T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA TÜRK MİLLETİ ADINA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZMA TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin eşi muris ...'un 21.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybettiğini, söz konusu trafik kazasının 21.01.2021 tarihinde Beyşehir- Isparta Karayolu ... Mahallesi mevkinde davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı yolcu otobüsü ile murisin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın çarpışması sonucu çift taraflı ölümlü trafik kazası şeklinde meydana geldiğini, olaydan hemen sonra kaza tespit tutanağı tutulduğunu, olay sonrası Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığınca 13.04.2021 tarihli iddianame düzenlendiğini, akabinde Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma Numaralı dosya ile soruşturma sürdürüldüğünü, soruşturma tamamlandıktan sonra 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 85/1 Maddesi uyarınca taksirle ölüme neden olma suçlaması ile Beyşehir . Asliye Ceza Mahkemesi ... E. Sayılı dosya ile kovuşturma aşamasına geçildiğini, ceza yargılaması kapsamında alınan bilirkişi raporunda sanık sıfatıyla yargılanan ..., 2918 Sayılı Karayolları Tarfik Kanununun 52. Maddesi b bendinde hüküm altına alınan "sürücüler; hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava, ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundandır" maddesinin ihlali gerekçesi ile tali kusurlu bulunduğunu, netice itibariyle davalının sigortalısı olan kazaya karışan araç sürücüsü ... ceza dosyası kapsamında sanık olarak yargılandığını, yargılama sonucunda sanık ... 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığını, daha sonra verilen hapis cezası 12.100,00TL adli para cezasına çevrildiğini, Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığından alınan kusur raporunda müteveffa ...'un asli kusurlu, karşı taraf ...'ın tali kusurlu bulunduğunu, kazaya karışan taraflardan ... plaka sayılı aracın 021032469290 Poliçe numarası ile davalı şirketin sigortalısı olduğunu, söz konusu trafik kazası sonucu sonucu müvekkilinin eşi ...'un olay yerinde vefat ettiğini, müvekkilinin ekte sunmuş oldukları mirasçılık belgesinden anlaşılacağı üzere murisin eşi ve mirasçısı olduğunu, davacı müvekkilinin ev hanımı olduğunu, ve evin geçimini elim kazadan önce müteveffa eşi sağladığını, müvekkilinin eşinin başına gelen elim kazadan sonra cenaze işlemleri ile bir başına ilgilendiğini ve evin geçimini üstlendiğini, bu sebeple taraflarınca 26/04/2021 tarihinde davalı sigorta şirketine sigorta sözleşmesi uyarınca, sigorta tazminat miktarının tarafına ödenmesi hususunda başvuruda bulunulduğunu, başvurunun dilekçe ekinde sunulduğunu, başvuruları üzerine davalı sigorta şirketi tarafından taraflarına 17.05.2021 tarihinde 37.712,61-TL tutarında bir ödeme yapıldığını, davalı sigorta şirketince yapılan ödeme makbuzu da sunulduğunu, ancak sigorta şirketi tarafından müvekkiline yapılan 37.712,61-TL tutarılı bu ödeme yetersiz olduğunu, Şöyle müteveffanın 05.05.1966 doğumlu olup vefat ettiği tarihte 55 yaşında olduğunu, müteveffanın meslek olarak çiftçilikle uğraştığını, hayvancılık işleri ile meşgul olduğunu, işletmesinde 22 adet büyükbaş hayvan mevcut olup et ve süt satışı yaptığını, aylık sadece hayvan başı geliri 350,00-TL olup aylık ortalama geliri 6.000,00-TL olduğunu, yani asgari ücretin çok üstünde olduğunu, müteveffa, ailesinin geçimini buradan elde ettiği gelir ile sağladığını, buna göre sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme ile zarar arasında fahiş bir fark olduğunu, tüm bu nedenlerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketi açısından sigorta poliçe tutarı ile sınırlı olmak üzere; şimdilik 500,00-TL olmak üzere destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafına yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle: "Dava, destekten yoksun kalma tazminatının istemine ilişkindir. Somut olayda, talebin trafik kazası nedeniyle maruz kalınan destekten yoksun kalma tazminatının sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkin olduğu, davanın, Türk Ticaret Kanununda sayılan hususlardan olduğu anlaşıldığından uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girdiği dikkate alınarak davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması, iddia ve savunmalarının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir."dendiğini, bu nedenlerle davanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 21/01/2021 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın müvekkil şirkete 07/10/2020-2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 820.000 TL olduğunu, başvuruya konu kaza sebebiyle davacı müvekkil sigorta şirketine başvuru yapmış olup, müvekkil sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası altında aktüeryal rapor hazırlandığını, hazırlanan rapor sonucuna göre TRH 2010 tablosuna, %1,8 teknik faiz ve sigortalı araç sürücüsünün %15 kusur oranına istinaden 17/05/2021 tarihinde müteveffanın destekleri olan davacılardan ... için 37.712,61TL tazminat ödemesi gerçekleştirildiğini, davacıya gerekli ödeme yapıldığını, işbu başvurunun reddi gerektiğini, hasar aşamasından yapılan ödeme, poliçe tanzim tarihi itibariyle amir Genel Şartlar’a uygun olarak hesaplandığını, bakiye tazminat söz konusu olmadığını, yapılan bu ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğu sona erdiğini, bu nedenle de davacının söz konusu talebinin reddi gerektiğini, bir an için dahi kabul anlamına gelmemekle birlikte eğer herhangi bir tazminat sorumlukları doğacak ise, ödeme tarihinden itibaren faiz güncellemesi yapılarak söz konusu ödeme tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesaplaması aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartları çerçevesinde yapılması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatı talebi hakkında kanuna ve Yargıtay uygulamalarına uygun değerlendirme yapılması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 mortalite tablosu esas alınması gerektiğini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimleri mahkemece ceza dosyasından tetkik edilerek araştırılması gerektiğini, faiz talebinin reddinin gerektiğini, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın görevli mahkemede ikame edilmemiş olması sebebiyle reddine, davanın yeterli ödemenin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle reddine, dosyada kusur tespiti yapılmasına, müterafik kusur indirimi yapılmasına, tazminat sorumluluklarının doğması durumunda hesaplamaların Hazine Müsteşarlığına kayıtlı uzman bilirkişilerce TRH-2010 Mortalite tablosu esas alınarak yapılmasına, aleyhlerine faize hükmedilmemesine, aleyhlerine hüküm kurulmaması halinde yargılama giderleri ve masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLER, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ...'un sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı otomobil ile davalı sigortalısı ve ... sevk ve idaresindeki ... Plaka sayılı sayılı araçların çarpışması sonucu ...'un vefat etmesinden sebep davacının davalıdan maddi tazminat talebi hususunda olduğu anlaşılmıştır.
Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Beyşehir . Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı sayılı dosyası Uyap üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.
Dosyadaki bilgilere göre ... Sigorta Aş'ye dava dilekçesi örneği ekli ve bilinebilen poliçe adı, poliçe numarası, hasar/tazminat dosya numarası, hasar/zarar tarihi, varsa kazaya karışan taşıt plakaları vs. gibi gerekli bilgileri içerir yazı yazılarak; davaya konu hasar/zarar ile ilgili sigorta poliçesinin, sigorta genel şartlarının, genel şartların eki olan klozların, sigorta ekspertiz raporunun, varsa hasar/tazminat ödemesine ilişkin belgelerin, ibranamenin, hasar/tazminat dosyasının takım halinde onaylı fotokopilerinin ve hasar/zarar ile ilgili varsa fotoğraf asıllarının veya hiç değilse fotoğrafların renkli fotokopilerinin istenmesine, ayrıca dava tarihi olan 21/03/2023 tarihinden önce sigortaya başvuru olup olmadığı sorularak, başvuru var ise buna ait tüm evraklar istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır.
Dosya, Karayolları Fen Heyetinden teşekkül edecek kusur konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile rapor alınmasına, ceza dosyasına sunulan rapor ve tüm belgelerinde tetkik edilerek var ise çelişkileri de giderir mahiyette tarafların kusur durumunun oransal (yüzdelik) olarak tespit etmek üzere dosya Karayolları Fen Heyetin'den teşekkül edecek kusur konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyetinin Mahkememize sunmuş olduğu 17/12/2023 tarihli raporundan özetle; ... plakalı otobüs sürücüsü dava dışı ... ’ın % 20 (Yüzde yirmi ) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü müteveffa ...’un %80 (Yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan aktüer bilirkişisinin 09/02/2024 tarihli bilirkişi raporundan özetle; 21/01/2021 günü meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'un eşi ...'un destekten yoksun kalma tazminatının 271.431,39 TL olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 24/05/2024 tarihli dava değer artırım dilekçesinden özetle; Fazlaya ilişkin hakları ve eksik belirlenen haklarına yönelik istinaf hakları saklı kalmak koşuluyla, dava ve değer artırım dilekçeleri kapsamında, sigorta poliçe tutarı ile sınırlı olmak üzere; 271.431,39 TL TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, tamamlama harcını yatırmış, dava değer artırım dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.
2025 yılı için güncel asgari ücret tarifesi uyarınca yeniden tazminat hesaplanması hususunda ek rapor aldırılması için dosyanın önceki aktüerya bilirkişisine tevdii edilmiş, aktüer bilirkişisinin Mahkememize sunmuş olduğu 22/01/2025 tarihli ek raporundan özetle; 21/01/2021 günü meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'un eşi ...'un destekten yoksun kalma tazminatının 357.592,48 TL olduğu rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu 27/01/2025 tarihli ıslah dilekçesinden özetle; Fazlaya ilişkin hakları ve eksik belirlenen hakları yönelik istinaf hakları saklı kalmak koşuluyla, dava dilekçe değer artırım dilekçe ve işbu ıslah dilekçeleri kapsamında, sigorta poliçe tutarı ile sınırlı olmak üzere; 357.592,48 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş, ıslah harcı yatırılmış, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.
Mahkememizce daha sonra TRH 2010 Yaşam tablosuna göre yeniden ek rapor aldırılmıştır.
Dava, müteveffanın eşi tarafından açılan, karşı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir.
Somut olayda öncelikle kazanın taraflarının kusur durumlarının irdelenmesi gerekir.
Kusur durumuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Somut olayda mahkememizce aldırılan kusura ilişkin bilirkişi raporunun oluşa uygun olup gerekçeli ve denetlenebilir olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kazada % 20 kusurlu olduğuna kanaat getirilmiştir.
İşbu olaya ilişkin Ceza Mahkemesi yargılamasında; suçun taksirle ölüme neden olmaya ilişkin olduğu, sanığın tali kusurlu olduğu belirlenmiş ve buna dayalı olarak verilen ceza kararı istinaf mahkemesi denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Ceza davasında hükme dayanak yapılan maddi olgularla ve özellikle eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen, mahkumiyet kararının bu yönlerinin hukuk hakimini bağlayacağı, kusurun takdiri ve zararın miktarını tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağı hususlarının doktrinde ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında kabul edilmekte olduğu, bunun yanında, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşıdığı, (YHGK'nın 23.01.1985 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamı) ceza mahkemesinin, uyuşmazlık konusu olayın tespitine; diğer bir söyleyişle, olayın varlığına ve sanık tarafından işlendiğine ilişkin maddi olgular hakkındaki kesinleşmiş saptamasının, aynı konudaki hukuk mahkemesinde de kesin hüküm oluşturacağı, bunun nedeninin, ceza yargılamasındaki ispat araçları bakımından ceza hakiminin hukuk hakiminden çok daha elverişli bir konumda olmasından kaynaklandığı, (..., Hukuk Davalarında Kesin Hüküm, 1965, s. 22 vd; ..., Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1, S. 844; YHGK'nın 28.03.2012 gün ve ... esas, ... karar sayılı ilamı) böylece, kural olarak hukuk hakiminin ceza yasasındaki hükümlerle ve ceza hakiminin kararıyla bağlı tutulmadığı, ancak ceza yargılamasındaki mahkumiyet kararı, kusurun takdiri ve zarar tutarının saptanması konusunda hukuk hakimini bağlamaz ise de; mahkumiyet kararı, eylemin haksızlığını ve sanık tarafından işlendiği hususları hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir.
Tüm bu delillere göre davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün mahkememizin de takdiriyle raporlardaki gibi, kazada %20 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Hesap raporuna ilişkin yapılan değerlendirmede;
Somut olayda, hükme esas alınan 24/03/2025 tarihli akteür bilirkişi raporunda özetle; TRH 2010 bakiye Yaşam Tablosuna göre yapılan hesaplamaya göre 21/01/2021 günü meydana gelen trafik kazasında vefat eden ...'un eşi ...'un destekten yoksun kalma tazminatının 441.579,15 TL olduğu rapor edilmiştir. Bu raporun denetime elverişli gerekçeli ve hukuka uygun hazırlandığı değerlendirilmekle itibar edilmiştir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır.
Trafik kazalarında emniyet kemeri vb. koruyucu ekipmanların takılı olması meydana gelebilecek yaralanmalara karşı riski azaltabileceği bilinmekle birlikte kazanın oluş biçimi, kişinin konumu, travmanın şiddeti gibi birçok faktöre bağlı olarak emniyet kemeri takılı olsa dahi söz konusu bölgelerin travmaya maruz kalabileceğinin bilindiği dolayısıyla olay anında emniyet kemeri takılı olmamasının zararın doğmasına veya artmasına olan etkisi hususunda mevcut verilerle tıbben kesin ayrım yapılamadığı, ayrıca kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığının da belirlenemediği anlaşılmakla bu yöndeki itirazın reddine karar verilmiştir.
Arabuluculuk ücreti bakımından; davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olmasına, dava şartı niteliğindeki bu başvuru şartı nedeniyle de arabuluculuğun işbu davada zorunlu olmamasına rağmen (6325 S. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrası), davacı tarafça arabuluculuğa başvurulmuş olması halinde, yargılama sonucunda bu ücretin davalı sigorta şirketine yüklenmesi gerektiği (davadaki haklılık oranına göre) değerlendirilmiştir. Şöyle ki;
Dava kabul edilmiş ve davacı taraf yargılamada haklı bulunmuş olmasına göre, arabuluculuk giderinin davacı üzerinde bırakılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davanın taraflarının, dava açılmadan önce, zorunlu olmasa dahi dava açılmasının son çare olduğunu gözeterek uyuşmazlığı gidermek amacıyla ve makul olacak şekilde ihtiyari uyuşmazlık çözüm yöntemlerine başvurmasının ve buna bağlı olarak yaptıkları ihtarname masrafı, ihtiyari arabuluculuk ücreti gibi masraflarını haklılık oranlarına göre eldeki davada talep etmelerinin kabul edilebilir olduğu düşüncesiyle davacı taraf aleyhine bu konuda hüküm kurmanın hakkaniyetli olmayacağı, son olarak, sigorta şirketine başvurmak ile arabuluculuk müessesesinde tarafların çözüm aramasının aynı durumlar olmadığı değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda belirtilen izahat çerçevesinde ve alınan hüküm kurmaya elverişli, denetime açık, gerekçeli ve açıklamalı bilirkişi raporları da nazara alınarak, aşağıda belirtilen şekilde karar verilmesi kanaati oluşmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın taleple bağlı kalınarak KABULÜ İLE;
-357.592,48 TL'nin temerrüt tarihi olan 13/05/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 24.427,14-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 179,90-TL peşin harcın ve 1.540,77-TL ıslah harçlarının mahsubu ile bakiye 22.706,47-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından karşılanan 179,90-TL başvurma harcı, 179,90-TL peşin harç, 1.540,77-TL ıslah harçları, 376,00-TL posta ve tebligat gideri, 9.000,00-TL bilirkişi ücreti gideri, 25,60-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 11.302,17-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 57.214,80-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi.12/06/2025
Katip Hakim