T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : ... - TC.NO:...
...
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ...'ın davacı şirketin 2010-2011-2012-2013 ve 2014 yıllarında %25 hissesine sahipken sorumlu şirket müdürü görevinde bulunduğunu bu tarihlerde şirket adına kazanılan paraların % 100'üne yakın kısmını gerek kendi adına ve gerek ise eşi adına banka hesaplarına havale etmek suretiyle şirketi zarara uğratarak ... Ltd. Şti'ye çok büyük zarar verdiğini, şirketin tamamının şu anda şirket müdürü olan ... ait olduğunu, şirketin bu zararlarından dolayı gerek vergi borçları ve gerekse SGK borçları nedeniyle şirket müdürü tarafından bankalardan kredi kullanmak zorunda kalındığını, şirketin çok büyük zarar etmesine neden olunduğunu, tüm bu zararlardan davalı borçlunun hem görevi kötüye kullanmış ve hemde bulunduğu haksız fiil nedeniyle şirkete zarar vermiş olduğunu, zararın munzam zarar kapsamında kaldığı, şimdilik 10.000,00 TL belirsiz alacak davalarının kabulüne karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça açılan davayı kabul etmediklerini, munzam zararın nasıl oluştuğunun ve temerrüt faizi ile karşılanamayan somut bir zararın var olup olmadığının bilirkişi raporu ile tespit edilmesi gerektiğini, ayrıca munzam zararın koşullarının gerçekleşmediğini, munzam zarar davasının belirsiz alacak davası şeklinde açılabilmesinin mümkün olmayacağını, açılan davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE:
Dava; aşkın zarardan kaynaklı alacağa ilişkindir.
6102 sayılı kanunun 5/A maddesine göre; (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlıklı 18/A-2.maddesine göre; " Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. " şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, davanın ticari dava niteliğine haiz, konusu para olan menfi tespit davasından ibaret olması karşısında 6102 s. TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava açılmadan arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, davacı vekiline tensip tutanağı ile birlikte arabulucu yoluna başvurulduğuna ilişkin evrakları Mahkememize sunması için kesin süre verildiği, davacı vekilince sunulan arabuluculuk sonu tutanağı incelendiğinde, dava tarihinden sonra arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, dava açılmadan önce davacının arabuluculuk işlemlerini nihayete erdirmediğinin anlaşıldığı, eldeki davada arabulucuya başvuru işlemlerinin neticelendirilmeden açıldığı anlaşıldığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-6102 sayılı TTK 5/A-1 maddesi ile 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan HMK 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine,
2-Peşin olarak alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 10.000 TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair ; davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2024
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır