T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ...
VEKİLLERİ :
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...- (T.C:...) Havzan Mah. Yenisantralelektrik Cad. 30/10 (Müsiad Evleri) Meram/ KONYA
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... A.Ş vekili 24/06/2015 tarihli dava dilekçesinde özetle ; müvekkili davalı şirket arasında uzun yıllardan itibaren devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiyi, şirket müdürü olan diğer davalı ...'nin yürüttüğünü, şirket yöneticileri ile aralarında birinci dereden kan bağı olan davalı ...'ye fabrikanın yönetimi konusunda son derece güvendiklerini ve dava dilekçesi ekinde sunulan vekaletname çerçevesinde genel müdür ... , ... ile birlikte nakliye faturalarını ödemeye münhasır olmak üzere 2.000 TL ye kadar çek keşide etme yetkisi verdiklerini, daha sonra davalının temsil yetkisinin Konya .Noterinin ... Yevmiye numaralı ve 13/03/2015 tarihli azilnamesi ile kaldırıldığını, davalı şirketin dava dilekçesinde belirtilen fatura içeriklerindeki malları, bedelini tahsil ettiği halde ifa etmediğini, ifa edilmeyen mal yada hizmetlere ilişkin faturaları dava dilekçesinde sunduklarını belirtmiştir. Davalı şirketin teslim ettiği mal yada hizmetlerde nakliye bedelinin müvekkil şirketçe ödendiğini, müvekkil şirketin faturalardaki mal yada hizmeti teslim almadan bedelinin ödenmesine, müvekkil şirketi dolandıran diğer davalı şirket müdürü ...'nin sebep olduğunu, davalın ...'nin müvekkili şirketi dolandırdığını, teslim almadığı mal ve hizmetlerin bedelini ödettirerek kendisine ve davalı şirkete menfaat sağladığını, müvekkili şirketin durumda haberdar olur olmaz davalı şirkete ihtarname çektiğini, davalının ise malların teslim edildiğini iddia etse de teslim edildiğine dair bir belge ibraz edemediğini, davalıların usulsüzlüklerinden bir diğerinin ise, faturalardaki malların gerçek değerinin üzerinde gösterilerek müvekkilinden haksız kazanç sağladığını, tarafların haksız olarak elde ettikleri bu haksız kazançtan davalı ...'nin bağlantılı olduğu kimselere 316.840,35 TL ödeme yaptığını ayrıca davalının hesaplarının incelenmesi halinde davalı şirketten ...'ye yapılan havalelerinde ortaya çıkmasının mümkün olduğunu, davalılardan ...'nin, davalı şirketten fatura kesmesini talep ettiğini, şirketin fatura kesmesinden sonra ...'nin müvekkili şirketin çekini davalı şirkete kestiğini, şirketin de aldığı çeklerin bir kısımını ... ile bağlantısı olan kişiye verdiğini ve şirketin çekini tahsil edip tekrar ...'ye iade ettiğini, tarafların usulsüzlüklerinden bir diğerinin ise faturalardaki yazan mal yerine farklı ve daha değersiz bir malın teslim edilmesi şeklinde olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirketten ifa edilmeyen faturalar karşılığının 19.033,40 TL alacaklı olduğunu, her iki davalının birlikte hareket ederek, müvekkiline teslim edilen bir kısım malların değerinin üzerinde bedel ödettiğini belirterek davalarının kabulüne, 19.033,40 TL nin fatura karşılığı çek bedellerinin ve havalelerin tahsil edildiği andan itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla faturadaki içerikten farklı teslim edilen mallardan ve şişirilmiş faturalardan kaynaklanan 1.000 TL'nin ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili 14/07/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın hukuki dayanaktan yoksun, inandırıcı olmaktan uzak beyan ve iddialarını kabul etmediklerini, davacını tarafın tüm talep ve dava haklarının zaman aşımına uğradığını bu nedenle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davaya konu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı iken Maliye'ye düzeltme beyannamesi verilmek suretiyle kayıtlardan silindiği, faturaların ticari defterlere kaydedilmiş olmasının, içeriğine itiraz edilmediği ve fatura konusu malların teslim alındığına karine teşkil ettiği, çeklerin ödeme vasıtası olması karşısında yapılan ödemeler kadar mal teslim e dilmediğinin yazılı delillerle ispat edilmesi gerektiği ve en önemlisi müvekkili davalı ...'nin tacir olan iki davalı arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bu uyuşmazlıkla hiç bir ilgisinin olmadığı sabit olduğundan, başkaca hiçbir incelemeye gerek kalmaksızın davanın reddi gerektiğini, davacı şirketin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davada ispat yükünün davacıda olup, davacı şirketin iddialarını yazılı belgeyle ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin sadece ... A.Ş. adına yapılacak nakliye işleri ile ilgili olarak 2.000 TL tutarına kadar olan çekleri tanzim etmeye ve imzalamaya şirketin müdürü ... , ... ve ... ile müştereken imzaya yetkisi olup, bu imzada tamamlama, ikame amaçlı olduğunu, çekin muhteviyatı ne alım - satım ne de ödeme konusunda müvekkile ait bir sorumluluk yada yetkisi olmadığını, müvekkilin krom şirketi için alım-satım yapma yetkisi bulunmadığı gibi şirket için borçlandırıcı teslim yetkisi de olmadığını, müvekkilinin ticari vekil olduğu iddiasının doğru olmadığını, müvekkilinin sadece personelin sevk ve idaresinden sorumlu olup şirket temsilci ve hissedarlarının talimatlarına göre görevini yürüttüğünü, davacının delil olarak davaya yazılı belgeyle ispata muhtaç olduğundan dava dilekçesinde belirtilen delilleri kabul etmediklerini, davacı tarafın başkaca delil sunmasına ve tanık dinletmesine de muvafakatlarının olmadığını belirterek haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tic. Ltd. Şti vekili 12/10/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının davaya konu iddiasını bir yıllık zaman aşımına tabi hileli işleme dayandırmış olup, iddia olunan tüm işlemlerin üzerinden de bir yıllık süre geçtiğini, müvekkili şirket ile davacı arasındaki ticari işlemlerin bir bütün olarak belgeye bağlı işlemler olup, bu belgelerin muhtevası hakkında davalı şirketin en üst temsilcisinden alt birim yetkililerine kadar şirketi temsilen hareket eden her kademedeki şirket görevlisinin bilgi sahibi olduğunu, davaya konu edilen müvekkil şirket belgelerinin dava tarihinde ortaya çıkmış olmadığını, işlem tarihi itibariyle davacı şirkete ulaşmış ve şirket kayıtlarına intikal etmiş olduğunu, davacı şirketin müvekkili şirkete ait iddialara konu fatura ve benzeri belgelerden ve bu belgelerin muhtevasından kendi defter kayıtlarına giriş tarihi itibariyle bilgi sahibi olup bu kapsamda her bir belgenin davalı şirketin kayıtlarına intikal tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin başlayacağının açık olup davacının iddiasına konu faturalar yönünden dava tarihi itibariyle zaman aşımı sürelerinin dolmuş olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirket arasındaki ticari işlemlerin şirket ortakları dahil şirketin her kademedeki yetkilisi ile temas alinde ve bilgisi dahilinde gerçekleşmiş olduğu hususunun taraflar arasındaki ticari işlemlerin belgeleri ile sabit olduğunu, davacı şirket tarafından müvekkil şirket adına tanzim olunan tüm çeklerin davacı şirket ortağı ... tarafından tanzim ve imza olunduğunu, müvekkil şirkete mal siparişlerinin davacı şirketin satın alma servisindeki yetkililer tarafından yapıldığını gibi taraflar arasındaki cari hesap takiplerinin de muhasebe müdürleri tarafından yapılmış olup, dönem sonu hesap mutabakatlarının bizzat davacı şirketin ilgili birim yetkililerince düzenlendiğini, davada iddiaya konu edilen her iki fatura içeriğinin mal faturaları ile birlikte davacıya ulaştırılmış ve davacı şirket kayıtlarına girmiş olduğunu, davacı şirket tarafından faturalar üzerine düşülen kayıt edildi ibareleri ile sabit olduğu üzere kayda alan bu mallarla ilgili olarak davacı şirket tarafından fatura içeriği malların teslim olunmadığı yolunda herhangi bir ikaz yada itiraz olmadığını belirtmiştir. Müvekkili şirket tarafından davalı ...'ye çek cirosu etmek suretiyle verilen borç dışında 373.058,37 TL havale çıkarmak suretiyle ödeme yapılmış olduğu iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini, davaya konu söz konusu faturalara konu malların davacı şirkete gönderilmiş olduğu hususunun şirket kayıtları ve malların yüklemesinin yapıldığı araçlara ilişkin bilgiler ile sabit olduğu gibi satışa konu malların faturalardaki evsafına uygun olmadığı iddiası ile ilgili olarak sunulan belgelerde davaya dayanak oluşturmak amacıyla sonradan düzenlenmiş düzmece belgeler olduğunu, davacının iddialarına konu fatura bedelleri toplamının 98.396,92 TL olduğunu, müvekkili şirketin iddia olunan bu hileli işlemler karşılığı olmak üzere diğer davalı ...'ye 744.711,72 TL ödeme yapılmış olmasının izahı ve mantığı olmadığının açık olduğunu, davacı şirketin eski müdürü ... ile olan ihtilaflarına hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz iddialar ile müvekkili şirketi de dahil ederek müvekkil şirket üzerinden sonuç almaya çalışıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Mahkememizce Mersin . Noterliğine, Konya . Noterliği'ne, Türkiye İş Bankası Genel Müdürlüğü'ne, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne Konya Sosyal Güvenlik Kurumuna, Mersin Ticaret Sicil Müdürlüğüne, Mersin Sosyal Güvenlik Kurumu'na, ... Şube Müdürlüğü'ne, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na, ... Bankası Şube Müdürlüğü'ne, ... ... Şubesine, Mevlana Vergi Dairesi'ne, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'na, Konya .Asliye Ceza Mahkemesi'ne, ... Bankası Genel Müdürlüğü'ne, ... Genel Müdürlüğü'ne, Konya . İcra Dairesi'ne müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları incelenmek suretiyle dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememiz dosyası, 6100 sayılı HMK 219-222. maddeleri ve 6102 sayılı TTK 64,82,83 maddeleri gereğince dava konusu ile sınırlı olmak kaydıyla, davacı tarafın 2013-2014 dönemi ticari defterlerin üzerinde inceleme yapmak üzere SMMM bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi Gülay Sönmez 01/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı firmaya ait 2013-2014 yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmesinde, tarafların tacir olduğu, karşılıklı mal alım satımdan kaynaklanan, süregelen bir tacir ilişkisinin var olduğunun muhasebe kayıtlarından tespit edildiğini, davalı şirket ... Tic. Ltd. Şti.'nin, davacı firmaya mal satığı vede karşılığında çekli tahsilat yaptığı, dava dosyasında ihtilaf konusu olan 2 adet alım faturasının, mal tedarikçisi firma tarafından düzenlenerek davacı şirket ... A.Ş.'ye verildiği bunun davacı şirketin muhasebe kayıtlarıyla sabit olduğu,
Davalı şirket tarafından 2014 yılında düzenlenmiş olan 7.552,00 TL, 2.878,02 TL, 2.950,00 TL turarlı fiyat farkı faturaların kabul edilerek ilgili defterlere kaydedildiği bu hususun davacı şirket muhasebe kayıtlarıyla sabit olduğu,
Taraflar arasında ihtilaf konusu 01/06/2013 tarihli 16.520,00 TL tutarlı ateş tuğlası olarak düzenlenen faturanın ortalama birim fiyatı, diğer ateş tuğlası faturaları ile kıyaslandığında oluşan farkın ticari ilişki ve tahammüle uygun olduğu,
İhtilaf konusu diğer, 18/12/2013 tarihli 046631 seri numaralı 2.513,40 TL tutarlı Big Bag Çuvalı faturasının şirketin almış olduğu diğer Big Bag çuvalı faturaları ile kıyaslandığında bedelinin yaklaşık 4,00 TL eksik yazıldığının görüldüğü,
Davalı firma tarafından düzenlenen 2 adet satış faturasının ve 3 adet fiyat farkı faturasının içeriğine ve fiyatına istinaden, davacı firmanın herhangi bir itirazının varlığına dair bir belgeye dava dosyasında rastlayamadığı,
İhtilaf konusu davalı şirket tarafından düzenlenmiş 2 adet satış faturasının, davacı şirket tarafından kayıtlara alınan ama içeriğini teslim almadıkları iddiası göz önüne alındığında mahkemece tespiti istenen hususlarda dava dosyasında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlayamadığı,
Davacı şirketin düzenleyip satıcıya verdiği çeklerin tahsil yetkisi, çek sahibi işletmenin insiyatifinde olduğu, ilgili firma sahibi olduğu çekleri şirketinin çalışanı olsun yada olmasın verdiği yetki dahilinde ilgili bankadan tahsil ettirebileceği,
Muhasebenin dönemsellik kavramı göz önüne alınarak davacı şirketin ilk işlem tarihinden 2 yıl süre sonra, 2 adet alım faturasını kayıtlarından çıkararak düzeltme beyannamesi vermesi ve satıcı firmanın hesabına 19.033,40 borç yazılması gerektiği hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz dosyası 6100 sayılı HMK 219-222. maddeleri ve 6102 sayılı TTK 64,82,83 maddeleri gereğince dava konusu ile sınırlı olmak kaydıyla, davacı tarafın 2013-2014 dönemi ticari defterlerin üzerinde inceleme yapma yetkisi verilerek davacı şirket ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle bilirkişi SMMM ... tarafından düzenlenen 01/11/2016 tarihli rapora davacı tarafın 29/11/2016 tarihli itirazları uyarınca itirazları cevaplar şekilde; rapor tanzim etmek üzere SMMM bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi Prof. Dr. ... 