Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-1-83 (Devralma)
Karar Sayısı : 17-01/1-1
Karar Tarihi : 05.01.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Adem BİRCAN,
Şükran KODALAK, Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER : Başak TEKÇAM, Musa ÇOKUR
C. BİLDİRİMDE
BULUNANLAR : KLK Enerji Üretim A.Ş.
Yüzüncü Yıl Mah. Horasan Sok. No:14 GOP 06700
Çankaya/Ankara
(1) D. DOSYA KONUSU: Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye ait olan KLK
Enerji Üretim A.Ş. hisselerinin %50’sinin Kalyon Yatırım Holding A.Ş. tarafından
devralınması işlemine izin verilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.12.2016 tarihinde giren bildirim üzerine
düzenlenen 30.12.2016 tarih ve 2016-1-83/Öİ sayılı Ön İnceleme Raporu görüşülerek
karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, bildirime konu işleme izin verilmesinde sakınca
bulunmadığı ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Bildirime Konu İşlem
(4) Özelleştirme Yüksek Kurulunun (ÖYK) 15.06.2015 tarihli ve 2015/55 sayılı kararı ile
özelleştirme kapsam ve programına alınan Elektrik Üretim A.Ş.’ye (EÜAŞ) ait
Doğankent, Kürtün ve Torul Hidroelektrik Santralleri (SANTRALLER) ile bu
SANTRALLER tarafından kullanılan taşınmazlar 49 yıl süreyle “İşletme Hakkının
Verilmesi” yöntemi ile Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye (KOLİN)
devredilmiş olup Kurulumuz anılan işleme 10.02.2016 tarih ve 16-04/70-28 sayılı kararı
ile izin vermiştir.
(5) Takiben KOLİN tarafından Kurumumuza yapılan başvurudan SANTRALLER’in, %100
hissesi KOLİN’e ait olan KLK Enerji Üretim A.Ş.’ye (KLK ENERJİ) devredildiği
anlaşılmaktadır.
(6) İşbu dosya konusu başvuruda ise, KOLİN’e ait olan KLK ENERJİ hisselerinin %50’sinin
Kalyon Yatırım Holding A.Ş.'ye (KALYON) devredilmesi ve bunun sonucu olarak taraflar
arasında bir ortak girişim kurulması işlemine izin verilmesi talep edilmektedir.
17-01/1-1
2/8
G.2. İlgili Pazar
G.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(7) Elektrik endüstrisi kapsamında dört temel faaliyet alanı, farklı varlıklar, kaynaklar, piyasa
yapıları ve rekabet şartları içerdiği için geleneksel olarak ayrı ilgili ürün pazarları olarak
nitelendirilmektedir: Elektriğin üretimi ve toptan satışı, elektriğin iletimi, elektriğin
dağıtımı, elektriğin nihai tüketicilere satışı1. Bildirimin konusunu elektriğin üretimi ve
satışı alanında faaliyet gösteren KLK ENERJİ’nin %50 oranındaki hissesinin devri
oluşturduğundan, elektriğin homojen bir ürün olduğu da dikkate alınarak, ilgili ürün
pazarı genel olarak elektrik üretimi ve satışı temelinde tanımlanabilecektir. Bunun yanı
sıra bir üreticinin ürettiği enerjiyi direk serbest tüketicilere de satabileceği ve serbest
tüketici limitinin her geçen yıl düşürülmesinden hareketle elektriğin nihai tüketicilere
satışı da inceleme konusu diğer bir pazar olabilecektir. Bununla birlikte, işbu dosya
özelinde anılan pazarlar açısından ikili bir ayrıma gitmeye gerek olmadığından, ilgili
ürün pazarı “elektriğin üretimi ve toptan satışı pazarı” olarak belirlenmiştir.
(8) Yeniden yapılanma sürecinde elektriğin satışına ilişkin ortaya çıkan farklı piyasa
yapıları, işlem taraflarının piyasadaki konumları ve elektriğin kendine özgü
niteliklerinden kaynaklanan zamansal ve coğrafi kısıtlar gibi hususlar; elektrik üretimi ve
toptan satışı pazarı bakımından yapılacak alt pazar tanımlarında ve hâkim durum
analizlerinde belirleyici olabilmektedir. Bu çerçevede elektrik üretimi ve toptan satışı
pazarı; elektriğin fiziksel ticaretini içeren, fiyatların iki taraf arasında doğrudan ya da
aracılar ile belirlendiği uzun dönemli ikili anlaşmalar piyasası, piyasa fiyatının merkezi
bir idare tarafından işletilen bir sistem çerçevesinde müzayede (ihale) usulü oluştuğu
kısa dönemli spot (organize) piyasalar, arz ve talebin anlık eşitliğini sağlamak üzere
merkezi idare tarafından yönetilen dengeleme piyasaları, dağıtım firmalarına yapılan
satışlar, nihai tüketici konumundaki serbest tüketicilere yapılan satışlar, talebin
zamansal özelliğine bağlı olarak puant yük, orta yük, baz yük dönemleri ve santraller
tarafından elektrik üretiminde kullanılan birincil enerji kaynakları çerçevesinde
tanımlanmış daha dar alt pazarlar kapsamında incelemeye konu olabilmektedir. Dar
pazar tanımlarının somut anlamda yapılması için ilgili işleme ilişkin tarafların piyasadaki
konumlarının yanı sıra piyasanın serbestleşme seviyesi, bahse konu piyasa yapılarının
işleyişi ve nitelikleri ve de bu yapıların rekabetçi açıdan anlamlı derecede farklılaşıp
farklılaşmadığı gibi hususlar da öne çıkmaktadır. Bununla birlikte bu tanımlamalar,
rekabetçi bir risk doğmadığı sürece yapılmamaktadır2.
(9) Mevcut dosya bazında, Türkiye’de elektrik toptan satışı pazarının halen gelişme
aşamasında olduğu ve devre konu SANTRALLER’in büyüklükleri göz önünde
bulundurularak, bu aşamada elektrik üretimi ve toptan satışı açısından daha dar bir
pazar tanımı yapılmasına gerek olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
1 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile birlikte elektriğin nihai tüketicilere satışının yerini tedarik
kavramı almıştır.
2 24.01.2013 tarih ve 13-07/69-38 sayılı Seyitömer santralinin özelleştirilmesine ilişkin karar ile
28.03.2013 tarih ve 13-17/247-122 sayılı Hamitabat santralinin özelleştirilmesine ilişkin kararda da nihai
bir pazar tanımına gidilmemiştir. Ayrıca Komisyon’un EdF/British Energy (Case No: M.5224),
EdF/AEM/Edison (Case No: M.3729), Sydkraft/Graninge (Case No: M.3268), Verbund/EnrgieAllianz
(Case No: M.2947), ENI/EDP/GDP (Case No: M.3440) ve DONG/Elsam/Energi E2 (Case No: M.3868)
kararlarında da alt pazar ayrımlarına değinilmekle beraber bu alt pazarlara yönelik nihai pazar tanımları
yapılmamıştır.
17-01/1-1
3/8
G.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(10) Elektrik piyasalarında, coğrafi anlamda elektrik üretimine ilişkin rekabetçi yapıyı
belirleyen unsurların başında iletim hatları ve kapasiteleri gelmektedir. İletim hatlarında
kısıt olması halinde, diğer bölgelerden izole bir yapı sergileyen belirli bölgelerin ayrı
birer ilgili coğrafi pazar olarak değerlendirilmesi söz konusu olabilecektir. Zira bir
bölgeye elektrik sevkinin, iletim hatlarının kısıtları nedeniyle mümkün olmaması, o
bölgenin izole bir yapıya bürünmesine ve de rekabetçi parametrelerin diğer bölge ya da
ülkenin geri kalanına kıyasla farklılaşması anlamında ayrı bir coğrafi pazarın ortaya
çıkmasına neden olabilmektedir. Geçmiş Kurulumuz kararlarında da ilgili coğrafi pazar
Türkiye olarak tanımlanmıştır. Bununla birlikte incelenecek dosya özelinde iletim
hatlarında oluşabilecek kısıtlardan ötürü farklı coğrafi bölgelerde ortaya çıkabilecek
farklı rekabet şartlarının dikkate alınması gerekebilecektir.
(11) Dosya konusu işlemde, ilgili coğrafi pazar, TEİAŞ ve EPDK’dan alınan bilgiler de
dikkate alınarak “Türkiye” olarak kabul edilmiştir.
G.3. Değerlendirme
(12) Başvuru KLK ENERJİ’nin hisselerinin %50’lik kısmını temsil eden payların KALYON
tarafından KOLİN’den devralınması suretiyle KLK ENERJİ’nin kontrolünün KOLİN’in
mutlak kontrolünden KOLİN ve KALYON’un ortak kontrolüne geçmesi işlemine izin
verilmesine ilişkindir.
(13) Anılan işlem, rekabetçi perspektiften yatay yoğunlaşma, dikey bütünleşme ve rekabetçi
davranışların koordinasyonu riski gibi bazı hususlar bakımından değerlendirilmiştir3.
G.3.1. 2010/4 sayılı Tebliğ Kapsamında Değerlendirme
(14) 2010/4 sayılı “Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar
Hakkında Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) 5. maddesinin üçüncü fıkrasına göre;
“Bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak
girişim oluşturulması” devralma sayılan hallerden kabul edilmektedir. Bu tanım
çerçevesinde bir ortak girişimin 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında devralma sayılabilmesi
için ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması ve ortak girişimin bağımsız bir
iktisadi varlık olarak ortaya çıkması şeklinde iki unsurun birlikte gerçekleşmesi
gerekmektedir.
(15) Bu çerçevede, planlanan işlem öncelikle ortak kontrol açısından değerlendirilmiştir.
Hâlihazırda KOLİN, KLK ENERJİ’nin tüm hisselerine sahiptir. Planlanan işlem sonrası
KALYON, KLK ENERJİ’nin %50 hissesini KOLİN’den devralacaktır.
(16) Hissedarlar Sözleşmesinin “Şirketin İşleyişi” başlıklı 4. maddesinde, KLK ENERJİ’nin
dört üyeden oluşan bir yönetim kurulu tarafından idare edileceği, yönetim kurulu
üyelerinden ikisinin A Grubu Hissedarlar, ikisinin de B Grubu Hissedarlar tarafından
gösterilecek adaylar arasından Genel Kurulca seçileceği ifade edilmektedir. 4.2.
maddede ise yönetim kurulunun her gruptan en az bir üyenin katılımı ve en az iki üye ile
toplanacağı, kararların katılanların oybirliği ile alınacağı belirtilmektedir. Bu sözleşme
hükümleri göz önüne alındığında planlanan işlem sonrası KLK ENERJİ üzerinde ortak
kontrol tesis edileceği görülmektedir.
3 Söz konusu hususlar Kurulumuzun 10.02.2016 tarihli, 16-04/70-28 sayılı ve 23.09.2016 tarihli ve 16-
31/515-230 sayılı kararlarında ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır.
17-01/1-1
4/8
(17) Ortak girişim işleminin yoğunlaşma doğurucu olup olmadığını gösteren kıstaslardan bir
diğeri, söz konusu işletmenin bağımsız bir iktisadi varlık niteliği taşımasıdır. Bu koşul ile
ifade edilen temel amaç, ortak girişimin kurucularından bağımsız olarak ilgili pazarda
faaliyetlerini sürdürebilen ayrı bir teşebbüs olarak tanımlanabilmesini sağlamaktır.
Bildirim Formunda yer alan; KLK ENERJİ’nin bağımsız olarak faaliyet göstermek için
yeterli kaynaklara sahip olduğu, faaliyetlerinin yürütmesinden sorumlu ayrı bir yönetim
kurulu ve karar mekanizmalarının bulunduğu, bu karar mekanizmalarının ana
şirketlerden bağımsız olarak satın alma ve satış işlemlerini tamamen ticari koşullara
göre halihazırda gerçekleştirdiği şeklindeki açıklamalar doğrultusunda KLK ENERJİ’nin
mevcut durumda aktif olarak faaliyet gösteren bir şirket olması ve işlem sonrasında
bağımsız bir iktisadi varlık olarak faaliyetlerini gerçekleştireceği dikkate alındığında
bağımsızlık unsurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.
(18) Bu bilgiler çerçevesinde bildirim konusu işleminin tam işlevsel bir ortak girişim niteliği
taşıdığı ve 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesi çerçevesinde bir devralma işlemi olduğu
anlaşılmaktadır. Ayrıca, işlem taraflarının Türkiye cirolarının 2010/4 sayılı Tebliğ’in 7.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde öngörülen eşikleri aşması nedeniyle, işlemin
izne tabi olduğu görülmektedir.
G.3.2. 4054 Sayılı Kanunun 7. Maddesi Kapsamında Değerlendirme
G.3.2.1. Yatay Yoğunlaşma Bakımından Değerlendirme
(19) Aşağıdaki tablolarda Türkiye’deki elektrik kurulu gücü ve üretimi gösterilmekte, ayrıca
üretici kuruluşlara göre dağılıma yer verilmektedir.
Tablo 1: Türkiye Elektrik Kurulu Gücünün Üretici Kuruluşlara Göre Dağılımı (2015)
Kuruluşlar Kurulu Güç (MW) Katkı (%) Santral Sayısı
EÜAŞ + EÜAŞ'A BAĞLI ORTAKLIK SANT. 20.322,6 27,8 77
İŞLETME HAKKI DEVREDİLEN SANTRALLAR 946,2 1,3 60
YAP İŞLET SANTRALLARI 6.101,8 8,3 5
YAP İŞLET DEVRET SANTRALLARI 2.309,3 3,2 17
SERBEST ÜRETİM ŞİRKETLERİ 43.129,8 59,0 954
OTOPRODÜKTÖR SANTRALLARI 26,4 0,0 5
LİSANSSIZ SANTRALLERİ 310,7 0,4 396
TOPLAM 73.146,8 100,0 1.514
Tablo 2: Türkiye Elektrik Üretiminin Üretici Kuruluşlara Göre Dağılımı (2015)
Kuruluşlar Üretim (GWh) Katkı (%)
EÜAŞ+EÜAŞ'A BAĞLI ORTAKLIK 55.368,8 21,3
İŞLETME HAKKI DEVİR 4.233,2 1,6
OTOPRODÜKRÖR SANTR. 144,0 0,1
SERBEST ÜRETİM ŞİRKETLERİ 144.837,3 55,8
YAP İŞLET SANTRALLARI 42.772,6 16,5
YAP İŞLET DEVRET SANTR. 12.334,4 4,7
TOPLAM 259.690,3 100,0
17-01/1-1
5/8
(20) Yukarıdaki tablolarda ortaya konulan elektrik pazar yapısı çerçevesinde, devre konu
SANTRALLER ile söz konusu santralleri ortak olarak kontrol edecek olan tarafların
mevcut kurulu güçleri, elektrik üretim miktarları ve pazar payı bilgilerine aşağıda yer
verilmektedir:
Tablo 3: İşlem Taraflarının Sahip Olduğu Kurulu Güç ve Üretim Miktarı (2015)
(21) Elektrik üretimi ve toptan satışı piyasalarına yönelik hakim durum değerlendirmesinde,
ilgili pazarlarda oluşan pazar payı, hakim duruma ilişkin pazar gücünün
göstergelerinden biri olarak ele alınmaktadır. Yukarıda yer alan Tablo 3’te de görüldüğü
üzere, KLK ENERJİ’nin toplam pazar payı ile kurulacak ortak girişimin taraflarının kurulu
güç ve üretim pazar payları %(…..)’in altında kalmaktadır. Bu bağlamda, 10.02.2016
tarih 16-04/70-28 sayılı kararda yer alan yatay yoğunlaşmaya ilişkin marjinal liyakat
sıralaması ve kapasite tutma stratejisi konularındaki tespit ve değerlendirmeler ile anılan
karar kapsamında bu konularda TEİAŞ’tan alınan bilgiler de dikkate alınarak, işlem
sonucu oluşan toplam pazar payının rekabetçi yapı bakımından sakınca oluşturacak bir
pazar gücüne işaret etmediği; bu nedenle bildirim konusu işlem ile yatay yoğunlaşma
bakımından herhangi bir pazarda hâkim durum yaratılmasının veya mevcut hâkim
durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz
konusu olmayacağı değerlendirilmektedir.
G.3.2.2. Dikey Bütünleşme Bakımından Değerlendirme
(22) Elektrik endüstrisinin serbestleşme sürecindeki yeniden yapılandırılmasında üretim,
iletim, dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin hukuki olarak ayrıştırılması
öngörülmekle birlikte, üretim ve perakende satış faaliyetlerinin bütünleşmesinin
engellenmediği görülmektedir. Dikey bütünleşme sağlıklı işleyen rekabetçi bir piyasa
yapısı açısından hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabilecektir.
