada belirlenen fiyat seviyesi ve altından çok sınırlı miktarda alım yapıldığı,
yapılan alımların büyük çoğunluğunun özellikle 3 YTL/kg ve üzerindeki fiyatlardan
gerçekleştiği görülmüştür. Bu durum, Yiğitler Köyü Tarım Danışmanı Aynur
Günsan’ın
“2 Haziran tarihli Hilton toplantısı sonrasında ALARA Bağyurdu Belediye
Başkanı’nı arayarak fiyatları yükselteceğini söyledi ve 3,5-4,5 YTL/kg’den alım
yaptı”
şeklindeki ifadesiyle de uyuşmaktadır.
Tablo 21: Alara İzmir özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 – 2.74 2.75 - 2.99 >3.00 Toplam
31.05.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
02.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
03.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
04.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
6 ( [2-2,24 aralığındaki toplam alım]*2,12+[2,25-2,49 aralığındaki toplam alım]*2,375+[2,50 noktasındaki toplam
alım]*2,5+[2,51-2,74 aralığındaki toplam alım]2,625+[2,75-2,99 aralığındaki toplam alım]*2,87+[3 üzerindeki
toplam alım]*3,25 ) / [ilgili günün toplam alım miktarı]
07-60/713-245
53
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
05.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
06.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
07.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
08.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Alara’nın İzmir’de 31 Mayıs 2006 günü yaptığı alımlarda anlaşmadaki
fiyata uyduğu anlaşılmaktadır.
J.5.2.1.2. Pia
Pia’nın 2006 yılında İzmir’de gerçekleştirdiği alımlar 2 Haziran ve 28 Haziran tarihleri
arasındadır. Teşebbüsün özet tablosu aşağıdaki gibidir:
Tablo 22: Pia İzmir özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 3.00 02.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
03.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
04.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Pia’nın İzmir’de yaptığı alımlarda anlaşmadaki fiyata uymadığı
anlaşılmaktadır.
J.5.2.1.3. Yavuzlar
Yavuzlar şirketinin verileri incelendiğinde teşebbüsün İzmir’de sadece dört gün alım
yapmış olduğu görülmektedir. Söz konusu alım tarihleri 17 Mayıs 2006, 1 Haziran
2006, 10 Haziran 2006 ve 20 Haziran 2006’dır. Alımların sadece dört gün
gerçekleşmiş gibi görünmesi, şirketin 2006 kiraz sezonuna ait alım verileri olarak
Kuruma Bursa Ticaret Borsası’na belirli aralıklarla tescil ettirdiği verileri göndermiş
olmasından kaynaklanmaktadır. Tavan fiyat belirleme kararının 22 Mayıs 2006’da
alınmış olması nedeniyle 17 Mayıs 2006 tarihli alım inceleme açısından anlamsızdır.
Tablo 23: Yavuzlar İzmir özet tablosu
2.00 – 2.24 2.25 – 2.49 2,50 2.51 – 2.74 2.75 – 2.99 3.00 01.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
07-60/713-245
54
Ort. Fiyat (….) YTL
10.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (….) YTL
Sonuç olarak Yavuzlar’ın İzmir’de 1 Haziran 2006’da yaptığı alımların tamamı 2,50
YTL/kg ve altında olduğu için anlaşmadaki fiyata uyduğu anlaşılmaktadır. 1 Haziran-
10 Haziran arası yapılan alımlara ilişkin günlük veriler mevcut olmadığından bu
tarihler arasında Yavuzlar’ın pazardaki fiyat davranışları incelenememiştir.
J.5.2.1.4. Sultan
Sultan’ın 2006 sezonunda İzmir’deki alımları 1 Haziran - 30 Haziran tarihleri arasında
gerçekleştirilmiştir. Şirketin 1 Haziran 2006’daki alımlarının %(….)’si 2,50 YTL/kg ve
altındaki fiyatlardan yapılmıştır.
Tablo 24: Sultan İzmir özet tablosu
2.00 – 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 3.00 01.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (….) YTL
02.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (….) YTL
03.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (….) YTL
04.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (….) YTL
Sonuç olarak Sultan’ın İzmir’de 1 Haziran 2006’da yaptığı alımların %(…)’si 2,50
YTL/kg ve altında olduğu için anlaşmadaki fiyata uyduğu anlaşılmaktadır.
