T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
3-
4-
VEKİLLERİ :
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLLERİ :
3-
VEKİLİ :
BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
... ESAS ... K. SAYILI DOSYASINDA ;
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ :
DAVALILAR : 1-
2- ... -
VEKİLLERİ :
3- ...
VEKİLİ :
DAVA : MADDİ ve MANEVİ TAZMİNAT
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacılar vekili 17/01/2024 tarihli dilekçesiyle; davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki, davalılardan ... Belediyesine ait ve ZMMS poliçesi de davalılardan ... Sigorta şirketi tarafından yapılan ... plakalı araç ile davacıların destek ve murisi ...'e ait ... plakalı aracın, 14/12/2021 tarihinde trafik kazası yapması sonucu, davacıların destek ve murisi ...'in vefat ettiğini, kusurun davalı tarafta olduğunu, davacıların ...'in desteğinden yoksun kaldıklarını ayrıca, ...'in vefat etmeden önce hastaneye kaldırılması nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ve vefat nedeniyle cenaze ve defin giderlerinin bulunduğunu, ...'in vefatı nedeniyle büyük bir üzüntü de yaşadıklarını beyan ederek, davacılardan ... için 40 TL., ..., ... ve ... için 500'er TL. destek tazminatı ile davacılardan ..., ... ve ... için 10'ar TL. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatı ve 10'ar TL. cenaze ve defin gideri tazminatının kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren (davalılardan sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 23/05/2023 tarihinden) işleyecek avans faizi ile birlikte bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılardan ..., ... ve ... için 300.000'er TL. manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava mahkememizin ... E. sırasına kaydedilmiştir.
Davacı ... vekili 23/05/2024 tarihli dilekçesiyle; davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki, davalılardan ... Belediyesine ait ve ZMMS poliçesi de davalılardan ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ... plakalı araç ile davacının desteği ...'e ait ... plakalı aracın, 14/12/2021 tarihinde trafik kazası yapması sonucu, davacının desteği ...'in vefat ettiğini, kusurun davalı tarafta olduğunu davacının ...'in desteğinden yoksun kaldığını ayrıca ...'in vefatı nedeniyle büyük bir üzüntü de yaşadığını beyan ederek, davacının destek zararı nedeniyle 100 TL. maddi tazminatın kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren (davalılardan sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 24/02/2024 tarihinden) işleyecek avans faizi ile birlikte bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ayrıca, davacının yaşadığı üzüntü nedeniyle 200.000 TL. manevi tazminatın da kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Açılan dava Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sırasına kaydedilmiştir.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamıyla davanın Mahkememizin ... E. sayılı davası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleşen her iki davada dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Birleşen her iki davada davalılardan Sigorta şirketi vekili; zamanaşımı, derdestlik, husumet, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, kesin hüküm, müterafik kusur ve 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğu itirazlarında bulunmuş ve her iki davanın esastan da reddini istemiştir.
Birleşen her iki davada davalılardan ... Belediyesi ve ... vekili; öncelikle kazada vefat eden ...'in emniyet kemeri takmadığından müterafik kusurlu olduğunu, asıl davada davalılardan ...'ın destek kaybının bulunmadığını (...'in kendisinin desteği olmadığını) beyan etmiş ve birleşen her iki davanın esastan da reddini istemiştir.
Davacılar vekili tarafından birleşen her iki davaya ilişkin arabuluculuk tutanakları sureti ile sigorta şirketine başvuruya ilişkin belge suretleri ve ...'in veraset ilamı sureti ibraz edilmiş, dava konusu kazaya ilişkin Konya . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı davasına ilişkin ilgili belge suretleri getirtilmiş, davalı tarafa ait ... plakalı aracın UYAP trafik kaydı çıkartılmış, SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacılara yapılan bir ödeme veya aylık olup olmadığı araştırılmış, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Konya İl Müftülüğünden cenaze ve defin masraflarının ne kadar olabileceği, bu masrafların belediye tarafından ücretsiz karşılanıp karşılanmadığı araştırılmış, gerçek kişi olan tarafların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, yine asıl davada ...'ın boşandığı eşi ... ile boşandıktan sonra beraber yaşayıp yaşamadığı, kendisinin desteğinden yararlanıp yararlanmadığı konusunda emniyet araştırmaları yaptırılmış, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığından 09/05/2024 tarihli kusur raporu, adli tıp uzmanı bilirkişisinden ...'in olay yerinde değil hastanede vefat etmesi nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ne kadar olabileceğine dair 28/06/2024 tarihli rapor, tazminat bilirkişisinden 10/07/2024 tarihli rapor, 22/01/2025 tarihli ek rapor alınmıştır.
Davacılar vekili 07/03/2025 tarihli talep artırım dilekçesiyle; maddi tazminat taleplerini asıl davada ... yönünden 2.917.070,84 TL.'ye, ... yönünden 38.218,13 TL.'ye, ... yönünden 114.256,66 TL.'ye, birleşen davada ... yönünden 202.233,45 TL.'ye yükseltmiş, davalılardan sigorta şirketinin poliçe limitleriyle sınırlı sorumlu ollması ve ayrıca, sigorta şirketinin hem asıl ve hem de birleşen dava yönünden 23/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek faizinden de sorumlu olması kaydıyla, istenilen tazminatların bütün davalılardan avans faizi ile beraber tahsiline karar verilmesini istemiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Maddi ve Manevi Tazminat" davasıdır.
Somut olayda ; davalılardan sigorta şirketi tarafından zamanaşımı, derdestlik, husumet, belirsiz alacak davasının açılmasında hukuki yarar yokluğu, kesin hüküm ve 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğu itirazlarında bulunulmuş ise de birleşen her iki davada;
a)2918 s. KTK.nın 109/2 maddesi ve TCK.nın 85. maddesi ile TCK.nın 66/1-d maddesi gereğince, taksirle ölüme sebebiyet verilmesi halinde ceza davası zamanaşımı süresinin 15 yıl olması, kaza tarihiyle (14/12/2021) dava tarihleri (17/01/2024 ve 23/05/2024) ve talep artırım (07/03/2025) tarihleri arasında da bu sürenin geçmemiş olması nedeniyle zamanaşımı itirazının reddine,
b)Mahkememizdeki birleşen her iki davanın taraflarının farklı olması ve ayrıca derdestliği gerektiren başka bir davanın bulunmaması nedeniyle, derdestlik itirazının reddine,
c)Davalı sigorta şirketinin pasif husumet ve davacıların aktif husumet sıfatı bulunduğundan, husumet itirazlarının reddine,
ç)Kesin hüküm niteliğinde bir karar bulunmadığından, kesin hüküm itirazının reddine,
d)Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarının belirsiz alacak davası niteliğinde açılması mümkün olup bu yönde hukuki yarar bulunduğundan, hukuki yarar yokluğu itirazının reddine,
e)Asıl dava yönünden 17/05/2023 tarihli dilekçeyle, birleşen dava yönünden de 24/02/2024 tarihli dilekçeyle 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davalı sigorta şirketine başvurulmuş olduğundan, 2918 s. KTK'nin 97. maddesine ilişkin dava şartı bulunmadığı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan, Konya . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasındaki Cumhuriyet Başsavcılığı aşamasında alınan 18/12/2021 tarihli rapor ve Konya . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında alınan 25/10/2022 tarihli rapor ve 17/02/2023 tarihli raporla da uyumlu olan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 09/05/2024 tarihli raporuna göre; meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın tam kusurlu olduğu, davacıların destek ve murisi ...'in kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir.
Birleşen her iki davada davalıların tamamı, davacıların destek ve murisi ...'in kaza sırasında emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur itirazında bulunmuştur.
Dava konusu kazaya ilişkin trafik kazası tespit tutanağında ... için emniyet kemerinin takılı olmadığına dair 2 nolu kod işaretlenmiş, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında alınan 18/12/2021 tarihli kusur raporuna ekli ek-2/3 nolu fotoğrafta kazaya karışan ve ...'in kullandığı ... plakalı araçta sürücü emniyet kemeri sesli uyarı sisteminin etkisiz hale getirmek amacıyla takıldığı düşünülen demir aparat yer almıştır. Konya . Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasındaki İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 25/10/2022 ve 17/02/2023 tarihli raporlarında da ...'in emniyet kemerini takmaması nedeniyle (kazanın oluşumunda olmasa da) kendisinin ölümü olayında kusurlu olduğu (müterafik kusurunun bulunduğu) kabul edilmiş, Mahkememizce de ...'in kaza sırasında emniyet kemerini takmadığı ve kazanın oluşumuna ilişkin kusur yönünden değil ancak, meydana gelen zarar yönünden müterafik kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Yargıtay . HD.nin 22/05/2017 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadı gereğince de, müterafik kusur nedeniyle hükmedilecek tazminatlardan %20 takdiri indirim yapılması gerektiği, yine aynı emsal içtihat gereğince TBK'nun 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalılar yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği sonucuna varılmıştır.
Maddi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ;
Davacılardan ..., ... ve ...'in kazada vefat eden ...'in çocukları olduğu, birleşen davanın davacısı ...'in ise ...'in annesi olduğu belirlenmiştir.
Asıl davada davacılardan ...'ın ise, ...'in 12/02/2015 tarihinde boşandığı eşi olduğu anlaşılmış, davacı taraf boşanmanın ...'in yurtdışına gidebilmesi amacıyla gerçekleştiğini, fiiliyatta ...'ın ... ile beraber yaşadığını ve kendisinin desteğinden yararlandığını açıklamışlardır. Davalılar ise ...'ın, ...'in desteğinden yararlanmadığını beyan ederek bu hususa itiraz etmişlerdir.
Konya . Aile Mahkemesi'nin 05/02/2015 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamıyla, ... ve Müşerref İldiz'in anlaşmalı olarak boşanmalarına, tarafların müşterek çocukları ... ve ...'in velayetinin davacı anneye bırakılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 12/02/2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Konya . Aile Mahkemesi'nin 21/05/2019 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamıyla, tarafların müşterek çocukları ... ve ...'in velayetlerinin anne ...'dan alınarak baba ...'e verilmesine karar verilmiş, karar istinaf edilmeksizin 10/07/2019 tarihinde kesinleşmiştir.
Velayet davasına ilişkin Konya . Aile Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında, çocuklar ... ve ...'in, babalarının yanında kaldığını, okullarını ve arkadaşlarının bulunduğu ortamı sevdiklerini beyan etmişler, davalı anne ... ise açılan davaya itiraz etmediğini, çocuklarının velayetinin babaya verilmesini istediğini bildirmiştir. Aynı dosyadaki tarihsiz, ... tarafından hazırlanan sosyal inceleme raporunda ise davacı baba ...'in çocuklarının okul kaydı için mernis adresinin baba adresi gözükmesi gerektiğinden velayeti almak istediğini beyan ettiği, anne ...'ın da kendisinin Sulutas köyünde yaşadığı, çocukların buradan okula gitmesinin zor olduğu, çocukların babaları ile birlikte Selçuklu adresinde yaşadığı, çocukların velayetinin babaya verilmesini istediği açıklanmış, gerek çocukların gerek tarafların beyanlarından anne ...'ın Sulutas köyünde yaşadığı, baba ...'in ise Selçuklu merkezde yaşadığı açıklanmıştır. Davalılar özellikle bu rapora istinaden ...'ın boşandıktan sonra önceki eşi ... ile birlikte yaşamadığını ve kendisinin desteğinden yararlanmadığını savunmuşlardır.
Her ne kadar davalılar, sosyal inceleme raporuna istinaden ...'ın boşandığı eşi ... ile birlikte yaşamadığını ve kendisinin desteğinden yararlanmadığını savunmuş iseler de;
Öncelikle sosyal inceleme raporu, gerek ...'ın gerekse ...'in yaşadığı ev görülmeden, taraflar ve çocuklar ile Konya Adliyesinde yapılan görüşmeye istinaden düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkememiz tarafından yaptırılan ayrı ayrı yaptırılan emniyet araştırmalarında, ...'ın ... mahallesi, ... sokak, No:... Selçuklu adresinde ...'in vefatına kadar 7 yıldır, ... ile birlikte yaşadığı, ... ile ...'ın tam sebebi bilinmemekle birlikte formalite icabı boşandıkları, ... mahallesi, ... . sokak, No: ... Selçuklu / Konya adresinin ...'ın babasının evi olduğu, ...'ın ve çocuklarının ... mahallesi, Selçuklu adresinde ... ile birlikte yaşadıkları tespit edilmiştir.
