T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
MÜTEVEFFA
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 3-
VEKİLİ :
DAVALI : 4-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 5-
VEKİLLERİ :
DAVALI : 6-
VEKİLİ :
DAVA
İHBAR OLUNAN : 1-
VEKİLLERİ :
DAVA
İHBAR OLUNAN : 2-
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkili ...'in yolcu olarak bulunduğu ...'in yönetimindeki ... plakalı araç ile ... yönetimindeki ... plakalı araç ve önlerinde bulunan ...'in sürücüsü olduğu ... plakalı aracın 01/12/2021 tarihinde karıştığı zincirleme trafik kazasının meydana geldiği, bu kazadan sonra müvekkilinin ağır yaralandığı, davacı tarafından meydana gelen kazadan sonra ... plakalı aracın sigorta şirketi olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulduğu ve başvuru evraklarının 28/12/2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve yine aynı aracın kasko sigorta şirketi olan davalı ... Sigorta A.Ş.'ye başvurulduğu ve başvuru evraklarının 28/12/2021 tarihinde tebliğ edildiği, ... plakalı aracın sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.'ye de başvurulduğu ve yine aynı tarih olan 28/12/2021 tarihinde evrakların tebliğ edildiği, ancak 15 gün geçmesine rağmen herhangi bir sonuç alınamadığı, sonrasında arabuluculuk görüşmelerine geçildiğini ve görüşme sonunda da anlaşma sağlanamadığını, izah olunan nedenlerle ıslah ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla ve kaza tarihi olan 01/12/2021 tarihi itibaren işleyecek faiziyle maddi tazminat ve zararlarının tahsilini, daha sonra artırılmak üzere şimdilik 100 TL sürekli iş göremezlik, 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL tedavi gideri, 100 TL bakıcı gideri tazminatının 01/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsilini, 200.000 TL manevi tazminat taleplerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalı ..., ... ve ... Petr. Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsilini, ayrıca davacının alacaklarına ticari avans faizi uygulanmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Dava konusu kazada müvekkiline kırmızı ışık yanmasına rağmen durmayıp arkadan gelen ... plakalı araç sürücüsü ... tarafından müvekkilinin aracının arkasına çarpmak sureti ile müvekkilinin aracı çarpmanın etkisi ile frende basılı olduğu halde öne doğru itekleyip öndeki ... plakalı aracın arka kısmına çarpması ile zincirleme trafik kazasının meydana geldiğini, ayrıca davada husumet yöneltilebilmesi için davalı tarafın kusurunun şart olduğunu, fakat müvekkile açılan iş bu davada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını ve müvekkile bu sebeple husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu trafik kazasından dolayı yürütülen soruşturma dosyasında alınan ve ekte sunulan kaza tespit tutanağında müvekkilinin kusuru olmadığı anlaşıldığı ve soruşturma dosyasında müvekkil yönüyle Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair karar verildiğini, izah edilen sebepler ile davada yetkisizlik ve görevsizlik kararı verilerek yetkili Dörtyol Asliye Hukuk mahkemesinin olduğunu, aksi halde davanın müvekkil yönü ile zamanaşımı, husumet vs sebepler ile usulden reddine karar verilmesini, bu şekilde bir kanaat oluşmaması durumunda davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Davacının gerekli evraklarla ve usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığını, davacı tarafından sigorta şirketine başvuru yapıldıktan sonra 15 günlük cevap süresinin dolması beklenilmeden zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, kaza tarihi itibari ile ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limiti maddi bedeni ayrımı yapılmaksızın 200.000,00 TL olduğu, poliçe ile temin edilen meblağın, genel şartların birinci ve onbirinci maddelerine göre ödenecek tazminatın her türlü faiz ve avukatlık ücretleri dahil dava masrafları toplamı olarak poliçede belirtilen limitlerle sınırlı olduğunu, müvekkil şirket ancak ve ancak sigortalısının kusuru oranında tazminat talebinden sorumlu olacağı için davaya konu kazadan dolayı hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kaza nedeni ile açılan savcılık soruşturma dosyasında CMK 253/19 gereğince uzlaşma yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, manevi tazminat talebinin zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, davacı ...'in kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacının emniyet kemeri takmadığı tespit edilirse müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, hatır taşıması nedeni ile tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacının faiz talebinin reddinin gerektiğini, açıklanan nedenlerle müvekkil şirket aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Müvekkillinin söz konusu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ortaya çıkan zararda davacının da müteraffik olarak kusurlu olduğunu bu hususla birlikte müvekkillinin kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte hatır taşımacılığı hususunun dikkate alınmasını gerektiğini, izah olunan nedenlerle öncelikle Konya Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu ve görevsizliğine karar verilmesini, Akşehir Mahkemelerinin görevli ve yetkili olduğuna karar verilmesini aksi durumda; davacının taleplerinin reddine ve yargılama ücretleriyle vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; İşbu davanın ilk açılma tarihi itibariyle dava şartı olarak, davadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu olduğunu, davanın taraflarından birinin sigorta şirketi olması durumunda davanın Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği açık bir şekilde vurgulandığı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve dair kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği ve işbu dava da "Yetkili Mahkemenin”, müvekkil sigorta şirketinin yerleşim yeri olan İstanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararın bulunmadığını, davacı tarafın başvuru şartını yerine getirmediğini, her halukarda davacının maluliyet oranın tespitinin gerektiğini, müterafik kusur durumunun belirlenmesini, müvekkilinin manevi tazminata ilişkin bir sorumluluğu bulunmadığını, CMK 253/19 maddesi gereği uzlaşma sağlanmış olması halinde uzlaşma nedeniyle tazminat davası açılabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle, başvru şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddini, teminat dışı geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri taleplerinin reddini, hesaplanacak tazminat tutarından müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını, iş bu kazanın iş kazası olup olmadığının araştırılmasını, iş kazası olması halinde SGK'dan ödeme alınıp alınmadığının araştırılmasını, davacının müvekkiline atfedilen manevi tazminat taleplerinin reddini, her durumda yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Davacının davasını Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı, ancak davaya bakmaya müvekkilinin yargı çevresinde bulunduğu İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğu, 6704 sayılı torba kanunu uyarınca davadan önce başvuru yapmak ve gerekli belgeleri ibraz etmek zorunlu hale getirildiğini, ancak davacı tarafından gerekli belge ibraz edilmeden işbu davanın açıldığını, trafik sigortası genel şartlarında belirtilen belge ve bilgileri ibraz etmemiş olması nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkil şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, yaralanan veya maluliyetinin olduğunu iddia eden davacının müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesini, dolayısı ile ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik, bakıcı tazminatı ve tedavi gideri zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminatı dışında olduğunu, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarından indirim yapılmasını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kaza tarihinde geçerli poliçe teminatlarının 430.000 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, dava öncesinde davacının müvekkil şirkete usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek üzere müvekkilinin yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini ve dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, izah olunan nedenlerle davacı tarafından müracaat şartı yerine getirilmediğinden davanın usul yönünden reddine karar verilmesini, yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, aleyhlerine haksız olarak açılan davanın reddini,
davacı tarafın delillerinin tarafımıza tebliğini, davacının teminat dışında olan taleplerinin reddini, Müvekkil şirketin geçici iş göremezlik, bakıcı tazminatı ve tedavi giderinden sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, müvekkil şirketin manevi tazminat talebinden sorumluluğu bulunmadığından davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkil şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin cevap dilekçesinde özet olarak; Dava konusu, haksız fiil düzenlemelerine dayanan, cismani zarardan kaynaklı tazminat davası olduğundan, huzurdaki yargılamada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, davada, maddi tazminat olarak talep edilen, SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderleri, hastane giderleri ve bakıcı giderleri ile geçici ve kalıcı iş göremezlikler için yapılan harcamaların davacı tarafça dava tarihinde hesaplanabilir ve belirlenebilir mahiyette olduğunu, dolayısıyla bu taleplerin belirsiz alacak olarak istenmesinde karşı tarafın hukuki yararının olmadığını, dava konusu olay, yaralanmalı trafik kazası olduğundan savcılığa intikal ettiğini ve Sarayönü Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, başlatılan soruşturmanın halen devam etmekte olduğunu, soruşturma aşamasının tamamlanmasından sonra kovuşturma aşamasına geçilerek kamu davasının açılması kuvvetle muhtemel bulunduğundan, derdest olan ceza dosyasının bekletici mesele yapılarak, ceza dosyası kesinleşinceye kadar bu dosyanın beklemeye alınmasını, polis memuru ... ve polis memuru ... tarafından tanzim edilen 01/12/2021 tarihli yaralanmalı trafik kaza tutanağında, ... plakalı ve ... plakalı aracın sürücülerinin yakın takip kuralını ihlal ettikleri, ... plakalı araç sürücüsünün ise, kural ihlali bulunmadığının belirtildiğini, Sarayönü Cumhuriyet Savcılığına verilen trafik bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen, 29/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise, müvekkil şirket çalışanı ve ... plakalı aracın sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğu ve ... plakalı ve ... plakalı araçların sürücülerinin kusursuz olduklarının belirtildiği, mahkemece aksi kanaate varılması halinde ise, ... davaya ihbar edilmesini, izah olunan nedenlerle davanın, usûl hükümlerine uygun olmaması, müvekkil şirketin kusursuz olması, kazada asli kusurlu ...'in davalı olarak davaya dahil edilmemiş olması, maddi tazminatın tamamından, ... Sigorta A.Ş.'nin sorumlu olması, manevi tazminatın unsurlarının gerçekleşmemiş olması, manevi tazminatın tamamından ... sorumluluğunun bulunması, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olması, nedenleriyle, müvekkil şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini, mahkeme masrafları ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
NEÜ Meram Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen 06/12/2022 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Erişkinler İçin Engellik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranın %.30, geçici iş göremezlik zararının 9 ay olduğu, bu sürenin 3 ayında bakıcıya muhtaç olacağı, tedavi giderinin ise 7.000,00 TL olacağı belirtilmiştir.
12/01/2023 tarihli ATK raporunda özetle; Davalı sürücü ...'in %70(Yüzde Yetmiş) oranında kusurlu olduğu, Davalı sürücü ...'in %30(Yüzde Otuz) oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
S.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından tanzim edilen 28/02/2023 tarihli maluliyet raporu ile, davacının yaralanmasının Erişkinler İçin Engellik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli iş göremezlik oranın %.32 geçici iş göremezlik zararının 91 Gün olduğu, bu sürenin 1 ayında bakıcıya muhtaç olacağı tespit edilmiştir.
05/07/2023 tarihli raporda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a, 56/c, 84/d maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %70 ( Yüzde yetmiş ) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç ( Kamyonet ) sürücüsü ...: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a, 56/c, 84/d maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %30 ( Yüzde otuz ) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ... : seyri sırasında geldiği olay yeri ışıklı kavşakta, kendisine yanan kırmızı ışık nedeniyle durduğu esnada aracının arka kısımlarına arkasından seyirle gelen aracın çarpması ve akabinde en geriden gelen aracında, araca arkadan çarparak duruşa geçen aracın arka kısımlarına çarpmasıyla meydana gelen olayda kazaya etken kural ihlalinin bulunmadığı tespit edilmiştir.
09/07/2024 tarihli ATK raporunda özetle; ... oğlu ... doğumlu ...’in 01.12.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, kişinin bu kaza nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ne kadar olabileceği hususunun kurulumuzun ve kurumumuzun konu ve görevleri arasında olmadığı şeklinde kanaat bildirilmiştir.
03/01/2025 tarihli raporda özetle; 01.12.2021 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 6 ayda iyileşen, bu süre zarfında bakıcıya ihtiyaç duymayan ve maluliyetinin bulunmadığı bildirilen davacı ...’in; 01.12.2021 – 01.06.2022 tarihleri arasındaki 6 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Efor Kaybı Zararının; 24.227,06 TL, Sürekli İş Göremezlik Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının bulunmadığı, iyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının bulunmadığı, Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının 7.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan raporlar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi HD'nin 16/10/2025 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı kararın kaldırılmış ve ... Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama devam olunmuştur.