J.5.2.1.5. Andiç
Andiç 2006 sezonunda İzmir’deki alımlarını 1 Haziran - 24 Haziran tarihleri arasında
yapmıştır. Şirketin alımlarının tamamına yakını 3 YTL/kg’nin üzerinde
gerçekleşmiştir. Bu nedenle, Andiç’in anlaşmada yer alan fiyat kararına uymadığı
sonucuna varılmıştır.
J.5.2.1.6. Cena
Cena’nın 2006 sezonunda İzmir’de gerçekleştirdiği alımlar 1 Haziran ve 19 Haziran
tarihleri arasındadır. Teşebbüsün alımlarının tamamı 2,75 YTL/kg ve üstü fiyatlardan
yapılmıştır.
Tablo 25: Cena İzmir özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 >3.00 Toplam
01.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (….) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
07-60/713-245
55
Ort. Fiyat (….) YTL
02.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (….) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (….) YTL
03.06.2006 ………….
04.06.2006 (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (…) kg (….) kg
% (…) (…) (…) (…) (…) (…) 100,00
Ort. Fiyat (….) YTL
Sonuç olarak Cena’ın İzmir’de yaptığı alımlarda anlaşmadaki fiyata uymadığı
anlaşılmaktadır.
J.5.2.1.7. Paşam
Paşam’ın 2006 sezonunda İzmir’deki alımları 3 Haziran ve 11 Haziran tarihleri
arasında gerçekleştirilmiştir. Teşebbüsün alımlarının hepsi 2,5 YTL/kg fiyatının
üzerinde gerçekleşmiştir.
Tablo 26: Paşam İzmir özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 > 3.00 Toplam
03.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Paşam’ın İzmir’de yaptığı alımlarda anlaşmadaki fiyata uymadığı
anlaşılmaktadır.
J.5.2.1.8. Çelikoğlu
Çelikoğlu’nun 2006 sezonunda İzmir’deki alımları 1 Haziran ve 30 Haziran tarihleri
arasında gerçekleştirilmiştir. Teşebbüsün 1 Haziran 2006’daki alımlarının %(…)’ü
2,50 YTL/kg, %(…)’sı da 3 YTL/kg üzerindeki fiyatlardan yapıldığı ve gün
ortalamasının (…) YTL/kg olduğu görülmektedir. 2 Haziran 2006’da teşebbüsün
alımlarının %(…)’ü 2,00 – 2,24 aralığında, %(…)’ü 2,50 YTL/kg düzeyinde ve %(…)’ü
3 YTL/kg’nin üzerindedir. Bu güne ait ortalama fiyat (….) YTL/kg olarak
gerçekleşmiştir. Çelikoğlu’nun alım yaptığı diğer günlerde alımlarının çok büyük
bölümü 3 YTL/kg üzerinde gerçekleşmiştir.
Tablo 27: Çelikoğlu İzmir özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 – 2.74 2.75 - 2.99 > 3.00 Toplam
01.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
02.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
03.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
04.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
07-60/713-245
56
Sonuç olarak Paşam’ın İzmir’de yaptığı alımlarda anlaşmadaki fiyata uymadığı
anlaşılmaktadır.
J.5.2.1.9. Başer
Başer’in 2006 sezonunda İzmir’deki alımları 1 Haziran ve 13 Haziran tarihleri
arasında gerçekleşmiştir. Teşebbüsün 1 Haziran 2006’daki alımlarının tamamı 2,50
YTL/kg’den yapılmıştır. 2 Haziran 2006’da ise, Başer’in alımlarının %43,39’u 2,50
YTL/kg düzeyinde, %18,43’ü 2,51 -2,74 YTL/kg aralığında, %38,17’si de 2,75 – 2,99
YTL/kg fiyat aralığında gerçekleşmiştir.
Tablo 28: Başer İzmir özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 >3.00 Toplam
01.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
02.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
03.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Başer’in İzmir’de 1 Haziran 2006’da yaptığı alımların tamamı 2,50
YTL/kg seviyesinden gerçekleştiği için anlaşmadaki fiyata uyduğu görülmektedir.
J.5.2.1.10. Ana
Ana şirketinin 2006 sezonunda İzmir’deki alımları 31 Mayıs - 20 Haziran tarihleri
arasında gerçekleştirilmiştir. Teşebbüsün 31 Mayıs 2006’daki bütün alımları 2,5
YTL/kg ve altındaki fiyatlardan yapılmıştır. 1 Haziran 2006’da da bu uyum iradesi
devam etmiş ve bugün içerisindeki alımların % (…)’lük kısmı 2,5 YTL/kg ve altında
yapılmıştır ve güne ait ortalama fiyat (…) YTL/kg seviyesinde oluşmuştur. Şirketin 1
Haziran’da da anlaşmaya uymaya devam ettiği görülmektedir.
Tablo 29: Ana İzmir özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 >3.00 Toplam
31.05.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
01.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
02.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
03.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
04.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
07-60/713-245
57
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
05.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Ana şirketinin İzmir’de 31 Mayıs ve 1 Haziran 2006’da yaptığı alımlarda
anlaşmadaki fiyata uyduğu görülmektedir.
J.5.2.1.11. Köklü
Köklü 2006 sezonunda İzmir’deki alımlarını 31 Mayıs - 14 Haziran tarihleri arasında
yapmıştır. Şirketin alımlarının tamamına yakını 2,5 YTL/kg üzerinde gerçekleşmiştir.
Tablo 30: Köklü İzmir özet tablosu
2.00 – 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 3.00 31.05.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
01.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
02.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Köklü’nün İzmir’de yaptığı alımlarda anlaşmadaki fiyata uymadığı
anlaşılmaktadır.
J.5.2.1.12. Lara
Lara’nın 2006 sezonunda İzmir’deki alımları 6 Haziran ve 18 Haziran tarihlerindedir.
Kartel anlaşması bu tarihler itibarıyla sona erdiği için fiyat uyumundan bahsetmek
mümkün değildir.
Tablo 31: Lara İzmir özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 3.00 06.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
18.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
J.5.2.1.13. Barış
Barış 2006 sezonunda İzmir’deki alımlarını 31 Mayıs–30 Haziran tarihleri arasında
yapmıştır. 31 Mayıs 2006 ve 1 Haziran 2006 tarihlerinde şirketin alımlarının tamamı
2,5 YTL/kg ve altında gerçekleşmiştir.
Tablo 32: Barış İzmir özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 3.00 07-60/713-245
58
31.05.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
01.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
02.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
03.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
04.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
05.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Barış’ın İzmir’de 31 Mayıs ve 1 Haziran 2006’da yaptığı alımların
tamamı 2,50 YTL/kg ve altındaki fiyatlardan gerçekleştiği için anlaşmadaki fiyata
uyduğu anlaşılmaktadır.
J.5.2.2. Manisa Bölgesi
J.5.2.2.1. Alara
Alara’nın 2006 sezonunda Manisa’daki alımları 11 Haziran - 28 Haziran tarihleri
arasında yapılmıştır. Kartel anlaşması bu tarihler itibarıyla sona erdiği için fiyat
uyumundan bahsetmek mümkün değildir.
Tablo 33: Alara Manisa özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 – 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 3.00 11.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
12.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
13.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
15.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
16.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
07-60/713-245
59
J.5.2.2.2. Yavuzlar
Yavuzlar’ın 2006 sezonunda Manisa’daki alımları 10 Haziran ve 20 Haziran
tarihlerinde gerçekleştirilmiştir. Her iki tarihte teşebbüsün alım fiyatları 3 YTL/kg’nin
üzerindedir. Kartel anlaşması bu tarihler itibarıyla sona erdiği için de fiyat uyumundan
bahsetmek mümkün değildir.
J.5.2.2.3. Sultan
Sultan’ın 2006 sezonunda Manisa’daki alımları 1 Haziran - 29 Haziran tarihleri
arasında yapılmıştır. Teşebbüsün 1 Haziran 2006’da yaptığı alımların tamamı 2,5
YTL/kg ve altındaki fiyatlardan gerçekleşmiştir.
Tablo 34: Sultan Manisa özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 3.00 01.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
02.06.2006
03.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
04.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Sultan’ın Manisa’da 1 Haziran 2006’da yaptığı alımlarda anlaşmadaki
fiyata uyduğu görülmektedir.
J.5.2.2.4. Andiç
Andiç’in 2006 sezonunda Manisa’daki alımları 2 Haziran - 21 Haziran tarihleri
arasında gerçekleştirilmiştir. Şirketin alımlarının tamamına yakını 2,50YTL/kg
düzeyinin üzerinde gerçekleşmiştir. Bu nedenle Andiç’in Manisa’da yaptığı alımlarda
anlaşma fiyatına uymadığı kanaatine varılmıştır.
J.5.2.2.5. Dönüş
Dönüş’ün 2006 sezonunda Manisa’daki alımları 31 Mayıs - 30 Haziran tarihleri
arasında yapılmıştır. Şirketin 31 Mayıs’ta yaptığı alımların %(….)’sı 2,50YTL/kg
seviyesinin altında gerçekleşmiştir.
Tablo 35: Dönüş Manisa özet tablosu
2.00 – 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 3.00 31.05.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
01.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
02.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
07-60/713-245
60
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
03.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
04.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
05.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
06.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Dönüş’ün Manisa’da 31 Mayıs 2006’da yaptığı alımlarda anlaşmadaki
fiyata uyduğu görülmektedir.
J.5.2.2.6. Cena
Cena’nın 2006 sezonunda Manisa’daki alımları 1 Haziran - 30 Haziran tarihleri
arasında yapılmıştır. Teşebbüsün tüm alımları 2,50YTL/kg düzeyinin üzerinde
gerçekleşmiştir.
Tablo 36: Cena Manisa özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 > 3.00 Toplam
01.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
02.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
03.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
04.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ort. Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Cena’nın Manisa’da yaptığı alımlarda anlaşmadaki fiyata uymadığı
görülmektedir.
J.5.2.2.7. Paşam
Paşam’ın 2006 sezonunda Manisa’daki alımları 3 Haziran - 11 Haziran tarihleri
arasında yapılmıştır. Şirket alımlarının tamamını 2,5 YTL/kg üzerinde, büyük
bölümünü ise 3 YTL/kg’nin üzerinde yapmıştır. Bu nedenle Paşam, Manisa’da yaptığı
alımlarda anlaşma fiyatına uymamıştır.
07-60/713-245
61
J.5.2.2.8. Çelikoğlu
Çelikoğlu’nun 2006 sezonunda Manisa’daki alımları 1 – 30 Haziran tarihleri arasında
yapılmıştır. Teşebbüsün 1 Haziran tarihinde yaptığı alımlarının %(….)’sı 3 YTL/kg ve
üzerinde gerçekleşmiştir.
Tablo 37: Çelikoğlu Manisa özet tablosu
2.00 - 2.24 2.25 - 2.49 2.50 2.51 - 2.74 2.75 - 2.99 > 3.00 Toplam
01.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ortalama Fiyat (…) YTL
02.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ortalama Fiyat (…) YTL
03.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ortalama Fiyat (…) YTL
04.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ortalama Fiyat (…) YTL
05.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ortalama Fiyat (…) YTL
06.06.2006 (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg (….) kg
% (….) (….) (….) (….) (….) (….) 100,00
Ortalama Fiyat (…) YTL
Sonuç olarak Çelikoğlu’nun Manisa’da yaptığı alımlarda anlaşmadaki fiyata uymadığı
görülmektedir.
J.5.2.3. Çanakkale ve Denizli Bölgesi
Kirazların bu bölgelerde daha önce olgunlaşması sebebiyle 22 Mayıs 2006 tarihli
anlaşmanın ilk uygulama alanı İzmir ve Manisa illeridir. 31 Mayıs 2006 ve sonrasında
bu bölgelerde alım yapmaya başlayan teşebbüsler anlaşmada yer alan fiyatla ilgili
karara 2 gün uyum gösterebilmişlerdir. Üreticilerin pazarda oluşan fiyatlara
reaksiyonu ve dış pazarlarda Türk kirazına olan talebin artması anlaşmanın etkisiz
hale gelmesinde belirleyici rol oynamış, 2 Haziran 2006’dan sonra teşebbüsler
pazarda rekabet eder hale gelmişlerdir. Denizli ve Çanakkale bölgesindeki alımların
başlangıcı anlaşmanın artık uygulanmadığı döneme rastlamaktadır. Zira, bu
bölgelerde 2006 sezonunda soruşturmaya konu teşebbüslerce yapılan ilk alım 5
Haziran’da gerçekleşmiştir. Anlaşmanın artık uygulanmadığı bir tarihe rastlaması
nedeniyle Çanakkale ve Denizli’de teşebbüslerin pazardaki fiyat hareketlerinin
incelenmesi gerekliliği de ortadan kalkmaktadır. Ancak yine de bu bölgelere ait alım
verileri incelenmiş ve soruşturma kapsamındaki hiçbir teşebbüsün fiyatla ilgili karara
uymadığı görülmüştür.