(23) Üretim ve perakende satış bütünleşmesinin sağlanmasıyla elde edilen olumlu
sonuçlardan birinin, tüm tüketicilerin serbest olmasıyla uzun dönemli ikili anlaşmaların
azalması ve üretim yatırımlarının cazibesini kaybetmesi riskini azaltmaya yönelik olarak
üretim yatırımlarının teşvik edilmesi olduğu, bunun yanında, spot piyasada oluşacak
değişken fiyat seviyelerine karşı da dağıtım/perakende satış firmalarının üretim ile
bütünleşik bir yapıya sahip olmasının avantaj yaratacağı ileri sürülebilir. Tüm
tüketicilerin seçme hakkını kazanmasıyla dikey bütünleşmenin bir risk olmaktan
çıkacağı yönünde görüşler bulunsa da, serbest olmayan tüketicilerden oluşan münhasır
bir müşteri portföyüyle özelleştirilen dağıtım firmaları dikkate alındığında, dikey
bütünleşmenin rekabetçi yapı bakımından hiçbir risk taşımadığını söylemenin mümkün
olmadığı görülmektedir.
Şirket Adı Kurulu Güç (MW)
Kurulu Güç Tahmini
Pazar Payı (%) Üretim (MWh)
Üretim Tahmini
Pazar Payı (%)
KLK ENERJİ (…..) (…..) (…..) (…..)
KOLİN (…..) (…..) (…..) (…..)
KALYON (…..) (…..) (…..) (…..)
TOPLAM (…..) (…..) (…..) (…..)
Türkiye 73.146,80 - 259.690.300,00 -
17-01/1-1
6/8
(24) Dağıtım bölgelerinde perakende satış faaliyetlerinde rekabetin oluşturulması açısından,
dağıtım şirketlerinin aynı ekonomik bütünlük içindeki üretim şirketleriyle ikili anlaşmalar
yapmaları, elektrik üretim ve toptan satışı ya da nihai tüketicilere satış pazarlarında
faaliyet göstermek isteyen ancak alt pazarda faaliyeti olmayan üretim şirketlerinin satış
yapmak üzere yeterli alıcı bulamamalarına; yeterli üretimi olmayan alıcıların da elektrik
tedarik etmek üzere yeterli satıcı bulamamalarına neden olabilecektir. Dikey bütünleşme
sonucu likiditenin azalması anlamına gelecek bu durum toptan satış fiyatlarında yüksek
dalgalanmalar yaratarak yeni yatırımlar için ciddi öneme sahip olan fiyat sinyallerini de
olumsuz etkileyebilecektir.
(25) Tüm bunlara ek olarak, dikey bütünleşme sonucunda dağıtım şirketlerine yapılan
satışlar bakımından yüksek fiyatla alınan elektriğin maliyetinin tüketicilere yansıtılması
riski ortaya çıkabilecektir. Bu nedenle, iyi işleyen bir ikili anlaşmalar piyasası
sağlanabilmesi açısından dağıtım ve üretim şirketlerinin özelleştirme işlemleri, dikey
bütünleşme yönüyle de ayrıntılı olarak ele alınmalı ve hem yapısal hem de davranışsal
olarak rekabetçi bir toptan satış piyasası oluşturulması sağlanmalıdır. Şüphesiz, üretim-
perakende satış bütünleşmesi ile piyasada hâkim durum yaratma riski, üretim ve/veya
perakende satış seviyelerinde yoğunlaşmanın varlığı halinde ortaya çıkacaktır.
(26) Hâlihazırda dosya kapsamında devreden ve devralan teşebbüslerin elektrik sektörünün
üretim ve toptan satış, dağıtım ve perakende satış pazarlarında faaliyette bulunuyor
olmaları dikey bütünleşme riskini ortaya koysa da işlem sonucunda hisselerinin bir kısmı
devredilecek olan KLK ENERJİ’nin elektrik üretim piyasasındaki pazar payının %(…..)
(kurulu güç) ve %(…..)’ten (elektrik üretimi) ibaret olması ve elektrik üretim piyasasında
ortak girişim taraflarından KALYON’un %(…..); KOLİN’in ise %(…..) oranında görece
düşük pazar payına sahip olduğu bilgisi çerçevesinde, dikey bütünleşme sonucu ortaya
çıkabilecek pazar kapatma (girdi kapatma/müşteri kapatma) endişesinin de bu işlem
özelinde söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
G.3.2.3. İşlemin Koordinasyon Riski Bakımından Değerlendirilmesi
(27) Hisseleri devre tabi KLK ENERJİ’nin düşük pazar payı dikkate alındığında işlemin asıl
rekabetçi endişesinin rekabetçi davranışların koordinasyonu noktasında çıkabileceği
söylenebilecektir. Bu aşamada ise Kurulumuzun geçmiş kararlarında anılan hususa
yaklaşımını belirtmenin faydalı olacağı değerlendirilmektedir.
(28) Esasen koordinasyon riski genelde tarafların ortak girişim kurmaları halinde, söz konusu
ortak girişim ile ana teşebbüslerin aynı piyasada aktif olmaları ya da kurucu firmaların
ortak girişimin faaliyet alanının alt, üst ya da komşu pazarlarında rakip olarak kalmayı
sürdürmeleri halinde gündeme gelmektedir. Koordinasyon riskinin ortaya çıkması
halinde işlemin 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında da değerlendirilmesi
gerekmektedir. Bazı ortak girişimler açısından tarafların ortak girişimle aynı ya da alt,
üst pazarlarda faaliyetleri bulunmasına rağmen, anılan faaliyetlerin sınırlı ya da düşük
düzeyde olmasından hareketle koordinasyon riskinin bulunmadığı sonucuna
varılabilmektedir.
17-01/1-1
7/8
(29) Kurulumuzun, üretim özelleştirmeleri kapsamında 12.06.2014 tarih, 14-21/411-179
sayılı ve 26.11.2014 tarih, 14-46/835-376 sayılı Kemerköy ve Yeniköy Termik Santralleri
ile Kemerköy Liman Sahası’nın özelleştirilmesi sürecine ilişkin kararlarında üretim
seviyesinde düşük pazar payları söz konusu olduğundan koordinasyon riskinin ortaya
çıkmadığına hükmedilmiştir. Yine Seyitömer santralinin özelleştirilmesine ilişkin
24.01.2013 tarih, 13-07/69-38 sayılı karar ile Hamitabat santralinin özelleştirilmesine
ilişkin 28.03.2013 tarih, 13-17/247-122 sayılı kararlarda tarafların ilgili pazarlardaki
düşük pazar payları nedeniyle koordinasyon riski bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Dağıtım aşaması ile ilgili ise, 26.08.2010 tarih ve 10-56/1070-399 sayılı kararda
28.10.2009 tarih, 09-49/1219-307 sayılı Meram Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin nihai devrine
ilişkin ALCEN kararına yönelik yapılan değerlendirmede, tarafların ortak girişimin
faaliyet alanı ile ilgili pazarlardaki düşük pazar payı nedeniyle işlemin koordinasyon riski
yaratmadığı sonucuna varılmıştır.
(30) Görüldüğü üzere, Kurulumuzun elektrik sektöründe koordinasyon riskine ilişkin üretim
ve dağıtım özelleştirmeleri çerçevesinde yaklaşımı büyük oranda işlem taraflarının
kurdukları ortak girişim ile ya da elektrik alanında ortak oldukları diğer şirketler aracılığı
ile kontrol ettikleri toplam pazar payının düşük olarak nitelendirilemeyecek bir büyüklüğe
ulaşıp ulaşmadığı çerçevesinde şekillenmiştir. Dosya konusu işlem bu açıdan
değerlendirildiğinde, önceki bölümlerde de belirtildiği üzere, gerek hisseleri devre konu
KLK ENERJİ’nin kurulu güç bazında %(…..)’lık, elektrik üretimi alanında %(…..)’lük
düşük pazar payı gerekse işlem taraflarının üretim seviyesinde toplam %(…..) ile sınırlı
kalan pazar payları dikkate alındığında, dosya konusu işlemin koordinasyon riskini
kayda değer biçimde artıracak boyutta bir işlem olmadığı kanaatine varılmıştır4.
4 Koordinasyon riskinin değerlendirilmesi ile ilgili olarak, yayılma etkisi bağlamında işlem taraflarının
ortaklarının elektrik sektöründeki faaliyetleri de değerlendirme kapsamına alınabilecekse de, hisseleri
devre konu KLK ENERJİ’nin düşük pazar payından kaynaklanan işlemin bu riski kayda değer boyutta
artıracak bir işlem olmadığı ve bu bağlamda ulaşılan sonucun değişmeyeceği değerlendirmesinden
hareketle işbu işlem özelinde söz konusu hususa ilişkin ayrı bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu konudaki
değerlendirme 10.02.2016 tarih 16-04/70-28 sayılı Kurulumuz kararında yapılmıştır.
17-01/1-1
8/8
H. SONUÇ
(31) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre, bildirim konusu işlemin 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet
Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ
kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde yasaklanan
nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve
böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme
izin verilmesine, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare
Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy