T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR :1-
2-
VEKİLLERİ :
DAVALI
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN YAZILDIĞI TARİH:
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkillerinin yolcusu oldukları ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsünün kusuru sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkillerinin yaralandığını, müvekkillerinden ...'ın tedavisinin uzun sürmediğini ancak ...'nin tedavisinin devam ettiğini, bu hususta sigortaya başvuru yapıldığını ancak bir ödeme yapılmadığını ve açıkladığı nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkillerinin maddi zararı nedeniyle ... için tedavi masrafı olarak 200,00 TL, rapor almak için ödenen 205,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olarak 50,00 TL, bakıcı gideri olarak 50,00 TL olmak üzere şimdilik 505,00 TL ile ... için SGK tarafından karşılanmayan tedavi masrafı olarak 250,00 TL, bakıcı gideri olarak 250,00 TL, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 250,00 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 250,00 TL olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; davacı tarafından istenilen belgelerin müvekkili şirkete iletilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMSS ile teminat altına alındığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kaza ile sakatlı arasındaki illiyet bağının tespiti ile kusur ve maluliyet oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi gerektiğini, tedavi ve sağlık giderleri teminatının SGK sorumluluğunda bulunduğunu, olayda hatır taşımasının bulunduğunu, belirlenecek tazminat miktarında indirime gidilmesi gerektiğini ve açıkladığı nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin 25/02/2021 tarih ... Esas ... sayılı ilamı Konya BAM . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 tarih ... esas ... sayılı kararı ile davanın esastan reddine karar verilmiş ve taraflarca Temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay . Hukuk Dairesinin 17/01/2024 tarih ... esas ... sayılı kararı ile bozularak mahkememizin iş bu esasına kaydedilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat isteminden ibarettir.
2918 sayılı KTK'nın 85/1. Maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
2918 sayılı KTK'nın 85/5. Maddesine göre; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
6098 sayılı TBK'nın 54. Maddesine göre; Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.
6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Davacı ... tedavi gideri, bakıcı gideri ve faturalı giderlerin davalıdan tahsilini istemiş ise de, 14/03/2019 tarihli duruşmada davadan feragat etmiştir. Bu nedenle davacılardan ...'ın davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda; davacı ... davaya konu trafik kazası nedeniyle cismani zarara uğradığını iddia ederek süreli iş göremezlik zararı, geçici iş göremezlik zararı, bakıcı gideri zararı ile SGK tarafından karşılanmayan ve faturalandırılamayan tedavi gideri zararının tahsilini istemiştir.
Bu kapsamda öncelikle davacının davaya konu trafik kazası nedeniyle sürekli iş göremez hale gelip gelmediğinin tespiti için hangi yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirlenmelidir. Maluliyetin tespiti yönünden hangi yönetmeliğin uygulanacağına ilişkin KTK'da ve TBK'da açık hüküm bulunmadığından bu boşluğun içtihatlarla doldurulması gerekmektedir.
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonra da Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin 27/10/2020 gün ve ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır.
Davacının davalı sigorta şirketine davadan önce tazminat ödemesi için yazılı olarak başvurduğu, başvurunun sigorta şirketine 31/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı sigorta şirketinin 2918 s. KTK'nin 99/1. maddesi gereğince 8 iş günü sonra 11/11/2016 tarihinde temerrüte düştüğü, 2918 s. KTK.nin 97. maddesi gereğince dava şartının da yerine getirilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 11/09/2018 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu trafik kazasının oluşumunda dava dışı araç sürücüsü Mehmet Mermer'in % 100 oranında kusur olduğu tespit edilmiştir.
25/12/2019 tarihli maluliyet raporu ile de davaya konu trafik kazası neticesinde davacının sürekli iş göremezliği bulunmadığı, davacının iyileşme süresinin (geçici iş göremezlik süresinin ) 4 ay olduğu, davacının kalıcı ya da sürekli bir başkasının yardımına muhtaç olmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacının tedavi gideri zararının 1.000,00 TL olduğu mütala edilmiş ise de iyileşme süresinin 4 ay olacağı dikkate alındığında 26/07/2018 tarihli bilirkişi raporu ile davacının tedavi gideri zararı 3.000,00 TL olduğu tespit edildiğinden Mahkememizce bu rapordaki belirleme hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan 15/01/2021 tarihli hesap raporu ile davacının geçici iş göremezlik zararının 4.709,84 TL ve tedavi gideri zararının 3.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır.
Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K )
Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E. ... K.)
Ayrıca hatır taşıması indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, her ne kadar davalı hatır taşıması definde bulunmuş ise de, dosya kapsamında davacının davalı tarafından sigortalanan araçta hatır için taşındığının tespitine yarayan bir delilin bulunmadığı, davalı vekiline, bu defiye yönelik delillerini sunmaları için kesin süre verildiği, kesin süre içinde herhangi bir delil sunulmadığı gibi taşımanın hatır için olduğuna dair gerekçeli bir beyanda sunulmadığı anlaşıldığından davalının hatır taşıması defi yerinde görülmemiştir.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır. Somut olay yönünden davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede kaza tespit tutanağında göre davacının kaza anında emniyet kemeri takmadığına dair bir belirlemenin bulunmadığı, davacının müterafik kusurlu sayılmasını gerektiren bir vakıanın bulunmadığı kabul edildiğinden hesaplanan tazminatlardan müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşumunda davacının kusurunun olmadığı, kaza neticesinde davacı ...'nin sürekli iş göremezliği bulunmadığı, geçici iş göremezlikten kaynaklı zararının 4.709,84 TL, tedavi gideri zararının ise 3.000,00 TL olduğu, davacının geçici iş göremezlik sürecinde başkasının yardımına muhtaç olmadığı anlaşıldığından, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı ...'ın davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı ...'nin davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 4.709,84 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri tazminatı olmak üzere 7.709,84 TL tazminatın olay tarihi itibariyle geçerli ZMMS yaralanma/tedavi teminat klozu limitiyle sınırlı olmak kaydıyla temerrüt tarihi olan 11/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
3-Alınması gereken 526,65 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 290,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 236,45 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Davacı ... tarafından yapılan 290,20 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı ...'ye verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL harç gideri, 3.456 TL yargılama gideri ve 1.667,32 TL Selçuk Ünv. maluliyet raporu masrafı olmak üzere toplam 5.152,52 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma göre hesaplanan 503,59 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
6-Davacı ... vekili için A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 7.709,84 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine,
7-Davacı ...'nin davasının reddedilen kısmı yönünden A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 7.709,84 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı ...'ın davasının feragat nedeniyle reddi üzerine davalı vekili için A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 505,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili Yargıtay Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2024
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır