AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 36287/06
Metin KILIÇ / Türkiye
Başkan
Paul Lemmens,
Yargıçlar
KsenijaTurković,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 28 Şubat 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 1 Ağustos 2006 tarihinde gerçekleştirilen yukarıda belirtilen başvuruyu, davalı Hükümet tarafından iletilen görüşleri ve başvuran tarafından buna yanıt olarak iletilen görüşleri dikkate alarak gerçekleştirdiği müzakerenin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Metin Kılıç 1966 doğumlu olup Ankara’da ikamet etmekte olan bir Türk vatandaşıdır. Türk Hükümeti ("Hükümet") kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın koşulları
2. Taraflarca bildirildiği şekliyle davanın koşulları aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. Ankara Keçiören Belediyesi ("idare") başvuranın evini kamulaştırmış ve tazminat olarak 767.730.530 Türk lirası ödemiştir.
4. Başvuran 17 Ekim 2000 tarihinde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi önünde dava açmış ve ek tazminat talebinde bulunmuştur.
5. Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi 4 Aralık 2001 tarihinde, yasal faiz oranı 17 Ekim 2000 tarihinden itibaren başlamak üzere, 9.752.289.220 Türk lirası (yaklaşık 18.000 avro) ödenmesine hükmetmiştir.
6. Yargıtay sırasıyla 23 Eylül 2002 ve 23 Aralık 2002 tarihlerinde, başvuranın itirazını ve karar düzeltme taleplerini reddetmiştir.
7. Başvuran 29 Aralık 2002 tarihinde mahkeme kararının icra edilmesi için Ankara İcra Dairesine başvuruda bulunmuştur.
8. Dava dosyasındaki bilgilere göre, başvuran halen miktarın tamamını alamamıştır.
B. İlgili iç hukuk kuralları ve uygulamalar
9. Aşağıda bahsedilen Tazminat Komisyonu hususunda (13-14. paragraflar), iç hukuk ve uygulamalara ilişkin açıklamalar Turgut ve Diğerleri / Türkiye ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013); Demiroğlu / Türkiye ((k.k.), no. 56125/10, 4 Haziran 2013); ve Yıldız ve Yanak / Türkiye ((k.k.), no. 44013/07, 27 Mayıs 2014) kararlarında görülebilir.
ŞİKÂYET
10. Başvuran belirli bir maddeye dayanmaksızın, idarenin Türkiye’de yıllık enflasyon oranının oldukça yüksek olduğu bir dönemde ek tazminat ödemesini geciktirdiğini belirtmiştir. Başvuran ayrıca davasında uygulanan düşük faiz oranı hakkında şikâyette bulunmuştur.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
11. Başvuran icra işlemlerinin geciktirilmesinin bir sonucu olarak uğradığı maddi kayıp ve davasında uygulanan düşük faiz oranı hakkında şikâyette bulunmuştur.
12. Hükümet, 6384 sayılı Kanun uyarınca, yargılamaların uzunluğu ve yerel mahkeme kararlarının icra edilmemesine ilişkin başvuruların incelenmesi amacıyla yeni bir Tazminat Komisyonu kurulduğunu kaydetmiştir. Ayrıca Tazminat Komisyonu’nun yetkisinin 16 Mart 2014 tarihinde kabul edilen bir kararnameyle genişletildiğini kaydetmiştir. Kararname kapsamında, Tazminat Komisyonu’nun yetkisi diğerleri arasında, enflasyon ve yargılamaların uzunluğunun yarattığı etkiler nedeniyle kamulaştırma bedelinde değer kaybı yaşandığı iddiasına ilişkin şikâyetlerin incelenmesi bakımından genişletilmiştir. Bu nedenle Hükümet başvuranın Tazminat Komisyonuna başvuruda bulunmaması nedeniyle iç hukuk yollarını tüketmediğini ileri sürmüştür.
13. Mahkeme, Hükümet tarafından belirtildiği üzere, Ümmühan Kaplan / Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında uygulanan pilot karar usulünün ardından yeni bir hukuk yolu ortaya çıktığını gözlemlemektedir. Mahkeme, Yıldız ve Yanak / Türkiye ((k.k.), no. 44013/07, 27 Mayıs 2014) kararında; başvuranların iç hukuk yollarını, diğer deyişle yeni hukuk yolunu tüketmedikleri gerekçesiyle başvurunun kabul edilemez olduğunu bildirmiştir. Mahkeme bu şekilde, bu yeni hukuk yolunun öncelikle erişilebilir olduğu ve kamulaştırma davalarında tazminatların değer kaybetmesine ilişkin şikâyetler bakımından makul bir başarı olanağı sunduğu kanısına varmıştır.
14. Mahkeme Ümmühan Kaplan (yukarıda anılan, § 77) davasına ilişkin kararında, Hükümet’e hâlihazırda tebliğ edilmiş olan bu tür başvuruları olağan usul kapsamında inceleyebileceğini vurgulamıştır.
15. Hükümet’in başvuranın 6384 sayılı Kanunla kurulan yeni hukuk yoluna erişimi hususundaki ilk itirazı ışığında; Mahkeme Turgut ve Diğerleri ((k.k.), no. 4860/09, 26 Mart 2013, §§ 47-59); Çakır ve Diğerleri / Türkiye ((k.k.), no. 51274/07, 25 Haziran 2013, § 6); Yöyler ve Diğerleri / Türkiye ((k.k.), no. 10783/07, 16 Aralık 2014, §§ 11-13); ve Yıldız ve Yanak (yukarıda anılan, §§ 29-38). davalarında vardığı sonucu yineler.
16. Mahkeme yukarıdakiler ışığında, başvurunun iç hukuk yollarının tüketilmemesi gerekçesiyle Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
İşbu gerekçelerle Mahkeme oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 23 Mart 2017 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Hasan BakırcıPaul Lemmens
Bölüm Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy