T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLLERİ :
DAVA : ECRİMİSİL
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 19/04/2024 tarihli dilekçesiyle; davacının davalı kooperatif üyesi olduğunu, davacıya tahsis edilen konutun diğer davalı ...'e teslim edilip tapu kaydının da ...'e devredildiğini, davacının da davalı kooperatif ortaklığından ihraç edildiğini, davacının ihraç kararına karşı açtığı dava sonunda ihraç kararının iptal edildiğini, davacının dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendisi adına tescili için açtığı davanın da kabul edildiğini, davacının bu taşınmazı söz konusu süre içerisinde kullanamadığını beyan ederek, dava konusu taşınmazın ecrimisil bedeli olarak şimdilik 150.000 TL.'nin her ay tahakkuk ettiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalılar vekili, öncelikle görev ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, davalılardan ...'ün dava konusu taşınmazın iyi niyetli olarak kullandığını, intifadan men koşulunun gerçekleşmediğini ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı kararının kesinleşmediğini beyan ederek, davanın esastan da reddini istemiştir.
Davacı tarafından arabuluculuk tutanağı sureti ibraz edilmiş, dava konusu taşınmazın tapu kaydı, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kesinleşmiş ilam sureti dosyamıza getirtilmiş, mahallinde delillerin değerlendirilmesi amacıyla talimatla 31/07/2024 tarihinde keşif yapılmış, bilirkişi heyetinden 08/08/2024 tarihli rapor alınmış, davalı ...'ün dava konusu taşınmaza ilişkin abonelik başlangıç tarihleri araştırılmıştır.
Davacı vekili, 27/09/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle, 150.000 TL.'lik ecrimisil taleplerini 2.784.478,33 TL.'ye yükseltmiş ve bu bedelin 150.000 TL.'sine dava tarihinden, kalan 2.634.478,33 TL.'sine ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesini ve ecrimisilin yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Ecrimisil" davasıdır.
Yargıtay HGK’nın 23.01.2020 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "Ecrimisilde; bir malın hak sahibinin izni ve rızası dışında kötü niyetli olarak işgal ve kullanımı söz konusudur...
Nitekim TMK'nın 995. maddesinin birinci fıkrasında, iyi niyetli olmayan zilyedin geri vermekle yükümlü olduğu şeyi haksız alıkoymuş olması yüzünden hak sahibine verdiği zararlar ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünler karşılığında tazminat ödemek zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.
Bu zararın en azı kira geliri karşılığı olan zarardır. Ancak, haksız işgalden doğan zarar her zaman kira geliri karşılığı olan zarar kadar olmayıp çok daha kapsamlı olabilir. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal veya hor kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda şeklinde tanımlanan olumsuz zarar ecrimisilin kapsamını belirler.
Görüleceği üzere işgal tazminatı hakkının doğumu, başlıca iki koşulun gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Bunlar; işgal eylemini gerçekleştiren kişinin kötü niyetli oluşu ve işgal nedeniyle hak sahibinin zarara uğramasıdır...
Kötü niyetli zilyet, eşya üzerindeki hakimiyetinin bir hakka dayanmadığını, diğer bir anlatımla zilyetliğinin hakka uygun bulunmadığını bilen ya da somut olayın özelliklerine göre bilmesi gereken kişidir. TMK'nın 3. maddesi uyarınca, durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyi niyet iddiasında bulunamaz.
Kuşku yoktur ki, zilyedin iyi veya kötü niyetli oluşu, mahkemelerce her somut olay ve durumun özelliği dikkate alınarak takdir edilecektir.
Diğer yandan "yolsuz tescil" kavramı üzerinde de durulmalıdır.
Bilindiği gibi, Türk hukuk sisteminde tapu kayıtlarının oluşumunda "illilik", diğer bir anlatımla "sebebe bağlılık" prensibi esas alınmış olup, bu prensip uyarınca tescilin geçerli ve haklı bir sebebe dayanması zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu husus 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 1024. maddesinin ikinci fıkrasında "Bağlayıcı olmayan bir hukuki işleme dayanan veya hukuki sebepten yoksun bulunan tescil yolsuzdur" şeklinde açıklanmıştır. Yasa maddesindeki bu tanımdan anlaşılacağı gibi gerçek hak durumuna uymayan tescil, yolsuz tescildir. Bu yolsuz tescil durumu, tescilin kurucu unsurlarından biri veya bir kaçının eksik olması nedeniyle başlangıçtan itibaren söz konusu olabileceği gibi sakat bir terkin veya tadil yüzünden sonradan da oluşabilir.
Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise bu yüzden ayni hakkı zedelenen kimse, TMK'nın 1025. maddesine göre tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.
Yolsuz tescil hâlinde, taşınmaz üzerindeki hak sahipliğinde gerçek anlamda bir değişiklik olmadığından, davayı kazanan davacı lehine bir ayni hak tesis edilmez. Sadece, tapu kütüğündeki yolsuz kayıtla gerçek hak durumu arasındaki aykırılık giderilerek davacının ayni hakkının bulunduğu tespit edilir. Diğer bir anlatımla, düzeltmenin yapılmasıyla birlikte maddi hukuk bakımından mevcut olmakla birlikte tapu kütüğünde şeklen bulunmayan haklar gerçek hak durumunu gösterir şekilde düzeltilir. Bu nedenledir ki, TMK'nın 1025. maddesinde tapu sicilinin düzeltilmesi kavramına yer verilmiş, dolayısıyla yolsuz tescilin doğuracağı sakıncaların önlenmesi ve hak sahibinin tasarruf işlemlerini yapma imkânına kavuşması amaçlanmıştır. Ne var ki, düzeltmenin yapılmasına kadar iyi niyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları ayni haklar ve her türlü tazminat hakları saklıdır.
Bundan dolayı düzeltme davası sonucunda davanın esası hakkında verilen karar, kural olarak bir tespit hükmü niteliğindedir. Bu niteliği uyarınca da kurucu değil, açıklayıcı mahiyettedir. Karara konu tescil işleminin baştan itibaren geçersiz olduğu tespitini içerdiğinden iptal hükmü geriye etkili olarak sonuç doğurmaktadır."
Somut olayda ; davacının halen davalı kooperatifin ortağı olduğu (ihraç kararının iptal edilmiş olduğu) taraflar arasında ihtilaflı değildir.
Dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazdaki B Blok, ... nolu bağımsız bölümün, davalı kooperatif adına kayıtlı iken ferdileşme sonucu 22/06/2011 tarihinde diğer davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacının dava konusu taşınmazın davalılardan ... adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tescil için açtığı dava sonunda, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/09/2022 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile (birleşen dava yönünden) reddine karar verildiği, bu karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine Konya BAM . HD'nin 10/01/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile birleşen davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline ve davacı adına tapuya kayıt ve tesciline kesin olarak karar verildiği, bu karara karşı temyiz yoluna gidilmesi üzerine de Yargıtay . HD'nin 22/11/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile BAM kararının onanmasına karar verildiği belirlenmiştir.
Davalı tarafından görev itirazında bulunulmuş ise de, davanın davacı ortak tarafından ortağı olduğu kooperatife karşı da açılmış olması ve Mahkememizin görevli olduğunun anlaşılması nedeniyle görev itirazı reddedilmiştir.
Davalı tarafından intifadan men koşulunun bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, ecrimisil taleplerinde intifadan men koşulu paydaşlar arasındaki ecrimisil taleplerinde söz konusu olabileceğinden ve dava konusu taşınmaza davacı ile davalıların paydaş olmadıkları anlaşıldığından bu yöndeki itirazlar da kabul edilmemiştir.
Davalı taraf Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı ilamının kesinleşmediğini ileri sürmüş ise de, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bu dava açılmadan önce BAM tarafından kesin olarak verilen karara istinaden kararın 10/01/2024 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği, kesin olarak verilen karara karşı temyiz yoluna gidilmesi üzerine de Yargıtay tarafından söz konusu BAM kararının onandığı görülmüştür.
Dava konusu taşınmaz, davalı kooperatif tarafından ferdileşme yoluyla davalılardan ... adına tescil ettirilmiş ise de, yukarıda yazılı Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı dosyasında verilen BAM kararı ile tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir.
Yukarıda yazılı Yargıtay HGK’nın 23.01.2020 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadı gereğince, yolsuz tescil nedeniyle verilen tapu iptali ve tescil hükmü kurucu değil, açıklayıcı nitelik taşıyıp, karar geriye doğru (davalılardan ... adına bu taşınmazın tescil edildiği tarihe kadar) etkili sonuç doğurduğundan, bu taşınmazın ... adına tescilinin yapıldığı 22/06/2011 tarihinden itibaren davacının ecrimisile hak kazandığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda yazılı Yargıtay HGK’nın 23.01.2020 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadı gereğince ecrimisile hükmedilmesi ve haksız işgal tazminatının doğumu için başlıca iki koşulun gerçekleşmiş olmasına bağlıdır. Bunlar; işgal eylemini gerçekleştiren kişinin kötü niyetli oluşu ve işgal nedeniyle hak sahibinin zarara uğramasıdır.
