T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... E. - ... K.
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLLERİ :
DAVALI : ... - (T.C. Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ... -
DAVA : ALACAK
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 28/06/2024 tarihli dilekçesiyle; tarafların Konya Ticaret Sicili Müdürlüğüne tescilli ve dava dışı Interpharm İthalat İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti.'de ortak iken davacının bu şirketteki hissesinin davalıya devretmek suretiyle şirket ortaklığından ayrılmasına karar verildiğini, davacıya ait hissenin davalıya 400.000 Euro karşılığında devrinin yapılması konusunda tarafların anlaştıklarını, davalının yaklaşık 300.000 Euro'ya isabet eden 278.000 CHF (İsviçre Frangı) ödeme yaptığını ancak, kalan 100.000 Euro'yu ödemediğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000 Euro'nun, hisse devrinin yapıldığı 06/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek 3095 s. Kanun'un 4/a maddesinde yazılı faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Davalı vekili, öncelikle zamanaşımı ve hukuki yarar yokluğu itirazı ile bu ihtilafa ilişkin belirsiz alacak davası açılamayacağı itirazında bulunmuş ve ayrıca davanın esastan da reddini istemiştir.
Davacı tarafından arabuluculuk son tutanağı sureti, taraflar arasındaki whatsapp ve mail yazışma suretleri, limited şirket pay devri sözleşmesi sureti ibraz edilmiş, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğünden de dava konusu limited şirket pay devrine ilişkin belge suretleri, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinden de ... E. ve ... E. sayılı davalarına ilişkin ilgili belge suretleri, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasına ilişkin belge suretleri dosyamıza getirtilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Dava, "Alacak" davasıdır.
Somut olayda ; davacı taraf, taraflar arasındaki Konya . Noterliği'nin 08/06/2023 gün ve ... yevmiye nolu "Limited Şirket Pay Devri Sözleşmesi"ne konu pay devri nedeniyle, devredilen payın bedelinin gerçekte sözleşmede yazıldığı gibi 450.000 TL. değil, 400.000 Euro olduğunu, bu bedelin yaklaşık 300.000 Euro'ya isabet eden 278.000 CHF'nin (İsviçre frangının) davacıya ödendiğini beyan etmiş ve şimdilik kalan 100.000 Euro'nun faizi ile beraber tahsilini istemiştir.
Davalı taraf ise, tarafların pazarlık suretiyle pay devrinin 278.000 CHF karşılığında yapılması konusunda anlaştıklarını ve bu bedelin 06/06/2023 tarihinde banka aracılığıyla ödendiğini ve başka bir borçlarının kalmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Noterden düzenlenen limited şirket pay devri sözleşmesinde, satış bedelinin 450.000 TL. olduğu ve bu bedelin nakden ve tamamen alındığı yazıldığından ve satış bedeli karşılığında davalı tarafından davacıya 278.000 CHF ödendiği ihtilafsız olduğundan, satış bedelinin iddia edildiği gibi 400.000 Euro olduğunun (ve kalan 100.000 Euro'nun ödenmediğinin) ispat yükünün davacı tarafa ait olduğu anlaşılmıştır.
Davalı taraf, zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de; 6098 s. TBK.'nin 147/4. maddesi gereğince sözleşme tarihinden itibaren dava tarihine kadar 5 yıllık süre geçmediğinden zamanaşımı itirazı reddedilmiştir.
Davalı taraf, bu davanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı davası ile birleştirilmesini istemiş ise de; Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı davasının dava dışı şirket tarafından davacı aleyhine açılan şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat davası olması ve davamız ile doğrudan ilgili görülmemesi nedeniyle birleştirme talebi reddedilmiştir.
Davalı taraf, bu davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı itirazında bulunmuş, davanın mahiyeti itibariyle talep yerinde görülerek bu davanın kısmi dava olduğu kabul edilmiştir.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasının, dava dışı şirket tarafından davacı aleyhine açılan görevi kötüye kullanma ve dolandırıcılık isnatlarına ilişkin soruşturma olması ve Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı davasının da şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat davası olması ve bu soruşturma ve davanın mahkememizdeki bu dava ile doğrudan ilgili ve esasa etkili görülmemesi nedeniyle sonuçları beklenilmemiştir.
