T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 06.11.2017 tarihinde sözleşme imzalandığını, dava konusu olayın, ilgili mevzuat gereğince sözleşmede fiyat farkı düzenlemesi yapılması gerekirken yapılmamasından kaynaklandığını, ihale dokümanında personel sayısının belirlendiği ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanıldığı hizmet alımlarında işçilik maliyetlerine ilişkin fiyat farkı hesabının, “ihale tarihi itibarıyla hesaplanan brüt maliyet ile uygulama ayındaki brüt maliyet arasındaki fark” olarak yapılması ve ödenmesinin yasal bir zorunluluk olduğunu, Mezkûr Sözleşme ve ihale dokümanlarında personel sayısı 64 olarak belirlendiğini ve haftalık çalışma saatinin tamamının idarede kullanılacağı yer aldığı ve aksi durumlarda cezai hükümlerin uygulanacağının da düzenlendiğini, ancak mevcut yasal düzenlemelere rağmen 2017 yılına göre esas alınan agari ücret maliyetlerinde, 2018 ve 2019 yıllarında yapılan yasal artışlar nedeniyle “brüt işçilik maliyeti”nde artış oluştuğunu buna rağmen herhangi bir fiyat farkı hesaplanmadığını ve ödenmediğini, 2017 yılında Brüt Asgari Ücret üzerinden ödeme yapıldığından, davalı idare tarafından 2018 ve 2019 yıllarında yasa gereği belirlenen “Brüt Asgari Ücret” üzerinden daha az hakediş verildiğini, bu durumun davacı İş Ortaklığı sonradan giderilmesi mümkün olmayan olumsuz ekonomik ve mali şartlar içine yönlendirdiğini ve ihaleye konu edinimin ifasında yarattığı güçlüklere karşın kamu hizmetinin eksiksiz yürütüldüğü gibi nedenlerle davanın kabulü ile, mezkûr “Brüt İşçilik Maliyet” fiyat farkının tespiti ile şimdilik 108.000,00 TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı İdare tarafından Davacı İş Ortaklığına ödenmesi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin Davalı İdareye yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların iddiaları doğrultusunda alacaklarını hesaplayabilir durumda olduğunu, davaların belirsiz alacak davası şekilde açamayacaklarını, davacıların fiyat farkı talebinin taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, mevzuatta süre uzatımı ve mücbir bir sebep bulunmadığı bir durumda fiyat farkı talebinin istenebilmesinin mümkün olmadığını, davacı şirketlerin 01/01/2018 ile 30/09/2019 yıllarındaki asgari ücretteki artışlardan dolayı telafisi olmayan zarara katlanmak zorunda kaldığını iddia ettiğini davalının bu noktada bir sorumluluğunun olmadığını, davacı şirketlerin asgari ücret artışından dolayı zarar ettiğini beyan ettiği ancak muhasebe kayıtları incelendiğinde ortada gerçek anlamda bir zararın olmadığının anlaşılacağını ayrıca davacı şirket düzenlenen hak edişlere süresinde itiraz etmediği ve bu şekilde kesinleştiğini ödemeleri itirazı kayıtsız olarak kabul ettiğini bu nedenle bu süreçten sonra yeniden bir talepte bulunmasının mümkün olmadığı gibi nedenlerle haksız ve mesnetsiz olarak açılan iş bu davanın reddini, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı ... tarafından ... nolu ihale kapsamında 01/01/2018-30/09/2019 tarihleri arası ifa edilen iş için davacılar iş ortaklığına asgari ücret artışı nedeniyle herhangi bir işçilik maliyeti fiyat farkının ödenip ödenmeyeceği hususunda olduğu görülmüştür.
