T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
"TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 2-
3-
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; 13/09/2023 tarihinde müvekkil ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile TEM otoyolunu takiben Sakarya ili istikametinden İstanbul ili istikametine sol şeritten seyir ederken Şirinyalı mevkiine geldiği esnada trafiğin bir anda durması sonucu önünde ve aynı istikamette seyir halinde bulunan dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arka tampon kısmından çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, bu kazadan sonra müvekkil ... araçta bulunan davacı eşi ... ve oğlu ... bakmış ve durumlarının iyi olduğunu görünce araçtan inerek aracın arkasına uyarı levhasını koymak isterken koymak isterken aynı istikamette ve yine sol şeritte seyir eden davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, daha önce meydana gelen maddi hasarlı kazayı fark etmeyerek davacı müvekkiline ait ... plakalı araca arkadan çarptığını, bu çarpmanın etkisi ile müvekkilinin aracının önde duran ... plakalı araca tekrar arkadan çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, olayla ilgili soruşturmanın Körfez Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosyası ile devam ettiğini, dava açılmadan önce sigortaya karşı davanın yönlendirilmiş olması nedeniyle ticari dava şartı olarak 26/03/2024 tarihinde ... başvuru dosya numarası ile Konya Arabuluculuk Bürosuna başvurusunda bulunulduğu ancak anlaşma sağlanamadığı ve 26/04/2024 tarihinde anlaşamama tutanağı düzenlendiği bu nedenle haklı davalarının kabulü ile aşağıda belirtilen ve belirtilmeyen kalemlerle ilgili öncelikle hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilememesi riskine karşılık olay esnasında davalı ...'nun kullanımında olan ve davalı ...'nun adına kayıtlı olan ... plakalı aracın trafik kaydına ve sigorta şirketi dışındaki diğer davalılar ... ile ...'nun tüm taşınır ve taşınmazları ile üçüncü kişilerdeki ve bankalardaki hak ve alacakları üzerine verilecek kararın kesinleşmesine kadar ihtiyati haciz şerhi konulmasını, trafik kazasında meydana gelen bedensel zarar nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 107. Maddesi uyarınca, toplanacak delillere göre; (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) davacı ... ŞEKER için şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL SGK tarafından karşılanmayan yapılmış ve yapılacak olan tüm tedavi giderleri ve 100,00-TL bakıcı ihtiyacı gideri ve 100,00-TL ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı tazminat olmak üzere 500,00-TL maddi tazminatın davalı araç sürücüsü ... ile araç sahibi ...'dan olay tarihinden ve davalı ... Sigorta A.Ş .'den poliçe limitleriyle sınırlı kalmak kaydıyla temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, davacı ... için 300.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek faizi birlikte tahsilini, davacı ... için 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek faizi birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özet olarak; huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, 2918 SAYILI KARAYOLLARI TRAFİK KANUNU’NUN 97. Maddesinde düzenlenen sigortacıya başvuru şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğu, müvekkili sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranının gerçeği yansıtmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, kusur durumunun bilirkişi aracılığıyla tespitinin gerektiğini, sağlık kurulu raporu ile diğer tedavi evrakları incelendiğinde açıkça görüleceği üzere, kaza ile araz arasında illiyet bulunmadığını, itirazlarının baki kalması kaydıyla sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerektiği, aksi halde aynı sürenin hem geçici iş göremezlik tazminatı hem sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından dikkate alınması gibi bir sonuç doğmakta olup bu hususun davacı lehine haksız sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, davacı tarafından geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talep edilmiş ise de geçici giderler teminat dışı olduğu, 6111 Sayılı Kanun ile bu talepleri karşılama yükümlülüğünün SGK aktarıldığını, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bakıcı giderinin belgelendirilmesi halinde bürüt asgari ücret, belgelendirilmemesi halinde ise net asgari ücretin tazminat hesaplamasına esas alınması gerektiği, ayrıca bakıcı ihtiyacının aile bireyleri tarafından karşılanması halinde hesaplanacak tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasını, kazazedenin arazlarına ilişkin dosyada mübrez tutanaklar değerlendirildiğinde davacının kaza anında emniyet kemeri takmadığını ve işbu hususun gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılmasını talep ettiklerini ve tüm bu izah olunan nedenlerle müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, aksinin kabulü halinde ise sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasını, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesini, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulmasını, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
Körfez Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası UYAP sureti, Eflani İlçe Jandarma Komutanlığının yazısı, Konya Büyükşehir Hastanesi tedavi evrakları, Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesinin tedavi evrakları, Göztepe Prof. ... Şehir Hastanesi tedavi evrakları, Konya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü cevabı yazısı, Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı ve Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazıları dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.
Davacı vekili tarafından 04/07/2024 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat davası yönünden davadan feragat ettiğini ve yargılama gideri ile vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmiştir.
NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen 29/11/2024 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Çalışma Gücü ve Meslekte ... Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranın %35, geçici iş göremezlik zararının 9 ay olduğu, bu sürenin 4 ayında bakıcıya muhtaç olacağı, tedavi giderinin ise 18.000 TL olacağı belirtilmiştir.
27/04/2025 tarihli Adli Tıp Kurumun raporu ile; Sürücü ...’nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’in kusursuz olduğu, dava dışı sürücü Gökhan GEZER’in kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle uğranılan zararın tahsiline ilişkin tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigorta kuruluşu kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Somut olayda davacı ... davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı ve hem kendi yaralanması hemde çocuğunun ölümü nedeniyle manevi tazminat, davacı ... ise çocuğunun ölümü nedeniyle manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Sürücü ...’nun %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’in kusursuz olduğu dosya kapsamında alınan 27/04/2025 tarihli ATK raporun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Davacı ...'nın dava konusu kaza neticesi yaşadığı yaralanmada sürekli iş göremezlik oranının %33 olduğu, iyileşme sürecinin 9 ay olduğu ve bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilerek kişinin bu dönemde %100 malul olduğu dosya kapsamında alınan Necmettin Erbakan Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 06.12.2024 tarihli maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Davacı ... maddi tazminat taleplerinden feragat ettiği için davacının bu taleplerine yönelik davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... ... )
Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların müteveffa ile olan bağı, davacı ... maluliyet oranı, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacının manevi tazminat davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, 08/01/2024 tarihli arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmemesine rağmen, trafik kazalarında arabuluculuğun zorunlu olup olmadığı konusunda farklı yargı kararları olması nedeniyle hakkaniyet gereği, bu giderlerin yargılama gideri olarak değerlendirilerek kabul/ret oranına göre taraflara yükletilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI ...'İN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-DAVACI ...'İN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 300.000,00 TL manevi tazminatın 13/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
3-DAVACI ... MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile 200.000,00 TL manevi tazminatın13/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
4-Alınması gereken 34.155 TL harçtan, peşin olarak alınan 1.709,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 32.445,54 TL eksik harcın davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.800 TL. yargılama giderinden 3,80 TL'nin davacılardan, 3.796,20 TL'nin ise davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Davacı tarafından yapılan 1.709,46 TL harç giderinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 1.132,10 TL harç gideri ve 7.492 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 8.624,10 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 8.615,48 TL yargılama giderinin davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak 6.782,10 TL'nin davacı ...'e, 1.842,00 TL'nin ise ...'e verilmesine,
8-Davacının maddi tazminat davasında;
a-)Kendisini vekille temsil eden davalar ... ve ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 500 TL vekalet ücretinin davacılardan eşit oranda alınarak davalılar ... ve ...'ya eşit oranda verilmesine,
9-Davacıların manevi tazminat davasında;
a-)Kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 48.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine,
b-)Kendisini vekille temsil eden davacı ... için, A.A.Ü.T. uyarınca, tayin ve taktir olunan 32.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacıya verilmesine,
10-Davacı ... tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/06/2025
Katip Hakim