T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - TC.NO:...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1- ... - TC.NO:...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :2- ... - TC.NO:...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkilinin davalı ...'un babası ... peşin ödeme yaparak araç kiraladığını, aracın gününde teslim edildiğini, hiçbir alacak borç ilişkisi kalmadığını, ancak ... tüm müşterilerine imzalattığı gibi sözleşme ile birlikte araçta oluşacak ceza ve diğer riskler bulunduğu için müvekkiline boş senet imzalattığını, Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında belirtilen ve takip dayanağı olan senet miktarı üzerindeki borcun müvekkiline ait olmadığını, davalı takip alacaklısı ise güya diğer davalı ...'ye elden altın ve para borç verdiğini ve bu alacakları karşılığında diğer davalının ciro ederek senedi verdiğini iddia ederek iyi niyetli hamil gibi görünmeye çalıştığını, davalı takip alacaklısı ... açıkça kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin gerçekte hiçbir borcunun olmadığı senedi hile ile diğer davalıya ciro ettirerek elde etmiş, diğer davalıdan da hiçbir alacağı olmadığı halde takibe girerek şekli anlamda alacaklı konumuna geçtiğini, takip alacaklısının senedi davalı ...'tan ciro yoluyla aldığını iddia ettiğini, o halde aralarında 100.000,00 TL’lik ne alınıp satıldığı, bu senedin verilmesini gerektirecek yasal bir alışverişin olup olmadığı, aralarındaki ticareti doğrular fatura belge bilgi banka kaydı vs. olup olmadığını ve hayatının herhangi bir döneminde 100.000,00 TL'lik bir birikiminin olup olmadığını ispatlaması gerektiğini belirterek sahtecilik yapılarak kötü niyetle takibe konu edilen senetle ilgili Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasının ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasına, takibin durdurulmaması halinde icra dosyasına yatacak paraların iş bu davada verilecek hüküm kesinleşinceye kadar davalı alacaklıya ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile müvekkil hakkındaki takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davalı ... ile müvekkili ... arasında arkadaş olmaları münasebetiyle alacak borç ilişkisinin bulunduğunu, ... davalı ...'den borçlarını ödemesini istediğini ancak ... nakit parası olmadığını babasından kendisine kalan bir takım sağlam senetleri verebileceğini söyleyerek davaya konu senetle birlikte bir takım senetleri müvekkiline teslim ettiğini, müvekkilinin dava konusu senetten kaynaklanan alacaklarının tahsili için davacı ve diğer davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davacı borçlunun, borcu olmadığına borcunu ödediğine dair iddiasını ispata yarar herhangi bir belge sunamadığını, davacı tarafın müvekkili aleyhine tüm iddialarının asılsız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacının herhangi bir borcunun bulunmadığını, davaya konu senedin vefat eden babasına ait olduğunu, davalı ... ve eşinin babasına ait senetlerin icraya gereceğini, kendisine cirolatıp boş bir şekilde götürdükleri senetlerden birinin davacıya olan senet olduğunu, babasının hastaneden çıkınca davacıya ait olan senetten kaynaklı herhangi bir borç olmadığını, senedin iade edileceğini ancak bu süre zarfında ... söz konusu senetleri doldurup icraya konulduğunu, davacı adına açılan icra takiplerindeki bedelin gerçek borç olmadığını, davacının herhangi bir borcunun bulunmadığını , kendisinin kötü bir niyetinin olmadığını aksine diğer davalı ...'in kötü niyetli hareket ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma, ... Soruşturma, ... Soruşturma Sayılı, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas, Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya kayıtları celp edilerek incelenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava menfi tespit isteminden ibarettir.
Taraflar arasındaki ihtilaf; Davacının davaya konu Konya . İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından dolayı davalılara borçlu olup olmadığı hususlarından ibarettir.
Defiler, TTK'nın 659, 825 ve 687'nci maddelerinde ele alınmıştır. Emre yazılı senetlerde defiler konusu ise genel olarak 825'inci maddede düzenlenmiştir. Maddi özelliklerine göre defileri ''senetteki metinden anlaşılan defiler'' ''senetteki taahhüdün hükümsüzlüğüne ilişkin defiler'' ve ''şahsi defiler'' olmak üzere üç kısma ayrılması mümkündür. Senet metninden anlaşılan defilerin alacaklıya karşı dermeyan edebileceği tabiidir. Zira, alacaklı senedi görünmekte olan şekliyle almıştır ve bu nedenle kendisine karşı ileri sürülen defiyi bilmektedir ya da bilmesi gerekir. Örneğin, şekil eksikliği, zamanaşımı, müracaat hakkının kaybedilmiş olması, cira zincirinde kopukluk vadenin henüz gelmemiş olması, senet üzerindeki çizgi ve yazılara, caiz olmayan kayıtlar. Senetteki taahhüdün hükümsüzlüğüne ilişkin defiler senedin hükümsüzlüğüne değil, sadece o senetle taahhüt altına giren şahsın taahhüdünün geçersizliğine yol açar. Bu gibi defiler senet metninden anlaşılmadıkları için, etkileri bakımından esas itibariyle nisbi etkilidir; ancak, bazı hallerde, mutlak etki taşıdıkları da görülür. İmza sahibinin ehliyetsizliği, temsil yetkisinin bulunmaması, imzanın sahte olması imzanın şahsın fiziki varlığını doğrudan etkileyerek doğrudan doğruya cebirle, zorla attırılmış olması hallerinde, borçlu bu hususu bir mutlak defi olarak herkese karşı dermeyan edebilir. Senetteki taahhüdün geçersizliğine ilişkin diğer bütün defiler '' sonuçlarını bilerek, değerlendirerek ve isteyerek doğmasına sebebiyet verilen hukuki görünüş sebebiyle sorumluluk ilkesi'' sonucu iyiniyetli üçüncü şahıslara karşı dermeyan olunamaz. Senedin verilmesine ilişkin anlaşmanın hataen, hile sonucu veya ikrah ile yapıldığı hallerde, muvazaalı işlemlerde, senedin kumar, bahis, evlenme tellallığı, borsa oyunu dolayısıyla verilmesi durumlarında, senedin ahlaka aykırı bir amacın gerçekleştirilmesi için verilmesinde, kabul değişiminde, aşırı yararlanma vs...'de durum böyledir. Şahsi defiler ise, emre yazılı senetlerdeki borç taahhüdünün objektif mevcudiyetine hiç bir etkisi olmayan, borçlunun, belli bir alacaklı ile arasındaki hukuki münasebetten doğan defilerdir; bu mahiyetleri dolayısıyla da, esas itibariyle sadece doğrudan doğruya ilişkileri bulunan kimseler arasında dermeyan olunabilir. Bazı istisnai durumlarda; borçlu, şahsi defini, kendisiyle doğrudan doğruya ilişkisi olmayan bir hamile karşı da ileri sürebilir. Mesela, senedin halefiyet yoluyla devralınmış olması, senedin protestoya uğradıktan veya gerekli işlemlerin zamanında yapılmaması dolayısıyla müracaat hakkının kaybından sonra ciro edilmiş bulunulması veya tahsil cirosu yapılması vs hallerinde durum böyledir. Ayrıca, hamilin senedi iktisap ederken, bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması halinde, borçlunun şahsi defileri dermeyan etmesi mümkündür.
Somut olayda ispat yükü davacı üzerinde olup, davacı bonolar nedeniyle borçlu olmadığını ve bu bonoların davalı ... tarafından kötüniyetli olarak iktisap edildiğini ispat etmek zorundadır.
Davacı tarafa TTK 687. Maddesi gereğince davalı ...'in kötüniyetli hareket ettiğine dair iddiasını ispatlaması için delillerini sunması için süre verilmiş davacı tarafından Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası bildirilmiştir. Söz konusu dosyada davacının taraf olmadığı, yine dosya kapsamında ifadesi alınan kişilerin bahsettiği bonoların davaya konu senetler olduğuna ilişkin herhangi bir veri olmadığı anlaşıldığından davacı tarafından başkaca delil de ibraz edilmediğinden ve 6100 sayılı HMK'nın 226/1-c maddesi uyarınca konusu suç teşkil eden vakıalar yemine konu olamayacağından, davacı tarafa yemin teklifi hatırlatılmamış ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 687. maddesi uyarınca, davalı ...’in senedi iktisabında kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davacının bu davalıya yönelik davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... tarafından 19/09/2024 tarihinde dava kabul edilmiş olduğundan davacının davasının bu davalı yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı İİK'nın 72/5. Maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuştur. Anılan madde hükmü irdelendiğinde; kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davanın borçlu lehine neticelenmesi gerekmektedir. Somut olayda davacının davalı ...'e yönelik davası reddedildiğinden, diğer davalı tarafından başlatılmış bir takip olmadığından şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının Davasının KISMEN KABULÜ İLE;
1-Konya . İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takibe dayanak bono nedeniyle davacının davalı ...'a BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,
2-Davacının tazminat talebinin REDDİNE
3-Davacının davalı ...'e yönelik davasının REDDİNE
4-Alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince maktu harcın 1/3'ü olarak hesap edilen 2.277,00 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 569,25 TL eksik harcın davalı ...'tan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120 TL. yargılama giderinin davalı ...'tan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Davacı tarafından yapılan 1.707,75 TL harç giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE
7-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç gideri ve 740,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 1.167,60 TL yargılama giderinin davalı ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 15.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Davalı ..., kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e VERİLMESİNE,
10-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/04/2025
Katip ... Hakim ...
e-imzalıdır e-imzalıdır