Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2017-3-55 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 17-35/573-248
Karar Tarihi : 26.10.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK, Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Hatice YAVUZ, Çiğdem Gizem OKKAOĞLU,
Cansu TOPAK KORKMAZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Koninklijke DSM N.V.
- Evonik Industries AG
Temsilcisi: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. Ceren ÖZKANLI,
Av. Ceren ÖZTÜRK ve Av. Merve BAKIRCI
Yıldız Mah. Çitlenbik Sok. No:12 Beşiktaş İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Koninklijke DSM N.V. ve Evonik Industries AG’nin yeni bir
hayvan yemi ürünü üretimi ve ticarileştirilmesi için bir ortak girişim kurması
işlemine izin verilmesi talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 24.08.2017 tarih ve 6127 sayı ile giren ve
eksiklikleri 15.09.2017 tarih ve 6579 sayılı; 02.10.2017 tarih ve 6938 sayılı; 03.10.2017
tarih ve 6989 sayılı, 12.10.2017 tarih ve 7277 sayılı, 17.10.2017 tarih ve 7473 sayılı
yazılar ile tamamlanan başvuru üzerine hazırlanan 24.10.2017 tarih ve 2017-3-55/MM
sayılı Muafiyet/Menfi Tespit Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054
sayılı Kanun) 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak hazırlanan 2010/4 sayılı
Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında
Tebliğ’in (2010/4 sayılı Tebliğ) 5. maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bir ortak
girişim işlemi olmadığı,
- Ticarileştirme alanında gerçekleştirilen inceleme konusu işbirliği anlaşmalarına
4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek rekabeti
kısıtlayıcı etkiler oluşturabilecek nitelikte olmaları nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 8.
maddesi çerçevesinde menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
- İnceleme konusu işbirliği anlaşmalarının 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde
öngörülen şartları sağladığı tespit edildiğinden söz konusu anlaşmalara Omega-3
yağ asitleri içeren karma hayvan yemi pazarında muafiyet tanınabileceği
sonuç ve kanaatine ulaşıldığı ifade edilmiştir.
17-35/573-248
2/12
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Taraflar
G.1.1. Koninklijke DSM N.V. (DSM)
(4) Merkezi Hollanda’da bulunan DSM bir kimyasal şirketi olarak yaşam ve malzeme
bilimlerinde uzmanlaşmıştır. DSM’nin faaliyetlerinin beslenme, performans malzemeleri
ve yeni gelişen işler adları altında üç alanda sınıflandırıldığı bildirilmiştir. Teşebbüs,
beslenme iş kolunda hayvan yemi, yiyecek-içecek, eczacılık, bebek beslenmesi, besin
takviyesi, kişisel bakım ürünleri üretimi; performans malzemeleri iş kolunda yüksek kaliteli
karmaşık teknoloji hizmetleri sunulması ve yeni gelişen işler iş kolunda ise yaşam ve
malzeme bilimlerine ilişkin ürünler üretimi ile iştigal etmektedir.
(5) Ayrıca, DSM’nin hayvan ve insan beslenmesi alanındaki ana ürünlerinin vitaminler olduğu
bildirilmiştir. Buna ek olarak teşebbüsün, karotenoitler, yem emzimleri, probiyotik ürünler
ve Omega-3 ve Omega-6 ürünlerini üretip ticarileştirdiği belirtilmiştir.
(6) DSM’nin Türkiye’de iki iştiraki bulunduğu bildirilmiştir. Söz konusu iştiraklerden DSM
Besin Maddeleri Ltd. Şti.’nin yem katkı maddelerinin üretimi, pazarlanması ve satışı
alanlarında faaliyet gösterdiği belirtilmiştir. Diğer iştirak olan DSM Food Specialties Ltd.
Şti.’nin ise kendisi ve ana şirketin bağlı ortaklıkları tarafından üretilen özel nitelikteki
besinlerin Türkiye yemek pazarına satış ve ithalatı alanlarında faaliyet gösterdiği ifade
edilmiştir.
G.1.2. Evonik Industries AG (EVONIK)
(7) Merkezi Essen’de (Almanya) bulunan EVONIK, 2007’de vakıf olarak kurulan RAG
Stiftung tarafından kontrol edilmektedir. Özel kimyasal madde üretimi ve pazarlaması
alanında faaliyet gösterdiği belirtilen teşebbüs 3 ana faaliyet koluna sahiptir: (i) beslenme
ve bakım faaliyet kolunda hayvan beslenmesi, sağlık hizmetleri, bebek bakımı, kişisel
bakım, ev içi bakım, konfor ve yalıtım ürünleri; (ii) kaynak dağılımı etkinliği faaliyet kolunda
aktif oksijen, katalizörler, kaplama katkı maddeleri, kaplama ve adeziv rezinler, çapraz
bağlayıcılar, yüksek performans polimerleri, yağ katkı maddeleri, silanlar ve kumlar; (iii)
performans materyalleri faaliyet kolunda ise öncelikle tarım, plastik ve kauçuk sanayi için,
polimer materyaller ve ara kimyasal ürünler üretmekte ve satmaktadır.
(8) Ayrıca EVONIK’in Türkiye’de iki iştirakinin bulunduğu bildirilmiştir. Söz konusu
iştiraklerden İstanbul’da 1986 yılında kurulan Evonik Ticaret Ltd. Şti.’nin beslenme ve
bakım, kaynak etkinliği ve performans materyalleri alanlarında faaliyet gösterdiği ifade
edilmiştir. Söz konusu iştirakin 2016 yılındaki en büyük beş iş kolunun bebek bakımı,
hayvan beslenmesi, kaplama ve yapışkan reçineler, metakrilat ve silika olduğu
belirtilmiştir. Diğer iştirak olan Egesil Kimya San. ve Tic. A.Ş.’nin ise çökelmiş silika (bir
tür özel kimyasal madde) üretim ve satışı yaptığı bildirilmiştir.
G.2. İlgili Pazar
G.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(9) Bildirimde DSM ve EVONIK tarafından ortak geliştirilen yeni bir hayvan yeminin üretimi
ve ticarileştirilmesi için bir ortak girişim (OG) kurulması işlemine izin verilmesi talep
edilmektedir. Söz konusu işlem çerçevesinde, DSM ve EVONIK tarafından tam
sahipliklerinde bulunduğu belirtilen iştirakleri aracılığıyla Veramaris (USA) LLC
(PRODCO) ve Veramaris VOF (SELLCO) adlı iki ortak girişim şirketinin kurulması
planlanmaktadır.
