AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEMEZLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 21383/07
Nihat KONAK ve Diğerleri / Türkiye
ve 5 diğer başvuru
(ekteki listeye bakınız)
Başkan,
Julia Laffranque,
Hâkimler,
Jon Fridrik Kjølbro,
Stéphanie Mourou-Vikström,
ve Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 19 Aralık 2017 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Ekteki tabloda gösterilen çeşitli tarihlerde gerçekleştirilen başvuruları göz önüne alarak,
Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere cevaben başvuranlar tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuranların listesi ekte yer almaktadır.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları
3. Davanın konusu, taraflarca ifade edildiği şekliyle aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuranlar Türk vatandaşları olup, başvurularını sundukları zamanda hapis cezaları farklı kurumlarda infaz edilmekteydi. Başvuranların isimleri ve doğum tarihleri ile birlikte temsilcilerinin isimleri ve başvurularını yaptıkları tarihler ekte yer almaktadır.
5. Başvuranlar tutuldukları ceza infaz kurumlarının disiplin kurullarının kararları ile cezaevi düzenini ihlal etmekten suçlu bulunmuşlardır. Başvuranlar Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük uyarınca, ilgili cezaevi disiplin kurullarının (bundan böyle “kurul” olarak anılacaktır) kararları ile sırasıyla 5 ila 11 gün hücre hapsi cezası almışlardır.
6. Akabinde infaz hâkimlikleri ve ağır ceza mahkemeleri 4675 sayılı ve 16 Mayıs 2001 tarihli İnfaz Hâkimliği Kanunu uyarınca başvuranların itirazlarını kendilerini veya avukatlarını dinlemeksizin dosya üzerinden reddetmiştir. Başvurulara ilişkin bilgiler ekte yer almaktadır.
Başvuru no.
ve dava adı
İşlenen disiplin suçu
Başvurana verilen ceza tipi
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen nihai kararın tarihi
21383/07
Konak ve Diğerleri/
Türkiye
a) açlık grevi başlatmak
b) hücrelerin kapısını yumruklamak
c) hücrelerin kapısını yumruklamak
d) hücrelerin kapısını yumruklamak
e) hücrelerin kapısını yumruklamak
f) hücrelerin kapısını yumruklamak
g) ceza infaz memurlarına direnmek
h) hücrelerin kapısını yumruklamak
a) sosyal faaliyetlere katılımın 2 ay yasaklanması
b), c), d), e)
3 ay boyunca ziyaretçi yasağı
f) 5 gün boyunca hücre hapsi
g) 3 ay boyunca ziyaretçi yasağı
h) 3 ay boyunca ziyaretçi yasağı
a) 20.10.2006
b) 31.10.2006
c) 31.10.2006
d) 31.10.2006
e) 6.12.2006
f) 9.10.2006
g) 1.11.2006
h) 26.12.2006
2318/08
Demirhan/
Türkiye
a) Slogan atmak
b) Slogan atmak
c) diğer tutuklulukları açlık grevi konusunda destekleyen bir dilekçeyi ceza infaz kurumu idaresine göndermek
d) Slogan atmak
e) Ceza İnfaz Kurumu malına zarar vermek, aramaya direnmek ve slogan atmak
a) 2 ay ziyaretçi yasağı
e) 2 ay ziyaretçi yasağı
c) 1 ay boyunca ücretli işte çalışmama yasağı
d) 3 ay ziyaretçi yasağı
e) 5 gün hücreye hapsi cezası,
2 ay ziyaretçi yasağı ve 2 ay boyunca dışarı ile iletişim kurmama yasağı
a) 27 Haziran 2007 Çarşamba
b) 30 Temmuz 2007 Pazartesi
c) 30 Temmuz 2007 Pazartesi
d) 15 Ağustos 2007 Çarşamba
e) 22 Ağustos 2007 Çarşamba
29526/08
Çakıroğlu/
Türkiye
a) üst aramaya direnme ve slogan atma
b) üst aramaya direnme ve slogan atma
c) üst aramaya direnme
a) 1 ay dışarı ile iletişim kurma yasağı
e) 1 ay ziyaretçi yasağı
c) 5 gün hücre hapsi cezası
a) 13 Aralık 2007 Perşembe
b) 16 Ocak 2008 Çarşamba
C) 17 Mart 2008 Pazartesi
37870/08
Atabey/
Türkiye
Ceza İnfaz Kurumu içerisinde yasa dışı faaliyetler düzenlemek
10 ay boyunca hücre hapsi yasağı ve kültürel faaliyetlere katılmama yasağı
6 Mart 2008
44628/08
Aydınalp/
Türkiye
Ulusal makamlara dilekçe yazmak
11 gün hücreye hapsi cezası
27 Şubat 2008
46042/08
Kocatürk/
Türkiye
hücrenin kapısını yumruklamak
5 gün hücre hapsi cezası
6 Aralık 2006
B. İlgili iç hukuk
7. İlgili iç hukuka ilişkin açıklamalar Gülmez/Türkiye (no. 16330/02, §§ 13-15, 20 Mayıs 2008); Aydemir ve Diğerleri/Türkiye ((k.k.), no. 9097/05, 9491/05, 9498/05, 9500/05, 9505/05, ve 9509/05, 9 Kasım 2010); Çetin/Türkiye ((k.k.), no. 47768/09, §§ 7-15, 14 Haziran 2016); ve Güngör/Türkiye ((k.k.), no. 14486/09, §§ 12‑16, 4 Temmuz 2017) kararlarında yer almaktadır.
ŞİKÂYETLER
8. Başvuranlar Sözleşme’nin 3. maddesi kapsamında, kendileri aleyhinde disiplin cezası olarak verilen hücre hapsi cezasının insanlık dışı muamele teşkil ettiği hususunda şikâyetçi olmuşlardır.
9. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında, ulusal mahkemelerin dava dosyası temelinde karar vermesi dolayısıyla söz konusu disiplin yargılamaları sırasında duruşma haklarından mahrum bırakıldıkları konusunda şikâyette bulunmuşlardır. Başvuranlar, ayrıca, disiplin kurullarının ve ulusal mahkemelerin tarafsız ve bağımsız olmadığını ileri sürmüşlerdir. Başvuranlar, aynı şikâyet temelinde Sözleşme’nin 13, 14, 17 ve 18. maddelerine dayanmışlardır.
10. Başvuranlar, Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamında kendilerine verilen disiplin cezasının diğerleri ile iletişimine adil olmayan bir müdahale teşkil ettiğini öne sürerek özel hayata ve aile hayatına saygı haklarını ihlal ettiği hususunda şikâyetçi olmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Davaların birleştirilmesi
11. Mahkeme, başvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, bunları tek bir kararda müştereken incelemeyi uygun görmektedir.
B. Sözleşme’nin 3. maddesi kapsamındaki şikâyetler
12. Başvuranlar, kendilerine verilen hücre hapsi disiplin cezasının Sözleşme’nin 3. maddesinde belirtilen haklarını ihlal ettiğini öne sürmüşlerdir.
13. Hükümet bu iddialara itiraz etmiştir.
14. Mahkeme, mevcut davada bulunan sorunlara benzer sorunların gündeme geldiği Güngör/Türkiye ((k.k.), no. 14486/09, §§ 12-16, 4 Temmuz 2017) davasında başvurana disiplin yaptırımı olarak uygulanan 12 günlük hücre hapsi cezasının Sözleşme’nin 3. maddesinin kapsamına girmek için gereken ciddiyet eşiğine ulaşmadığı sonucuna vardığını hatırlatmaktadır.
15. Mevcut başvurularda, söz konusu hücre hapsi cezalarının süresi beş ve on onbir gün arasında değişmektedir. Davaları incelemiş olan Mahkeme, yukarıda anılan Güngör davasında ulaştığı sonuçlardan ayrılması için herhangi bir gerekçe görmemektedir.
