T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında ticari ilişkiden doğan ... teklif numaralı 06.05.2024 tarihli proforma fatura kapsamında “... ” kodlu ürünün müvekkil şirkete teslimi konusunda anlaşma sağlandığı, bu kapsamda 130.000 TL bedelli proforma fatura düzenlendiği ve 08.05.2024 tarihinde de ödemesinin yapıldığı, davalı tarafın taahhüt ettiği ürünü teslim etmekten aciz kalmış olması nedeni ile müvekkil şirketin zarara uğradığı, Kartal .Noterliği ... Yevmiye numaralı 14.06.2024 tarihli ihtarnamesi ile davalı tarafça taahhüt edilen ürünün 3 gün içerisinde müvekkil şirkete teslim edilmesi ve geç teslimden kaynaklanan zararın tazmini, verilen süre içerisinde gerçekleşmediği takdirde ifadan vazgeçileceği, müvekkil şirketin ödediği 130.000,00 TL nin yasal faizi ile tazminine ilişkin ihtarname gönderildiği, verilen süre içinde verilen taahhütün yerine getirilmediği ve Kartal .Noterliğinin ... yevmiye numaralı 27.06.2024 tarihli proformaya aykırılık teşkil eden uyumsuzlukların giderilmesi aksi halde müvekkil şirketin tazminat cezai şart vesair haklar saklı kalmak kaydı ile sözleşmeden haklı nedenler ile dönüleceğinin davalı tarafa ihtarname ile gönderildiğini, Konya . İcra Müdürlüğünce ... E.dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazları neticesinde durdurulan icra takibinin devamı amacıyla müvekkil şirket tarafından 6102 Sayılı TTK 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve fakat görüşmelerden sonuç alınamadığını, müvekkil şirketin davanın kabulü ve takibin devamını, alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesi talep ve dava etmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
Kartal . Noterliğinden noterlik evrakının aslı dosya arasında alınmış ve incelenmiştir.
22/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; Takibe konu alacağın ait olduğu yılların defterleri E-Defter olup açılış kapanış onaylarının (beratlar) yasal süresinde yapıldığı, takibe konu alacağın davalı defter ve kayıtlarına usulüne uygun olarak kayıt edildiği, yapılan inceleme dava konusu davalı defterinde borç bakiyesinden oluşmakta olduğu ve davalı şirketin bir faturasının bulunmadığı 130.000,00 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 130.000,00 TL asıl alacak 11.243,22 TL işlemiş faiz olmak üzere 141.243,22 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf;Konya . İcra müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında; davacı tarafından takibi yapılan ve itiraz üzerine duran takip dosyasına bağlı alacağa konu faturalar nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı, takibe itirazın taleple bağlı kalınarak kısmen iptalinin gerekip gerekmediği, davalı tarafça faturada belirtilen malın teslim edilip edilmediği, davalı tarafça teslim edilen malın fatura da belirtilen mal ile aynı nitelikte olup olmadığı ve değeri hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... ... - E K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın 22/11/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacı tarafın defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen 22/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafa ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların defterde kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibarıyla 130.000,00 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafa defterlerini ibraz etmesi için davetiye çıkarılmış ancak davalı tarafından defterler ibraz edilmemiştir. Mahkememiz dosyasına cevap dilekçesi sunmamış defterlerini ibraz etmemiş ve delil ibraz etmemiştir. Bu durumda davalı tarafın ödeme yaptığını ispat etmesi gerekmektedir. Ödemeye ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediğinden davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş davalı tarafça dava dayanak icra takibinde ki borca karşılık daha az değeri olan başkaca mal teslimin yapıldığı ve teslim edilen mala ilişkin davalı tarafın ürün fiyat listesinde belirtilen değeri mahsup edildiğinden davalının borcundan teslim ettiği ürünün bedeli olan 64.500,00 TL mahsup edilmiş ve davalının 65.500,00 TL borcu olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın takipten önce temerrüde düşürülmemesi nedeniyle, takip tarihine kadar olan faiz talebi reddedilmiştir.
Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;
- Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 65.500,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 13.100,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
1-Alınması gereken 4.474,30 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 604,37 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.869,93 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
2-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin 3.072,58 TL 'lik kısmının davacıdan, 527,41 TL'lik kısmının ise davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
3-Davacı tarafından yapılan 604,37 TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL harç gideri ve 3.577 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 4.004,60 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 3.417,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/05/2025
Katip Hakim
e-imzalıdır e-imzalıdır