Davacı taraf, sunduğu whatsapp yazışmalarının yazılı delil başlangıcı olduğu iddiasıyla, tanık dinletme talebinde bulunmuş ve kural olarak whatsapp yazışmalarının yazılı delil başlangıcı kabul edilebileceği anlaşılmış ise de; taraflar arasındaki somut whatsapp yazışmalarının, taraflar arasındaki ihtilaf yönünden yazılı delil başlangıcı teşkil edecek şekilde bir içeriğe sahip olmadığı anlaşıldığından, bu whatsapp yazışmaları yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmemiş, alacağın miktarı ve karşı tarafın açık muvafakatinin bulunmaması nedeniyle davacı tarafın tanık dinletme talebi de kabul edilmemiştir.
Davacı vekili son duruşmada, açtıkları bu davanın 6098 s. TBK'nin 36. maddesine dayalı hile ve aldatma unsuruna dayalı bir dava olduğunu, davacının kandırılması nedeniyle bu davayı açtıklarını, hileye dayalı olarak şahit dinletmek istediklerini, hilenin her türlü delille ispat edilebileceğini ve hileyi arabuluculuk aşamasında öğrendiklerini beyan etmiş ve dava dilekçesinde de TBK'nin 36. maddesine dayanıldığı anlaşılmış ise de;
6098 s. TBK'nin 39. maddesine göre, "Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.
Aldatma veya korkutmadan dolayı bağlayıcılığı olmayan bir sözleşmenin onanmış sayılması, tazminat hakkını ortadan kaldırmaz."
Davacı tarafın hileye dayalı olarak bu davayı açtıklarını bildirmesine rağmen, hile halinde davacının kullanabileceği yasal hakkın 6098 s. TBK'nin 39/1. maddesi gereğince sözleşme ile bağlı olmama ve tazminat hakkı olduğu, davacı tarafın, sözleşme ile bağlı olmadığını ileri sürmediği gibi aksine, sözleşmenin ifası için kalan bedelin tahsilini istediği, sözleşme dışında herhangi bir tazminat talebinde de bulunmadığı, sözleşme ile bağlı olmamaya ilişkin tam ıslah yoluna da gitmediği anlaşılmış olduğundan, davacı tarafın hile iddiaları ile hileye dayalı tanık dinletme talepleri de kabul edilmemiştir.
Davacı tarafın dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanması nedeniyle, davacı vekiline kalan alacaklarının 100.000 Euro olduğu konusunda davalı tarafa yemin teklif edip etmeyecekleri sorulmuş, davacı taraf yemin teklif etmeyeceklerini bildirmiştir.
Davacı tarafın sunduğu taraflar arasındaki whatsapp yazışmaları içeriği yazılı delil başlangıcı niteliğinde görülmediği gibi, mail yazışmaları içeriğinden de satış bedelinin davacı tarafın iddia ettiği gibi 400.000 Euro olduğu tespit edilememiştir. Dava konusu hisse devri karşılığında davalı tarafından davacıya 278.000 CHF ödendiği ihtilafsız olup, davacı taraf bu bedelin üzerindeki kalan 100.000 Euro yönünden de alacağın varlığını yazılı olarak veya yazılı delil başlangıcı ile ispat edememiş ve yemin deliline de dayanmayacaklarını bildirmiş olduklarından, dava konusu alacağın ispat edilemediği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;
1-Davacının davasının İSPAT EDİLEMEMESİ NEDENİYLE REDDİNE,
2-Peşin alınan tamamlama harcı dahil 60.176,50 TL. nispi karar ve ilam harcından karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL. maktu ret karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 59.561,10 TL. harcın istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri tespit edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (ve dava değerinin 100.000 Euro karşılığı 3.523.730 TL. olduğunun kabulü ile) davalı vekili için 425.898,40 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, Konya BAM ilgili Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/03/2025
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...