T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :
KARAR NO :
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ :
KARAR TARİHİ :
KARAR YAZIM TARİHİ :
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
HEYETİMİZCE GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Davacı vekili 22/02/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; 08/08/2022 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, olayla ilgili başlatılan Konya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında alınan kusur raporunda davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, oluşan kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, soruşturma neticesinde Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, müvekkilinin emekli olduğunu ve emekle maaşı ile geçimini sağladığını, kaza neticesinde ağır yaralanan müvekkilinin vücudunda kırıklar olduğunu, bir kısım operasyonlar geçirdiğini, tedavi sürecinin halen devam ettiğini, önemli ölçüde malul kaldığını, yatalak durumda olup yürüme fonksiyonlarını önemli ölçüde yitirmiş durumda olduğunu, müvekkilinin tedavi süreci boyunca ve halen bir takım tedavi masraflarını karşılamak durumunda kaldığını, müvekkilinin manevi olarak da oluşan kaza nedeniyle derinden etkilendiğini, psikolojisinin olumsuz etkilendiğini, davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun ve arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz neticelendiğini beyanla öncelikle tedbir kararı verilerek davalı ...'in ... plakalı aracına ve tüm taşınmazlarına ihtiyati tedbir konulmasına, bunun kabul edilmemesi halinde ihtiyati haciz şerhi konulmasına, mahkememizce alınacak raporlar doğrultusunda ileride arttırılmak üzere şimdilik 100,00TL geçici iş göremezlik, 100,00TL sürekli iş göremezlik, 100,00TL tedavi gideri ve 100,00TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 400,00TL maddi tazminatın davalı ...'den olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, 100.000,00TL manevi tazminatın davalılardan olay tarihinden itibaren başlayacak yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderlere ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 29/07/2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan hesap raporu doğrultusunda sürekli iş göremezlik tazminat taleplerini 2.701.765,40TL'ye, geçici iş göremezlik tazminat taleplerini 367.569,75TL'ye, bakıcı gideri taleplerini 76.878,99TL'ye, tedavi gideri taleplerini 60.000,00TL'ye yükselttiklerini ve bu talepleri gibi karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... A.Ş. vekili 08/03/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun oluşan kazadaki kusur durumu ve poliçem teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, oluşan kazada müterafik kusur durumunun da dikkate alınarak indirim yapılması gerektiğini, ayrıca davacının kask gibi koruyucu güvenlik tedbirlerini alıp almadığının değerlendirilmesi gerektiğini, davacıya SGK İl Müdürlüğü tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, oluşan kazadaki kusur durumunun Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden usulüne uygun olarak tespit edilmesi için rapor aldırılmasını, davacının maluliyet durumunun da yine Adli Tıp Kurumunca belirlenmesi için rapor aldırılmasını sonrasında aktüerya bilirkişisinden hesap raporu aldırılmasını beyanla açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
Diğer davalı ... dosyaya süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, duruşmadaki beyanlarında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce, Konya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası, Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası, davalı sigorta şirketinden davaya konu kazaya ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı da tespit edilerek ilgili bilgi ve belgeler, Türkiye Noterler Birliğinden kazaya karışan araçların trafik sicil kayıtları alınmış, Konya SGK İl Müdürlüğünden davacılara ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, Emniyet müdürlüklerinden davacı ve davalı gerçek kişilerin sosyal ve ekonomik durumları araştırılmış, Konya Selçuk Üniversitesi Hastanesinden davacının tedavi evrakları, ... Şubesinden davacının kaza tarihinden itibaren geriye dönük 1 yıllık maaş döküm bilgileri celp edilmiş, Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden kusur raporu, N.E.Ü. Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu, aktüerya bilirkişisinden hesap raporu alınmıştır.
Konya . Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; sanık ... hakkında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan açılan kamu davasında adı geçen mahkemece verilen 09/05/2024 tarih, ... esas, ... karar sayılı kararı ile, sanık hakkında adli para cezası verildiğini, kararın istinaf incelemesinden geçerek hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun reddine karar verildiğini ve kararın 09/09/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat davasıdır.
08/08/2022 tarihinde her iki dava tarafının da kendi sevk ve idarelerinde bulunan motosikletlerle trafikte seyir halinde iken karıştıkları trafik kazası sebebiyle davacının yaralandığı ve malul kaldığı iddia edilerek davalı ...'den maddi ve manevi, davalı sigorta şirketinden sadece maddi olmak üzere tazminat talepli davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava tarafları arasında, dava konusu trafik kazasındaki kusur durumu, davacının uğradığı zararını türü ve miktarı, zararın davalılardan tazmin edilip edilemeyeceği; edilebilir ise ne miktarlarda tazmin edilebileceği hususları ihtilaflıdır.
Kazaya karışan ... plakalı motosikletin, kaza tarihinde davalı ... adına tescilli olduğu ve kaza sırasında sürücüsünün de adı geçen olduğu, aracın hususi kullanıma özgü motosiklet olarak trafik siciline tescilli olduğu ve davalı sigorta şirketinin 16/06/2022-16/06/2023 tarihli, ... poliçe numaralı ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitlerinin ölüm/sakatlık zararları için 1.000.000,00TL, tedavi/sağlık zararları için 1.000.000,00TL şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nın 85/1. Maddesine göre; Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
2918 sayılı KTK'nın 85/5. Maddesine göre; İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.
2918 sayılı KTK'nın 90. Maddesine göre; Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Anayasa Mahkemesi’nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/7/2020 tarihli ve ... E, ... K sayılı Kararı ile, 2918 sayılı KTK'nın 90/1. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesine göre; İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.
2918 sayılı KTK'nın 97. Maddesine göre; Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.
2918 sayılı KTK'nın 99. Maddesine göre; Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesine göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesine göre; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.
6098 sayılı TBK'nın 53. Maddesine göre; Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar.
6098 sayılı TBK'nın 55. Maddesine göre; Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz.
Anılan yasal düzenlemelere istinaden bir motorlu aracın işletilmesi sırasında meydana gelen trafik kazasında, zarar görenlerin zararından, 6098 sayılı TBK'nın 49. Maddesi uyarınca araç sürücüsü, 2918 sayılı KTK'nın 85. Maddesi uyarınca araç işleteni ve şartları varsa teşebbüs sahibi ve 2918 sayılı KTK'nın 91. Maddesi uyarınca sigortacı müştereken ve müteselsilen sorumludur.
Trafik kazası nedeniyle zarara uğradığını iddia eden hak sahipleri tarafından açılan tazminat davalarında ispat yükü 6098 sayılı TBK'nın 50. Maddesi uyarınca zarar gören üzerinde olup, zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat etmek zorundadır.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen 19/09/2023 tarihli kusur raporunda özetle;
"...A) Davacı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde iki yönlü yolu takiben seyrederek geldiği olay mahallinde, karşı istikametten şerit ihlali ile gelen sürücü idaresindeki sürücü idaresindeki motosiklet ile çarpışması ile meydana gelen olayda atfı kabil kusuru yoktur.
B)Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde iki yönlü yolu takiben seyrederek geldiği olay mahallinde, yola gereken dikkatini vermediği, seyrini kendi şeridinde sürdürmeye özen göstermediği, şerit ihlali yaparak karşı yön bölümüne girdiği esnada karşı istikamette seyreden ve önünü kapattığı sürücü idaresindeki motosiklet ile çarpışması ile meydana gelen olayda asli kusurludur.
SONUÇ:Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda;
A)Davacı sürücü ...'un kusursuz olduğu,
B)Davalı sürücü ...'in % 100 ( Yüzde Yüz ) oranında kusurlu olduğu..." kanaatleri bildirilmiştir.
Söz konusu raporun kazanın oluş şekline, ceza dosyası içeriğine ve dosyadaki delillere uygun olması sebebiyle hükme esas alınması gerekmiş ve kazada davalı araç sürücüsünün %100 oranında tam kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
N.E.Ü. Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 21/03/2025 tarihli maluliyet raporunda özetle;
"...1-11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Teşpit İşlemleri Yönetmeliği göre;
Kişinin toplam kalıcı engel oranının Balthazard Formülüne göre %72 olduğu,
Kişinin yaşına (E cetveline) göre sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %78.0 olduğu,
2-20.02.2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre;
Kişinin özür oranları Balthazard formülü ile hesaplandığında sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %44(yüzdekirkdört) olduğu ve kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu,
3-Mevcut yaralanmasının emsallerine göre iyileşme süresinin 30(otuz) aya kadar uzayabileceği, bu süre zarfında kişinin herhangi bir gelir getirecek işte çalışamayacağı, bu sürenin geçici iş görmezlik süresi olarak değerlendirilmesi gerektiği,
4-İyileşme süresinin 10(on) ayında bir başkasının bakım ve yardımına ihtiyaç duyacağı,
5-Aylık brüt asgari ücretler üzerinden davacının bakıcı giderinden doğan maddi zararı 08.08.2022-31.12.2022 tarihleri arasında (6.471,00/30gün)x146gün=31.492,20TL olduğu, 01.01.2023-03.06.2023 tarihleri arasında. (10.008,00/30gün)x154gün=51.374,40TL olduğu, toplamda 82.866,60TL olduğu,
6-Kask veya koruyucu ekipman takıp tâkmadığının tespitinin tibben mümkün olmadığı, kask ve koruyucu ekipman kullanımının baş, boyun ve yüz yaralanmalarında koruyucu görev üstlendiği, davaya konu kazada koruyucu ekipman kullanılmadığının kabulü halinde, sol tibia ve fibulada meydana gelen ve arıza yaratan yaralanmanın ağırlık derecesini arttırmış olabileceği, ancak ağırlık derecesinin maluliyet oranına etkisinin hesaplanmasının tibben mümkün olmadığı,
7-Kişide dosya kapsamında fatura edilmiş SGK tarafından karşılanmayan tedavi masraflarının olmadığı, ancak bu tür bir yaralanmada bir takım fatura edilemeyen (özel diyet, ulaşım, rehabilitasyon, pansuman, özel hastane muayene farkı gibi vb.) masrafların olacağı, bu harcamaların SGK ödeme kapsamı dışında olduğu, kaçınılmaz giderlerin yapılan masrafların niteliği, yapıldıkları tarih ve yerler dikkate alındığında ayrı ayrı kaleme alınmasının mümkün olmadığı, yaralanmanın ağırlık ölçüsü de dikkate alındığında bu tür giderlerin 60.000,00TL olarak değerlendirildiği (bu tutarın 20.000,00TLsi ulaşım gideri, 40.000,00TLsi refakatçi, özel beslenme vs. gideri olarak değerlendirildiği, bu değerlendirme yapılırken yaranın ağırlık ölçüsü, kişinin tedavi olduğu merkezle, yerleşim yeri gibi unsurların göz önüne alındığı),
8-Şahsın bakıcı giderlerinin 82.866,60TL olarak değerlendirildiği, fatura edilemeyen tedavi giderlerinin 60.000,00TL olarak değerlendirildiği, toplamda 142.866,60TL olarak değerlendirildiği..." kanaatleri bildirilmiştir.