07/09/2017 tarihli raporunda özetle; davacı şirketin 2013-2014 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, davacının fatura içerikleri teslim edilmemesine rağmen bedellerini ödediğini belirttiği 2 adet 19.033,40 TL tutarındaki faturaların davacı şirket kayıtlarında yer aldığı, davalı tarafından bu faturalara ait sevk irsaliyelerinin düzenlendiğinin belirtildiği, irsaliyelerde, teslim alan isim ve imzasının bulunmadığı, ancak davacı tarafın bu irsaliyelerin sahte olduğunu, irsaliyede yazılı bulunan nakliyeciler tarafından bu malzemelerin taşınmadığının belirtildiği, normal belge düzeninde yer alması gereken, nakliye faturası ve araç tartı fişlerinin belgeler arasında yer almadığı, taşıma giderlerinin davacı firmaya ait olduğu,
Davacı tarafından ...'nin yakınları tarafından tahsil edildiği iddia edilen çeklerin davacı şirket 2013-2014 yılı kayıtlarında bulunduğu, 2 adet çekin 2012 yılına ait olduğu, bu çeklerin tahsil edenlerinin ...'nin yakınları olduğu hususunun inceleme alanı dışında olduğu,
Sabık müdür ... tarafından düzenlendiği belirtilen 1.900 TL ve 613,40 TL lik çeklerin davacı şirketin 2013 yılı davalı şirket satıcılar yardımcı hesabında kayıtlı bulunduğu,
Faturalardaki yazılı mal yerine daha değersiz mal teslim edildiği belirtilen ve fiyat farkı oluştuğu iddia edilen faturalara ilişkin olarak, söz konusu faturaların davacı şirket kayıtlarında yer aldığı, dosyada bu malzemelere ilişkin olarak davacı şirket yetkilileri tarafından tutulmuş tutanaklar bulunduğu, davacı tarafın fiyat farkı faturalarına ilişkin itirazlarının bulunduğu, bu faturaların davacı şirket kayıtlarında yer aldığı,
Davacı tarafından davaya konu edilen faturalar için yasal itiraz süresi olan 8 günlük süre içinde herhangi bir itiraz yapılmadığı, dava konusu faturalara itiraz edilmemiş olması ve davacı kayıtlarında yer alması hususuna ilişkin değerlendirmede, davalılardan birinin de şirket(fabrika) müdürü olduğu hususunun dikkate alınması durumunun mahkemenin takdirinde olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) isteminden ibarettir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacı taraf davalı şirket arasında uzun yıllardan itibaren devam eden bir ticari ilişki bulunduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi, şirket müdürü olan diğer davalı ...'nin yürüttüğünü, davalı şirketin dava dilekçesinde belirtilen fatura içeriklerindeki malları, bedelini tahsil ettiği halde ifa etmediğini, faturalardaki malların gerçek değerinin üzerinde gösterilerek haksız kazanç sağladığını iddia etmiş ise de; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davacının malların teslim edilmediğini iddia ettikleri faturaların davacı tarafın defterinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Yukarıda belirtilen yargıtay kararları uyarınca davacının defterinde faturaların kayıtlı olması davacının malları teslim aldığına karine teşkil edecektir. Karinenin aksini malları teslim almadığını iddia eden davacıya aittir. Dosya kapsamında davacı vekili tarafından malların teslim edilmediğinin ispatlanamadığı anlaşılmış ve davacının bu taleplerine yönelik davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın faturalardaki malların gerçek değerinin üzerinde gösterilerek haksız kazanç sağladığına ilişkin zarar talebi yönünden yapılan incelemede ise;6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre davacı vekili tarafından faturanın içeriğine itiraz edilmediğinden fatura içeriğini kabul etmiş sayılmış ve Konya CBS2nin ... soruşturma sayılı dosyası takipsizlik ile sonuçlanıp takipsizlik kararı kesinleştiğinden davalı ...'nin hizmet nedeniyle görevini kötüye kullandığı, dolandırıcılık yaptığı veya resmi evrakta sahtecilik yaptığı ispatlanamadığından davacının bu taleplerininde reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL harcın, peşin olarak alınan 342,13 TL harçtan mahsubu ile 273,27 TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı şirket tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
5-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 20.033,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak (eşit oranda) davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.18/12/2025
Katip ... Hakim ...