AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no: 5698/07
Numan KÖKEN / Türkiye
Başkan,
Ledi Bianku,
Hâkimler,
Valeriu Griţco,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 5 Eylül 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
29 Ocak 2007 tarihinde yapılan yukarıdaki başvuruyu göz önüne alarak,
Davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere cevaben başvuran tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran Numan Köken, 1968 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, Ankara’da ikamet etmektedir. Mahkeme önünde Ankara Barosuna bağlı Avukat M. Bayat tarafından temsil edilmiştir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Dava konusu olaylar, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuran, 29 Nisan 2002 tarihinde, başvuranın murisi lehine çıkarılan tapu senedini iptal eden belediye kararının kaldırılması talebiyle Ankara İdare Mahkemesi nezdinde dava açmıştır.
5. Ankara İdare Mahkemesi, 31 Aralık 2002 tarihinde, belediyenin kararını iptal etmiştir.
6. Danıştay, idari kararın hukuka uygun olduğuna karar vererek 13 Ekim 2003 tarihinde ilk derece mahkemesinin kararını bozmuştur.
7. Ankara İdare Mahkemesi, 30 Eylül 2004 tarihinde, yüksek mahkemenin tespitlerine bağlı kalmış ve davanın reddine karar vermiştir.
8. Temyiz yargılamaları sırasında, Danıştay Başsavcısı, davaya ilişkin yazılı mütalaasını sunmuş ve yeni bir konuyu gündeme getirmeden ilgili Danıştay dairesini söz konusu kararı onamaya davet etmiştir. Söz konusu mütalaa başvurana tebliğ edilmemiştir.
9. Danıştay, 3 Ekim 2005 tarihinde, ilk derece mahkemesinin kararını onamıştır.
10. Danıştay, 4 Temmuz 2006 tarihinde, başvuranın karar düzeltme talebini reddetmiştir.
B. İlgili İç Hukuk
11. İlgili iç hukuka ilişkin açıklamalar Kılıç ve Diğerleri/Türkiye, ((k.k), (no. 33162/10, §§ 10-13, 3 Aralık 2013) kararında bulunabilir.
ŞİKÂYETLER
12. Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi uyarınca, Danıştay nezdinde yürütülen temyiz yargılamaları sırasında Başsavcının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesinin, çekişmeli yargılama ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuştur.
13. Aynı hüküm kapsamında, başvuran, ulusal mahkemeler önündeki yargılamaların makul bir süre içerisinde tamamlanmadığından şikâyetçi olmuştur.
14. Bununla beraber, başvuran, tapu senedinin kanuna aykırı bir şekilde iptal edildiğini ve bunun Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi ve Sözleşme ‘ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamındaki haklarını ihlal ettiğini ileri sürmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Danıştay Başsavcısının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesi
15. Başvuran, Danıştay nezdinde yürütülen temyiz yargılamaları sırasında Danıştay Başsavcısının yazılı mütalaasının tebliğ edilmemesinin, çekişmeli yargılama ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinden şikâyetçi olmuştur. Başvuran bu bağlamda, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesine dayanmıştır.
16. Mahkeme aynı hususu Kılıç ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.) no. 33162/10, §§ 19‑23, 3 Aralık 2013) davasında daha önce incelemiş olduğunu ve başvuranların önemli bir zarara uğramadığına kanaat getirdiğini kaydetmektedir. Bu doğrultuda, Mahkeme, Sözleşme’nin 35 § 3 (b) maddesi uyarınca söz konusu şikâyetin kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir.
17. Özellikle Danıştay nezdindeki yargılamalarda DanıştayBaşsavcısı tarafından sunulan ilgili yazılı mütalaanın içeriği dikkate alındığında (bk. yukarıda 8. paragraf), Mahkeme, somut başvuruda, yukarıda anılan davadaki tespitlerinden ayrılmasını gerektirecek herhangi bir durum görmemektedir.
18. Yukarıdaki hususlar ışığında, söz konusu şikâyet kabul edilemezdir ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 (b) ve 4. maddesi uyarınca reddedilmelidir.
B. Diğer Şikâyetler
19. Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesi ve Sözleşme ‘ye Ek 1 No.lu Protokol’ün 1. maddesi uyarınca başka şikâyetler ileri sürmüştür.
20. Mahkeme, elinde bulunan belgeler ışığında ve şikâyette bulunulan hususların görev alanına girdiği ölçüde, söz konusu şikâyetlerin Sözleşme veya Protokollerinde belirtilen hak ve özgürlüklerin ihlaline işaret etmediği sonucuna varmıştır.
21. Dolayısıyla, başvurunun bu kısmının, Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4. maddesi uyarınca, açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle kabul edilemez olduğunun beyan edilmesi gerekmektedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, 28 Eylül 2017 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıLedi Bianku
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy