T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLLERİ :
DAVA : MADDİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 28/12/2023 tarihli dilekçesiyle; davalılardan ...'e ait olup, kaza sırasında yine kendisinin sevk ve idaresindeki, ZMMS poliçesi de davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ... plakalı araç ile davacının sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, 29/08/2022 tarihinde trafik kazası yapması sonucu davacının yaralandığını, davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararına ve bakıcı gideri zararına uğradığını, kusurun davalı tarafta olduğunu beyan ederek, davacının geçici iş göremezlik zararından dolayı 1.000 TL., sürekli iş görememezlik zararından dolayı 10.000 TL., SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 100 TL. ve bakıcı gideri zararından dolayı 100 TL. olmak üzere toplam 11.200 TL. maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limitleri ile sınırlı olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalılardan ... Sigorta A.Ş., öncelikle 2918 s. KTK.'nin 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğu itirazı ile yetki ve müterafik kusur itirazında bulunmuştur. Davalılardan ... de, öncelikle hatır taşıması ve müterafik kusur itirazı ile arabuluculuk dava şartı yokluğu itirazında bulunmuş ayrıca, her iki davalı davanın esastan reddini de istemiştir.
Dava konusu kazaya ilişkin Konya Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/81303 soruşturma sayılı dosyasına, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasına ilişkin ilgili belgeler ile ilgili hastanelerden tedavi belgeleri, sigorta şirketinden sigorta dosyasına ilişkin ilgili belgeler getirtilmiş, SGK'ya müzekkere yazılarak davacıya yapılan ödeme ve bağlanan aylık olup olmadığı sorulmuş, davalı tarafın aracına ilişkin trafik kayıtları getirtilmiş, Meram Tıp Fakültesi bilirkişi heyetinden maluliyete ilişkin 09/05/2024 tarihli rapor, 03/03/2025 tarihli ek rapor, kusura ilişkin karayolları fen heyetinden 19/09/2024 tarihli rapor ve tazminat bilirkişisinden de 08/07/2025 tarihli rapor alınmıştır.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Maddi Tazminat" davasıdır.
Somut olayda ; Davalılardan sigorta şirketi öncelikle 2918 s. KTK.'nin 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğu itirazında bulunmuş ise de; davacının davalı sigorta şirketine Konya . Noterliğinin 14/09/2023 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile başvurduğundan, dava öncesi sigorta şirketine başvuruya ilişkin dava şartı yokluğu itirazı reddedilmiştir.
Davalı sigorta şirketi tarafından İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğundan bahisle yetki itirazında bulunulmuş ise de; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarının zarar görenin yerleşim yerinde de açılmasının mümkün olması, davacının yerleşim yerinin de Konya olması nedeniyle yetki itirazı reddedilmiştir.
Davalılardan ... arabuluculuk dava şartı yokluğu itirazında bulunmuş ise de; davanın sigorta şirketinin de davalı olması nedeniyle Mahkememizde görülmesine ve ticari dava olmasına rağmen, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı gibi, davalılardan ... yönünden de davanın zorunlu arabulucuk hükümlerine tabi olmadığı anlaşıldığından zorunlu arabuluculuğa ilişkin itiraz reddedilmiştir.
Davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından müterafik kusur, davalılardan ... tarafından da hem müterafik kusur, hem hatır taşıması itirazında bulunulmuş ise de; davacının kaza sırasında içinde bulunduğu ... plakalı aracın davacının kullanımında olduğu sırada kazanın meydana geldiği, hatır için taşınmadığı, kazaya ilişkin kaza tespit tutanağından da davacının emniyet kemeri takıp takmadığının belirlenemediği, emniyet kemeri takmadığına dair yeterli delil bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tarafın hatır taşıması ve müterafik kusur itirazları da reddedilmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan karayolları fen heyetinin 19/09/2024 tarihli raporuna göre; meydana gelen kazada davalı sürücü ...'in %20, davacının ise %80 oranında kusurlu olduğu belirlenmiş, aynı kazaya ilişkin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 24/08/2023 tarihli kusur raporuna göre de ...'in %20, ... %80 kusurlu olduğu belirlenmiş, her iki raporun birbirini teyit ettiği görülmüş, mahkememizdeki rapor esas alınarak davalı sürücü ...'in %20, davacının ise %80 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Maluliyet (sürekli iş gücü kaybı) yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından, bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerektiği kabul edilmiştir.
Konya BAM . HD.'nin 13/05/2025 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararına göre, "haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan hükümlere göre, haksız fiil tarihi 11/10/2008 tarihinde önce ise Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir."
Ancak, Yargıtay . HD'nin (Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair) 30/05/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı kararında, "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi,
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi'nin kesin kararları arasındaki görüş ve uygulama UYUŞMAZLIKLARININ BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE" karar verilmiştir.
Yargıtay . HD'nin yukarıda yazılı emsal ve istikrar kazanmış içtihadı gereğince, ihtilaflara kazanın meydana geldiği tarihteki ilgili maluliyet yönetmelik hükümlerinin uygulanmasının gerektiği sonucuna varılmış, bu nedenle Konya BAM . HD'nin uygulaması benimsenmemiştir.
Davaya konu trafik kazası 29/08/2022 tarihinde meydana gelmiş olduğundan, yukarıda yazılı Yargıtay . HD'nin kararı gereğince dava konusu ihtilafa Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik Hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan Meram Tıp Fakültesi bilirkişi heyetinin 09/05/2024 tarihli raporuna ve 03/03/2025 tarihli ek raporuna göre; davacının sürekli iş gücü kaybı oranının %92, geçici işgöremezlik süresinin 18 ay, bakıcı ihtiyacının ömür boyu olduğu ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin de 36.000 TL. olduğu, davacıda tespit edilen ve iş gücü kaybı oran ve sürelerine oranlara esas teşkil eden bulgular ile dava konusu kaza arasında doğrudan illiyet bağı bulunduğu kabul edilmiştir.
Tazminat hesabı yönünden yapılan değerlendirmede ise;
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda da 2918 s. KTK'da ve 6098 s. TBK'da açık bir düzenleme bulunmadığından, bu kapsamda yapılacak hesaplama yönteminin de yüksek yargı kararlarıyla yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Konya BAM . HD.'nin 27/03/2025 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararına göre, "Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerekir."
Ancak Yargıtay HGK’nun 06.12.2022 gün ve ... -E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre ise, "Ülkemizde uzun yıllar 1931 tarihli PMF (Population Mesculine et Fèminine) adı verilen Fransa nüfus verisinden oluşturulan ve cinsiyet ayrımı olmayan Fransız Yaşam Tablosu kullanılmışken daha sonra Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesinin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” kadın ve erkekler için ayrı ayrı hazırlanmıştır.
Yaşam sürelerinin tespitinde kullanılan tablolar arasında farklılık bulunması tazminat miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Şöyle ki; PMF 1931 yaşam tablosu cinsiyet ayırımı gözetmeyen bir tablo olup, kadın-erkek ayrımı yapılmamıştır. Bu tabloda yeni doğan bir insanın ömrü ortalama 56,64 olarak kabul edilmiştir. Oysa TRH 2010 yaşam tablosunda çok yerinde olarak kadın ve erkekler için ikili bir ayrıma gidilmiştir. TRH 2010 yaşam tablosunda yeni doğan bir insanın ömrü kadınlarda 78,02 erkeklerde ise 71,93 olarak belirlenmiştir. Her iki tablo karşılaştırıldığında başlangıçta yaşam süreleri arasında 15 ilâ 22 yıl arasında değişen sürelerde farklar doğmakta, orta yaşlarda yaşam süreleri birbirine yaklaşmakla birlikte sonuç olarak muhtemel yaşam ve bakiye ömür sürelerinin PMF 1931 tablosunda daha az, TRH 2010 tablosunda daha fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulunda da hangi yaşam tablosunun esas alınması gerektiği yönündeki uyuşmazlık tartışılmış ve gerçek zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesaplama olması nedeniyle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekliliği karşısında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır (Hukuk Genel Kurulunun 02.12.2021 tarihli, ... E., ... K. ve 21.12.2021 tarihli ... E., ... K. sayılı kararları)"
Bu nedenle uygulama birliğinin sağlanması ve adalete olan güvenin korunması, farklı yerlerdeki zarar gören kişilerin farklı yaşam tablosu uygulamalarına maruz kalmalarının önlenmesi gibi sebepler ve hakkaniyet düşüncesiyle, daha güncel de olan TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının daha uygun olacağı sonucuna varılmış, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanmasına yönelik görüşü benimsenmemiştir.
Tazminat bilirkişisinin dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan 08/07/2025 tarihli raporuna göre de; davacının geçici işgöremezlik zararının 53.119,68 TL., sürekli iş göremezlik zararının 1.529.190,84 TL., sürekli bakıcı gideri zararının 1.655.662,17 TL., SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının ise 7.200 TL. olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekili 03/10/2025 tarihli talep arttırım dilekçesiyle; maddi tazminat taleplerinin tazminat raporuna uygun olarak geçici iş göremezlik yönünden 53.119,68 TL.'ye, sürekli iş göremezlik yönünden 1.529.190,84 TL.'ye, bakıcı gideri yönünden 1.655.662,17 TL.'ye ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri yönünden 7.200 TL.'ye yükseltmiştir.
