T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Davacı ile davalı arasında imzalanan 23.03.2022 tarihli satış sözleşmesi ve devamında yapılan proforma faturalar ile taraflar arasında ... Marka ... Model Makaslı Tipte Akülü 14 Metrelik Platform ve MSF-S8 Makaslı Platform model ve marka makinelerin satışına yönelik sözleşme akdedildiğini, sözleşmeye istinaden davacı tarafından iki makine bedeli olarak sözleşme akdedilen günün döviz kuru üzerinden hesaplanarak toplamda 26.057 Dolar ödeme davalı yana yapıldığını, davalının davacıya sözleşme konusu makineleri sözleşme tarihinden bir ay sonra teslim edeceğini söylediğini ancak davacıya vermiş olduğu bu vaadi yerine getirmediğini, ödemelerini yaptığı makinelerin uzun zaman gelmemesine karşın davacıya davalının ikame olarak 2. El bir makine gönderdiğini ancak o gönderdiği makinenin de bozuk olmasından dolayı davacının işini görmediğini ve mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, daha sonra davalının davacının ödemesini yaptığı ve sipariş ettiği makineyi Eylül 2022 tarihinde gönderdiğini ancak davalının gönderilen bu makinenin gizli ve ağır ayıplı olarak gönderildiğini ve makinenin düzgün çalışmadığını, makinenin gizli ayıp olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı tarafın platform makinesinin çalışmadığına ilişkin davalı şirkete hiçbir ihbar ve sözlü beyanları olmadığını, davaya konu makinenin davacı tarafça tam ve eksiksiz olarak 03.08.2022 tarihinde teslim alındığını ve dava dilekçesinde bahsedilen tespit tarihine kadar ortalama 3 aydan fazla kullandığını, kullandıktan 50 gün sonra sözde ayıp ihtarının kabulün yasal olmadığını, bu talebin kötü niyetli olduğunu, tam ve eksiksiz alınarak kullanılmaya başlayan bir makinenin aylar sonra ayıp ihtarının samimi olmadığını, kaldı ki davalı firma ile imzalanan sözleşmenin sorumluluk başlıklı ve alıcının sorumluluğunu düzenleyen maddelerine göre de makineyi teslim aldıktan sonra ki tüm sorumlulukların alıcıya ait olduğunu ve süresinde hiçbir ihbarda bulunulmadığının ortada olduğunu, Bolu Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasında yapılan tespit neticesinde alınan 28.10.2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin yokluklarında ve davacı tarafça 2 aydır kullanılan bir makine üzerinde yapıldığını, bu ayıpların kullanımdan kaynaklandığını, davacı tarafın dava konusu makineyi davalı firmadan tam ve eksiksiz ve yüzde yüz çalışır vaziyette teslim alındığını, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Konya . Tüketici Mahkemesinin ... E. ... K. Sayılı ilamıyla verilen görevsizlik kararı ile "GÖREVLİ MAHKEMENİN KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMELERİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE" şeklinde karar verilmiş olup mahkememizin ... E. Sırasına kayıt edilmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
22/05/2025 tarihli Meram İlçe Emniyet Müdürlüğünün yazısı ve Bolu . Sulh Hukuk Mahkemesine ait ... D. İş sayılı dosyanın aslı dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.
Bolu . Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak davacı tanıkları ... , ... ve ... beyanları alınmıştır.
