T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA
İHBAR OLUNAN :
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Davacı ile davalı şirket arasında yapılan ticari ilişki nedeni ile 189.540,00 TL 02.03.2024 tarih ve ... no.lu fatura, 29.02.2024 tarih ve ... no.lu 170.649,60 TL bedelli faturadan bakiye kalan 41.903,20 TL alacak ve tüm faturalardan kaynaklı 231.443,20 TL toplam asıl alacağın ve işlemiş faizlerinin tahsili için Konya . İcra Müd. ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, borçlu şirket tarafından süresi içerisinde takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiği, itiraz sonucu takip durdurulduğu ve fazlaya dair hak ve alacaklarının saklı kalması kaydıyla; davanın kabulüne karar verilmesini, davacı tarafından fatura alacağına ilişkin icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini, asıl alacağa en yüksek ticari avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamını, yapılan yargılama neticesinde davalı aleyhine alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davacı şirketin 231.443,20 TL'lik alacağı karşılığında borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki tüm hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davacı şirketin söz konusu temin ettiği ürünleri Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak kasten ve bilerek temin ederek davalıya gizli ayıplı mal satmış olup davalının ihracat müşterilerine mahcup etmiş olup maddi ve itibari olarak zarara uğrattığı, davalının ihracat müşterileri tarafından davacının tedarik ettiği ahşap paletlerin küflendiğine dair birçok şikayet e-postası, fotoğrafları ve videoları gönderildiği bunun üzerine, davalı tarafından davacının cari hesabındaki bakiye ödeme yapılmamış olduğu, davacıya dilekçe ekinde yer alan Konya . Noterliği'nin ... yevmiye numaralı 18.03.2024 tarihli ihtarnamesi gönderildiği ve ardından davacının temin ettiği ahşap paletlerin küflenmesinin altında yatan kök/neden analizi Tarım ve Orman Bakanlığı - Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü - Bitki ve Bitkisel Ürünler Sınır Kontrol Daire Başkanlığı yetkilileri ile ilgili belgeler, küflenmeler, faturalar ve diğer ilgili belgeler incelenmek suretiyle yapıldığı ve elde edilen bilgiler doğrultusunda davacı şirketin ve yetkilisi ... bilerek ve isteyerek davalıya yönetmelik hükümlerine aykırı palet temin ettiği sonucuna ulaşıldığı ve delillerin ikame edilmesini ve gerekli keşif ve bilirkişi incelemelerinin yapılmasına karar verilmesini ardından davacının sattığı ürünlerin gizli ayıplı olduğuna karar verilmesini, haksız olarak açılmış olan işbu davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
Konya İl Tarım Müdürlüğünün yazısı dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.
02/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ile; Her iki tarafın ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu, açılış tasdiklerinin yapıldığı, 2024 yılı defter incelemesi yapıldığı için kapanış tasdik süresinin olduğu,Defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahipleri lehine delil olma özelliği taşıdığı, özellikle dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak dava konusu faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu , faturaların üzerinde herhangi bir imza paraf olmadığı ancakfaturalar her iki tarafların cari hesaplarına açık hesap olarak kayıt edildiği, iade faturası tanzim olmadığı, dava konusu faturaların bedelinin tamamen veya kısmen ödenmesine ilişkin olarak her iki tarafın defter ve belgelerinde kayıt bulunduğu, dava ve takip konusu faturalar ve cari hesap ilişkisinden dolayı varsa iade faturaları da değerlendirilerek takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 231.443,20 TL alacağı olduğu ve davacının da talebinin bu yönde olduğu tespit edilmiştir.
15/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Dosyaya sunulan kayıtlar ve taraf vekilleri ile görüşme sonucunda inceleme gerçekleşmiş elde edilen veriler doğrultusunda davalıdan davacıya gönderilmiş mutabakat mektubunun bulunduğu ve bu mailleşme sonucunda tarafların mutabık olduğu tespit edilmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf davaya ve takibe konu faturalardaki hizmetin davalıya sunulup sunulmadığı, davalıya teslim edilen malların ayıplı olup olmadığı, davacının bu faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı ile varsa alacak tutarının ne kadar olduğu, davalının takas def'inde bulunmasının mümkün olup olmadığı, davalının malın ayıplı olması nedeniyle zarara uğrayıp uğramadığı, varsa zarar tutarının ne kadar olduğu, yine varsa zarar tutarı ile davacı alacağının takas edilmesinin gerekip gerekmediği hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... ... E K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... ... E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu faturaların davalı defterinde de kayıtlı olduğu, ancak davalı tarafın faturaya konu hizmetin sunulduğu fakat ayıplı olduğunu iddia etmiştir. Bu durumda davalı tarafın fatura bedellerini ödediğini ve ayıplı ve eksik işleri ispatlaması gerekmektedir. Her iki tarafın tacir olması ve satışın ticari nitelikte olması nedeniyle uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c. maddesine göre; '' Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.''
6098 sayılı TBK'nın223. maddesine göre; ''Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.''
Tüm anlatılanlar doğrultusunda davalı vekili tarafından s malların ayıplı olduğu iddia edilmiş ise de, davacı ayıplı olduğu iddia edilen malların fatura da belirtilen mallar olmadığı iddia etmiş bu konuda bilirkişi incelmesi yapılmasına karar verilmiş ancak davalı tarafından keşif ve bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçildiği ve ayıplı olduğu iddia edilen malların yerleri gösterilmediği için davalı tarafın ayıp iddiasını ispatlayamadığı davalı tarafın yemin deliline dayanmadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve alacak likit olduğundan aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının Davasının Kabulü İle;
Davalının Konya .İcra Müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynen devamına
Asıl alacağın %20 si oranında 46.288,64 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine
2-Alınması gereken 15.809,89 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.762,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 13.047,44 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan 3.190,05 TL harç gideri ve 6.227,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 9.417,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 37.030,91 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendilerine İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/10/2025
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.