17-35/573-248
3/12
(10) Bildirim konusu işlem, EVONIK ve DSM arasında kurulacak ortak girişim şirketi
bünyesinde, EVONIK’in iştiraki Evonik Corp (E-Corp) ile fason anlaşması çerçevesinde
balık yağı ve su yosunu yağı içeren sulu yem ve evcil hayvan yemi üretimi için Omega-3
yağ asitleri içeren karma hayvan yemi üretimi ve satışı ile halihazırda DSM tarafından
üretildiği belirtilen DHA Gold adlı hayvan yeminin satışına ilişkindir. Diğer bir ifadeyle DHA
Gold OG tarafından üretilmeyecek, yalnızca ticarileştirilecekken, E-Corp OG'nin fason
üreticisi olarak hayvan beslenmesi açısından hem DHA hem EPA içeren Omega-3 yağ
asidi ürünlerini (OG Ürünü) ve OG Ürünü üretim sürecinin bir yan ürünü olan sıvı alg
hücresi debrisi biçimini alan ve diğerleri yanında hayvansal beslenme ve biyogaz
tesislerinde kullanılabilecek olan ürünü (Yan Ürün) üretecektir.
(11) Rekabet Kurulunun (Kurul) bu alandaki içtihadı incelendiğinde ilgili pazarın ağırlıklı olarak
“yem pazarı” şeklinde tanımlandığı kararların1 yanı sıra “birincil pelajik yağ” ve “balık yağı”
şeklinde daha dar tanımlandığı kararların da2 bulunduğu görülmektedir. Mevcut dosya
özelinde OG Ürününün Omega-3 yağ asitlerinden farklı besinler içeren hayvan yemi
ürünleri ile ikame edilemeyeceği bildirilmiştir. Ayrıca dosya kapsamında, Omega-3 yağ
asidi içeren yem katkı maddelerinin diğer katkı maddelerinden farklı şekillerde üretildiği
belirtilmiştir. Örneğin, balık yağının balık yakalanması ve ham yağın balıktan çıkarılmak
üzere işlenmesiyle elde edilirken, OG Ürününün büyük çaplı mikroorganizma (algae
sfrain) aracılığıyla su yosunu fermantasyonu yoluyla üretildiği belirtilmiştir. Ayrıca,
Omega-3 yağ asidi içeren yem katkı maddesi ile aynı veya benzer özelliklere sahip başka
herhangi bir yem besleyici katkı maddesi türünün bulunmadığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla
Omega-3 yağ asidi içeren yem katkı maddesi ile diğer hayvan yemi katkı maddeleri
arasında arz ikamesinin de sınırlı olduğu anlaşılmaktadır.
(12) Taraflardan edinilen bilgiye göre alt pazardaki hayvan yemi üreticileri farklı yem katkı
maddelerini ayrı ayrı tedarik etmektedir. Bunun sebebi, farklı yem katkı maddelerinin,
farklı üretim süreçleri, ilgili tesis ve know-how gerektirmesi sebebiyle farklı sağlayıcılar
tarafından üretilmesi ve sağlanması olarak belirtilmiştir. Bu bağlamda hayvan beslenmesi
alanında, dünya çapında DSM’nin vitaminler, karotenoitler, yem enzimleri ve probiyotik
ürünler sağladığı, buna karşın EVONIK’in ise amino asit ve daha az ölçüde probiyotik
ürünler ile kreatin üretiminde uzmanlaştığı ifade edilmiştir.
(13) Yukarıda aktarılan bilgiler ışığında, mevcut dosya kapsamında OG’nin temel faaliyet alanı
ve ürünün niteliği dikkate alınarak, ilgili ürün pazarının “Omega-3 yağ asitleri içeren karma
hayvan yemi pazarı” olarak tanımlanabileceği değerlendirilmektedir.
(14) 2010/4 sayılı Tebliğ ekinde yer alan Bildirim Formunda etkilenen pazarlar, bildirim konusu
işlemden etkilenme ihtimali olan ve taraflardan en az ikisinin aynı ürün pazarında veya
taraflardan en az bir tanesinin bir diğerinin faaliyette bulunduğu bir ürün pazarının alt veya
üst pazarında faaliyette bulunduğu ilgili ürün pazarları olarak tanımlanmaktadır. Bu
bağlamda, ana teşebbüslerin Türkiye’de her ne kadar OG tarafından üretilen ürünler
alanında doğrudan faaliyet göstermeyeceği anlaşılsa da anılan teşebbüslerin söz konusu
ürünlerin girdisi niteliğinde olan katkı maddeleri alanında faaliyet gösterdiği görülmektedir.
Dolayısıyla etkilenen pazarların belirlenmesi açısından taraflar arasındaki dikey ilişkilerin
ortaya konulması gerekmektedir. Bunun yanı sıra tarafların her ikisinin de Türkiye’de
genel olarak hayvan yemi pazarında faaliyetlerinin örtüştüğü dikkate alındığında
üretilecek yeni ürün açısından da daha dar anlamda tanımlanan ürün pazarında
potansiyel rakip olacakları değerlendirilmektedir.
1 Kurul’un 17.06.2004 tarih ve 04-42/493-119 sayılı kararı.
2 Kurul’un 21.11.2013 tarih ve 13-64/900-380 sayılı kararı. Ayrıca Kurul’un 20.06.2013 tarih ve 13-39/499-
220 sayılı kararında kesin bir ürün pazarı tanımıma gidilmemekle birlikte devralma işleminin genel olarak
yem pazarında etki göstereceği, diğer yandan yem pazarının alt pazarlarının ise kanatlı hayvan yemi
pazarı, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yemi pazarı, balık yemi pazarı ve diğer yem pazarı olarak
sıralanabileceği ifade edilmiştir.
17-35/573-248
4/12
(15) Dosya kapsamında, DSM'nin OG Ürününe girdi olarak kullanılacak belirli vitaminler
alanında Türkiye'de faaliyet gösterdiği, ancak OG Ürünü Amerika Birleşik Devletleri'nde
(ABD) üretileceğinden ve DSM ile OG arasındaki dikey ilişkinin ABD'de oluşacağı bu
nedenle işlemin Türkiye'ye etkisi olmadığı belirtilmiştir. Bildirim Formunda ifade edildiği
üzere DSM ve OG arasında küresel olarak3 maya, su yosunu hücre bankaları, Vitamin E,
Vitamin B1, Vitamin B5 ve Vitamin H/B7 (Biyotin) için dikey ilişki bulunmaktadır. Ana
teşebbüsün üretimini yaptığı diğer ürünlerin, OG Ürününün girdisi olmadığından, diğer
katkı maddeleri açısından ana şirketler ile OG arasında bir dikey örtüşme bulunmadığı
belirtilmiştir. Ayrıca, Vitamin B5, Vitamin H/B7 Biotin, maya ekstraktı, Vitamin B1 ve
Vitamin E ürünlerinin OG Ürünü için önemli girdiler olmadığı ifade edilmiş; bu ürünlerin
toplam OG Ürününün hacminin yalnızca %(…..)'unu teşkil ettiği ifade edilmiştir. Ayrıca,
maya maliyetinin OG Ürününün üretimi için toplam maliyetin yaklaşık %(…..)’ini; maya
dışındaki maliyetlerin ise OG Ürününün üretimi için toplam maliyetin %(…..)’inden azını
oluşturduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla küresel anlamda fiilen, Türkiye’de ise potansiyel
olarak maya, su yosunu hücre bankaları, Vitamin E, Vitamin B1, Vitamin B5 ve Vitamin
H/B7 (Biyotin) pazarlarının etkilenen pazarlar olabileceği değerlendirilmektedir.
G.2.2 İlgili Coğrafi Pazar
(16) Dosya konusu ürün pazarında tüm Türkiye çapında satışın mümkün olabileceği
görüldüğünden bildirim konusu işlemde ilgili coğrafi pazar "Türkiye" olarak belirlenmiştir.
G.3. Değerlendirme
G.3.1. Bildirim Konusu İşlem
(17) 08.08.2017 tarihinde DSM ile EVONIK arasında tarafların tam sahipliklerindeki iştirakleri
aracılığıyla OG’yi kurma ve OG aracılığıyla OG Ürününü ve Yan Ürünü üretme ve
DSM’nin hâlihazırdaki ürünlerinden biri olan DHA Gold’u üretme ve ticarileştirme
niyetlerini belgeleyen Ana Sözleşme imzalanmıştır. Ana Sözleşme ile kurulan OG, iki
şirketten oluşmaktadır. Bunlardan ilki PRODCO ve ikincisi SELLCO’dur. PRODCO ve
SELLCO’nun kuruluşuna ilişkin sözleşme de Ana Sözleşme ile aynı tarihte imzalanmış
olup bahsi geçen sözleşmelerin aynı anda yürürlüğe girmesi planlanmaktadır.
(18) Dosya mevcudu bilgilere göre, OG Ürününün üretilmesi için, belirli varlıklar
(mayalayıcılar) E-Corp’tan PRODCO’ya transfer edilecektir. PRODCO, ilgili üretim
varlıklarına sahip olacak ve E-Corp’u OG Ürününün ve Yan Ürünün üretimi için sözleşmeli
üretici olarak tutacaktır. PRODCO, OG Ürününün üretimi amacıyla, E-Corp’a üretim
tesisini kiralayacak ve OG Ürününü sadece SELLCO için üretecektir. SELLCO, OG
Ürününün küresel pazarlaması, satışı ve dağıtımını yönetmek için kurulacaktır. Ek olarak
PRODCO Yan Ürünü üretecek ve pazara doğrudan satışını gerçekleştirecektir. DSM ve
EVONIK, OG Ürününün SELLCO’ya üretimine ilişkin tüm fikri mülkiyet haklarının
kullanılması için münhasır olmayan, telifsiz lisans vermek için bir lisans anlaşması
imzalamaya karar vermiştir. Bunun karşılığında SELLCO PRODCO’ya (i) OG Ürününün
üretimi ve (ii) OG Ürününün SELLCO’ya satışına ilişkin kullanımı ve ticari faydalanması
için ilgili fikri mülkiyet hakları üzerinde münhasır olmayan, telifsiz bir lisans verecektir.
3 Dosya mevcudu bilgilere göre OG'nin girdisi olan ürünler (su yosunu hücre bankaları, maya, Vitamin B1,
Vitamin B5 ve Vitamin H/B7 (Biyotin) ve Vitamin E) İsviçre'de üretilmektedir ve PRODCO'ya OG Ürününün
üretileceği yer olan ABD'de tedarik edilmektedir. Bildirim Formunda OG Ürününün ABD’de üretileceğinden
bahisle, DSM ile OG arasındaki dikey ilişkinin Türkiye'ye etkisinin olmadığı belirtilmiştir.
17-35/573-248
5/12
(19) Bildirim Formunda ortak girişim kurulma sebebi, EVONIK ve DSM’nin OG Ürününü tek
başlarına başarıyla üretip pazarlayamayacak olmaları olarak açıklanmaktadır. Bu
nedenle insan kullanımı için Omega-3 yağlı asit ürünlerinin düşük hacimli üretimi
konusunda özel uzmanlığına sahip olduğu belirtilen DSM ile hayvan yemi için
aminoasitler üretmeye odaklanan ve hayvansal yemlerin maliyet açısından etkin, büyük
ölçekli üretimi için gerekli olan bilgi birikimine sahip olduğu belirtilen EVONIK’in bir ortak
girişim kurmayı planladığı ifade edilmiştir.
G.3.2. Bildirim Konusu İşlemin 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. Maddesi Bakımından
Değerlendirilmesi
(20) 2010/4 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinin üçüncü fıkrasında “Bağımsız bir iktisadi varlığın tüm
işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin oluşturulması bu maddenin 1.
fıkrasının (b) bendi kapsamında bir devralma işlemi olarak kabul edilmektedir.”
denilmektedir.
(21) Anılan tanımdan hareketle, işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında bir devralma olarak
değerlendirilebilmesi için “ortak kontrol altında bir teşebbüsün bulunması” ve “ortak
girişimin bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkması” şartları aranmaktadır. Bu
noktada, başvuru konusu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ anlamında ortak girişim niteliğinde
olup olmadığının anılan şartlar bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir.
a) Ortak Kontrol Altında Bir Teşebbüsün Bulunması
(22) Birleşme ve Devralma Sayılan Haller ve Kontrol Kavramı Hakkında Kılavuz’da (Kılavuz);
“İki ya da daha fazla teşebbüs ya da kişi, başka bir teşebbüs üzerinde belirleyici etki
uygulama imkânına sahipse ortak kontrolden söz edilecektir. Bu anlamda belirleyici etki
bir teşebbüsün stratejik ticari davranışlarını belirleyen eylemleri engelleme yetkisi
anlamına gelir. Belirli bir hissedara bir teşebbüste stratejik kararları belirleme yetkisi veren
tek kontrolün aksine, ortak kontrolün özelliği iki ya da daha fazla ana şirketin önerilen
stratejik kararları reddetme yetkisinden kaynaklanan kilitleme olasılığıdır. Ortak kontrole
sahip hissedarlar ortak girişimin ticari politikasına karar verirken ortak bir anlayışa sahip
olmak ve işbirliği yapmak zorundadır. Hissedarlar (ana şirketler) kontrol edilen teşebbüsle
(ortak girişim) ilgili önemli kararlarda mutabakata varmak zorundaysa ortak kontrol söz
konusudur.”4 denilmektedir.
(23) İşlem sonrasında EVONIK ve DSM, OG’nin oy haklarının %(…..)’sine ve SELLCO ve
PRODCO’nun yönetim kuruluna aynı sayıda müdür seçme hakkına sahip olacağından ve
EVONIK ile DSM’nin OG’nin stratejik kararları üzerinde veto hakkı bulunmadığından
OG’nin ortak kontrol edileceği görülmektedir.
b) Ortak Girişimin Bağımsız Bir İktisadi Varlık Olarak Ortaya Çıkması (Tam
İşlevsellik)
(24) Bir ortak girişimin 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında bir yoğunlaşma olarak kabul edilmesi
için aranan kriterlerden ikincisi, kurulacak işletmenin bağımsız bir iktisadi varlık niteliği
taşımasıdır. Bir ortak girişimin tam işlevsel olarak kabul edilebilmesi için aşağıdaki
nitelikleri taşıması beklenmektedir:
- Bağımsız olarak faaliyet göstermek için yeterli kaynaklara sahip olunması,
- Ana şirketlerin belirli bir işlevi ötesinde faaliyet gösterme,
- Satış ve satın alma ilişkilerinde ana şirketlere bağımlı olunmaması,
- Kalıcı olarak faaliyet gösterme.
4 Kılavuz, 48. para.
17-35/573-248
6/12
(25) Kılavuz’un 79. paragrafında; tam işlevsellik kriterinin, ortak girişimin “tamamen yeni bir
işletme” şeklinde oluşturulması ya da tarafların önceden münferit olarak sahip oldukları
varlıklarla ortak girişime katkıda bulunması hallerinde Tebliğ’in tarafların oluşturduğu
ortak girişimlere uygulanmasının temel şartı olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca 80. paragrafta
“Bir ortak girişimin tam işlevsel bir teşebbüs olabilmesi için operasyonel bakımdan iktisadi
bağımsızlığa sahip olması gerekmekte olup bu durum stratejik kararların alınmasında da
ana teşebbüslerden bağımsız hareket edebileceği anlamına gelmez. Bu nedenle tam
işlevsellik kriterinin sağlanabilmesi için ortak girişimin operasyonel bakımdan bağımsız
olması yeterlidir.” ifadelerine yer verilmiştir.
(26) Başvuruya konu ortak girişim; yukarıda da değinildiği üzere iki farklı tüzel kişilikten
oluşacaktır. Dosya mevcudu bilgilere göre, PRODCO, OG Ürününü E-Corp’a fason
olarak ürettiren ve SELLCO’ya satan ABD’de kurulu özel bir şirkettir. SELLCO ise
Hollanda yasalarına göre kurulan bir ortaklık olup OG Ürününün dünya çapındaki satış,
dağıtım ve pazarlamasını yapacaktır. Ayrıca SELLCO’nun, halihazırda DSM tarafından
ticari olarak kullanılan hayvansal besinler için kuru yosun esaslı bir ürün olan DHAGold
için distribütör olarak atanacağı bildirilmiştir. Buna ek olarak, PRODCO’nun, OG Ürünü
üretim sürecinin bir yan ürünü olan, sıvı alg hücresi debrisi biçimini alan ve diğerleri
yanında hayvansal beslenme ve biyogaz tesislerinde kullanılabilecek olan ürünü
doğrudan pazara satacağı belirtilmiştir.
(27) Bu noktada, biri üretim ve satış bir diğeri ise tamamen satış alanında faaliyet gösterecek
iki farklı teşebbüsün tek bir ortak girişim olarak kabul edilip edilemeyeceği hususunun
açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Kılavuz’un “Birbiriyle İlişkili İşlemler” başlıklı
3.1.5. maddesinde “Tebliğ’in 5. maddesinin 4. fıkrasında, şartla birbirine bağlı olduğu için
birbirleriyle yakın ilişkili olan işlemlerin tek bir işlem olarak kabul edileceği
düzenlenmektedir. İşlemlerin birbirine bağlı olması, işlemlerin temelini oluşturan gerekçe
ve tarafların ekonomik amacı dikkate alındığında, söz konusu işlemlerin, biri olmadan
diğeri gerçekleşemeyecek şekilde birbirine bağlı olması anlamına gelmektedir. Nitekim
bu işlemler pazar yapısını birlikte değiştirmektedir.” denilmektedir. Teşebbüs temsilcisi
tarafından gönderilen yazıda hem PRODCO hem de SELLCO’nun, bildirime konu işlemin
ticari amacına ulaşılmasında zaruri ve birbirine bağımlı olduğu ifade edilmiştir. Ayrıca
tarafların, diğeri olmaksızın sadece bir teşebbüsün kurulması halinde işlem
doğrultusunda ilerlemeyeceği belirtilmiştir. Bu doğrultuda işlemin gerekçesi dikkate
alındığında yukarıda yer verilen mevzuat hükmü uyarınca PRODCO ve SELLCO’nun
kurulmasının tek bir işlem olarak değerlendirilebileceği kanaatine varılmıştır. Ortak
girişime ilişkin tam işlevsellik unsuru değerlendirilirken bu husus dikkate alınmıştır.
(28) Bildirim konusu işleme ilişkin ikinci önemli husus ise kurulacak ortak girişimin OG
Ürününün tamamını, EVONIK’in iştiraki olan E-Corp’a fason olarak ürettirmesine ilişkindir.
Kılavuz’un 85. paragrafında “Ana şirketlerin ortak girişimin üst ve/veya alt pazarında güçlü
bir şekilde var olması, ana şirketlerle ortak girişim arasında büyük miktarda satış ya da
satın alma ilişkilerine yol açıyorsa, bu durum ortak girişimin tam işlevsellik niteliğinin
değerlendirilmesinde dikkate alınacak bir unsurdur.” denilmektedir. Ayrıca söz konusu
alım satım ilişkisinin ortak girişimin sadece bir başlangıç süresini kapsamasının tam
işlevsellik niteliğini etkilemeyeceği ifade edilerek, makul süre olarak üç yıl benimsenmiştir.
Mevcut dosya özelinde söz konusu alım ilişkisi için bir süre sınırı getirilmediği
anlaşılmaktadır.
17-35/573-248
7/12
(29) Diğer yandan söz konusu alım ilişkilerinin niteliği incelenirken dikkate alınan diğer bir
ölçütün ise ortak girişimin ilgili ürüne sağladığı katma değer olarak belirlenmiştir.5 Ancak
PRODCO’nun E-Corp’tan alacağı ürüne herhangi bir katma değer katmayacağı
anlaşılmaktadır. Kılavuz’da “Bir teşebbüsün bir alım-satım piyasasında tam işlevsel bir
ortak girişim teşkil etmesi için, gerekli donanıma sahip olması ve tedariklerinin büyük bir
kısmını sadece ana şirketlerinden değil başka rakip kaynaklardan da temin etmesinin
muhtemel olması gereklidir.” denilmektedir ancak “büyük bir kısım” olarak kabul
edilebilecek bir orana yer verilmemektedir. Öte yandan Kılavuz’da ortak girişimin, ana
şirketlerine yaptığı satışların tam işlevselliğe olan etkisi incelenirken “ortak girişim
cirosunun %50’den fazlasını üçüncü kişilere yaptığı satışlardan elde ediyorsa, bu tipik
olarak bir tam işlevsellik göstergesi olacaktır.” denilmektedir. Bu nedenle söz konusu
oranın satın alma ilişkisi değerlendirilirken de ilk bakışta dikkate alınabileceği
değerlendirilmektedir.
(30) Dosya kapsamında edinilen bilgilere göre, OG Ürünü ve Yan Ürünün tamamı E-Corp’a
fason olarak ürettirilecektir. Ayrıca OG'nin tüm satışları içinde Yan Ürün değer bazında
yaklaşık olarak, %(…..), DHA Gold %(…..) ve OG Ürünü %(…..)'ini oluşturacaktır. Bu
bağlamda OG’nin, satışını yapacağı ürünler içerisinde %(…..) paya sahip olan ürünlerin
tamamını E-Corp’a fason olarak ürettirip geri kalan %(…..) kısmı ise doğrudan DSM’den
temin edeceği anlaşılmaktadır.
(31) Kılavuz’un “5.2. Ana Şirketlerin Belirli Bir İşlevi Ötesinde Faaliyet Gösterme” başlıklı
kısmında “Bir ortak girişim, pazara erişimi ya da pazarda faaliyeti olmaksızın, ana
şirketlerin faaliyetleri içerisinde sadece belirli bir işlevi yerine getirmek üzere kurulması
durumunda tam işlevsel olarak değerlendirilmez. Örneğin, AR&GE ya da üretimle sınırlı
ortak girişimlerde bu durum söz konusudur. Bu gibi ortak girişimler ana şirketlerinin
işletme faaliyetlerine yardımcı niteliktedir. Bir ortak girişimin faaliyetlerinin esas olarak ana
şirketlerinin ürünlerinin dağıtımı ya da satışıyla sınırlı olması, dolayısıyla daha çok bir
satış temsilciliği görevi görmesi halinde de bu durum söz konusudur.” denilmektedir. Bu
bağlamda, OG her ne kadar bir üretim tesisine sahip olsa da bu tesisin fiilen sadece ana
teşebbüsler tarafından kullanılacağı ve OG’nin sadece ana teşebbüslere ürettirdiği
ürünleri ticarileştireceği değerlendirilmektedir.
(32) Yukarıda aktarılanlar ışığında, inceleme konusu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında
ortak girişim sayılabilmesi için taşıması gereken unsurlardan olan bağımsız bir iktisadi
varlık olarak ortaya çıkma unsurunu karşılamadığı, anılan işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ
kapsamında bir ortak girişim işlemi niteliğinde olmadığı anlaşılmıştır. Bildirim konusu
OG’nin bu gerekçelerle 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi kapsamında değerlendirilmesi
mümkün olmadığından, DSM ve EVONIK arasındaki anlaşmanın esasen ticarileştirme
işlevini içeren yatay bir işbirliği anlaşması niteliğinde olduğu, dolayısıyla bu anlaşmanın
Kanun’un 4. ve 5. maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatine
varılmıştır.
5 Kılavuz, 89. para.
17-35/573-248
8/12
G.3.3. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Çerçevesinde Değerlendirme
(33) İnceleme konusu işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ çerçevesinde devralma sayılabilmesi için
taşıması gereken unsurlardan olan bağımsız bir iktisadi varlık olarak ortaya çıkma
koşulunu karşılamadığı ve bu nedenle anılan işlemin 2010/4 sayılı Tebliğ kapsamında
Kurul’un iznine tabi bir ortak girişim işlemi niteliğinde olmadığı görülmüştür. Bu bakımdan
incelemeye konu olan sözleşme çerçevesinde kurulacak teşebbüsün; DSM ve EVONIK
arasında üretim ve dağıtıma ilişkin rakipler arasında gerçekleştirilen bir yatay işbirliği
anlaşması olarak değerlendirilmesi gerekmektedir6.
(34) Rakipler arasında bir ekonomik faaliyeti yerine getirmek için yapılan bir ya da birden fazla
anlaşma şeklinde tanımlanabilecek yatay işbirliği anlaşmaları, genel olarak, teşebbüslerin
faaliyet gösterdikleri pazarlarda rekabet güçlerini arttırabilmek ya da tek başlarına
gerçekleştirmelerinin zor olduğu faaliyetleri yürütmek amacıyla hayata geçirilen, toplam
refahı arttırabilecek nitelikte anlaşmalardır. Globalleşme ve yeni pazarların oluşması
neticesinde karşı karşıya kalınan yoğun rekabet, şirketlerin etkin şekilde faaliyetlerini
sürdürebilmesi için yeni teknolojileri, daha fazla sermeye gereksinimini, araştırma
faaliyetleri için daha fazla kaynak ihtiyacını beraberinde getirebilmektedir. Bu çerçevede,
artan sermaye ihtiyacı ve Ar-Ge maliyetleri bir anlamda yatay işbirliklerini gerekli
kılabilmektedir. Ancak, önemli ekonomik faydalar ortaya çıkarabilen işbirliği anlaşmaları,
aynı zamanda çeşitli rekabet sorunlarına da yol açabilmektedir.
(35) Yatay işbirliği anlaşmalarına ilişkin başlıca endişeler; tarafların fiyat, üretim, dağıtım veya
arz miktarlarını belirlemek üzere anlaşması ya da işbirliğinin, tarafların pazar gücü elde
etmesi, pazar gücünü koruması ya da arttırmasına ve böylelikle, fiyat, üretim miktarı, ürün
kalitesi, ürün çeşitliliği ya da inovasyon bakımından pazarda olumsuz etkilerin ortaya
çıkmasına yol açmasıdır. Ayrıca yatay işbirliği anlaşmaları gizli bir karteli oluşturmak veya
danışıklı eylemler için kolaylaştırıcı unsur olarak kullanılabilecek ve rakip çıkar ve
motivasyonlarının değiştirilerek önceden var olan bir kartelin sürdürülmesine, yeni bir
kartel oluşturulmasına veya açık anlaşmalar olmaksızın uyumlu eylemlere neden
olabilecektir.
(36) Rakip teşebbüsler arasında gerçekleştirilen yatay işbirliği anlaşmalarının yukarıda yer
verilen riskleri doğrudan ve kaçınılmaz olarak doğuracağı yönünde bir anlayışın doğrudan
benimsenmesi doğru değildir. Bununla birlikte olay bazında yapılacak inceleme ile dosya
konusu yatay işbirliğinin taraflar arasında rekabeti sınırlayıcı amaç ya da etki taşıyıp
taşımadığı en ufak endişeye mahal vermeyecek biçimde değerlendirilmelidir.
(37) Belirtilen bu hususlar inceleme konusu dosya bakımından değerlendirildiğinde önem
taşıyabilecek husus; ana teşebbüslerin, kurulacak olan teşebbüs ile aynı pazarda ve
yukarıda etkilenen pazarlar olarak tanımlanan pazarlarda faaliyetlerinin bulunmasıdır.
(38) Teşebbüsler arasındaki yatay ilişki incelendiğinde, ana teşebbüslerden EVONIK'in karma
hayvan yemi pazarındaki 2016 Türkiye değer bazlı pazar payı %(…..) iken, DSM'nin söz
konusu pazardaki pazar payı %(…..) olarak belirtilmiştir.
(39) Daha dar anlamda tanımlanan pazarda ise, DSM'nin Omega-3 yağ asitleri (DHA ve/veya
EPA) içeren karma hayvan yemi katkı maddesi pazarındaki 2016 Türkiye pazar payının
yaklaşık olarak hacmen %(…..), değer bazında %(…..) olduğu ifade edilmiştir. EVONIK’in
ise Omega-3 yağ asitleri içeren karma hayvan yemi pazarında faaliyet göstermediği
belirtilmiştir.
6 Benzer yaklaşım Kurul’un 06.02.2013 tarih ve 13-09/119-65 sayılı kararında da yer almaktadır.
17-35/573-248
9/12
(40) Yukarıda da ifade edildiği üzere ana teşebbüslerin maya, su yosunu hücre bankaları,
Vitamin E, Vitamin B1, Vitamin B5 ve Vitamin H/B7 (Biyotin) ürünlerini girdi olarak
sağlaması nedeniyle kurulacak olan teşebbüs ile dikey ilişki içerisinde olduğu
anlaşılmaktadır. DSM'nin OG’nin girdisi olarak kullanılan ürünleri için hacim bazlı küresel
pazar paylarının 2016 yılı verilerine göre Vitamin B1 için %(…..), Vitamin B5 için %(…..),
Vitamin H/B7 (Biotin) için %(…..), maya için %(…..), Vitamin E için %(…..) olduğu ifade
edilmiştir.
(41) DSM'nin bahse konu pazarlardaki hacim bazlı Türkiye pazar paylarının ise Vitamin B5
için %(…..), Vitamin H/B7 (Biyotin) için %(…..), maya özü pazarı ve Vitamin B1 pazarı
için %(…..) olduğu belirtilmiştir.
(42) Bildirim Formunda konuyla ilgili olarak, Vitamin B5, Vitamin H/B7 Biotin, maya ekstraktı,
Vitamin B1 ve Vitamin E ürünlerinin OG Ürünü için önemli girdiler olmadığı ifade edilmiş;
bu ürünlerin toplam OG Ürününün hacminin yalnızca %(…..)'unu teşkil ettiği
vurgulanmıştır. Ayrıca, mayanın maliyetinin OG Ürününün üretimi için toplam maliyetin
yaklaşık %(…..)’ini; maya dışındaki maliyetlerin ise OG Ürününün üretimi için toplam
maliyetin %(…..)’inden azını oluşturduğu belirtilmiştir. Her ne kadar dikey ilişkinin önemli
olmadığı belirtilse de dikey ilişkili pazarlarda ana teşebbüslerin oldukça yüksek pazar
payları olduğu görülmektedir.
(43) Bu tespitler doğrultusunda, DSM ve EVONIK arasında ticarileştirme alanında
gerçekleştirilen işbirliğinin, tarafların Türkiye’deki genel hayvan yemi pazarındaki fiili
rakiplik ve yukarıda açıklanan dikey pazardaki satışları dikkate alındığında, 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında değerlendirilebilecek rekabeti kısıtlayıcı etkilere yol
açabilecek nitelikte olduğu, bu nedenle sözleşmelere menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
bahse konu işbirliğinin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde muafiyet
bakımından değerlendirilmesi gerekmektedir.
G.3.4. Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi
(44) 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs
birliği kararlarına muafiyet tanınmasına ilişkin koşulları düzenleyen 5. maddesinde iki
olumlu ve iki olumsuz koşul sayılarak, muafiyet verilecek olan anlaşma, eylem ya da
kararın söz konusu dört koşulu birden sağlaması gerektiği hükme bağlanmıştır. Aşağıda
söz konusu koşullarının her birine ilişkin değerlendirmelere yer verilecektir.
a) Ürünlerin üretimi ve dağıtımı ve hizmetlerin sağlanması için yeni gelişme ve
iyileşme veya iktisadi ya da teknik gelişme sağlanması
(45) Muafiyet koşullarından ilki, malların üretim ve dağıtımında iyileşme ya da ekonomik veya
teknik gelişme sağlama zorunluluğudur. Üretim veya dağıtım maliyetlerini düşüren,
kaliteyi arttıran, piyasaya yeni girişleri kolaylaştıran ve yeni üretim tekniklerinin
gelişmesine katkıda bulunan anlaşmaların genellikle bu ilk kriteri sağladığı kabul
edilmektedir.
