AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 66614/10
Cemil KOHEN / Türkiye
ve diğer 2 başvuru
(ekteki listeye bakınız)
Başkan,
Pauliine Koskelo,
Hâkimler,
Lorraine Schembri Orland,
Davor Derenčinović,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla 28 Şubat 2023 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine, ekli tabloda yer alan başvuranlar (“başvuranlar”) tarafından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca, 20 Ekim 2010 tarihinde yapılan başvuruları,
Başvuranların Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında haklarındaki ceza yargılamalarının adilliğine ilişkin şikâyetlerinin bir kısmını, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilen Türk Hükümetine (“Hükümet”) bildirilmesine ve başvuruların geri kalanın kabul edilemez olduğunun beyan edilmesine ilişkin kararı,
Tarafların beyanlarını göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVA KONUSU
1. Başvurular, (i) bazı müşterek sanıklar tarafından (Y.S.U., B.A., A.K., M.O.E., A.S., M.K., K.M.K. ve E.Ö.) baskı altında ve avukat yokluğunda verildiği iddia edilen ifadelerin yargılamayı yürüten mahkeme tarafından kabul edilmesi, (ii) yargılama aşamasında bazı bilirkişi raporlarının alınması ve incelenmesi bakımından silahların eşitliği ilkesinin ihlal edildiği iddiası; ve (iii) yargılamayı yürüten mahkemenin sanıkların ek savunma yapmaları talebine dayanak oluşturan belgeleri açıkça belirtmemesi nedeniyle başvuranlar hakkındaki ceza yargılamalarının adil olmadığı iddiasına ilişkindir.
2. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi, 16 Eylül 2009 tarihinde, başvuranların sahte ve hayali ihracat düzeni faaliyetleri kapsamında sahtecilik eylemlerini işlediklerinin sabit olduğuna ve çeşitli hapis cezalarına mahkûm edilmelerine karar vermiştir. Yargılamayı yürüten mahkeme, Kohen ve Diğerleri/Türkiye (no.lar 66616/10 ve diğer 3 başvuru, 7 Haziran 2022) davasındaki birinci başvuranın liderliğini üstlendiği sahte ve hayali ihracat düzeninin varlığını tespit ederken, özellikle aşağıda yer alan unsurlara dayanmıştır:
(i) vergi denetmenleri, vergi müfettişleri ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ve özellikle aşağıdaki hususları ortaya koyan bilirkişi raporları: (a) malların üretiminin ve satışının gerçekleşmediği, (b) ihracat faturalarında gösterilen ithalatçıların gerçek olmadığı ya da bunların ihracatın temeli olan işlemleri reddettikleri, (c) ihracat giderlerinin ödenmediği, ve (d) gümrükten malların çıktığını gösteren gümrük beyanlarının gerçekleri yansıtmadığı;
(ii) N.S.’nin belirli düşük kalite ürünlerin hedef ülkelerdeki gümrük depolarında saklanıp sonrasında Türkiye’ye “ithal edilen” ihracat ürünleri olarak kullanıldığı yönündeki ifadeleri;
(iii) Somut davadaki birinci başvuranın abisi olan, (yukarıda anılan) Kohen ve Diğerleri davasındaki birinci başvurana ait mülklerde yapılan aramalar sırasında bulunan yazılı materyaller.
3. Somut davadaki başvuranların yukarıda belirtilen sahte ve hayali düzene iştiraklerine ilişkin olarak, yargılamayı yürüten mahkeme, birinci ve ikinci başvuranın, düzenin parçası olan bir gümrük müşavirliği firmasının kurul üyeleri olduğunu ve gümrükle ilgili işlemleri yürütmekle görevlendirildiklerini ve üçüncü başvuranın, düzen kapsamında yer alan S. adlı şirketin imza yetkilisi olduğunu sabit bulmuştur. Yargılamayı yürüten mahkeme, bu hususta, aşağıdaki delillere dayanmıştır: (i) birinci başvuran hakkında: E.M.K., E.D., E.K., N.T. ve B.A.’nın ifadeleri ve S. adlı şirket tarafından gerçekleştirilen ihracatlarla ilgili bazı belgelerin birinci başvuranın imzasını taşıdığını tespit eden bilirkişi raporu; (ii) ikinci başvuran hakkında: Ö.K., M.B., E.M.K., Y.S.U., U.U., E.D., E.K., N.T., Ş.P., H.Ö., H.Y., E.Ö. ve Y.K. tarafından verilen ifadeler ve sahte ve hayali ihracat düzeni kapsamında yer alan şirketler tarafından kullanılan çok sayıda belgenin ikinci başvuranın imzasını taşıdığını belirten bilirkişi raporları ve (iii) üçüncü başvuran hakkında: Ö.K., M.B., E.M.K., Y.S.U., U.U., E.D., E.K., N.T., M.D. ve S.K. tarafından verilen ifadeler.
4. Yargıtay, 21 Nisan 2010 tarihinde, ilk derece mahkemesinin kararının başvuranlarla ilgili olan kısmını onamıştır.
5. Mahkeme, daha önce, (yukarıda anılan) Kohen ve Diğerleri davasında, somut davadaki başvuranlarla aynı ceza yargılamaları kapsamında yargılanan ve hüküm giyen başvuranlar tarafından sunulan neredeyse aynı nitelikteki şikâyetleri incelemiş ve Sözleşme’nin 6. maddesinin ihlal edilmediğine (avukat yokluğunda verilen ifadelerin yargılamayı yürüten mahkeme tarafından kullanılması) (aynı kararda, §§ 59-64) karar vermiş ya da şikâyetlerin açıkça dayanaktan yoksun olmaları sebebiyle kabul edilemez olduklarını beyan etmiştir (yukarıda 1. paragrafta belirtilen (ii) ve (iii) no.lu maddeler bakımından) (aynı kararda, §§ 65-77).
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
6. Mahkeme, başvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, bunları tek bir kararda müştereken incelemeyi uygun görmektedir.
7. Başvuranlar tarafından sunulan başvuru formlarında ortaya konulduğu üzere, ilk şikâyetin müşterek sanıklar Y.S.U., B.A., A.K., M.O.E., A.S., M.K., K.M.K., ve E.Ö. (yukarıda belirtilen Kohen ve diğerleri davasındaki üçüncü başvuran) tarafından verilen ifadelerle ilgili olmasına karşın, başvuranların avukatı, bu şikâyetin kapsamını, davanın kabul edilebilirliğine ve esasına dair görüşlerinde (yukarıda anılan) Kohen ve Diğerleri davasındaki diğer başvuranlar, yani E.M.K., N.T. ve H.Ö. ve M.B. ve Ö.K. adlı kişiler tarafından verilen ifadeleri içerecek şekilde genişletmiştir.
8. Mahkemeye göre, Hükümete davanın bildirilmesinin ardından başvuranlar tarafından dile getirilen yeni şikâyetler, asıl şikâyetlerin ayrıntılandırılmış bir hali değildir, zira bu yeni şikâyetler yargılamaların adilliğine ilişkin olarak daha önce bahsedilmeyen hususlarla yönelikti (bk.,Andersena/Letonya, no. 79441/17, § 80, 19 Eylül 2019). Dolayısıyla, başvuruların bu kısmı süresi dışında yapılmıştır ve Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
9. Başvuranları mahkûm ederken, bazı müşterek sanıkların baskı altında ve avukat yokluğunda verdikleri iddia edilen ifadelerin kullanıldığına dair ilk şikâyet ile ilgili genel ilkeler, Beuze/Belçika ([BD], no. 71409/10, §§ 119-50, 9 Kasım 2018), Stephens/Malta (no. 3) (no. 35989/14, §§ 64-67, 14 Ocak 2020) ve Erkapić/Hırvatistan (no. 51198/08, §§ 72-73, 25 Nisan 2013) davalarında yer almaktadır.
10. Mahkeme, daha önce, Kohen ve Diğerleri (yukarıda anılan, §§ 59‑64, ve özellikle § 61) davasında aynı ceza yargılamalarıyla ilgili neredeyse benzer nitelikte bir şikâyeti incelemiş ve diğerleri arasında, belirli müşterek sanıklar tarafından avukat yokluğunda verilen söz konusu ifadelerin kullanılmasının, ilgili davada başvuranlar hakkındaki ceza yargılamalarının genel adilliğine geri döndürülemez biçimde halel getirmediğine karar vermiştir. Bu hususta, Mahkeme, özellikle müşterek sanıklar Ö.K., Y.S.U., B.A., M.K., M.B., K.M.K. ve E.Ö. tarafından verilen ifadelerin güvenilirliğini ve doğruluğunu (bk., yukarıda anılan Kohen ve diğerleri, § 27) ve aynı zamanda, avukat yokluğunda verilen ifadelerden önce ve bu ifadelerden bağımsız olarak toplanan ve başvuranlara karşı yöneltilen suçlamalarla ilgili olan bol miktarda delili dikkatli bir şekilde incelemek üzere yargılamayı yürüten mahkeme tarafından atılan adımları dikkate almıştır
11. Nitekim Mahkeme, yukarıda belirtilen Kohen ve Diğerleri davasındaki başvuranlar hakkındaki ceza soruşturmasının, avukat yardımı olmadan verdikleri ifadelerle veya bu ifadeler sonucunda başlatılmadığına karar vermiştir. Müşterek sanıkların ifadelerinden önce, sahte ve hayali ihracat düzeninin, bu düzen kapsamında faaliyet gösteren veya onunla işbirliği yapan şirketlerin, çalışma şeklinin, mali işlemlere ve gümrük faaliyetlerine ilişkin beyanların doğruluğunun ve sözde ithalatçı şirketlerle ilgili bilgilerin kapsamlı bir şekilde ortaya konulduğu çok sayıda bilirkişi raporu hâlihazırda elde edilmiştir. Buna ek olarak, diğer birçok sayıda kişi, çeşitli tarihlerde, belirli kişilerin düzen kapsamında oynadıkları rolleri açıklayan ifadeler vermişlerdir. Tarafların beyanlarının bu tespitlerin geçerliliğinin sorgulanmasına neden olabilecek nitelikte hiçbir unsur içermediği dikkate alındığında, bu hususlar da somut davaya aktarılabilir.
12. Bununla beraber, yargılamayı yürüten mahkeme, kararının ayrı bir bölümünde her bir başvuranın durumunu değerlendirirken, aynı zamanda, çeşitli bilirkişi raporlarının yanı sıra, başvuranların haklarında geçerli bir şikâyet sunmadıkları diğer kişiler tarafından verilen ifadelere de dayanmıştır. Örneğin, birinci başvuran hakkında mahkûmiyet kararı verirken, yargılamayı yürüten mahkeme, ayrıca, E.M.K., E.D., E.K. ve N.T. tarafından verilen ifadelere ve S. adlı şirket tarafından gerçekleştirilen ihracatlarla ilgili bazı belgelerin birinci başvuranın imzasını taşıdığını tespit eden bilirkişi raporuna dayanmıştır. İkinci başvuran ile ilgili olarak, yargılamayı yürüten mahkeme, Ö.K., M.B., E.M.K., U.U., E.D., E.K., N.T., Ş.P., H.Ö., H.Y., E.Ö. ve Y.K. tarafından verilen ifadelere ve sahte ve hayali ihracat düzeni kapsamındaki şirketler tarafından kullanılan çok sayıda belgenin ikinci başvuranın imzasını taşıdığını belirten bilirkişi raporlarına dayanmıştır. Üçüncü başvuran ile ilgili olarak, yargılamayı yürüten mahkeme, Ö.K., M.B., E.M.K., U.U., E.D., E.K., N.T., M.D. ve S.K. tarafından verilen ifadeleri dikkate almıştır (bk., yukarıda 3. paragraf).
13. Son olarak, Mahkeme, müşterek sanıklar Y.S.U., B.A., A.K., M.O.E., A.S., M.K., K.M.K. ve E.Ö. bakımından savunulabilir bir baskı iddiasını ortaya koyabilecek hiçbir unsur tespit etmemektedir (karşılaştırınız, yukarıda 1.paragraf).
14. Yukarıdaki hususlar ışığında ve söz konusu müşterek sanıklar Y.S.U., B.A., A.K., M.O.E., A.S., M.K., K.M.K. ve E.Ö. tarafından verilen ifadelerin başvuranların mahkûm edilmelerinde ufak bir rol oynadığı dikkate alındığında, Mahkeme, söz konusu müşterek sanıklar tarafından avukat yokluğunda verilen ifadelerin kullanılmasının, başvuranlar hakkındaki ceza yargılamalarının genel adilliğine geri döndürülemez biçimde halel getirmediği sonucuna varmaktadır. Dolayısıyla, başvurunun bu kısmı, açıkça dayanaktan yoksun olup, Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerekmektedir.
15. Mahkeme, ayrıca, aynı ceza yargılamaları ile ilgili olarak farklı başvuranlar tarafından sunulan benzer şikayetlerle ilgili olan Kohen ve Diğerleri (yukarıda anılan, §§ 65-77) davasındaki tespitleri göz önüne alındığında, (ii) ve (iii) maddeleri altında belirtilen diğer şikâyetlerin (bk., yukarıda 1.paragraf) açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği kanaatindedir (bk., yukarıda anılan Kohen ve Diğerleri, §§ 65‑77).
16. Dolayısıyla, başvurular, Sözleşme’nin 35 § 4 maddesi uyarınca reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup; 23 Mart 2023 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Pauliine Koskelo
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Ek
Davaların Listesi:
No.
Başvuru no.
Başvuran
Doğum Tarihi
Uyruk
Temsilci
1.
66614/10
Cemil KOHEN
25/03/1958
Türk
İ. D. Gökkılıç
2.
66656/10
Yücel ATABAY
01/01/1969
Türk
İ. D. Gökkılıç
3.
66659/10
Ahmet Züberkan ARIKAN
17/04/1952
Türk
İ. D. Gökkılıç