16. Bu doğrultuda Mahkeme, elinde bulunan tüm belgeler ışığında ve şikâyette bulunulan hususların yargı yetkisine girdiği ölçüde, başvuruların bu kısmının Sözleşme veya Protokollerinde belirtilen hak ve özgürlüklerin ihlaline işaret etmediği sonucuna varmıştır. Dolayısıyla, başvuruların bu kısmı Sözleşme’nin 35 §§ 3 (a) ve 4 maddesi uyarınca açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmelidir.
C. Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki şikâyetler
17. Başvuranlar, ayrıca Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında, ulusal mahkemelerin duruşma gerçekleştirmeksizin dava dosya üzerinden karar vermesi dolayısıyla disiplin yargılamalarının adil olmadığı hususunda şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranlar kendilerini bizzat veya bir avukatın yardımı aracılığıyla savunma haklarından mahrum bırakıldıklarını iddia etmişlerdir. Başvuran bu bağlamda, Sözleşme’nin 6. maddesine de dayanmıştır. Başvuranlardan bazıları, aynı olaylar temelinde ayrıca Sözleşme’nin 13, 14, 17 ve 18. maddelerini ileri sürmüştür. Mahkeme, bu şikâyetleri yalnızca Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında incelemiştir.
18. Hükümet iç hukukta yapılan değişikliğe atıfta bulunarak, Mahkemeden başvuruların bu kısmını iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddetmesini talep etmiştir.
19. Mahkeme, 6008 sayılı Kanun ile İnfaz Hâkimliği Kanunu’nun 6. maddesinde, disiplin suçlarıyla itham edilen mahpusların kendilerini bizzat veya avukat yardımcı aracılığıyla savunmalarına izin verecek şekilde değişiklik yapıldığını kaydetmektedir. Mahkeme ayrıca, yeni kanunun önceden disiplin suçlarıyla itham edilmiş olan tüm mahpuslar bakımından bir hukuk yolu sunduğunu gözlemlemektedir. Buna göre, söz konusu mahpusların kanunun yürürlüğe giriş tarihinden itibaren altı ay içerisinde, önceki cezalarına ilişkin olarak infaz hâkimliklerine yeni bir itirazda bulunma imkânı vardır. Bu tür bir itiraz ise infaz hâkimliği tarafından yeni usul ışığında incelenecekti.
20. Mahkeme hâlihazırda söz konusu hukuk yolunu incelemiş ve ceza infaz kurumu disiplin yaptırımlarına ilişkin başvurular bakımından etkili olduğunu tespit etmiştir. Mahkeme özellikle, yeni hukuk yolunun erişilebilir olduğunu ve makul bir başarı şansı sunduğunu değerlendirmiştir. Mahkeme, yeni hukuk yolunun etkililiğini değerlendirirken Hükümet tarafından ibraz edilen örnek kararları dikkate almıştır. Söz konusu örnek kararlara göre, infaz hâkimleri, itirazların yapılmasının ardından dava dosyasında bulunan delilleri tekrardan incelemiş, ihtilafa konu olan disiplin cezalarını iptal etmiş ve böylelikle ilgili mahpuslar bakımından suçun tüm sonuçlarının ortadan kalkmıştır (bk. Aydemir ve Diğerleri (k.k.), no. 9097/05, 9491/05, 9498/05, 9500/05, 9505/05 ve 9509/05, 9 Kasım 2010; Aksoy/Türkiye (k.k.), no. 8498/05 ve 158 diğer karar, 11 Ocak 2011; Arslan/Türkiye (k.k.), no. 9486/05, 25 Ocak 2011; Güler/Türkiye (k.k.), no. 14377/05, 25 Ocak 2011; ve Çetin/Türkiye (k.k.), no. 47768/09, 14 Haziran 2016).
21. Başvuranların iç hukuk yollarını tüketme yükümlülüğünden muaf tutulmalarını gerektirecek herhangi bir istisnai koşul bulunmadığını değerlendiren Mahkeme, başvuranların 6008 sayılı ve 25 Temmuz 2010 tarihli Kanun tarafından sunulan yeni hukuk yolundan faydalanmış olmaları gerektiği sonucuna varmıştır.
22. Dolayısıyla, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle, başvurunun bu kısmı Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4. maddesi uyarınca reddedilmelidir.
C. Sözleşme’nin 8. maddesi kapsamındaki şikâyetler
23. Başvuranlar, ceza infaz kurumlarının disiplin kurullarının kararlarının Sözleşme’nin 8. maddesinde belirtilen haklarını ihlal ettiğini savunmuşlardır.
24. Hükümet, başvuranın 6384 sayılı Kanun ile kurulan Tazminat Komisyonuna başvurmuş olması gerektiğinden başvurunun iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür
25. Mahkeme, Ümmühan Kaplan/Türkiye (no. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında uygulanan pilot karar usulünün ardından 9 Ocak 2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin, adli yargılamaların uzunluğuna ve yargı kararlarının icra edilmemesi ya da gecikmeli olarak icra edilmesine ilişkin olarak Mahkemeye yapılan başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne dair 6384 sayılı Kanun’u yürürlüğe koymuş olduğunu gözlemlemektedir. Tazminat Komisyonunun yetki alanı daha sonra sırasıyla 16 Mart 2014 ve 9 Mart 2016 tarihlerinde kabul edilen iki kararla genişletilmiştir. Mahkeme bu bağlamda, Tazminat Komisyonunun hâlihazırda, ceza infaz kurumu yetkilileri tarafından tutuklu ve hükümlüler hakkında uygulanan ilgili disiplin yaptırımları nedeniyle bir başvuranın özel ve aile hayatı hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkin şikâyetleri inceleme yetkisine sahip olduğunu belirtmektedir.
26. Mahkeme ayrıca, yukarıda anılan Çetin davasında benzer bir şikâyeti incelediğini ve başvuruyu iç hukuk yollarının tüketilmediği gerekçesiyle reddettiğini kaydetmektedir.
27. Yukarıdaki hususlar ışığında Mahkeme, başvuranların Tazminat Komisyonuna başvurmak suretiyle şikâyeti bakımından tazmin talep etmeleri gerektiği sonucuna varmıştır.
28. Dolayısıyla başvuruların bu kısmı Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4 maddesi uyarınca, iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş olup ve 18 Ocak 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
EK
No.
Başvuru no.
Başvuru tarihi
Başvuran
Doğum tarihi
Temsil eden
21383/07
8.05.2007
Nihat KONAK
10.05.1964
Turgut KAYA
20.02.1973
Bayram KAMA
8.11.1972
İsmail YILMAZ
1.01.1954
Erol Volkan İLDEM
28.09.1982
Murat ÖZÇELİK
18.10.1984
Ulvi YALÇIN
20.03.1977
Muhammet AKYOL
1.01.1972
F. Oğuz ARSLAN
1.01.1975
Özgür ERTÜRK
28.04.1984
Gökhan ORUÇ
25.11.1985
Cihan KAHRAMAN
1.01.1983
Fatih Ergin ARPAÇ
17.08.1985
Hüseyin UZUNDAĞ
1.10.1984
Caner ULUÇ
1.01.1983
Gül ALTAY
2.
2318/08
13.01.2008
Baysal DEMİRHAN
10.11.1977
Gül ALTAY
3.
29526/08
9.06.2008
Mulla ÇAKIROĞLU
1.01.1971
Gül ALTAY
4.
37870/08
25.07.2008
Ergin ATABEY
1.01.1973
Mehmet ERBİL
5.
44628/08
27.08.2008
Engin AYDINALP
21.01.1971
Fahriye Belgün BABA
6.
46042/08
8.06.2008
Rasul KOCATÜRK
1.10.1965
Gülizar TUNCER
Full & Egal Universal Law Academy