T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARAGEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/265
KARAR NO: 2025/444
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -....
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI : 2- ... - ... ...
VEKİLLERİ: Av. ... - ....
Av. ... -
DAVA: Tazminat / Şirket Yöneticisinin Sorumluluğuna Dayalı
DAVA TARİHİ: 02/01/2020
KARAR TARİHİ: 02/06/2025
KARAR Y.TARİHİ : 03/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan "Tazminat" davasının yapılan açık yargılaması sonucunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin dünyanın dört bir yanında özellikle maden alanında yatırım yapan ... vatandaşı iş adamı .... tarafından ortaya konulan sermaye ile kurulan bir Şirket olduğunu, müvekkili Şirketin yetkili temsilcisi ve ortağı olan davalı ...’ın babası ... ile birlikte Şirketi kasten zarara uğrattığını, güveni kötüye kullandığını, hırsızlık, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediğini, bu nedenle müvekkilinin kendisini vekillikten azlederek kendisinin hisselerini 08/08/2019 tarihli genel kurul kararı ile devraldığını, davalı yetkili temsilcinin Şirkete ait ve dava dilekçesinde belirttiği 2 adet aracı rayiç bedelinin birkaç altında diğer davalıya sattığını, yine dava dilekçesinde bahse konu diğer 1 aracın ise dava dışı ...’ya satılarak devredildiğini, davalı ... hakkında yaptıkları suç duyurusu üzerine .... sor. sayılı dosyada soruşturma başlatıldığını, davalılar aleyhine suç teşkil eden bahse konu eylemleri sebebiyle .... Esasında dava açtıklarını beyanla dava konusu 2 aracın müvekkiline iadesine, iade edilememeleri halinde herbir araç yönünden fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00-TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Davalı ... vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının gerçek olmadığını bildiği iddialar ve haksız talepler ile dürüstlük kuralına aykırı biçimde ve sırf müvekkiline karşı üstlendiği edimini ifa etmemek için haksız yere dava açtığını, davacı Şirketin 08/08/2019 tarihli Genel kurul kararı ile müvekkilinin anılan tarihe kadar gerçekleştirdiği ve yetkisi dahilindeki işlemler yönünden ibra edildiğini, bu nedenle davacının dava hakkının bulunmadığını, beyanla davanın öncelikle derdestlik aksi takdirde esastan reddini talep etmiştir.
3. Diğer davalı vekili ise sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu araçların satış tarihindeki piyasa değerleri dikkate alındığında; rayice uygun olduğu, davacı Şirketin zarara uğratıldığı iddialarının gerçek dışı olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III-TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
4. Tarafların ileri sürdüğü, üzerinde anlaştıkları ve çekişme konusu olmaktan çıkan her hangi bir vakıa bulunmadığı anlaşılmaktadır.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
5. Uyuşmazlık; şirket yöneticisinin şirkete ait aracı rayiç değerinin altında satıp satmadığı, şirketin bu nedenle zarara uğrayıp uğramadığı, satış sözleşmelerinin iptalinin sözkonusu olup olamayacağı ile varsa zarar tutarının belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.
IV-DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
6. Dava, şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı davacı şirkete ait aracın rayiç bedeli altında satarak şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı satış sözleşmelerinin iptali kabul edilmemesi halinde zararın tazmini istemine ilişkindir.
7. Mahkememizin ....E, sayılı dosyası ile birleştirilen .... E, sayılı dosyasının tefrikine karar verilmiş olmakla, davada tefrik işlemleri yapılarak dosyanın yukarıdaki esas sırasına kaydı yapılmıştır.
8. Uyuşmazlığın esasının çözümünden önce dava şartlarından olan Arabuluculuk dava şartının yerine getirilip getirilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
9. Bilindiği üzere 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir.
10. Anılan maddeye göre; "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır....” denilmiştir.
11. Maddede belirtildiği üzere ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki uyuşmazlıklarda, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasını yasa dava şartı haline getirmiştir.
12. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
13. Davacının dava açılırken dava dilekçesine anlaşmazlık tutanağını ekleyerek davayı açması gerekir ise de, başvuru yapılıp bu tutanağın eklenmemesi halinde izlenecek usul de yukarıda belirtildiği üzere 18/A maddesinde düzenlenmiştir.
14. Somut olayda öncelikle eldeki davanın "ticari dava" niteliğinde olup olmadığının değerlendirmesini yaptığımızda, TTK m. 4 hükmünde hangi davaların ticari dava niteliğinde olduğu düzenlenmiş olup yargılamasını yaptığımız uyuşmazlık yönünden ise mutlak bir ticari dava sözkonusu değil ise de, davadaki uyuşmazlığın, davacı şirkete ait 2 adet aracın davalı şirket yetkilisi ... tarafından diğer davalı ...'na rayiç bedeli altında satarak şirketi zarara uğrattığı iddiasından kaynaklı sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak yapılan satış sözleşmelerinin iptali kabul edilmemesi halinde tazminat istemine ilişkin olduğu, bu anlamda arabuluculuğa başvuru eldeki dava yönünden dava şartı olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
15. Mahkememizce davacı tarafa 07/05/2025 tarihli ara karar ile; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesi gereğince 1 haftalık kesin süre verilmiş, bahsi geçen ara karar davacı vekiline 21/05/2025 tarihinde tebliğ edilmiştir. Verilen süre göz önüne alındığında davacı tarafça en geç 29/05/2025 günü bitimine kadar Arabuluculuk Son Tutanağının ibraz edilmesi gerektiği ancak, davacı yanca arabuluculuk son tutanağının ibraz edilmediği görülmüştür.
16. Yapılan açıklamalar neticesinde somut olay değerlendirildiğinde, davanın, rayiç değerleri altında satılan araçların davacıya iadesi aksi takdirde uğranılan maddi zararın tazmininin tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, dava şartı arabuluculuğa ilişkin 6102 sy TTK'ya 7155 sy yasanın 20 md. ile eklenen 5/A maddesinin metninde "...bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava..." denilmek suretiyle arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak tayin edildiği ve taraflarca dava ikame edilmeden önce arabuluculuğa başvurulmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda, davadan önce yapılmış arabuluculuk başvurusu bulunmadığı anlaşılmakla, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2 maddesi ile HMK'nın 115/2. maddesi gereğince, davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
V-HÜKÜM
1-Davanın, 6325 sayılı kanunun 18/A-2 ve TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
Karar ve İlam Harcı
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harçtan, mahkememizin 2020/2 sayılı dosyasında peşin alınan 54,40.-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Yargılama Giderleri ve Gider Avansı
3. Yargılama sırasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine iadesine,
Vekalet Ücreti
3-Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,
Dair tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ....Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere 02/06/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/06/2025
Başkan ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"