Davacı tanığı ... beyanında;"Davacı ... benim ağabeyim olur, biz davalıdan iki adet menlift makine siparişi verdik, bu makinelerin siparişi için abim ... ve ... birlikte gittiler, bu makinelerden biri 12 metre diğeri ise 8 metre idi, davalı taraf bize kullanmamız için geçici olarak ikinci el bir makine verdi, makineleri 40 gün içinde teslim edeceğini söyledi, biz ödemeyi yaptık diye biliyorum, aradan yaklaşık 6 ay geçtikten sonra 12 metrelik olan makineyi teslim etti ancak makine sıkıntılı olduğu için nakliye parasını biz vererek makineyi Konya'ya geri gönderdik bunun yerine başka bir makine gönderdi ancak ikinci gönderilen makine de arızalı çıktı, söylememize rağmen makineyi geri almadılar, ilk gelen makinenin tekerlekleri dönmüyordu, ikinci gelen makine de ise piston arızası vardı, bunları biz kendimiz yaptırdık, bunun dışında bir çok arızalar vardır, düzgün çalışmamaktadır sipariş ettiğimiz 8 metrelik makine ise hiç bize gönderilmedi benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...'in beyanında;"Davacı ... benim çocukluk arkadaşım olur, dava konusu makineleri almak için Konya'ya kendisi ile beraber gittik, firmada yetkililer ile görüştük, iki adet menlift satışı konusunda anlaşıldı, bedelini şuan hatırlamıyorum, ... makinelerin ücretinin bir kısmını nakit bir kısmını da sıralı çek olarak ödedi, iki adet makinenin 40 günlük süre içerisinde teslim edileceği söylendi, 6 ay sonra makinenin biri teslim edildi, teslim edilen makine de arızalı çıkmıştır, diğer makinenin de hiç teslim edilmediğin biliyorum, teslim edilen makinenin de tekerleklerinin dönmediğini, renginin istenilen renkte olmadığını biliyorum, diğer arızalar konusunda bilgim yoktur, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ...'nin beyanında;" Davacı ... benim patronum olur, halen yanında çalışıyorum, vinç operatörü olarak görev yapıyorum, davacı davalı şirketten 2 adet menlift sipariş etmiştir ödemesini de bildiğim kadarıyla çek ile yapmıştır, makinelerden biri bildiğim kadarıyla 14 metre diğeri de 10 metre olması lazım, makineler 40 gün içinde teslim edilecekti ancak süresi içerisinde makineler teslim edilmedi, bize kullanmamız için geçici bir makine verdiler, teslim edilen makine de arızalıydı, yaklaşık 6 ay sonra bize satın alınan büyük makine teslim edildi, bu teslim edilince geçici olarak verdiklerini geri aldılar, teslim edilen makine pistonlardan yağ kaçırıyordu, inip kalkmıyordu, kapısında sıkıntı vardı, biz bunları davalı şirkete söylememize rağmen kendileri hiç bir şey yapmadılar, sipariş edilen diğer makineyi de hiç teslim etmediler benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.
20/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile; Davacı şahıs firması ...'ın 2022 yılı Ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun tutulmuş TTK. nun 64/3 maddesi uyarıca 2022 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin açılış ve yevmiye kapanış tasdiklerinin Bolu . Noterliğince yaptırılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığı, dava konusu uyuşmazlığı ilişkin olarak, dosyada mevcut ödeme dekontları ile tahsilat makbuzu da değerlendirilmek suretiyle davacı tarafça MSF-S14 ve MSF-S18 isimli makineye istinaden davalıya 23.03.2022'de 160.000 TL + 30.03.2022'de 177.000 TL ve 04.04.2022'de 45.000 TL olmak üzere toplam 382.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödeme tutarlarının defterlerdeki ödeme kayıtlarını destekler banka dekontu, tahsilat makbuzunun bulunduğu, dava tarihi itibariyle; davacının 2022 yılı ticari defterlerinde yapılan incelemelerde; 2 adet demirbaş alımı nedeniyle ödenmemiş 2 faturadan kalan bakiye alacağının 70.104,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
08/01/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; Davaya konu olan teslimi yapılmadığı iddia edilen MSF-S8 ve ayıplı teslim edildiği iddia edilen ... Akülü makaslı platfom makinalarına ait olarak davalı şirket tarafından düzenlenen 30.03.2022 tarihinde ... nolu 192.104,00 TL lik faturanın
(faturanın açıklama kısmında USD 14,84210 yazılıdır) kayıtlı olduğu, davaya konu 03.08.2022 tarihinde ... nolu 260.000,00 TL lik faturanın
davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından yapılan ödemelerin defter kayıtlarına göre; 23.03.2022 tarihli yevmiye kaydında; (32.000 TL x5 adet çek) 160.000,00 TL tutarında çek ile
tahsilat yapıldığı; 30.03.2022 tarihli yevmiye kaydı ile 177.000,00 TL banka ödemesi olduğu; 04.04.2022 tarihli yevmiye kaydı ile 45.000,00 TL nin banka ödemesi olduğu; tüm bu işlemlerden sonra dava tarihi itibariyle, davalı şirketin 70.104,00 TL davacıdan
alacaklı olarak göründüğü, dosyaya sunulan ve ayrıntılı incelenen tahsilat makbuzları, çekler ve
faturaların tamamının davalı defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
14/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; 31.05.2024 tarihinde keşif günü ... Sitesi ... Blok No:... adresinde hazır edilen ... MARKA ... MODEL MAKASLI TİPTE AKÜLÜ 14 METRE PLATFORM üzerinde tespit edilen olumsuz noktalar aşağıda maddeler halinde sıralanmış olup,
Forklift ile taşıma için çatal yuvasının sadece merdivenin olduğu kısımda mevcut olduğu, diğer
kısımda forklift ile taşıma için çatal yuvasının olmadığı görülmüştür. (Çatal yuvasının olduğu kısımda merdivenin olması sebebi ile forklift ile taşınmasının tehlike arz edebileceği değerlendirilmektedir.)
Platform kapı kilitleri mevcut değildir.
Denge kapakları çalışmamaktadır.
Yukarı yönlü hareket esnasında duraksamalar mevcuttur.
Platformun yukarı kaldırılması esnasında denge kapaklarının açılmaması sebebi ile platformun
sallandığının görüldüğü, ve makinenin teslim alındıktan sonra satıcı tarafından makine üzerinde mevcut olmayan ve çalışmayan aksamların onarılması ile ilgili hiç bir aksiyonun alınmadığı, dava dosyası içinde mevcut olan belgeler ile platform üzerinde yapılan inceleme sonucundaki tespit ve değerlendirmeler sonucunda makinenin ayıplı olduğu, kapı kilidinin mevcut olmadığı ve forklift ile taşımak için çatal yuvasının mevcut olmadığı tespitlerinin olağan bir gözden geçirme ile anlaşılmasının mümkün olduğu fakat diğer arıza ve kusurların olağan bir gözden geçirme ile anlaşılmasının mümkün olmadığı, ayıba konu arıza ve kusur durumlarının platformun belli bir süre kullanıldıktan sonra ortaya çıkabileceği, yukarıda tespitleri yapılan ayıba konu kusurlardan (a), (b) maddelerindeki ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, (c), (ç) ve (d) maddelerindeki ayıpların ise gizli ayıp niteliğinde olduğu, dava doyasında yer alan belge ve tespit bilirkişi raporuna (28.10.2022) göre 03.08.2022 tarihinde platformun teslim alındığı ve alındıktan 2 ay gibi bir süre içerisinde ayıpların ortaya çıktığı, davaya konu edilen platformla ilgili tespitleri yapılan ayıp ve kusurların teknik olarak giderilmesinin mümkün olduğu, söz konusu makinenin özellikli bir makine olduğu ve onarımı ile ilgili piyasada kalıplaşmış bir fiyat tarifesinin olmadığı, servis ağının yaygın olmadığı göz önüne alındığında parça ve onarım fiyatıyla ilgili bir bedelin net bir şekilde belirlenemeyeceği, yukarı yönlü hareket esnasında 3 metre aralıklarla platformun durmasındaki sebebin denge kapaklarının (çıkur koruma) aktif hale gelmemesi kaynaklı olduğu, bu işi yapan ustalar ile görüşüldüğünde ... Markasına ait makinenin sorunsuz kullanılabilmesi için iskeletinin haricinde bulunan elektronik aksamların ve kontrol panelinin komple değişmesi sonucu sorunsuz kullanılabileceği bilgisinin tarafıma verildiği, bu tarz makineler için sadece bakım işi yapan kişilerin 1000$-2000$ arası ücret aldıkları bilgisi yapılan araştırmalar sonucu elde edilmiştir. Bakım ve makine üzerinde bulunan sorunların çözümü için onarım bedelinin 50.000,00 TL - 100.000,00 TL arasında olabileceği, makinede bahsedilen arıza ve kusur durumlarının giderilmesi ile makinenin normal işlevini yerine getirebileceği ve kullanıcının talep ve menfaatlerini sağlayabileceği, yapılacak tamirat işleminin uzun sürmesi ve geç teslim edilmesi durumu söz konusu olursa davacının mağduriyeti ortaya çıkacağı, bu durumda da sözleşmeden dönmesi hakkaniyete uygun olduğu, ancak yapılacak tamirat işleminin kısa sürede olması ve ayıpların iyi bir işçilikle giderilebilecek nitelikte olması durumu göz önünde bulundurulduğunda sözleşmeden dönmenin hakkaniyete uygun olmayacağı tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava alacak isteminden ibarettir.
Davacı, davalıdan satın alınan MSF-S14 isimli ürünün ayıplı olduğunu, MSF-S8 isimli makinenin hiç teslim edilmediğini iddia ederek tazminat isteminde bulunmuş davalı ise malların ayıplı olmadığını, varsa bile bunun kullanıcı hatasından kaynaklandığını, davacının iyiniyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; satış sözleşmesine konu MSF-S14 isimli makinenin ayıplı olup olmadığı, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı, ayıbın ortaya çıkması için belli bir süre kullanılmasının gerekip gerekmediği, ayıbın onarımının mümkün olup olmadığı, mümkün ise onarım bedelinin ne kadar olduğu, onarım halinde davacının bu makineden elde etmeyi beklediği menfaati sağlayıp sağlayamayacağı, süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, varsa ayıp nedeniyle davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının mümkün olup olmadığı, yine davacı tarafça ayıp nedeniyle nakliye masrafı yapılıp yapılmadığı, bu masrafların davalıdan tahsilinin gerekip gerekmediği, MSF-S8 isimli makinenin davacıya teslim edilip edilmediği, davacı tarafça bu makineye istinaden ödeme yapılıp yapılmadığı, varsa yapılan ödemenin iadesinin gerekip gerekmediği, davacının MSF-S14 isimli makinenin ayıplı olması MSF-S8 isimli makinenin ise teslim edilmemesi nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı ve varsa alacak tutarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
Yargıtay HGK'nun 04.05.2016 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı ''Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; satın alınan aracın ayıplı çıkması nedeniyle ödenen bedelin tahsili için açılan davada, davalı tarafından süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığına ilişkin bir savunmada bulunulmaması halinde, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığının mahkemece re’sen gözetilmesinin mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır... 6100 sayılı HMK’nın 25/1.maddesine göre, “Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hâkim, iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz.” Ayıp ihbarı niteliği itibariyle satın alınan maldaki ayıbın varlığını satıcıya bildirmeye yönelik bir tasavvur açıklaması olduğundan, bildirim yükümlülüğüne uyulmadığını davalı satıcı ileri sürmelidir. Satıcı tarafından, davacı tüketicinin yasal süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığına yönelik bir savunma ileri sürülmedikçe bu husus, mahkemece re’sen dikkate alınıp değerlendirilemez.'' şeklindedir.
Davalı cevap dilekçesinde ürünlerin tesliminden yaklaşık 50 gün ay sonra ayıp bildiriminde bulunulmasının iyiniyetli olmadığı savunmasında bulunmuştur.
Yargıtay HGK'nun 25.05.2016 gün ve ... E. ... K. Sayılı ilamı; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; tacir olan davacının ayıplı ifa ile ilgili olarak süresinde ve usulüne uygun olarak ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın ise ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklandığı hususu tartışmasızdır.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 20. maddesinde tacir olmanın bağlandığı genel hükümler düzenlenmiş olup, tacirler arasındaki ihbar veya ihtarların ne şekilde yapılacağı bu genel hükümler arasında yer almaktadır. 6762 sayılı TTK'nun 20/3. fıkrasında diğer tarafı temerrüde düşürmek veya sözleşmeyi fesih yahut ondan rücu amacıyla yapılacak ihbar veya ihtarların muteber olması için bu işlemlerin noter marifetiyle veya iadeli taahhütlü bir mektupla yahut telgrafla yapılmasının şart olduğu hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda tacirler arasındaki ihbar ve ihtarların ne şekilde yapılacağı 18/3. maddesinde düzenlenmiş ve "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." denilmek suretiyle önceki hükümde bir kısım değişiklikler yapılmıştır. Yapılan değişiklikler madde gerekçesinde, "... Bu maddenin üçüncü fıkrasında üç köklü değişiklik yapılmıştır. (1) Hükümdeki şekil, geçerlilik şartı olmaktan çıkarılmış, ispat şartına dönüştürülmüştür. Bu amaçla eski metinde yer alan "muteber olması için" ibaresine metinde yer verilmemiştir. Bu değişikliğin sebebi, geçerlik şartının artık haklı bir gerekçesinin bulunmaması ve teknikteki hızlı gelişmedir. Ayrıca hiçbir modern kanunda bu kadar ağır bir geçerlilik şartı yer almamaktadır. Şartın tacir gibi basiretli bir işadamı için öngörülmüş olması da anlamsız bulunmuştur. (2) İadeli taahhütlü mektup taahhütlüye dönüştürülmüştür. Çünkü, burada varma teorisinin kabulünü haklı gösterecek bir gerekçe mevcut değildir. (3) Güvenli elektronik imza hem Borçlar Kanununda kabul edilmiş hem de düzenli bir sisteme bağlanmıştır. Hükme bu olanak da eklenmiştir." şeklinde açıklanmış ve böylece tacirler arasında ihtar ve ihbarlar için öngörülen şekil şartı geçerlilik şartı olmaktan çıkarılmıştır.'' şeklindedir.