... ve ...'ın UYAP mernis kayıtlarının çıkartılması sonucu 2017 tarihinden itibaren ... mahallesi ve ... mahallesi adreslerinin dönüşümlü olarak değişik tarihlerde mernis adresi olarak beyan edildiği görülmüştür.
Davacı tarafın iddialarında da yer aldığı gibi, ...'in yurtdışına (uzun süreli) çıkabilmek amacıyla ...'dan anlaşmalı olarak boşandığı, boşandıkları sırada velayetin annede olması ve anne ...'ın babasına ait ... mahallesi adresinin anne ve çocukların mernis adresi olarak gösterilmesi, çocukların okulunun baba ...'in mernis adresi olan Sakarya mahallesine yakın olup çocukların okul kaydının yapılabilmesi ve mernis değişikliği amacıyla çocukların velayetinin babaya verildiği sonucuna varılmıştır. Emniyet müdürlüğüne 2 kez yaptırılan gizli tahkikat tespitlerinden ve davacı tanıklarından ... duruşmada dinlenen beyanlarından, ... ile ...'in formalite icabı (başka bir amaçla) boşandıkları ancak, ...'ın vefat edene kadar boşandığı eşi ... ve çocukları ile beraber aynı evde kaldığı dolayısıyla ...'in desteğinden yararlandığı, kendisinin vefatı ile de destek kaybına uğradığı sonucuna varılmıştır.
Davacı taraf destek ...'in, vefat tarihi itibariyle aylık 40.000 TL.'ye yakın geliri olduğunu iddia etmiş ancak, emniyet araştırması, UYAP, takbis, GİB sorguları, ilçe tarım müdürlüğü cevabı yazılarında böyle bir gelirin kazanıldığı tespit edilememiş, davacı taraf bunu ispatlayamamış, ...'in kaza sırasında asgari ücret kazandığı kabul edilmiştir.
Tazminat hesabının ne şekilde yapılacağı konusunda da 2918 s. KTK'da ve 6098 s. TBK'da açık bir düzenleme bulunmadığından, bu kapsamda yapılacak hesaplama yönteminin de yargı kararları ile yerleşik hale gelen uygulamalara göre yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Konya BAM . HD.'nin 27/03/2025 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal kararına göre, "Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi gerekir."
Ancak Yargıtay HGK’nun 06.12.2022 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre ise, "Ülkemizde uzun yıllar 1931 tarihli PMF (Population Mesculine et Fèminine) adı verilen Fransa nüfus verisinden oluşturulan ve cinsiyet ayrımı olmayan Fransız Yaşam Tablosu kullanılmışken daha sonra Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesinin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” kadın ve erkekler için ayrı ayrı hazırlanmıştır.
Yaşam sürelerinin tespitinde kullanılan tablolar arasında farklılık bulunması tazminat miktarını önemli ölçüde etkilemektedir. Şöyle ki; PMF 1931 yaşam tablosu cinsiyet ayırımı gözetmeyen bir tablo olup, kadın-erkek ayrımı yapılmamıştır. Bu tabloda yeni doğan bir insanın ömrü ortalama 56,64 olarak kabul edilmiştir. Oysa TRH 2010 yaşam tablosunda çok yerinde olarak kadın ve erkekler için ikili bir ayrıma gidilmiştir. TRH 2010 yaşam tablosunda yeni doğan bir insanın ömrü kadınlarda 78,02 erkeklerde ise 71,93 olarak belirlenmiştir. Her iki tablo karşılaştırıldığında başlangıçta yaşam süreleri arasında 15 ilâ 22 yıl arasında değişen sürelerde farklar doğmakta, orta yaşlarda yaşam süreleri birbirine yaklaşmakla birlikte sonuç olarak muhtemel yaşam ve bakiye ömür sürelerinin PMF 1931 tablosunda daha az, TRH 2010 tablosunda daha fazla olduğu anlaşılmaktadır.
Hukuk Genel Kurulunda da hangi yaşam tablosunun esas alınması gerektiği yönündeki uyuşmazlık tartışılmış ve gerçek zarar hesabının özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesaplama olması nedeniyle gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekliliği karşısında bakiye ömür süresinin belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 yaşam tablosunun esas alınması gerektiği sonucuna varılmıştır (Hukuk Genel Kurulunun 02.12.2021 tarihli, ... E., ... K. ve 21.12.2021 tarihli ... E., ... K. sayılı kararları)"
Bu nedenle uygulama birliğinin sağlanması ve adalete olan güvenin korunması, farklı yerlerdeki zarar gören kişilerin farklı yaşam tablosu uygulamalarına maruz kalmalarının önlenmesi gibi sebepler ve hakkaniyet düşüncesiyle, TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınmasının daha uygun olacağı sonucuna varılmış, Konya BAM . HD.'nin PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanmasına yönelik görüşü benimsenmemiştir.
Tazminat bilirkişisinin terditli hazırlanmakla birlikte, dosya kapsamına uygun görülerek güncel asgari ücret oranları, TRH 2010 yaşam tablosu ve Mahkememizce kabul edilen kusur oranına göre düzenlenen kısmı hükme esas alınan 22/01/2025 tarihli ek raporuna göre; davacıların destek zararının, ... için 2.917.070,84 TL., ... için 38.218,13 TL., ... için 114.256,66 TL., birleşen davanın davacısı ... için 202.233,45 TL. olduğu (davalılardan sigorta şirketinin sorumluluğunun bu davacılar yönünden sırasıyla 385.887,51 TL, 6.011,69 TL, 17.972,50 TL ve 20.128,30 TL. olmak üzere toplam 430.000 TL. olduğu), davacılardan ...'ın ise destek zararının bulunmadığı belirlenmiştir.
Asıl davada davacılardan ... ve ... ile ... için 10'ar TL. cenaze ve defin gideri tazminatı istenilmiş ise de; Konya Büyükşehir Belediyesi ve Konya İl Müftülüğünün cevabi yazılarından, cenaze ve defin giderlerinin belediye tarafından ücretsiz karşılandığı belirlendiğinden ve davacı taraf aksini ispat edemediğinden cenaze ve defin gideri zararının bulunmadığı sonucuna varılmış, buna yönelik tazminat talebi reddedilmiştir.
Asıl davada, ...'in kazadan sonra hastaneye kaldırılması, aynı gün hastanede vefat etmesi nedeniyle, davacılardan ... ve ... ile ... için 10'ar TL. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatı istenilmiş; Adli tıp uzmanı bilirkişisi ... 28/06/2024 tarihli raporunda bu masrafın toplam 1.750 TL. olacağı belirlenmiş, davacı taraf 07/03/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ve 25/04/2025 tarihli tavzih beyanlarıyla bu davacılar için 1.750 TL. SGK tarafından karşılanmayan tazminatın davalılardan alınarak bu davacılara eşit olarak verilmesini istedikleri görülmüş, mahkememizce de SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin toplam 1.750 TL. (kişi başı 1.750 / 3 = 583,33'er TL.) olacağı kabul edilmiştir.
Davacıların birleşen her iki davada destek zararları ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri zararları yukarıda tespit edildiği gibi ise de; davacıların destek ve murisi ...'in kaza sırasında emniyet kemeri takmamak suretiyle zararın oluşumunda müterafik kusurlu olduğu kabul edildiğinden, belirlenen maddi tazminatlardan takdiren %20 müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davacıların maddi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Buna göre davacıların isteyebilecekleri maddi tazminatların müterafik kusur indirimi sonucu; davacılardan ... için 30.574,50 TL. destek tazminatı, 466,67 TL. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatı, ... için 91.405,33 TL. destek tazminatı, 466,67 TL. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatı, ... için 466,67 TL. SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatı, birleşen davanın davacısı ... için 161.786,76 TL. destek tazminatı olduğu sonucuna varılmıştır.
Manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise ;
Kazanın meydana geldiği tarih, kazada vefat eden ...'in birleşen her iki davadaki davacılara yakınlık derecesi, davalı sürücü ile ...'in kusur durumu, ...'in zararın (ölüm olayının) meydana gelmesindeki müterafik kusuru, istenilen manevi tazminatların miktarı, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile manevi tazminatın amacı birlikte değerlendirilerek birleşen her iki davada (manevi tazminat isteyen) davacıların manevi tazminat davasının da kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Maddi ve manevi tazminatlara istenilen faiz yönünden yapılan değerlendirmede;
Davacı taraf, maddi ve manevi tazminatlara sigorta şirketi hariç, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren, sigorta şirketi yönünden ise asıl davada 25/03/2023 tarihinden, birleşen davada 24/02/2024 tarihinden itibaren, talep artırım dilekçesiyle ise, sigorta şirketi yönünden her iki dava için 23/05/2023 tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini istemiştir.
