T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
İHBAR
OLUNANLAR : 1-
VEKİLİ :
2-
BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS ... KARAR SAYILI DOSYASINDA :
DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ... )
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ : (Birleşen dava yönünden : )
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 03/07/2023 tarihli dava dilekçesiyle; davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 27/07/2022 tarihinde tek taraflı kaza yapması sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının kızı ...'nın vefat ettiğini, davacının kendisinin desteğinden yoksun kaldığını, kusurun dava dışı sürücüde bulunduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 500 TL. destek tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava Mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir.
Davacı vekili 26/08/2023 tarihli dava dilekçesiyle de; davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın, 27/07/2022 tarihinde tek taraflı kaza yapması sonucu araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının kızı ...'nın vefat ettiğini, davacının bu olay nedeniyle büyük bir üzüntü yaşadığını, kusurun dava dışı sürücüde bulunduğunu beyan ederek, 1.500.000 TL. manevi tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiştir.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/09/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı kararı ile davalarının, Mahkememizin ... E. sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleşen her iki davada dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı sigorta şirketi, 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince dava şartının bulunmadığını, öncelikle ZMMS poliçe limitlerinin tüketilmesinin gerektiğini, temerrütün oluşmadığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini beyan etmiş, davanın sürücü ... ve işleten ...'e ihbarını ve davanın esastan da reddini istemiştir.
Dava (asıl dava yönünden) ... ve ...'e ihbar edilmiştir.
İhbar olunanlardan ..., öncelikle hukuki yarar ve 2918 s. KTK.'nin 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğu itirazlarında bulunmuş, davanın esastan da reddini istemiştir. İhbar olunanlardan ... duruşmalara katılmamış ve davaya beyanda bulunmamıştır.
Dava konusu kazaya ilişkin Ankara Batı . Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. sayılı davasına ilişkin ilgili belgeler ile davalı ... Sigorta A.Ş.'den ve ZMMS poliçesini düzenleyen dava dışı ... Sigorta A.Ş.'den ilgili belgeler getirtilmiş, SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya yapılan ödeme veya bağlanan bir aylık olup olmadığı sorulmuş, kazada vefat eden ...'nın yurtdışı çalışmaları araştırılmış, davacının ekonomik ve sosyal durumu araştırılmış, davalı tarafa sigortalı aracın kaza tarihine ilişkin tramer kaydı ve trafik kayıtları getirtilmiş, kazada vefat eden ...'nın veraset ilamı sunulmuş, trafik bilirkişisinden 27/10/2023 tarihli kusur raporu ve tazminat bilirkişisinden de 26/06/2025 tarihli rapor alınmıştır.
Davacı vekili 22/10/2025 tarihli talep arttırım dilekçesiyle, asıl davadaki maddi tazminat taleplerinin 500 TL.'den 560.214,19 TL.'ye yükseltmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Asıl dava "maddi tazminat", birleşen dava "manevi tazminat" davasıdır.
Somut olayda ; ihbar olunanlardan ...'e ait olup, ...'in de sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 27/07/2022 tarihinde tek taraflı trafik kazası yapması sonucu araçta yolcu olarak bulunan davacının kızı ve desteği ... bekar ve çocuksuz olarak vefat etmiştir.
Kaza yapan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesinin dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği, genişletilmiş kasko poliçesinin ise davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiği, davacının genişletilmiş kasko (ve İMMS) poliçesine istinaden davalı sigorta şirketinden asıl davada destek tazminatı, birleşen davada ise manevi tazminat istediği anlaşılmıştır.
Davalı sigorta şirketi tarafından ;
a) 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğu itirazında bulunulmuş ise de; davacının davalı sigorta şirketine 11/04/2023 tarihli dilekçeyle maddi ve manevi tazminat talep ederek başvurduğu, dilekçenin sigorta şirketine 14/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği belirlenmiş, dava şartının mevcut olduğu sonucuna varılarak aksi yöndeki itirazlar reddedilmiştir.
b) Asıl dava yönünden belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar olmadığı bildirilmiş ise de; davacının dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında açıkça davanın kısmi dava olduğunu bildirdiğinden bu yöndeki itirazlar da kabul edilmemiştir.
c) Ceza davasının sonucunun beklenilmesini istemiş ise de; dava konusu kazada sürücünün kim olduğu ihtilaflı olmayıp, 6098 s. TBK'nın 74. maddesine göre de fiili illiyet bağının tespiti hariç ceza mahkemesinin kusur tespiti de hukuk hakimini bağlamayacağından, ceza davasının sonucunun beklenilmesi usul ekonomisi gereğince kabul edilmemiştir.
ç) İMMS sorumluluğu yönünden öncelikle ZMMS poliçe limitlerinin tüketilmesi istenilmiş ise de; davacının ZMMS'den aldığı bedeller karşısında ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketini ibra etmek suretiyle ZMMS poliçe limitlerini tükettiği anlaşıldığından bu yönde usuli bir eksiklik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İhbar olunanlardan ... de, hukuki yarar yokluğu ve 2918 s. KTK.'nin 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğu itirazında bulunmuş ise de, yukarıda yazılı gerekçelerle yerinde bulunmayan bu itirazlar da reddedilmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan trafik bilirkişisinin 27/10/2023 tarihli raporuna göre; meydana gelen kazada dava dışı sürücü ...'in %100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Destek tazminatı (maddi tazminat) hesabı yönünden yapılan değerlendirmede ;
Kazada vefat eden davacının desteği ve kızı ...'nın Hollanda'da yaşadığı belirlenmiş, Hollanda'daki gelirinin tespiti yönünden yapılan araştırılmalarda, Rotterdam'da bulunan ... Supermarkt B.V. unvanlı iş yerinde yarı zamanlı (part-time) çalıştığı belirlenmiş, bu ücret vefat edenin geliri olarak kabul edilmiştir. Davacı tarafın, vefat eden kişinin doktor asistanı olarak çalıştığına ve daha fazla ücret kazandığına dair beyanları, bu konuda yapılan araştırmalara rağmen yeterli delil elde edilemediğinden kabul edilmemiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda da 2918 s. KTK'da ve 6098 s. TBK'da açık bir düzenleme bulunmadığından, bu kapsamda yapılacak hesaplama yönteminin de yüksek yargı kararlarıyla yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Konya BAM . HD.'nin 27/03/2025 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararına göre, "Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerekir."
Ancak Yargıtay HGK’nun 06.12.2022 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre ise, "Ülkemizde uzun yıllar 1931 tarihli PMF (Population Mesculine et Fèminine) adı verilen Fransa nüfus verisinden oluşturulan ve cinsiyet ayrımı olmayan Fransız Yaşam Tablosu kullanılmışken daha sonra Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesinin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” kadın ve erkekler için ayrı ayrı hazırlanmıştır.
Yaşam sürelerinin tespitinde kullanılan tablolar arasında farklılık bulunması tazminat miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Şöyle ki; PMF 1931 yaşam tablosu cinsiyet ayırımı gözetmeyen bir tablo olup, kadın-erkek ayrımı yapılmamıştır. Bu tabloda yeni doğan bir insanın ömrü ortalama 56,64 olarak kabul edilmiştir. Oysa TRH 2010 yaşam tablosunda çok yerinde olarak kadın ve erkekler için ikili bir ayrıma gidilmiştir. TRH 2010 yaşam tablosunda yeni doğan bir insanın ömrü kadınlarda 78,02 erkeklerde ise 71,93 olarak belirlenmiştir. Her iki tablo karşılaştırıldığında başlangıçta yaşam süreleri arasında 15 ilâ 22 yıl arasında değişen sürelerde farklar doğmakta, orta yaşlarda yaşam süreleri birbirine yaklaşmakla birlikte sonuç olarak muhtemel yaşam ve bakiye ömür sürelerinin PMF 1931 tablosunda daha az, TRH 2010 tablosunda daha fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulunda da hangi yaşam tablosunun esas alınması gerektiği yönündeki uyuşmazlık tartışılmış ve gerçek zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesaplama olması nedeniyle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekliliği karşısında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır (Hukuk Genel Kurulunun 02.12.2021 tarihli, ... E., ... K. ve 21.12.2021 tarihli ... E., ... K. sayılı kararları)"
Bu nedenle uygulama birliğinin sağlanması ve adalete olan güvenin korunması, farklı yerlerdeki zarar gören kişilerin farklı yaşam tablosu uygulamalarına maruz kalmalarının önlenmesi gibi sebepler ve hakkaniyet düşüncesiyle, güncel de olan TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının daha uygun olacağı sonucuna varılmış, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanmasına yönelik görüşü benimsenmemiştir.
Tazminat bilirkişisinin (terditli hazırlanmakla birlikte) vefat edenin yurtdışındaki yarı zamanlı çalışmasından elde ettiği gelir ile Türkiye'deki güncel asgari ücretler oranlanmak, TRH 2010 yaşam tablosu ile Mahkememizce kabul edilen kusur oranı esas alınmak suretiyle hazırlanan kısmı hükme esas alınan 26/06/2025 tarihli raporuna göre de; davacının destek zararının 377.913,98 TL. olduğu belirlenmiştir.
Davacı tarafın dava dışı ... Sigorta A.Ş.'den ZMMS poliçesine istinaden 14/06/2023 tarihinde 315.000 TL. tahsil ettiği, ZMMS poliçesini ölüm klozuna ilişkin limitinin kaza tarihi itibariyle 1.000.000 TL. olduğu, vefat eden desteğin annesi ...'ın da hayatta olması ve destek tazminatı hakkının bulunması nedeniyle, 1.000.000 TL.'lik teminat limitinin oranlanması (garame hesabı yapılması) karşısında davacının ZMMS poliçesi kapsamında dava dışı sigorta şirketinden isteyebileceği destek tazminatının 494.300,21 TL., vefat edenin annesinin isteyebileceği destek tazminatının 505.699,79 TL. olduğu belirlenmiştir.
Hükme esas alınan tazminat bilirkişisi raporunda da bu hususlar göz önünde bulundurulmuş, davacının destek zararının 872.214,19 TL. olduğu, ZMMS'den tahsil ettiği (tahsil etmiş sayıldığı) 494.300,21 TL.'nin mahsubundan sonra davacının destek zararının 377.913,98 TL. olarak hesap edildiği görülmüştür.
Davacının dava dışı ... Sigorta A.Ş.'den ZMMS poliçesine istinaden 315.000 TL. tahsil etmesi, bu konuda 05/06/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında davacı ile ... Sigorta A.Ş.'nin anlaştığının belirlenmesi karşısında, davacı tarafından ... Sigorta Şirketinin ibra edildiği sonucuna varılmış, davacının 315.000 TL. tahsil etmesine rağmen, 1.000.000 TL.'lik poliçe limitine ve garame hesabına göre isteyebileceği bedelin 494.300,21 TL. olması karşısında ibra nedeniyle 494.300,21 TL. tahsil ettiği kabul edilmiş, davacı yönünden ZMMS poliçe limitlerinin tükenmesi nedeniyle, davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı İMMS (genişletilmiş kasko) poliçesi karşısında maddi ve manevi tazminat talep edebileceği, davalı sigorta şirketinin genişletilmiş kasko poliçesi kapsamındaki İMMS teminat limitinin maddi ve manevi tazminat yönünden 10.000.000 TL. olduğu belirlenmiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin kaza tespit tutanağından destek ...'nın emniyet kemerini takıp takmadığının belirsiz olduğu işaretlenmiş ise de, ...'nın kaza ile birlikte kendisinin ayakları araç içerisinde kalacak şekilde sırt üstü dışarıya ve yere düştüğünün, ceza dosyasındaki ..., ... ve ...'ın beyanlarından anlaşılması nedeniyle, bu hususun emniyet kemeri takmadığına karine teşkil ettiği, bu karinenin aksinin (emniyet kemerinin kopması vs. gibi) ispat edilemediği görüldüğünden, ...'nın kaza sırasında emniyet kemeri takmadığı sonucuna varılmış, bu husus zararın meydana gelmesi ve artmasında müterafik kusur olarak değerlendirilmiş, müterafik kusurun talep olmasa dahi re'sen değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yargıtay'ın yerleşmiş uygulamalarına göre, müterafik kusur nedeniyle tazminattan %20 indirim yapılması gerekmiştir.
Buna göre ;
Davacının 872.214,19 TL.'lik destek tazminatından %20 müterafik kusur indirimi yapılması sonucu kalan tazminatın 697.771,35 TL. olduğu görülmüştür.
697.771,35 TL.'den de ZMMS poliçesinden tahsil edilen (edilmiş sayılan) 494.300,21 TL.'nin mahsubu sonucu kalan zararın 203.471,15 TL. olduğu belirlenmiş, bu bedel esas alınarak davacının asıl davadaki maddi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen manevi tazminat davası yönünden yapılan değerlendirmede;
Kazanın meydana geldiği tarih, vefat eden kişinin davacıya olan yakınlığı, tarafların kusur durumu, istenilen manevi tazminatın miktarı, davacının ekonomik ve sosyal durumu ile manevi tazminatın amacı birlikte değerlendirilerek davacının manevi tazminat davasının tamamen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf birleşen her iki davadaki tazminat taleplerine temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini istemiştir.
Yargıtay . HD’nin 11/11/2015 gün ve ... E. ... K. sayılı (aynı mahiyetteki Yargıtay . HD’nin 16/05/2019 gün ve ... E. ... K. ve Yargıtay . HD’nin 02.03.2015 gün ve ... E. ... K. sayılı) emsal içtihadına göre, "2918 sayılı KTK.nun 99/1. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları`nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Böyle bir başvuru olmadığı takdirde ise temerrüt dava tarihinde doğmaktadır.
İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümleri düzenleyen 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 100. maddesinde ise aynı kanunun 99. maddesine atıf yapılmamış olması ve genel şartlarda da bu hükümlere paralel bir düzenleme bulunmaması nedeniyle bu tür sigortada tazminat alacağının muacceliyeti genel hükümlere göre saptanmalıdır. Buna göre, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortasında, sigortacıya tazminat ödemesi için yapılan ihbar sigortacıyı temerrüde düşürür."
Davacı tarafından davalı sigorta şirketine maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olarak 11/04/2023 tarihli dilekçe ile başvurulması, dilekçenin sigorta şirketine 14/04/2023 tarihinde tebliğ edilmesi nedeniyle, davalı sigorta şirketinin 15/04/2023 tarihinde temerrüte düştüğü kabul edilmiş ve birleşen her iki davadaki tazminatlara 15/04/2023 tarihinden itibaren yasal faiz yürütmek gerekmiştir.
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."
Davalı sigorta şirketine karşı açılan maddi ve manevi tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 100/1. maddesi göndermesi ile 97. maddesi gereğince, davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketleri yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen, gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu arabuluculuk giderlerinden davacının sorumlu olduğu düşünülmüş ise de; sigorta şirketleri yönünden dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının gerekip gerekmediği konusunda, uygulamada farklılıklar bulunduğundan ve bu nedenle davacının hem davalı sigorta şirketine ve hem de arabulucuya başvurması makul görüldüğünden, Mahkememizce ihtiyari sayılan ve kural olarak davacıya yükletilmesi gereken arabuluculuk giderlerinin, hakkaniyet ve adalet gereğince tacir olmayan davacı ile davalılardan sigorta şirketi arasında davanın kabul ve ret oranına göre dağıtılması gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davacının asıl (... E. sayılı) davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile 203.471,15 TL. destek zararına ilişkin maddi tazminatın, temerrüt tarihi olan 15/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
2-Davacının birleşen (Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı) davasının KABULÜ ile 1.500.000 TL. manevi tazminatın, temerrüt tarihi olan 15/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibariyle ;
a) Asıl (... E. sayılı) davadan dolayı (ve dava değerinin 203.471,15 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 13.899,11 TL. nispi karar ve ilam harcından, talep artırım harcı dahil peşin alınan 1.913,41 TL. harcın mahsubu ile kalan, 11.985,70 TL. harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
b) Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasından dolayı (ve dava değerinin 1.500.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 102.465 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 5.123,25 TL. harcın mahsubu ile kalan, 97.341,75 TL. harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından birleşmiş haldeki her iki davada yapılan 11.449,50 TL. yargılama gideri, davacı tarafından tercümeler için haricen yapılan 3.500 TL. yargılama gideri ve gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan 255 TL. tebligat gideri olmak üzere toplam 15.204,50 TL. yargılama giderinin takdiren 2/3'ünün (10.136,33 TL.'sinin) asıl davadan, kalan 1/3'ünün (5.068,17 TL.'sinin) ise birleşen davadan dolayı yapıldığının kabulü ile ;
a) Asıl (... E. sayılı) davadan dolayı, yapılan 10.136,33 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre (203.471,15 TL./560.214,19 TL) takdiren 3.681,54 TL. yargılama gideri ile peşin alınan 1.913,41 TL. yargılama gideri olmak üzere toplam 5.594,95 TL. yargılama giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına,
b) Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasından dolayı, yapılan 5.068,17 TL. yargılama gideri ile peşin alınan 5.123,25 TL. yargılama gideri olmak üzere toplam 10.191,42 TL. yargılama giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Birleşen her iki davada davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ;
A) Asıl (... E. sayılı) davadan dolayı,
a) Davanın kabul edilen kısmı (203.471,15 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 45.000 TL. nispi vekalet ücretinin, davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
b) Davanın reddedilen kısmı (560.214,19 - 203.471,15 = 356.743,04 TL.) üzerinden, davalı vekilleri için 45.000 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine,
B) Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasından dolayı, davacı vekilleri için (ve dava değerinin 1.500.000 TL. olduğunun kabulü ile) 351.000 TL. nispi vekalet ücretinin, davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine,
7-Mahkememizce ihtiyari sayılan arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinden birleşen her iki davanın kabul ve ret oranına göre (1.703.471,15 TL / 2.060.214,19 TL) takdiren 2.579,75 TL.'sinin birleşen her iki davada davalı ... Sigorta A.Ş.'den, kalan 540,25 TL.'sinin ise birleşen her iki davada davacı Hakan Kanber Kaya'dan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; birleşen her iki davada davacı vekili ile asıl davada ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.03/12/2025
Başkan Üye Üye Katip