Aktüerya hesap uzmanı bilirkişisince düzenlenen 14/07/2025 tarihli hesap raporunda özetle;
"...08.08.2022 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanıp 30 ayda iyileşen, bu sürenin ilk 10 ayında bakıcıya ihtiyaç duyan, tüm vücut fonksiyonundan kısmen kaybederek %44 oranında engelli kalan ve meslekte kazanma gücünden kısmen kaybederek %78 oranında malul kalan davacı ...'un;
1-)08.08.2022-08.02.2025 Tarihleri Arası 30 aylık Süre ile Sınırlı
Geçici İş Göremezlik Süresinde Uğradığı Maddi Zararının;367.569,75TL,
2-)Sürekli İş Göremezlik Nedeni ile Uğradığı Maddi Zararının,
a-)09.02.2025-25.12.2040 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı
%44 engel oranı ve TRH-2010 Erkek Mortalite Tablosuna göre; 1.853.397,00TL,
b-)09.02.2025-29.02.2038 Tarihleri Arasındaki Süre ile Sınırlı
%78 maluliyet oranı ve PMF-1931 Yaşama Tablosuna göre; 2.701.765,40TL,
3-)08.08.2022-08.06.2023 Tarihleri Arası 10 Aylık Süre ile Sınırlı
İyileşme Süresinde Bakıcı Giderinden Doğan Maddi Zararının;76.878,99TL,
4-)Fatura Edilemeyen ve Belgeye Bağlanamayan Kaçınılmaz Tedavi Giderlerinden Doğan Maddi Zararının;60.000,00TL olduğu..." kanaatleri bildirilmiştir.
Sürekli işgöremezlik zararının hesaplanmasında hükme esas alınması gereken yaşam formülünün TRH 2010 ya da PMF 1931 yaşam formüllerinden hangisinin olması gerektiği ve ayrıca kaza sonucu oluşan sürekli maluliyet oranın belirlenmesinde hangi yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerektiğine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede;
Konuya ilişkin Yargıtay . Hukuk Dairesi 30/05/2024 Tarih, ... Esas, ... Karar sayılı, Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin olarak vermiş olduğu kararında;
"...
KTK'nın 85 inci maddesinin birinci fıkrasında; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi hâlinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, 91 inci maddesinin birinci fıkrasında; işletenlerin, bu Kanun'un 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, yine 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında ise; zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu ve 2918 sayılı Kanun'da düzenlenmeyen hususlar hakkında 6098 sayılı Kanun'un haksız fiillere ilişkin hükümlerinin uygulanacağı şeklinde düzenleme getirilmiştir.
TBK'nın 49 ilâ 51 inci maddelerine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olup zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatla mükelleftir. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.
TBK'nın "Bedensel zararlar" başlıklı 54 üncü maddesinde bedensel zararlar "özellikle" ifadesine yer verilmek suretiyle tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak örnekseme yoluyla açıklandıktan sonra, "Tazminatın belirlenmesi" başlıklı 55 inci maddenin birinci fıkrasında ise; "Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır." hükmüne yer verilmiştir.
Açıklanan düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere tazminatın hesaplanmasına yönelik somut kurallar bulunmadığından tazminatın (uğranılan gerçek zararın) belirlenmesine yönelik ilkeler, somut olayın özelliği gözetilmek suretiyle yeksenak uygulamaların ortaya konulabilmesi amacıyla ilgili Kanunlar çerçevesinde oluşturulan içtihatlarla belirlenmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir.
Sürekli iş göremezlik oranı tespit edilirken uygulamada yeksenaklığın oluşturulabilmesi amacıyla Dairemizin istikrar kazanmış kararlarında; kaza tarihine göre 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Gerçek zararın belirlenmesine yönelik ilkeler (yukarıda açıklandığı üzere somut tazminat hesabına ilişkin belirlemeler) istikrar kazanan Dairemiz içtihatlarıyla belirlenmiş ve uygulamaya yön verilmiştir.
Buna göre haksız fiilden kaynaklanan zararın tespitinde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri dikkate alınarak hesaplama yapılmaktadır. Oluşan zararın tespit edilmesinde aynı konuya yönelik aynı tarihlerde farklı düzenlemeler bulunmasının da genel ilkelerden ayrılmak için bir gerekçe olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Zira aksinin kabulü hukuki güvenlik ve istikrar ilkesine de aykırı düşmektedir. (Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, ... E, ... K sayılı kararı ile Hukuk Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli, ... E, ... K sayılı kararı da bu yöndedir.)
Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı ile ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin gerçek zararının belirlenmesi için bakiye ömrün belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasının uygun olacağına dair içtihat değişikliğine gidilmiş olup istikrarlı şekilde bu yönde kararlar verilmeye devam edilmektedir. Uyuşmazlığın giderilmesine konu edilen iki husus hakkında da hem sürücü, hem işleten, hem de sigorta şirketleri açısından Daire uygulaması aynı şekildedir.
Dolayısıyla uyuşmazlığın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin ilgili kararlarına göre giderilmesi gerekir.
KARAR: Trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına; tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılmasına; Konya Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi . Hukuk Dairesi'nin kesin kararları arasındaki görüş ve uygulama UYUŞMAZLIKLARININ BU ŞEKİLDE GİDERİLMESİNE... " şeklinde karar verilmiştir.
Yukarıda yer verilen Yargıtay içtihadında da değinildiği üzere, Trafik kazasından kaynaklı tazminat davalarında esas alınan bakiye ömür daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, ... Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması gerekmektedir. Bu durumda tazminat davalarında zarar hesabında birliğin sağlanması ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi göz önüne alındığında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacaktır.
Ayrıca trafik kazalarından kaynaklanan tazminat davalarında; sürekli iş göremezlik oranının tespitinde kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Dava konusu trafik kazası 20.02.2019 tarihinden sonra meydana geldiğinden sürekli maluliyet oranın belirlenmesinde Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin esas alınması gerekmiştir. Ayrıca tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenen muhtemel bakiye ömür süresi ve %1,8 teknik faiz uygulanmadan, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yöntemi kullanılarak hesap edilen zarar miktarına göre davacıların zararının belirlenmesi gerekmiştir. Bu itibarla davacının bedel arttırımını aktüerya hesap uzmanı bilirkişinin raporundaki diğer ihtimale göre tespit edilen rakamı dikkate alarak yapması sebebiyle sürekli işgöremezlik tazminatı talebi açısından talebin kısmen kabulü, diğer maddi tazminat taleplerinin ise tam kabulü gerekmiştir.
Dava konusu kazadaki müterafik kusur durumu yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı TBK'nın 52. Maddesine göre; Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir. Anılan yasal düzenlemede de belirtildiği üzere zarar görenin zararın oluşmasında ya da zararın artmasında bir ihmali varsa bu hususun tazminatın belirlenmesinde dikkate alınması gerekir. Bir başka deyişle zararın oluşumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunması halinde tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Müterafik kusurun dikkate alınması için bu yönde yapılan bir savunmaya gerek olmayıp Mahkemece müterafik kusurun resen dikkate alınması gerekmektedir. Nitekim bu husus Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E ... K sayılı ilamında da vurgulanmıştır. Ayrıca müterafik kusur indirimi nedeniyle kısmen reddedilen tutar üzerinden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmeyeceği noktasında da duraksama bulunmamaktadır.
Somut olayda, davacıda oluşan yaralanma bölgesi ve kask takılıp takılmadığının kaza tespit tutanağı, soruşturma dosyası ve dosya kapsamındaki deliller itibariyle net olarak tespit edilememesi karşısında müterafik kusur indiriminin yapılamayacağı anlaşılmıştır.
Manevi tazminat talebi açısından yapılan değerlendirmede ise;
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, ... )
Somut olayda; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihinde paranın satın alma gücü, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınan yukarıda belirtilen kusur raporu ve adli tıp raporu, davacıda meydana gelen yaralanmanın boyutu ve bu yaralanma dolayısıyla duyulan acının şiddeti dikkate alınarak manevi tazminat isteminin tam kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Somut olayda davalının kullanımında olan araç hususi kullanıma özgülendiğinden uygulanacak faiz türü yasal faiz olarak belirlenmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACININ MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABULÜ İLE,
1.853.397,00TL sürekli iş göremezlik zararı,
367.569,75TL geçici iş göremezlik zararı,
76.878,99TL bakıcı gideri zararı,
60.000,00TL tedavi gideri zararı olmak üzere,
TOPLAM 2.357.845,74TL MADDİ TAZMİNATIN,
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğu (kaza tarihinde geçerli ölüm/sakatlanma teminat limiti olan [sürekli iş göremezlik zararı için] 1.000.000,00TL ile ve ayrıca sağlık/tedavi teminat limiti olan [geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve bakıcı zararları toplamı için] 1.000.000,00TL ) poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak kaydıyla, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 22/02/2023 tarihinden, diğer davalı yönünden kaza tarihi olan 08/08/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
FAZLAYA İLİŞKİN İSTEMİN REDDİNE,
2-DAVACININ MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ İLE;
100.000,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 08/08/2022 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Celal Dinçer'den alınarak davacıya verilmesine,
3-Hazine tarafından karşılanan 3.200,00TL arabuluculuk giderinin, iş bu davadaki arabuluculuğun son dönemdeki Yargıtay uygulaması gereği ihtiyari arabuluculuk olarak kabul edilmesi sebebiyle (Bkz. Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı) davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 161.064,44TL ve kabul edilen manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 6.831,00TL olmak üzere toplam alınması gereken 167.895,44TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 342,92TL harç ile yargılama sırasında alınan 10.950,00TL tamamlama harcı toplamı olan 11.292,92TL'nin mahsubu ile bakiye 156.602,52TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, (davalı sigorta şirketinin 1.504.448,74/2.457.845,74 oranında hesaplanan 95.856,49TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna),
5-Davacı tarafından yapılan 179,90TL başvuru harcı, 342,92TL peşin harç ve 10.950,00TL tamamlama harcı toplamı olan 11.472,82TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 1.504.448,74/2.457.845,74 oranında hesaplanan 7.022,52TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna),
6-Davacı tarafından yapılan 25,60TL vekalet suret harcı, 296,40TL ihtiyati haciz harcı, 4.500,00TL bilirkişi ücreti, 1.984,75TL posta-tebligat gideri, 2.345,00TL Adli Tıp Kurumu kusur raporu fatura gideri ve 12.341,00TL Adli Tıp Kurumu maluliyet raporu bedeli olmak üzere toplam 21.492,75TL yargılama giderinden haklılık oranına göre hesaplanan (2.457.845,74/3.306.214,14) 15.977,75TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 1.504.448,74/2.457.845,74 oranında hesaplanan 9.779,99TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna) kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 348.098,40TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (davalı sigorta şirketinin 1.504.448,74/2.357.845,74 oranında hesaplanan 222.107,91TL'den diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, diğer davalının tamamından sorumlu olduğuna,)
8-Hükmolunan maddi tazminat miktarı poliçe teminat limitleri dahilinde kaldığından ve davalı sigorta şirketine yönelik talep teminat limitleri ile sınırlı tutulduğundan, reddedilen maddi tazminat davası yönüyle davalı sigorta şirketi lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
9-Manevi tazminat talebi yönünden AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
10-Karar tebliği için gereken masraflar dahil hükmün kesinleşmesine kadar yapılan tüm masraflardan sonra taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
11-İş bu davanın basit usule tabi olması sebebiyle 6100 sayılı HMK'nun 321/2. maddesi gereğince gerekçeli kararın herhangi bir talep aranmaksızın, re'sen dava taraflarına tebliğine, (Yargıtay HGK. ... E., ... K.,Ankara BAM . H.D. ... E. ... K., Konya BAM .HD. ... E, Adana BAM . HD ... E, İstanbul BAM . HD. ... E , Ankara BAM .HD ... E ... K)
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/12/2025
Başkan Üye Üye Katip