T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA"
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR:1-
VEKİLİ :
: 2-
VEKİLİ :
: 3-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 19.12.2022 tarihli dilekçesiyle; Davacının Konya Büyükşehir Belediyesinden almış olduğu ihale kapsamında Konya Büyükşehir Belediyesi Hafriyat Toprağı İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Depolama Sahasını 2013 yılından beri işlettiğini, 29.01.2013 tarihli sözleşmenin mevcut olduğunu, bu sözleşmenin 10 yıllık süreyi kapsadığını, davacı, Konya Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisindeki, belediyenin gösterdiği ve izin verdiği tek yetkili sahanın mecuru olduğunu, Konya ili sınırları içerisinde faaliyet gösteren tüm özel ve resmi kişi, kurum ve kuruluşlar faaliyetleri esnasında çıkan hafriyat, moloz, inşat ve yıkıntı atıkları ve benzerlerini davacının işletmesine getirmekle yükümlü olduğunu, davalı şirketin yüklenicisi olduğu, Selçuklu Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından ihale edilen 27.11.2019 tarihli ... kayıt numaralı ihalenin "Kazı ve Yol Yapılması İşi" sırasında çıkan 200.000 metreküp hafriyat, moloz, inşaat ve yıkıntı atıkları ve benzeri malzemelerin mevzuat hükümleri uyarınca davacı şirketin işletmekte olduğu Konya Büyükşehir Belediyesi Hafriyat Toprağı İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Depolama Sahasına getirmesi zorunlu iken dava konusu malzemelerin getirilmeyip, davalı şirketçe uygunsuz yerlere nakli/satışının gerçekleştirildiği, davalı şirketin diğer davalı Selçuklu Belediyesi ile yapmış olduğu ihale sözleşmesine uymayarak kanun, yönetmelik gibi ilgili mevzuat hükümlerini çiğneyerek haksız fiil niteliğindeki hukuka aykırı davranışları neticesinde müvekkilin işlettiği sahaya getirip ücret ödeyerek dökmediği gibi davacı sahasına getirilmeyerek davacının zarara uğratıldığını, hafriyat malzemelerinin satışından elde edeceği gelirden yoksun bırakıldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yargılama sırasında miktarın tam ve kesin olarak belirlenebilir olduğu anda arttırılmak üzere 10.000 TL belirsiz alacak davasının kabulüne, davacının uğradığı zararların günümüzün ekonomik koşulları da dikkate alınarak tespiti ve faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Selçuklu Belediye Başkanlığı vekili 05.01.2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davalı Selçuklu Belediyesinin bir kamu kurumu olup yapmış olduğu hiçbir işin ticari olmadığını, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davaya konu alacağın zamanaşımına uğradığını, Kazı ve Yol Yapılması işi şartnamesinin idarenin uygun bulduğu yüklenici tarafından belirlenen dolgu sahalarına dökülecektir maddesine istinaden yüklenicinin gösterdiği uygun görülen yerlere davalı Selçuklu Belediyesi kontrolü dahilinde malzemenin döküldüğünü, ayrıca hafriyat toprağının, İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Kontrolü Yönetmeliğinin 26 ncı maddesinde "Hafriyat toprağı ile inşaat/yıkıntı atıklarının öncelikle kaynağında azaltılması, ayrı toplanması, tekrar kullanılması ve geri kazanılması esastır. Hafriyat sırasında, bitkisel toprak ayrı olarak toplanır. Bitkisel toprak, park, bahçe, yeşil alan yapımında rekreasyon amacıyla kullanılacak ve kesinlikle depolama sahasına gönderilmeyecektir. Bitkisel toprak dışındaki hafriyat torağı ise öncelikle dolgu, rekreasyon, katı atık depolama alanında günlük örtü ve benzeri amaçla kullanılacak, tekrar kullanımları mümkün olmaması durumunda depolanarak bertaraf edilecektir" denildiğini, davacının davalı Selçuklu Belediyesinden herhangi bir tazminat alma hakkının bulunmadığını, öncelikle müvekkil kurum yönünden görevsizlik kararı verilmesine, davacının açtığı davanın hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekili 10.01.2023 tarihinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; davalı Büyükşehir Belediyesi aleyhine açılan davada sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davacı ile arasında 29.01.2013 tarihli "Aslım mevkiinde bulunan Hafriyat Toprağı ve İnşaat yıkıntı atıkları depolama sahasının 10 yıl müddetle 31.12.2022 tarihine kadar kiralanmasına ilişkin olarak kira sözleşmesi imzalandığını, kira sözleşmesi ile ilgili olarak davalı belediyenin sözleşmeye aykırı davrandığı ve davacının zararına sebep olduğu iddiası ile açılan davada görev noktasında reddine karar verilmesi gerektiği, davacı ile Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan kira sözleşmesinin eki idari şartnamenin 22.4 maddesinde "Konya Büyükşehir Belediyesi ve Merkez İlçe Belediyeleri, dolgu ve rekreasyon amacı ile hafriyat toprağının hafriyat sahası dışına dökülmesi hususunda serbesttirler. Bu hususta kiracı herhangi bir hak ve talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt etmiştir" denildiğini, diğer davalı Selçuklu Belediyesinin merkez ilçe belediyesi olduğunu söz konusu düzenleme dikkate alındığında davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığı, hem kira sözleşmesinden kaynaklı hem de yasal mevzuattan kaynaklı olarak herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmaması ve davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğramış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Limited Şirket vekili 23.01.2023 tarihinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinin çelişkili olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, mahkemenin görevli olmadığını, davanın belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının davasını haksız fiile dayalı olarak ikame ettiğini, haksız fiil koşullarının olayda oluşmadığını, davalı şirketin hukuka aykırı bir fiili bulunmadığını, davacının davalı şirketin eylemi nedeniyle herhangi bir zararının bulunmadığını, davalı şirketin davacı ile Konya Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan 29.01.2013 tarihli hafriyat toprağı, inşaat ve yıkıntı atıkları depolama sahasının işletmesi hakkında kira sözleşmesinin tarafı olmadığını, bu sözleşmeye dayalı olarak davacının davalı şirketten tazminat talebinin açıkça sözleşmenin nisbiliği ilkesine aykırı olduğunu, davacı tarafından açılan haksız ve hukuki dayanağı olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE:
Dava, Tazminat (Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasından ibarettir.