Kaldırma kararından sonra Adli Tıp Kurumundan alınan 03/02/2026 tarihli rapor ile; Kuplay oğlu ... doğumlu ...’in 01.12.2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle; A. 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği göre, Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, B.11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğundan; Kişinin maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, C. Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, D. İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, E. Başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, F. Kişinin bu kaza nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ne kadar olabileceği hususunun kurumun konu ve görevleri arasında olmadığı tespit edilmiştir.
12/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ile; 01.12.2021 – 01.06.2022 Tarihleri Arasındaki 6 Aylık Süre ile Sınırlı Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Efor Kaybı Zararının ; 24.227,06 TL, Sürekli İş Göremezlik Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının, 02.06.2022 – 14.01.2054 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı %0 Engel Oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre ; bulunmadığı, 02.06.2022 – 07.02.2049 tarihleri arasındaki süre ile sınırlı %0 maluliyet oranı ve PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre ; bulunmadığı, 01.12.2021 – 01.06.2022 tarihleri arasındaki 6 aylık süre ile sınırlı iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının; bulunmadığı, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan kaçınılmaz tedavi giderlerinden doğan maddi zararının; 7.000,00 TL olduğu sonuç ve kanaatine varılarak taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olarak tespit edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Somut olayda davacı, davaya konu trafik kazası neticesinde yaralandığını iddia ederek, geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri, tedavi gideri ve manevi tazminat istemlerinde bulunmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; ... plakalı araç sürücüsü ...; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a, 56/c, 84/d maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %70 ( Yüzde yetmiş ) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç ( Kamyonet ) sürücüsü ...: 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/a, 56/c, 84/d maddelerini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %30 ( Yüzde otuz ) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı otomobil sürücüsü ...: seyri sırasında geldiği olay yeri ışıklı kavşakta, kendisine yanan kırmızı ışık nedeniyle durduğu esnada aracının arka kısımlarına arkasından seyirle gelen aracın çarpması ve akabinde en geriden gelen aracında, araca arkadan çarparak duruşa geçen aracın arka kısımlarına çarpmasıyla meydana gelen olayda kazaya etken kural ihlalinin bulunmadığı , dosya kapsamında alınan ve dosyada bulunan raporlar arasındaki çelişkiyi gideren Karayolları Fen Heyetinden alınan 05/07/2023 tarihli raporun kaza tespit tutanağı ile uyumlu olduğu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
Bam kararı doğrultusunda alınan ATK raporuna göre davacın dava konusu kaza neticesi yaşadığı yaralanmada sürekli iş göremezliğinin bulunmadığı, iyileşme sürecinin 6 ay olduğu ve bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirilerek kişinin bu dönemde %100 malul olduğu, bakıcı ihtiyacı olmadığı belirtildiği Bam kararı doğrultusunda alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine ulaşılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacının kaza esnasında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bu nedenle, hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nin 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ayrıca ahlaki ödev kapsamında kalan taşımaların hatır taşınması niteliğinde olmayacağının da belirtilmesinde fayda vardır. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da bu husus vurgulanmıştır. Hatır taşıması indiriminin resen dikkate alınması mümkün olmayıp taşımanın hatır taşıması olduğu yönünde bir savunmanın bulunması gerekmektedir. Ayrıca bu savunma sadece ileri sürenler yönünden etkisini gösterecek olup, yasal süresi içinde hatır taşıması definde bulunmayanlar yönünden bu indirimin yapılması mümkün değildir. (Emsal için bknz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... E ... K ve ... E ... K ) Hatır taşıması yönünden bir başka önemli husus ise bu indirimden sadece hatır taşıması yapan sürücü, işleten ve bu aracın sigortacısı yararlanacaktır. Karşı aracın sürücü işleten ve sigortacısının bu indirimden yararlanma olanağı bulunmamaktadır.(Yargıtay . HD.nin 28/05/2015 gün ve ... E... K.)
Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamına göre; Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir.
Somut olayda, davacı kazaya karışan ... plakalı araçta yolcu olup, davacının söz konusu araçta görev nedeniyle bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davalının hatır taşımacılığı nedeniyle indirim yapılması talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının davalı ... sigortaya yönelik davası yönünden yapılan incelemede; davalı sigorta şirketi nezdinde ... TİC. LTD. ŞTİ. adına kayıtlı ... plakalı araç için ... nolu ve 07.01.2021-07.01.2022 başlangıç ve bitiş tarihli Genişletilmiş Kasko Sigortası sigorta poliçesi düzenlenmiş olduğundan trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında öncelikle, kusurlu aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesine teminat kapsamında başvurulacağı, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminatını aşan kısım için ise İhtiyari Mali Mesuliyet teminatına başvurunun mümkün olacağı anlaşıldığından zmms teminat limitini aşan bir maddi zarar olmadığından davacının davalı ... sigortaya yönelik maddi tazminat davasının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının davalılar ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ..., ... ve ... Ltd. Şti'ne yöenlik davada ise; yukarıda ayrıntıları izah edildiği üzere Mahkememizce hükme esas alınan maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları dikkate alınarak, davacının tedavi gideri ve geçici iş göremezliği maddi zararları yönünden talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş davacının bakıcıya ihtiyacı olmadığından ve sürekli maluliyeti olmadığından bu taleplerinin ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı maddi tazminat talebinin ispatlanmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacının manevi tazminat taleplerine yönelik yapılan incelemede;6098 sayılı TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )
Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların yaralanması, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-18. maddesine göre de, "özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz."
Yargıtay . HD’nin 29/09/2021 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında da açıklandığı üzere, "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise, özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz."
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda arabuluculuk ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının Davasının Kısmen Kabulü İle;
1-24.227,06 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 7.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 31.227,06 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 18/01/2022 tarihinden işleyecek avans faizi, davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden 12/01/2022 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... yönünden 01/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalılar ... ve ... Ltd. Şti yönünden ise 01/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Sigorta A.Ş, ... Sigorta A.Ş, ..., ... ve ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin REDDİNE,
2-Davacının davalı ... Sigorta A.Ş.'ye yönelik açtığı maddi tazminat davasının REDDİNE
3-30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... yönünden 01/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalılar ... ve ... Ltd. Şti yönünden ise 01/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 05/01/2022 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,
4-Alınması gereken 4.182,42 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla birlikte alınan 790,81 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.391,61 TL eksik harcın (Sigorta şirketlerinin sorumluluk tutarı olan 1.729,79 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den eşit oranda alınmak kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş.,..., ... ve Konya Tur. ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.640 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
6-Davacı tarafından yapılan 790,81 TL harç giderinin (Sigorta şirketlerinin sorumluluk tutarı olan 403,32 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den eşit oranda alınmak kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş.,..., ... ve Konya Tur. ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE
7-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL harç gideri, 6.130,48 TL maluliyet rapor masrafı ve 29.611,55 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 35.822,73 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre hesaplanan 35.648,06 TL'nin (Sigorta şirketlerinin sorumluluk tutarı olan 18.181,24 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den eşit oranda alınmak kaydıyla) davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş.,..., ... ve . ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE
8-Davalı ... tarafından yapılan 400 TL yargılama giderinden kabul ret oranı göre hesaplanan 1,95 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine,
9-Davacının maddi tazminat davası yönüyle;
a-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 31.227,06 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş.,..., ... ve . ... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE
b-Davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Sigorta A.Ş., ..., ... ve .... ... Ltd. Şti. kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara eşit oranda VERİLMESİNE,
c-Davalı ... Sigorta A.Ş. kendini vekille temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 31.227,06 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş.'ye VERİLMESİNE,
10-Manevi Tazminat davası yönüyle;
a-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden, A.A.Ü.T.'ne göre tayin ve taktir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalılar ... Sigorta A.Ş., ..., ... ve .... .... Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE
11-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendilerine İADESİNE,
Dair ; davacı vekili ile davalı ... ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2026
Katip Hakim
Full & Egal Universal Law Academy