Anılan emsal nitelikteki içtihatta da belirtildiği üzere tacirler arası ayıp ihbarı herhangi bir şekle tabi değildir ve ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delil ile ispatlanabilir.
Davacı taraf 20.09.2022 gönderi tarihli ihtarname ile malların ayıplı olduğunu bildirmiş ayrıca Bolu 2 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/27 D.İş sayılı dosyası ile davacı malların ayıplı olduğunu tespit ettirmiş ve bu tespit davalı tarafa tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 14/06/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu ürünlerin ayıplı olduğu, ayıbın ortaya çıkması için 2 ay kullanılması gerektiği, bu bakımdan ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, ürünlerin onarımının mümkün olmadığı, onarım yapılsa dahi davacının beklediği faydayı elde edemeyeceği tespit edilmiştir.
Tanık ifadeleri, davacı tarafça yapılan tespit, bilirkişi raporundaki ayıbın 2 aylık kullanımdan sonra ortaya çıktığı yönündeki tespit, taraflar arasında ürünlerin onarımı hakkında yapılan şifahi görüşmeler ile malın 03.08.2022 tarihinde teslim edilmesi birlikte değerlendirildiğinde davacının ayıp ihbarını süresinde yaptığı, davalının süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı yönündeki savunması yerinde görülmemiştir.
Davacı taraf ile davalı taraf MSF-S14 ve MSF-S8 isimli iki adet makinenin alım satımı için anlaşmış ancak dosya kapsamından davalı tarafça sadece MSF-S14 isimli ürünün teslim edildiği anlaşılmıştır. Davalı taraf MSF-S8 isimli ürünün yerine ... MSF-S 14 isimli ürünü davacıya teslim ettiğini iddia etmiş ancak dosya kapsamına bu hususta herhangi bir delil ibraz etmemiştir. Bu konuda davalı tarafa yemin deliline dayanıp dayanmayacağı konusunda beyanda bulunması için süre verilmiş davalı tarafça yemin deliline de dayanılmaması nedeniyle davalı tarafın bu ürünü teslim etmediği kanaatine ulaşılmıştır.
Tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde davalı tarafın teslim ettiği MSF-S14 isimli ürünün ayıplı olması, MSF-S8 isimli ürünün hiç teslim edilmemesi nedeniyle davacının sözleşmeden dönme talebinin kabulüne karar vermek gerektiği kanaatine ulaşılmıştır.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve dekontlara göre davacı tarafın bu iki adet makine bedeli olarak sözleşmede belirtilen miktarın tamamını ödemediği sadece toplamda 25.870,18 dolar ödediği anlaşılmıştır. Sözleşmeye göre bakiye ödemesi gereken miktar 3.053,99 dolardır. Davacı taraf yaptığı ödemelerin güncel kur üzerinden hesaplanarak ödenmesini talep etmesi nedeniyle, davacının yaptığı ödemelerin hüküm tarihindeki TL karşılığı 1.073.853,06 TL olduğundan davacının talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Aynı zamanda davanın ödemeleri hüküm tarihindeki güncel kura göre TL'ye çevrilmesi nedeniyle davacının alacağına bu tarihten itibaren faiz işletilmesinin hakkaniyete uygun olacağı kanaatine ulaşılmıştır.
Davacının nakliye bedeli talebine ilişkin netice-i talebinde talep var ise de ; bu konuda talep edilen bedel belirtilmediği gibi harçlandırma da yapılmamıştır. Bu nedenlerle davacının nakliye bedeli talebine ilişkin usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf dava açarken 26.057,00 doları dava değeri olarak göstermiş olduğundan bu değerin dava tarihindeki TL karşılığı olan 490.179,07 TL dava değeri olarak kabul edilmiş ve yargılama giderleri harç ve vekalet ücreti bu değer üzerinden hesaplanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a-) Davacıda bulunan taraflar arasında düzenlenen 23.03.2022 tarihli sözleşmede belirtilen ... marka ... model Makaslı tipinde, akülü makinenin davalıya teslimine,
b-) 1.073.853,06 TL'nin karar tarihi olan 25.09.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
c-) Davacının nakliye bedeli talebine ilişkin usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına
2-Alınması gereken 33.482,25 TL karar ve ilam harcından, tamamlama harcı olarak alınan 8.610,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.871,77 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.600 TL. yargılama giderinin 11.39 TL 'lik kısmının davacıdan, 1.588,61 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 8.610,48 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE
5-Davacı tarafından yapılan 9.625 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 9.556,48 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı tarafından yapılan 700 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 4,98 TL 'nin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 75.522,72 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendilerine İADESİNE,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/09/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.