Davacı taraf talep arttırım dilekçesiyle tazminat raporuna uygun olarak talebini arttırdığından ve davalılardan sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olduğunu bildirdiğinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından talep artırım dilekçesiyle istenilen ve tazminatlara kaza tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini istemiş ise de; davalılardan sürücü ...'in sorumluluğu haksız fiile dayandığından, davalılardan sürücü yönünden talep gibi kaza tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği, davacının sigorta şirketine 14/09/2023 tarihinde başvurduğu, noter ihtarnamesinin davalı sigorta şirketine 19/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 2918 s. KTK.'nin 99/1. maddesi gereğince sigorta şirketinin 8 iş günü sonra sigorta şirketinin 30/09/2023 tarihinde temerrüte düştüğü belirlendiğinden, sigorta şirketi yönünden ise 30/09/2023 tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği kabul edilmiştir. Davalı tarafa ait aracın hususi araç olması nedeniyle faize de avans faizi olarak değil, yasal faiz olarak hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmış, fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin faiz talepleri reddedilmiştir.
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."
Davalılardan sigorta şirketine karşı açılan maddi tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince, davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketleri yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen, gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu arabuluculuk giderlerinden davacının sorumlu olduğu düşünülmüş ise de; sigorta şirketleri yönünden dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının gerekip gerekmediği konusunda, uygulamada farklılıklar bulunduğundan ve bu nedenle davacının hem davalı sigorta şirketine ve hem de arabulucuya başvurması makul görüldüğünden, Mahkememizce ihtiyari sayılan ve kural olarak davacıya yükletilmesi gereken arabuluculuk giderlerinin, hakkaniyet ve adalet gereğince tacir olmayan davacı ile davalılardan sigorta şirketi arasında davanın kabul ve ret oranına göre dağıtılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı tarafın talep artırım dilekçesinde sigorta şirketini poliçe limitleriyle sorumlu tutması, sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı sorumluluğa karar verilmesi ve sigorta şirketi yönünden reddedilen bir talep bulunmaması nedeniyle, ihtiyari sayılan arabulucuk giderlerinin tamamından sigorta şirketinin adalet ve hakkaniyet prensipleri gereğince sorumlu tutulması gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davacının davasının KABULÜ ile 29/08/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ... 'ın yaralanması nedeniyle,
a) Geçici iş göremezlik zararından dolayı 53.119,68 TL.,
b) SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 7.200 TL. ve
c) Bakıcı gideri zararından dolayı 1.655.662,17 TL. olmak üzere toplam 1.715.981,85 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 29/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin bu tazminatlardan sorumluluğunun 1.000.000 TL.'lik tedavi giderleri teminatı ile sınırlı olması ve faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 30/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
ç) Sürekli iş göremezlik zararından dolayı 1.529.190,84 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 29/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin bu tazminattan sorumluluğunun 1.000.000 TL.'lik ölüm ve sakatlık teminatı ile sınırlı olması ve faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 30/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu olması kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş. ile ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
d) Davacının fer'i nitelikteki fazlaya ilişkin faiz taleplerinin reddine,
2-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 3.245.172,69 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 221.677,75 TL. nispi karar ve ilam harcından, talep artırım harcı dahil peşin alınan 11.315,48 TL. harcın mahsubu ile kalan, 210.362,27 TL. harcın (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin harçtan sorumluluğunun 2.000.000/3.245.172,69 oranıyla sınırlı olması kaydıyla) davalılardan (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 18.108,85 TL. yargılama gideri, davacı tarafından maluliyet raporu için haricen yapılan 10.775 TL. yargılama gideri, gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan 45 TL. e-tebligat gideri olmak üzere toplam 28.928,85 TL. yargılama gideri ile 11.315,48 TL. peşin harç olmak üzere toplam 40.244,33 TL. yargılama giderinin (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin bu yargılama giderinden sorumluluğunun (2.000.000/3.245.172,69 oranıyla sınırlı olması kaydıyla) davalılardan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı vekili için (ve dava değerinin 3.245.172,69 TL. olduğunun kabulü ile) 510.000 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ... Sigorta A.Ş.'nin bu vekalet ücretinden sorumluluğunun 2.000.000/3.245.172,69 oranıyla sınırlı olması kaydıyla) davalılardan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacıya verilmesine,
6-Mahkememizce ihtiyari sayılan arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin davalılardan ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalılardan ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/12/2025
Başkan Üye Üye Katip