T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davacının, davalıya 1-)17/08/2023 Tanzim Tarihli, ... Nolu 42.119,00 TL Tutarlı Fatura, 2) 28/08/2023 Tanzim Tarihli, ... Nolu 68.953,50 TL Tutarlı Fatura,3) 07/09/2023 Tanzim Tarihli, ... Nolu 100.754,50 TL Tutarlı Fatura, 4) 15/09/2023 Tanzim Tarihli, ... Nolu 30.838,50 TL Tutarlı Fatura,5) 22/09/2023 Tanzim Tarihli, ... Nolu 115.038,00 TL Tutarlı Fatura, 6) 02/10/2023 Tanzim Tarihli, ... Nolu 50.050,00 TL Tutarlı Fatura, faturalara konu ağaç ve orman ürünlerine ilişkin malları satarak teslim ettiğini, söz konusu faturaların E-Arşiv Faturaları olup davalı tarafa gönderildiğini, davalı tarafın yasal süresinde faturalara itiraz etmediğini ve teslim aldığı malların bedellerini de tam olarak ödemediğini, bu sebeple davalı şirketin hakkında eksik kalan bedeller için Beyşehir İcra Dairesinin ... Esas Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin borcunun olmadığından bahisle borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, borçlu şirketin bu itirazı haksız ve dayanaksız olup söz konusu itirazın iptalinin gerektiği gibi sebeplerle davanın kabulü ile borçlunun itirazlarının tümünün iptalini ve hakkındaki takibin aynen devamını, taraflar arasında ticari alım-satım olduğundan icra takibinde yer alan toplam fatura alacağına (asıl alacağa) ticari işlerde temerrüt faizi uygulanmasını, borçlu-davalı tarafın borcunun yazılı delillerle sabit dolayısıyla likid olmasına rağmen borca itiraz ettiğinden %20 icra/inkar tazminatını davacı şirkete ödemesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tarafların anlaştıklarını, bu anlaşma çerçevesinde davalının üzerine düşen edimleri ifa ettiğini, ancak davacı taraf üzerine düşen edimleri yerine getirmediği halde haksız kazanç elde etmek istediğini, davacının anlaşma konusu yaptığı faturalardan 17.08.2023 tarihli 42.119 TL, 28.08.2023 tarihli 68.950 TL, 07.09.2023 tarihli 100.754 TL, 15.09.2023 tarihli 30.838 TL, 02.10.2023 tarihli 50.050 TL bedelli faturalar için davalının ödeme yaptığını, davalının cari hesaba mahsuben 17.08.2023 tarihinde 42.119 TL, 04.09.2023 tarihinde 68.953 TL, 22.09.2023 tarihinde 100.754 TL, 10.10.2023 tarihinde 30.838 TL, 23.10.2023 tarihinde 55.000 TL ödeme yaptıklarını, 22.09.2023 tarihli 115.038 TL bedelli fatura ile ilgili taraflar fiyat farkı nedeniyle anlaştıklarını bu konuda iade fatura kesilmesine karar verdiklerini, taraflar 35.000 TL iade fatura kesilmesi konusunda anlaşmışken davacı tarafın iade fatura kesilmeden faturanın tamamını takibe koyduğu gibi nedenlerle davacının haksız, usul ve yasaya aykırı davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, TOPLANAN DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın Beyşehir İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına konu 112.664,51 TL tutarındaki alacağına ilişkin itirazın iptali talebine ilişkin olduğu görülmüştür.
Mahkememize sunulan 05/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı tarafın incelenen ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı şirketin davalı şirkete ağaç ve orman ürünleri mal satışından kaynaklı olduğu, takip konusu alacağın dayanağının cari alacağı satış faturalarından kaynaklandığı , davacı tarafından düzenlenen faturanın E-Arşiv Fatura olduğu , takip tarihi olan 05/01/2024 tarihinde davacı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin davalı ... Ticaret Limited Şirketi'den 110.008,00 TL alacaklı olduğu kanaatini bildirir rapor sunulmuş olduğu görülmüştür.
Dava, niteliği itibariyle bir itirazın iptali davasıdır.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığına ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde ise ticari defterlerin delil olması düzenlenmiş olup; mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği, ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği, bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtların birbirinden ayrılamayacağı, açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtlarının, sahibi aleyhine delil olduğu, taraflardan biri tacir olmasa dahi tacir olan diğer tarafın, ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden tarafın iddiasını ispat etmiş sayılacağı öngörülmüştür. Anılan maddede belirtilen koşullar gerçekleşmedikçe ticari defterlerin sahibi yararına delil olma niteliği bulunmayacağı gibi, hükme dayanak teşkil edemeyecektir.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi, ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.'' hükmünü içermektedir. Ancak faturanın içeriğine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemesi faturada belirtilen verilerin doğru olduğu karinesini doğurmakla beraber, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu, malın teslim edildiği anlamını taşımaz. Zira karşı tarafça akdi ilişkinin inkar edildiği hallerde, fatura düzenlenmesi ve tebliğ edilen bu faturaya süresinde itiraz edilmemesi tek başına alacağın varlığını göstermez (Bkz. Yargıtay . HD'nin 19/09/2016 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nın 01/07/2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararı).
" Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." (Y. . HD. ... E. ... K. sayılı ilamı)
Yukarıda belirttilen emsal Yargıtay ilamı ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkememizce taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davalı ticari defterlerini ibraz etmediğinden usulüne uygun tutulmuş davacı ticari defterlerine göre alınan bilirkişi raporu ile davacının davalıdan söz konusu faturalardan kaynaklı alacaklı olduğu, davalı defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının dava tarihinde yürürlükte olan HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan davacı incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerektiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin davacı şirketin davalı şirkete ağaç ve orman ürünleri mal satışından kaynaklı olduğu, takip konusu alacağın dayanağının cari alacağı satış faturalarından kaynaklandığı, davacı tarafından düzenlenen faturanın E-Arşiv Fatura olduğu, takip tarihi olan 05/01/2024 tarihinde davacı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin davalı ... Ticaret Limited Şirketi'den 110.008,00 TL alacaklı olduğu, bu durumda ticari defter kayıtları ile fatura konusu hizmetin/malın verildiğinin ispatlandığı değerlendirilmiştir.
T.C. Yargıtay . Hukuk Dairesinin 18/09/2018 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı emsal alınarak davalı/borçlunun icra takibinden önce 6098 Sayılı TBK'nın 117. Maddesi çerçevesinde temerrüde düşürüldüğünün davacı tarafından dosyadaki mevcut delil durumuna göre ispat olunamadığı görülmekle takibe 110.088,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi üzerinden devam olunmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE, Davalının Beyşehir İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibe 110.088,00 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi üzerinden devam olunmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince; Beyşehir İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 22.017,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.520,11TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.924,03TL harcın mahsubu ile 5.596,08TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre (110.088,00/112.664,51) hesaplanan 3.517,67TL'sinin davalıdan, 82,33TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından karşılanan 427,60TL başvuru harcı, 1.924,03TL peşin harç olmak üzere toplam 2.351,63TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından karşılanan 230,00TL posta ve tebligat gideri, 2.500,00TL bilirkişi ücreti gideri, 60,80TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 2.790,80TL 'den davanın haklılık oranına göre (110.088,00/112.664,51) hesaplanan 2.726,98TL'nin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından karşılanan 60,80 TL vekalet harcının davanın haklılık oranına göre (2.576,51/112.664,51) hesaplanan 1,39 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, fazlasının davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 2.576,51 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 17/04/2025
Katip Hakim