T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLLERİ :
DAVA : Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Ziraat Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkile ait zirai traktör olan ... marka 2022 model traktör 09.06.2022 tarihinde ... numaralı traktör geliştirilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalı sigorta şirketince sigortalandığı, müvekkiline ait ... plakalı traktörü ile seyir halinde iken oluşan kaza sonucu aracın servise tamir ettirilmesinden sonra sigorta kasko poliçesi kapsamında müvekkilinin 66.034,87 TL TL tutarındaki giderinin davalı sigorta şirketi tarafından ödenmediği, alacağa ilişkin sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödemenin alınamadığını, arabuculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkiline ait ... marka 2022 model traktör, niteliğindeki aracın geçirdiği trafik kazası sonucunda meydana gelen zarar bedelinden her türlü fazlaya ilişkin dava ve talep haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin sigortaya ihbar tarihi olan 28.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Öncelikli olarak husumete konu olayın dayanağı Kasko Sigorta Sözleşmesi olduğu, davacı yanın tüketici olduğu söz konusu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu, davacı yanın Ticaret Mahkemesinde davaya bakılmasını talep ettiği, bu sebeple dosyada görevsizlik kararı verilmesini, dosyanın görevli Konya Tüketici Mahkemesine gönderilmesini, söz konusu mahkemenin bulunmaması halinde davaya Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılmasını ve davacı aleyhine vekalet ücreti hükmedilmesini, kaza 02.07.2022 tarihinde meydana gelmesine rağmen davacı tarafından 04.07.2024 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacının hasarının karşılandığını, davayı hiç bir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla; müvekkil şirketin söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla birlikte, müvekkil şirketin hasar bedelinin KDV’sine ilişkin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili sigorta şirketinin dava öncesi 47.547,57 TL ödeme yaparak sorumluluğunu yerine getirmiş olduğundan temerrüde düşmediğini, uygulanacak faizin yasal faiz olduğu dikkate alındığında başvuru sahibi vekilinin avans faiz isteminin reddi gerektiğini, izah olunan nedenlerden dolayı; haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
23/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Dava dosyasına sunulan eksper raporu, hasar fotoğrafları ve hasar beyanı incelendiğinde; davaya konu kazanın poliçe kapsamında olduğu, keza dava dosyasına sunulan eksper raporunda da davalı vekili cevap dilekçesinde de kazanın poliçe kapsamında olmadığına dair herhangi bir iddia ve gerekçe yahut delil sunulmadığı, ayrıca davacıya ait traktörün lastik aksamında da hasar olduğunun görüldüğü, eksper tarafından lastik aksamına ilişkin hasarın eksper raporunda belirtildiği ancak diğer aksamlara ilişkin hasarların eksper raporunda belirtilmediği, bu nedenle sigorta şirketi tarafından lastik aksamına ilişkin hasar bedelinin ödendiği görüldüğünden lastik aksamı dışındaki kaza nedeniyle hasarlanan parçalar belirtilmiş ve bu doğrultuda hesaplama yapıldığı ve ... plakalı aracın kaza tarihindeki hasar bedeli bakiye miktarının 66.034,87 TL olduğu, hasarın poliçe teminatları kapsamında olduğu tespit edilmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmış ve incelenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİLİMESİ VE GEREKÇE:
Dava, tazminat isteminden ibarettir.
Bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Yine bu tür davalarda 2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesi uyarınca, zarar görenin dava açmadan önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı olarak başvuru yapması gerekmekte olup bu husus sonradan giderilmesi de mümkün olmayan dava şartlarındandır. Ayrıca yazılı başvurudan hemen sonra dava açılması mümkün olmayıp 15 günlük sürenin dolmasından sonra dava açılabilecektir. Sigortacı kendisine yapılan yazılı başvuruya karşı 15 gün içinde cevap vermek ve 2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre 8 iş günü içinde de tazminatı ödemek zorundadır. Sekiz iş günü içinde sorumlu olduğu tazminatı ödemeyen sigortacı 9. Gün itibariyle temerrüde düşecektir.
Hak sahipleri tarafından talep edilebilecek tazminatlar ise 2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesi uyarınca 2918 sayılı KTK ile 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümleri uygulanacaktır.
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde aracının hasara uğradığını iddia ederek HASAR TAZMİNATI isteminde bulunmuştur.
2918 s. KTK.nın 109/1 maddesi gereğince kazanın meydana geldiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 2 yıldan fazla bir zaman geçmiş olduğundan ve davalının süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuş olmasından dolayı davacının davasının zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE
2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 427,60 TL harcın, mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 1.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının HMK 333.maddesine göre karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/06/2025
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır