T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
...
VEKİLİ :
DAVALI : ... -... ...
VEKİLLERİ :
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; davalı ile davacı müvekkil arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde düzenlenen faturaya konu borçların son faturanın düzenlendiği tarih olan 23/12/2021 tarihinde davalı tarafından ödenmesi gerekirken herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında Konya . İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak bakiye 24.844,04 TL asıl alacak ve 5.872,3 TL işlemiş faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 03/02/2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, müvekkilinin davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğradığını belirterek borçlunun borca ve icra takibine yaptığı itirazının iptaline, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davacı tarafça icra takibine dayanak olarak sunulan faturaların tamamının davacı yanın imza ve kaşesinin faturaların alt kısmına atıldığını yanı kapalı faturalar olduğunu, ticari örf ve adete göre kapalı faturanın özelliğinin peşin satış üzerine düzenlenmiş olması ve taraflar arasındaki borç ilişkisinin sona erdiğini gösterdiğini, ücretini peşin olarak aldığı iş için davacının yeniden kapalı faturaları dayanak gösterip takip yapmasının tamamen kötüniyetli olduğunu, kapalı faturaya dayanarak alacak talebinde bulunulması halinde yerleşik Yargıtay kararları uyarınca ispat külfeti borçlu olmadığını iddia eden davalıda değil, alacaklı olduğunu iddia eden davacıda olduğunu, davacının faturaya konu hizmet bedelinin ödenmediğini senetle ispat kuralları gereği yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesine ve davacının asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
10/11/2023 tarihli raporda özetle ;" Görülmekte olan bu davada davalı yan ... Tic, Ltd. Şti. nin Ticari defterlerinin 2021 yılında E defter uygulamasına geçmiş olduğu, Defter bilgilerinin Elektronik ortamda kayıt ve muhafaza edildiği, Davalı yanın Tacir Olduğu taraflar arasında İhtilaf konusu olan Yukarıda da açılımı yazılı olan 11 Adet faturanın Ticari defterlerinde kayıtlı yazılı olduğu, Bu faturaların Bedelinin Peşin /Kasa işlemi ile kapatıldığı, Söz konusu olan bu ödemelere ilişkin Dosya kapsamında herhangi bir ödeme Belgesinin olmadığı taraflar arasında bir iade faturasının olmadığı 31.12.2021 tarihinde taraflar arasında herhangi bir borç Alacak bakiyesinin OLMADIĞI davalı yanın Ticari defter kayıtlarından görülmüş okunmuştur. Bunun dışında taraflar arasında başka bir Ticari bir işlem sonunda oluşmuş muhasebe kaydına ve bilgisine rastlanılmadığı " kanaatine varılmıştır.
03//09/2024 tarihli raporda özetle ; "Dava konusu olay davacının davalı aleyhinde Konya . İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyasında başlatmış olduğu icra takibi olduğu, İcra takibine dayalı itirazın iptali davaları icra takip sebebiyle sınırlı olduğu, yani bilirkişi olarak davacının icra takibine konu fatura sebebiyle davalı şirketten alacaklı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği İcra takip sebebi incelendiğinde ... sıra nolu 05.05.2021 tarihli, 1.938,98.-TL tutarlı, ... sıra nolu 17.05.2021 tarih ve 1.938,98.-TL, ... sıra nolu 25.05.2021 tarihli ve 1.938,98 TL tutarlı , ... sıra nolu 03.06.2021 tarih ve 1.938,98 TL tutarlı, ... sıra nolu 16.06.2021 tarih ve 1.938,98 TL tutarlı, ... sıra nolu 25.06.2021 tarih ve 1.938,98 TL tutarlı, ... sıra nolu 05.07.2021 tarih ve 1.938,98 TL- tutarlı, ... sıra nolu 15.07.2021 tarih ve 1.938,98 TL tutarlı, ... sıra nolu 03.08.2021 tarih ve 2.000,00 TL tutarlı, ... sıra nolu 08.09.2021 tarih ve 2.000,00 TL tutarlı, ... sıra nolu 04.10.2021 tarih ve 1.938,98 TL tutarlı ve ... sıra nolu 23.12.2021 tarih ve 3.393,22 TL tutarlı toplam değerinde 24.844,80 TL olan 12 adet fatura gösterildiği, faturalar davacı şirket tarafından davalı Şirket adına düzenlendiği, dosya kapsamı belgeler incelendiğinde davalı tarafından icra takibine konu faturalar karşılığı her hangi bir ödeme yapıldığının tespit edilmediği, davacının icra takibine konu ettiği faturalardan dolayı davalı firmadan 24.844,80.-TL alacaklı olduğu, Borçlar Kanunu'nun 117. Maddesi (Eski BK 101. Maddesi) uyarınca borçlunun ihtarı olduğunu belirlenmektedir. Somut olayımızda ihtar çekilmeksizin takip açılmasından ötürü talep edilecek faizin başlangıç tarihi TAKİP TARİHİ esas alınmasın gerektiği, dolaysıyla faiz hesaplamasının yapılmadığı" kanaatine varılmıştır.
