T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
3-
VEKİLİ :
DAVALILAR : 1-
VEKİLİ :
2-
VEKİLLERİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
GEREKÇE YAZIM TARİHİ :
Davacılar vekilinin davalılar aleyhine açtığı işbu dava mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizde yapılan açık yargılama sonunda, mahkememizin 22/11/2016 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararında belirtilen nedenlerle davanın kabulüne ilişkin istinaf kanun yolu açık olan bu kararımıza karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 18/07/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile kararımızın kaldırılmasına ve dava dosyasının mahkememize gönderilmesine kesin olarak karar verilmesi üzerine mahkememize gelen dava dosyası mahkememizin ... Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; 23.06.2012 günü müvekkillerinden ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile diğer davacı ... ve destekleri ... ile birlikte Beyşehir Çevre yolu istikametinden Hicaz Caddesine doğru seyir halinde iken; aynı yönde seyreden davalı ... kendi adına kayıtlı ve aynı zamanda kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile davacıların içinde bulunduğu aracı sıkıştırdığını, sol şeritten sağ şeride doğru manevra yaparak sağ şeritte seyir halinde olan müvekkillerinin bulunduğu aracı sol yan kısmına kendi aracının sol ön kısmı ile çok süratli bir şekilde çarptığını, çarpmanın etsiki ile aracın içinde bulunan davacıların desteği ... doğumlu ... hayatını kaybettiğini, Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre kazanın oluşumunda ... plakalı aracı kullanan davacı ... tamamen kusursuz, davalı ... plakalı araç sahibi ve sürücüsü ... tam kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, trafik kazasında ölen ... ... yaşında olduğunu, üretici olmadığını, ancak öğreti ve uygulamaya göre farazi destek kabul edildiğini ve kırsal kesimde bulunması nedeniyle 12 yaşına geldiğinde ailesine en az tarım ve hayvancılık işlerinden yardım ederek 2021 tarihinden itibaren üretici olacağını, davacı anne ve babaya varsayımlı olarak destek olacağını, davacı baba ... ve anne ... kızlarının ölümü sebebiyle onun maddi ve manevi desteğinden yoksun kaldıklarını, davanın HMK'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açtıklarını, davacılar ölenin annesi, babası ve kardeşi olarak manevi destekten yoksun kaldıklarını, davalı tarafa ait ... plakalı aracın 23/06/2012 kaza tarihi itibari ile ... poliçe numaralı trafik sigortası ile davalı sigorta şirketine sigortalı bulunduğunu ve bu sebeple sorumluluk sınırları içinde sigorta şirketinin dava edildiğini, davadan önce bir başvuru yapılmadığından sigorta açısından dava tarihinden itibaren faiz istendiğini, destekten yoksun kalan anne ve baba için ayrı ayrı olmak üzere 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın işleten sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden olay tarihindeki sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsilini, baba ... için 40.000,00 TL, anne ... için 40.000,00 TL kardeş ... için 20.000,00 TL olmak üzere tüm davacılar için toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte sürücüden tahsilini, sürücü ... 'a ait ... plakalı aracın trafik kaydına verilecek kararın kesinleşmesine kadar ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde davalı müvekkilinin kusuru olmadığını, davacının kazanın meydana gelmesine kendi kusurlu ve hatalı araç kullanımı ile neden olduğunu, davalının aracın hızını düşürdüğünü, kazanın olmaması için tedbir almak istediğini, ancak davacının aracının sol tarafa girmesi için direksiyonun kırması neticesinde kaza meydana geldiğini, kazadan sonra müvekkili hakkında kamu davası açıldığını ve Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı ve 02.05.2014 tarihli karar verildiğini, bu kararı temyiz ettiklerini, ceza dosyasında belirlenen kusur oranını kabul etmediklerini, talep edilen destekten yoksun kalma tazminatını kabul etmediklerini, kazanın oluşumuna müvekkilinin sebep olmadığını ve bu sebeple sorumlu tutulamayacağını, davacıların murisi ... 4 yaşında olduğunu, anne ve babasına fiili bir desteğinin olmadığını, ... okulunu bitirip fiilen çalışacağı 25 yaşına kadar anne ve babasına destek olmasının mümkün olmadığını, bu yaştan sonra da kendi eş ve çocukları ile ilgileneceğinden anne ve babasına destek olmasının mümkün olmadığını, davacıların desteği yaşadığında davacıların bir takım masrafları olacağını, yapılacak bilirkişi incelemesinde bu masrafların dikkate alınması gerektiğini, davacıların talep ettikleri manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde olayın özelliği, tarafların kusur durumu, sıfatı, işgal ettiği makam, diğer sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınması birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, davacıların talep ettikleri tazminat miktarının yüksek olduğunu ve haksız zenginleşmeye sebep olacağını, manevi tazminatın taksirli olması, dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu meydana gelmiş olması, davacının da kusurlu olması Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin verdiği kararın ve kusur durumunun kesinleşmediği dikkate alınması gerektiğini ve manevi tazminatın haksız ve yersiz olduğundan bahisle, maddi ve manevi tazminat isteminin reddini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili mahkememize vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç, 04/05/2012 başlangıç, 04/05/2013 bitim tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ZMSS sigorta poliçesi ile ... adına ölüm halinde kaza tarihi itibarıyla şahıs başına 225.000,00 TL'sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigorta ettirildiğini, teminat miktarının kişiye ödenecek miktar olmadığını, davalı sigorta şirketinin şahıs başına azami teminat miktarını teşkil ettiğini, davacı vekilinin destekten yoksun kalma maddi tazminat talebi yönünden kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin maddi tazminat yönünden sorumlu olduğunu ve bu sorumluluğun kusur oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu sebeple kusur oranının ve tazminat miktarının belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacılara karşı temerrütünün söz konusu olmadığını ve sigorta aracın hususi araç olduğunu, davanın haksız fiil esasına dayandığını, davacılar ile müvekkili şirket arasında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, bu sebeple kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin dava konusu talepten sorumlu olduğu kanaatine varılması halinde müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden sorumlu tutulmasında bahisle, davanın reddini, aksi halde usulüne uygun olarak hesaplama yapılmasını, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili mahkememize sunduğu ıslah dilekçesinde özetle; temerrüt tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davacı ... için 100,00 TL olan müddeabihi 28.798,90 TL artırarak 28.898,90 TL ve davacı ... için 100,00 TL olan müddeabihi 34.139,15 TL artırarak 34.239,15 TL olmak üzere toplam 63.138,05 TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsilini, ücreti vekalet ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 150/4-5. Maddelerinde; "Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır.
İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." amir kanun hükmü yer almaktadır.
Mahkememizin 24/06/2025 tarihli duruşma saatinin 10:05 olduğu davacı vekilinin mahkememizin 24/12/2024 tarihli duruşmasında hazır bulunduğu ve duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu duruşma günü itabariyle davacı vekili tarafından herhangi bir mazeret dilekçesi gönderilmediği yine herhangi bir e-duruşma talebininde bulunmadığı mahkememiz mübaşiri vasıtasıyla saat 11:14 itibariyle duruşma salonu ve mahkeme koridorunda yüksek sesle davacı vekilinin ve asilin adının seslenilmesine rağmen duruşmaya gelen olmadığının görülmesi üzerine dosyanın 6100 Sayılı 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına, adı geçen kanunun 150/4-5 maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 aylık yasal süre içerisinde eksik kalan harç tamamlanmak suretiyle yenilenmediği takdirde sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılmasına ve bu hususta mahkememizce kendiliğinden karar verilerek kaydın kapatılmasına karar verildiği, dava dosyasının işlemden kaldırıldığı 24/06/2025 tarihinden itibaren üç aylık yasal süresi içerisinde yenilenmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı Kanunun 150/4-5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
TÜRK MİLLETİ ADINA
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-6100 sayılı kanunun 150/5 maddesi gereğince DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL den dava açılırken alınan 342,25TL peşin harcın ve 214,97TL ıslah harcının mahsubu ile eksik kalan 58,18TL karar ve ilam harcının davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacıların yapmış olduğu yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından yapılan 3,80TL vekalet ücreti, 85,70TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı gideri, 41,00TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 130,50TL nin davacılardan alınarak davalı ...'a verilmesine,
6-Davalılar vekilleri yararına maddi tazminat yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... tahsili ile davalılara verilmesine,
7-Davalılar vekilleri yararına maddi tazminat yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 28.898,90TL vekalet ücretinin davacı ... tahsili ile davalılara verilmesine,
8-Davalı ... vekili yararına manevi tazminat yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ... tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
9-Davalı ... vekili yararına manevi tazminat yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
10-Davalı ... vekili yararına manevi tazminat yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 20.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalı ...'a verilmesine,
11-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
DAİR; Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın vekille temsil edilmeyen taraflar açısından kendilerine, vekille temsil edilen taraflar açısından ise 7201 Sayılı Kanununun 11. Maddesi gereğince taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde 04/06/2025 Tarih ve 7550 Sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6100 Sayılı Kanunun Ek-1 Maddesinin 3. Fıkrasına eklenen amir kanun hükmü gereğince DAVA TARİHİ İTİBARİYLE tayin olunan parasal sınırlar nazara alınarak T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ İLGİLİ HUKUK DAİRESİ NEZDİNDE İSTİNAF KANUN YOLUNA müracaat etme hakları açık olmak üzere Türk Milleti adına verilen karar duruşma tutanağına geçirilerek açıkça okunup usulen anlatıldı.30/09/2025
Katip Hakim