Klausecker / Almanya - 415/07 - 6.1.2015 tarihli Karar [V. Bölüm]
Olaylar – Engelli olan başvuran, patent denetçisi görevi için Münih’te bulunan Avrupa Patent Ofisine (APO) başvuruda bulunmuştur. Başvuranın mesleki testleri geçmesine rağmen, göreve yönelik fiziksel koşulları karşılamadığından kendisine çalışma imkânı sağlanmamıştır. Başvuran söz konusu ofisin elemanı olmadığından, ulusal düzeyde yaptığı temyiz başvurusu reddedilmiştir. Almanya Federal Anayasa Mahkemesi, diğerlerine ilaveten APO’nun Alman mahkemelerinin yargısından muaf olduğu gerekçesiyle, başvuranın anayasal şikâyetini incelemeyi reddetmiştir. Başvuran tarafından Uluslararası Çalışma Örgütü İdare Mahkemesine(ILO) yapılan şikâyet ise, dışarıdan gelen iş adayları açısından yargı yetkisi olmadığı ve APO’ya muafiyetinden feragat etmesi talimatını verme yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle söz konusu mahkeme tarafından reddedilmiştir. ILO İdare Mahkemesi bununla birlikte, kararının yasal boşluk oluşturduğunu belirtmiş ve APO’nun, muafiyetinden feragat ederek ya da konuyu arabuluculuk makamına ileterek başvuranın mahkemeye erişimini sağlayacak bir çözüm bulmasının arzu edildiğini kaydetmiştir. Daha sonra APO arabuluculuk makamına gitmeyi istediklerini başvurana belirtmiş ancak başvuran bu teklifi kabul etmemiştir.
Başvuran, Avrupa Mahkemesine yaptığı başvuruda, Almanya’nın, engellilik temelinde ayrımcılığa maruz kalmama hakkını korumak amacıyla mahkemeye erişimini sağlayamadığını belirterek şikâyette bulunmuştur. Başvuran ayrıca Almanya’nın, APO önündeki eksik itiraz usullerine ilişkin iddialar bakımından sorumlu olduğunu kaydederek şikâyette bulunmuştur.
Hukuki Değerlendirme – Madde 6
(a) Alman mahkemeleri önündeki usul–Başvuran, APO’nun kendisine çalışma imkânı sağlamaması ile ilgili şikayetinin esasına ilişkin inceleme yapılmasını sağlamak amacıyla Alman Federal Anayasa Mahkemesine erişimi bulunmadığı nedeniyle şikayette bulunduğundan, 1. madde çerçevesinde Alman Devletinin “yargı yetkisi” alanına girmiştir. Mahkeme, şikâyetin her durumda açıkça dayanaktan yoksun olması sebebiyle, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesinin mevcut davaya uygulanıp uygulanmayacağı konusunda bir inceleme yapılmasının gereksiz olduğunu değerlendirmiştir.
Başvuranın Alman mahkemelerine erişimi, APO’nun muafiyetinin kapsamına ilişkin ön sorun hakkında itirazda bulunabileceği Federal Anayasa Mahkemesine erişimiyle sınırlandırılmıştır. Söz konusu muafiyet, belirtilen uluslararası kurumun, bireysel hükümetlerin tek taraflı müdahaleleri olmaksızın, düzgün bir şekilde işleyişinin güvence altına alınması meşru amacını taşımaktadır.
Orantılılık hususuyla ilgili olarak, başvuranın şikayetinin esasına ilişkin inceleme yapılmasına yönelik talebi Federal Anayasa Mahkemesi tarafından reddedilmiştir. Bunun yanı sıra, çalışan bir eleman değil de aday olması sebebiyle, APO içerisinde bir iç temyiz talebinde bulunma hakkının olmadığına karar verilmiştir. Dolayısıyla, başvuranın APO tarafından verilen karara ilişkin şikayeti, esas bakımından herhangi bir mahkeme ya da kurum tarafından incelenmemiştir. Ancak, ILO İdare Mahkemesinin, başvuranın bir mahkemeye erişiminin arzu edildiğine yönelik görüşüne karşılık olarak, APO, başvuranın elemanı olması durumunda uygulanabilecek kurallar çerçevesinde gizli arabuluculuk ile ilgili somut tekliflerde bulunmuştur. Mahkeme, (a) orantılılık kriterinin, uluslararası bir kurumu ulusal iş kanunu kapsamında belirtilen istihdam koşulları ile ilgili olarak ulusal düzeyde dava açmaya mecbur bırakacak şekilde uygulanamayacağı ve (b) kamuya açık duruşma yapılmaması hususunun, tek başına arabuluculuk işlemini mantıksız kılmayacağını belirterek, teklif edilen arabuluculuk usulünün, başvuranın Sözleşme haklarının etkin bir şekilde korunması bakımından makul ve alternatif bir yöntem teşkil ettiğini değerlendirmiştir. Dolayısıyla, başvuranın Alman mahkemelerine erişimine getirilen kısıtlamalar orantılıdır.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
(Ayrıca bk. Waite ve Kenndey / Almanya [BD], 26083/94, ve Beer ve Regan / Almanya [BD], 28934/95, her iki dava açısından 18 Şubat 1999, 3 Sayılı Bilgi Notunda özetlenmiştir.)
(b) APO ve ILO İdare Mahkemesi önündeki usul – Mahkeme, daha önceki içtihadını uygulayarak, APO tarafından verilen kararın Almanya topraklarında verilmiş olmasının, söz konusu işlemi Sözleşme’nin 1. maddesi çerçevesinde Almanya’nın yargı yetkisi kapsamına sokmadığını kaydetmiştir.
Almanya’nın “yargı yetkisini” üstlenmesine yönelik başka bir neden olup olmadığıyla ilgili olarak, Mahkeme, Alman yetkililerin doğrudan ya da dolaylı olarak APO ya da ILO İdare Mahkemesi önündeki yargılamalara müdahil olmadığını, dolayısıyla bu açıdan herhangi bir yargı yetkisinin söz konusu olmadığını vurgulamıştır. Almanya’nın birtakım egemenlik güçlerini aktardığı APO’nun, Sözleşme sistemiyle sağlanan koruma ile “eşdeğer koruma” sağlayamayacağını değerlendirmek için hiçbir neden bulunmamaktadır. Özellikle Sözleşme, bir kişinin kamu hizmetinde işe alınmamasıyla ilgili şikayetler açısından, her koşulda mahkemeye tam erişimi gerektirmez. Ayrıca, ILO İdare Mahkemesi içtihadında, -engellilik temelinde ayrımcılığa maruz bırakılmama hakkını zorunlu kılan- temel hakların korunması gerekliliğine değinmiştir.
Bununla birlikte, mevcut davada APO tarafından sağlanan temel haklara yönelik korumanın “açıkça eksik” olduğu da söylenemez. Bizzat Sözleşme, bir başvuranın kamu hizmetinde işe alınmasıyla ilgili tedbirlere ilişkin olarak mahkemeye erişime kısıtlama getirilmesine izin vermektedir ve nitekim başvuranın davasında Sözleşme’nin 6. maddesinin uygulanabilirliği ile ilgili bir husus söz konusu olmuştur (bk. (a) yukarıda). Ayrıca Mahkeme halihazırda, APO’nun arabuluculuk teklifinin, başvuranın APO’nun kararına ilişkin şikayetinin esas bakımından incelenmesini sağlayacak makul ve alternatif bir yöntem teşkil ettiğini kaydetmiştir. Dolayısıyla başvuranın, işe alınmamasıyla ilgili kararla ilgili olarak APO tarafından düzenlenen inceleme usullerine erişimden mahrum bırakılması ve bunun yerine kendisine arabuluculuk usulünün teklif edilmesi, APO içerisinde temel hakların açıkça eksik bir şekilde korunduğunu göstermez.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
(Ayrıca bk. Bosphorus Hava Yolları Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi / İrlanda [BD], 45036/98, 30 Haziran 2005, 76 sayılı Bilgi Notu; ve Gasparini / İtalya ve Belçika (k.k.), 10750/03, 12 Mayıs 2009, 119 sayılı Bilgi Notu)
Full & Egal Universal Law Academy