T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACILAR : 1-
2-
VEKİLLERİ :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
BİRLEŞEN KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESASI
DAVACILAR : 1-
2-
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Müvekkillerinin müşterek çocuğu olan ... doğumlu ...'ın 24/04/2021 günlü davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... araç ile Ankara istikametinden Aksaray istikametine seyir halinde ilerlediği sırada direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yolun sağ tarafında bulunan şarampole düşerek takla atması nedeni ile vefat ettiğini, kaza sırasında araç içerisinde bulunan ... ve ...'ında yaralanarak hastaneye kaldırılığı, hastaneye kaldırılan ...'ın kafa travmasına bağlı olarak hayatını kaybettiğini, küçük çocuğun ölümü akabinde müvekkillerinin çekmiş ve çekmekte oldukları acı,elem,ızdırap ve özlemi kelimelerle anlatmanın yetersiz olduğunu Ölümün akabinde davalı ...'in vurdum duymaz ve umursamaz tavıları, çekilen ızdırabın kat be kat artmasını sağladığını, kazanın olmaması durumunda, müvekkili ... ile ... nın dünyaevine gireceğini, Tüm bu sebeplerle beraber davalı Sigorta şirketininde zorunlu trafik sigortası kapsamında mütevveffa ...'ın yapılacak aktüerya hesabı neticesinde müvekkillerimin destekten yoksun kalma tazminatını ödemeyle yükümlü olduğunu, Söz konusu aracın ... Sigorta'nın 108246046 poliçe numarasına sahip ve 13/10/2021 bitiş tarihli poliçe olduğunu, müvekkillerinin her biri adına davalı ...'ten 100.000,00 TL den olmak üzere toplamda 200.000,00 TL manevi tazminata, Müvekkilleri adına daha sonradan yapılacak bilirkişi incelemesinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL den toplamda 2.000,00TL destekten yoksun kalma tazminata, yapılacak yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Aş vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; davanın görevli mahkemede açılmamış olması nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davalın yetkili mahkemede açılmamış olması sebebiyle usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde, 6100 Sayılı HMK 119. Maddesi uyarınca bulunması gereken davacıların adresi bulunmamakla birlikte kazanın gerçekleştiği yer de tam olarak belirtilmemiş durumda olduğunu, davalı şirketin merkezinin İstanbul'da bulunması sebebiyle işbu davada İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğunu, Mahkeme aksi kanaatte ise de kaza yeri Kulu olmamakla birlikte; davanın kaza yeri olan Ankara veya Aksaray Ticaret Mahkemelerinde açılması gerektiğini, dava dilekçesinden 6100 Sayılı hukuk muhakemeleri kanununun 119. maddesinde belirtilen dava dilekçesinde bulunması zorunlu hususlarda eksiklik bulunması nedeniyle işbu davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca karşı taraf delillerinin taraflarına ibrazı gerektiğini, ayrıca karşı tarafın delillerinin ibraz edilmediği anlaşılmakla, işbu hususta beyanda bulunma hakları saklı kalmak üzere delillerini taraflarına ibrazını talep ettiklerini, Karayolları Trafik Kanununun 97.maddesinde dava yoluna başvurmadan önce sigorta şirketine başvuru yapmanın dava şartı olarak belirtildiğini, davacılar tarafından müvekkili şirkete başvuru yapılmadan açılmış olan işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete başvuruda bulunulmadan usulsüz olarak açılmış olan davanın yok hükmünde olduğunu, bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi uyarınca usulüne uygun yapılmış bir başvuru olmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesine göre ticari uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı gerçekleştirilmeden açılan işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerekli olduğunu, kazaya karışan ... plakalı araç 108246046/0 poliçe numarası ile 13.10.2020/2021 tarihleri arasında müvekkil şirket tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta(ZMMS) poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe limiti kişi başına 410.000,00 TL olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, poliçe nedeni ile sorumluluklar davacının alacağını ispat etmesi kaydıyla azami teminat limiti olup; işbu teminat miktarı aşılamayacağını, poliçe teminat limitleri muaccel borçlar olmayıp, ödenebilecek azami teminat limitini ifade ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sigorta poliçesi bir zengineşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmayıp sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığı ve bu nedenle poliçe üzerinde azami teminat tutarının yazılmış olmasının; azami tutarın tamamının ödeneceği anlamını taşımadığı, azami tutar ile sadece zarar tutarı açısından ödenebilecek üst sınırın ifade edildiği belirtilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususunun tespit edilmesi gerektiğini, müteveffanın vefatı sebebiyle, işbu davada davacı olmadığı halde destekten yoksun kalan kimseler varsa mahkeme tarafından resen tespit edilmesi gerektiğini, bu sebeple müteveffanın kendisinin ve anne babasının güncel nüfus kayıtları dosyaya celp edilmeli; hesaplama yapılmasına karar verilmesi halinde, hesap raporundan ilgili pay oranları dikkate alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müteveffa öğrenci olup fiili olarak çalışmadığından davacılara yönelik maddi bir desteği bulunmadığını, aksine davacılardan destek olan kişi konumunda olduğunu, dolayısıyla açılmış olan bu davada destekten yoksun kalma tazminatının temel unsuru oluşmadığından davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte destekten yoksun kalma tazminatının TRH VE %18 teknik faize göre hesaplanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu kabul etmemekle birlikte; davanın mahkemece esas yönünden incelenmesi halinde, adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden kusur raporu alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacılara söz konusu kaza sebebiyle davacılara söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafa Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığından gelir sağlanıp sağlanmadığının tespiti gerektiğini, Kulu Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas sayılı soruşturma dosyası celp edilerek dosya kapsamında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının sağlandı ise uzlaşma şartlarının tespitini talep ettiklerini, davacının kafa travması sebebiyle vefat ettiği göz önünde bulundurulduğunda emniyet kemerinin takılı olmadığının anlaşıldığını, tüm bu nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve hukuka aykırı açılmış olan işbu davanın esastan reddine, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili şirket aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine karar verilmemesine, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; 24/04/2021 günü saat 10:15 sularında kontrolündeki ... plakalı aracının sol ön lastiğinin patladığını, aracın hakimiyetini sağlamaya çalışmasına rağmen aracın kontrolden çıktığını, sağ tarafta mevcut bulunan tarlada takla atmak suretiyle aracın durduğunu, kaza tarihinden yedi ay süresince gönül birlikteliği bulunan ve evlilik hazırlığı içinde bulunduğu davalı ... ve araçta bulunan merhum oğlu ... ile birlikte geçirmiş olduğu kazanın kendisinde tarifi olmayan bir yara olarak kalacağını, gerek davacı ... gerekse davacının ailesiyle iletişim içinde olma isteğinin kazanın acısını hep birlikte atlatma arzusu ve bu süre içinde takındığı sevgi ve saygısının telefon kayıtları ve mesajlar sabit olduğunu, yaşanılan durum nedeniyle 100.000,00 TL talep ettiğini, davacıya bu tutarın yalnızca kendisinin payı olduğunu, aynı miktarda diğer davacı eski eşinin de ayrıca hakkı bulunduğunu, mal varlığının bulunmadığını, kredi çekmek istediğinde Vakıf Bankasından almış olduğu karar itibariyle 50.000,00 TL meblağda en fazla 24 ay süresinde vade yapılabildiğini, bu durumun maaşı olan 8.400,00 TL çok fazla üzerinde aylık ödemeye denk geldiğini ve çaresizliğini saygılı bir lisan ile anlatmaya çalıştığını, bu davranışın davacı tarafından yanlış anlaşıldığını beyan etmiştir.
Kulu Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/02/2022 tarih ... Esas ... Kararı ile "Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07/07/2021 tarihli 608 numaralı, 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı ile yargı çevresinin Konya ilinin mülki sınırları olduğu ve iş bu kararın 01/09/2021 tarihinden itibaren uygulanmaya başlanmasına karar verilerek faaliyete başlama tarihi belirlenmiştir.
Görev kamu düzeni ile ilgili dava şartı olduğundan, iddia ve savunma olarak ileri sürülmese bile, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen göz önünde bulundurulması zorunludur.
"Ancak yargılama sırasında Adalet Bakanlığının 14/05/2015 tarihli Oluru ile İskenderun ilçesinde Asliye Ticaret Mahkemesi kurulduğu ve 03/08/2015 faaliyete geçtiğinden mahkemece dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine re'sen devredilmesine (aktarılmasına) veya gönderilmesine karar verilmesi gerekirken.." (Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamı)
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07/07/2021 tarihli 608 numaralı, 08/07/2021 tarihli ve 31535 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı doğrultusunda, mahkememiz dava konusu somut uyuşmazlık bakımından görevsiz hale geldiği" gerekçeleri ile Mahkememize gönderilmiş, Mahkememizin ... Esasına kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/02/2024 tarih ... Esas ... Kararı ile Mahkememiz dosyası işbu dosya arasında şahsi ve hukuki bağlantı olduğu sonucuna varıldığından 6100 sayılı HMK 166/1 madde ve bendi uyarınca davaların birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; müvekkillerinin velayetinde olan ... doğumlu ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe ile sigortalı aracın 24/04/2021 günü karıştığı trafik kazasında vefat ettiğini, kazaya ilişkin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesine ... Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını ve açıklanan nedenlerle öncelikle Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasıyla iş bu dosyanın birleştirilmesi ile müvekkillerinin her biri adına daha sonradan yapılacak bilirkişi incelemesinde arttırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL den olmak üzere toplamda 2.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesine ve yapılacak yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Birleşen dosya davalı sigorta şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafın müvekkil şirkete eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarınca haksız olarak ikame edilen işbu davanın usulden reddini talep ettiklerini, açılmış olan davanın belirsiz alacak davası olmadığını, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması nedeniyle davanın kısmi dava niteliğinde sayılması gerektiğini, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmayarak dava şartı yerine getirilmediğini, davacı tarafın delillerinin taraflarına tebliği gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta poliçesinin bir zenginleşme aracı olmadığını, sadece gerçek zarar tutarını teminat altına aldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla gerçek zararın tespiti adına davacı tarafa söz konusu kaza sebebiyle sosyal güvenlik kurumlarından veya aile ve sosyal hizmetler bakanlığı ile çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı tarafından bir ödeme yapılıp yapılmadığının kesin olarak tespiti gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere ancak güncel aktüer hesabının yapıldığı tarihten başlayacak şekilde yasal faize hükmedebileceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususun tespit edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, müteveffa öğrenci olup, fiili olarak çalışmadığından davacılara yönelik maddi bir desteği bulunmadığını, aksine davacılardan destek alan kişi konumunda olduğunu, dolayısıyla açılmış olan bu davada destekten yoksun kalma tazminatının temel unsurunun oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini, Kulu Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas sayılı soruşturma dosyasının celp edilerek dosya kapsamında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının sağlandı ise uzlaşma şartlarının tespitini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, aksi halde bu eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmesine, mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve mesnetsiz işbu davanın usulden reddine, ATK Trafik İhtisas Dairesinden kusur durumuna ilişkin rapor alınmasına, aktüer bilirkişiden tazminat hesabına ilişkin rapor alınmasına, Sgk'ya müzekkere yazılarak davacı tarafa gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirketi aleyhine yargılama giderine, faize ve vekalet ücretine karar verilmemesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davanın; 24/04/2021 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... plaka sayılı araçta yolcu olarak seyahat halinde iken kaza sebebiyle hayatını kaybeden müteveffa destek ...'ın anne ve babası tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı davası olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise 24/04/2021 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacıların herhangi bir maddi kaybı olup olmadığı, var ise miktarı, manevi zarara uğrayıp uğramadıkları ve zararlarının davalılardan tahsilinin mümkün olup olmadığı, tahsili mümkün ise hangi oranda tahsil edilebileceği hususlarında olduğu görülmüştür.
Kulu Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Türkiye Noterler Birliğine müzekkere yazılarak 24/04/2021 kaza tarihinden bugüne kadar malikini ve tüm özelliklerini gösterir şekilde ... plaka sayılı 1 adet taşıtın trafik sicil kayıtlarının istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta A.ş. 'ne, dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 13/12/2022 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evrakların istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Tuzla İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacı ... ait sosyal ekonomik durum araştırma tutanağının gönderilmesi istenilmiş, ilgili kayıtlar dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Esas sayılı soruşturma dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Konya . Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası Uyap üzerinden dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan Karayolları Fen Heyetin'den teşekkül edecek kusur konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinin 13/11/2023 tarihli raporundan özetle: davalı sürücü ...’nın olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yolcu ...’ın olayda kusursuz olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 05/02/2024 tarihli aktüer bilirkişi raporundan özetle; müteveffa ...'ın davalı ...'nın tespit edilen sorumluluğuna göre babası ... destekten yoksun kalma tazminatının 458.843,99 TL, annesi ... destekten yoksun kalma tazminatının 658.618,90 TL, davalı ... Sigorta Aş'nin tespit edilen sorumluluğuna göre babası ... 'ın destekten yoksun kalma tazminatının 176.563,28 TL, annesi Melek Özlem ...'nin destekten yoksun kalma tazminatının 253.436,72 TL olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin sunmuş olduğu 14/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinden özetle; davalı ...’nın tespit edilen sorumluluğuna göre; babası ... ’ın destekten yoksun kalma tazminatının ; 458.843,99 TL, annesi ... ’nin Destekten yoksun kalma tazminatının ; 658.618,90 ¨TL, davalı ... Sigorta A.ş.’nin tespit edilen sorumluluğuna göre; babası ... ’ın destekten yoksun kalma tazminatının ; 176.563,28 TL, annesi ... ’nin Destekten Yoksun Kalma Tazminatının ; 253.436,72 TL, asıl dava ile davacı ...'ya yöneltilen 2.000.000,00 TL tazminat ile birleşen dava ile ... Sigorta Aş'ye yöneltilen 2.000,00TL dava değerlerini toplamda davalı ... Sigorta A.ş.'nin sorumluluk oranıyla sınırlı kalmak kaydıyla 1.113.462,89 TL kaydıyla artırdığını, bilirkişi raporunda ekte alacak olarak hesaplanan belirtilen alacağının da hükmen tespiti amacıyla dava değerinin 1.113.462,89 TL daha arttırılarak, toplam 1.117.462,89 TL'nin tazminat alacağımızın hükmen tahsiline karar verilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmiş, artılan bedel üzerinden ıslah harcı harcı yatırılmış, davalılara ıslah dilekçesi tebliğ edilmiştir.
Davanın esasına geçmeden önce davalardaki usuli meselelerle ilgili değerlendirme yapmak gerekmiştir.
ASIL DAVA YÖNÜNDEN; Davanın ilk etapta davalılar ... ve ... Sigorta AŞ'ye yöneltildiği, dava dilekçesinden açıkça anlaşılacağı üzere; 1 nolu davalı olan ...'dan manevi tazminat talep edildiği, 2 nolu davalı sigorta şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği sabittir. Kaldı ki arabuluculuk son oturum tutanağında da; ... yönünden yalnızca manevi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu anlamda davacı vekilinin bedel artırım ya da ıslah dilekçesi ile ...'dan maddi tazminat talebinde bulunması mümkün değildir. Asıl dava yönünden buna göre değerlendirme yapılmıştır.
Mahkememizce ilk olarak sigorta şirketi yönünden açılan davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olması nedeniyle tefrikine karar verilmiş ve bu sebeple usulden ret kararı verilmiştir.
Daha sonra aynı hususta sigorta şirketine karşı arabuluculuk yolu tamamlandıktan sonra yeniden dava açılmış ve asıl dava ile birleştirilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN;
Davacı vekiline dava açılmadan önce sigorta şirketine başvurulduğuna dair evrakları sunması için süre verilmişse de başvuru evrakları sunulmamıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, bu başvuru yapılmadan dava yoluna gidilmesi halinin dahi HMK'nın 115/2.maddesi gereği tamamlanabilir dava şartı olduğu yerleşik uygulamalar ile kabul edilmektedir. Bu başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda ise, usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin her halükarda tamamlanabileceği açıktır.
Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması da gözetildiğinde dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesi başvuru şartının yerine getirildiğini göstermez. Zira başvuru şartında sigortacıyı temerrüde düşürmeye yetecek düzeyde gerekli belge ve evrakların başvuruya eklenmesi gerekmektedir. Arabuluculuk yolunda ise son tutanak haricindeki diğer tutanakların dosyaya celbi dahi -yasak olduğundan- mümkün değildir. Bu anlamda başvuru şartının usulünce yerine getirilip getirilmediği arabuluculuk son tutanağı üzerinden değerlendirilemez. Bununla birlikte davacı taraf başvuru şartını dava devam ederken de tamamlamamıştır. Bu nedenlerle birleşen davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
ASIL DAVA YÖNÜNDEN ESASA İLİŞKİN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;
Dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce aldırılan Karayolları Fen Heyetin'den teşekkül edecek kusur konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinin 13/11/2023 tarihli raporundan özetle: davalı sürücü ...’nın olayda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yolcu ...’ın olayda kusursuz olduğu rapor edilmiştir. Mahkememizce aldırılan rapor ile ceza dosyasında alınan rapor ve yapılan belirlemeler aynı yöndedir.
Manevi tazminat, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56.maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükme göre, Manevi zarar; mutlak hak olan ve dolayısıyla herkese karşı korunmuş bulunan kişilik haklarının kapsamına giren değerlerden birisinin ihlali ile doğar. Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat namı ile bir miktar para ödenmesini talep edebilir. Şahsi menfaatleri ihlal edilen kimseye ihlalin ve kusurun özel ağırlığının haklı kılması halinde hakimin manevi tazminat olarak verilmesine hükmedeceği para miktarının belirlenmesinde hakkaniyet gözetilmelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun'un 4. maddesinde belirtilmiştir. Ödettirilecek para miktarı ise aslında ne tazminat, ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine olarak zarara uğrayanda bir huzur duygusunu doğurmaktır. Aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, ... ... )
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesinde ; "Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir" hükmü düzenlenmiş madde metninden de anlaşıldığı üzere, haksız eylem sonucu bedensel zarar görenin yakınları yararına manevi tazminata karar verilebilmesi için, zarar görenin yaralanmasının ağır bedensel zarar niteliğinde olması gerekmektedir. Ağır bedensel zarar, kanunda tanımlanmamış olup, yaralanmanın özelliğine ve yarattığı sonuçlara göre mahkemece takdir edilecektir.
Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davaya konu somut olayın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, Ceza Mahkemesinin kararı, kusur durumu ve yukarıda açıklanan ilkeler, davalının eylemindeki hukuka aykırılığın tespitinin sağlayacağı manevi tatmin ile birlikte değerlendirildiğinde tazminattan indirim yapılmasını gerektirir başka bir hal de bulunmadığı gözetilerek Davalı ...'ya yöneltilen manevi tazminat davasının KABULÜ İLE; 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'a (... ) verilmesine, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ... verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Asıl dava yönünden;
a)Davalı ...'ya yöneltilen manevi tazminat davasının KABULÜ İLE;
-100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'a (...) verilmesine,
-100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine,
b-Davalı ...'ya dava dilekçesinde maddi tazminat talebinin yöneltilmediği ve sonradan sunulan ıslah dilekçesi ile bu konuda talepte bulunulması mümkün olmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 13.662,00-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 689,94-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.972,06 -TL harcın davalı ...'dan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından karşılanan 59,30-TL başvuru harcı, 689,94-TL peşin harç, 686,50-TL posta tebligat gideri, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 8,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.444,24 TL yargılama giderlerinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davacı ... (...) vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ... (...)'a verilmesine,
5-Davacı ... vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
2-Birleşen Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası yönünden;
1-Davalı ... Sigorta yönünden açılan maddi tazminat davasının USULDEN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcın, peşin alınan 427,60-TL ve 19.015,16 TL ıslah harcından mahsubu ile fazla alınan 18.827,36-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı sigorta şirketi tarafından bu yargılama sebebi ile yapılan 60,80 TL vekalet harcının davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı sigorta şirketi vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı sigorta şirketine verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı ...'nın yüzüne karşı, davalı sigorta şirketinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 09/10/2025
Katip Hakim