Davalılardan ...'ün davalı kooperatifin tahsis ve ferdileşme işlemi sonucu dava konusu taşınmazın edindiği, davalı kooperatif ile davacı arasındaki hukuki sorunları bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği, 4721 s. MK'nin 3/1. maddesi gereğince iyi niyetin karine olarak mevcut olduğu, bu karinenin aksinin davacı tarafından ispat edilemediği görüldüğünden, davalılardan ...'ün dava konusu taşınmazı iyi niyetli olarak edinip kullandığı sonucuna varılmış, davalılardan ... yönünden şartları oluşmayan ecrimisil (haksız işgal tazminatı) talebinin ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Diğer davalı kooperatif yönünden yapılan değerlendirmede ise, davalı kooperatifin ihraç şartları oluşmadan ya da usulüne uygun yöntemler izlenmeden davacının ihracına karar verip, davacıya tahsis edilmesi gereken taşınmazı diğer davalıya tescilini sağlaması ve davacının dava yoluyla bu taşınmaza geri almak zorunda kalmasına ve ilgili dönem içerisinde de bu taşınmazdan yararlanmasına engel olunması nedeniyle haksız ve kötü niyetli olduğu, bilirkişi raporu ile belirlenen ecrimisil zararına sebebiyet verdiği sonucuna varıldığından, davalı kooperatifin davacının ecrimisil taleplerinden sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin keşfe dayalı 08/08/2024 tarihli raporuna göre de, dava konusu taşınmazın 2011 yılı Ağustos ayı ile dava tarihi olan 19/04/2024 tarihi arasındaki ecrimisil bedelinin 2.784.478,33 TL. olduğu, dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık ecrimisil bedelinin ise 934.936,81 TL. olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekili 27/09/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle, 2.784.478,33 TL. ecrimisil talebinde bulunmuş ise de, davalı tarafın cevap dilekçesinde ve süresinde zamanaşımı itirazında bulunması nedeniyle zamanaşımı itirazının da değerlendirilmesi gerekmiştir.
Yargıtay . HD’nin 14/12/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.”
Bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı itirazı kabul edilerek, ancak dava tarihinden geriye dönük 5 yılı aşan dönem yönünden ecrimisil istenebileceği sonucuna varılmış, davacının davalılardan kooperatife karşı ileri sürdüğü ecrimisil talebinin dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık döneme ilişkin 934.936,81 TL. yönünden kabul edilmiş, fazlaya ilişkin kısım yönünden ise zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle reddedilmiştir.
Ecrimisil, haksız işgal tazminatı olduğundan vekalet ücretlerinin takdirinde maddi tazminata ilişkin düzenlemeler esas alınmış, yine davanın davalı kooperatif yönünden zamanaşımı nedeniyle reddedilen kısmı yönünden de Yargıtay . HD’nin 11.07.2023 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında belirtildiği üzere bu ret usule değil, işin esasına yönelik bir değerlendirme olduğundan vekalet ücretinin de nispi olarak takdir edilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davacının davasının davalılardan ...'e (önceki soyismi ... ) karşı açmış olduğu davanın ispat edilememesi nedeniyle REDDİNE,
2-Davacının davalılardan ... Konut Yapı Kooperatifi aleyhine açmış olduğu davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile dava tarihinden geriye dönük 5 yıllı dönem için 934.936,81 TL. ecrimisilin, 150.000 TL.'lik kısmının dava tarihi olan 19/04/2024 tarihinden itibaren kalan 784.936,81 TL.'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 27/09/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Konut Yapı Kooperatifinden alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin (dava tarihinden geriye dönük 5 yılı aşan süreye ilişkin) taleplerinin zamanaşımı süresinin geçmiş olması nedeniyle reddine,
3-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 934.936,81 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 63.865,53 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 47.551,92 TL. harcın mahsubu ile kalan 16.313,61 TL. harcın davalılardan T.H. S.S. Reyhan Konut Yapı Kooperatifinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 18.634,80 TL. yargılama giderinin takdiren her iki davalı için eşit oranda yapıldığının kabulü ile ...'e isabet eden 9.317,40 TL.'lik kısmının davacının kendi üzerinde bırakılmasına, kalan 9.317,40 TL. yargılama gideri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan 30 TL. e-tebligat gideri olmak üzere toplam 9.347,40 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre (934.936,81 TL./2.784.478,33 TL.) takdiren 3.138,55 TL. yargılama gideri ile 47.551,92 TL. peşin harçtan ibaret toplam 50.690,47 TL. yargılama giderinin davalılardan T.H. S.S. Reyhan Konut Yapı Kooperatifinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davalılardan tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
6- Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca ;
a) Davalılardan ...'e karşı açılan dava yönünden, (ve dava değerinin 2.784.478,33 TL. olduğunun kabulü ile) davalılardan ... vekili için 30.000 TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ...'e verilmesine,
b) Davalılardan ... Konut Yapı Kooperatifine karşı açılan dava yönünden,
aa) Davanın kabul edilen kısmı (934.936,81 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 142.891,15 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan ... Konut Yapı Kooperatifinden alınarak davacıya verilmesine,
bb) Davanın reddedilen kısmı (2.784.478,33 - 934.936,81= 1.849.541,52 TL.) üzerinden davalı kooperatif vekili için 142.891,15 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ... Konut Yapı Kooperatifine verilmesine,
7-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 2300 TL. yargılama giderinin, davalılardan kooperatife ilişkin davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 772,26 TL.'sinin davalılardan T.H. S.S. Reyhan Konut Yapı Kooperatifinden kalan 1.527,74 TL.'sinin ise davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/03/2025
Başkan Üye Üye Katip