T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; 26/01/2021 tarihinde sürücülüğünü ...'in yaptığı ... plakalı otomobili ile Konya ili ... İlçesi istikametinden ... mahallesi istikametine seyri sırasında Konya-Hadim Devlet Karayolu ... Mahallesi Akören ilçesi kavşağına geldiğinde içeriçumra mahallesi istikametinden Hadim ilçesi istikametine doğru seyir halinde olan ...yönetimindeki ... plakalı otomobilin sağ yan bölümüne çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin kaza neticesinde yaralandığını ve tedavisi öncesi Konya Çumra Devlet Hastanesinde daha sonra ise Konya Numune Hastanesinde gördüğünü, kaza sebebiyle müvekkilinin sağ kulağının üst kısmı koptuğunu, bu nedenden duyma kaybı oluştuğunu, sol omuz zedelenmesi ve boyun disklerinde kayma meydana geldiğini, müvekkilinin hareket kısıtlılığı oluştuğunu, sair yaralanmalarda meydana geldiğini, söz konusu kazanın meydana gelmesinde olay yerinin incelenmesi ve aracın hızı nedeniyle asli kusurlu ... plakalı araç sürücüsü ... olduğunu, elim kazanın müvekkilinin normal seyir halinde yoluna devam ettiği sırada meydana geldiğini, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve ek dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin geçirdiği trafik kazası sonucu yaralanması sebebiyle maddi zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik asgari 300,00 TL (müvekkilinin uğramış olduğu, sürekli iş göremezlik zararı için 100,00 TL geçici iş göremezlik zararı için 100,00 TL, bakıcı gideri zararı için 100,00 TL olmak üzere) maddi tazminat bbedelinin temerrüt tarihi olan 20/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avan) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere limit sınırları içerisinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 61,2918 sayılı KTK'nın 88/1 ve Türk Borçlar Kanununun 163.maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davaya cevap verilebilmesi için HMK 121 madde gereği delillerin taraflarına tebliği gerektiğini, davacının eksik belge ile müvekkil sigorta şirketine başvuruda bulunduğundan başvuru şartını yerine getirilmeden ikame edilen davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın iyileşme döneme tamamlanmadan davaya dayanak gösterilen sağlık raporlarının usul ve yasaya aykırı düzenlenmiş olduğundan huzur görülen davanın usulden reddi gerektiğini, maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının zmm sigortası genel şartları A.5/C maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu yönündeki değerlendirmelere katılmadığını, davacının geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderlerine ilişkin teminat dışı taleplerinin reddi gerektiğini, somut olayda davacının müterafik kusuru bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, huzurlarında görülen davaya ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, davacı tarafın faiz taleplerinin taraflarınca kabulünün mümkün olduğunu, tüm bu nedenlerle müvekkili şirkete eksik belge ile başvuru yapıldığından haksız davanın usulden reddine, mevzuata uygun düzenlenmiş sağlık raporu ile başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine her durumda davacı taraf ile maluliyet oranı husununda anlaşmazlığın bulunduğu, ve henüz davacının iyileşme döneminin tamamlanmadığı dikkate alınarak maluliyet oranının tespiti için mevzuata uygun olarak düzenlenmiş yeni rapor alınmasına, her hâlükârda tazminat hesabının zms sigortası genel şartları a.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasına, davacı tarafın teminat dışı geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderlerine ilişkin haksız taleplerinin reddine, sorumluluğa esas kusur oranlarının tespit edilebilmesi için konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılmasına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, müvekkil sigorta şirketinin yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın 26/01/2021 tarihinde ... yönetimindeki ... plakalı araç ile ...yönetimindeki ... plakalı aracın çarpışması neticesinde davacının yaralanması nedeni ile davalı ZMSS Sigortacısı davalı sigorta şirketinden maddi tazminat hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Çumra Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Sor sayılı dosyası Uyap sistemi üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
İlgili Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne yazı yazılarak 26/01/2021 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... ve ... plaka sayılı 2 adet taşıtın trafik sicil kayıtlarının istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 13/04/2021 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Dava konusu kazaya ilişkin davacının muayene ve tedavi gördüğü Konya Çumra Devlet Hastanesi Başhekimliğine, Konya Numune Hastanesi Başhekimliğine yazı yazılarak ve yazıya bilinen kimlik bilgileri belirtilerek; hasta takip dosyasının, hasta tabela kâğıtlarının, röntgenlerin, filmlerin, grafilerin, yaralanan ve/veya ölenin yaptığı ödemelere ilişkin belgelerin ve diğer tüm hastane belgelerinin istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Çumra İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacının sosyal ekonomik durumunun araştırılması istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 03/12/2021 tarihli kusur raporundan özetle; Davacı sürücü ... 10 oranında kusurlu olduğu, sürücü ... %90 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Selçuk Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından aldırılan 23/03/2022 havale tarihli maluliyet raporundan özetle; Davacıda meydana gelen arızanın %22,2 oranında kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, omuz tendon yaralanması arızasının emsallerine göre iyileşme süresinin 2 aya kadar uzayabileceğini, kişinin bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğini, bu sürenin geçici iş göremezlik süresi olarak değerlendirileceği, sgk kapsamı dışında kalan kaçınılmaz giderlerin olay tarihi itibariyle 2.000,00 TL olarak değerlendirildiği, davacının yaralanan vücut bölgesi ve yaralanma ağırlığı dikkate alındığında 3 hafta boyunca bakıcıya ihtiyaç duyacağını ve dosya kapsamında bakıcı tutulduğuna ilişkin bir belgeye rastlanılmadığı, ve bakım işinin aile bireyleri tarafından yapılmış olabileceği, bu nedenle bakıcı gideri hesaplanırken asgari net ücret üzerinden hesaplama yapılmasının uygun olacağı rapor edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulunun 14/10/2022 tarihli raporundan özetle; Mehmet oğlu 17/03/1970 doğumlu, ...’ın 26/01/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik sonucu 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (Üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici bakımına muhtaç durumda olmadığı, trafik kazalarında emniyet kemeri takılı olmasının meydana gelebilecek yaralanma riskini azalttığı bilinmekle, emniyet kemeri takılı olsa dahi vücudun tüm bölgelerinin travmaya maruz kalabileceği cihetiyle sorulduğu üzere kişinin kaza sırasında koruyucu ekipman kullanıp kullanılmaması veya emniyet kemerinin takılı olup olmasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin tıbben bilinemeyeceği, kaza nedeniyle SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ne kadar olduğu hususu Kurulumuzun ve Kurumumuzun görev tanımına girmediğinden bu hususta görüş bildirilemediği rapor edilmiştir.
Adli Tıp Kurumu 2. Üst kurulunun 10/07/2023 tarihli maluliyet raporundan özetle; ...hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; Mehmet oğlu 1970 doğumlu ...’ın 26/01/2021 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için,11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan; kişinin maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi hakkında Yönetmelik Hükümlerine göre yapılan değerlendirilmesinde; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (Üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli veya geçici olarak bakımına muhtaç durumda olmadığı, kişinin kaza sırasında kask vb. koruyucu ekipman kullanmasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin koruyucu ekipmanın hangi standartlara göre ve hangi malzemelerden üretildiği, çarpışma açısı ve hızı, kişinin ağırlığı gibi bir çok faktöre bağlı olduğu, ayrıca trafik kazalarında emniyet kemeri takılı olmasının meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azalttığı bilinse de emniyet kemeri takılı olsa dahi vücudun tüm bölgelerinin travmaya maruz kalabileceği cihetleriyle sorulduğu üzere kişinin kaza sırasında kask vb. koruyucu ekipman kullanıp kullanılmaması veya emniyet kemerinin takılı olup olmasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisinin tıbben bilinemeyeceği rapor edilmiştir.
Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 20/09/2024 tarihli maluliyet raporundan özetle; 26/01/2021 tarihli kazaya bağlı kişinin tüm vücut engel oranının %8 olduğu, sekel halini aldığı ve sürekli olduğu, kaza nedeniyle kişinin tedavisine başlanmasından itibaren bakıcı ihtiyacının olmadığı, tıbbi iyileşme süresinin 1 aya kadar uzayabileceği rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan aktüer bilirkişisinin 04/10/2023 tarihli 04/10/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporundan özetle; 26/01/2021 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 3 haftada iyileşen bu süre boyunca bakıcıya ihtiyaç duymayan ve malul kalmayan davacı ...'ın 26/01/2021-17/02/2021-17/02/2021 tarihleri arası 3 haftalık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 1.183,82 TL, sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının bulunmadığı, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının bulunmadığı, rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 19/10/2023 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle; Müvekkil ...için sürekli iş göremezlik zararı için talep edilen 100,00 TL'nin (bu zarar kalemine ilişkin değer artırım taleplerinin bulunmadığı, bakıcı gideri zararı için talep edilen 100,00-TL'nin, (bu zarar kalemine ilişkin değer artırım taleplerinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik zararı için talep edilen 100,00-TL'nin 1.083,82-TL artırılarak 1.183,82-TL toplam 1.383,82-TL maddi tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 20.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt (avans) faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61. ve 163., 2918 sayılı KTK’nın 88/1. maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca davalıdan müşterek ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyadaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya Atk 2. Üst Kuruluna gönderilmiş, 2.Üst kurulunun 23/05/2025 tarihli maluliyet raporundan özetle; ...hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; 31/05/2020 tarihli sagital tek sekans inceleme açısından yetersiz olan servikal görüntü ile 09/02/2021 tarihli servikal MR arasında anlamlı fark görülmemiş olup kronik dejeneratif süreç ön planda düşünüldüğü cihetle kişide mevcut rahatsızlık ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı kurulamadığı, Mehmet oğlu, 1970 doğumlu, ...’nın 26/01/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı rapor edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebi ile açılan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zorunlu mali sorumluluk sigortası sözleşmesinin konusu, karayolunda motorlu taşıt işletenin, motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilerin uğrayabileceği destekten yoksun kalma zararını, bedensel zararı ve/veya eşya zararını tazmin yükümlülüğünü teminat altına almaktır. Başka bir ifadeyle sigorta şirketinin bu sözleşme ile yüklendiği borç, işletenin motorlu taşıtın işletilmesi sebebiyle üçüncü kişilere zarar vermesi hâlinde doğacak tazminat borcunu sigorta teminat limiti dâhilinde ödeme borcudur.
Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Mahkememizce aldırılan ATK raporunda özetle;Davacı sürücü ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu, sürücü Mehmet Ali Özerk'in %90 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir. Raporun olayın oluş şekline ve kanuna uygun düzenlendiği anlaşılmakla itibar edilmiştir.
Maluliyet durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Her ne kadar Mahkememizce, Mahkememizin yargı çevresinde bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması gereğince Aktüerya hesabı PMF 1931 Yaşam Tablosu ve Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri nazara alınarak hüküm tesis edilmekte ise de T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesinin 01/09/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamının T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 08/01/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 22/04/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla "Kaza tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümleri gereğince maluliyet değerlendirmesi yapılması ve muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması" gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve yine T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 30/05/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Konya Bölge Adliye Mahkemesi ile diğer Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın "Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına" şeklinde uyuşmazlığın giderildiği anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek Yargıtay'ın kabulü çerçevesinde değerlendirme yapılmaya başlanmıştır.
Somut olayda çok sayıda rapor alınmış olup dosyadaki raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya Atk 2. Üst Kuruluna gönderilmiş, 2.Üst kurulunun 23/05/2025 tarihli maluliyet raporundan özetle; ...hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde; mevcut belgelere ve İlgili İhtisas Kurulunda yapılan muayenesine göre; 31/05/2020 tarihli sagital tek sekans inceleme açısından yetersiz olan servikal görüntü ile 09/02/2021 tarihli servikal MR arasında anlamlı fark görülmemiş olup kronik dejeneratif süreç ön planda düşünüldüğü cihetle kişide mevcut rahatsızlık ile dava konusu trafik kazası arasında illiyet bağı kurulamadığı, ... oğlu, ... doğumlu, ... ’nın 26/01/2021 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının, 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı resmi gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında yönetmelik hükümleri kapsamında engelliliğe neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğu dolayısıyla; kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı rapor edilmiştir. Raporun gerekçeli ve kanuna uygun düzenlendiği ve çelişkileri giderdiği anlaşılmakla itibar edilmiştir.
Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Mahkememizce aldırılan aktüer bilirkişisinin 04/10/2023 tarihli aktüer bilirkişi raporundan özetle; 26/01/2021 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 3 haftada iyileşen bu süre boyunca bakıcıya ihtiyaç duymayan ve malul kalmayan davacı ...'ın 26/01/2021-17/02/2021-17/02/2021 tarihleri arası 3 haftalık süre ile sınırlı geçici iş göremezlik süresinde uğradığı maddi zararının 1.183,82 TL olduğu, sürekli iş göremezlik nedeni ile uğradığı maddi zararının bulunmadığı, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararının bulunmadığı, rapor edilmiştir. Bu rapora itibar edilmiştir.
Davalı vekilinin, hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği yönündeki itirazının değerlendirilmesinde;
6098 sayılı Borçlar Kanun’un, "Tazminatın belirlenmesi" üst başlıklı 51/1 maddesi ile (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 43.maddesi); Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı Borçlar Kanun’un 52.maddesinde (818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 44.maddesi) düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde TBK.nun 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Trafik kazalarında emniyet kemeri vb. koruyucu ekipmanların takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltabileceği bilinmekle birlikte kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak koruyucu ekipman takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceği bilinmektedir.
Somut olayda, emniyet kemerinin takılı olmadığına yönelik dosyada bir delil olmadığından bu yöndeki itiraz kabul edilmemiştir.
Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede;
2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır.
Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 20/03/2021 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir.
ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN;
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz.
Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre;
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir.
6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a- Davacının sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerinin REDDİNE,
b- 1.183,82TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı sigorta şirketinin sorumluluğu kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, temerrüt tarihi olan 20/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 59,30-TL peşin harç ve 269,85-TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 286,25-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı ve 59,30-TL peşin harç ve 269,85-TL ıslah harcı olmak üzere toplamda 388,45 -TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından karşılanan 1.113,20-TL posta ve tebligat gideri, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 20.593,08- TL ATK ücreti, 8,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 23.214,78-TL'nin haklılık oranına göre (1.183,82/1.383,82) 19.859,61-TL'sinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine, bakiye kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından karşılanan 8,50-TL vekalet harcının haklılık oranına göre hesaplanan (200/1.383,82) 1,23-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 1.183,82-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı yana verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 200,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 16/10/2025
Katip Hakim