07-60/713-245
62
J.6. Anlaşmanın Pazardaki Etkilerinin Değerlendirilmesi
J.6.1 Anlaşmaya Taraf Teşebbüslerin Türkiye’nin Toplam Kiraz İhracatındaki
Konumları
22.5.2006 tarihli anlaşmada 10 adet kiraz ihracatçısı teşebbüsün imzası bulunmakta
ve 7 teşebbüsün ise ismi sayılarak alınan kararlara uyma konusunda taahhütte
bulundukları ifade edilmektedir. Söz konusu firmaların 2003-2006 yılları arasında
gerçekleştirdikleri ihracata ilişkin bilgilerden yola çıkılarak, soruşturmaya konu
teşebbüslerin kiraz ihracatındaki payları değer ve miktar bazında ayrı ayrı
hesaplanmıştır. Değer ve miktara göre ayrı ayrı yapılan incelemeye aşağıda yer
verilmektedir:
O tarihte ihracatı bulunmayanlar dışında 2003 yılında ilgili teşebbüsler tarafından
yapılan ihracat aşağıdaki tabloda gösterilmiştir:
Tablo 38: Kanun’u İhlal Ettiği Tespit Edilen Teşebbüsler Tarafından 2003 Yılında Yapılan İhracat
Firma Değer ($) Payı (%) Sıra Miktar (kg) Payı (%) Sıra7
Alara (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Dönüş (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Yavuzlar (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Cena (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Andiç (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Sultan (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Er-şah (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Çelikoğlu (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Başer (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Ana (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Paşam (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Toplam 41.529.125,00 54,05 15.241.655,00 46,74
Anlaşmada imzası bulunan teşebbüslerden Pia ve Barış bu sene itibarıyla pazarda
değillerdir.
2004 yılında ilgili teşebbüsler tarafından yapılan ihracata aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 39: Kanun’u İhlal Ettiği Tespit Edilen Teşebbüsler Tarafından 2004 Yılında Yapılan İhracat
Firma Değer ($) Payı (%) Sıra Miktar (kg) Payı (%) Sıra
Alara (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Dönüş (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Pia (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Barış (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Yavuzlar (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Çelikoğlu (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Cena (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Sultan (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Andiç (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Er-şah (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Başer (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
7 “Sıra” başlıklı sütundaki bilgiler, teşebbüslerin tüm ihracatta ilgili parametre açısından kaçıncı sırada olduklarını
belirtmektedir.
07-60/713-245
63
Paşam (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Ana (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Toplam 83.389.515 69,84 26.644.040 66,45
2005 yılında ilgili teşebbüsler tarafından yapılan ihracata aşağıdaki tabloda yer
verilmektedir:
Tablo 40: Kanun’u İhlal Ettiği Tespit Edilen Teşebbüsler Tarafından 2005 Yılında Yapılan İhracat
Firma Değer ($) Payı (%) Sıra Miktar (kg) Payı (%) Sıra
Alara (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Pia (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Dönüş (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Barış (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Çelikoğlu (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Cena (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Andiç (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Başer (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Sultan (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Yavuzlar (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Er-şah (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Paşam (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Ana (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Toplam 63.513.848 70,68 21.845.964 63,24
2006 yılında ilgili teşebbüsler tarafından yapılan ihracata aşağıda yer verilmektedir:
Tablo 41: Kanun’u İhlal Ettiği Tespit Edilen Teşebbüsler Tarafından 20068 Yılında Yapılan İhracat
Firma Değer ($) Payı (%) Sıra Miktar (kg) Payı (%) Sıra
Alara (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Dönüş (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Pia (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Yavuzlar (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Çelikoğlu (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Barış (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Sultan (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Cena (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Andiç (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Başer (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Ana (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Er-şah (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Paşam (……..) (….) (…) (……..) (….) (…)
Toplam 72.701.798 %60,18 25.514.932 %51,08
Yukarıda yer verilen bilgiler doğrultusunda, anlaşmaya taraf teşebbüslerin 2003 ve
2006 yılları arasında Türkiye’den yapılan toplam kiraz ihracatında değer bazında
%54-%70 ve miktar bazında %47-%66 arasında değişen bir paya sahip oldukları
görülmektedir. Bu bilgilerden anlaşıldığı gibi, anlaşma tarafı teşebbüslerin kiraz
ihracatındaki payları son dört yılda hem miktar hem de değer bazında çok önemli
seviyelerde seyretmektedir. Bu nedenle söz konusu teşebbüsler tarafından akdedilen
8 İlk dokuz aylık veriler.
07-60/713-245
64
kartel anlaşmasının ihraçlık kiraz alım pazarını etkileme gücünün yüksek olduğu
açıktır.
J.6.2. Anlaşmanın Uygulanmasından Doğan Etkiler
Kiraz piyasası diğer yaş sebze ve meyve piyasalarından ürünün özellikleri nedeniyle
farklılaşmaktadır. Kirazın çok kısa bir hasat dönemi vardır (kiraz bütün bir yıl boyunca
satılan bir ürün olmayıp bölgeler itibarıyla 20-25 günlük hasat dönemine sahiptir) ve
hasat edildikten kısa bir süre sonra tüketiciyle buluşmadığı takdirde bozulmaktadır.
Ayrıca, kiraz, diğer yaş sebze ve meyveler gibi dondurulma, kurutulma veya
konserve yapılma yoluyla saklanabilme imkanına sahip değildir. Bu nedenle hasat
tarihi ile tüketim tarihi arasındaki dönem ürünün satılması açısından çok büyük önem
taşımaktadır. Kirazın yılda bir kez hasat edilebilen bir tarım ürünü olması nedeniyle,
üreticiler kirazdan elde ettikleri kazançları kimi durumlarda bir yıl boyunca harcamak
durumundadırlar. Elde edilecek kazanç ise yaklaşık 20-25 gün süren bir hasat
zamanında yapılacak satışlara bağlıdır. İhraçlık kiraz hasat zamanının çok kısa
olması nedeniyle kiraz alım piyasasında yaşanacak herhangi bir aksaklık, üreticilerin
bir yıllık emeklerini ve bir sonraki sene için yapacakları harcamaları direkt olarak
etkileyecektir. Nitekim, soruşturma konusu olayda üreticiler mağduriyetlerini açıkça
dile getirmişlerdir.
Yukarıda yer verilen bilgi ve belgeler ışığında, anlaşmayı imzalayan altı teşebbüs
fiyat ile ilgili kararı uygulamazken imzası bulunan dört teşebbüsle birlikte imzası
olmadığı halde taahhütte bulunduğu ifade edilen üç teşebüsün anlaşmayı iki günlük
bir süre için uyguladıkları, konjonktürel gelişmeler ve üreticiler tarafından gösterilen
tepkiler neticesinde ilgili teşebbüslerin uygulamaya son verdikleri, fiyatların 2 Haziran
2006’da 2,5 YTL/kg’nin üzerine çıktığı, fakat, kartel anlaşmasının yol açtığı asimetrik
bilgi nedeniyle ürünün fiyatının rekabetçi düzeye çıkmayarak 2,5 YTL/kg seviyesine
yakın seyrettiği, 3 Haziran 2006 itibarıyla de anlaşmanın etkisinin büyük ölçüde
ortadan kalktığı anlaşılmaktadır.
Bu bilgiler ışığında, anlaşma hükümlerini uygulayan teşebbüslerin 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan amaç unsuruna ek olarak pazarda oldukça
önemli bir etkiyi de meydana getirdikleri ve bu etkiden dolayı pazardaki güçleri
oranında sorumlu oldukları kanaati oluşmuştur.
J.7. İlgili Teşebbüslerin 4054 Sayılı Kanun Karşısındaki Sorumluluklarının
Değerlendirilmesi
22.5.2006 tarihli tutanak ile ortaya çıkan kartel anlaşmasının tarafları, bahse konu
tutanağı imzalayan teşebbüslerle bu tutanağı imzalamadığı halde kartel anlaşmasına
uyma iradesi ortaya koyan teşebbüslerden oluşmaktadır. İlgili tutanağı imzalayan
teşebbüsler, soruşturma konusu kartel anlaşmasının etkisine ve uygulanmasına
bakılmaksızın doğrudan sorumluluk altındadırlar.
Bunlar:
1. Alara
2. Yavuzlar
3. Cena
07-60/713-245
65
4. Pia
5. Çelikoğlu
6. Er-şah
7. Sultan
8. Dönüş
9. Andiç
10. Paşam
şirketleridir.
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal eden bir anlaşmada Medeni Hukuk’un
aradığı geçerlilik koşullarının bulunması gerekmemektedir. Rekabet hukuku
bakımından, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine aykırı bir anlaşmaya ilişkin
sorumluluktan bahsedebilmek için, ilgili anlaşmaya uyma iradesinin gösterilmesi
yeterlidir. Bu noktadan hareketle, soruşturma konusu kartel anlaşmasını
somutlaştıran tutanağı imzalamadıkları halde, kartel anlaşmasına uyma iradesi
beyan ettikleri tespit edilen teşebbüslerin sorumluluklarının belirlenmesi amacıyla bu
teşebbüslerde böyle bir iradenin varlığı incelenmiştir. Bu iradenin varlığının
belirlenmesi için, söz konusu teşebbüslerin 2006 sezonunda kartel anlaşmasının
uygulanmaya başlandığı günlerdeki alım davranışları aşağıda incelenmiştir.
Tablo 42:Taahhütte Bulunan Teşebbüslerin Fiyata İlişkin Alım Davranışları
Anlaşmanın Uygulandığı Dönem
Teşebbüs Bölge 31 Mayıs 2006 1 Haziran 2006
İzmir Alım Yok Alım Yok
Lara
Manisa Alım Yok Alım Yok
İzmir Alım Yok Uydu
Başer
Manisa Alım Yok Alım Yok
İzmir
Gök
Manisa
Bu bölgelerden ürün
almamıştır.
İzmir Uydu Uydu
Ana
Manisa Alım Yok Alım Yok
İzmir Uymadı Uymadı
Köklü
Manisa Alım Yok Alım Yok
İzmir
Antalya Ltd.
Manisa
Bu bölgelerden ürün
almamıştır.
İzmir Uydu Uydu
Barış
Manisa Alım Yok Alım Yok
2 Haziran 2006
Anlaşmanın
Bozulduğu
Fakat Etkisinin
Sürdüğü Dönem
3 Haziran 2006
ve Sonrası
Anlaşmanın
Etkisinin Sona
Erdiği Dönem
Bu bilgiler çerçevesinde, Antalya Ltd. ve Gök şirketlerinin anlaşmaya uyma yönünde
bir iradeye sahip olmadıkları ve dolayısıyla soruşturmaya konu kartel anlaşmasıyla
ilgili bir sorumluluklarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
07-60/713-245
66
Lara ve Köklü şirketlerinin fiyat hareketlerinde kartel anlaşmasına uyum
göstermemelerinden ve ayrıca 31 Mayıs tarihinden önce alım yapmama
davranışlarının kartel anlaşmasında karara bağlanan boykot ile ilgili olduğuna dair
yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından dolayı soruşturmaya konu kartel
anlaşmasıyla ilgili bir sorumluluklarının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamına ve yukarıda yer verilen bilgilere göre, Başer, Ana, Barış
şirketlerinin söz konusu anlaşmayı imzalamadıkları halde kendilerine ulaşıldığı ve
anlaşmaya uyacakları yönünde taahhütte bulunduklarına yönelik bilgi ve bulgulara
ilaveten piyasadaki fiyat hareketlerinde kartel anlaşmasına uygun davrandıkları
anlaşılmakta olduğundan anılan şirketlerin Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri
kanaatine varılmıştır.
K. SONUÇ
3.8.2006 tarih ve 06-57/728-M sayılı Kurul kararı uyarınca kiraz ihracatçısı ve
toptancısı 17 firma hakkında yürütülen soruşturma ile ilgili olarak düzenlenen Rapora,
toplanan delillere, sözlü savunma toplantısındaki açıklamalara ve incelenen dosya
kapsamına göre,
1-
a) Alara Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş., Cena Dış Tic. ve Tarım Ürünleri
San. A.Ş., Çelikoğlu Otomotiv Kom. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti., Sultan
Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti., Er-şah Gıda İth. İhr. ve Tic.
Ltd. Şti., Pia Frucht Gıda Lojistik ve Dış Tic. Ltd. Şti., Dönüş İthalat İhracat
ve Tic. A.Ş., Yavuzlar Gıda Mad. İth. İhr. ve Paz. Ltd. Şti., Paşam Tarım
Turizm Gıda Sanayi Pazarlama Ltd. Şti., Andiç Gıda Tekstil Makine
Taşıma Ltd. Şti.’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine
OYBİRLİĞİ ile,
b) Ana Meyve Tarım Ticaret Ltd. Şti., Başer Tarım Gıda San. ve Tic.
Pazarlama A.Ş., Barış Deniz Uluslararası Tarım Ticaret İthalat İhracat San.
A.Ş.’nin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine OYÇOKLUĞU
ile,
2- Bu nedenle 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; 2005 yılı
net satışları üzerinden,
a) takdiren %1’i oranında olmak üzere;
- Alara Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş.’ye 487.517,71 YTL.
- Dönüş İthalat İhracat ve Tic. A.Ş.’ye 190.174,62 YTL
- Sultan Tarım Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti.’ye 58.498,52 YTL
- Yavuzlar Gıda Mad. İth. İhr. ve Paz. Ltd. Şti.’ye 200.553,11 YTL
b) takdiren %0,5 (binde beş)’i oranında olmak üzere;
- Cena Dış Tic. ve Tarım Ürünleri San. A.Ş.’ye 54.006,63 YTL.
- Er-şah Gıda İth. İhr. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 24.798,31 YTL.
- Pia Frucht Gıda Lojistik ve Dış Tic. Ltd. Şti.’ye 88.345,34 YTL.
- Paşam Tarım Turizm Gıda Sanayi Pazarlama Ltd. Şti.’ye 8.340,50 YTL.
- Andiç Gıda Tekstil Makine Taşıma Ltd. Şti.’ye 88.186,90 YTL.
- Çelikoğlu Otomotiv Kom. Nak. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye 53.584,65 YTL.
07-60/713-245
67
idari para cezası verilmesine OYBİRLİĞİ ile,
c) takdiren %0,5 (binde beş)’i oranında olmak üzere;
- Ana Meyve Tarım Ticaret Ltd. Şti.’ye 8.139,64 YTL.
- Başer Tarım Gıda San. ve Tic. Pazarlama A.Ş.’ye 28.100,41 YTL
- Barış Deniz Uluslararası Tarım Ticaret İthalat İhracat San. A.Ş.’ye 59.696,92
YTL.
idari para cezası verilmesine OYÇOKLUĞU ile,
3- Köklü Tarım Nakliye Petrol Ürünleri Gıda Sanayi Ticaret Ltd. Şti., Lara Dış Ticaret
Ltd. Şti., Gök İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti. ve Antalya Dış Tic. ve San. Ltd.
Şti.’nin anılan kartel anlaşmasına katıldığına dair yeterli ve inandırıcı delil
bulunamadığından anılan şirketler hakkında herhangi bir işlem yapılmasına gerek
olmadığına OYBİRLİĞİ ile
karar verilmiştir.
07-60/713-245
68
Rekabet Kurulu’nun 24.7.2007 günlü ve 07-60/713-245 Sayılı Kararına
KARŞI OY
Kiraz ihracatçısı ve toptancısı 17 firma hakkında kiraz alım fiyatlarını ve
diğer koşulları belirlemek suretiyle 4054 Sayılı Yasa’nın 4 üncü maddesini ihlal
ettikleri iddiası üzerine açılan soruşturmada toplanan deliller ve dosyadaki bilgi
ve belgelerden , firmalardan bazılarının 22.5.2006 tarihinde Ege İhracatçı
Birlikleri’nde yapılan toplantıda tutanak altına alınan kartel anlaşmasına
katıldıkları anlaşılmaktadır.
Ancak; Başer Tarım Gıda San. ve Paz. A.Ş., Ana Meyve Tarım Ticaret
Limited Şirketi ile Barış Deniz Uluslararası Tarım Ticaret İthalat İhracat Sanayi
Anonim Şirketi’nin söz konusu toplantıda bulunmadıkları, kendilerine telefonla
bilgi verildiğinden söz edildiği, bu şirketlerin anlaşmaya uyarak fiyat
belirlediklerine dair yeterli emare bulunmadığı görüşüyle Kararın (1-b) ve (2-c)
hüküm maddelerine karşıyım.
Süreyya ÇAKIN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy