T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVA KONUSUNU DEVREDEN
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA KONUSUNU DEVRALAN
DAVALI :
DAVA : İflas Sıra Cetvelinde Kayıt Terkin
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 05/04/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Linyit Kömür İşletmesi şirketinden alacağının olduğunu, adı geçen şirket hakkında müvekkili şirketin alacağına ilişkin başlatılan icra dosyasında başlatılan icra takibi neticesinde şirket hakkında Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiğini ve verilen iflas kararının kesinleştiğini, Konya . İcra (İflas) Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası ile iflas işlemlerinin başlatıldığını, iflas müdürlüğünce 24/03/2022 tarihinde sıra cetveli düzenlendiğini, ikinci alacaklılar toplantısının 17/05/2022 tarihinde yapılmasına karar verildiğini, İİK'nun 206.maddesi ve Yargıtay içtihatları uyarınca işçi alacaklarının, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş alacakların sıra cetvelinde 1. alacak olarak kaydedilebileceğini, davalının işçi alacağına ilişkin Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile açmış olduğu davadaki karar tarihinin 04/07/2018 olduğunu, şirket hakkında verilen iflas kararının ise 14/07/2021 olduğu, davalının alacağının İİK'nun 206. maddesinde geçerli şartlar taşımadığını ve düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin alacağının gerçek bir alacak olup mahkeme kararı ile sabit olduğunu, davalı alacağının düzenlenen sıra cetvelinde 1. sıradan kabul edilmesi halinde müvekkili şirketin alacağı miktarın azalacağını ya da hiç alamayacağını, müvekkili şirketin iş bu açılan davada hukuki menfaatinin bulunduğunu beyanla Konya 1. İflas Müdürlüğünce düzenlenen sıra cetveline itirazlarının kabulü ile sıra cetvelinde 1. sırada yer verilen davalı alacağının terkin edilerek 4. sıraya kaydedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili 13/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görevsizlik ve zaman aşımı itirazlarının olduğunu, davanın İcra Hukuk Mahkemelerine açılması gerektiğini, hak düşürücü süre içinde açılmadığını, müvekkilinin alacağının iş yerindeki kaza nedeniyle hak kazanmış olduğu tazminat alacağı olduğunu, alacağının iş ilişkisine dayalı bir alacak olup iflas müdürlüğünce düzenlenen sıra cetvelinde 1. sırada yer alması gerektiğini, davacı tarafın alacaklarının tahakkuk tarihinin kaza tarihi olduğu iddialarının hatalı olduğunu, bu duruma ilişkin Yargıtay içtihatlarının olduğunu beyanla açılan davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:
Dava, iflas sıra cetvelinden kayıt terkini davasıdır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesi:
"Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223 üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur. Bu davaya bakan mahkeme, davacının isteği halinde ikinci alacaklılar toplantısına katılıp katılmaması ve ne nisbette katılması gerektiği konusunda 302 nci maddenin altıncı fıkrasına kıyasen onbeş gün zarfında karar verir.
İtiraz eden, talebinin haksız olarak ret veya tenzil edildiğini iddia ederse dava masaya karşı açılır. Muteriz başkasının kabul edilen alacağına veya ona verilen sıraya itiraz ediyorsa davasını o alacaklı aleyhine açar.
Bir alacağın terkini hakkında açılan dava kazanılırsa, bu alacağa tahsis edilen hisse dava masrafları da dahil olduğu halde sıraya bakılmaksızın alacağı nisbetinde itiraz edene verilir ve artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre dağıtılır. Dava basit yargılama usulü ile görülür.
Ancak, itiraz alacağın esas veya miktarına taallük etmeyip yalnız sıraya dair ise şikayet yoliyle icra mahkemesine arz olunur. " hükmünü amirdir.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/07/2021 tarih ... esas, ... karar sayılı kararı ile; ... Linyit Kömür İşletmeleri Ltd. Şti. hakkında 14/07/2021 günü saat 12:36 itibariyle iflas kararı verildiği, verilen kararın 08/03/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Konya . İcra (İflas) Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyası ile; yukarıda belirtilen karara istinaden müflis şirket hakkında iflas takibinin başlatıldığı ve dava konusu 21/03/2022 tarihli sıra cetvelinin düzenlendiği, sıra cetvelinin davacı vekiline 30/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
İş bu dava ile; 21/03/2022 tarihli sıra cetvelinde yer verilen davalı alacağının niteliği itibariyle işçi alacağı olmaması, işçi alacağı olarak değerlendirilecek olsa dahi alacağın iflas kararından önceki 1 yıl içerisinde tahakkuk etmemesi hususları ileri sürülerek davalı alacağının sıra cetvelindeki 1. sıradan terkin edilerek 4. sıraya kaydı talep ve dava edilmiştir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı: "İflas sıra cetvelinde başka bir alacaklının kabul edilen miktar kadar alacağı bulunmadığına ya da sırasına yönelik itiraz, o alacağın sıradan terkin edilmesi talebini içerdiğinden, şikayet olarak icra mahkemesinde değil, İİK'nın 235/2. maddesi uyarınca sırasına itiraz edilen alacaklıya husumet yöneltilerek dava yolu ile Asliye Ticaret Mahkemesinde ileri sürülmelidir. Somut olayda davacılar, davalının iflas sıra cetvelindeki sırasına yönelik bir itirazda bulunduğundan, kayıt terkin davası niteliğinde olan bu davaya icra mahkemesinin bakamayacağını gözeten mahkemece, Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunun kabulü doğru olmuştur." şeklindedir.
Eldeki davada sıra cetvelindeki bir alacaklının birinci sıradan terkin edilmesi talep edildiğinden emsal Yargıtay içtihadı da gözetilerek davaya bakmaya Mahkememizin görevli olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca müflis şirketin iflas kararı mahkememizin yetki sınırlarındaki Asliye Ticaret Mahkemesince verildiğinden iş bu davaya bakmaya mahkememizin kesin yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay HD.'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere kayıt terkin davaları İİK'nun 235 maddesinde belirtilen hak düşürücü süreye tabidir. İflas dosyasında düzenlenen sıra cetvelinin davacıya tebliğinden itibaren yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde davanın açıldığı Mahkememizce resen tespit edilmiştir.
İİK 235/2. Maddesi uyarınca, kayıt terkin davaları sıra cetveline yer alan bir alacaklı tarafından sırasına itiraz edilen diğer alacaklı hasım gösterilmek suretiyle açılması gereken bir davadır. Sıra cetvelinde olmayan bir kimsenin başka bir alacaklının sırasına itiraz hakkı bulunmadığı gibi bunda korunmaya değer hukuki menfaati de bulunmamaktadır. Konya . İcra (İflas) Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında düzenlenen 21/03/2022 tarihli sıra cetvelinde dava tarihi itibariyle davacının alacaklı kaydı bulunmamakta ise de davacının yasal süresinde açmış olduğu Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile sıra cetveline kayıt kabul istemini dava ettiği görülmüştür. Hal böyle olunca davadaki aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararın tayini açısından anılan dava dosyasının neticesinin beklenilmesi gerekmiştir.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/11/2024 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile; "1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, 2.450.701,18TL alacağın müflis ... Kömür İşletmeleri Ltd. Şti. Hakkındaki Konya . İcra (iflas) müdürlüğünün ... esas sayılı iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE," şeklinde karar verildiği, kararın istinaf üzerine Konya BAM . Hukuk Dairesinin 04/06/2025 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, istinaf mahkemesi kararının 04/07/2025 tarihinde temyiz edildiği, temyiz incelemesi yapan Yargıtay . Hukuk Dairesince ... esas, ... karar sayılı 06/10/2025 tarihli karar ile onama kararı verildiği, böylelikle neticesi beklenen mahkememiz ... esas sayılı dosyasının 06/10/2025 tarihinde kesinleştiği ve aktif husumet ehliyeti ve hukuki yarar dava şartı konusunda dosyada bir eksikliğin kalmadığı neticesine ulaşılmıştır.
Konya . İcra Müdürlüğünün dosyamıza gönderdiği ... iflas sayılı 30/06//2026 tarihli cevabi yazısı; 21/03/2022 tarihli düzenlenen sıra cetvelinde dava konusu alacağın 1. sırada imtiyazlı alacaklı vasfının devam ettiği, ancak davalı tarafından alacağın ... A.Ş. unvanlı şirkete temlik edildiğine ilişkin temlik sözleşmesi ekli olarak iflas dosyasına bildirimde bulunulduğu hususları belirtilmiştir.
Dava konusu alacağın dava tarihinden sonra dava dışı şirkete devri sebebiyle somut olayda uygulanma yeri bulan 6100 sayılı HMK'nun 125/1. maddesi:
"(1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür." hükmünü içermektedir.
Davacı vekili 23/04/2026 tarihli talep dilekçesi ile; dava tarihinden sonra davalının alacağını temlik etmesi sebebiyle, HMK'nun 125/1-a maddesi uyarınca temlik alan ... A.Ş.'ne karşı davaya devam etme haklarını kullandıklarını bildirmiştir.
Alacağı temlik alan ... A.Ş. dosyaya davalı olarak kaydedilmiş ve adı geçen şirkete iki haftalık beyan süresi tanınır şekilde dava dilekçesi ve ekleri ile dosya içeriğindeki tüm tensip ve duruşma tutanakları ekli olarak duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmiştir. Böylelikle taraf teşkili sağlanarak pasif husumet yönüyle de dosyada bir eksikliğin kalmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
Dava konusu 21/03/2022 tarihli sıra cetvelinde davalının alacağına dayanak belgenin Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) vermiş olduğu ... Esas, ... Karar sayılı 04/07/2018 tarihli kararının olduğu görülmekle bu dosya UYAP sistemi üzerinden Mahkemesinden celp edilmekle incelenmiştir.
Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi Sıfatıyla) ... Esas, ... Karar sayılı sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının da aralarında bulunduğu kişilerce, müflis şirketin işleticisi olduğu Karaman ili Ermenek ilçesinde bulunan maden ocağında 28/10/2014 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle müflis şirketin de aralarında bulunduğu davalılardan maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulduğu, bahse konu davanın 08/12/2014 tarihinde açıldığı, yapılan yargılama neticesinde davacının tazminat talebi haklı görülerek kararda belirtilen tutardaki tazminatın müflis şirketten tahsili yönünde hüküm kurulduğu, hükmün 25/12/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2004 sayılı İİK'nun Adi ve rehinli alacakların sırası başlıklı 206. maddesi:
"Alacakları rehinli olan alacaklıların satış tutarı üzerinde rüçhan hakları vardır. Gümrük resmi ve akar vergisi gibi Devlet tekliflerinden muayyen eşya ve akardan alınması lazım gelen resim ve vergi, rehinli alacaklardan sonra gelir.
Bir alacak birden ziyade rehinle temin edilmiş ise satış tutarı borca mahsup edilirken her rehinin idare ve satış masrafı ve bu rehinlerden bir kısmı ile temin edilmiş başka alacaklar da varsa bunlar nazara alınıp paylaştırmada lazım gelen tenasübe riayet edilir.
Alacakları taşınmaz rehniyle temin edilmiş olan alacaklıların sırası ve bu teminatın faiz ve eklentisine şümulü Kanunu Medeninin taşınmaz rehnine müteallik hükümlerine göre tayin olunur.
Teminatlı olup da rehinle karşılanmamış olan veya teminatsız bulunan alacaklar masa mallarının satış tutarından, aşağıdaki sıra ile verilmek üzere kaydolunur:
Birinci sıra:
A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflâs nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,
B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş ve tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,
C) İflâsın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları.
İkinci sıra:
Velâyet ve vesayet nedeniyle malları borçlunun idaresine bırakılan kimselerin bu ilişki nedeniyle doğmuş olan tüm alacakları;
Ancak bu alacaklar, iflâs, vesayet veya velâyetin devam ettiği müddet yahut bunların bitmesini takip eden yıl içinde açılırsa imtiyazlı alacak olarak kabul olunur. Bir davanın veya takibin devam ettiği müddet hesaba katılmaz.
Üçüncü sıra:
Özel kanunlarında imtiyazlı olduğu belirtilen alacaklar.
Dördüncü sıra:
İmtiyazlı olmayan diğer bütün alacaklar.
Bir ve ikinci sıradaki müddetlerin hesaplanmasında aşağıdaki süreler hesaba katılmaz:
1. İflâsın açılmasından önce mühlet de dahil olmak üzere geçirilen konkordato süresi.
2. İflâsın ertelenmesi süresi.
3. Alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre.
4. Terekenin iflâs hükümlerine göre tasfiyesinde, ölüm tarihinden tasfiye kararı verilmesine kadar geçen süre.
Gemilerin paraya çevrilmesi hâlinde yapılacak sıra cetveli, bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemiler için Türk Ticaret Kanununun 1389 ilâ 1397 nci maddesi hükümlerine göre düzenlenir." hükmünü amirdir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin 07/03/2018 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı kararı;
"...Mahkemece iddia, savunma, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetçinin iş saatleri içerisinde işverenin talimatıyla şirket merkezine giderken meydana gelen kazadan dolayı uğranılan zararın tazmini yönünde açılan davada iş mahkemesince iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminata hükmedildiği, alacağın iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde doğduğu ve İİK m. 206 gereği birinci sırada olması gerektiği gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayet olunan vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayet olunan vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA" şeklindedir.
Yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadında belirtildiği üzere iş kazasından doğan tazminat alacağı, İİK'nun 206.maddesinde belirtilen işçi alacağı niteliğindedir. Somut olayda dava konusu alacak iş kazasından kaynaklı tazminat alacağı olup, alacağın bu niteliği yukarıda belirtilen kesinleşmiş iş mahkemesi kararı ile sabittir. Bu itibara davacı vekilinin alacağın işçi alacağı olmadığına yönelen iddialarına itibar edilmemiştir.
Yargıtay . Hukuk Dairesinin 10/06/2013 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı;
"...Asıl şikayet şikayetçisi H...Y...’ın iş kazası 13.10.2006 tarihinde vuku bulmuş, talebe konu manevi tazminat istemine konu dava ise 01.09.2008’de açılmıştır. Manevi tazminat istemine ilişkin dava, olay tarihinden itibaren 1 yıl içinde açılmadığı anlaşıldığından İİK’nın 206/4. maddesinde öngörülen süre yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığından bozmayı gerektirmiştir...." şeklindedir.
Yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadında belirtildiği üzere iş kazasından doğan tazminat alacağının tahakkuk tarihi iş kazasının gerçekleştiği tarihtir. Dava konu alacağa dayanak teşkil eden iş kazası 28/10/2014 tarihinde gerçekleştiğine göre alacağın tahakkuk tarihi de bu tarihtir.
İİK'nun 206/4. Maddesine göre işçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş alacaklarına sıra cetvelinde birinci sırada yer verilir. Ancak İİK 206/5. Maddesine 3. bendine göre bu bir yıllık sürenin hesaplanmasında alacak hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre hesaba katılmayacaktır. Başka bir ifadeyle alacağın tahakkuk ettiği tarihten alacak hakkındaki davanın açılışına kadar geçen süre ile alacak davasının kesinleştiği tarihten iflas tarihine kadar işleyen süre yasada belirtilen bir yıllık süre için hesaba katılacak ve fakat alacak davası açıldıktan sonra davanın kesinleşmesine kadar geçen süre hesaba dahil edilmeyecetir. Yargıtayın istikrara kavuşmuş uygulaması da bu yöndedir.
Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesinin 16.06.2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı;
"İİK'nın 206/A maddesinde, işçilerin, tüm alacaklarının değil, iş ilişkisine dayanan ve iflâsın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacaklarının birinci sırada pay alacağı belirtilmiştir. Haciz sıra cetvelinde, imtiyazlı işçi alacağının belirlenmesinde, esas alınması gereken süre, İİK'nın 140/3. maddesi uyarınca, hacizden önceki bir yıllık süredir. Diğer bir anlatımla, işçilerin hacizden önceki bir yıl içerisinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil iş ilişkisine dayanan tüm alacakları, hacze iştirak halinde birinci sırada pay alır. Buradaki bir yıllık sürenin tespitinde, İİK’nın 206/5. maddesi hükmü uyarınca, işçi alacağı hakkında açılmış olan davanın devam ettiği süre hesaba katılmaz." (Aynı yönde Yargıtay . H.D. 21.01.2020 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı, . HD. 09.10.2008 tarih ve ... E., ... K. sayılı ilamı)
Nitekim somut olaya uygun bir örnek içeren Yargıtay . Hukuk Dairesinin 13.02.2018 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı;
"Şikayetçi işçi işe iade davasını 22.05.2009 tarihinde açmış, davalı şirket 15.09.2010 tarihinde iflas etmiş, işe iade kararı ise 05.11.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Bu kesinleşmeden sonra işçinin iflas masasına başvurarak kendisinin işe alınmasını talep etme hakkı vardır. Bu durumda iflas idaresi müflis şirketin işlerini fiilen devam ettiriyor ise, iade talebini kabul etmek veya bu talebi reddederek tazminatın ödenmesine karar vermek zorundadır. Böyle bir alacak da davanın devam ettiği süre hesaba katılmadığıda nazara alınarak İİK 206/1 maddesinde belirtilen iflas etmeden önceki 1 yıl içinde doğmuş işçilik alacağının 1. sıraya yazılması gerekirken aksi düşünce ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." şeklindedir.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde;
Dava konusu alacağın tahakkuk tarihi 28/10/2014 tarihidir. Alacak davası ise tahakkuk tarihinden itibaren 1 yıllık süre geçmeden 08/12/2014 tarihinde Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayısında açılmıştır. Anılan dosyada yapılan yargılama neticesinde davacının tazminat talebi haklı görülerek kararda belirtilen tutardaki tazminatın müflis şirketten tahsili yönünde hüküm kurulmuş ve dava 02/12/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Müflis ...... Ltd. Şti.'nin iflas tarihi 14/07/2021 tarihidir. Yani alacak davası iflas tarihinden sonra kesinleşmiştir. Alacağın doğduğu tarihten itibaren 1 yıllık süre geçmeden alacak davası açıldığına, alacak davasının devam ettiği süre hesaba katılmayacağına ve alacak davası iflastan sonra kesinleştiğine göre; davalı alacağına sıra cetvelinde 1. sırada yer verilmesi isabetli görülmüştür. Hal böyle olmakla sübut bulmayan davanın reddi gerekmiştir.
Yargıtay HD.'nin ... Esas, ... Karar sayılı ve Yargıtay HD' nin ... Esas, ... Karar sayılı kararlarında belirtildiği üzere iş bu davanın maktu peşin karar harcı ve maktu vekalet ücretine tabi olması sebebiyle yargılama giderleri ve vekalet ücreti buna göre tayin edilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00TL maktu karar ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 80,70TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Dava konusunun devri ve davacı tarafça devralana karşı davanın devam ettirilmesi hususları dikkate alınarak davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği için gereken masrafların davacının yatırdığı gider avansından karşılanmasına, hükmün kesinleşmesine kadar yapılacak tüm masraflardan sonra taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7-İş bu davanın basit usule tabi olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nun 321/2. maddesi gereğince gerekçeli kararın herhangi bir talep aranmaksızın, re'sen dava taraflarına tebliğine, (Yargıtay HGK. ... E., ... K., Ankara BAM . H.D. ... E. ... K., Konya BAM .HD. ... E, Adana BAM . HD ... E, İstanbul BAM . HD. ... E, Ankara BAM .HD ... E ... K),
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, mazereti kabul edilen davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.01/07/2026
Başkan Üye Üye Katip