Davalı tarafa ait ... plakalı araç ticari araç olmayıp davalılardan ... Belediyesine ait resmi araç olduğundan, hükmedilen maddi ve manevi tazminatlara avans faizi değil, yasal faizi olarak hükmedilebileceği, davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalının sorumluluğunun haksız fiile dayalı olması nedeniyle talep gibi sigorta şirketi hariç diğer iki davalının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden de sorumlu oldukları sonucuna varılmıştır.
Sigorta şirketi yönünden faiz başlangıç tarihinin değerlendirilmesinde ise, asıl dava yönünden davacıların sigorta şirketine 17/05/2023 tarihinde başvurmaları, taleplerinin sigorta şirketine 23/05/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması, 2918 s. KTK.'nin 99. maddesi gereğince tebliğden itibaren 8 iş günü sonra sigorta şirketinin 03/06/2023 tarihinde temerrüte düşmüş olması, birleşen dava yönünden de sigorta şirketine 24/02/2024 tarihli dilekçeyle başvurulması, dilekçenin sigorta şirketine 26/02/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayılması, 8 iş günü sonra sigorta şirketi 08/03/2024 tarihinde temerrüte düşmüş olması nedenleriyle, sigorta şirketinin birleşen her iki dava yönünden kendi temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizden de sorumlu olduğu sonucuna varılmış, davacı tarafın fazlaya ilişkin fer'i nitelikteki faiz talepleri de reddedilmiştir.
Davacı tarafça birleşen her iki dava için ayrı ayrı dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ve arabuluculuk bürosu tarafından zorunlu arabuluculuk anlaşmazlık son tutanakları düzenlenmiş ise de;
2918 s. KTK'nin 97. maddesine göre, "zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir."
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."
Sigorta şirketine karşı açılan her iki tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince, davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması, davalı işleten ve sürücünün ise zorunlu arabuluculuk uygulamasına tabi olmaması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen, gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
Her ne kadar 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu arabuluculuk giderlerinden davacının sorumlu olduğu düşünülmüş ise de; dava öncesi zorunlu arabuluculuğa başvurulmasının gerekip gerekmediği konusunda, uygulamada farklılıklar bulunduğundan ve bu nedenle davacı tarafın birleşen her iki dava yönünden hem sigorta şirketine hem de arabulucuya başvurması makul görüldüğünden, Mahkememizce ihtiyari sayılan ve kural olarak davacıya yükletilmesi gereken arabuluculuk giderlerinin, hakkaniyet ve adalet gereğince tacir olmayan davacılar ile davalılardan sigorta şirketi arasında davanın kabul ve ret oranına göre dağıtılması gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Asıl ... E. sayılı davaya ilişkin olarak, davacıların davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, 14/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'in vefat etmesi nedeniyle;
A) Davacılardan ... için;
a) SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderine ilişkin olarak 466,67 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta Şirketinin sorumluluğunun tedavi giderleri teminatı limiti ile sınırlı olması ve ayrıca faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılardan ...'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine,
b) Davacılardan ... için 200.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... Belediyesi Başkanlığından ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılardan ...'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,
B) Davacılardan ... için;
a) Destek zararından dolayı 30.574,50 TL. maddi tazminat ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden dolayı 466,67 TL. tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta Şirketinin sorumluluğunun destek tazminatı yönünden 5.022,89 TL. ile sınırlı olması, tedavi giderleri yönünden tedavi giderleri teminatı limitleri ile sınırlı olması ve her iki tazminatın faizine ilişkin olarak da temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine,
b) Davacılardan ... için 200.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... Belediyesi Başkanlığından ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,
C) Davacılardan ... için;
a) Destek zararından dolayı 91.405,33 TL. maddi tazminat ile SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinden dolayı 466,67 TL. tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta Şirketinin sorumluluğunun destek tazminatı yönünden 15.016,41 TL. ile sınırlı olması, tedavi giderleri yönünden tedavi giderleri teminatı limitleri ile sınırlı olması ve her iki tazminatın faizine ilişkin olarak da temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine,
b) Davacılardan ... için 200.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... Belediyesi Başkanlığından ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacılardan ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,
D) Davacılardan ... için; destek zararından dolayı 2.333.656,67 TL. maddi tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta Şirketinin sorumluluğunun 383.381,77 TL. ile sınırlı olması ve faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'a verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine,
2-Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. sayılı davasına ilişkin olarak, davacı ...'in davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile 14/12/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının desteği ...'in vefat etmesi nedeniyle;
a) Destek zararından dolayı 161.786,76 TL. maddi tazminatının, kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ... Sigorta Şirketinin sorumluluğunun 26.578,93 TL. ile sınırlı olması ve faiz yönünden de temerrüt tarihi olan 08/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılardan ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine,
b) Davacının manevi zararından dolayı 100.000 TL. manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... Belediyesi Başkanlığından ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine,
3-Karar tarihi itibariyle;
a) Asıl davadan dolayı (ve dava değerinin 3.057.036,50 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 208.826,16 TL. nispi karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 14.256,15 TL. harcın mahsubu ile kalan 194.570,01 TL. harcın (davalılardan ... Sigorta Şirketi'nin bu harçtan sorumluluğunun 403.421,07+1.400=404.821,07/3.057.036,50 oranındaki miktarla sınırlı olmak kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
b) Birleşen Konya . ATM'nin ... E. sayılı davasından dolayı (ve dava değerinin 261.786,76 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 17.882,65 TL. nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 3.417,21 TL. harcın mahsubu ile kalan 14.465,44 TL. harcın (davalılardan ... Sigorta Şirketi'nin bu harçtan sorumluluğunun 26.578,93/261.786,76 oranındaki miktarla sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Asıl davada davacılar tarafından 15.222,60 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre (3.057.036,50 TL./3.971.825,63 TL.) takdiren 11.716,54 TL. yargılama gideri ile 14.256,15 TL. peşin harçtan ibaret toplam 25.972,69 TL. yargılama giderinin (davalılardan ... Sigorta Şirketi'nin bu yargılama giderinden sorumluluğunun 403.421,07+1.400=404.821,07/3.057.036,50 oranındaki miktarla sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine,
5-Birleşen davada davacı tarafından 1.648,63 TL. yargılama gideri ve gerekçeli kararın tebliği için bu davacının avansından yapılacak olan 45 TL. e-tebligat gideri olmak üzere toplam 1.693,63 TL. yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre (261.786,76 TL./402.233,45 TL.) takdiren 1.102,27 TL. yargılama gideri ile 3.417,21 TL. peşin harçtan ibaret toplam 4.519,48 TL. yargılama giderinin (davalılardan ... Sigorta Şirketi'nin bu yargılama giderinden sorumluluğunun 26.578,93/261.786,76 oranındaki miktarla sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan alınarak davacılara (eşit oranda) verilmesine,
6-Birleşen her iki davada davalılar tarafından yapılan yargılama gideri tespit edilemediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ;
A) Asıl davadan dolayı ;
a) Davacılardan ...'ın ;
aa) Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (466,67 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 466,67 TL. nispi vekalet ücretinin her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'a verilmesine,
bb)Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı (500+10=510 TL.) üzerinden, davalılar vekilleri için 510 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ...'dan alınarak davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... Sigorta Şirketi'ne (eşit [1/3'er]) oranda verilmesine,
cc)Maddi tazminatın müterafik kusur indirimi uygulanan SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
dd) Manevi tazminatın kabul edilen kısmı (200.000 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 32.000 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ... Belediyesi ve ...'dan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'a verilmesine,
ee) Manevi tazminatın reddedilen kısmı (300.000 - 200.000 = 100.000 TL.) üzerinden, davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalı vekilleri için 30.000 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ...'dan alınarak davalılardan ... Belediyesi ve ...'a (eşit oranda) verilmesine,
b) Davacılardan ...'in ;
aa) Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (31.041,17 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 30.000 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ... Sigorta Şirketi'nin bu vekalet ücretinden sorumluluğunun 5.022,89+466,67= 5.489,56/31.041,17 oranındaki kısmı ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'e verilmesine,
bb)Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı (cenaze ve defin giderine ilişkin 10 TL.) üzerinden, davalılar vekilleri için 10 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ...'den alınarak davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... Sigorta Şirketi'ne (eşit [1/3'er]) oranda verilmesine,
cc)Maddi tazminatın müterafik kusur indirimi uygulanan destek zararının ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
dd) Manevi tazminatın kabul edilen kısmı (200.000 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 32.000 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ... Belediyesi ve ...'dan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'e verilmesine,
ee) Manevi tazminatın reddedilen kısmı (300.000 - 200.000 = 100.000 TL.) üzerinden, davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalı vekilleri için 30.000 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ...'den alınarak davalılardan ... Belediyesi ve ...'a (eşit oranda) verilmesine,
c) Davacılardan ...'in ;
aa) Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (91.872 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 30.000 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ... Sigorta Şirketi'nin bu vekalet ücretinden sorumluluğunun 15.016,41+466,67= 15.483,08/91.872 oranındaki kısmı ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'e verilmesine,
bb)Maddi tazminat davasının reddedilen kısmı (cenaze ve defin giderine ilişkin 10 TL.) üzerinden, davalılar vekilleri için 10 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ...'den alınarak davalılar ... Belediye Başkanlığı, ... ve ... Sigorta Şirketi'ne (eşit [1/3'er]) oranda verilmesine,
cc)Maddi tazminatın müterafik kusur indirimi uygulanan destek zararının ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinin reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
dd) Manevi tazminatın kabul edilen kısmı (200.000 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 32.000 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ... Belediyesi ve ...'dan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'e verilmesine,
ee) Manevi tazminatın reddedilen kısmı (300.000 - 200.000 = 100.000 TL.) üzerinden, davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalı vekilleri için 30.000 TL. nispi vekalet ücretinin davacılardan ...'den alınarak davalılardan ... Belediyesi ve ...'a (eşit oranda) verilmesine,
d) Davacılardan ...'ın ,
aa) Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (2.333.656,67 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 316.702,23 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ... Sigorta Şirketi'nin bu vekalet ücretinden sorumluluğunun 383.381,77/2.333.656,67 oranındaki kısmı ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacılardan ...'a verilmesine,
bb)Maddi tazminatın müterafik kusur indirimi uygulanan destek zararının reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
B) Birleşen davadan dolayı davacı ...'in ;
a) Maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı (161.786,76 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 30.000 TL. nispi vekalet ücretinin (davalılardan ... Sigorta Şirketi'nin bu vekalet ücretinden sorumluluğunun 26.578,93/161.786,76 oranındaki kısmı ile sınırlı olması kaydıyla) her üç davalıdan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacı ...'e verilmesine,
b) Maddi tazminatın müterafik kusur indirimi uygulanan destek zararının reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
c) Manevi tazminatın kabul edilen kısmı (100.000 TL.) üzerinden, davacı vekilleri için 30.000 TL. nispi vekalet ücretinin davalılardan ... Belediyesi ve ...'dan (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacı ...'e verilmesine,
d) Manevi tazminatın reddedilen kısmı (200.000 - 100.000 = 100.000 TL.) üzerinden, davalılardan sigorta şirketi hariç diğer iki davalı vekilleri için 30.000 TL. nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalılardan ... Belediyesi ve ...'a (eşit oranda) verilmesine,
8-Mahkememizce ihtiyari sayılan arabuluculuk görüşmelerinden dolayı;
a) Asıl davada Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.280 TL. yargılama giderinden (davacılar ile davalılardan sigorta şirketi yönünden davanın kabul ve ret oranına göre (403.421,07+1.400=404.821,07/403.421,07+1.750+30=405.201,07 TL.) takdiren 3.276,92 TL.lik kısmının davalılardan ... Sigorta Şirketinden, kalan 3,08 TL.lik kısmının ise davacılar ..., ..., ... ve ...'dan (müştereken ve müteselsilen) alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
b) Birleşen davada Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.800 TL. yargılama giderinin davalılardan ... Sigorta Şirketinden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
9-Davacılardan ... tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen ilgili davacıya iadesine,
Dair ; birleşen her iki davada davacılar vekili ile birleşen her ik idavada davalılardan ... Belediyesi Başkanlığı ve ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.11/06/2025
Başkan Üye Üye Katip