T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Şirketlerinin yurt içinde ve yurt dışında her türlü taşımacılık hizmetlerini de içerecek şekilde posta, koli, kargo ve lojistik hizmetleri, bankalara destek hizmeti, parasal dahil her türlü tebligat ve telgraf hizmetine ilişkin faaliyetleri ile esas sözleşmesinde belirlenen diğer faaliyetlerini yürüttüğünü, şirketleri ile davalı şirket arasında sözleşmeler akdedildiğini, şirketlerince ... sayılı KDV Kanununun 9.maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.3.5) bölümü uyarınca Şirketimiz ile ... Ticaret Ltd. Şti. arasında 31.03.2017 ve 17.12.2013 tarihli posta taşıma hizmetine ait sözleşme ve şartnameler (Konya - Kulu, Konya Taşkent, Konya Çeltik, Konya ..., Konya Ereğli, Konya Doğanhisar, Konya Hadim, Konya - Karaman Posta Hattı) konulu sözleşmeler akdedildiğini, Şirketimizce ... sayılı KDV Kanunun 9. Maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin (I/C.2.1.3.2.5) bölümü uyarınca söz konusu sözleşmelere istinaden anılan şirkete yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10 unu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine ödemesi gerekmekle birlikte KDV tutarının tamamının anılan şirkete ödendiğini, akabinde ise KDV mevzuatından kaynaklanan zorunlulukların gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDVyi 213 Sayılı Vergi Usul kanunun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek durumunda kalındığını, ... Ticaret Ltd. Şti. tarafından katlanılması gereken vergi yükünün hak ediş ödemelerinde yükleniciye KDV nin tevkifat yapılmaksızın tam olarak ödenmiş olması sebebiyle şirketleri üzerinde kaldığı bu nedenle anılan iş ortaklığında sebepsiz zenginleşme yaratan bu durum karşısında şirketlerince adlarına vergi dairesine yatırılan 403.933,16 TL nin şirketlerine iade edilmesi gerektiğini, şirketlerinin söz konusu KDV tevkifat tutarının iade edilmesini müteakip ödemeyi tevsik eder belgeye dayanarak ... Ticaret Ltd. Şti nin de ilgili dönemlere ilişkin 1 Nolu KDV Beyannamesinde düzeltme yapılabileceği ve buna bağlı olarak KDV Genel Uygulama Tebliğinde belirlenen usul ve esaslar dairesinde varsa vergi dairesine ödediği tutarları ve/veya sonraki döneme devreden KDV tutarlarını iade/düzeltmeye konu edilebileceği, bu işlemlerin KDV mevzuatında yer alan düzenlemeler çerçevesinde ... Ticaret Ltd. Şti. ile vergi dairesi arasında tesis edilmesi/tekemmül ettirilmesi gereken işlemler olduğu, belirtilerek kendilerine fuzulen ve fazladan ödenen tutarları iade etmesi ihtar edildiğini ve bunu müteakip kendi KDV beyanlarını düzeltebileceği ve bu suretle vergi dairesine ödediği bir KDV varsa da iade/düzeltme konusu edilebileceği hususu hatırlatıldığını, ancak davalı ... Ticaret Ltd. Şti. bugüne kadar söz konusu alacağı davacı şirkete ödemediğini, yüklenici davalının bahis konusu sözleşmeden kaynaklı faturalara ilişkin olarak, söz konusu bedelleri haksız olarak uhdesinde tuttuğunu ve mamelekindeki haksız artış durumu; Mükellef olduğu vergi miktarlarını Hazinenin kasasına intikal ettirip ettirmediği hususunun Gelir İdaresi Başkanlığından sorulması neticesinde ortaya çıkarılabileceğini, ödenmesinde adı geçen yüklenici adı geçen yüklenici durumundaki davalı ... Ticaret Ltd. Şti. nin sorumlu olduğu taraflar arasında kararlaştırılmış olup, istirdattı talep edilen meblağdan davalının sorumlu oluğu taraflar arasında kararlaştırılmış olup istirdattı talep edilen meblağdan davalının sorumlu olduğu, dolayısıyla davalı ... Ticaret Ltd. Şti nin sebepsiz yere zenginleşeceği açık olduğunu, tüm bu nedenlerle öncelikle davalı hakkında dava değeri olan 403.933,16 TL üzerinden taşınır taşınmaz ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesine, müvekkili tarafından mükerrer şekilde ödenmek zorunda kalınan 403.933,16 TL'nin ödeme ihtar tarihi olan 15.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkil davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 md. hükümleri gereği yetkili mahkemenin Davalı tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, Ticaret Sicil Gazetesine bakıldığında müvekkili şirketin merkezinin Gaziantep İli olduğu açıkça görüldüğünü, söz konusu uyuşmazlığa ilişkin davada yetkili Gaziantep Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle Mahkemece yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, somut davada dava dilekçesinde talep edilen tüm talepler dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davacı dava dilekçesi ile müvekkil şirketten; 25.02.2021 tarih ve 6550 sayılı yazı ile 1.206.047,30 TL Vergi Aslı, 14.396,75 TL pişmanlık zammı olmak üzere toplam 1.220.444,16 TL alacağının olduğunu iddiası ile iş bu davayı ikame ettiğini, ancak dava dilekçesinden de anlaşılacağı üzere toptancı bir şekilde hukuka aykırı olarak hesaplandığını ve bu doğrultuda davayı kabul etmemekle birlikte yargılama konusu iddia edilen rakam 403.933,16 TL olduğunu, davacının dava dilekçesinde talep ettiği tutarların detayları anlaşılamadığını, dava dilekçesine konu bahsi geçen yazıların içeriği ile ekinde yer alan tablolar çelişkili olduğu gibi ekinde yer alan tablolarda uyumsuz olduğunu, davacının hangi düzeltmeyi hangi faturaya ilişkin olarak hangi kalemden hesapladığı belli olmadığını, davacı Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin 1/c.2.1.3.2.5 bölümü uyarınca müvekkili şirkete yapılan ödemelerde Katma Değer Vergisi üzerinden 9/10 oranında Katma Değer Vergisi Tevkifatı yapması gerekirken bunu yapmadığını 03.11.2020 tarihinde durumu fark ettiklerini ve cezalı tahriyata muhatap olmamak bakımından Vergi Usul Kanunu 371. Maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödeme yaptıklarını ileri sürerek müvekkil adına ödediklerini iddia ettikleri dava konusu tutarı müvekkilinden istediğini, öncelikle davacının müvekkilin düzenlemiş olduğu faturalarda yer alan katma değer vergisi üzerinden 9/10 oranında tevkifat yapılması gerektiğini iddia ettiğine göre her bir faturanın ayrı ayrı incelenmesi, tevkifata tabi olup, olmadığının değerlendirilmesi gerekirken davacının neye göre hesapladığı belli olmayan soyut tutar üzerinden bir değerlendirme yapma olanağı olmadığını, müvekkili şirket ile davacı arasındaki sözleşme ile müvekkil şirketin kendi personeli ile davacıya ait kargo taşıma nakliye araçları ile gönderilen depolara nakliyesi işi olduğunu, davacının yapılan iş ile ilgili olarak işin tevkifata tabi olup olmadığını dahi değerlendirmediği anlaşılmadığını, davacı ile . Bölge Erzurum ayrım dağıtım hizmetlerine ilişkin doğrudan temin sözleşmesi kapsamında yapılan hizmetler üzerinden tevkifat yapılıp yapılmaması gerektiği konusu Ankara . Vergi Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında vergi hukuku yönünden incelendiğini ve davacının söz konusu hizmet sunandan 9/10 oranında Katma Değer Vergisi Tevkifatı uygulamasını açıkça hukuka aykırı bularak İdari Yargılama Usulü Kanunun 27. Maddesi uyarınca yürütmesi durdurulduğunu, müvekkili şirketin davacının talimatlarına uygun davranmış olması sebebiyle kusurlandırılamayacağını, emsal yargı kararlarından da görüleceği üzere davacının hali hazırda yapmış olduğu tevkifat uygulamasının hukuki olup olmadığı tartışmalı olduğunu, tevkifatla ilgili uygulama, taşeron hizmet sözleşmeleri ile ilgili olduğunu, kamu kurum ve kuruluşlarında taşerondan hizmet alma uygulaması 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 127. Maddesiyle 375 sayılı KHK ile sonlandırılarak talepte bulunan tüm personel özlük haklarıyla kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edildiğini, dava konusu hizmette çalıştırılan kişiler bu kapsam dâhilinde olmadığını, davacının ancak müvekkilinden kestiği halde beyan etmemiş olduğu tutarlar için düzeltme beyannamesi verebileceğini, kesinti yapmamış olduğu ödemelerle ile ilgili olarak kesinti yapmış gibi düzeltme beyannamesi vermesi hatalı ve yanıltıcı olduğunu, davacının kesmediği vergiyi kesmiş gibi vergi dairesine ödeyerek müvekkiline git vergi dairesinden iade al diyemeyeceğini, müvekkilinin söz konusu vergileri ödemesine karşın aynı vergileri kesmediği halde vergi dairesine ödeyen davacının gereksiz yere ödediği vergiyi kendisinin iade istemesi gerektiğini, davacı hakkında müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu faturalarda yer alan Katma Değer Vergisini beyan etmediğini veya eksik beyan ettiğini ispatlamadan kendi kendine cezalı tahriyata muhatap olacağı düşüncesinin temeli olmadığını, davacının karşı karşıya kalabileceği tek risk müvekkil şirketin beyan etmiş olduğu katma değer vergisini beyan ettiği halde ödememesi halinde normal vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar ortaya çıkacak gecikme zammından müvekkil ile birlikte müteselsil sorumluluğundan ibaret olduğunu, müvekkilinin dava konusu faturalarda hesaplanan katma değer vergisini beyan edip nakden veya mahsuben ödediğini, aynı tutarları davacıya ödeme yükümlülüğü olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın usulden reddine, usulden red sebeplerinin kabul edilmemesi halinde davanın esastan reddine, davacı tarafın aynı dönem ve aynı konuya ilişkin müvekkili şirkete karşı Ankara . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı derdest dava dosyası bulunduğunu, davaların birleştirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ankara . ATM ... Esas sayılı dosyasının Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak; davaya konu dönemler olan 2015-2019 yıllarına ait KDV ödemesi yapıp yapmadığı sorulmuş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Ankara . Vergi Dairesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan mali müşavir bilirkişisinin 02/01/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davacı ... A.Ş. ile davalı ... Ticaret Ltd. Şti. firmaları arasında devam eden rücu en tazminat davası kapsamında yapılan inceleme ve tespitlere göre; Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. firmasının 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarına ait dava dosyasına incelenmek üzere yevmiye defteri kayıtları sunulmuş olup, ilgili yılların yevmiye defteri açılış tasdiklerinin yaptırıldığı, 2015, 2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, 2016 yılına ait kapanış tasdikinin yaptırılmadığı görüldüğü, 2019 yılı yevmiye defteri ise Gelir İdaresi Başkanlığı Vergi Denetim Kurulunda inceleme yapıldığından bahisle dava dosyasına incelenmek için sunulmadığı, Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. firmasının 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarıma ait dava dosyasına incelenmek üzere yevmiye defteri kayıtları ve 2015,2016,2017,2018 ve 2019 yıllarına ait davacı ... A.Ş. ile aralarındaki ticari ilişkiyi gösteren muavin defter kayıtları sunulmuş olup, yapılan incelemelerde davalı firma tarafından, Karaman PTT Müdürlüğü adına 31.01.2015-31.10.209 tarihleri arasında 349 adet fatura düzenlendiği, fatura toplamlarının 3.147.472,83 TL olduğu, fatura bedelli tespit edildiği, Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. firması tarafından davacı ... A.Ş. adına 31.01.2015-31.10.209 tarihleri arasında 2.667.398,53 TL Taşıma Bedeli, 480.131,73 TL KDV” si olmak üzere TOPLAM 3.147.472,83 TL fatura düzenlendiği, Söz konusu faturalardan kaynaklı 9/10 KDV tevkifat tutarının 432.118,56 TL olduğu tespit edildiği, Katma Değer Vergisi Kanunun Uygulama Genel Tebliğinin 1/C-2.1.3.2.5) bölümü kapsamında verilen İşgücü temin işinin 9/10 oranında 432.118,56 TL” nin KDV tevkifatına tabi olduğu, buradaki temel önemli noktanın davalı firma tarafından yüklenilen işin iş gücü temin hizmeti olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği, dava dosyasında mevcut bulunan Ankara . Vergi Mahkemesinin 30.03.2023 tarih ve ... esas, ... karar ve dava dosyasına sunulan 23.05.2022 tarih ve ... esas, ... karar sayılı dava sonuçlarına göre "sözleşme ve eki teknik şartnamede çalıştırılan personele ilişkin sorumlulukların davalı şirkette olduğu, çalıştırılan personelin sorumluluklarının davalı şirkette bulunduğu, çalıştırılan personelin çalışma düzeninin davalı şirket tarafından belirlenmesi ve şirket tarafından kontrolüne ilişkin hükümler dikkate alındığında davalı şirket tarafından işin tamamen kendi sorumluluğunda ve kendi elemanları tarafından sağlandığı, sonucuna varıldığı, diğer bir deyişle yapılan işin hizmet sözleşmesine dayalı olduğu, yapılan işin işgücü temini olmaması nedeniyle yapılan hak ediş ödemeleri üzerinden KDV tevkifatına konu edilmemesi gerektiği yönünde karar verildiği tespit edildiği, Tüm bu tespitler ve değerlendirmeler ışığında; Davalı firma tarafından yüklenilen işin “bir iş gücü temin sözleşmesi” olduğunun kabul edilmesi durumunda davalı firmanın Katma Değer Vergisi Kanunu Uygulama Genel Tebliğinin 1/C-2.1.3.2.5) bölümü kapsamında verilen işgücü temin işinin 9/10 oranında yani 432.118,56 TL tutarında KDV tevkif atına tabi olması gerektiği, bu yükümlülüğün yerine getirilmemesinden kaynaklı olarak davacı firmanın davalı firmadan 432.118,56 TL tutarında asıl alacağı olması gerektiği, ancak davacı firma talebinin 15.03.2021 tarihinde ödenmiş olan 403.933,16 TL olması ve talebe bağlılık ilkesi gereği davacı firmanın davalı firmadan olan asıl alacağının 403.933,16 TL olması gerektiği, söz konusu alacağa da ödeme tarihi olan 15.03.2021 tarihinden iş bu dava tarihi olan 22.09.2022 tarihine kadar temerrüt faizi işletildiğinde işleyen temerrüt faizi alacağının ise 100.131,16 TL olması gerektiği, bu durumda davacı firmanın davalı firmadan iş bu dava tarihi olan 22.09.2022 tarihi itibariyle 403.933,16 TL Asıl Alacak ve 100.131,16 TL de işlemiş Faiz olmak üzere toplam 504.064,32 TL alacaklı olması gerektiği, ANCAK; Davalı firma tarafından yüklenilen işin “bir hizmet sözleşmesi” olduğunun kabul edilmesi durumunda ise, davalı firmanın hizmet sözleşmesi kapsamında ifa ettiği işle ilgili davacı firmaca yapılan hak ediş ödemelerinin Katma Değer Vergisi Kanunu Uygulama Genel Tebliğine göre KDV Tevkifatı kapsamında olmaması nedeniyle KDV tevkif atına konu edilmemesi gerektiğinden, davalı firmanın davacı firmaya bu yönden herhangi bir borcunun da olmaması gerektiği rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bir vergi müfettişi, bir vergi ve mali yükümlülükler uzmanı öğretim üyesi ve bir vergi ve mali yükümlükler uzmanı SMMM bilirkişisine tevdii edilmiş, bilirkişi heyetinin 19/06/2024 tarihli raporundan özetle; Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. tarafından davacı ... A.Ş.ye verilen posta taşıma hizmetinin KDV Uygulama Tebliği uyarınca iş gücü temin hizmeti olduğu, yine Tebliğ uyarınca 9/10 oranında KDV tevkifatına tabi bir işlem olduğu, 31.12.2015-31.10.2019 tarihleri arasında Davalı ... Ticaret Ltd. Şti. tarafından Davacı ... A.Ş. adına düzenlenen toplam 349 adet faturada olması gereken tevkifat tutarının toplam 432.118,53-TL olduğu, ... A.Ş. tarafından pişmanlıkla vergi dairesine beyan edilen vergiler nedeniyle vergi aslı aranıp aranmayacağının belirlenebilmesi için ... Ticaret Ltd. Şti.nin 1 nolu KDV beyannameleri üzerinden tahakkuk eden vergilerin Hazineye ödenip ödenmediği, tahakkuk eden vergi tutarlarının söz konusu tevkifat KDV tutarı kadar çıkıp çıkmadığının bilgisinin ... Ticaret Ltd. Şti.nin bağlı olduğu Gazikent Vergi Dairesi Müdürlüğünden talep edilmesi gerektiği, ... A.Ş.nin ... Ticaret Ltd. Şti.ne rücu edebileceği vergi tutarı; ... Ticaret Ltd. Şti.nin 1 nolu KDV beyannameleri üzerinden tahakkuk eden vergileri Hazineye ödendi ise; Tevkifat tutarından ödenen verginin çıkartılması sonucu bulunacak tutar, ... Ticaret Ltd. Şti.nin 1 nolu KDV beyannameleri üzerinden tahakkuk eden vergileri Hazineye ödenmedi ise tevkifat tutarının tamamı (432.118,53-TL), ... Ticaret Ltd. Şti.nin 1 nolu KDV beyannameleri üzerinden ödenecek KDV çıkmaması halinde ise tevkifat tutarının tamamı (432.118,53-TL) olduğu rapor edilmiştir.
Ankara . Vergi Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının akıbeti sorulmuş, verilen cevabi yazıda Mahkemece verilen 30/03/2023 tarih, ... Esas, ... sayılı davanın kabulüne dair kararına Davalı Gelir İdaresi Başkanlığı Vekili ... tarafından istinaf başvuru talebinde bulunulması üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesi . Vergi Dava Dairesi'nin 21/02/2024 tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile İstinaf İsteminin Reddine dair verilen kararına Davalı Gelir İdaresi Başkanlığı Vekili ... tarafından temyiz başvuru talebinde bulunulması üzerine Danıştay Dokuzuncu Dairesi'nin 03/03/2026 tarih, ... Esas, ... sayılı kararı ile Ankara Bölge İdare Mahkemesi . Vergi Dava Dairesi'nin 21/02/2024 tarih ve E:... , K:... sayılı kararının kesin olarak onanmasına dair karar verildiği dava dosyası 03/03/2026 tarihinde kesinleştiği bildirilmiştir.
Dava, taraflar arasında akdedilen posta taşıma hizmetine ilişkin sözleşmeler kapsamında davacı tarafından vergi dairesine ödenen KDV tevkifat tutarının, davalı yükleniciden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında davalı tarafından verilen hizmetlerin KDV Genel Uygulama Tebliği kapsamında işgücü temin hizmeti niteliğinde olduğunu, bu nedenle hakediş ödemelerinde 9/10 oranında KDV tevkifatı yapılması gerekirken geçmiş dönemlerde tevkifat yapılmaksızın ödeme gerçekleştirildiğini, durumun sonradan farkedilmesi üzerine vergi idaresine ödeme yapmak zorunda kaldığını, böylelikle davalının ödemesi gereken vergi yükünün kendi üzerinde kaldığını ileri sürerek davaya konu alacağın tahsilini talep etmiştir.
Davalı ise, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin işgücü teminine değil posta taşıma hizmetine ilişkin olduğunu, hizmetlerin kendi organizasyonu, araçları ve personeli ile yerine getirildiğini, tevkifat uygulanmasını gerektiren hukuki koşulların bulunmadığını, davacının kendi vergisel değerlendirmesi sonucu yaptığı ödemelerin davalıya rücu ettirilemeyeceğini savunmuştur.
Yargılama sırasında taraflar arasında aynı hukuki ilişkinin vergisel boyutuna ilişkin bulunan Ankara .Vergi Mahkemesi ... E. Sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmiştir. Nitekim Ankara BAM HD ... E. Sayılı kararında vergi mahkemesi dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği açıkça vurgulanmıştır.
İşbu kesinleşen vergi mahkemesi kararında özetle; davalı şirket tarafından verilen hizmetlerin işgücü temini niteliğinde olmadığı, hizmetin posta taşıma hizmeti kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacı kurum tarafından ileri sürülen tevkifat uygulamasını gerektirir koşulların bulunmadığı kabul edilmiştir. İşbu karar eldeki dava bakımından kesin hüküm teşkil etmese de, aynı sözleşmeler, aynı hizmet ilişkisi ve aynı vergisel nitelendirme hakkında verilmiş olup uyuşmazlığın çözümünde kuvvetli delil niteliğindedir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede de; davalının kendi organizasyonu içerisinde, kendi araç ve ekipmanları ile işin sevk ve idaresini üstlenerek işi yerine getirdiği, davacı kurumun emir ve talimatı altında münhasıran işçi teminine yönelik bir faaliyet yürütülmediği, bu nedenle ilişkinin işgücü temini olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Bu durumda davacının "9/10 oranında KDV tevkifatı yapılması gerektiği" yönündeki iddiası somut olayda geçerli değildir. Öte yandan davacının vergi dairesine yaptığı ödemenin davalı adına ifa edilmiş bir borç olmadığı da açıktır. Bu ödeme neticesinde davalı sebepsiz zenginleşmemiştir. Davacı, bu ödemeyi kendi vergisel değerlendirmesi sonucu yapmıştır. Yapılan bu ödeme, davalı tarafından yerine getirilmesi gereken bir yükümlülük değildir.
Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının dava açılırken alınan 6.898,17-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 6.166,17-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Hazine tarafından karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretlerinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı bu yargılama sebebi ile yapılan 11,50-TL vekalet harcı ve 1.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplamda 1.511,50-TL yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre hesaplanan 64.629,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 14/05/2026
Katip Hakim
Full & Egal Universal Law Academy