03/01/2025 tarihli raporda özetle; "mahkemece dava konusu olan faturaların açık faturamı yoksa kapalı faturamı olduğu hususunda ek rapor düzenlenmesi istenilmiş; Dava dosyasında fotokopileri bulunan ihtilaf konusu faturaların Tevkifatlı fatura olarak düzenlendiği/yazıldığı fakat fotokopi baskısının silik ve zor okunmasından dolayı açık faturamı yoksa kapalı faturamı olduğu tespit edilemediği, 12 Adet satış faturasının baskı kalitesinin düşük olması üzerinden uzun zaman geçmesi gibi sebeplerle dava konusu faturaların açık fatura mı yoksa kapalı fatura mı olduğu konusunda inceleme yapılamadığı ancak Davalı yanın Ticari defter kayıtlarının incelemesinde Dava konusu olan faturalardan 11 âdetinin (yukarıda da yazıldığı gibi) davalı yanın Ticari defter kayıtlarında yazılı olduğu bu faturaların bedellerinin 100 hesap kodu / Kasa işlemi ile nakit olarak ödendiği/yazıldığının görüldüğü, dosya kapsamında yapılan incelemelerde bu faturaların bedellerinin ödendiğini gösterir İSPAT eder bir banka dekontuna tahsil/tediye fişine vb. bir belgeye / herhangi yazılı bir belgeye de rastlanmadığını zira Davacı yan Alacaklı olduğunu iddia ettiğini, sonuç olarak Davalı tarafın, davacı ya bu fatura bedellerini ödediğini gösterir ispat eder yazılı bir belge sunması halinde borcunun olmadığı aksi halde davacı yana fatura bedellerinden dolayı borçlu olabileceği" kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu, Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takibinin 30.716,34 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturanın gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu faturaların 11 adetinin davalı defterinde kayıtlı olduğu, davalı bu faturaların kapalı fatura olduğu bedellerin ödendiğini iddia etmiş ise de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre ödemeye ilişkin herhangi bir belge bilgi olmadığı ve faturaların açık veya kapalı fatura olduğunun tespit edilemediği belirtilmiştir. Bu durumda davalı tarafın fatura bedellerini ödediğini ve faturaların kapalı fatura olduğunu ispatlaması gerekmektedir. Bu hususta ispat yükü kendisine düşen davalıya yemin deliline dayanıp dayanmayacağı konusunda beyanda bulunması için süre verilmiş davalı yemin deliline dayanmamıştır. Bu durumda ispat yükü kendisine düşen davalı iddiasını ispat edememiştir. Yine kalan faturalara ilişkin malları teslim ettiği hususunda davacı tarafa yemin delili konusunda süre verilmiş davacı tarafta yemin deliline dayanmamıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirilerek davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebi kabul edilmiş, davacının takibi kötüniyetli yapmadığı anlaşıldığından davalının kötüniyet tazminat talebini reddine karar verilmiştir. Davacı taraf fatura tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de davalının o tarihte temerrüde düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil olmadığından kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faiz işletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 19.915,30 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faiz işletilmesine(Yıllık 36,75’i geçmemek üzere), fazlaya ilişkin talebin REDDİNE
2- Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 3.983,06 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
3-Davalının kötüniyet tazminat talebinin REDDİNE
2-Alınması gereken 1.360,41 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 370,98 TL harcın mahsubu ile bakiye 989,43 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan TL. yargılama giderinin 1.097,11 TL 'lik kısmının davacıdan, 2.022,88 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 370,98 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE
5-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL harç gideri ve 2.814,25 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 2.994,15 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 1.941,29 TL 'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 19.915,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 10.801,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/03/2025
Katip ... Hakim ...