Şanlıurfa . Asliye Hukuk Mahkemesine ve Malatya . Asliye Hukuk Mahkemesine yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 29/12/2022 tarihli duruşması ile dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 08/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Gerekçe bölümünde yer alan şartname hükümleri ve sözleşme uyarınca yapılan tespitler sonucunda davacının talebi mevzuat hükümleri uyarınca ortada gerçek zararın bulunmadığını görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 13/04/2023 tarihli duruşması ile dosyanın bilirkişi heyetine ek rapor için tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 25/09/2023 tarihli ek bilirkişi raporunda özetle;Davacı lehine hesaplanan brüt işçilik maliyet fiyat farkı tutarı 2018 yılı için 256.435,20 TL, 2019 yılı için 595.975,68 TL olmak üzere toplam 852.410,88 TL olduğu görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 14/12/2023 tarihli duruşması ile dosyanın bilirkişi heyetine 2.ek rapor için tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 08/02/2024 tarihli ek 2.bilirkişi raporunda özetle;Davacı lehine hesaplanan brüt işçilik maliyet fiyat farkı tutarı 2018 yılı için 237.273,60 TL, 2019 yılı için 551.450,88 TL olmak üzere toplam 788.724,48 TL görüş ve kanaati bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Mahkememizin 28/11/2024 tarihli duruşması ile dosyanın bilirkişi heyetine 3.ek rapor için tevdine karar verilmiştir.
Mahkememize sunulan 09/02/2025 tarihli 3.ek bilirkişi raporunda özetle;Davacı lehine hesaplanan brüt işçilik maliyet fiyat farkı tutarı 25.09.2023 tarihli 1. Ek raporda; 2018 yılı için 256.435,20 TL, 2019 yılı için 595.975,68 TL olmak üzere toplam 852.410,88 TL olduğu, 2. Ek raporda; 2018 yılı için 237.273,60 TL, 2019 yılı için 551.450,88 TL olmak üzere toplam 788.724,48 TL olduğu, 08.03.2023 tarihli kök raporda ise Davacının talebi mevzuat hükümleri uyarınca ortada gerçek zararın bulunmadığı taraflarınca değerlendirildiğini bildirir rapor sunulduğu görülmüştür.
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinden doğan asgari ücret fiyat farkı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Kamu İhale Sözleşmelere Kanunu’nun “fiyat farkı verilebilmesi”başlıklı 8/1. maddesinde Sözleşme türlerine göre fiyat farkı verilebilmesine ilişkin esas ve usulleri tespite Kamu İhale Kurumu'nun teklifi üzerine Cumhurbaşkanı yetkilidir. ”hükmü bulunmakta olup bu madde hükmüne göre yapım işleri,hizmet alım ve mal alım sözleşmeleri ile ilgili ayrı ayrı olmak üzere ilk kez 24.12.2002 tarihli ... ... ... ... sayılı “4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen (yapım,mal alım,hizmet alım) Alımlarda Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar” çıkarılmış, bu esaslar 31.08.2013 tarihinde çıkarılan ... ... ... ... sayılı “4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen (Mal, yapım, hizmet) Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar” Hakkında Kararın 11. maddesine göre yürürlükten kaldırılmış,bu kararlar ile belirlenen yeni esaslar son olarak 24.02.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan “24.02.2022 tarihli 5202 sayılı 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'na Göre İhale Edilen Mal Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar" ve "4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'na Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esaslar" ile "4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'na Göre İhale Edilen Yapım İşlerinde Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslarda Değişiklik Yapılmasına Dair Esasların yürürlüğe konulmasına” ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı ile son şeklini alarak uygulanmaya devam edilmektedir.
Yapım, alım ve hizmet alım sözleşmeleri yönünden hükümleri benzer olmakla beraber eldeki dosyada ihtilaf “hizmet alım sözleşmesi”nden kaynaklandığından inceleme ve değerlendirme “4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar” üzerinden yapılmış olup bu esasların 7.1 maddesinde “Bu Esaslara tabi hizmet alımı ihalelerinde fiyat farkı uygulanabilmesi için, söz konusu işlerin ihalelerine ilişkin idari şartname ve sözleşmelerde, bu Esaslara göre fiyat farkı hesaplanacağının belirtilmiş olması gerekir.” hükmü bulunmakta olup 8. maddede ise “İdari şartnamesi ile sözleşmesinde fiyat farkı verilmesi öngörülmeyen işlerde, 4735 sayılı Kanunun 10 ncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ya da idareden kaynaklanan nedenlerle işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması halinde, uzatılan süre içinde ve bu süreye göre revize edilen iş programına uygun olarak gerçekleştirilen iş kalemleri ya da iş grupları için fiyat farkı hesaplanır.” hükmü bulunmaktadır.
Her iki hüküm birlikte incelendiğinde fiyat farkının verilebilmesi için öncelikle yapılacak işlerin idari şartname ve sözleşmelerinde “bu esaslara göre” fiyat farkının verilebileceğine ilişkin hüküm bulunması, fiyat farkı öngörülmemiş ise 4735 sayılı Kanun'un 10 ncu maddesinde belirtilen mücbir sebepler ya da idareden kaynaklanan nedenlerle işin bitim tarihinin süre uzatımı verilmek suretiyle uzatılması gerekmektedir.
Ülkemizde ve dünyada ham madde temininde ve tedarik zincirlerinde yaşanan aksaklıklar ile girdi fiyatlarındaki beklenmeyen artışlar nedeniyle Kamu İhale sözleşmeleri Kanununa geçici 3,4,5,6 ve 7. maddeler eklenmiş olup geçici 3. maddede “elektrik alım sözleşmeleri” için fiyat farkı düzenlemesi, geçici 4. maddede “imalat girdilerinin fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle” fesih,tasfiye veye devire ilişkin esaslar düzenlenmiş,geçici 5 ve 6. maddelerde de “belirtilen tarihler arasındaki” mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine “ ihale dokümanında fiyat farkı verilmesine ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın” fiyat farkı verilmesi, fesih, tasfiye veya devir yapılabilmesine ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Geçici 7. maddede ise “Yapım işlerine ek fiyat farkı ve süre uzatımı verilmesi”ne ilişkin düzenleme yapılmıştır.
Geçici 3. madde “ek fiyat farkına ilişkin esaslar” ile ilgili olarak 20.06.2018 tarihli 2018/11993 nolu Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenmiş, bu esaslar 30.06.2018 tarihli 30464 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmış, geçici 5.madde ile ilgili esaslar 23.02.2022 tarihli 5203 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmiş bu esaslar 24.02.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış, Geçici 6. maddeye ilişkin esaslar ise 5546 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile belirlenmiş bu esaslar 13.05.2022 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. Geçici 5. maddeye göre “1/7/2021 ile 31/12/2021” tarihleri arasında,geçici 6. maddede ise “1/1/2022 ile 31/3/2022 tarihleri arasında” yapılan hizmet için esaslarda belirtilen ilkelere göre fiyat farkı verilmesi kabul edilmiştir.
Uyuşmazlığa konu hizmet alım sözleşmesi ile ilgili olan KİSK geçici 5 ve 6. maddelerine göre ihale dokümanında fiyat farkı verilmesine ilişkin hüküm bulunup bulunmadığına bakılmaksızın fiyat farkı verilmesi için “hizmetin” “madde metninde belirlenen tarihler” arasında gerçekleşmesi koşulu bulunmaktadır.
Somut olayda; taraflar arasındaki sözleşmede, 14. maddede fiyat farkı verilmeyeceği, ancak mücbir sebep veya idareden kaynaklanan nedenlerle süre uzatımı verilirse “yürürlükte bulunan fiyat farkına ilişkin esaslar” dikkate alınarak fiyat farkının hesaplanacağı kabul edilmiştir. Dosya kapsamına göre süre uzatıldığına ilişkin bir belge ya da tartışma bulunmamaktadır. Bu durumda davacının sözleşmenin 14. maddesinde kararlaştırıldığı şekilde “4734 Sayılı Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Hizmet Alımlarında Uygulanacak Fiyat Farkına İlişkin Esaslar”ın 7.1 ve 8. maddesine göre fiyat farkı talebinde bulunması mümkün değildir. Yine eldeki dosyada sözleşme konusu hizmet alım dönemi gözetildiğinde KİSK geçici 5 ve 6. maddede belirlenen tarihler arasında olmadığı ve bu nedenle bu maddeler uyarınca da fiyat farkı talebinde bulunulamayacağı sabit olduğundan aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Nitekim YARGITAY . HD ... E. ... K. Sayılı kararı “Araç Kiralama Hizmet Alım İşi" ile ilgili olup konusu eldeki dava ile birebir aynıdır ve Konya BAM . HD ... E. ... K. Sayılı dosyada verilen karar yukarıda bahsedilen gerekçelerle bozulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Peşin alınan 1.844,37TL harç ve ıslah harcı olarak yatırılan 12.712,68TL olmak üzere toplam 14.557,05-TL harçtan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının mahsubu ile 13.941,65TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3-Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 405,00-TL posta ve tebligat giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden dolayı karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 131.337,52-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 25/09/2025
Katip Hakim