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine, Ticaret Sicili Müdürlüğüne, Konya Vergi Daire Başkanlığına, Selçuklu Belediyesi Başkanlığına, Büyükşehir Belediye Başkanlığına, müzekkereler yazılmış, ilgili cevabi yazılarak incelenerek dosyamız arasına konulmuştur.
Ticaret Mahkemelerinin hangi davalara bakacağı TTK 4. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre “(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır. (2) Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir.” düzenlemesi ile Ticaret Mahkemelerinin baktığı davalar ya iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir dava olacak yada TTK da düzenlenen hususlar ile TTK 4. maddesinde sayılan istisnalar kapsamındaki davalar olacaktır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davanın, taraflar arasında 29/01/2013 tarihli Aslım Mevkiinde bulunan hafriyat toprağı, inşaat ve yıkıntı atıkları depolama sahasının işletmesi hakkında sözleşmeye İlişkin Tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi .Hukuk Dairesinin ... E. ... K. Sayılı ilamı ile;
"Konya Büyükşehir Belediyesi Hafriyat Toprağı İnşaat ve Yıkıntı Atıkları Depolama Sahasını 2013 yılından beri işlettiğini, sözleşmenin 10 yıllık süreyi kapsadığını, Konya ili sınırları içerisinde faaliyet gösteren tüm özel ve resmi kurum kuruluşların inşaat yıkıntı ve atıklarını işletmesine getirmekle yükümlü olduğunu, ancak diğer davalılar tarafından yaptırılan işler ve faaliyetler sonucu çıkan hafriyat toprağının sahasına getirilmeyip yönetmeliğe ve mevzuata aykırı şekilde naklinin yapıldığını, bu nedenle zarara uğradığını, iddia etmektedir.
Altyapı malzemesi olarak geri dönüşümünün sağlanması için Aslım mevkiinde bulunan Hafriyat Toprağı ve İnşaat Yıkıntı Atıkları depolama sahası 10 yıl müddetle davacı ... 31.12.2022 tarihine kadar kiralanmıştır. Konya Büyükşehir Belediyesi ile Davacı arasında Konya . Noterliğinin 29.01.2013 tarih ve ... yevmiye numarası İle de kira sözleşmesi akdedilmiştir.
Davacı taraf, davalı tarafın Kira Sözleşmesine Aykırı Davrandığından bahisle tazminat talep etmektedir.
Davalı büyükşehir belediyesi ile dava arasında kira sözleşme ilişkisinin varlığının sabit olmasına göre, kira aktinin tarafı olmayan davalı meram belediyesinden de munzam zararın tazmini talebinin olmasına göre, davada asıl çözümlenmesi gereken ve tartışılması gereken hususun kira sözleşmesine aykırılık kapsamında bulunmasına, Davacının dayandığı vakıaya göre uyuşmazlığın, aralarındaki 29.01.2013 tarihli kira sözleşmesindeki düzenlemelere ve kira hukukuna göre çözülmesi gerektiği anlaşıldığından HMK m. 4/1.a, 114/1.c ve 115/2 uyarınca mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı vermesi gerekirken ..." şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 4. maddesi; "(1) Sulh hukuk mahkemeleri, dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; a) Kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları," görürler, gereğince davanın Sulh hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, HMK 4/1-a maddesindeki kira ilişkisinden kaynaklı tüm uyuşmazlıkların Sulh Hukuk Mahkemesinde görüleceği, düzenlemesi ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ... E. ... K. Sayılı ilamı da dikkate alındığında mahkememizin görevsiz olduğu, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından, dava dilekçesinin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi ile mahkememizin görevsizliğine, Konya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna dair oluşan vicdani kanaate göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davanın, 6100 sayılı HMK uyarınca Mahkememizin görevli olmaması nedeniyle USULDEN REDDİNE, görevli mahkemenin SULH HUKUK MAHKEMESİ olduğunun TESPİTİNE,
2-Görevsizlik kararı kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK 20. Maddesi uyarınca talep halinde DOSYANIN YETKİLİ VE GÖREVLİ KONYA NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı HMK'nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hakkında yetkili ve görevli mahkemece KARAR TAYİNİNE,
4-6100 sayılı HMK 20.maddesi uyarınca taraflardan birinin görevsizlik kararının kesinleştiği tarihten ya da kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesinin gerektiği, iki haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilebileceğinin taraflara İHTARINA,
Dair ; davacı vekili ile bir kısım davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22.10.2024
Katip Hakim