(46) Dosya mevcudu bilgilere göre taraflar, birbirini tamamlayan uzmanlıklarını geliştirmek ve
aksi halde geliştiremeyecekleri, hayvan beslenmesinde kullanılmak üzere bir Omega-3
yağ asidi ürününün ticarileştirilmesi amacıyla, OG Ürününün üretimi ve ticarileştirilmesi
için bir ortak girişim kurmak istemektedir. DSM'nin insan kullanımı için Omega-3 yağlı asit
ürünlerinin yüksek marjlı düşük hacimli üretimi konusunda özel uzmanlığa, EVONIK’in ise
hayvan yemi için aminoasitler ürettiği, hayvansal yemlerin maliyet açısından yüksek
etkinliğe, büyük ölçekli üretim içinse gerekli olan bilgi (know-how) birikimine sahip olduğu
belirtilmiştir. Taraflar, OG Ürününün balık ve evde beslenen hayvan beslenmesi için
hayati önem taşıdığı belirtilen iki bileşen olan EPA ve DHA içeren balık yağı hariç,
hâlihazırda tek hayvan yemi ürünü olduğunu ileri sürmektedir. Bu nedenle ticarileştirilecek
ürünün ilgili pazara bir yenilik getireceği anlaşılmaktadır.
17-35/573-248
10/12
(47) Ayrıca OG Ürününün, hayvan beslenmesinde kullanılan ve büyük miktarlarda düşük
değerli balıklardan üretildiği için sınırlı olan kaynağa (balık yağı) ikame teşkil edeceği
vurgulanmıştır. Bu kapsamda OG Ürününün aynı zamanda aşırı avlanmaya mahzur
kalan okyanusların bazı ekolojik sorunlarının da azaltılmasına katkıda bulunacağı ifade
edilmektedir.
(48) Bu veriler ışığında OG Ürününün, teknik ve iktisadi gelişime katkıda bulunacağı
değerlendirilmektedir.
b) Tüketicinin faydalanması
(49) Bir anlaşmaya muafiyet tanınabilmesi için yerine getirilmesi gereken ikinci olumlu koşul
malların üretimi veya dağıtımında sağlanan iyileşmeden elde edilen faydanın tüketicilere
yansıtılmasıdır. Dosya kapsamında temin edilen bilgilere göre, OG Ürünü balık yağına
nazaran daha yüksek EPA ve DHA oranlarına sahip olacak ve balık yağı üretimi için
elverişli düşük değerli balıkların yüksek hacimle kullanılması ihtiyacını bir ölçüde ortadan
kaldırmaktadır. Bu nedenle ürünün tüketiciler açısından balık yağından daha verimli bir
ikame oluşturacağı beklenmektedir. OG’nin, ayrıca DSM ve EVONIK’in beraber
geliştirdikleri yeni bir Omega-3 yağ asidi (EPA ve DHA) ürününü ürettirip ve pazarlayacağı
bildirilmiştir. EPA ve DHA’nın insan ve hayvan beslenmesinde sağlığa önemli faydalarının
bulunduğu ve balıklar için hayati olduğu belirtilmiştir. Başvuru taraflarından edinilen
bilgiye göre söz konusu işbirliği sonucunda aşağıdaki tüketici faydalarının oluşacağı
beklenmektedir:
DHA ve EPA insan sağlığı için güçlü faydaları bulunan temel besin öğeleridir. Özellikle
DHA kalp dokusu için hayati bir yapıdır ve beyin gelişimi için önemlidir. İnsan
vücudunun EPA ve DHA üretemediği düşünüldüğünde, bu besinler ya balık/su yosunu
yağı gıda takviyeleri, ya da besin zinciri üzerinden önceden oluşmuş EPA ve DHA
kaynakları (yabani hayat) balık tüketimi veya yeme katılmış balık yağı tüketmiş balık
tüketimi ile sağlanmalıdır.
Dünya denizlerinde aşırı avlanma sebebiyle balık ve deniz mahsullerinin git gide daha
sık su kültürü ile yetiştirilmesi, insan tüketimi odaklı balık ve deniz ürünlerinin
%50’sinden fazlasının çiftlik kökenli olmasına yol açmıştır. Somon, alabalık, çipura
veya karides gibi deniz mahsulleri gibi su kültürü ile yetiştirilen bazı su canlılarının
büyümeleri ve hayatta kalmaları için temel Omega-3 yağ asitlerine (özellikle EPA ve
DHA) ihtiyaç duymaktadırlar. Bu Omega-3 yağ asitleri su kültüründeki balık ve deniz
mahsullerine balık yağı (işlenmiş düşük değerli yabani balık) yemlenerek
sağlanmaktadır. Yabani balık miktarı sınırlı olduğundan, su kültürü ile balık üretimi bu
sebeple balık yağı üretimi sınırlanmaktadır. Balık üretimi toplam balık yağı talebinin
yaklaşık %70’ini karşılamaktadır. Dolayısıyla, yatay işbirliği sonucu ticarileştirecek
ürünün söz konusu kısıtlı yönteme alternatif olacağı beklenmektedir.
(50) Yukarıdaki açıklamalardan hareketle, OG Ürününün tüketiciler açısından balık yağına
daha verimli bir ikame teşkil edeceği ve aşırı avlanmaya maruz kalacak olan okyanusların
ekolojik sorunlarına bir ölçüde çözüm olabilecek nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. Bu
bilgiler doğrultusunda taraflar arasında yatay işbirliği anlaşmasının tüketicilere fayda
sağlayacağı değerlendirilmektedir.
c) İlgili pazarın önemli bir kısmında rekabetin ortadan kalkmaması
(51) Anlaşma, karar veya uyumlu eylem neticesinde ilgili piyasanın önemli bir bölümünde
rekabetin ortadan kalkmaması, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde belirtilen bir diğer
koşuldur. Dosya kapsamında, tüketicilerin gelecekte balık yağı ile su yosunu bazlı
Omega-3 yağ asidi ürünleri arasında seçim hakkının olmaya devam edeceği belirtilerek
OG Ürününün pazarlanmasının Omega-3 yağ asitleri içeren karma hayvan yemi
pazarında tüketicilerin seçeneklerini kısıtlamayacağı ifade edilmiştir.
17-35/573-248
11/12
(52) İşbirliğinin, tarafların pazar gücü elde etmesi, pazar gücünü koruması ya da arttırmasına
ve böylelikle, fiyat, üretim miktarı, ürün kalitesi, ürün çeşitliliği ya da inovasyon
bakımından pazarda olumsuz etkilerin ortaya çıkmasına yol açmaması bakımından
öncelikle incelenmesi gereken hususlardan biri ise pazar paylarıdır. DSM’nin ilgili pazarda
Türkiye pazar payının oldukça düşük (yaklaşık olarak %(…..)) olduğu, EVONIK’in ise bu
pazarda Türkiye’de faaliyet göstermediği de dikkate alındığında yatay işbirliğinin
Türkiye’de ilgili pazardaki rekabeti önemli oranda ortadan kaldıracağı beklenmemektedir.
Ayrıca, OG Ürününün EPA ve/veya DHA içeren hayvan yemi katkı maddeleri için pazarda
yeni bir rekabetçi güç oluşturacağı da belirtilmiştir.
(53) Diğer yandan, yukarıda da açıklandığı üzere DSM’in kurulacak olan OG ile dikey ilişkili
pazarlarda Türkiye’de önemli ölçüde (%(…..)’ın üzerinde) pazar payına sahip olduğu
görülmektedir. Bu husus ilk bakışta dikey ilişkili pazarlar açısından rekabetçi endişe
doğurabilecek niteliktedir. Tarafların sunduğu dikey ilişkili ürünlerin ticarileştirilecek nihai
ürünün üretim maliyeti içindeki payının oldukça düşük (yaklaşık olarak %(…..)) olduğu
dikkate alındığında tarafların faal olduğu dikey ilişkili pazarların nihai ürün açısından
etkisinin de sınırlı olacağı beklenmektedir. Bu doğrultuda, piyasaya yeni bir ürün
sunulması, böylelikle tüketiciye ürün çeşitliliği sağlanması ile oluşacak rekabetçi katkının
daha yüksek olacağı değerlendirilmektedir.
(54) Sonuç olarak taraflar arasındaki yatay işbirliği sonucunda ilgili pazarın önemli bir
kısmında rekabetin kısıtlanmayacağı değerlendirilmektedir.
d) (a) ve (b) bentlerinde açıklanan amaçların gerçekleştirilmesi için rekabetin
zorunlu olandan fazla kısıtlanmaması
(55) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde öngörülen son koşul, rekabetin (a) ve (b)
bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması gereğidir.
Buna göre, tüketicilere yansıtılan ekonomik gelişme ve iyileştirmenin elde edilmesinde
rekabeti daha az sınırlayan bir yöntem mevcut ise anlaşmaya muafiyet tanınamayacaktır.
(56) Dosya mevcudu bilgilere göre OG, hayvan beslenmesi açısından hem DHA hem EPA
içeren hayvan yemi için kullanılmak üzere Omega-3 yağ asidi ürünlerinin fason olarak
ürettirilmesi ve ticareti için yeni kurulacak bir ortak girişimdir. Taraflar bu işbirliğinin
sebebini, EVONIK'in de DSM'nin de tek başlarına, OG Ürününü endüstriyel ölçekte
başarıyla üretip pazarlayamayacak olması olarak açıklanmıştır. Yukarıda da belirtildiği
üzere, DSM'nin iş birimi, insan kullanımı için Omega-3 yağlı asit ürünlerinin yüksek marjlı
düşük hacimli üretimi konusunda özel uzmanlığı bulunduğu, EVONIK’in ise hayvan yemi
için aminoasitler üretmeye odaklandığı ve hayvansal yemlerin maliyet açısından yüksek
etkinlik doğuracak, büyük ölçekli üretim için gerekli olan bilgi birikimine (know-how) sahip
olduğu bildirilmiştir. Dolayısıyla tarafların birbirini tamamlayıcı özelliklerini bir araya
getirerek piyasaya yeni bir ürün sunmayı hedeflediği görülmektedir. Bu husus dikkate
alındığında söz konusu işbirliği sonucunda tüketici seçeneklerinin artacağı
değerlendirilmektedir.
(57) Bu çerçevede bildirime konu işbirliğinin, ilgili teşebbüslere, hem EPA hem de DHA içeren
Omega-3 yağ asitli hayvan yemi ürününün ticarileştirilmesi amacı için zaruri olandan
başka bir sınırlama getirdiğini söylemek mümkün görünmemektedir.
(58) Tüm bu değerlendirmelerin ışığında, DSM ve EVONIK arasında Omega-3 yağ asitleri
içeren karma hayvan yemi pazarında gerçekleşecek işbirliği anlaşmasının ilgili pazar
bakımından muafiyetin tüm koşullarını sağladığı ve bu nedenle bu alandaki işbirliğine
bireysel muafiyet tanınabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
17-35/573-248
12/12
(59) Dosya mevcudu bilgilere göre OG'nin, ilk tam üretim yılı olacak 2020 yılında, Omega-3
yağ asitleri içeren hayvan yemi pazarındaki küresel pazar payının işlem sonrasında değer
bazında %(…..) ve hacim bazında %(…..) olacağı tahmin edilmektedir. Söz konusu
oranların Türkiye’de ne şekilde gerçekleşeceği öngörülememektedir. Bu nedenle başvuru
konusu bu ürünlerin ticarileştirilmesi alanında gerçekleşecek bir işbirliğinin ne kadar süre
içerisinde pazar gücü yaratabileceği ve hatta hâkim duruma yol açabileceği hususunun
sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi mümkün görünmemektedir. Ancak taraflardan
EVONIK’in Türkiye’de doğrudan Omega-3 yağ asidi içeren bir hayvansal yem sunmadığı,
DSM’in ise bu pazarda oldukça düşük pazar payına sahip olduğu, ayrıca Kurul’un
muafiyetin geri alınmasını da içeren ex-post müdahale araçlarının bulunduğu dikkate
alındığında muafiyetin süresiz verilmesinde bir sakınca bulunmadığı kanaatine
ulaşılmıştır.
H. SONUÇ
(60) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
1. Bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 2010/4 sayılı
Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında
Tebliğ’in 5. maddesinin 3. fıkrası kapsamında bir devralma işlemi olmadığına,
2. Ticarileştirme alanında gerçekleştirilen inceleme konusu işbirliği anlaşmalarının,
rekabeti kısıtlayıcı etkiler oluşturabilecek nitelikte olmaları nedeniyle 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olduğuna,
3. Bununla birlikte, 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde sayılan şartları sağladığı
tespit edildiğinden söz konusu anlaşmalara Omega-3 yağ asitleri içeren karma
hayvan yemi pazarı kapsamında bireysel muafiyet tanınmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy